CANLI | İsrail'den Beyrut'a bombardıman! Yeni hava saldırıları başladı, çok sayıda ölü ve yaralı var

İşgalci İsrail ordusu Lübnan’a yeni hava saldırıları başlattı. Başkent Beyrut’a 10 dakika içerisinde 100 hava saldırısı gerçekleştirildiği bildirildi. Saldırıda çok sayıda ölen ve yaralanan olduğu kaydedilirken, A Haber ekipleri bölgedeki son gelişmeleri katliamın merkezi Beyrut'tan aktardı.
ABD ile İran arasında 15 günlük ateşkes sağlanırken, İsrail ordusu ise Lübnan'ın başkenti Beyrut'a yeni hava saldırıları başlattı. 100'den fazla hedefin vurulduğu belirtilen saldırıda çok sayıda ölen ve yaralanan oldu. A Haber muhabiri Ata Gündüz Kurşun bölgedeki son gelişmeleri saniye saniye Beyrut'tan aktardı.
CANLI ANLATIM
İSRAİL’DEN LÜBNAN’A TARİHİN EN KANLI SALDIRISI: ENKAZ ALTINDA YÜZLERCE KİŞİ VAR
İsrail ordusu, Lübnan genelinde tarihin en büyük saldırılarından birini gerçekleştirdi. Başkent Beyrut başta olmak üzere ülkenin dört bir yanını hedef alan bombardımanlarda yüzlerce bina yerle bir olurken, can kaybı her geçen dakika artıyor. Bölgedeki sıcak gelişmeleri saniye saniye takip eden A Haber muhabiri Ata Gündüz Kurşun, dumanların yükseldiği enkaz yığınlarının arasından Beyrut’taki son durumu aktardı.
BEYRUT DUMANLAR ALTINDA: ENKAZ ÇALIŞMALARI BAŞLADI
İsrail saldırılarının ardından Beyrut’un kalbinde arama kurtarma ve enkaz kaldırma çalışmaları hız kazandı. Bölgedeki hareketliliği aktaran Ata Gündüz Kurşun, "Şu an itibarıyla bulunduğumuz bölgeden itfaiye araçları çıkarıldı ve iş makineleri giriş yaptı. Çok yüksek katlı bir binadan bahsediyoruz, yangın kısmen söndürülmüş gibi ama dumanlar yükselirken bir taraftan enkaz kaldırma çalışmaları devam ediyor" ifadelerini kullandı. Kurşun, bölgeden cansız bedenlerin çıkarıldığına bizzat tanıklık ettiklerini belirterek durumun ciddiyetini vurguladı.
LÜBNAN SAĞLIK BAKANLIĞI’NDAN ACİL ÇAĞRI
Hastanelerin yaralılarla dolup taştığı ve tıbbi kapasitenin zorlandığı bildirildi. Bölgedeki insani dramı özetleyen Ata Gündüz Kurşun, "Lübnan Sağlık Bakanlığı ve Lübnan Kızılayı’ndan açıklamalar geldi. Yüzlerce ambulansın hastanelere yaralı taşıdığı belirtiliyor. Sadece Beyrut özelinde 300’ün üzerinde ölü ve yaralı var. Hastaneler kurbanlarla dolmuş durumda ve acil kan ihtiyacı için her gruptan kan verme çağrısı yapılıyor" şeklinde konuştu.
SİYASİ ÇIKMAZ VE MEZHEPSEL YÖNETİM KRİZİ
Saldırılar sürerken Lübnan içerisindeki siyasi bölünmüşlük, bir çözüm bulunmasını zorlaştırıyor. Lübnan’ın çok mezhepli yapısının getirdiği zorluklara değinen Kurşun, "Lübnan’da Cumhurbaşkanı Hristiyan, Başbakan Sünni ve Meclis Başkanı Şii. Bu durum pek çok konuyu çıkmaza sokuyor. Cumhurbaşkanı bir müzakere heyeti oluşturmak istese de Meclis Başkanı, Hizbullah’a yakınlığı nedeniyle buna yanaşmıyor. Bu yüzden bir müzakere masası bile kurulamadı" ifadelerini kullandı.
LÜBNAN YÖNETİMİNDEN SERT TEPKİ: "BARBARCA SALDIRILAR"
Lübnan devlet kademesinden İsrail’e yönelik sert açıklamalar geldiğini belirten muhabir Kurşun, "Lübnan Başbakanı Necip Mikati, kalabalık yerleşim yerlerinin hedef alındığını ve İsrail’in tüm uluslararası çabalara kulak tıkadığını söyledi. Cumhurbaşkanı ise İsrail’in bu saldırılarını 'barbarca' olarak nitelendirdi ve uluslararası toplumun sorumluluk alması gerektiğini vurguladı" sözleriyle Lübnan yönetiminin tepkisini dile getirdi.
LÜBNAN KIZILAYI’NDAN ACİL KAN BAĞIŞI ÇAĞRISI
İsrail’in Lübnan’a yönelik hava saldırılarında başkent Beyrut kısa sürede ağır bombardımana maruz kaldı. 10 dakika içinde 100’den fazla hedefin vurulduğu saldırılarda 300’den fazla ölü ve yaralı olduğu bildirildi. Lübnan Kızılayı, artan yaralı sayısı nedeniyle acil kan bağışı çağrısında bulundu.
"DÜNYA BARIŞININ ÖNÜNDEKİ EN BÜYÜK ENGEL İSRAİL"
Katil İsrail ordusu, siyonist planları doğrultusunda Lübnan'da sivillere yönelik eşi benzeri görülmemiş bir katliama imza atıyor. Sadece Beyrut özelinde 300'den fazla ölü ve yaralının olduğu tahmin edilirken, binalar sivillere uyarı dahi yapılmadan hava saldırılarıyla yerle bir ediliyor. Son saldırıları değerlendiren Askeri Stratejist Dr. Eray Güçlüer, İsrail'in İran ile olan gerilimini bir fırsat bilerek Doğu Akdeniz'deki enerji ve su kaynaklarını ele geçirme hedefini A Haber ekranlarında deşifre etti.
"İSRAİL TERÖR ÖRGÜTÜ GİBİ HAREKET EDİYOR"
İsrail'in barbarca saldırıları karşısında kanının donduğunu belirten Askeri Stratejist Dr. Eray Güçlüer, "İşte bu İsrail terör örgütünün ne barbar bir yapı olduğunu gösteren tarihe geçen en önemli kareler bunlar. ABD ile İran arasındaki olası ateşkesin kalıcı bir barışa dönmesi için İran'ın talep ettiği şartlardan bir tanesi de Lübnan dahil bütün cephelerde saldırıların durmasıydı. Ancak İsrail bu şartları görmezden gelerek kendi emperyalist, sömürgeci, kanlı, sinsi, siyonist politikalarını yürütmek için bir adım durmuyor, kan ve gözyaşını sürekli hale getirmekten geri kalmıyor." ifadelerini kullandı. Kalıcı barışın önündeki en büyük engelin İsrail olduğunu vurgulayan Güçlüer, "Dünya barışı önündeki en büyük engel siyonist İsrail terör örgütüdür. Artık bu saatten sonra asla bu terör örgütüne ben devlet demeyeceğim, kimse de demesin. Çünkü bir devlet refleksiyle değil tam bir terör örgütü olarak hareket ediyor." sözleriyle tepkisini dile getirdi.
"İSRAİL İKİ KOLDAN İLERLİYOR"
İsrail'in Hizbullah ve İran ile olan gerilimi asıl hedeflerini perdelemek için kullandığına dikkat çeken Güçlüer, "İran savaşını Lübnan'a saldırmak için bir fırsat olarak değerlendirdiler. İsrail iki koldan ilerliyor; bir Golan Tepeleri üzerinden doğudan, iki Lübnan'ın sahil şeridinden yaklaşık 15-30 kilometre girmiş durumdalar. Litani Nehri üzerindeki köprüleri vurdular ve şimdi bütün Lübnan'ı, Beyrut'u alma niyetindeler." ifadelerini kullandı. Bu karanlık stratejinin önceden planlandığını belirten Güçlüer, "Bunlar her bir fırsatı, her bir zayıflığı kendilerine avantaja dönüştürmek gayretindeler. ABD'nin bir askeri planı var, İsrail'in de 'ebedi karanlık' adını verdikleri kendi kafalarındaki o karanlığı yansıtan ayrı bir askeri planı var." sözleriyle aktardı.
ASIL HEDEF: DOĞU AKDENİZ VE LİTANİ NEHRİ
İsrail'in masum sivillerin üzerine tonlarca bomba yağdırmasının ardındaki jeopolitik hedefleri açıklayan Güçlüer, "Burada Lübnan üzerinden kendilerine bir alan açmaya çalışıp, en teknolojik silahları savunmasız masum insanlara karşı kullanarak İsrail'i genişletme, İsrail'i büyütme ve kuzeye doğru çıkarma planı var. Doğu Akdeniz'de daha fazla kıyı ve alan elde etme, enerji sahalarını kontrol etme ve Litani Nehri üzerinden hidrografyayı, hidropolitikayı elde etme, durum üstünlüğü sağlama çabalarını bütün dünyanın görmesi lazım." ifadelerini kullandı.
"BÜTÜN DÜNYA AYAĞA KALKMALI"
Lübnan'da son günlerde 129'u çocuk, 97'si kadın, 54'ü sağlık çalışanı olmak üzere 1500'e yakın sivilin katledildiğini ve köylerin patlayıcılarla haritadan silindiğini hatırlatan Güçlüer, "Bugüne kadar ölen binlerin ne günahı var? Oradan göç etmek zorunda kalan o gariban insanların kışta, yağmurda, çamurda aç susuz perişan vaziyette bırakılmalarını hangi vicdan, hangi ahlak, hangi insanlık kabul eder?" ifadelerini kullandı. Ortadoğu'daki bu vahşetin çok daha büyük savaşların önünü açabileceği uyarısında bulunan uzman isim, "Buradaki halkın bu şekilde acımasızca katledilmesine dünya insanlığı dur demeli ve ayağa kalkmalıdır. Herkes bütün dünya demokratik haklarını kullanarak İsrail'e karşı elinden gelen her şeyi yapmalıdır." sözleriyle küresel vicdana acil eylem çağrısında bulundu.






