Nükleer düğüm çözülüyor! İran'dan stratejik zafer: Yaptırımlar kalkıyor mu?

Nükleer düğüm çözülüyor! İran'dan stratejik zafer: Yaptırımlar kalkıyor mu?

ABD-İran arasındaki anlaşma maddelerinin taslağının yayınlamasının ardından gözler imza törenine çevrilirken mutabakat zaptındaki ayrıntılar tartışma konusu oldu. Maddelerde Hürmüz Boğazı'nın açılması, İran'a yönelik ekonomik kalkınma planı ve yaptırımların kaldırılması gibi başlıklar öne çıkarken anlaşmanın detayları ise A Haber'de ele alındı. Askeri Stratejist Kemal Olçar Tahran'ın savaşın ardından zafer kazandığını, küresel güçler karşısında büyük bir kazanım elde edeceğini vurguladı.

ABD ve İran arasında varılan mutabakat anlaşmasındaki 14 maddenin aslı tam olarak ortaya çıkmasa da, maddelerin benzer hali dünya kamuoyunda tartışma konusu oldu. Gözler İsviçre'nin Bürgenstock kasabasında imzalanacak mutabakat zaptına çevrilirken toplantıya ABD Başkanı Donald Trump'ın ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın katılacağı iddia ediliyor.

Suudi Arabistan medyası, İsviçre'de imzalanacak mutabakat metnin kopyasına sızdığı iddia edilirken 14 maddelik anlaşmada Lübnan'da saldırıların sona ermesi, İran'ın nükleer programı ve Tahran'ın yeniden yapılanması için en az 300 milyar dolarlık ekonomik kalkınma planı yer alıyor. Söz konusu maddelerle İran'a yönelik yaptırımların kaldırılacağı bilgisi yer alırken maddelerin ayrıntıları A Haber'de Melih Altınok ile Sebep Sonuç programında ele alındı.

"YAPTIRIMLARIN KADERİ ATOM ENERJİSİ KURUMU'NUN RAPORUNA BAĞLI"

Anlaşmanın teknik detaylarını ve yaptırımların kaldırılma sürecini değerlendiren Askeri Stratejist Doç. Dr. Kemal Olçar, "Yaptırımların 7. maddesinde yaptırımların kaldırılması konusu var. Ancak burada çok kritik bir koşul getirilmiş durumda; bu süreç Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu'nun yazacağı raporlara bağlı olmak kaydıyla ilerleyecek. Yani anlaşma metni burada doğrudan nükleer faaliyetlere atıf yapıyor" ifadelerini kullandı. Sürecin nükleer denetimlerle doğrudan ilintili olduğunu belirten Olçar, bu durumun anlaşmanın en hassas noktalarından biri olduğunun altını çizdi.

ABD-İran arasında 19 Haziran'da İsviçre'de imzalanacak mutabakat zaptının 14 maddelik taslağı Arap medyası Al Arabiya tarafından yayınlandı. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü)  ABD-İran arasında 19 Haziran'da İsviçre'de imzalanacak mutabakat zaptının 14 maddelik taslağı Arap medyası Al Arabiya tarafından yayınlandı. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü)

NPT ANLAŞMASI VE ŞAH DÖNEMİNDEN KALAN NÜKLEER MİRAS

İran'ın nükleer konusundaki hukuki dayanaklarına ve tarihsel geçmişine dair çarpıcı bilgiler paylaşan Kemal Olçar, "İran nükleer konusunda 1968 tarihli ve 1970'te yürürlüğe giren NPT (Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması) metnine atıfta bulunuyor. İran bu anlaşmaya imza atan 62 ülkeden bir tanesidir. Anlaşmanın 5. maddesi, İran'ın nükleer zenginleştirme kapasitesini saklı tutmasını ve bu faaliyetleri gerçekleştirebilecek altyapıyı kurabilmesini öngörüyor" şeklinde konuştu.

Nükleer teknolojinin İran'a giriş sürecindeki tarihi tanıklığa dikkat çeken Güvenlik Politikaları Uzmanı Prof. Dr. Uğur Özgöker "Tarihe bakıldığında 1970-71 yıllarında bizzat Amerika Birleşik Devletleri, Şah Rıza Pehlevi döneminde bu teknolojiyi, yani atom bombası yapılabilmesine olanak tanıyan nükleer altyapıyı İran'a verdi" sözleriyle nükleer krizin köklerine ışık tuttu.

14 maddelik taslakta İran'ın nükleer programı ve yaptırımların kaldırılmasının yanı sıra Hürmüz Boğazı'nın açılması gibi ayrıntılar yer alıyor. (AA)14 maddelik taslakta İran'ın nükleer programı ve yaptırımların kaldırılmasının yanı sıra Hürmüz Boğazı'nın açılması gibi ayrıntılar yer alıyor. (AA)

"İRAN İÇİN KÜRESEL GÜÇLERE KARŞI BÜYÜK KAZANIM"

Askeri Stratejist Doç. Dr. Kemal Olçar ortaya çıkan 14 maddelik anlaşma metninde Tahran rejiminin önemli ölçüde avantaj elde edeceğini belirterek; "İran küresel güçler konusunda 14 maddenin tamamında bölgesel ve küresel açıdan çok büyük bir kazanım elde edecek. Dolayısıyla İran öyle güzel bir anlaşmaya imza atacak ki o günü milli gün ilan etsin." dedi.

ABD BİRLİKLERİ ÇEKİLİYOR MU? HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA 30 GÜNLÜK TAKVİM

Bölgedeki askeri hareketlilik ve ABD'nin geri çekilme planlarına dair sıcak bölge bilgilerini aktaran Kemal Olçar, "Anlaşmaya göre Amerika Birleşik Devletleri 30 gün içerisinde bölgedeki abluka birliklerini geri çekecektir. Ancak burada bir detay var; Bahreyn, Katar, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Ürdün gibi ilk kuşaktaki ülkelerde bulunan Amerikan askeri varlığı bu kapsamın dışında tutuluyor" dedi. İran'ın egemenlik vurgusuna değinen Olçar, "İran, etrafında egemenliğini tehdit edecek herhangi bir Amerikan varlığı olmayacağını söylüyor." ifadelerini kullandı.

ABD-İran arasındaki barış anlaşmasının bazı maddeleri (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü)  ABD-İran arasındaki barış anlaşmasının bazı maddeleri (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü)

İRAN'IN ÜÇ SACAYAĞI ÜZERİNE KURULU GÜVENLİK MİMARİSİ

İran'ın bölgedeki yeni stratejik konumunu ve mutlak güç arayışını analiz eden Kemal Olçar, "İran kendi güvenlik mimarisini üç ana sacayağı üzerine kurdu: Vekil güçler, balistik füzeler ve nükleer kapasite. Karşımızda yeni bir İran değil, daha güçlü ve sisteme entegre edilmeye çalışılan bir rejim var. Trump'ın da belirttiği gibi İran güçlendirilecek. Ancak bu güçlenme sürecinde Hizbullah, Husiler ve Haşdi Şabi gibi vekil güçlerle olan irtibatın nasıl şekilleneceği hala büyük bir soru işareti" şeklinde konuştu.

Olçar, nükleer konusundaki bilgi birikiminin (know-how) hala İran'ın elinde olduğunu ve bunun stratejik bir üstünlük sağladığını vurguladı.

Askeri Stratejist Doç. Dr. Kemal Olçar, yapılacak anlaşma ile İran'ın küresel güçler karşısında büyük bir avantaj elde edeceğini belirterek, Tahran'ın anlaşmanın güvenliği açısından ʺgözlem grubuʺ isteği olduğunu ifade etti. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü)   Askeri Stratejist Doç. Dr. Kemal Olçar, yapılacak anlaşma ile İran'ın küresel güçler karşısında büyük bir avantaj elde edeceğini belirterek, Tahran'ın anlaşmanın güvenliği açısından ʺgözlem grubuʺ isteği olduğunu ifade etti. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü)

İRAN'DAN ANLAŞMANIN GÜVENLİĞİ İÇİN "GÖZLEM GRUBU" İSTEĞİ

Hürmüz Boğazı'ndaki tehlikeli bekleyişin sona ermesi için belirlenen takvimi açıklayan Kemal Olçar, "Hürmüz Boğazı 30 gün içerisinde açılacaktır. Bu 30 günlük sürenin sebebi anlaşmanın 5. maddesinde gizli; çünkü bölgede ciddi bir mayın temizliği faaliyeti yapılması gerekiyor. Denizdeki mayınların yerini güvenliğe bırakması için bu temizlik şart. Ayrıca 60 gün boyunca teknik heyetler tarafından maddelerin detayları incelenecek" sözleriyle bölgedeki sıcak temasın teknik bir inceleme sürecine evrildiğini belirtti.

Olçar ayrıca İran'ın bu anlaşmanın hayata geçmesi için bir gözlem gurubunu istediğini belirtti.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin