Orta Doğu’da müzakere çıkmazı! ABD ve İsrail’in İran görüşmeleri kara harekatı için bir maske mi?

Giriş Tarihi:Son Güncelleme:
ahaber.com.tr - Özel Haber
Orta Doğu’da müzakere çıkmazı! ABD ve İsrail’in İran görüşmeleri kara harekatı için bir maske mi?

Soykırımcı İsrail ile birlikte meşru bir harekâtmış gibi Orta Doğu’yu kana bulayan ABD’nin, İslamabad’daki müzakere görüşmesinden erken kalkması ve ardından Trump’ın yeni bir müzakere sinyali vermesinin arkasında yatan gerçekler ne? Trump, İran’a yönelik bir kara harekâtı için zaman mı kazanmaya çalışıyor? A Haber ekranlarına konuk olan gazeteci Mete Sohtaoğlu, bu kördüğüm çıkmazına dair açıklamalarda bulunarak Trump’ın “ya büyük anlaşma ya devasa saldırı” noktasına gelen o kritik ültimatomunu tüm detaylarıyla deşifre etti.

Orta Doğu'da kanlı ortağı İsrail ile birlikte kaos planlarını devreye sokan ABD, İran'ı köşeye sıkıştırmak için başlattığı müzakere sürecinde umduğunu bulamadı.

İslamabad'daki masaya kendi dayatmalarıyla oturan Washington yönetimi, İran'ın taviz vermeyen tutumu ve ABD menfaatlerine hizmet etmeyen maddeler karşısında masayı terk etti.

Bölgeyi savaş ve kaosla dizayn etmeye çalışan Donald Trump yönetiminin tam olarak neyi hedeflediği belirsizliğini korurken, ABD'den, bu kez müzakere görüşmelerinin ikinci turunun yapılacağına dair açıklama geldi.

Müzakere masasında yaşanan krizin ardından Rusya Güvenlik Konseyi'nden tarihi bir uyarı geldi. Moskova, Washington ve Tel Aviv'in yürüttüğü "barış" görüşmelerinin aslında büyük bir askeri harekatın kamuflajı olduğunu iddia etti.

Rusya Güvenlik Konseyi, "ABD ve İsrail'in İran'la yürütülen görüşmeleri yeni bir askeri saldırının hazırlık zemini olarak kullanabileceği" uyarısını yaparak tehlikenin boyutuna dikkat çekti.

RUSYA'DAN "DİKKAT" UYARISI: MÜZAKERELER BİR MASKE Mİ?

Rus yetkililer, Washington ve Tel Aviv'in "Barış görüşmelerini İran'a karşı olası bir kara operasyonunun hazırlığı için kullanabileceği" şeklindeki ifadeleriyle uluslararası kamuoyunu yaklaşan savaş tehlikesine karşı uyardı.

Rusya'dan gelen bilgileri değerlendiren Gazeteci Mete Sohtaoğlu, "Rusya Güvenlik Konseyi'ne göre müzakereler İran'a karşı kara harekatı planlaması için bir örtü olabilir. Rusya buradan 'Dikkat! Bir kara harekatı gerçekleşebilir' mesajını veriyor" ifadelerini kullandı.

Bölgedeki askeri yığınağın sadece bir gözdağı olmadığını vurgulayan Sohtaoğlu, harekatın stratejik rotasını haritalar üzerinden anlattı.

Fotoğraf (ahaber.com.tr-arşiv)Fotoğraf (ahaber.com.tr-arşiv)

STRATEJİK ADALARA ABD ASKERİ Mİ ÇIKACAK?

Hürmüz Boğazı'nın kontrolü için kilit noktada bulunan adalar üzerindeki baskıya dikkat çeken Mete Sohtaoğlu, "Geçtiğimiz hafta İslamabad'da Amerika Birleşik Devletleri'nin bir kez daha teklif ettiği; Küçük Tunb, Ebu Musa ve Büyük Tunb adalarının bulunduğu üç noktaya ABD askerlerinin ya da bağlı güçlerin çıkması planlanıyor. Temel amaç boğazın trafiğe açılması ve güvenliğinin sağlanmasıdır" sözleriyle bölgedeki sıcak temas hazırlıklarını aktardı.

Fotoğraf (ahaber.com.tr-arşiv)Fotoğraf (ahaber.com.tr-arşiv)

MEKRAN SAHİLİNE AMFİBİ ÇIKARTMA TEHLİKESİ

Harekatın karaya taşınma riskini değerlendiren Sohtaoğlu, İran'ın Mekran bölgesine yönelik senaryoyu, "Bu gördüğümüz Mekran bölgesine bir amfibi çıkartma olabilir. Yaklaşık 60-70 kilometrelik bir alandan bahsediyoruz. Bu sahilde Konarak bölgesini tuttuğunuz zaman, 17 Nisan'daki İngiltere toplantısıyla beraber kademeli bir zorlamayla Hürmüz Boğazı'na giriş olabilir" şeklinde konuştu.

Fotoğraf (ahaber.com.tr-arşiv)Fotoğraf (ahaber.com.tr-arşiv)

22 NİSAN GECE YARISI: YA BÜYÜK ANLAŞMA YA DEVASA SALDIRI

Dünyanın kilitlendiği kritik tarihi açıklayan Mete Sohtaoğlu, "22 Nisan, Trump'ın verdiği ültimatomun ya da bir müzakere tarihinin son tarihi. Ya 22 Nisan Çarşamba gece yarısı Trump'ın coşkuyla duyuracağı bir büyük anlaşma göreceğiz ya da iki tarafın birbirini son kez kroşe atarak yıkmaya çalışacağı kısa ama sınırlı ama devasa bir saldırı dalgası göreceğiz" ifadelerini kullandı.

Fotoğraf (ahaber.com.tr-arşiv)Fotoğraf (ahaber.com.tr-arşiv)

ÇİN VE HİNDİSTAN'IN YATIRIMLARI HEDEFTE Mİ?

Operasyonun ekonomik boyutuna ve enerji hatlarına değinen Sohtaoğlu, "İran'ın Cask Adası'na kadar olan alternatif boru hattı bölgesi çok kritik. Özellikle Konarak bölgesini ve limanını, yani Çin'in ve Hindistan'ın çok yatırım yaptığı Çabahar'ı tuttuğunuz zaman İran'ı tam anlamıyla baskı altına almış olursunuz" sözleriyle bu bölgelerin operasyonun öncelikli hedefi olabileceğini dile getirdi.

Fotoğraf (ahaber.com.tr-arşiv)Fotoğraf (ahaber.com.tr-arşiv)

ABD'NİN YENİ SAVAŞ STRATEJİSİ VE AMFİBİ GÜÇLER

ABD ordusunun 2030 projeksiyonundaki değişimlerini anlatan Mete Sohtaoğlu, "ABD artık karada klasik asker görmeyeceğimiz bir yapıya geçiyor. Diego Garcia bölgesinden ağır bombardıman uçaklarını konuşlandırabildiği yeni bir yapı bu. USS Boxer veya USS Tripoli gibi amfibi hücum gemileri, üzerlerinde 20 tane F-35B ve Osprey helikopterleriyle geliyor. Bu devasa güç ABD'nin acizliğinden değil, olası bir saldırı için son hazırlıkların yapıldığını gösteriyor" şeklinde konuştu.

Fotoğraf (ahaber.com.tr-arşiv)Fotoğraf (ahaber.com.tr-arşiv)

Sahadaki askeri birikmenin siyasi sebeplerine değinen Sohtaoğlu, her tarafın bir zafer ilan etmeye ihtiyacı olduğunu belirterek, "İsrail'de seçim var ve Netanyahu'nun durumu parlak değil. Trump'ın Senato ve Temsilciler Meclisi'ni kaybetme riski var. İran tarafında ise Kalibaf ve Arakiçi gibi isimlerin Devrim Muhafızları generalleriyle yan yana olduğu bir yönetim dönüşümü yaşanıyor. Herkes bir son kroşe atmak istiyor. Bence asıl pazarlık, 22 Nisan sonrası kurulacak bu yeni düzende İran'ın rolünün ne olacağıdır" ifadelerini kullandı.

Orta Doğu’da müzakere çıkmazı! ABD ve İsrail’in İran görüşmeleri kara harekatı için bir maske mi? - 7

Mobil uygulamalarımızı indirin