Özel'in "B planı" yeni parti mi? CHP eski milletvekilinden çarpıcı sözler: Direnişle şaibeyi yolsuzluğu örtemezsin

Özel'in "B planı" yeni parti mi?  CHP eski milletvekilinden çarpıcı sözler: Direnişle şaibeyi yolsuzluğu örtemezsin

CHP'de "değişim" tartışmaları, tarihi bir ayrılık iddiasıyla yeni bir boyut kazandı. Başkent kulislerinde, Özgür Özel ve ekibinin yeni bir parti kurmaya hazırlandığı konuşulurken, Kemal Kılıçdaroğlu cephesinden "çift başlılığa müsaade yok" mesajı geldi. A Haber muhabiri İlter Yeşiltaş'ın ulaştığı "İstiklal" ve "Hürriyet" partisi kulisleri siyaset gündemini hareketlendirdi. CHP eski milletvekili Yıldıray Sapan, Özel dönemini eleştirerek, İSKİ skandallarını hatırlattı. Sapan, "Direnişle şaibeyi ve yolsuzluğu örtemezsiniz. Yaşananlardan AK Parti'yi sorumlu tutmayın" ifadelerini kullandı.

CHP'de uzun süredir devam eden değişim tartışmaları, parti içinde yeni bir ayrışma yaşanabileceği iddialarıyla yeniden gündemin merkezine oturdu. Özgür Özel ve ekibinin yeni bir siyasi oluşum hazırlığında olduğu yönündeki kulisler konuşulurken, Kemal Kılıçdaroğlu cephesinden gelen açıklamalar parti içindeki gerilimi daha da artırdı. Ankara kulislerini hareketlendiren iddialar ve karşılıklı çıkışlar, CHP'de kritik bir sürecin kapıda olduğu yorumlarına neden oldu.

BAŞKENT KULİSLERİNDE YENİ PARTİ SESLERİ

CHP'de bir süredir devam eden iç savaş, artık bir kopuş noktasına geldi. A Haber muhabiri İlter Yeşiltaş, Ankara'nın kalbinden ulaştığı sıcak bilgileri aktarırken, Özgür Özel ve ekibinin partiden ayrılma ihtimalinin artık çok güçlü bir seçenek olarak masada durduğunu belirtti. İlter Yeşiltaş, "Eninde sonunda Özgür Özel ve arkadaşları Cumhuriyet Halk Partisi'nden ayrılacaklar ve yeni bir partiyle veya mevcut olan bir partiyle yollarına devam edecekler şeklinde çok ciddi iddialar dillendiriliyor" sözleriyle aktardı. Kulislerde bu yeni oluşum için şimdiden isimlerin konuşulduğunu vurgulayan Yeşiltaş, İlter Yeşiltaş, "İstiklal Partisi, Hürriyet Partisi gibi iddialar, isimler kulislerde konuşuluyor. İddialar her iki taraftan da görüş aldığımızda gerçeğe yakın görünüyor" ifadelerini kullandı.

OLAĞANÜSTÜ KURULTAY ÇIKMAZA GİRDİ: HUKUKİ BARİKAT!

Özgür Özel ve ekibinin son ana kadar zorladığı "Olağanüstü Kurultay" talebi, hukuki bir duvara çarpmış durumda. İlter Yeşiltaş'ın aktardığı bilgilere göre, Kılıçdaroğlu'nun avukatı Celal Çelik ile Özgür Özel'in avukatı Çağlar Çağlayan arasında yapılan görüşmede krizin boyutu netleşti. İlter Yeşiltaş, "Celal Çelik'le Özgür Özel'in avukatı Çağlar Çağlayan bu konuyu değerlendirdiler ve olağanüstü kurultayın mümkün olmadığını Celal Çelik bir kez daha muhatabına dile getirdi" şeklinde konuştu. Bir tedbir kararının söz konusu olduğunu belirten Yeşiltaş, hukuken kurultayın gerçekleşemeyeceğini, bu durumun da Özel cephesini yeni parti kurma noktasına daha da yaklaştırdığını ifade etti.

YILDIRAY SAPAN'DAN ZEHİR ZEMBEREK ANALİZ: "ÖZGÜR ÖZEL NESNE OLMAYA ÇOK YAKIN!"

CHP eski milletvekili Yıldıray Sapan, A Haber ekranlarında yaptığı değerlendirmelerle siyaset gündemine bomba gibi düştü. Özgür Özel ve ekibinin partideki "gerilimden beslendiğini" iddia eden Sapan, Özgür Özel'in etrafındaki yapılanmaya dikkat çekti. Yıldıray Sapan, "Özgür Özel grubunda destek aldığı söylenen gruba bir bakın, ne kadarı partili? Özgürlüğü kısıtlanmış marjinal grupların destekleri de anlaşılıyor. Kullanılan yöntemler bize hep o marjinal grupların yöntemlerini andırıyor" sözleriyle aktardı. Sapan ayrıca Özgür Özel'e sert bir uyarıda bulunarak, Yıldıray Sapan, "Özgür Özel sizin geleceğinizi kurgulayan bir lider olabilir ama aynı zamanda onun nesnesi olmaya da çok yakınsınız. Nesne olmasınlar, çünkü bunun sonucunda çok büyük pişmanlıklar olacaktır" ifadelerini kullandı.

KILIÇDAROĞLU'NUN "ARINMA" OPERASYONU VE YOLSUZLUK MESAJI

Kemal Kılıçdaroğlu, parti içindeki bu çalkantılı dönemde sadece koltuk kavgasıyla değil, bir "arınma" süreciyle de gündemde. Yıldıray Sapan, Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşmenin detaylarını paylaşırken, Genel Başkan'ın tek derdinin partiyi dedikodulardan ve illegal yapılardan temizlemek olduğunu belirtti. Yıldıray Sapan, "Kemal Bey'in tek derdi partiyi dedikodulardan uzak tutup arındırmak. Arındırmaya kimler itiraz edebilir ki? Arınmak istemeyenler!" şeklinde konuştu. Öte yandan Kılıçdaroğlu'nun yolsuzluk operasyonlarına dair MYK'da verdiği mesajlar da net: Kemal Kılıçdaroğlu, "Yolsuzluk varsa biz ne yapabiliriz? Belge, bilgi varsa biz bir şey yapamayız. Ama operasyonun siyasi olduğunu görürsek de mücadelemizi veririz" sözleriyle aktardı.

BELEDİYE BAŞKANLARINDAN "ÇİFT BAŞLILIK" UYARISI

Büyükşehir Belediye Başkanları Mansur Yavaş, Vahap Seçer ve Zeydan Karalar'ın Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşme de siyasetin sıcak temas noktalarından biri oldu. Başkanların partideki durumdan duydukları rahatsızlığı dile getirmesi üzerine Kılıçdaroğlu'nun tavrı sertleşti. Kemal Kılıçdaroğlu, "Diyaloğa açığız ama çift başlılığa müsaade edemeyiz" diyerek otoritesini sarsmaya çalışan hamlelere kapıyı kapattı. Kılıçdaroğlu ayrıca kendisine yönelik "hain" suçlamalarına da tepki göstererek, Kemal Kılıçdaroğlu, "Bana 78 yıllık ömrünü bu vatana adamış bu adama hain diye bağıranları duydum. Ben hesap soracağım, hesap! Herkes bunu bilsin" ifadelerini kullandı.

TARİHİ EŞİK: 9 HAZİRAN GRUP TOPLANTISI

CHP'deki bu büyük depremin en somut yansıması 9 Haziran'daki Meclis Grup Toplantısı'nda yaşanacak. Kemal Kılıçdaroğlu'nun bu tarihi ve saati bizzat işaret etmesi, Özgür Özel ile kürsü savaşına gireceği yorumlarını beraberinde getirdi. İlter Yeşiltaş, Kılıçdaroğlu'nun mahallelerden başlayarak tertemiz bir kurultay süreci yönetmek istediğini vurgularken, Yıldıray Sapan ise Özel'in Anıtkabir'deki tavrını "çocukça" bularak sert eleştirdi. Sapan, Yıldıray Sapan, "Atatürk'ün evindesin, cebinden çıkarıyorsun Genel Başkan... Bu çok çocukça, yakışır mı? Gerçek bir lider Nutuk'u başucu kitabı yapar, Mavi Gözlerle dünyaya bakar" şeklinde konuştu. Siyasetin kalbi Ankara'da, CHP'nin kaderi ise artık bu kritik kopuşun nasıl gerçekleşeceğine kilitlenmiş durumda.

"DİRENİŞLE ŞAİBEYİ, YOLSUZLUĞU ÖRTEMEZSİN"

Olaya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla da dikkat çeken CHP eski Milletvekili Yıldıray Sapan, yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

"Özel yapayalnız bile kalabilir. İSKİ skandalı bize ne kadar mâl oldu? Siz kalkıyorsunuz 170 bin euro, iki araba parasını içerideki dekora harcıyorsunuz. Hem de milletin parasıyla. Bunun AK Parti ile falan ilgisi yok. Kendi kendilerine operasyon çektiler burada. Direnişle şaibeyi, yolsuzluğu örtemezsin"

CHP'DE FETÖ VE CASUSLUK DEPREMİ: "KILIÇDAROĞLU'NU BİRİLERİ YÖNLENDİRDİ!"

CHP içerisinde yaşanan sancılı süreci ve partiden ihracını değerlendiren Yıldıray Sapan, siyaset arenasındaki tarihi tanıklığını A Haber ekranlarında paylaştı. Sapan, dışarıda kendisine sürekli ne zaman kovulduğunun sorulduğunu belirterek, durumun aslında onurlu bir duruşun sonucu olduğunu vurguladı. Kemal Kılıçdaroğlu'nun belirli bir dönemde bazı odaklar tarafından yönlendirildiğini iddia eden Sapan, Türk siyasetinde "ne kadar çok üye, o kadar iyi" anlayışının tehlikeli bir noktaya evrildiğini savundu. Sapan, "Üye ile seçmen ayrımına maalesef bazen varamıyorlar. Üye partinin yönetimini, ilçe başkanını, il başkanını ve nihayetinde kurultay delegelerini belirler" sözleriyle, üye yapısındaki değişimin aslında parti yönetimini ele geçirme operasyonu olduğunu aktardı.

4 BİN ÜYEDEN 14 BİNE: CHP'DEKİ 'SIR' YÜKSELİŞ

2010 yılında Kılıçdaroğlu'nun "daha fazla üyemiz olsun" diyerek yönlendirildiğini ve partiye "ne idüğü belirsiz" kişilerin doldurulduğunu iddia eden Yıldıray Sapan, kendi bölgesinden çarpıcı bir örnek verdi. Sapan, "Benim Merkez İlçe Başkanlığı yaptığım dönemde 4 bin üyem vardı. Ben ayrıldıktan sadece 6 ay sonra bu sayı 14 bine çıktı. Bu insanlar kimdir?" sorusunu sorarak, CHP'nin geleneksel üyelik muhafazakarlığının nasıl yıkıldığını anlattı. Normal şartlarda bir üyenin 6 ay boyunca "mırmırlar" denilen tecrübeli partililer tarafından didik didik araştırıldığını hatırlatan Sapan, bu denetim mekanizmasının kasten devre dışı bırakıldığını iddia etti.

UYUYAN HÜCRELER VE TARİKAT SIZMALARI: "FETÖ OLAYI BİTMEDİ"

Türkiye'de FETÖ tehdidinin geçmediğini, aksine "uyuyan hücrelerin" tüm partilere sızdığını savunan Yıldıray Sapan, dehşet verici iddialarda bulundu. "FETÖ olayı bitti mi? Kesinlikle hayır. Belki de en çok bize dolmuştur" diyen Sapan, Kılıçdaroğlu'nun bu durumun yeni farkına vardığını ifade etti. Sapan, partiye sızan yapıları şu sözlerle deşifre etti:

"Nakşibendi tarikatından tutun, Menzil tarikatına, FETÖ'cüsüne kadar hepsi o üyeliklerde var. Ben bunu yorumlamıyorum, biliyorum." Bu sızmaların arkasında CIA ve Mossad gibi küresel istihbarat servislerinin "cirit attığını" öne süren Sapan, CHP'nin bir devlet yönetme iddiası varken bu şekilde ele geçirilmesinin Türkiye'nin güvenliği için büyük bir risk oluşturduğunu vurguladı.

ZAMAN GAZETESİ ABONELERİ CHP'YE Mİ KAYDEDİLDİ?

Kılıçdaroğlu döneminde partiye yapılan üye kayıtlarının niteliği hakkında şoke eden detaylar veren Sapan, "Zaman Gazetesi aboneliği olanları partiye aldılar" iddiasını dile getirdi. CHP'li isimlerin Zaman Gazetesi'ne demeçler verdiğini, ilanlar ve reklamlar gönderildiğini hatırlatan Sapan, "CHP'nin kanıyla Zaman Gazetesi uyuşmaz. Bir CHP'li Zaman Gazetesi okumaz" sözleriyle, partinin genetik kodlarıyla oynandığını belirtti. Kılıçdaroğlu'nun iyi niyetli bir şekilde partiyi büyütmek isterken bu sinsi planı fark edememiş olabileceğini söyleyen Sapan, artık bir "arınma" sürecinin kaçınılmaz olduğunu kaydetti.

CHP İÇİNDEN YENİ PARTİ ÇIKAR MI?

Programda ilk olarak Özgür Özel'in "CHP'den ayrılırsak oyumuz %3-5 olur" çıkışı ve yeni bir parti kurma ihtimali masaya yatırıldı. Bu kritik soruya geçmişten örneklerle cevap veren Yıldıray Sapan, "Partiden geçmişle analiz edelim bunu, daha önce partiden ayrılıp da parti kuranlar oldu, yakın zamanda da örneği var Muharrem Bey ve ondan önce de oldu ama hep ayrılanlar zarar gördü" ifadelerini kullandı. Sapan, CHP'nin sıradan bir yapı olmadığını vurgulayarak, "Çünkü bu parti devlet kurmuş bir parti, sadece devlet kurmakla kalmamış, bu partinin geçmişinde Türkiye'nin en önemli konularında Cumhuriyet Halk Partisi kararlar almıştır" sözleriyle partinin tarihsel ağırlığına dikkat çekti.

TARİHİ TANIKLIK: MİLLİ MÜCADELE'DEN DEVRİMLERE CHP İMZASI

Yıldıray Sapan, CHP'nin köklerinin Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'ne dayandığını hatırlatarak siyasetin ateş hattından tarihi bir ders verdi. Yıldıray Sapan, "Milli mücadele biliyorsunuz Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin kurulmasından sonra başladı, bu milli mücadele kararını alan o Cumhuriyet Halk Partisi'nin önceki hali olan Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'dir, bu çok önemli bir karardır ve milli mücadeleyi kazanmıştır" dedi. Devrimlerin altında da aynı imzanın olduğunu belirten Sapan, "Sonra devrimler yapıldı, inkılaplar yapıldı, Cumhuriyet Halk Partisi yapmıştır, bütün önemli kararlarda hep Cumhuriyet Halk Partisi'nin imzası vardır" şeklinde konuştu.

DÜNYA SİYASETİNDE CHP ETKİSİ

Sapan, CHP'nin sadece iç değil, dış siyasetteki tarihi hamlelerini de örnekleyerek bugünkü tartışmaların sığlığını eleştirdi. Türkiye'nin savaş dışı kalma başarısını hatırlatan Yıldıray Sapan, "Mesela II. Dünya Savaşı'na sokulmadı, o zamanki dünya nüfusunun yüzde 3'ü yüzde 4'ü ölmüşken bizim askerimizin burnu bile kanamadı Cumhuriyet Halk Partisi'nin kararıyla" ifadelerini kullandı. Deniz Baykal dönemindeki kararlılığa da değinen Sapan, "Efendime söyleyeyim işte Kardak krizi mesela, Deniz Baykal vardı o zaman rahmetle anıyorum, onun kararı; buna benzer bir sürü örnek verebiliriz" sözleriyle CHP'nin devlet aklını temsil ettiği dönemleri anlattı.

ÖZGÜR ÖZEL'E SERT ELEŞTİRİ: "KOMİK GELİYOR"

CHP'den kopuş hazırlığında olanlara yönelik sert ifadeler kullanan Sapan, bu hamlelerin başarı şansının olmadığını dile getirdi. Yıldıray Sapan, "Dolayısıyla böyle bir partiyi ayrılıp da ezeceğim, yüzde 3 alacak falan demek hani komik geliyor bana, yani çok komik" dedi. Bu rüzgarın yapay olduğunu savunan Sapan, "Ama kısa vadede hani böyle bir rüzgar alırsınız arkanıza sizi destekleyenler itekleyenler dedim ya o marjinal gruplar, onlar sizi heveslendirebilirler ama sonuçta CHP'nin seçmeni çok bağlıdır" ifadeleriyle partinin kemik kitlesine işaret etti.

SANDIKTAKİ GERÇEK: "ÜYE OLSA BİLE ALTI OK'A BASAR"

CHP seçmeninin psikolojisini ve sandık başındaki tavrını analiz eden Sapan, yeni parti hayalleri kuranları uyardı. Yıldıray Sapan, "CHP'nin seçmeni sandığa gittiğinde sana üye olsa bile Altı Ok'a atar, bu böyle yani hayal kuruyorlar" sözleriyle seçmen sadakatinin sarsılmaz olduğunu vurguladı. Bu iddiaların arkasında belirli odakların olduğunu öne süren Sapan, "Biraz da yandaş medyanın, maaşlı medyanın biraz da teşvik etmesiyle ortaya atılan iddialar bunlar, ben öyle bir başarı görmüyorum, hiç görmüyorum; zaten bu rüzgar da çok kısa bir zaman sonra sönecektir" şeklinde konuştu.

SİLİVRİ'DEN GELEN GİZEMLİ TALİMAT: "KILIÇDAROĞLU'NU YILDIRIN"

Programda Abdulkadir Selvi'nin "Silivri'den Özgür Özel ekibine talimat gitti" iddiası da hararetli bir şekilde tartışıldı. Sapan, bu provokatif süreci değerlendirirken Kılıçdaroğlu'na yönelik baskı planlarını yorumladı. Silivri'den "Direnin ve Kemal Kılıçdaroğlu cephesini yıldırın, gitmek zorunda kalacaklar" şeklinde bir baskı olduğu yönündeki iddialar üzerine Yıldıray Sapan, "O zaman bunlar Kemal Bey'i hiç tanımamışlar, yani Kemal Bey'in parti içindeki geçmişine bakın geri vites yapacak birisi değil Kemal Bey, onu korkutamazsınız, yani öyle biri değil" ifadelerini kullandı.

KILIÇDAROĞLU CEPHESİNDE SICAK TEMAS: "PES DİYECEK BİRİ DEĞİL"

Baskı ve yıldırma politikalarının Kılıçdaroğlu üzerinde sökmeyeceğini belirten Sapan, parti içi muhalefetin yöntemlerini eleştirdi. Yıldıray Sapan, "Hani bir sürü insanla kapısına dayanalım baskı yapalım işte küfredelim bilmem örgüt baskısı yaratalım belediye başkanlarıyla falan hep birlikte, yani Kemal Bey desin ki 'Ulan belediye başkanları da bunların yanında, milletvekilleri de bunların yanında, örgüt de bunların yanında, pes' diyebilecek biri değil Kemal Bey, Kemal Bey çok dirençli bir insandır" sözleriyle genel başkanın duruşunu savundu.

İHANET VE SADAKAT HATTI: "ANNE-BABA BAĞINDAN DAHA ÜSTÜN"

Sapan, CHP'deki aidiyet duygusunun dışarıdan gelenlerce anlaşılamayacağını, partinin bir "mutfak" kültürü olduğunu belirtti. Yıldıray Sapan, "Gerçek partililer, işte şimdi partiye sonradan dahil olduğunuzda, partinin mutfağından gelmediğinizde, parti kültürü almadığınızda, ahlaken mükemmeliyetçi olmadığınızda böyle düşünürsünüz; 'Ben giderim arkama da bakmam' ama gerçek partili gitmez" dedi. Partiye olan bağlılığı çarpıcı bir benzetmeyle anlatan Sapan, "Çünkü bizim partideki bağlılık, aidiyet duygusu demin de söyledim çok farklıdır, bakın anne-baba bağından daha üstündür, samimi söylüyorum, anneyle babayla kavga ettirir parti" ifadelerini kullanarak deşifresini tarihi bir vurguyla tamamladı.

"BÖCEK'İN YAPTIKLARINI TÜM ANTALYA BİLİYOR"

Eski CHP Milletvekili Yıldıray Sapan, Muhittin Böcek'in itiraflarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunarak kesinlikle doğru olduğunu söyledi. Sapan, "Kendisi söylüyor bunu, ötesinde söylenecek bir şey yok. Bu parti içinde zaten konuşulan bir şeydi" dedi.

Geçmiş dönemlerdeki parti içi bağış uygulamalarını hatırlatan Sapan, bağış ile rüşvet arasındaki farkın net şekilde ayrılması gerektiğini belirtti. İddialara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sapan, adaylık süreçlerinde bu ölçekte para trafiğinin kabul edilemeyeceğini belirterek şöyle konuştu:

"Bu, bağış değil suçtur. Bağış adı altında yapılan ödemelerin kuralları ve sınırları bellidir. Ben bugüne kadar aday olmak için partiye para verildiğini ilk kez duyuyorum. 2011 seçimlerinde adaylığımız açıklandıktan sonra seçim çalışmalarında kullanılmak üzere kendi aramızda cüzi miktarlarda para topladık ve bir araç alarak partiye hediye ettik. Bu dayanışmadır. Ancak burada söz konusu olan rakamlar çok farklı. 1 milyon eurodan bahsediliyor. Ardından 950 bin euro, 200 bin dolar ve 15 milyon liralık başka ödemeler gündeme geliyor. Bu paraların nerede kullanıldığı ve kimlere aktarıldığı da bilinmiyor. Soruşturma ilerledikçe yeni detayların ortaya çıkabileceğini düşünüyorum."

CHP'li belediyelere yönelik yürütülen soruşturmalar ve gündeme gelen iddiaları değerlendiren eski CHP Milletvekili Yıldıray Sapan, iş insanları ile belediyeler arasındaki ilişkilere dikkat çekti. Sapan, bazı yöneticilerin yetkilerini kullanarak iş insanlarını baskı altına alabildiğini öne sürerken, ortaya atılan iddiaların arkasındaki mekanizmaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Sapan, "Bir yatırım yapmak isteyen iş insanını dürüst olmayan bir yönetim anlayışıyla belirli noktalardan sıkıştırırsanız, o kişi işini sürdürebilmek adına zafiyet gösterebilir. Örneğin bir otelin önünde, normal şartlarda izin verilmeyecek bir yapılaşma söz konusuysa ve bu durum işletmeye ciddi kazanç sağlayacaksa, belediyenin vereceği karar kritik hale gelir. İzin süreçlerinin bu tür durumlarda kişisel çıkarlara alet edilmesi ise ciddi sorunları beraberinde getirir. İşte iddialara konu olan kirli ilişkiler ve rüşvet mekanizmaları da tam bu noktada devreye giriyor" ifadelerini kullandı.

"UŞAK KONUSU İĞRENÇ BİR DURUM, ŞU AN SEÇİM OLSA CHP KAZANAMAZ"

Programda CHP'li belediyelerin karıştığı usulsüzlüklere değinilirken, Uşak Belediyesi'ndeki skandallara da ayrı bir parantez açıldı. Yıldıray Sapan, "Uşak konusu iğrenç bir durum. Seyirciden bu tabiri kullandığım için özür dilerim ama hakikaten tolere edilebilecek bir durum değil" diyerek tepkisini dile getirdi.

Bu büyük rüşvet ve meşruiyet krizinin ardından CHP'nin Antalya ve Türkiye genelinde sandığa gömüleceğini belirten Sapan, realist bir siyasi analiz yaparak sözlerini şöyle tamamladı:

"Bu saatten sonra bunları elimine edecek argümanlar geliştirmeden, daha düzgün insanları milletin önüne koymadan seçim alınabilir mi? Gerçekçi olmak gerekirse hiç sanmıyorum. Şu anda bir seçim olsa, kesinlikle 'CHP kazanır' dersem yalan söylemiş olurum. Ortada kimsenin sahip çıkamayacağı, sarsıcı bir rezalet var. Çünkü her iki taraf da kirli!"

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin