İsrail ordusunda derin çözülme! A Haber’de çarpıcı analiz: “Bu toplu isyandır”

İsrail ordusunda derin çözülme! A Haber’de çarpıcı analiz: “Bu toplu isyandır”

İsrail ordusundaki çözülme iddiaları ortaya çıkan yeni görüntülerle yeniden gündeme geldi. A Haber’de değerlendirmelerde bulunan Askeri Stratejist Dr. Eray Güçlüer ve Ortadoğu Uzmanı Mete Sohtaoğlu, İsrail ordusunda yaşanan disiplin krizinin sıradan bir olay olmadığını, görüntülerin askeri açıdan "toplu isyan" anlamına geldiğini savundu.

İsrail ordusuna ilişkin ortaya çıkan yeni görüntüler, sahadaki askeri disiplin ve personel yapısına yönelik tartışmaları yeniden alevlendirdi. A Haber canlı yayınında konuyu değerlendiren uzmanlar, görüntülerden yola çıkarak İsrail ordusunda yaşanan gelişmeleri askeri, siyasi ve bölgesel boyutlarıyla ele aldı.

"BU SADECE SİLAH BIRAKMA DEĞİL, TOPLU İSYAN"

Askeri Stratejist Dr. Eray Güçlüer, İsrail ordusuna ilişkin ortaya çıkan görüntülerin yalnızca bireysel bir silah bırakma vakası olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, bunun askeri terminolojide "toplu isyan" anlamına geldiğini söyledi. Güçlüer, "Bu sadece silah bırakma anlamına gelmez. Bunun askerlikteki karşılığı toplu isyandır. Askerler kendi yönetimlerine ve askeri üstlerine tepki gösteriyor. 'Biz bu savaşa girmek istemiyoruz, bu savaşı desteklemiyoruz' diyerek isyan ediyorlar. Silah bırakmak artık son noktadır." ifadelerini kullandı.

Görüntülerin yalnızca kamuoyuna yansıyan bölüm olduğunu savunan Güçlüer, İsrail Hava Kuvvetleri'nde çok sayıda pilotun istifa ettiğini, görevden kaçtığını ya da uçuş yapmayı reddettiğini öne sürdü. Güçlüer ayrıca orduda intihar vakaları, psikotrop ilaç kullanımı ve uyuşturucu bağımlılığı gibi sorunların arttığını iddia ederek, "İsrail çöküyor. Bunu eski Genelkurmay başkanları da dile getirdi. Zamir, 'Çöküyoruz' ifadesini kullandı." sözleriyle değerlendirmesini aktardı.

Güçlüer, İsrail Hava Kuvvetleri'nde çok sayıda pilotun istifa ettiğini, görevden kaçtığını ya da uçuş yapmayı reddettiğini belirtti. (Fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)Güçlüer, İsrail Hava Kuvvetleri'nde çok sayıda pilotun istifa ettiğini, görevden kaçtığını ya da uçuş yapmayı reddettiğini belirtti. (Fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

YEDEK BİRLİKLERDE KRİZ İDDİASI

Programda aktarılan değerlendirmelerde, İsrail Ordu Radyosu kaynaklarının yedek birlik kapasitesinin ağır darbe aldığını ve fiilen çöküş noktasına yaklaştığını öne sürdüğü belirtildi. Sahadaki gerçek askeri gücün resmi açıklamaların gerisinde kaldığı, çok sayıda tankın imha edildiği ve zırhlı araç eksikliği nedeniyle göreve çağrılan asker sayısının sınırlı tutulduğu iddiaları da gündeme taşındı.

Bu iddiaları değerlendiren Eray Güçlüer, "Yedek birlik çağrısı yapılıyor ama gelecek insan kalmadı. Mevcut askerler de silah bırakıyor. Böyle bir yapıyla ordu kurulamaz." ifadelerini kullandı. Güçlüer ayrıca kamuoyuna yansımayan çok daha fazla disiplin sorunu bulunduğunu ileri sürerek, askeri nizama aykırı çok sayıda olayın yaşandığını, bunların zaman zaman sosyal medya görüntülerine de yansıdığını söyledi.

İsrail Ordu Radyosu kaynaklarının yedek birlik kapasitesinin ağır darbe aldığını ve fiilen çöküş noktasına yaklaştığını öne sürdüğü belirtildi (Fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)İsrail Ordu Radyosu kaynaklarının yedek birlik kapasitesinin ağır darbe aldığını ve fiilen çöküş noktasına yaklaştığını öne sürdüğü belirtildi (Fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

"NETANYAHU ARTIK ÜMİTSİZ BİR ÇIRPINIŞ İÇERİSİNDE"

Eray Güçlüer, İran saldırıları sırasında pistlerde ve hangarlarda çok sayıda F-35 savaş uçağının vurulduğunu bildiklerini öne sürerken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun uluslararası girişimlerinden de sonuç alamadığını savundu. Güçlüer, "Netanyahu artık ümitsiz bir çırpınış içerisinde. Donald Trump'a gidiyor ancak beklediğini bulamıyor." ifadelerini kullandı.

İsrail ordusundaki çözülmenin toplum yapısını da doğrudan etkileyeceğini savunan Güçlüer, "Bir ordu bir ulusun dışa vurumudur. İsrail ordusunun çözülmesi aynı zamanda İsrail toplumunun da çözülmesi anlamına gelir. Bu artık geri dönüşü olmayan bir noktaya ulaştı." değerlendirmesinde bulundu.

"10 BİN ASKER SAVAŞTAN ÇEKİLDİ" İDDİASI

Gazze Savaşı'nın ardından yaşanan psikolojik etkilerin giderek arttığını dile getiren Eray Güçlüer, "7 Ekim 2023 ile 7 Ekim 2024 arasında depresyona girerek savaştan çekilen asker sayısı 10 bine ulaştı. Kassam Tugayları'nın sahadaki etkisinin sonuçları artık İsrail'de görülmeye başlandı. Lübnan ve İran cephelerinden sonra psikiyatrik vakalar İsrail tarihinin, hatta Yahudi tarihinin en yüksek seviyelerine çıktı." ifadelerini kullandı.

Eray Güçlüer, İran saldırıları sırasında pistlerde ve hangarlarda çok sayıda F-35 savaş uçağının vurulduğunu vurguladı (Fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)Eray Güçlüer, İran saldırıları sırasında pistlerde ve hangarlarda çok sayıda F-35 savaş uçağının vurulduğunu vurguladı (Fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

SDE TEIMAN ÜSSÜ: İŞKENCE VE TECAVÜZÜN MERKEZİ

Ortadoğu Uzmanı Mete Sohtaoğlu ise ekrana gelen görüntülerin İsrail ordusundaki sıradan bir birlikten değil, uluslararası raporlarda ağır insan hakları ihlalleriyle gündeme gelen Sde Teiman Askeri Üssünden olduğunu belirtti. Sohtaoğlu, "Burası Filistinlilere yönelik ağır işkence, kötü muamele, cinsel saldırı ve insan hakları ihlallerinin uluslararası kuruluşlar tarafından belgelendiği üslerden biri. Buradaki askerler, arkadaşlarına ait çeşitli sembollerin komutanları tarafından kaldırılması üzerine isyan ediyor. Sebebi ne olursa olsun bu görüntüler emre itaatsizlik ve askeri disiplin açısından dikkat çekici." ifadelerini kullandı.

Sohtaoğlu ayrıca Sde Teiman Üssü'nün ağır fiziksel şiddet, tıbbi ihmal, tedavi hakkının engellenmesi ve belgelenmiş cinsel saldırı vakalarıyla uluslararası kamuoyunda sık sık gündeme geldiğini hatırlattı.

"BU SAATLENDEN SONRA DAHA FAZLA KOPUŞ YAŞANACAK"

İsrail ordusundaki gelişmeleri değerlendirmeyi sürdüren Eray Güçlüer, yaşananların münferit olmadığını savunarak, "Artık bu silahlı yapı çöküyor. Bundan sonra da benzer görüntüler göreceğiz. Silah bırakanlar, emre uymayanlar ve askerlik dışı davranışlarda bulunan yeni gruplar ortaya çıkacak." ifadelerini kullandı.

İsrail ordusundaki gelişmeleri değerlendirmeyi sürdüren Eray Güçlüer, yaşananların münferit olmadığını savunarak çarpıcı açıklamalarda bulundu (Fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)İsrail ordusundaki gelişmeleri değerlendirmeyi sürdüren Eray Güçlüer, yaşananların münferit olmadığını savunarak çarpıcı açıklamalarda bulundu (Fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

SURİYE SAHASI VE TÜRKİYE'NİN ETKİSİ

Eray Güçlüer değerlendirmesinde Suriye sahasındaki gelişmelere de değinerek, Süveyda'daki olayların ardından İsrail'in askeri planlarını hayata geçirmeye çalıştığını ancak Türkiye'nin kararlı tutumu sonrasında dengelerin değiştiğini öne sürdü. Güçlüer, "Temmuz 2025'te Süveyda'daki gelişmelerin ardından İsrail Suriye'yi ağır şekilde vurdu ve bölgede ilerlemeye çalıştı. Ancak Sayın Cumhurbaşkanı'nın ABD ziyaretiyle ortaya koyduğu irade sonrasında İsrail uyarıldı. ABD de Netanyahu'nun Türkiye ile yeni bir maceraya girmesinin İsrail açısından çok ağır sonuçlar doğuracağını biliyor." ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin son bir yılda Suriye'nin stratejik güvenliğinin sağlanması, ordunun yeniden teşkil edilmesi ve kurumsal devlet yapılarının oluşturulması konusunda önemli ilerlemeler kaydettiğini savunan Güçlüer, bu çalışmaların kamuoyuna çok fazla yansımadığını ancak İsrail tarafından yakından takip edildiğini söyledi. Güçlüer, "İsrail artık eskisi gibi ileri harekât yapamıyor. Hava saldırılarıyla ya da kara unsurlarıyla yeni fiili durum oluşturamıyor. Bunun yerine Donald Trump'a giderek Türkiye'yi şikâyet etmeye çalışıyor. Ancak sahadaki gerçeklik tersine dönmüş durumda. Suriye güçleniyor ve ilerleyen süreçte Golan Tepeleri meselesinin de masaya gelmesi kaçınılmaz olacak." değerlendirmesinde bulundu.

"100 KİŞİNİN TABURU TERK ETMESİ TOPLU İSYANDIR"

Programın sonunda ekrana yansıyan görüntüleri yeniden değerlendiren Eray Güçlüer, olayın sıradan bir disiplin ihlali olmadığını vurgulayarak, "Bir tabur yalnızca yüz askerden oluşmuyor. Ancak bu görüntülerdeki askerler yaşananlara tepki göstererek silahlarını bırakıp birliklerini terk ediyor. Artık bu olayların parçası olmak istemiyorlar. Bu saatten sonra benzer kopuşların devam edeceğini düşünüyorum. İlk kez bu ölçekte yaklaşık 100 askerin silah bırakarak taburu terk etmesi askeri anlamda toplu isyan niteliği taşıyor." ifadelerini kullandı.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin