Orta Doğu barut fıçısı! Katil Bibi'den İran'a tehdit: Parmağımız tetikte!

Orta Doğu’da perde arkasında yürütülen diplomatik temaslar hız kazanırken, sahadaki gerilim adeta patlama noktasına ulaştı. Cumartesi günü bir araya gelmesi beklenen ateşkes masası, son açıklamalar ve askeri hareketlilikle birlikte daha kurulmadan kırılgan bir zemine oturdu. Bir yanda Donald Trump’ın “Ordu fethe hazır” çıkışı tansiyonu yükseltirken, diğer yanda İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun “Çatışmaları yeniden başlatmaya hazırız, parmağımız tetikte” sözleri sürece adeta benzin döktü. A Haber’e konuşan uzmanlar, İsrail’in Orta Doğu’daki politik siciline dikkat çekerek önemli açıklamalarda bulundu.
Orta Doğu'da ateşkes için diplomatik temaslar sürerken, sahadan gelen sert açıklamalar ve artan askeri hareketlilik bölgeyi yeniden kritik bir eşik noktasına taşıdı. Cumartesi günü toplanması beklenen masa daha kurulmadan tartışmaların ve tehditlerin gölgesinde kalırken, Donald Trump ve Binyamin Netanyahu'dan gelen peş peşe açıklamalar gerilimi tırmandırdı. A Haber'de bölgedeki gelişmelere ilişkin konuşan Akademisyen Yeliz Albayrak ve Gazeteci Abdülkadir Selvi, krizin yalnızca askeri değil, enerji ve küresel güç dengelerini de kapsayan çok katmanlı bir satranç oyununa dönüştüğüne dikkat çekti.
BİR SONRAKİ FETİH İÇİN SABIRSIZLANAN BİR ORDU
Bölgede ateşkes görüşmeleri konuşulurken, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları artarak devam ediyor. Süreçteki sıcak açıklamalar ise ABD'nin eski Başkanı Donald Trump'tan geldi. Trump, "Muhteşem ordumuz hazırlıklarını yapıyor ve dinleniyor, bir sonraki fetih için sabırsızlanıyor" ifadelerini kullanarak bölgedeki gerilimi zirveye taşıdı. Hemen ardından CENTCOM'dan gelen açıklamayla bölgedeki yeni yığınakların sürdüğü ve uçak gemilerinin rotasını Orta Doğu'ya çevirdiği duyuruldu. Trump'ın bu açıklamasına dikkat çeken Akademisyen Yeliz Albayrak, "Trump'a sorulduğunda bu saldırıları yokmuş gibi değerlendiriyor; 'Biz savaştayız, olabilir böyle şeyler' diyor. Ancak bu bir fetih değil, Birleşmiş Milletler'e göre yapılan her şey savaş suçudur; yıkılan köprüler, okullar ve enerji hatları buna dahildir" şeklinde konuştu.
(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)
MASADAKİ UYUŞMAZLIK: URANYUM VE HÜRMÜZ ÇATIŞMASI
Ateşkesin koşulları konusunda taraflar arasında derin bir uçurum bulunuyor. Şartların sayısı üzerinde bile mutabık kalınamadığını belirten Yeliz Albayrak, "Uranyum meselesinde hemfikir değiller. İran bunu kendi hakkı olarak görürken, ABD bu kapasitenin sıfırlanmasını şart koşuyor" ifadelerini kullandı. Albayrak ayrıca Hürmüz Boğazı meselesinin de büyük bir kriz alanı olduğunu vurgulayarak, ABD'nin askeri varlığını bölgeden çekme talebine Washington'un "Biz bir süre daha buradayız" yanıtını verdiğini aktardı.
(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)
İSRAİL'İN SABOTAJ PLANI VE YENİ İŞGAL NOKTALARI
Lübnan meselesi, ateşkesin en büyük kilit taşı olarak öne çıkıyor. İsrail'in süreci sabote ettiğini ifade eden Yeliz Albayrak, "İsrail kesinlikle bu işin bitmesini istemiyor. Önünde başka çıkarlar var. Bakın, bir ülkede 34 yeni yerleşim ve işgal noktası onaylandı. Gazze'de Refah'ı kapatma politikaları sürüyor. Sadece saldırılara devam etmekle kalmıyor, aynı zamanda Suriye, Irak ve diğer bölgelerde de yeni çatışma alanlarına yatırım yapıyor" değerlendirmesinde bulundu.








