ABD’den İran’a "Japonya" taktiği! 400 milyar dolarlık yıkımın perde arkası aralandı
Dünya ekonomisinin şah damarı Hürmüz Boğazı'nda barut kokusu geniz yakıyor! ABD’nin ablukası ve İran’ın “Hürmüz’ü kapatırım” restiyle tırmanan krizde, 400 milyar dolarlık devasa bir yıkım tablosu ortaya çıktı. Çin’in sessizliğini bozarak İran’a yaptığı uyarıdan, ABD’nin 1930’larda Japonya’ya uyguladığı “stratejik silahsızlandırma” modelini İran üzerinde devreye soktuğu iddialarına kadar birçok kritik başlık gündemde. A Haber’de konuşan Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Anar Ali , Orta Doğu’nun kaderini belirleyecek üç senaryo masaya yatırdı.
Hürmüz Boğazı merkezli gerilim, ABD'nin ablukası ve İran'ın sert karşı hamleleriyle küresel ekonomiyi sarsan yeni bir krize dönüşürken, bölgede 400 milyar doları aşan yıkım tablosu tartışılıyor. A Haber'de değerlendirmelerde bulunan Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Anar Ali, Çin'in devreye giren uyarılarından ABD'nin "stratejik silahsızlandırma" iddialarına uzanan geniş bir jeopolitik çerçeve çizdi. Krizin seyrine ilişkin üç farklı senaryo masaya yatırılırken, Hürmüz Boğazı'ndaki fiili kontrol ve hukuki tartışmalar sürecin en kritik başlıkları arasında yer aldı.
ÇİN'İN SESSİZLİĞİ BOZULDU: 10 MİLYON KONTEYNERLİK TEHLİKE!
Küresel ticaretin kalbinin attığı boğazlarda yaşanan gerilim, sessiz dev Çin'i de harekete geçirdi. Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Anar Ali, Çin'in Malakka, Hürmüz ve Tayvan boğazlarına olan hayati bağımlılığına dikkat çekerek, "Her ay 10 milyon konteynerin hareket ettiği bu hattın yaklaşık %90'ı bu boğazlar üzerinden geçiyor. Çin bugüne kadar sessizdi ancak ABD ablukası sonrası İran'a 'Hürmüz Boğazı'nı açın' yönünde uyarıda bulundu. Çünkü günlük 2 milyon varil petrol akışı bu süreçte sekteye uğradı. Çin, Gwadar Limanı üzerinden Pakistan-Çin ekonomik hattı devreye girene kadar ABD ile doğrudan gerilime girmek istemiyor" ifadelerini kullandı.
Dr. Anar Ali: ABD-İran savaşında Çin sessizliğini bozdu (Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)
İSRAİL VE ABD'NİN "JAPONYA" TAKTİĞİ: STRATEJİK BASKI MODELİ
ABD'nin mevcut stratejisinin tarihsel köklerine inen Anar, İran'a uygulanan baskının geçmişteki yöntemlerle benzerlik taşıdığını vurgulayarak, Amerika'nın Japonya'ya yönelik stratejisini hatırlattı. Anar, "Amerika'nın Japonya'yı nasıl köşeye sıkıştırdığını iyi bilmek gerekir. 1930'larda Japonya'yı öyle bir noktaya getirdiler ki ya tamamen teslim olacaktı ya da savaşı göze alacaktı. Bu süreç Pearl Harbor'a giden yolu açtı. Şimdi benzer bir yaklaşım İran, Hamas ve Hizbullah'a karşı uygulanıyor. Amaç stratejik silahsızlandırma; yani rakiplerin askeri kapasitesini tamamen kontrol altına almak" şeklinde konuştu.
"YENİLMEDİYSEK KAZANDIK" MANTIĞI VE FİİLİ HÜRMÜZ KONTROLÜ
İran'ın savaş sürecindeki duruşu ve Hürmüz Boğazı üzerindeki fiili etkisini değerlendiren Anar Ali, bazı teknik ifadeler de netleştirildiğini belirterek, "İran'ın yaklaşımı şu: 'Bu savaşta tamamen yenilmediysem, direnmiş sayılırım.' Asimetrik savaş teknikleriyle Hürmüz üzerinde fiili bir kontrol alanı oluşturdu. Resmi bir kapatma ilan edilmese de, kendi karasularından geçen gemilerden geçiş ücreti talep edildiği belirtiliyor. Bu ücret ödenmediğinde geçişe izin verilmediği yönünde iddialar bulunuyor. Bu durum fiili bir kontrol mekanizması oluşturuyor" diye konuştu.
Anar Ali: İran asimetrik savaş teknikleriyle Hürmüz'de fiili bir kontrol mekanizması oluşturdu (Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)
400 MİLYAR DOLARLIK YIKIM: EKONOMİK VE STRATEJİK HASAR
Savaşın İran ekonomisi ve altyapısı üzerindeki etkisi rakamlarla ortaya konuldu. 15 bine yakın hedefin vurulduğunu belirten Dr. Anar Ali, "İran içinde yaklaşık 400 milyar dolarlık bir ekonomik kayıptan bahsediliyor. Bu rakam, ülkenin yıllık gayrisafi yurt içi hasılasına oldukça yakın. Vurulan noktalar arasında askeri tesisler, sanayi merkezleri ve altyapı unsurları bulunuyor. Bu kapasitenin yeniden inşası en az 10 yıl sürebilir" dedi.

