Küresel ekonomide savaş türbülansı! Altında 5 bin dolar senaryosu: Uzman isim tarih verdi

Küresel ekonomide savaş türbülansı! Altında 5 bin dolar senaryosu: Uzman isim tarih verdi

A Haber’de konuşan Ekonomist Prof. Dr. Abdulkadir Develi, Orta Doğu’daki savaşın ve jeopolitik gerilimlerin küresel piyasalar üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyonist baskıyı artırarak merkez bankalarını şahin bir duruşa ittiğini belirten Develi; ABD’nin enerji ihracatındaki yeni rolü, Hürmüz Boğazı'nın kritik önemi ve altın fiyatlarındaki gelecek projeksiyonlarına dair çarpıcı analizlerde bulundu.

Orta Doğu'daki savaşın seyri küresel piyasaların yönünü belirlemeye devam ederken, A Haber'e konuşan Ekonomist Prof. Dr. Abdulkadir Develi, savaşın ekonomik etkileri ve Hürmüz Boğazı'ndaki krize ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

SAVAŞ ENERJİ PİYASALARINI BELİRLİYOR

Ekonomist Prof. Dr. Abdulkadir Develi, savaşın seyrinin piyasaların yönünü belirlediğini belirterek, "Hürmüz Boğazı açıldığı zaman piyasalar da açılıyor, altının yükselişi geçiyor. Savaşın olduğu nokta dünyanın en önemli enerji merkezi. Enerji fiyatlarının yükselmesi enflasyonist baskıyı ve merkez bankalarının para politikasını etkiledi." ifadelerini kullandı.

Enerji fiyatlarındaki yükselişin merkez bankalarını daha sıkı para politikasına yönelttiğini söyleyen Develi, Fed'in bu nedenle faiz indirimine gidemediğini aktararak, eylül ayında faiz artışı ihtimalinin güçlendiğini dile getirdi.

(Fotoğraf - ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf - ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

PETROL DÜŞERSE ALTIN RAHATLAYACAK

Savaşın etkisinin azalmasıyla birlikte petrol fiyatlarında geri çekilme yaşandığını belirten Develi, "Brent petrol 90-95 dolar seviyelerini gördü ancak yeniden 89 dolar bandına geriledi. Enerji fiyatlarının düşmesiyle birlikte Fed dahil majör merkez bankalarının faiz artırma ihtimali azalacak, ilerleyen süreçte faiz indirimi sinyali verilmesi altına destek sağlayacaktır." sözleriyle değerlendirmesini aktardı.

Altın fiyatlarının faiz ve dolar ilişkisine de dikkat çeken Develi, "Enflasyon arttıkça faiz yükselir. Faiz yükseldiğinde reel getirisi olmayan altına talep azalır. Fed faizi yüksek tuttuğunda dolar güçlenir, güçlü dolar da altını baskılar." ifadelerini kullandı.

(Fotoğraf - ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf - ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

MERKEZ BANKALARI ALTIN TOPLAMAYA DEVAM EDİYOR

Altına yönelik küresel talebin sürdüğünü vurgulayan Develi, "Merkez bankaları dünyada altın toplamaya devam ediyor. Dünya Altın Konseyi'nin çalışmalarına göre hem merkez bankaları hem de hane halkı 2026 yılında altın alımını sürdürecek." dedi.

Uluslararası finans kuruluşlarının tahminlerini sık sık revize etmek zorunda kaldığını belirten Develi, savaşın seyrinin saatler içinde değişmesinin piyasalarda yüksek oynaklığa neden olduğunu ifade etti.

ALTIN TALEBİ GÜCÜNÜ KORUYOR

Ekonomist Prof. Dr. Abdulkadir Develi, küresel ölçekte altına olan talebin güçlü seyrini sürdürdüğünü belirterek, Dünya Altın Konseyi'nin araştırmalarına göre 2026 yılında hem merkez bankalarının hem de hane halkının altın alımlarına devam edeceğini söyledi. Citi'nin son tahminlerine de değinen Develi, altının kısa vadede yatay seyredebileceğini ancak yıl sonuna doğru 4 bin 500 dolar seviyelerini, 2027'nin ilk yarısında ise 5 bin doları görebileceği yönünde beklentiler bulunduğunu aktardı. Develi, savaş ve jeopolitik gelişmeler nedeniyle uluslararası finans kuruluşlarının da tahminlerini sık sık revize etmek zorunda kaldığını ifade etti.

(Fotoğraf - ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf - ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

BARIŞ SÜRECİ ALTINI DESTEKLEYEBİLİR

Savaşta sükunetin sağlanması halinde yeni bir tablo oluşacağını dile getiren Develi, "Hürmüz Boğazı açılır, bölgede trafik normale dönerse petrol fiyatları 70 doların altına gerileyebilir. Merkez bankaları hemen faiz indirmese de birkaç aylık bekle-gör sürecinin ardından faiz indirimi gündeme gelebilir. Bu da altın için can suyu olacaktır." ifadelerini kullandı.

Fed'in eylül ayında alacağı kararın kritik olduğuna işaret eden Develi, faiz artışı halinde altının yeniden baskı altında kalacağını, faiz artışı gelmemesi halinde ise yıl sonu veya gelecek yılın başında faiz indirimi beklentisinin güçlenebileceğini söyledi.

(Fotoğraf - ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf - ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

ENERJİ ŞOKU DÜNYAYI SARSIYOR

Küresel enerji piyasalarındaki son gelişmeler değerlendirilirken, ABD'nin dünyanın en büyük petrol ihracatçısı konumuna yükselmesi, enerji ticaretindeki değişim, Hürmüz Boğazı'nın stratejik önemi ve bunun petrokimya sektöründen küresel ekonomiye kadar uzanan etkileri de gündeme geldi.

Bu değerlendirmeler üzerine konuşan Ekonomist Prof. Dr. Abdulkadir Develi, "Dünya ciddi bir enerji arz şoku yaşıyor. Enerji maliyetlerindeki yükseliş tüm ekonomileri etkiliyor. Ancak yüksek enerji fiyatları ABD'de de hane halkının işine gelmiyor. Petrol fiyatı 4 doların üzerine çıktığında vatandaş ekonominin kötüye gittiği algısına kapılıyor ve bu durum Trump açısından da baskı oluşturuyor." ifadelerini kullandı.

HÜRMÜZ VE KIZILDENİZ KRİTİK ÖNEMDE

ABD'nin enerji ihracatındaki konumuna dikkat çeken Develi, "ABD dünyanın en büyük enerji ihracatçısı konumunda. Venezuela petrolünü de kontrol etmeye başladı. Hürmüz Boğazı dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 17'sinin geçtiği nokta. Babülmendep ve Kızıldeniz de hem enerji hem mal ticareti açısından kritik geçiş hatları." sözleriyle bölgenin stratejik önemini anlattı.

Yüksek enerji fiyatlarının hiçbir ülkenin uzun vadede çıkarına olmadığını belirten Develi, bunun hem Orta Doğu'da istikrarsızlığı artırdığını hem de Avrupa başta olmak üzere küresel ekonomiyi olumsuz etkilediğini ifade etti.

(Fotoğraf - ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf - ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

SAVAŞ TİCARETİ ÜRETİMİ DE VURUYOR

Savaş ortamının yalnızca enerji fiyatlarını değil küresel ticareti de olumsuz etkilediğini vurgulayan Develi, "Savaş olduğunda güvenlik ön plana çıkıyor, ticaret anlaşmaları ve ticaret iklimi zayıflıyor. Yüksek enerji maliyetleri üretimde verimlilik kaybına yol açıyor. Buna yüksek enflasyon ve yüksek borçlanma maliyetleri de eklenince ekonomiler üzerinde çok yönlü baskı oluşuyor." ifadelerini kullandı.

Yıl sonuna ilişkin net tahmin yapmanın zor olduğunu dile getiren Develi, "Finans kuruluşları bu yıl enflasyon, büyüme, petrol ve altın fiyatlarına ilişkin tahminlerini defalarca revize etti. Savaş bugün bitse bile ekonomik etkileri birkaç ay daha hissedilecek. Normalleşme ancak bunun ardından başlayabilir. İşler zora çıktığında ekonomi savaşı bir nevi durduruyor." sözleriyle değerlendirmesini tamamladı.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin