Hürmüz'de abluka gerilimi büyüyor! İran’dan ABD’ye şartlı mesaj: “Önce mutabakata dön!”

Hürmüz'de abluka gerilimi büyüyor! İran’dan ABD’ye şartlı mesaj: “Önce mutabakata dön!”

Hürmüz Boğazı'ndaki abluka dünya ekonomisini tehdit ederken, İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki gerilimi düşürmek için bölgesel diplomasi trafiği hızlandı. Katar Başbakanı Tahran'a giderek İran Dışişleri Bakanı Abbas Irakçi ile görüştü. Katar, Hürmüz'de savaş öncesindeki geçiş düzenine dönülmesini ve Washington ile Tahran'ın yeniden müzakere masasına oturmasını isterken, İran ise boğazın eski haline dönmeyeceğini ve olası geçişlerin kendi denetiminde gerçekleşeceğini vurguluyor. Konuya ilişkin son gelişmeleri aktaran A Haber Muhbiri Ekber Karabağ, Tahran’ın herhangi bir uzlaşma için önce Amerika Birleşik Devletleri'nin Pakistan Mutabakat Zaptı'na dönmesi şartını ortaya koyduğunu belirtti.

İran ile ABD arasındaki gerilimde kritik adres yine Hürmüz Boğazı oldu. Washington ekonomik baskıyı artırırken, bölge ülkeleri savaşın ve ablukanın oluşturduğu ağır faturayı hafifletmek için diplomasi trafiğini hızlandırdı.

HÜRMÜZ BOĞAZI GERİLİMİN ODAĞINDA

İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki gerilim tüm sıcaklığıyla devam ederken, krizin merkezindeki nokta Hürmüz Boğazı olmaya devam ediyor. Bir taraftan Washington ekonomik baskı ve yaptırım yöntemleriyle Hürmüz'ün yeniden açılmasını sağlamaya çalışırken, diğer taraftan bölge ülkeleri diplomatik girişimlerini sürdürüyor.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

Dünyanın kritik enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'ndaki belirsizlik, küresel ekonomiye ilişkin endişeleri de artırıyor. Amerika Birleşik Devletleri'nin bu hafta başında ekonomik yaptırım kararını açıklamasının ardından Washington'dan "Ya Amerika Birleşik Devletleri'nin yanındasınız ya da onların yanındasınız" mesajı gelirken, aynı zamanda dünyayı ekonomik krize sürüklemek istemedikleri yönünde açıklamalar yapıldı. Ancak Hürmüz Boğazı'ndaki geçişlerin sınırlı olması, krizin ekonomik etkilerine ilişkin soru işaretlerini büyütüyor.

TAHRAN'DA KRİTİK DİPLOMASİ TRAFİĞİ

Hürmüz'deki krizin çözümü için bölge ülkelerinin diplomasi trafiği de hız kazanmış durumda. Bu kapsamda bugün Katar Başbakanı İran'a geldi.

Tahran'daki kritik temasın ilk önemli ayağında Katar Başbakanı ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Irakçi bir araya geldi. Görüşmenin ardından Katar Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, ziyaretin bölgedeki gerginliğin düşürülmesi ve Amerika Birleşik Devletleri ile İran'ın yeniden müzakere masasına oturabilmesi için uygun zeminin oluşturulması amacı taşıdığı belirtildi.

Böylece Katar'ın yalnızca Hürmüz Boğazı'ndaki geçişlerin yeniden düzenlenmesini değil, aynı zamanda savaş nedeniyle kopan diplomatik temasların yeniden kurulmasını hedeflediği ortaya çıktı.

KATAR'IN HEDEFİ: HÜRMÜZ'DE SAVAŞ ÖNCESİ DÜZENE DÖNÜŞ

Katar yönetiminin özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki durumun 28 Şubat öncesine dönmesini istediği belirtiliyor. Doha'nın hedefi, gemilerin bölgeden yeniden serbest şekilde geçebilmesi.

Ancak Tahran'ın yaklaşımı bu noktada Katar'ın beklentisinden oldukça farklı.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

İran, Hürmüz Boğazı'nın savaş öncesindeki durumuna hiçbir şekilde geri dönmeyeceğini açıkça ifade ediyor. Tahran'a göre gelecekte bir anlaşmaya varılması ve bölgeden gemi geçişlerinin yeniden serbest hale gelmesi durumunda dahi geçişlerin İran'ın denetimi altında gerçekleşmesi gerekiyor.

Bu yaklaşım, Hürmüz Boğazı'nın yalnızca bir deniz geçiş güzergahı olmaktan çıkıp İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki müzakerelerin en kritik başlıklarından biri haline geldiğini gösteriyor.

UMMAN'LA UZLAŞI SAĞLANDI AMA İRAN'A GÖRE YETERLİ DEĞİL

Hürmüz krizinin çözümü için geçtiğimiz günlerde Umman da devreye girmişti. Umman'dan İran'a yönelik ziyaretler gerçekleştirilirken, iki ülke arasında bu kapsamda bir uzlaşı sağlandığı ifade edildi.

Ancak Tahran, yalnızca bölge ülkeleriyle yapılacak anlaşmaların krizi çözmeye yetmeyeceği görüşünde.

İran tarafı, Umman'la varılan mutabakatın tek başına yeterli olmadığını savunuyor. Tahran'ın temel beklentisi Amerika Birleşik Devletleri'nin de somut bir adım atması.

İran özellikle Washington'ın Pakistan Mutabakat Zaptı'na geri dönmesini istiyor. Tahran'a göre Hürmüz'deki krizin aşılması ve daha kapsamlı bir uzlaşının sağlanabilmesi için Amerika Birleşik Devletleri'nin öncelikle bu konuda geri adım atması gerekiyor.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

KATAR ARABULUCU ROLÜNDE AMA ORTADA ÇARPICI BİR ÇELİŞKİ VAR

Katar'ın yürüttüğü diplomasi trafiği ise dikkat çekici bir tablo ortaya çıkarırken A Haber Tahran Muhabiri Ekber Karabağ, Katar'ın resmi olarak Amerika Birleşik Devletleri ile İran'ı yeniden müzakere masasında buluşturmayı hedeflediğini belirtti. Karabağ, "Hepsi diyebiliriz. Katar'ın buradaki birinci önceliği Amerika Birleşik Devletleri ile İran'ı bir masada buluşturmak" sözleriyle Katar'ın girişiminin kapsamını aktardı.

Ancak Katar'ın bu süreçte arabulucu konumunda olması dikkat çekici bir başka ayrıntıyı da beraberinde getiriyor. Zira Katar, savaş sırasında İran tarafından vurulan ülkelerden biri oldu.

Karabağ bu duruma dikkat çekerek, "Kendisinin de İran tarafından savaş boyunca vurulan bir ülkenin aynı zamanda müzakereci olması ve arabulucu olması çok ilginç" ifadelerini kullandı.

Bu tablo, bölge ülkelerinin savaşın ağır ekonomik ve güvenlik sonuçları karşısında çözüm arayışını da gözler önüne seriyor.

KATAR SAVAŞTAN AĞIR ZARAR GÖRDÜ

Katar açısından Hürmüz'deki krizin yalnızca diplomatik bir mesele olmadığı, aynı zamanda ciddi ekonomik sonuçlar doğurduğu belirtiliyor.

Karabağ, savaşın Katar ekonomisi üzerindeki etkisine ilişkin, "Katar bu süreçte oldukça zarar görmüş oldu bu savaştan. Sadece Katar'ın sıvılaştırılmış doğal gazdan zararı 24 milyar dolar olarak ifade ediliyor" bilgisini paylaştı.

Katar'ın sıvılaştırılmış doğal gaz ihracatında da yüzde 90'ın üzerinde bir sıkıntı yaşandığı ifade ediliyor.

