ABD’nin küresel kuşatma planı devrede! Hedef Çin: Anahtar Hürmüz Boğazı

Giriş Tarihi: Son Güncelleme:
ahaber.com.tr - Özel Haber
ABD’nin küresel kuşatma planı devrede! Hedef Çin: Anahtar Hürmüz Boğazı

SABAH Gazetesi Dış Haberler Müdürü Bercan Tutar, A Haber ekranlarında küresel siyasette öne çıkan yeni stratejik hamlelere ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. ABD’nin küresel gücünü sürdürmek amacıyla Çin’i hem deniz hem de kara hatlarında çevrelemeye çalıştığını belirten Tutar, bu stratejinin odak noktalarının Hürmüz ve Malakka boğazları olduğunu ifade etti.

ABD'nin küresel güç stratejisindeki yeni yönelimler ve Çin'i çevreleme politikası A Haber ekranlarında detaylı şekilde ele alındı.

SABAH Gazetesi Dış Haberler Müdürü Bercan Tutar, Washington'ın enerji ve ticaret hatları üzerindeki stratejik hamlelerini değerlendirirken; Hürmüz Boğazı'ndan Orta Asya'ya uzanan geniş kapsamlı planın arka planına ilişkin dikkat çeken analizler paylaştı.

DENİZDEN KUŞATMANIN İLK ADIMI: HÜRMÜZ VE MALAKKA HATTI

ABD'nin Pasifik ve Hint Okyanusu'ndaki hakimiyetini tahkim etmek istediğini belirten Bercan Tutar, "Denizden kuşatabilmesi için ilk önce şu Hürmüz meselesini çözmesi lazım. Eğer Hürmüz Boğazı üzerinden hem enerji hem de ticaret nakil yollarını eline geçirebilirse, buradan sonraki aşaması Malakka Boğazı olacaktır. Endonezya ve Malezya üzerinde Amerika'nın çok stratejik yakın ilişkileri var. Bu bölgeleri kontrol ettiği zaman zaten Çin'in bütün deniz ticaretini abluka altına almış olacak" ifadelerini kullandı.

Bölgenin ticari önemine de değinen Tutar, "Dünya ticaretinin yüzde 30'u buradan geçiyor. Malakka'dan günlük 23 milyon varil petrol akıyor. Burayı kontrol ettiğinizde Güney Çin Denizi'ni ve dolayısıyla Çin'in bütün ticaretini kontrol edersiniz" sözleriyle küresel ambargonun boyutlarını gözler önüne serdi.

ABD’nin Çin’i denizden kuşatma planında Hürmüz ve Malakka boğazları kilit rol oynuyor (Fotoğraf: ahaber.com.tr-Ekran görüntüsü)ABD’nin Çin’i denizden kuşatma planında Hürmüz ve Malakka boğazları kilit rol oynuyor (Fotoğraf: ahaber.com.tr-Ekran görüntüsü)

"HÜRMÜZ PROJESİ ASKERİ DEĞİL, SİYASİ BİR HAMLE"

ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndaki askeri varlığını ve "özgürleştirme" söylemini değerlendiren Tutar, "Bugünkü Hürmüz'ü özgürleştirme projesi askeri bir proje değil, siyasi bir projedir. Amerika burada 'İran'a saldırı düzenleyeceğim' amacı gütmüyor. Mayınları temizlemeye ve küresel ticaretin akışını sağlamaya çalışıyor. İran'ı baskı altına alarak Hürmüz'ü açmasını sağlamaya çalışıyor çünkü askeri yöntemle bunu yapamayacağını biliyor" dedi.

İran'ın coğrafi avantajlarına dikkat çeken Tutar, "Keşm Adası'nın coğrafi yapısı tüneller ve mağaralarla dolu. Tıpkı Tunceli'de PKK'ya karşı verilen mücadeledeki gibi kilometrelerce tüneller var. İran burada yer altı füze rampaları ve küçük botları için limanlar oluşturmuş. Burayı kontrol etmek çok zor, büyük bir maliyet gerektirir" açıklamalarında bulundu.

Malakka Boğazı’ndan geçen yoğun petrol ve ticaret trafiği stratejik önemi artırıyor (Fotoğraf: ahaber.com.tr-Ekran görüntüsü)Malakka Boğazı’ndan geçen yoğun petrol ve ticaret trafiği stratejik önemi artırıyor (Fotoğraf: ahaber.com.tr-Ekran görüntüsü)

KARADAN KUŞATMA: TÜRK DÜNYASI VE ORTA KORİDOR

Çin'in dış dünyaya açılma çabalarının engellenmek istendiğini vurgulayan Bercan Tutar, "Çin'in açılması Rusya üzerinden olacaktı ancak Ukrayna savaşı nedeniyle bu hat akamete uğradı. Şimdi tek açılacağı yer Türk dünyası üzerinden Hazar, Kafkasya ve Türkiye hattıdır. Buna 'Orta Koridor' deniliyor. Amerika'nın hedefi, 2025 ve 2026 strateji belgelerinde de belirtildiği üzere Çin'i hem denizden hem karadan kuşatmaktır" ifadelerini kullandı.

ABD'nin bölgedeki uzun vadeli planını ise Tutar, "Amerika'nın amacı İran'ı yıkıp Irak veya Afganistan benzeri bir sürece dönüştürmek değil, rejimle anlaşıp Orta Asya'ya, Hazar'ın doğusuna hükmetmektir. Hem Rusya'yı hem Çin'i Türk dünyası üzerinden dengelemek istiyorlar. Bu büyük projeden vazgeçmeyecekler" sözleriyle aktardı.

TRUMP VE ÇİN'E KARŞI "HAVUÇ VE SOPA" STRATEJİSİ

ABD'nin iç siyaseti ve dış politika stratejileri arasındaki bağa değinen Tutar, "Çin, 2017'deki Trump ziyaretinde büyük bir yumuşama bekliyordu ancak Trump, Covid ve ticaret savaşlarıyla Çin'i direkt hedef gösterdi. Şimdi 15-16 Mayıs'ta yeni bir görüşme planlanıyor. Trump'ın Çin'e karşı eli, Hürmüz krizini istediği gibi çözemezse zayıflar. Ancak çözemese bile Amerika Çin'i zorlamaya devam edecektir. Amerika bu rejimle ya havuçla ya da sopayla bir şekilde anlaşmak zorunda; başka yolu görünmüyor" değerlendirmesinde bulundu.

Mobil uygulamalarımızı indirin