22 Nisan planı A Haber’de deşifre oldu! Pentagon’dan İran’a sinsi pusu: İlk ateşi sen aç

Giriş Tarihi:Son Güncelleme:
ahaber.com.tr Haber Merkezi
22 Nisan planı A Haber’de deşifre oldu! Pentagon’dan İran’a sinsi pusu: İlk ateşi sen aç

Orta Doğu’da tansiyon düşmek bilmezken, Amerika Birleşik Devletleri’nin bölgedeki askeri hareketliliği ve "abluka" adı altındaki sinsi stratejisi gün yüzüne çıkıyor. Emekli İstihbarat Albay Dr. Hüseyin Fazla, A Haber ekranlarında bölgedeki sıcak gelişmeleri, ABD’nin çelişkili açıklamalarını ve 22 Nisan için hazırlanan amfibi çıkarma planının perde arkasını tek tek deşifre etti. Fazla, Basra Körfezi’nden Hürmüz Boğazı’na, Çin ile yapılan gizli pazarlıklardan İran’ın dağ altı sığınaklarını açmasına kadar uzanan bu tehlikeli süreçte, Tahran’a "ilk atışı sen at” tuzağının yapıldığına dikkat çekti.

ABD'nin Basra Körfezi'ndeki askeri hareketliliğini ve bölgeyi abluka altına alma stratejisini değerlendiren Emekli İstihbarat Albay Dr. Hüseyin Fazla, Washington'ın "ateşkes" maskesi altında aslında sinsi bir savaş hazırlığı içerisinde olduğunu açıkladı. Pentagon'un 22 Nisan tarihine odaklandığını ve amfibi çıkarma harekatı için uçak gemilerini saldırı menziline yaklaştırdığını belirten Fazla, bölgedeki devasa yığınaklanmanın tüm teknik detaylarını deşifre etti. İşte bölgeyi ateş çemberine alacak o kirli planın tüm teknik detayları...

CENTCOM VE TRUMP ARASINDAKİ DERİN ÇATLAK

Bölgedeki askeri hareketliliği ve ABD'nin stratejik adımlarını değerlendiren Emekli İstihbarat Albay Dr. Hüseyin Fazla, "Trump'ın açıklamalarıyla CENTCOM'un açıklamaları çelişiyor. Hatta nereyi abluka altına aldıklarına dair ifadeler de farklı. Şimdi CENTCOM limanlardan bahsediyor ama bahsettiği tüm limanlar Basra Körfezi'nin içinde yer alıyor" ifadelerini kullandı. CENTCOM'un "tüm limanları abluka altına aldım, buradan kuş uçurtmam" iddialarının sahadaki gerçeklerle örtüşmediğine dikkat çeken Fazla, "Bu realitede yok, çünkü Basra Körfezi'nin içindeki İran gemilerini veya oradan çıkanları durduracak bir mekanizma mevcut değil. Abluka dediğiniz zaman hem girişi hem çıkışı tamamen kesmeniz gerekir" sözleriyle durumun ciddiyetini ortaya koydu.

(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

ULUSLARARASI SULARDA HUKUKSUZ DURDURMA OPERASYONLARI

ABD gemilerinin stratejik olarak konumlandığı noktaların "focal point" yani odak noktası olduğunu belirten Dr. Hüseyin Fazla, "Şu bölge olsa olsa yakın abluka bölgesi olur ancak ABD gemileri oraya girmiyor. Niye girmiyor? Çünkü güvenli değil" dedi. ABD'nin fırkateynlerini ve uçak gemilerini, İran'dan gelebilecek hızlı hücum botu saldırılarını engelleyecek şekilde uzakta konumlandırdığını belirten Fazla, "Tankerleri açık alanda durduruyorlar. Açık alanda durdurduğunuz zaman bu işlem uluslararası sularda gerçekleşmiş oluyor. İran'ın kara suları içinde bir tankeri durdurmak ile uluslararası sularda durdurmak arasında büyük fark var. Uluslararası hukuk açısından ABD'nin bu gemileri durdurmaya yetkisi yok" şeklinde konuştu.

(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

ÇİN'E AYRICALIK, DÜNYAYA BLOKAJ: BAYRAK AYRIMI SİYASETİ

ABD'nin bölgedeki deniz trafiğinde ciddi bir çifte standart uyguladığını vurgulayan Dr. Hüseyin Fazla, "Uluslararası hukukta yetkisi olmadığı için muhtemelen arada bazı gemilere 'geç' diyor. Burada bir bayrak ayrımı yapıyorlar" dedi. Rusya'nın bölgede çok etkin olmadığını ancak Çin, Hindistan, Güney Kore ve Japonya'nın hayati öneme sahip olduğunu belirten Fazla, "Japonya ve Güney Kore şu an beklemede, Hindistan alternatif yollar arıyor ancak Çin gemilerinin buradan geçtiğini biliyoruz. ABD, Çin gemilerini durdurmuyor. Orada çok ince bir nüans var" ifadelerini kullandı.