Dolayısıyla Doha'nın Hürmüz Boğazı'nın yeniden işler hale gelmesini istemesinin arkasında yalnızca diplomatik hedefler değil, savaşın oluşturduğu ağır ekonomik kayıpların da bulunduğu görülüyor.

MASADA SADECE HÜRMÜZ YOK: ÜÇ PİLOT İDDİASI

Katar Başbakanı'nın Tahran temaslarında yalnızca Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasındaki müzakerelerin yeniden başlatılması ve Hürmüz Boğazı'nın geleceği ele alınmadı.

İran ile Katar arasında ikili meselelerin de gündeme geldiği bildirildi.

Bunların başında İran'ın geçtiğimiz günlerde Katar'a yönelttiği suçlama geliyor. Tahran, üç İranlı pilotun Katar tarafından esir alındığını öne sürmüştü.

Katar yönetimi ise bu suçlamayı reddediyor.

Ancak İran tarafı iddiasında ısrarcı. Tahran, söz konusu üç pilotun denizde bir yerde tutulduğunu savunuyor ve pilotların karaya çıkarılarak tedavi ettirilmesini istiyor.

Edinilen bilgilere göre bu konu da Katar ve İranlı yetkililer arasındaki görüşmede masaya yatırıldı.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

İRAN'DAN NET MESAJ: ÖNCE ABD ADIM ATMALI

Tüm bu gelişmelerin merkezinde ise İran'ın Amerika Birleşik Devletleri'nden beklediği adım bulunuyor.

Tahran, bölge ülkelerinin arabuluculuk girişimlerine kapıyı kapatmıyor. Katar'ın temaslarını sürdürüyor, Umman'la görüşüyor ve diplomatik trafiği takip ediyor. Ancak İran'ın temel yaklaşımı değişmiş değil: Bölgesel bir uzlaşı tek başına yeterli görülmüyor.

İran, Washington'ın önce Pakistan Mutabakat Zaptı'na dönmesini istiyor.

Böylece Hürmüz Boğazı'ndaki sıcak temasın sona ermesi için diplomatik zeminde kritik bir denklem ortaya çıkıyor. Bir tarafta Hürmüz'ün yeniden serbest geçişe açılmasını isteyen Katar ve diğer bölge ülkeleri, diğer tarafta boğaz üzerindeki kontrolün kendi şartlarıyla sürmesini isteyen İran bulunuyor. Denklemin diğer ucunda ise ekonomik yaptırımlarla Tahran üzerinde baskı kurmaya çalışan Amerika Birleşik Devletleri yer alıyor.

DÜNYA EKONOMİSİ HÜRMÜZ'DEN GELECEK HABERE KİLİTLENDİ

Hürmüz Boğazı'ndaki ablukanın ne zaman ve hangi şartlarda sona ereceği artık yalnızca İran, Katar, Umman veya Amerika Birleşik Devletleri'nin gündeminde değil.

Küresel piyasalar da bölgedeki gelişmeleri yakından takip ediyor. Daha önce piyasalarda sert hareketlilik yaşanırken, döviz kurlarına Merkez Bankası'nın müdahalesinin ardından ertesi gün daha sakin bir seyir gözlendi. Ancak Hürmüz'deki belirsizliğin devam etmesi, piyasalar açısından risklerin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.

İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasında diplomatik bir kapının yeniden açılıp açılmayacağı, Katar'ın arabuluculuk girişiminin sonuç verip vermeyeceği ve en önemlisi Hürmüz Boğazı'ndaki gemi geçişlerinin hangi şartlarda yeniden başlayacağı, küresel ekonominin geleceği açısından kritik önem taşıyor.

Şimdilik Tahran'ın mesajı net: Hürmüz'ün savaş öncesindeki haline dönmesi söz konusu değil. Olası geçişler İran'ın denetiminde olacak ve kapsamlı bir çözüm için gözler önce Washington'ın atacağı adımda olacak.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin