Orta Doğu'da su savaşları tehlikesi: Katil İsrail'in Golan Tepeleri üzerinden işgal politikası

Orta Doğu'da su savaşları tehlikesi: Katil İsrail'in Golan Tepeleri üzerinden işgal politikası

Orta Doğu'da yeniden yükselen ABD-İran gerilimi, bölgede su savaşları endişesini gündeme taşıdı. Çatışmaların kritik su altyapılarına yönelmesiyle tehlikenin boyutu ortaya çıkarken A Haber ekranlarında olası riskler masaya yatırıldı. Güvenlik Politikaları Uzmanı Prof. Dr. Uğur Özgöker, katil İsrail'in Lübnan ve Suriye'deki işgallerinin hedefinde su kaynakları olduğuna dikkat çekerek "ABD, İngiltere ve İsrail'in gözü hep buradaki su kaynaklarında. Petrolün alternatifi var ama suyun yok" ifadelerini kullandı.

ABD/İsrail- İran savaşı 107 günün ardından yeniden tırmanırken, Orta Doğu'da yaşanan sürecin su savaşlarına doğru evrildiği tartışmaları tekrar gündeme geldi. Washington yönetiminin İran'daki su üretim tesislerini bombalaması, Tahran rejiminin de misilleme saldırısı olarak Körfez'deki ABD üsleri ve su kaynaklarını hedef alması kapıdaki tehlikenin boyutunu gözler önüne seriyor.

Jeopolitik gerilimler, kuraklık nedeniyle azalan su rezervleri, düzensiz yağışlar ve artan nüfus ile birlikte su kaynakları yalnızca yaşamsal bir ihtiyaç değil, aynı zamanda stratejik bir güç unsuru olarak öne çıkıyor.

"PETROL İÇİN YAPILAN MÜCADELE GELECEKTE SU İÇİN YAPILACAK"

Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın 02 Nisan 2026 tarihinde Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde gerçekleşen Devlet Su İşleri'nin tamamladığı 563 tesisin açılış konuşmasında su kullanımının önemini vurgulayarak, "Türkiye, dünyada su stresi çeken ülkeler arasında. Su kaynaklarımızı verimli ve bilinçli şekilde kullanmalıyız. Petrol için yapılan mücadele gelecekte su için yapılacak" ifadelerini kullandı. Başkan Erdoğan'ın hafızalara kazınan o sözleri Orta Doğu'daki su krizinin ciddiyetini bir kez daha ortaya koymuş oldu.

A Haber'de Melih Altınok ile Sebep Sonuç programına konuk olan Güvenlik Politikaları Uzmanı Prof. Dr. Uğur Özgöker ve AA Orta Doğu Haberleri Müdürü Turgut Alp Boyraz, terör devleti İsrail'in Orta Doğu'yu kana bulayan işgal stratejisinin arkasında su kaynaklarının olduğunu ifade ederken çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

TARİHSEL SU-PETROL DENGESİ VE ERBAKAN HOCA'NIN ÖNGÖRÜSÜ

Prof. Dr. Uğur Özgöker, Orta Doğu'daki su krizinin köklerine inerek, "Orta Doğu fosil yakıtlar zengini, su fakiri bir bölge ve kaynak burada. Hatta 70'li yıllarda rahmetli Necmettin Erbakan Hoca'nın bir söylemi vardı; '4 litre su, 2 litre petrol' diye. Çünkü petrol o zaman pahalı değildi, 1973 Arap-İsrail Savaşı'ndan önce varili 1,5 dolardı" ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin su kaynaklarını yönetme stratejisinin geçmişte büyük tartışmalara yol açtığını belirten Özgöker, "Biz Atatürk Barajı'nı falan yapmaya başladığımız zaman Suriye'nin eski Baas rejimi bunu savaş nedeni saydı. Hatta Amerika'da barajları patlattıran, Türkiye-Suriye savaşı çıkartan kitaplar yazıldı" sözleriyle geçmişteki tehlikeli senaryoları hatırlattı.

Uğur Özgöker, İsrail'in Orta Doğu'daki işgallerinin hedefinde Golan Tepeleri'ndeki su kaynakları olduğunu belirtti. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü) Uğur Özgöker, İsrail'in Orta Doğu'daki işgallerinin hedefinde Golan Tepeleri'ndeki su kaynakları olduğunu belirtti. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü)

"ESED REJİMİ SU MESELESİNİ ALEYHİMİZE KULLANDI"

Uğur Özgöker, Süleyman Demirel'in bu konudaki net tavrını, "Demirel de 'Kapatın şu Dicle'yi, Fırat'ı, kızım su basar her yeri' diyordu. Kendisi Devlet Su İşleri Genel Müdürü olduğu için bu işi iyi biliyordu. Demirel, 'Buradan gidecek, Keban, Karakaya korkmayın, baraj tuttuktan sonra zaten su akacak' diyordu. Nitekim hiç susuz kalmadılar ama yıllarca bu su kozunu Suriye'nin eski rejimi aleyhimize kullandı. Öcalan'ı yıllarca beslemelerinin sebeplerinden biri de budur" şeklinde konuştu.

MEDENİYETİN BEŞİĞİ: FIRAT VE DİCLE'NİN STRATEJİK GÜCÜ

Fırat ve Dicle nehirlerinin birleşerek oluşturduğu Şattülarap bölgesinin önemine değinen Prof. Dr. Uğur Özgöker, "Mezopotamya denen yer, medeniyetin doğduğu yer iki nehir arasıdır; Fırat ve Dicle. İkisi de bizden doğuyor, birleşiyor ve Şattülarap dediğimiz yerden Basra Körfezi'ne dökülüyor. Medeniyet bu ve ikisi de bizden gidiyor" ifadelerini kullandı.

İSRAİL'İN İŞGAL POLİTİKASI: SU KAYNAKLARI VE GOLAN TEPELERİ

Bölgedeki su savaşlarının en somut örneğinin İsrail'in işgallerinde görüldüğünü vurgulayan Özgöker, "İsrail'in Lübnan'ı işgali, Golan Tepeleri'ni işgali hep su kaynakları içindir. Golan Tepeleri suyun tek olduğu yerdir ve İsrail orayı hayatta bırakmayacağını söylüyor, bunu Amerika'ya da kabul ettirdi" sözleriyle İsrail'in stratejik hedefini deşifre etti.


AA Orta Doğu Haberleri Müdürü Turgut Alp Boyraz, 2016 yılında yaptıkları bir habere atıfta bulunarak, "'Golan Tepeleri: İsrail'in su ve güvenlik kaynağıdır.' başlıklı bir haber yapmıştık. Şeriat Nehri ve birçok nehir suyu oradan alıyor. Burası Suriye topraklarının en yüksek tepesi; oraya hakim olan stratejik bir avantaj elde ediyor. Şu anda Ürdün, İsrail'den ciddi derecede su alıyor" bilgilerini paylaştı.

Turgut Alp Boyraz, terör devleti İsrail'in Golan Tepeleri'nde suyun başını tuttuğunu belirtti. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü) Turgut Alp Boyraz, terör devleti İsrail'in Golan Tepeleri'nde suyun başını tuttuğunu belirtti. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü)


"ÜRDÜN İŞGAL YÜZÜNDEN İSRAİL'DEN SU SATIN ALIYOR"

Ürdün'ün yaşadığı su sıkıntısına dikkat çeken Boyraz, "Amman'ın su ihtiyacının yarısı, ülkenin güneyindeki bir çölün altından, antik dönemlerden kalan fosillerden oluşan tatlı sudan getiriliyor. Bu suyun 40 yıl yeteceği söyleniyor. Bunu oraya getiren de bir Türk firmasıdır. Ürdün'de su kaynakları sınırsız değildir, kullanırsınız ve hemen tuzlanmaya başlar" ifadelerini kullandı. İsrail'in Ürdün üzerindeki baskısına da değinen Boyraz, "İsrail Golan Tepeleri'nde suyun bütün başını tutmuş durumda. Ürdün kendi suyunu parayla İsrail'den alıyor ve İsrail şu an bu anlaşmayı yenilemek istemiyor" dedi.

PKK/PYD'NİN SU BARAJLARI ÜZERİNDEKİ HAİN EMELLERİ

Suriye iç savaşında terör örgütlerinin su üzerinden yaptığı planları anlatan Prof. Dr. Uğur Özgöker, "Suriye'de o iç savaşta ne oldu? PKK/PYD/YPG barajları ellerinde tutuyorlardı. Suriye'nin üçte biriydi ama su kaynaklarının tamamı, barajlar onların elindeydi. Sonra Türkiye'nin müdahalesiyle tamamen alındı" sözleriyle Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bölgedeki stratejik müdahalesinin önemini vurguladı.

"PETROLÜN ALTERNATİFİ VAR AMA SUYUN YOK"

Su savaşlarının temel nedenini özetleyen Özgöker, "Amerika'nın, İngiltere'nin, İsrail'in gözü hep buradaki su kaynaklarında. Petrolün alternatif tedariki var; doğalgaz var, hidrojen var, kömür var ama suyun alternatifi yok. Dolayısıyla bunların kaynağı da Türkiye" diyerek suyun bölgedeki nihai güç unsuru olduğunu belirtti.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin