ABD’den Tahran’a “sürgün” operasyonu! İran ekonomik tecride nasıl direnecek?

ABD’den Tahran’a “sürgün” operasyonu! İran ekonomik tecride nasıl direnecek?

ABD Hazine Bakanı Bessent, İran’a yönelik kapsamlı bir “ekonomik sürgün” operasyonunun düğmesine bastı. Dijital varlıklar, teknoloji, altın, havacılık ve denizcilik sektörlerini hedef alan yeni yaptırım paketi, İran’ın “gölge filoları” ve üçüncü ülkeler üzerinden kurduğu aracı şirketler ağını kıskaca almayı hedefliyor. İran’ın vereceği yanıt merak edilirken, Tahran yönetimi “tüm su yollarını vururuz” tehdidiyle karşılık verdi. Yaptırımların sokağa yansıması ve döviz piyasalarındaki tarihi rekorlar A Haber Muhabiri Ekber Karabağ’ın bölgeden aktardığı son bilgilerle gündeme taşındı.

ABD, İran'a yönelik yeni ekonomik yaptırım operasyonunu 5 ana sektör üzerinden genişletti. Washington'ın hedefindeki sektörler; dijital varlıklar, teknoloji, altın, havacılık ve denizcilik olarak sıralandı. ABD Hazine Bakanlığı, İran'ın yaptırımları aşmak için kullandığı finansal ve ticari ağlara yönelik baskıyı artırırken, bu ağlarla bağlantılı üçüncü ülke ve şirketlerin de gelecekte ikincil yaptırımlarla karşı karşıya kalabileceği mesajını verdi.

GÖLGE FİLOLAR MERCEK ALTINDA

Operasyonun önemli başlıklarından birini, İran'ın petrol ticaretinde yaptırımları aşmak için kullandığı "gölge filo" ve buna bağlı aracı şirketler oluşturuyor. Washington, İran'ın uluslararası ticaret ve finansman kanallarını daraltmayı hedeflerken, Asya ve Körfez merkezli bağlantıları da mercek altına alıyor.

İRAN EKONOMİK BASKI İÇİN NASIL BİR YOL İZLEYECEK?

Yeni yaptırım paketinin İran ekonomisi ve halkı üzerindeki etkisi de gündemin öne çıkan başlıkları arasında yer alırken ABD yönetimi, ekonomik baskıyı artırarak Tahran'ın gelir kaynaklarını ve uluslararası finans sistemine erişimini sınırlamayı amaçlıyor. İran tarafı ise yıllardır uygulanan yaptırımlara karşı geliştirdiği alternatif ticaret ve finans kanallarının bu baskının etkisini sınırlayabileceği görüşünde.

Washington'ın yeni adımı, yalnızca İran'ı değil, Tahran'la ticari ilişkilerini sürdüren üçüncü ülkeleri ve şirketleri de ilgilendiriyor. ABD, İran'la belirlenen sektörlerde ticaret yapan veya yaptırımların aşılmasına yardımcı olan aktörleri kendi finansal sisteminden dışlama tehdidini gündeme getiriyor.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

İRAN EKONOMİSİNDE "DÖVİZ" DEPREMİ

Tahran'daki son durumu aktaran A Haber Muhabiri Ekber Karabağ, "İran her ne kadar yaptırımlara alışık olsa da bu paketin bir farkı var; bu kez sadece şirketler değil, ülkeler de hedef alınıyor. Bu durum sokağa ve ekonomiye ciddi bir dalgalanma olarak yansıdı. Döviz fiyatları ülke tarihinin en yüksek seviyesine ulaşmış durumda. Bugün öğle saatlerinde Merkez Bankası, piyasaya 500 milyon dolar nakit para sürerek müdahale etse de dövizin ateşi düşürülemedi. Bir Amerikan doları 200 bin tümenin üzerine çıkarak tarihi bir rekor kırdı. Zaten kötü durumda olan ekonomide bu artışın önümüzdeki günlerde ürün fiyatlarına doğrudan yansıması bekleniyor" sözleriyle piyasalardaki paniği aktardı.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

YAPTIRIM LİSTESİNDE NEDEN ÇİN YOK?

Yeni yaptırım paketinde dikkat çeken başlıklardan biri de Çin'in listede yer almaması oldu. Çin, İran petrolünün en büyük alıcısı konumunda bulunurken, ABD'nin yaklaşık 60 kişi, şirket ve gemiyi hedef alan yeni yaptırım paketinde herhangi bir Çin finans kuruluşunun doğrudan hedef alınmaması soru işaretlerine yol açtı.

Washington'ın Çin'e yönelik daha temkinli yaklaşımı, "Pekin'e bir müsamaha mı gösteriliyor, yoksa ABD ile Çin arasında İran konusunda diplomatik bir uzlaşı mı bulunuyor?" sorularını gündeme taşıdı. ABD yönetimi ise yeni yaptırımlar kapsamında Çin bağlantılı bazı şirketleri hedef alırken, Pekin'in İran petrol ticaretindeki ağırlığına rağmen büyük Çin finans kuruluşlarını doğrudan yaptırım listesine dahil etmedi.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

ABD'DEN İRAN'A DENİZ ABLUKASI

Çin'in yaptırımlara karşı resmi tavrını ve sahadaki gerçekleri değerlendiren Ekber Karabağ, "Çin Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin bu yaptırımlarına resmen karşı olduğunu bildirdi. Ancak İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ve Merkez Bankası yetkililerinin de itiraf ettiği üzere, ABD'nin güneyden uyguladığı deniz ablukası nedeniyle İran zaten petrol satmakta büyük zorluk yaşıyor. Gazetelerde yer alan yorumlara göre ABD, askeri seçeneği şimdilik devre dışı bırakarak İran'ı tamamen ekonomi üzerinden köşeye sıkıştırmaya çalışıyor. Petrol piyasalarındaki kısmi rahatlamanın sebebi de savaş riskinin azalacağı beklentisidir" dedi.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

ENERJİ KORİDORLARINDA ÇATIŞMA RİSKİ

Devrim Muhafızları'nın enerji koridorlarını vurma tehdidini ve bölgedeki askeri hareketliliğe ilişkin, "Babülmendep ve Hürmüz Boğazı gibi kritik noktalar hedef alınırsa bu durum trafiği nasıl etkiler?" sorusuna yanıt veren Karabağ şu ifadeleri kullandı:

"Sabah saatlerinde Umman kıyılarında bir gemiye saldırı gerçekleşmesi bölgedeki gerginliği kanıtlıyor. Güvenlik Konseyi Yüksek Kurulu Başkanı Muhsin Rızayi, yaptırımlar açıklanmadan önce Körfez ülkelerini açıkça uyardı. Rızayi, 'Eğer bölge ülkeleri bu yaptırımlara ortak olursa onlara düşman muamelesi yaparız ve sadece Hürmüz'den değil, hiçbir yoldan petrol satmalarına izin vermeyiz' diyerek rest çekti. İran'ın bu tehditleri hayata geçirmesi durumunda küresel petrol fiyatlarının seyri tamamen değişebilir."

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin