Dünya ekonomisinde kriz çanları! Trump'ın ateşkesten başka çaresi yok

Terör devleti İsrail, ABD-İran'ın ateşkes anlaşmasını bozarak Lübnan'a gerçekleştirdiği ağır bombardıman ile katliamlarını sürdürüyor. Başkent Beyrut'ta büyük bir yıkım yaşanırken, çok sayıda sivil katlediliyor. A Haber'de Sebep Sonuç programına katılan AA Orta Doğu Haberleri Müdürü Turgut Alp Boyraz, Lübnan'da yaşanan soykırımı ve bölgedeki son gelişmeleri aktardı. Boyraz Trump'ın savaş ile birlikte birçok gerçekle yüzleştiğini belirterek "Bir seçim yapmak zorunda. Lübnan'daki savaşın devam etmesindense onu durdurup ateşkesi kurtarmayı yeğleyecektir. Çünkü içeride çok sıkışmış durumda çünkü dünya ekonomisi ciddi derecede zarar aldı.
ABD ve İran'ın ateşkes kararı almasının ardından katil İsrail, anlaşma şartlarını bozarak Lübnan'a yoğun bir bombardıman başlattı. Başkent Beyrut 10 dakika içerisinde 100'den fazla saldırıya uğrarken, son 24 saatte 254 sivil hayatını kaybetti. Netanyahu rejimi gün boyunca katliamlarını sürdürürken, milyonlarca Lübnanlı evlerini terk ederek çadırlarda hayatta kalma mücadelesi veriyor.
Yaşanan insani yıkım A Haber'de Melih Altınok ile Sebep Sonuç programında masaya yatırılırken, AA Orta Doğu Haberleri Müdürü Turgut Alp Boyraz Beyrut'taki saldırıları, ABD'nin İran ile ateşkes sürecini ve dünya ekonomisinde yaşanan krizi ele alarak değerlendirmelerde bulundu.
Foto: AA
İSRAİL'İN KİRLİ SAVAŞ PLANI: DAHİYE DOKTRİNİ
İsrail'in sivil kayıpları bir savaş aracı olarak kullandığını vurgulayan Turgut Alp Boyraz, "İsrail, hedef almak için, suikast düzenlemek için 10 çocuğu, 20 çocuğu öldürmekten çekinmiyor. Orada herhangi bir Hizbullah üyesi ya da İran içerisinden bir asker olmasa bile bunu yapabiliyor ve bu da tarihe 'Dahiye Doktrini' olarak geçti." sözleriyle siyonist rejimin acımasızlığını gözler önüne serdi. Boyraz, bu kanlı stratejinin coğrafi ve siyasi kodlarını şu cümlelerle aktardı: "Dahiye Lübnan'ın başkenti Beyrut'un çeperleri, Hizbullah'ın güçlü olduğu, Şii nüfusun ve Hizbullah tabanının ağırlıklı olduğu yer. Neden bu ismi aldı? Daha önce Lübnan'a saldırılarında şöyle bir strateji izlemişti: Sivilleri yoğun bir şekilde vurarak halkı yıldırmak, onların arasından İsrail'e karşı savaşan örgüte ya da devlete karşı isyan ettirmek. Bu çerçevede hedef Hizbullah. Karşıdaki örgüte de 'Bakın biz sizin sivillerinizi acımadan öldürüyoruz, dolayısıyla geri adım atın' diye mesaj vermek." dedi.
A Haber - Ekran Görüntüsü
OKULLAR VE KÖPRÜLER HEDEFTE: SİVİL ALTYAPIYA ALÇAK SALDIRILAR
İsrail'in sadece Lübnan'da değil, bölge genelinde benzer bir yıkım politikası izlediğini belirten Turgut Alp Boyraz, "İsrail bunu Gazze'de de uyguluyor, hatta Beyrut'a saldırılar başlamadan önce Filistin topraklarında da uyguladı, İran'da da uyguladı. Hatırlayalım, ilk vurulan yerlerden birisi okuldu, sivil köprüler vuruldu." şeklinde konuştu. İsrail'in saldırılarını meşrulaştırmak için kullandığı çelişkili ifadelere de dikkat çeken Boyraz, "Şimdi İsrail, tam ateşkesten bir gün önce köprüleri vuracağım, buraları Devrim Muhafızları kullanıyor dedi. Tren istasyonlarını vuracağım, bunlar askeri dedi ama aynı zamanda da 'sivil halk bunları saat 9'a kadar kullanmasın' dedi. Eğer bunlar askeri hedefse sen sivil halka neden çağrı yapıyorsun? Dolayısıyla İsrail'in sivil altyapıyı ve halkı hedef alarak karşısındaki düşman güçleri yıldırma politikası tarihsel olarak zaten var, bugün de bunu uyguluyor." ifadelerini kullandı.