(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

REJİM DEĞİŞİKLİĞİ Mİ, NÜKLEER TEHDİT Mİ?

Savaşın başlangıcından bu yana geçen 50 günlük süreci analiz eden Dr. Fazla, "40-50 gündür Irak'a, Kuveyt'e, Bahreyn'e ve İsrail'e fırlatılan füzeleri konuştuk. 'Rejimi devirecekler, uranyumu ele geçirecekler' denildi. Ancak ABD'nin 2000'li yıllardan bu yana İran'a yönelik tehdit tanımlamasında hep nükleer silah vardı, rejim değişikliği ön planda değildi" dedi. Bölgedeki Amerikan varlığına son verme tehditlerinin ve direniş ekseni üzerinden yürütülen vekil savaşlarının bugün farklı bir noktaya evrildiğini belirten Fazla, "Şu an gelinen noktada ne nükleer ne rejim değişikliği gündemde; artık savaşın ya da ateşkesin kaderini belirleyecek olan nokta bu abluka ve yığınaklanma süreci" sözleriyle aktardı.

22 NİSAN PLANI: AMFİBİ ÇIKARMA İÇİN GÜN SAYILIYOR!

ABD'nin şu anki sessizliğini "zorlayıcı diplomasi" ve "zaman kazanma" olarak nitelendiren Emekli Albay Hüseyin Fazla, "Şu anda bir ateşkes dönemindeyiz ama ABD'nin yığınaklanmaya ihtiyacı var. Blokaj yaparken ateş etme niyeti yok, sadece gemileri durduruyor. Ancak teknik olarak ülkeyi oraya hapsettiği için aslında ateşkesi bozmuş oluyor" dedi. 22 Nisan tarihinin kritik bir eşik olduğunu belirten Fazla, "Boxer görev grubu yolda geliyor. Tripoli gemisi zaten burada ve CENTCOM'dan 'daha da yaklaş' talimatı aldı. Uçak gemilerini 400-500 kilometreye kadar yaklaştırdılar çünkü menzilleri uzaktan yetmiyor. 22 Nisan'dan itibaren bir amfibi çıkarma harekatı yapacak şekilde ön yığınaklanma tamamlanıyor" ifadelerini kullandı.

(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

İRAN'A "İLK ATEŞİ SEN ET" TUZAĞI

ABD'nin stratejik bir pusu kurduğunu belirten Dr. Hüseyin Fazla, "Burada büyük bir tuzak var. ABD, İran'ın kendisine saldırmayacağını farz ediyor ama eğer bir saldırı olursa, ateşkesi bozan tarafın İran olmasını istiyor. İran saldıran pozisyona düştüğü an, ABD o kafasındaki büyük harekatı başlatacak" dedi. Bu süreçte İran'ın 22 Nisan'a kadar sabretmesi gerektiğini ancak Tahran'ın da boş durmadığını belirten Fazla, "Pakistan ile yapılan görüşmelerin detayları net değil ama İran şu an ateşkesi fırsat bilip nefes alıyor. Bombalanan bölgeleri, dağların içindeki o meşhur dehlizlerin girişlerini açtı. Yeni füzeler tedarik ediyor. Yani İran da aktif bir şekilde savaşa hazırlanıyor" şeklinde konuştu.

(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

HAVA SAHASI KONTROLÜ VE TESLİMİYET SENARYOSU

Bölgedeki hava sahası kontrolünün karmaşıklığına değinen Fazla, "Irak'ta, Suriye'de, hatta o bölgenin genelinde gerçek bir hava sahası kontrolü yok" dedi. Kazakistan'ın İbrahim Anlaşmaları üzerinden sürece dahil edilmeye çalışılmasını da yorumlayan Dr. Fazla, "ABD şu an 'beni ciddiye al' diyerek İran yönetimini baskılıyor. 28 Şubat öncesindeki yığınaklanmanın bir benzerini yaşıyoruz. Ancak bu sefer askeri çatışma ihtimalinden ziyade, ABD'nin bu baskıyla bölgeden istediklerini alma ihtimali yükseliyor. Tahran yönetiminin bu ağır baskı karşısında muhtemelen biraz daha boyun eğeceğini değerlendiriyorum" sözleriyle analizini noktaladı.

Mobil uygulamalarımızı indirin