Trump'tan Netanyahu'yu sarsacak "ultra hasidik" hamle: Seçim ayarı mı, gözdağı mı?

Trump'tan Netanyahu'yu sarsacak "ultra hasidik" hamle: Seçim ayarı mı, gözdağı mı?

ABD’de seçim sath-ı mailine girilirken Başkan Donald Trump’ın 47 yıl aradan sonra Ultra-Ortodoks Yahudi grubunu kabul etmesi, siyaset kulislerini hareketlendirdi. Trump’ın bu hamlesiyle Netanyahu’ya dolaylı bir mesaj mı verdiği yoksa tamamen iç siyasetteki örgütlü yapıları mı hedeflediği tartışılırken, uzmanlar söz konusu topluluğun İsrail siyaseti üzerindeki etkisini, Gazze konusundaki tutumlarını ve ABD bütçesindeki tartışmalı yerini A Haber ekranlarında tüm detaylarıyla masaya yatırdı.

ABD Başkanı Donald Trump'ın ultra-Ortodoks Hasidik topluluğun temsilcilerini 47 yıl aradan sonra Beyaz Saray'da ağırlaması, ABD-İsrail hattında dikkat çeken bir tartışmayı beraberinde getirdi. Trump'ın bu kritik kabulüyle kime, ne mesaj verdiği ve ziyaretin perde arkasında hangi hesapların bulunduğu sorusuna gazeteci Zafer Şahin, emekli istihbarat albayı Coşkun Başbuğ ve siyaset bilimci Dr. Fatma Yeşilyurt, A Haber ekranlarında dikkat çeken değerlendirmelerle yanıt verdi.

NETANYAHU'YA MESAJ MI, SEÇİM YATIRIMI MI?

ABD Başkanı Trump'ın hamlesini değerlendiren gazeteci Zafer Şahin, "Ya şöyle, koskoca Amerika Başkanı Netanyahu'ya mesaj vermek için ultra ortodoks bir grubu kendisine muhatap alıyorsa bence Trump açısından çok ciddi bir sorun var demektir. Yani açıkçası ben çok öyle olduğunu düşünmüyorum. Netanyahu'ya mesaj vermek için onları 47 yıl sonra ağırlıyor olması, bu yapıların çok örgütlü olmasıyla ilgili. Amerika Birleşik Devletleri'nde de seçim sath-ı mailine girilmek üzereyken, muhtemeldir ki bu yapılara bir mesaj vermek amacıyla bu ziyaret gerçekleştirilmiştir diye düşünüyorum. Yoksa Trump, Netanyahu'ya mesajları böyle dolaylı veriyorsa asıl patron kim sorusunu sormamız gerekiyor.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

O zaman Amerika Birleşik Devletleri'nin karar mekanizmalarında Netanyahu, Trump'tan daha etkili dememiz lazım. Bu grubun anti-siyonist olması, dünyaya siyonist Yahudilerden çok da farklı bir pencereden baktıkları anlamına bence gelmiyor. Mesela Gazze'de o katliam olurken anlamlı bir tepki ortaya koyduklarını hatırlamıyorum. Bu tamamen Trump'ın kendi ülkesinin siyasi dinamiklerini ve yaklaşan seçimleri hesap ederek gerçekleştirdiği bir kabuldür" ifadelerini kullandı.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

İSRAİL'DE SEÇİM HAREKETLİLİĞİ VE "ORTAK TAVIR" ELEŞTİRİSİ

İsrail'deki seçim süreci ve örgütlü yapıların etkisiyle ilgili tartışmalara değinen emekli istihbarat albayı Coşkun Başbuğ, "Mesajı doğrudan ve dolaylı verirsin. Doğrudan verir oturtursun karşına mesajı verirsin, bir de böyle dolaylı mesaj verirsin. Ben gene burada bir mesaj olduğu kanaatindeyim çünkü Amerika'da Siyonist lobinin hâlâ etkisi var. Netanyahu öyle ya da böyle Amerika'yı durdurmayı beceriyor. Yekpare bir İsrail yok ama Gazze'de yapılana 'Alçaksınız, günahsız insanları katlediyorsunuz' diyen bir tane Yahudi görmedim ben, buna Harediler dahil. Evet, Harediler o dönemde olaylara karıştı ama Gazze için değil, askere alınmayla ilgili kanuna direndikleri için karıştı. İsrail'de meydanlarda toplananların derdi de kendi evlatlarıydı. Gazze'de yaşananlara dair bir tane 'soykırım' pankartı görmedim" sözleriyle durumu aktardı.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

DIŞ MÜDAHALE VE SANDIK SONUÇLARI

İsrail içerisindeki iç siyasi dinamiklere ve Trump'ın olası etkisine tekrar dikkat çeken Zafer Şahin, "Bunu illa bir mesaj olarak yorumlamayacaksak, 27 Ekim'deki İsrail seçimleri öncesinde Trump'ın, İsrail'in %40'lık bir kesimini oluşturan ve askere gitmeyen bu grubun Amerika'daki temsilcilerini ağırlayarak seçimlere müdahale ettiği de söylenebilir. Ancak İsrail içerisinde 'Bizim çocuklarımız askere gidiyor, bunlar niye gitmiyor?' diye oluşan ciddi bir tepki var. Dünyanın her yerinde dış ülkelerden seçimlere yapılan müdahaleler genelde ters sonuçlar verir. Bu nedenle Trump'ın Netanyahu'ya bu yapı üzerinden mesaj verdiği tezini çok kabul etmiyorum" açıklamasında bulundu.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

ABD BÜTÇESİ VE HASİDİKLERİN TOPLUMSAL ROLÜ

Konunun ekonomik ve toplumsal boyutunu ele alan siyaset bilimci Dr. Fatma Yeşilyurt, "Bu Hasidikler bir YouTuber'ın videosuyla tekrar gündeme geldi. Amerika bütçesinin yıllık bazda çok büyük bir meblağının Hasidiklere verildiği ortaya çıkınca içeride 'Biz bütçeyi kısıyorken neden modern yapıyı kabul etmeyen, kendi içine kapanmış bu topluluğa para gidiyor?' sesleri yükseldi" dedi.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

Bu topluluğun ABD içindeki önemine dair değerlendirmelerini sürdüren Dr. Fatma Yeşilyurt, "Küresel sistemden çok uzak, kendi inançları ve ahlak bekçileri olan, teknolojiyi reddeden ağır muhafazakar bir anlayıştan bahsediyoruz. Bu durum ABD'nin liberal yapısıyla örtüşmüyor. Vatandaşlar, askerini İran'a savaşa gönderirken, topluma karışmayan bir yapıya bu kadar kaynak ayrılmasını sorguluyor. Trump ile Netanyahu arasındaki iş birliği zaten zoraki devam ediyor. Hasidikler, Mesih gelmeden İsrail'in kurulmasına karşılar, yani İsrail'in varlığını kökten reddediyorlar. Trump'ın bu hahamları çağırması, bütçe ve mali destek konusundaki baskılarla ilgili olabilir. Hahamlar savaşa karşı olduklarını Trump'a ilettiklerini söylese de ABD kanadından bir doğrulama gelmedi. Ben bu görüşmeyi tamamen Kasım ayındaki seçimler ve iç baskılar çerçevesinde değerlendiriyorum" şeklinde konuştu.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin