Amerikan hegemonyası çözülüyor mu? A Haber’de çarpıcı analiz: Japonya-G.Kore-Almanya işgal altında
İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan ve ABD hegemonyasına dayanan statüko temelinden sarsılıyor. Başkan Erdoğan’ın "Dünya 5’ten büyüktür" çıkışıyla işaret ettiği adaletsiz sistemin sonuna gelinirken, A Haber’de konuşan uzman isimler, “Pasifik’ten Avrupa’ya uzanan Amerikan "işgal" ağı nasıl çözülüyor?” sorusunu analiz etti. İşte devletlerin tarihi rollerine geri döndüğü, sınırların ve stratejilerin yeniden yazıldığı sürece dair dikkat çeken değerlendirmeler…
ABD'nin Pasifik'ten Avrupa'ya uzanan askeri varlığı üzerinden küresel güç dengelerinde yaşanan değişim A Haber ekranlarında değerlendirildi. Gazeteci Dr. Murat Özer ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı Doç. Dr. Cüneyt Küsmez, İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan ABD merkezli düzenin yeniden tartışmaya açıldığını belirtti. Küresel sistemin hangi yönde evrildiğine ilişkin analizlerde, dünya düzeninin kritik bir dönüşüm sürecine girdiği ifade edildi.
İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI SONRASI KURULAN DÜZEN YIKILIYOR
Küresel sistemin büyük bir değişim eşiğinde olduğunu vurgulayan Gazeteci Dr. Murat Özer, mevcut dünya düzeninin artık sürdürülebilir olmadığını belirterek, "İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra oluşan düzenin çatırdayıp yok olmaya başladığını görüyoruz. Cumhurbaşkanımızın sürekli 'Dünya 5'ten büyüktür' derken işaret ettiği o düzen yıkılıyor. Almanya'daki 35 bin Amerikan askeri gerçekten Almanları Ruslara karşı mı koruyordu, yoksa Almanya'nın gerçek bir devlete dönüşmesini mi engellemeye çalışıyordu? İkinci Cihan Harbi'nden beri süren durum bu" ifadelerini kullandı.
Bu sürecin yalnızca Avrupa ile sınırlı kalmayacağını belirten Özer, Güney Kore ve Japonya gibi ülkelerin de daha bağımsız ve milli politikalara yöneleceği bir döneme girildiğini ifade etti.

PASİFİK'TEN AVRUPA'YA: AMERİKAN İŞGALİ GERÇEĞİ
Bölgesel güçlerin bağımsızlık arayışına dikkat çeken Murat Özer, "Japonya da işgal altındadır, Güney Kore de işgal altındadır, Almanya da işgal altındadır. 1950'lerden itibaren gördüğümüz gerçek, Amerikan varlığının hem Avrupa'da hem de Pasifik'te etkili olduğudur. Ancak bu düzen değişecek" sözleriyle süreci değerlendirdi.
Trump'ın dış politika yaklaşımının bu dönüşümü hızlandırdığını belirten Özer, ABD'nin artık Avrupa'daki mevcut yapıyı sorguladığını ifade ederek, "Bu kadar küçük devlete neden ihtiyaç var?" yaklaşımının öne çıktığını aktardı.
ALMANYA'NIN KIRILAN ONURU VE TARİHSEL BİRİKİMİ
Almanya'nın Avrupa'daki konumunu tarihsel perspektifle değerlendiren Murat Özer, "Birinci Dünya Savaşı'ndan mağlup çıkan Almanya, yoğun baskı nedeniyle büyüyerek bu baskıyı kırmayı hedefledi ve İkinci Dünya Savaşı'nda büyük bir güç haline geldi. Bugün ise Avrupa'nın en büyük ekonomik gücüne sahip; ancak askeri anlamda sınırlı bir kapasiteye sahip. Avrupa'da gerçek anlamda öne çıkan ülke Almanya'dır" ifadelerini kullandı.
Özer, Almanya'nın sahip olduğu tarihsel birikim sayesinde askeri kapasitesini hızlı şekilde dönüştürebileceğini de vurguladı.
STRATEJİK BOŞLUK VE TÜRKİYE'NİN NÜFUZ ALANI
Ukrayna-Rusya savaşıyla birlikte ABD'nin bölgedeki etkisinin zayıflamasının yeni bir güç boşluğu oluşturduğunu belirten, Almanya ve Japonya'nın bu durumu fırsata çevirmeye çalıştığını ifade etti.
Türkiye'nin bu süreçteki rolüne de dikkat çeken Özer, "Türkiye'nin kendi bölgesi içerisinde nüfuz alanını genişletmesi bir tesadüf değil. Bu, hem izlenen politikaların sonucu hem de tarihin zorladığı bir süreçtir. Suriye, Lübnan ve Irak'ta bu etkinin daha da artacağını göreceğiz. Herkes tarihi rollerine geri dönüyor. İkinci Dünya Savaşı ile bugün arasındaki duraklama süreci sona eriyor" şeklinde konuştu.

SINIRLARINDAN MEMNUN OLMAYAN TEK ÜLKE: SIRBİSTAN
Harita üzerindeki olası risklere dikkat çeken Uluslararası İlişkiler Uzmanı Doç. Dr. Cüneyt Küsmez, "Haritaya baktığımızda şu anda sınırlarından memnun olmayan tek ülke Sırbistan. Ancak bu durumun değişmeyeceği anlamına gelmez" dedi.
Geçmişteki revizyonist politikaları hatırlatan Küsmez, "Birinci ve İkinci Dünya Savaşları'nda bu politikaları yöneten Almanya'ydı. Eğer bugün yeniden 'büyük Almanya' ideali gündeme gelirse; Avusturya, Sudetler bölgesi ya da Polonya'daki Alman nüfusun yaşadığı alanlar üzerinden yeni tartışmalar ortaya çıkabilir. Bu da ciddi bir risk oluşturur" ifadelerini kullandı.

ABD STRATEJİSİNİN ÇÖKÜŞÜ: "SENİN STRATEJİN YOK!"
Almanya'dan gelen açıklamaların küresel etkilerine değinen Küsmez, "Merz'in 'Senin stratejin çökmüştür' sözleri son derece çarpıcı. Almanya gibi bir ülkenin bu tür ifadeler kullanması kolay değil. Bu, Avrupa'nın uluslararası güvenlik politikalarında daha fazla söz sahibi olmak istediğinin bir göstergesidir" şeklinde konuştu.
Bu çıkışın yeni bir dönemin başlangıcı olabileceğini belirten Küsmez, Avrupa'nın artık daha bağımsız bir güvenlik perspektifi geliştirmeye yöneldiğini ifade etti.



