CANLI | Ateş çemberinde 6. gün: Trump İran'ın başına kimi geçirmeyi hedefliyor? Hamaney’e veda töreni hazırlıkları A Haber’de

Giriş Tarihi:Son Güncelleme:
ahaber.com.tr - Özel Haber
CANLI | Ateş çemberinde 6. gün: Trump İran'ın başına kimi geçirmeyi hedefliyor? Hamaney’e veda töreni hazırlıkları A Haber’de

Orta Doğu’da büyük hesaplaşma giderek derinleşiyor. İsrail ve ABD’nin hamlelerine İran, intikam füzeleri ve Hürmüz Boğazı’nı kapatma restiyle karşılık veriyor. Tahran kamikaze İHA’lar ve sert infazlarla iç cepheyi sağlam tutmaya çalışırken, CIA’in vekil güçler üzerinden bölgeyi istikrarsızlaştırdığı iddiaları da gündemde. Hamaney’e veda töreni hazırlıkları A Haber anbean takip edilirken, Trump'ın İran'ın başına kimi geçirmeyi hedeflediği de merak ediliyor.

28 Şubat'ta masanın devrilmesiyle başlayan kirli savaşta tansiyon zirveye çıktı. Tahran'dan yükselen intikam füzeleri ve Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasıyla bölgede kriz derinleşirken, Emine Kavasoğlu Tel Aviv'den, Ekber Karabağ Tahran'dan, Ata Gündüz Kurşun ise Lübnan'dan ateş hattındaki son durumu aktarıyor. Karşılıklı saldırılar ve perde arkasındaki kirli planların tüm detayları A Haber'de.


İŞTE DAKİKA DAKİKA YAŞANANLAR

CANLI ANLATIM

15:30

KAPIKÖY GÜMRÜK KAPISI’NDA NELER YAŞANIYOR?

Bölgedeki son durumu yerinden takip eden A Haber muhabiri Yüksel Akalan, "Bulunduğumuz alanda rutin geçişlerin devam ettiğini, olağandışı bir hareketliliğin olmadığını belirtelim" ifadelerini kullandı. Akalan, saldırıların ardından sınırda alınan tedbirlere dikkat çekerek, "Savaşın coğrafyası her geçen gün yayılırken Türkiye-İran sınır hattında tüm önlemler en üst seviyede alınmış durumda" sözleriyle aktardı.

VATANDAŞLAR KARA YOLUNA YÖNELDİ

Hava sahasının kapalı olması nedeniyle ulaşımın kara sınır kapılarına kaydığını belirten Akalan, "İran'da bulunan Türk vatandaşları ya da üçüncü ülke vatandaşları, hava sahası kapalı olduğu için kara yolunu kullanarak ülkelerine gitmeye devam ediyor" ifadelerini kullandı. İletişim hatlarındaki sıkıntılara da değinen muhabir, "İnternet ve telefon hatlarındaki kesintiler nedeniyle Türkiye'deki İranlı vatandaşlar ailelerinden haber almakta güçlük çekiyor" sözleriyle sahadaki zorlukları dile getirdi.

RESMİ VERİLER VE GÖÇ DURUMU

Yetkililerin süreci titizlikle yönettiğini vurgulayan Akalan, "Valilerle yapılan toplantı sonucunda olağanüstü bir durumun olmadığı teyit edildi ve 3 Mart verilerine göre kapıdan 2032 giriş, 1966 çıkış yapıldığı açıklandı" ifadelerini kullandı. Sınırda bir göç dalgası beklenmediğini belirten muhabir, "Herhangi bir kitlesel göç hareketliliğinin söz konusu olmadığı resmi makamlarca da paylaşıldı" sözleriyle aktardı.

İRAN İÇERİSİNDE GÜVENLİ ALANLARA GÖÇ BAŞLADI

İran'ın geçiş politikasındaki değişikliklere değinen Akalan, "İran şu an için kendi vatandaşlarının Türkiye'ye geçişini durdurmuş durumda, sadece çift vatandaşlık sahiplerine ve yabancı ülke vatandaşlarına izin veriliyor" ifadelerini kullandı. Halkın büyük şehirlerden uzaklaştığını belirten muhabir, "Vatandaşlar kendilerini güvende hissetmek için Tahran ve Tebriz gibi büyük merkezlerden kırsal bölgelere doğru bir iç göç gerçekleştiriyor" sözleriyle haberini noktaladı.

15:15

KIBRIS ÜZERİNDEN NATO'YU SAVAŞA ÇEKME PLANI MI?

A Haber ekranlarında Ortadoğu'daki son gelişmeleri değerlendiren Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Aylin Ünver Noi, savaşın perde arkasına dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. İran'ın Amerikan üslerine yönelik saldırılarında doğrudan ABD askerlerini hedef almadığını belirten Noi, bölgede yaşanan dron saldırılarının arkasında ABD ve İsrail'in "Sahte Bayrak" (False Flag) operasyonları olabileceği uyarısında bulundu. Noi, özellikle Nahçıvan ve Kıbrıs'a yönelik saldırı iddialarının savaşın tüm bölgeye yayılması için kasten üretilmiş olabileceğini vurguladı.

İRAN ABD ASKERLERİNİ HEDEF ALMIYOR

İran'ın saldırılarının sembolik bir mesaj taşıdığını ifade eden Prof. Dr. Aylin Ünver Noi, "Amerika savaştan önce üslerdeki askerlerini geri çekti. Orada Amerikan askerinin hayatını tehlikeye gireceği bir durum yok. Hedefe tam olarak isabet edilmemişse sadece halk zarar görecektir, Bahreyn, Katar veya Suriye'de... Üslerde Amerikan askerleri yok" sözleriyle aktardı.

İsrail'in İran'a yönelik stratejisini de değerlendiren Noi, "İsrail kaynakları savaşın 4 gün süreceğini söylediler. İlk etapta İran'ı dize getirmek için bir nevi korku silsilesi vermek istiyorlar. Bu anlamda İran'ın eli kolu diye nitelendirebileceğimiz balistik füze depolarını, ikinci olarak deniz kuvvetlerini ve üçüncü olarak da hava savunma sistemlerini felç etmek için uğraşacaklardır" ifadelerini kullandı.

CANLI | Ateş çemberinde 6. gün: Trump İran'ın başına kimi geçirmeyi hedefliyor? Hamaney’e veda töreni hazırlıkları A Haber’de - 1

"SAHTE BAYRAK" OPERASYONLARI İLE SAVAŞ BÜYÜTÜLMEK Mİ İSTENİYOR?

Özellikle Nahçıvan ve Güney Kıbrıs'a yönelik dron saldırısı iddialarının dikkatle incelenmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Noi, bu saldırıların İran tarafından yapılmamış olma ihtimalinin yüksek olduğunu söyledi. Noi, "Nahçıvan'ın hedef alınması enteresan çünkü orada bir Amerikan üssü mevcut değil. İsrail ile Azerbaycan'ın yakın ilişkileri var, Azerbaycan'ın Ermenistan savaşında İsrail'den destek aldığını biliyoruz. İran'ın bu savaşta hedef aldığı ülkelere baktığımızda daha çok Amerika'nın saldırılarının gerçekleştirildiği istihbarat üslerinin olduğu yerlerin hedef olduğunu görüyoruz" sözleriyle aktardı.

Saldırıların arkasında "Sahte Bayrak" (False Flag) operasyonları olabileceğine dikkat çeken Noi, "Eğer İran'dan kalkmadıysa bu kamikaze dronlar, iki olasılık var: Bir, Hizbullah marifetiyle gönderildi. İki, bir 'Sahte Bayrak' operasyonu. Biz Ukrayna-Rusya savaşında bu tür sahte bayrak operasyonlarına çokça tanık olduk. Savaş durumunda propaganda savaşı ve sahte bayrak gibi, savaşı bölgeye yaymak isteyen ülkelerin çıkarlarına hizmet edecek şekilde hareket etmesi çok normal" ifadelerini kullandı.

"BÖLGESEL BİR SAVAŞA DÖNÜŞTÜRÜLMEMELİ"

Güney Kıbrıs'a yönelik saldırı iddialarının arkasında AB ve NATO'yu savaşa dahil etme amacı olabileceğini belirten Noi, "Güney Kıbrıs Rum Yönetimi bir Avrupa Birliği üyesi. Orada böyle bir şeyin işletilme olasılığı var. İngiltere zaten Kıbrıs'ta garantör devletlerden birisi ve üslerini korumaya yönelik bir çaba içerisinde. Ülkeler ihtiyatlı davranıp bunu bölgesel bir savaşa dönüştürmemeli" sözleriyle uyardı. Savaşın uzamasının tüm dünyayı olumsuz etkileyeceğini vurgulayan Noi, "Bu süreç sadece İran, Amerika ve İsrail'i ilgilendirmiyor. Bölgeyi bırakın, bütün dünyayı etkiler bir vaziyete giriyor. Ekonomik anlamda tüm dünyayı etkileyecek bir süreç" ifadelerini kullandı.

14:21

NAHÇIVAN'A DÜŞEN İRAN DRONUNUN GÖRÜNTÜSÜ A HABER'DE

Azerbaycan'a bağlı Nahçıvan Havalimanı İran topraklarından kalkan insansız hava araçlarının hedefi oldu. Dronlardan biri Nahçıvan Havalimanı'na, diğeri ise bir okul binasının hemen yakınına düştü. A Haber ekranlarında canlı yayınlanan görüntülerde, patlamanın şiddetiyle oluşan dev çukur ve dron kalıntıları net bir şekilde görüldü. Olayın ardından bölgedeki okullar tahliye edilirken, yaralıların olduğu bildirildi.

İKİ AYRI NOKTAYA DRON DÜŞTÜ

Nahçıvan'dan sıcak gelişmeleri aktaran AZTV Muhabiri İlham Valiyev, "Sabah yaklaşık 11-12 radelerinde İran'dan gelen iki pilotsuz uçuş aparatı Nahçıvan Beynelhalk Havalimanı'na ve havalimanı yakınındaki bir okul binasının yakınına düştü" ifadelerini kullandı. Valiyev, dronun düştüğü noktadaki devasa çukuru göstererek, "Drone'un düştüğü bu alan okul binasına çok yakın, ancak şans eseri okulda herhangi bir hasar meydana gelmedi" sözleriyle durumu aktardı.

OKULLAR TAHLİYE EDİLDİ, YARALILAR VAR

Saldırı sonrası alınan güvenlik önlemlerine değinen Valiyev, "Tedbir amaçlı olarak hem bu okuldaki hem de Nahçıvan genelindeki tüm kreş ve okullardaki öğrenciler ile öğretmenler tahliye edildi" ifadelerini kullandı. Olaydaki can kaybı ve yaralanma durumuna dair bilgi veren muhabir, "Hücumlar neticesinde 4 kişi yaralandı ve şu anda hastanede tedavileri devam ediyor" bilgisini paylaştı.

BORU HATTI SABOTAJI İDDİALARINA CEVAP

Stüdyoda bulunan Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Ayhan Sarı'nın bölgede petrol boru hattı olup olmadığına dair sorusu üzerine Valiyev, "Nahçıvan'da petrol boru hatları geçmiyor, düşen yerler havalimanı ve bir köy arazisidir" diyerek sabotaj iddialarının gerçeği yansıtmadığını dile getirdi. Valiyev, bölgedeki incelemelerin sürdüğünü belirterek, "Gördüğünüz bu kalıntılar düşen dronun parçalarıdır ve devletin görevlendirdiği yetkili birimler şu anda bu parçaları incelemek üzere topluyorlar" sözleriyle sahadaki son durumu özetledi.

Ahaber
13:59

TRUMP İRAN’IN BAŞINA KİMİ GETİRMEYİ HEDEFLİYOR?

ABD Başkanı Trump’ın İran’a yönelik yeni stratejisi ve Orta Doğu’yu sarsan liderlik tartışmaları A Haber ekranlarında masaya yatırıldı. Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Ayhan Sarı, Trump’ın İran rejimini toptan yok etmek yerine kilit isimleri tasfiye ederek yönetimi kendi çıkarlarına uygun bir yapıya dönüştürmeyi hedeflediğini belirtti. Bölgede yükselen tansiyon ve İsrail’in bu süreci sabote etmeye yönelik gizli operasyonları dikkat çekerken, Türkiye’nin krizdeki kilit arabuluculuk rolü bir kez daha vurgulandı.

TRUMP’IN "VENEZUELA MODELİ" İRAN MASASINDA

Trump’ın İran politikasını geçmişteki hamleleriyle kıyaslayan Dr. Ayhan Sarı, "Trump bu yaklaşımı daha önce Venezuela’da da yapmıştı. Orada 'ben lider olabilirim, yönetimi devralabilirim' diyen şahıslar vardı. Trump, İran rejimini topyekûn silmenin mümkün olmadığını anladı. Bu nedenle daha makul ve kısa vadeli bir hedef olarak, rejimin başındaki 5-10 kişiyi ortadan kaldırıp yerine kendisiyle yakın çalışabilecek isimleri getirme mantığıyla hareket ediyor" ifadelerini kullandı.

İSRAİL DİPLOMASİYİ Mİ BALTALIYOR?

İsrail’in bölgedeki suikastlarının Trump’ın planlarıyla çelişebileceğine değinen Dr. Sarı, "Trump geçtiğimiz günlerde bazı liderlerin öldüğünü, yerlerine gelenlerin de etkisiz hale getirildiğini söyledi. Burada akıllara şu ihtimal geliyor: İsrail, özellikle Trump’ın çalışabileceği rejim içindeki makul isimleri de öldürüyor olabilir. Trump’ın planı rejimi dönüştürmekken, İsrail’in amacı bölgeyi Amerika ile büyük bir kavgaya, iç savaşa ve kaosa sürüklemek" sözleriyle kirli oyunun perde arkasını aktardı.

MOSSAD’IN 'SAHTE BAYRAK' OPERASYONLARI DEŞİFRE EDİLDİ

Bölgedeki istihbarat savaşlarına dikkat çeken Dr. Ayhan Sarı, "Körfez ülkelerinde ve Katar’da yakalanan Mossad ajanları, bölgede 'sahte bayrak' operasyonları yapıldığını gösteriyor. İsrail, Körfez ülkeleriyle İran’ı, İran ile Amerika’yı birbirine kırdırmak istiyor. Tıpkı 70’lerdeki Yom Kippur Savaşı’nda Amerikan gemisini bombalayıp suçu Mısır’ın üzerine yıkmaya çalıştıkları gibi, bugün de benzer bir provokasyon peşindeler" değerlendirmesinde bulundu.

TEK ÇARE TÜRKİYE: "ERDOĞAN YEGANE LİDER"

Ortadoğu’daki ateş çemberinden çıkış yolunun Türkiye’den geçtiğini belirten Dr. Sarı, "Bölgede büyük bir kaosun, mezhep ve etnik savaşların çıkmasını sadece İsrail istiyor. Bu işi durdurup tarafları tekrar masaya oturtacak tek güç Türkiye’dir. Hem Trump’ı hem İran’ı hem de Körfez ülkelerini bir masa etrafında toplayabilecek şu anki yegane ülke Türkiye, yegane lider de Cumhurbaşkanı Erdoğan’dır" ifadeleriyle Türkiye’nin stratejik önemine vurgu yaptı.

Ahaber
13:05

BARZANİ'DEN KRİTİK ÇIKIŞ: SAVAŞA MÜDAHİL OLMAYACAĞIZ!

A Haber canlı yayınında Barzani’nin açıklamalarını yorumlayan Doç. Dr. Kemal Olçar, "Irak şu anda çok ciddi bir risk durumunda. Barzani’nin ‘Savaşa katılmak istemiyorum’ ifadesi, bana göre birileri tarafından Irak’ta görevlendirildiğini ve İran tarafına geçmeyeceği anlamına geliyor. Ancak bu, tamamen savaş dışı kalacağı anlamına gelmez" ifadelerini kullandı. Irak ordusuna entegre olan Haşdi Şabi grubuna dikkat çeken Olçar, "Haşdi Şabi, Şii milislerden mürekkep bir grup ve bölgede büyük bir risk teşkil ediyor. İdlib’deki katliamlarını unutmamak gerekir" sözleriyle bölgedeki mezhepsel dinamiklerin tehlikesine işaret etti.

ABD'NİN IRAK VE SURİYE ÜZERİNDEKİ SİLAH OYUNU

ABD’nin bölgedeki stratejisini eleştiren Olçar, "ABD, Irak'ta Şii bir başbakan istemedi ve orada bir oyun yönetiyor. Süleymaniye bölgesinden İran topraklarına geçişler yapılacağını düşünüyorum" dedi. Terör örgütü PKK/YPG’nin (SDG) silahlandırılmasına da değinen Olçar, "Suriye’deki SDG’ye yaklaşık 8 bin ton civarında sofistike silah verilmişti. Bu mühimmatlar nerede? Bu silahların Irak’ın doğusuna taşınmış olma ihtimalini çok yüksek görüyorum. Eğer SDG bu silahları kullansaydı, Esad hükümetinin operasyonları bu kadar hızlı ilerleyemezdi" şeklinde konuştu.

AVRUPA DEVLETLERİ SAVAŞA MI HAZIRLANIYOR?

Avrupa ülkelerinin bölgeye yönelik askeri hareketliliğini değerlendiren Doç. Dr. Kemal Olçar, "İngiltere, Fransa, Almanya ve Yunanistan gibi ülkeler bu savaşın direkt merkezinde koalisyon gücü olarak yer alıyor. İngiltere üslerini açıyor, Fransa uçak gemisi gönderiyor. Avrupa Birliği, İran’a yapılan taarruzları zımnen destekliyor" dedi. NATO’nun sürece dahil edilme çabalarına dikkat çeken Olçar, "NATO, ABD tarafından bu savaşın içine çekilmek isteniyor. NATO’nun istihbarat kapasitesi çok güçlü ve kurumsal olarak bu savaşa katılması, ABD ve İsrail’in İran operasyonuna meşru bir zemin hazırlar" ifadelerini kullandı.

NATO 5. MADDE VE TÜRKİYE'NİN KONUMU

NATO sözleşmesindeki kritik maddelere değinen Olçar, "NATO’nun 5. maddesinin ilanı için toprak işgali veya doğrudan bir saldırı gerekir. Hatay’a düşen mühimmat parçası teknik olarak bu maddeyi gerektirse de ABD Savunma Bakanı ‘gerek yok’ diyerek konuyu kapatmıştı" dedi. Türkiye gibi ülkelerin şu an için nötr grupta yer aldığını belirten Olçar, "Dünya üzerindeki birçok devlet şu an gizli anlaşmalarla hareket ediyor. Sessiz kalan ve misilleme yapmayan ülkelerin bu tutumu, perde arkasındaki pazarlıkların bir sonucudur" sözleriyle uluslararası diplomasideki gizli dengelere vurgu yaptı.

12:32

HAMANEY'İN CENAZE HAZIRLIKLARINDAN GÖRÜNTÜLER A HABER'DE

İsrail ve ABD'nin İran'a saldırıları sonucu hayatını kaybeden İran Dini Lideri Ali Hamaney'e veda için tören hazırlıkları sürüyor. Cenaze töreninden hazırlıklar A Haber ekranlarına yansıdı.

CANLI | Ateş çemberinde 6. gün: Trump İran'ın başına kimi geçirmeyi hedefliyor? Hamaney’e veda töreni hazırlıkları A Haber’de - 1

Binlerce İranlının katılması beklenen cenaze töreninin 3 gün 3 gece kesintisiz süreceği açıklanmıştı.

CANLI | Ateş çemberinde 6. gün: Trump İran'ın başına kimi geçirmeyi hedefliyor? Hamaney’e veda töreni hazırlıkları A Haber’de - 1

Güvenlik gerekçeleri nedeniyle veda törenini iptal edildiği ve ileri bir tarihe ertelendiği belirtilmişti. 

Cenaze törenine ilişkin henüz resmi bir ayrıntı paylaşılmış değil. 

Ahaber
11:45

SAVAŞ KÖRFEZ'E Mİ YAYILIYOR?

İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik ortak saldırıları 6. gününe girerken, çatışmanın tüm bölgeye yayılma riski her geçen gün artıyor. A Haber Ankara Temsilcisi Murat Akgün, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Körfez ülkelerine yönelik sözlerini hatırlatarak, İran'ın karşılaştığı yeni cepheyi ve savaşın olası senaryolarını değerlendirdi. Akgün, ABD ve İsrail'in İran'a karşı küresel bir cephe açmaya çalıştığını, ancak savaş uzadıkça Batı ittifakında da çatlaklar oluşabileceğini belirtti.

"SAVAŞ İRAN'IN ÖTESİNE SARKTI"

Saldırıların ilk gününden itibaren çatışmaların yayılma riskine dikkat çektiklerini belirten Murat Akgün, "Dün Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'a atıfta bulundum. Biz onunla yaptığımız iftardan sonraki sohbet toplantısında Körfez ülkelerinin konumunu sorduğumuzda, Körfez ülkelerinin de kendi topraklarından İran'a saldırı düzenlediklerine dair duyumlar, iddialar duyduklarını ifade etti" sözleriyle aktardı.

Bu iddiaların henüz resmi olarak doğrulanmadığını belirten Akgün, "Bu ne İran tarafından açıklandı ne Körfez ülkeleri tarafından açıklandı. Dolayısıyla ortada çok net bir tablo yok, ancak bu yönde duyumlar var. Zaten o zaman bu birinci dereceden savaşın İran'ın ötesine sarktığını gösteriyor, çünkü karşılıklı bir saldırı söz konusu" ifadelerini kullandı.

CANLI | Ateş çemberinde 6. gün: Trump İran'ın başına kimi geçirmeyi hedefliyor? Hamaney’e veda töreni hazırlıkları A Haber’de - 1

BATI İTTİFAKINDA İRAN ÇATLAĞI MI VAR?

İran'ın da savaşı genişletme çabası içinde olduğunu vurgulayan Akgün, "İran bunu çok daha geniş coğrafyalara taşıma çabası içinde olduğunu görüyoruz. Mesela Kıbrıs Rum Kesimi'ndeki İngiliz üslerine yönelik saldırılar düzenliyorlar" şeklinde konuştu. Buna karşılık İsrail ve ABD'nin de farklı ülkeleri savaşa dahil etmeye çalıştığını anlatan Akgün, "Kıbrıs Rum Kesimini vurduğunuz zaman orası Avrupa Birliği'nin bir üyesidir. Ne oluyor? Yunanistan oraya fırkateyn ve uçak gönderiyor. Fransa orayı nükleer şemsiyesinin altına almaktan bahsediyor" ifadelerini kullandı.

İsrail ve ABD'nin "kötü polis" rolü oynayarak İran'ı hedef gösterdiğini belirten Akgün, "Sadece Amerika ve İsrail tarafından değil, 'iyiler' diyerek Batı dünyasını ve Körfez ülkelerini de ekleyip 'kötüye', yani İran'a karşı savaşa dönüştürmeye çalışıyorlar. Sanki bütün dünya İran rejimine karşıymış gibi bir hava yaratıp bu atmosferde savaşı sürdürmeye çalışıyorlar" sözleriyle aktardı.

CANLI | Ateş çemberinde 6. gün: Trump İran'ın başına kimi geçirmeyi hedefliyor? Hamaney’e veda töreni hazırlıkları A Haber’de - 1

"TÜRKİYE'NİN AĞIRLIĞI GELİŞMELERİ BAŞKA YÖNE EVİREBİLİRDİ"

Savaşın uzamasının Batı ittifakında da sorunlara yol açabileceğini ifade eden Akgün, "Bu savaş bittiği zaman hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Batı ittifakında çok ciddi çatlamalar var, ABD'ye yönelik daha evvelden duymadığımız şekilde sesler yükseliyor. Körfez ülkelerine geldiğimiz zaman, bütün bu saldırıları daha ne kadar göğüsleyecekleri bir başka soru işareti" ifadelerini kullandı. İran'ın diplomatik hamlelerine de değinen Akgün, "İran sırf Türkiye prestij kazanmasın diye, bu zor durumunda bile arabuluculuk için Umman'a razı oldu. Ancak Türkiye'nin ağırlığı, gelişmeleri başka bir yöne evirebilirdi" sözleriyle aktardı.

Akgün değerlendirmesini, "Çok riskli dönemlerden geçiyoruz. Türkiye'ye yönelen füzelerin havada imha edilmesi de bunun bir ispatı. Kötü günleri arayacak kadar yalnız ülke konumuna gelecekler. Herkes hesap yaparken ileriyi düşünmek zorunda" ifadeleriyle tamamladı.

10:20

İRAN-IRAK SINIRINDA ABD ÖZEL KUVVETLERİNE PUSU İDDİASI!

İran’ın iç yapısı ve etnik meselelere yaklaşımını Türkiye ile kıyaslayan Mete Sohtaoğlu, "İran bu tür meselelerde oldukça sert davranan bir ülke; Türkiye’de Kürt kökenli vatandaşlarımız bakan olabiliyor, devletle entegre bir şekilde sosyal ve ekonomik hayatın içinde yer alabiliyor ancak İran’da durum çok daha zor, hele bir de Sünni iseniz hayat sizin için iyice zorlaşıyor" ifadelerini kullandı. Sohtaoğlu, İran rejimine karşı işlenen suçların en hafif cezasının idam olduğunu vurgulayarak, "Safevilerden beri süregelen katı merkeziyetçi yapı bugün de devam ediyor" sözlerini ekledi.

SINIRDA KAMİKAZE İHA STRATEJİSİ

İran ordusunun sınır güvenliğini sağlama yöntemlerine dikkat çeken Sohtaoğlu, "İran ordusu, sınır bölgesini kamikaze insansız hava araçlarıyla gece gündüz gözlüyor ve hareket eden ne varsa havaya uçuruyor; ancak terörle mücadele geçmişine baktığımızda Türk Silahlı Kuvvetleri’nin başarısını İran ordusunun tekrarlama olasılığı pek yok" değerlendirmesinde bulundu. Özellikle Urmiye kentinde son iki gündür ciddi bir gerginlik olduğunu belirten Sohtaoğlu, Tahran yönetiminin bu durumun farkında olduğunu ve her türlü sızmaya karşı teyakkuzda olduğunu dile getirdi.

ABD ÖZEL KUVVETLERİNE AĞIR DARBE İDDİASI

Bölgeden gelen somut bilgileri paylaşan Mete Sohtaoğlu, "İran-Irak sınır hattındaki Serdeşt, Bane, Piranşehir ve Mahabad bölgeleri ile İran-Pakistan sınırındaki Sistan-Belucistan hattında ABD Özel Kuvvetleri’ne bağlı bir birliğin pusuya düşürüldüğü ve indirme yaparken ağır kayıplar verdiği yönünde bilgiler var" sözleriyle bölgedeki sıcak çatışma riskine işaret etti. Sohtaoğlu, bu bilgilerin İran kaynaklı olmadığını ancak araştırmaları doğrultusunda somutlaştığını da vurguladı.

DEVRİM MUHAFIZLARINDAN GÖZDAĞI

İran Devrim Muhafızları’ndan gelen son açıklamaları da değerlendiren Sohtaoğlu, "Devrim Muhafızları, Irak’ın kuzeyindeki bazı bölgelerin üç füzeyle vurulduğunu duyururken, uluslararası hukuka göre savaş zamanında Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerin kendi kontrollerinde olacağını açıkça ifade ediyor" diyerek bölgedeki stratejik hamlelerin boyutunu gözler önüne serdi.

10:15

İRAN'DAN BATI SINIRINDAKİ AYRILIKÇI GRUPLARA AĞIR DARBE!

İran’ın batı sınırındaki hareketliliği değerlendiren Prof. Dr. Ali Fuat Gökçe, "Bölgede çok farklı gruplar var; PKK ve PJAK gibi devlet dışı aktörler ile Kuzey Irak'taki Barzani ve Talabani ailelerine mensup gruplar bu yapılar arasında yer alıyor" ifadelerini kullandı. Gökçe, bu grupların ABD ile görüştüğüne dair iddiaların olduğunu ancak bu durumun taraflarca reddedildiğini de sözlerine ekledi.

ABD VE İSRAİL’İN VEKİL GÜÇLERİ

Bölgedeki terör unsurlarının dış güçlerle bağlantısına vurgu yapan Gökçe, "Yaklaşık 7 bin kişilik bu grup, İran için sayıca az görünse de bölgede istikrarsızlık yaratmak adına oldukça kritik bir kuvvet. PEJAK unsurlarıyla birlikte hareket eden bu gruplar, aslında ABD ve İsrail’in bölgedeki vekil güçleri olarak değerlendirilebilir; bu unsurların Orta Doğu ve Suriye’de kullanıldığına daha önce şahit olduk" sözleriyle aktardı.

TARİHSEL SÜREÇ VE GÜNCEL TEHDİTLER

Operasyonun arka planını tarihsel bir perspektifle ele alan Prof. Dr. Ali Fuat Gökçe, "1980-88 yılları arasındaki İran-Irak savaşı döneminde de Saddam üzerinden benzer saldırılar gerçekleştirilmişti. Bugün ise ABD Özel Kuvvetleri’ne ait bazı unsurların bölgede örgütlenme ve planlama aşamasında aktif rol oynuyor olabileceğine dikkat etmek gerekir" ifadelerini kullandı.

BÖLGESEL İSTİKRARSIZLIK RİSKİ

İran’ın bölgedeki tehditleri bertaraf etmek adına sürekli operasyonlar düzenlediğini belirten Gökçe, "Irak coğrafyası bu noktada çok önemli bir hale geliyor. Hem İran hem de Irak’ın istikrarsızlaşması, bölge genelinde çok büyük etkiler yaratacaktır; özellikle Şii grupların bu gelişmelere vereceği tepkiler yakından takip edilmelidir" uyarısında bulundu.

10:10

İSRAİL BEYRUT’U VURUYOR: YENİ GÖÇ DALGASI BAŞLADI

Katil İsrail ordusunun Lübnan’ın başkenti Beyrut’a yönelik hava saldırıları gece boyunca sürerken, bölge yine dumanlar altına gömüldü. A Haber muhabiri Ata Gündüz Kurşun, saldırıların artık sadece Hizbullah’ın kalesi olarak bilinen Dahiye bölgesiyle sınırlı kalmadığını, şehrin merkezindeki otellerin dahi hedef alındığını bildirdi. Çatışmaların şiddetlenmesiyle birlikte Lübnan halkı bir kez daha kuzeye doğru göç etmeye başlarken, Lübnan hükümeti ile Hizbullah arasındaki siyasi çatlak giderek derinleşiyor.

BEYRUT’TA ATEŞ ÇEMBERİ: OTELLER BİLE HEDEFTE

Bölgedeki son durumu yerinden aktaran Ata Gündüz Kurşun, "Lübnan yine güne dumanlarla uyandı. Katil İsrail ordusu Beyrut’un birçok farklı noktasına hava saldırıları düzenledi ve bu nedenle bölgeden yoğun dumanlar yükseliyor" ifadelerini kullandı. Saldırıların kapsamının genişlediğine dikkat çeken Kurşun, "Daha önce sadece Hizbullah’ın yoğun olduğu Dahiye bölgesi hedef alınıyordu, ancak artık güvenli görülen oteller bile İsrail hava kuvvetlerinin ateş menzilinin içine girmiş durumda" sözleriyle tehlikenin boyutunu aktardı.

SİVİLLER YOLLARDA: 1 MİLYONDAN FAZLA KİŞİ MÜLTECİ KONUMUNDA

Saldırıların insani boyutuna değinen Kurşun, "Lübnan’ın güneyinden kuzeye, Beyrut ve Trablusşam’a doğru yeni bir göç dalgası ufaktan başladı. Caddedeki ve sokaklardaki kalabalıklar evlerini terk eden insanlarla doluyor" dedi. Geçmişteki işgal girişimlerini hatırlatan muhabir, "2024 yılındaki harekatta 1 milyondan fazla kişi kendi ülkesinde mülteci konumuna düşmüştü. Bugün yine benzer bir tabloyla karşı karşıyayız" şeklinde konuştu.

LÜBNAN HÜKÜMETİNDEN HİZBULLAH’A TEPKİ: "ELİMİZDE HİÇBİR ŞEY KALMADI"

Lübnan içindeki siyasi krize de değinen Ata Gündüz Kurşun, "Lübnan hükümetinden hiçbir yetkili, Hizbullah’ın İsrail’e yönelik saldırılarını tasvip etmiyor" bilgisini paylaştı. Hükümet kanadından gelen eleştirileri dile getiren Kurşun, "Yetkililer, 'Bugüne kadar vurdunuz da ne oldu? Yerle bir edilen köylerden başka elimizde hiçbir şey kalmadı' diyerek tepkilerini ortaya koyuyor" ifadelerini kullandı.

SİLAH BIRAKMA ÇAĞRISI VE HİZBULLAH’IN TUTUMU

ABD’nin silahların devlet elinde toplanması yönündeki önerisine Hizbullah’ın kapıları kapattığını belirten Kurşun, "Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, İsrail saldırıları devam ederken silah bırakmalarının veya bu silahları herhangi bir yere teslim etmelerinin mümkün olmadığını söylüyor" dedi. Örgütün askeri gücüne dair değerlendirmelerde bulunan Kurşun, "Hassan Nasrallah başta olmak üzere tüm komuta kademesini kaybeden Hizbullah’ın eski gücünde olup olmadığı büyük bir soru işareti" sözleriyle durumu özetledi.

SON DAKİKA: İRAN BATI SINIRINDAKİ GRUPLARI VURDU

Haberin devamında Tahran’dan gelen sıcak bilgiyi paylaşan A Haber sunucusu, "İran İstihbarat Bakanlığı, batı sınırlarından sızmaya çalışan ayrılıkçı grupların vurulduğunu ve bu gruplara ağır kayıplar verdirildiğini açıkladı" bilgisini aktararak, bölgedeki hareketliliğin geniş bir coğrafyaya yayıldığını vurguladı.

Ahaber
09:43

A HABER GÖZLERİN ÇEVRİLDİĞİ TEL AVİV'DE

Orta Doğu adeta ateş çemberine döndü. ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta müzakere masasını devirerek başlattığı İran’a yönelik saldırılar 6’ncı gününde şiddetini artırarak sürüyor. Tel Aviv, İran’ın balistik füzeleri ve Hizbullah’ın İHA saldırılarıyla sarsılırken İsrail’de gece boyunca siren sesleri susmadı. Sokaklar boşalırken, savunma stoklarının durumu ve savaşın seyrine ilişkin kritik veriler de gelmeye devam ediyor. Bölgedeki son durumu ve sahadaki gelişmeleri A Haber Program Müdürü Emine Kavasoğlu aktardı.


TEL AVİV'DE KORKU DOLU GECE: SAAT 02:26
İran'ın başlattığı saldırılarla birlikte İsrail'de sivillerin sığınaklara akın ettiği ve patlama seslerinin şehre kadar geldiği belirtiliyor. Bölgedeki atmosferi aktaran Emine Kavasoğlu, "Dün gece bizim için çok uzun ve zor atlatılan bir geceydi. Saatler 02:26'yı gösterdiğinde sirenler çalmaya başladı ve ardı ardına, çok şiddetli patlamalar yaşandı. " dedi. Kavasoğlu, saldırı anlarında telefona düşen uyarıları da anlık olarak paylaşarak, "Miskav bölgesi için yeni bir uyarı geldi. Sokaklar bomboş, sadece siren ve ambulans sesleri duyuluyor" sözleriyle bölgedeki paniği aktardı.

MİSİLLEME DEĞİL "YOĞUNLAŞTIRMA" TAKTİĞİ
Kavasoğlu, devamında  "Dört ile sekiz füzenin ancak atıldığı söyleniyor, net bir bilgi yok 161 bölgede siren sesleri yükseldi. Bu saldırının bir misilleme değil, bir 'yoğunlaştırma taktiği' olarak değerlendiriliyor. İsrail hiçbir zaman net bir açıklama yapmıyor; bölgesel olarak vuruldu, askeri kayıp var mı, bu konuda bilgi sahibi olamıyoruz" dedi.


STOK SAVAŞLARI: DEMİR KUBBE NE KADAR DAYANACAK?
Savaşın sürdürülebilirliğinin mühimmat stoklarına bağlı olduğunu belirten Emine Kavasoğlu, "Etkisiz hale getirilen her bir füze, İsrail için ciddi bir maliyet demek. İran'ın fırlatma rampası maliyeti, İsrail'in önleme füzelerine dağılımı çok daha düşük. İran'ın ayda yaklaşık 100 füze üretebildiği biliniyordu. İsrail'in hava stoku ise sonsuz değil" ifadeleriyle ekonomik ve askeri dengeye dikkat çekti. Kavasoğlu ayrıca, "İsrail operasyonlarının ateşleme noktası olan Kirya Karargahı'nın bulunduğu Tel Aviv hedefte. Eğer fırlatma rampalarınız yoksa elinizdeki füzelerin bir işe yaramıyor" dedi.


HAVALİMANI KAPALI, OLAĞANÜSTÜ HAL UZATILABİLİR 
Bölgedeki günlük yaşamın durma noktasına geldiği ifade eden Kavasoğlu, "Ben Gurion Havalimanı'nın hava sahası kapatılmıştı ve bu süre yarına kadar uzatıldı. Önce kısa süreli dinlenme denmişti ancak cuma gününe kadar süreceği belirtiliyor. Öte yandan 12 Mart'a kadar uzatılan olağanüstü halin (OHAL) de savaşın gidişatına göre tekrar uzatılması bekleniyor"  ifadelerini kullandı. 

 

06:30

İRAN’DA ÇİFT BAŞLI ORDU KRİZİ

Orta Doğu’da tansiyon her geçen gün yükselirken İran’ın askeri yapısındaki kırılganlıklar da gün yüzüne çıkıyor. Emekli Albay Dr. Eray Güçlüer, Katar’da düşürülen İran uçaklarından Tahran’daki “devlet içinde devlet” olarak nitelendirilen yapılanmalara kadar dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

KATAR SEMALARINDA SICAK TEMAS: İRAN UÇAKLARI DÜŞÜRÜLDÜ MÜ?

Bölgeden gelen son dakika bilgilerini değerlendiren Emekli Albay Dr. Eray Güçlüer, "İran'a ait iki adet Su-24 savaş uçağının, Katar'daki Amerikan üssüne saldırı yapmak amacıyla radara yakalanmamak için alçak irtifadan sızdığı, ancak hedefe iki dakika kala Katar Hava Kuvvetleri tarafından düşürüldüğü yönünde teyide muhtaç ancak Batılı kaynaklarca desteklenen bilgiler var" sözleriyle ilk hava-hava muharebesinin yaşanmış olabileceğine dikkat çekti. İran'ın bu şartlarda hala uçak kaldırabilmesinin bir kabiliyet olduğunu belirten Güçlüer, "Ancak bu ikili yapı, bir ülkenin harp kabiliyeti açısından ciddi dezavantajlar üretir" ifadelerini kullandı.

CANLI | Ateş çemberinde 6. gün: Trump İran'ın başına kimi geçirmeyi hedefliyor? Hamaney’e veda töreni hazırlıkları A Haber’de - 1

İKİ ORDU TEK LİDER: KOMUTA KİMDE?

İran’daki emir-komuta zincirindeki karmaşaya değinen Güçlüer, "İran ordusunu ne Savunma Bakanı ne de Cumhurbaşkanı idare ediyor; doğrudan dini lider komuta ediyor. Savunma Bakanı’nın görevi sadece lojistik destek sağlamakla sınırlı" diyerek sistemin asker olmayan bir lider üzerinden yürümesinin handikaplarını anlattı. Devrim Muhafızları ile Milli Ordu arasındaki ayrımı net bir dille çizen Güçlüer, "Devrim Muhafızları'nın birinci görevi rejimi korumaktır, İran Ordusu'nun görevi ise ülkeyi korumaktır. Ancak bugün gelinen noktada Devrim Muhafızları milli orduya göre çok daha dominant bir konumdadır" açıklamasında bulundu.

HALK FAKİRLEŞİRKEN PARALAR PARAMİLİTER GRUPLARA GİDİYOR

İran’ın ekonomik kaynaklarının yanlış yönetildiğini savunan Dr. Eray Güçlüer, "Güç ve kaynakların büyük bölümü Devrim Muhafızları üzerinden Kudüs Gücü ile dışarıdaki paramiliter gruplara aktarılıyor. Bazı yıllar 100 milyar doları bulan harcamalar yapıldı" sözleriyle devasa bütçelerin halkın refahı yerine bölgedeki çatışma alanlarına harcandığını ifade etti. Bu durumun sosyolojik sonuçlarına da değinen Güçlüer, "Besic Gücü halka karşı, Kudüs Gücü ise dış operasyonlar için kullanılıyor. Bu yapı ordu-millet bütünleşmesine büyük darbe vurdu. Dünyanın en büyük petrol rezervlerinden birine sahip olan İran’da halkın fakirleşmesinin temel nedeni, milli ordunun ve refahın bu paramiliter yapılar uğruna feda edilmesidir" dedi.

"TÜRKİYE MİLLİ MUKTEDİR İRADEYLE EN GÜÇLÜ KONUMDA"

İran’ın 1988’den beri sürdürdüğü "ana kara güvenliğini dışarıdaki unsurlarla sağlama" stratejisinin çöktüğünü belirten Güçlüer, "İran bugün kendi ana karasını ve hava sahasını koruyamayacak kadar zayıflamış durumda. Eğer bu paralar savunma sanayiine yatırılsaydı tablo farklı olurdu" değerlendirmesini yaptı. Türkiye’nin bu noktada izlediği stratejinin farkını ortaya koyan Güçlüer, "Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde milli muktedir iradeyle savunma sanayiine destek verdiği için bugün Orta Doğu jeopolitiğinin hem savunma sanayii hem de ordu gücü bakımından en güçlü ülkesidir" sözleriyle konuşmasını noktaladı.

05:13

İRAN'IN YENİ LİDERİ KİM OLACAK?

İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney'in ABD ve İsrail'in düzenlediği saldırıda öldürülmesi, Tahran'da yönetim boşluğu oluştururken Hamaney'in yerine gelecek isimlerde oldukça konuşuluyor. Ülkenin kim tarafından yönetileceği merak konusu olurken Hamaney'in oğlu Mücteba Hamaney'in göreve geleceği iddiaları dünya kamuoyunda sıkça yer alıyor. Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Anar Ali, A Haber ekranlarında İran'da dini liderlik makamına hangi ismin geleceğini ve konuşulan isimleri ele alarak değerlendirmelerde bulundu. 

RIZA PEHLEVİ SENARYOLARI VE BESİÇ GERÇEĞİ

İran'da devrik Şah'ın ABD'de sürgünde olan oğlu Rıza Pehlevi ismine değinen Dr. Anar Ali, "İran müziğini bilmeyenler Rıza Pehlevi öyle bir şey ortaya çıkıyor ancak İran sınırından girmekte bile izin vermezler. Rıza Pehlevi'yi ülke içinde herhangi bir Besiç militanıyla, yani yerel asayişten sorumlu güçlerle gücü bırakamazsınız". Yeni dini liderin seçimi Devrim Muhafızları'nın en önemli aktörünü geliştiren Ali, süreçte sadece bir isim değişikliği değil, bir sistem tercihi olduğunu sözlerine ekledi.

ADAYLAR ARASINDAKİ GÜÇ SAVAŞI: HAMANEY Mİ ARAFİ Mİ?

Dini liderlik makamı için ön plana çıkan isimleri değerlendiren Dr. Anar Ali, "Şu an ön plana çıkan iki güçlü isim var: Mücteba Hamaney ve Ali Rıza Arafi. Bu iki ismin en büyük avantajı, güvenlik bürokrasisi ve Devrim Muhafızları ile aralarının çok iyi olması. Her ikisi de ülke siyasetine hakim ve Ali Hamaney'e bağlı isimlerle yetişmeti" sözleriyle aktardı. Uzmanlar Meclisi'ne yönelik saldırıların ve İran'daki sansür uygulamalarının sürecinin daha da karmaşık hale getirilmiş olduğunu ifade eden Ali, Uzmanlar Meclisi'ndeki Mirbakiri gibi isimlerin de bu denklemde yer aldığını hatırlattı.

REFORMİSTLERİN KOZU: HASAN RUHANİ

Siyaset arenasında bir profil olarak Hasan Ruhani'nin reformistler tarafından desteklendiğini belirten Dr. Anar Ali, "Gerekli profile uygun tek karakter Hasan Ruhani olarak görülüyor. Ruhani, hem cumhurbaşkanlığı yapmış hem de Ayetullah vasfına sahip bir fakih. " dedi. Ruhani'nin protesto gösterisinde Ali Hamaney'e yönelik sert eleştirilerde bulunduğunu anımsatan Ali, bu durumun muhafazakar kanatta yarattığı rahatsızlığa dikkat çekti.

DEVRİM MUHAFIZLARI SİSTEMİN DEĞİŞMESİNE İZİN VERİR Mİ?

Yeni liderin kim olacağı ile ilgili olarak Devrim Muhafızları'nın onayından geçişini vurgulayan Dr. Anar Ali, "Devrim Muhafızları, Ruhani gibi bir isimle çalışmak ister mi? Bu yapı, Velayet-i Fakih sisteminin oyunlarını istemez. Ayetullah Humeyni'nin devrim anlayışına sonuna kadar bağlıdırlar" dedi. İran'ın artık milyarlarca doları farklı coğrafyalardaki paramiliter yapılara geçişten vazgeçmeyi düşünen bir damarın da ülke içinde güçlendiğini belirten Ali, "Bu isimler, İran'ı bu cendereden çıkarmak ve Batı ile normalleşmek istiyorlar. Ancak Devrim Muhafızları'nın bu statükoyu koruma arzusu en büyük engel olarak ayakta duruyor" sözleriyle İran'ın geleceğine dair umutlarını vardı. 

01:32

DEMİR KUBBE ÇARESİZ KALDI! İRAN FÜZELERİ O HATTI NASIL DELDİ?

Orta Doğu’daki füze düellosu tüm hızıyla sürerken, İsrail’in ‘geçilemez’ denilen hava savunma sistemi Demir Kubbe’nin zafiyetleri gün yüzüne çıktı.

A Haber ekranlarına konuk olan Askeri Stratejist Doç. Dr. Kemal Olçar, İran’ın dron ve füze paketlerinin bölgedeki stratejik boşlukları nasıl kullandığını ve savunma katmanlarının neden yetersiz kaldığını çarpıcı detaylarla anlattı.

Suriye ve Irak hava sahasının adeta bir "operasyon otobanına" dönüştüğünü belirten Olçar, bölgedeki jeopolitik dengelerin saldırı güzergahlarını nasıl şekillendirdiğini tek tek deşifre etti.

İsrail’in karmaşık coğrafyasında Demir Kubbe’nin yetersiz kaldığı noktaları değerlendiren Doç. Dr. Kemal Olçar, "Demir Kubbe teşkilatı aslında ülkenin her tarafını koruyacak şekilde dizayn edilmiş durumda ancak bir hassasiyeti var; o da katman sayısı az, irtifa sayısı ve menzili çok düşük; 70 kilometre filan" ifadelerini kullandı.

Geniş arazilerden atılan füze sürülerinin savunma hattını kolayca aşabileceğini belirten Olçar, "Bu araziden atılabilecek herhangi bir füze sürüsü doğrudan ülkenin herhangi bir tarafına rahatlıkla düşer ve mutlaka etki yapar" sözleriyle sistemin zayıf karnına dikkat çekti. 

Saldırıların gerçekleştirildiği hava koridorlarındaki otorite boşluğunu analiz eden Kemal Olçar, "İsrail dikey katmanlar halinde hava savunmasını dizayn etmiş ancak yatay katmanda Irak coğrafyası boş, oradan elini kolunu sallayıp geçiyor. Suriye de boş. Bu yüzden Şahit 129 ve 136 modelleri Irak-Suriye topraklarından direkt geliyor" sözleriyle aktardı. 

01:15

A HABER EKİBİ ATEŞ HATTINDA! TEL AVIV’DE KORKU VE PANİK HAKİM

Orta Doğu’da tansiyon düşmek bilmezken, İran ve Hizbullah’ın eş zamanlı operasyonlarıyla sarsılan İsrail’de tam bir kaos hakim. Tel Aviv sokakları bomboş kalırken, halk sığınaklara hapsolmuş durumda. Bölgedeki gelişmeleri anbean takip eden A Haber Muhabiri Emine Kavasoğlu, Tel Aviv merkezindeki yoğun füze saldırılarını, İsrail’in uyguladığı sıkı sansürü ve sokaklardaki korku dolu atmosferi yerinden aktardı.

Saldırıların ardından sosyal medyada paylaşılan görüntülerin bir kısmının gerçeği yansıtmadığını belirten A Haber Muhabiri Emine Kavasoğlu, 'Beni Bırak' mahallesindeki bir füze düştüğü iddiası üzerine bölgeye gittiklerini, Emine Kavasoğlu, "Adres birebir doğruydu ancak orada ne bir patlama yaşanmıştı ne de dumanlar yükseliyordu o paylaşılmış görüntüler gibi. Aslında büyük bir dezenformasyon da var" sözleriyle aktardı.

TEL AVİV'DE PATLAMA SESLERİ

İran’ın saldırı dozunu artırmasıyla Tel Aviv’de sessizliğin yerini devasa patlamaların aldığını dile getiren Kavasoğlu, normalde kısa süren uyarıların bu kez dakikalarca kesilmediğini, Emine Kavasoğlu, "Normalde belki 1-1.5 dakika süren o alarm sesleri bu kez 4-5 dakika boyunca çalmaya devam etti ve hemen ardından da çok yoğun bir hava saldırısı başladı" şeklinde konuştu.

Saldırıların sonuçlarına dair İsrail tarafından resmi bir bilgi paylaşılmadığına dikkat çeken Kavasoğlu, basına yönelik kısıtlamaların altını çizerek, Emine Kavasoğlu, "Çok şeffaf olmadığını söyleyebiliriz çünkü bir acziyet görüntüsü belki de vermek istemiyor İsrail. Yenilmez denilen, aşılmaz denilen demir kubbelerin aşıldığı, yenildiği izlenimini yaratmak istemiyor" sözleriyle İsrail’in uyguladığı "perdeleme" stratejisini deşifre etti.

22:51

İŞTE İSRAİL'İN GÖBEĞİNE DÜŞEN İRAN FÜZESİ

ABD/İsrail-İran arasında yaşanan gerilim her geçen gün artarak devam ediyor. Orta Doğu’nun alev hattına döndüğü bu saatlerde ülkeler karşılıklı misilleme saldırılarını sürdürüyor. Öte yandan İran’dan havalanarak İsrail’in merkezine düşen füze kameralara böyle yansıdı.

22:41

SAVAŞIN 5. GÜNÜNDE TAHRAN'DAKİ SON DURUM NE?

İsrail-ABD'nin İran'a başlattığı saldırıların 5'inci gününde Orta Doğu'da gerilim hızla tırmanırken, Tahran'daki son durumu A Haber muhabiri Ekber Karabağ aktardı. 

DEVRİM MUHAFIZLARI'NDAN İSRAİL'E SALDIRI 

Karabağ İsrail'in İran'a karşı saldırılarını sürdürdüğünü belirterek "Bugün sabah saatlerinde İran Devrim Muhafızları’ndan İsrail’e yönelik ve Amerika Birleşik Devletleri’ne yönelik bir saldırı dalgası başlatıldığına ilişkin resmi açıklama yapıldı. Genellikle Devrim Muhafızları her saldırı dalgasıyla ilgili ülke medyasına bilgilendirmede bulunuyor.

Ancak nedense sabah saatlerinden sonra bu açıklamadan sonra İran Devrim Muhafızları’ndan başka bir açıklama gelmedi. Hatta ben merak ettim acaba artık İran vurmuyor mu İsrail’i diye. Hatta bu merakımı gidermek için az önce Emine’ye de ulaştım, dedim: "Emine oraya İran füzeleri düşüyor mu düşmüyor mu? Yoksa saldırılar durmuş mudur?" Dedi: "Yok, İran’ın füzeleri geliyor." Bu da şu demek oluyor ki; İran İsrail’i vursa da bu kez resmi açıklama yapmıyor. Neden yapmıyor onu da tam olarak bilmiş değilim ancak dediğim üzere bugün sadece bir kez İran Devrim Muhafızları’ndan İsrail’e yönelik ve ABD’nin bölgedeki üslerine yönelik saldırı yapıldığına ilişkin açıklama geldi." dedi. 

Karabağ Irak'ta terör yapılarının İran içerisinde iç karışıklık çıkarmalarına ilişkin iddialar üzerine; "Bir açıklama da Kuzey Irak ile ilgili geldi. Oradaki bazı ayrılıkçı gruplara, terör gruplarına ilişkin de bir İran’ın saldırısı söz konusudur ki o grupların İran içine sızması da öngörüler arasındadır ve İran bu konuyla ilgili rahatsızlığını da karşı tarafa, Bağdat yönetimine de bildirmiş durumda." ifadelerinin kullandı. 

"MÜCTEBA HAMANEY GÜÇLÜ BİR ADAY OLARAK GÖSTERİLİYOR"

Hamaney'in ölümünün ardından oğlu Mücteba Hamaney'in yeni dini lider olarak göreve geleceği iddialarına değinen Karabağ "Diğer taraftan bugün gün içinde de Tahran’a yine saldırılar söz konusu oldu. Tahran’ın doğu bölgesindeki bir alana saldırı oldu ve orada da yine hayatını kaybeden insanlar vardı. Diğer taraf sıkça tartışılan bir konu var o da ülke liderinin yerine geçeceği isimle ilgili. Bana sorarsanız en kuvvetli aday an itibarıyla Ayetullah Ali Hamaney’in oğlu Mücteba Hamaney. Ancak nedense son beş gündür yani bu olay olduktan sonra babası öldürüldükten sonra hiç basının önüne çıkmadı. Yani bir açıklaması da olmadı, hatta yazılı açıklaması bile olmadı. O yüzden belki de güvenlik gerekçesiyle böyle bir şey yapılmıştır. En güçlü aday olarak kendisi gösteriliyor. Basında çok sayıda isimden bahsediliyor, bazen farklı açıklamalar oluyor.Ancak gelen resmi açıklamada bu konuyla ilgili karar verici mekanizmanın Uzmanlar Meclisi olduğu ifade edildi ve özellikle savaş durumu dolayısıyla bu sürecin gecikebileceği ifade edildi. Bugünden başlamak üzere ülke lideri için üç gün boyunca da Tahran’da merasimler icra edilecekti ancak gelen bilgilerde de bu merasimlerin de ertelendiği ifade edildi." dedi. 

CENAZE TÖRENİ ERTELENDİ 

Ekber Karabağ, Ayetullah Ali Hamaney'in cenaze töreninin savaş nedeniyle ertelendiğini vurgulayarak Haziran ayında gerçekleşen 12 gün savaşlarında ise benzer olayın gerçekleştiğini belirtti "Son olarak şunu belirteyim aslında bu da benim dikkatimi çekti çünkü Haziran ayında da benzeri bir durumu yaşamıştık. Haziran ayında İranlı üst düzey bazı komutanlar hayatını kaybettiğinde onlar için birkaç gün sonra cenaze töreni yapılacağı ifade edilmişti. Ancak İran o tarihte savaş devam ettiğinden dolayı o cenaze törenlerinin yapılmayacağını ve erteleneceğini ifade etti ve ancak savaş bittikten sonra o cenaze törenleri yapıldı." dedi. 

17:58

TAHRAN’DA PATLAMA SESLERİ VE SINIRDA FÜZE HAREKETLİLİĞİ

İran'dan son durumu aktaran A Haber Tahran Muhabiri Ekber Karabağ, "İran bugün bu terör gruplarını üç füzeyle vurdu, iki gün önce de insansız hava araçlarıyla benzer operasyonlar düzenlenmişti" dedi. Söz konusu 5 ayrılıkçı grubun, ABD ve İsrail’in desteğiyle İran içinde kontrolü ele geçirmek üzere birleştiği iddia ediliyor.

İSRAİL’İN URMİYE PLANI VE İNSANİ FELAKET KAPIDA
Gerilimin bir diğer merkez üssü ise Türkiye sınırına sadece 50 kilometre mesafedeki Urmiye oldu. Batı Azerbaycan eyaletinin merkezi olan Urmiye’de askeri tesislerin ve karakolların İsrail tarafından hedef alındığı belirtiliyor. Bu durumun terör gruplarının bölgeye sızmasını kolaylaştırabileceği vurgulanırken, bölgedeki Azerbaycan Türklerinin bu duruma sert tepki göstereceği ve ciddi bir sivil can kaybı yaşanabileceği endişesi hakim. İran Dışişleri Bakanı Abbas Irakçi, "Iraklı yetkililerle bu meselenin önüne geçilmesi için ortak çalışma yürütülmesi konusunu görüştük" ifadelerini kullanarak diplomatik temasların sürdüğünü belirtti.

ABD VE İSRAİL ELÇİLİKLERİNE AÇIK TEHDİT
İran cephesinden gelen açıklamalar, savaşın bölge geneline yayılabileceğinin sinyallerini veriyor. İsrail’in, Lübnan’daki İran elçiliğini hedef alma ihtimaline karşılık Tahran’dan çok sert bir uyarı geldi. İran Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü, "Eğer İsrail, İran’ın Lübnan’daki elçiliğini hedef alırsa, İran da misilleme olarak ABD ve İsrail’in bölgedeki elçiliklerini hedef alacaktır" açıklamasında bulunarak kırmızı çizgilerini ilan etti.

DEVLET BİNALARI BOŞALTILDI, İLETİŞİM KESİLDİ
İran içinde de olağanüstü güvenlik önlemleri devrede. Muhtemel bir saldırıya karşı devlet binaları ve askeri karakolların boşaltıldığı öğrenildi. Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan halka teşekkürlerini iletirken, oğlu Yusuf Pezeşkiyan’dan dikkat çeken bir açıklama geldi. Yusuf Pezeşkiyan, "Günlerdir babama ulaşamıyorum, iletişim araçları dinlendiği için güvenlik gerekçesiyle böyle bir kopukluk yaşanıyor" diyerek ülkedeki güvenlik seviyesinin ne boyutta olduğunu gözler önüne serdi. Öte yandan, ülke lideri için planlanan üç günlük anma etkinliklerinin son gelen bilgilerle iptal edildiği bildirildi.

17:26

TEL AVIV'DE SİREN SESLERİ YÜKSELİYOR

Bölgede sıcak noktada bulunan A Haber muhabiri Emine Kavasoğlu, dakikalarca süren siren seslerini, havada yaşanan olağanüstü askeri trafiği ve İran’dan gelen "küresel hedef" tehditlerini anbean aktardı.

Saldırı uyarılarının sıklaştığı bölgedeki atmosferi aktaran A Haber muhabiri Emine Kavasoğlu, "Yine Tel Aviv’den yüksek dozda siren sesleri çalmaya başladı. Yaklaşık birkaç dakikadan bu yana sirenler çalıyor ve bu bugün için üçüncü yüksek dozlu uyarı diyebiliriz. Dört gündür buradayız ve ilk kez bu kadar şiddetli, bu kadar uzun süreli siren seslerini duyduğumuzu söyleyebiliriz" ifadelerini kullandı.

ASKERİ HAVA TRAFİĞİNDE OLAĞANÜSTÜ HAREKETLİLİK

Bölgedeki askeri hareketliliğin sadece roket saldırılarıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Kavasoğlu, "Yoğun bir hava hareketliliği de söz konusu. Az önce dört tane yakıt tankeri uçağı hemen üzerimizden geçti. Hareketlilik sadece bundan ibaret değil; askeri helikopterler de bulunduğumuz bölgeden havalanarak devriye geziyor" dedi. 

Savaşın coğrafi sınırlarını aşarak dünya geneline yayılabileceğine dair kritik gelişmeyi aktaran Emine Kavasoğlu, "İran’dan çok önemli bir açıklama geldi. Eğer İsrail, Lübnan’daki İran Büyükelçiliği'ni vurmaya kalkarsa dünyanın dört bir noktasındaki İsrail büyükelçiliklerini hedef alacaklarını söylediler. Bu açıklama, bölgesel bir savaşın artık global bir savaşa yayılabileceği anlamına geliyor" ifadelerini kullandı.

Çatışmaların seyrine dair üst düzey makamlardan gelen mesajlara değinen Kavasoğlu, "ABD Genelkurmay Başkanı, savaşı daha derinliklere doğru ilerleteceklerini belirtti. Bu da savaşın daha uzun süre devam edeceğini gösteriyor" dedi.

13:32

TÜRKİYE'DEN SAĞDUYULU DİPLOMASİ TRAFİĞİ

ABD-İsrail ile İran arasında tırmanan gerilimde Türkiye diplomasi trafiğini hızlandırdı. Başkan Recep Tayyip Erdoğan, çatışmaların sona ermesi için “diplomasiye alan açın” çağrısı yaparken Ankara, savaşın yayılmaması adına yoğun ve sağduyulu bir diplomasi yürütüyor. Konuya ilişkin detayları Hatice Kübra Bal aktardı.

13:02

AVRUPA'DA PETROL VE DOĞAL GAZ FİYATLARI TIRMANIŞTA

Orta Doğu’daki tırmanan gerilim, Avrupa’nın enerji koridorlarında sarsıcı etkiler yaratıyor. Hollanda’dan canlı yayına bağlanan A Haber muhabiri Fatih Özyar, enerji fiyatlarındaki hızlı yükselişi yerinden aktardı. Amsterdam’da akaryakıt fiyatları dakikalar içinde güncellenirken, doğalgaz faturaları bir haftada %25 artış gösterdi.

CANLI YAYINDA DAKİKALAR İÇİNDE ZAM GELDİ
Hollanda'nın Amsterdam bölgesindeki bir akaryakıt istasyonunun önünde detayları bildiren Fatih Özyar, "Yayına bağlanmadan sadece 5 dakika önce mazotun litre fiyatı 2 Euro 28 sentti. Ancak yapılan son güncellemeyle fiyat 2 Euro 35 sente yükseldi. Sadece 5 dakika içinde yaşanan bu 7 sentlik artış, yaklaşık 4 Türk Lirası'na tekabül ediyor" dedi. 

AKARYAKITTA PANDEMİ REKORLARI GERİDE KALDI
Hollanda genelindeki fiyat artışlarının düşmediğini belirten Özyar, "Son bir hafta Hollanda'da akaryakıt fiyatlarında yüzde 20'lik bir artış yaşandı. Brent petrolünün varil fiyatı sabah saatlerinde yüzde 3,26'lık artışla 84,11'e ulaştı. Hürmüz Boğazı kapatılırsa ve Suudi Arabistan ile Katar'daki üretim durursa, benzin fiyatlarının 3 Euro'yu alması bekleniyor. Akaryakıtta pandemi rekorları geride kaldı" şeklinde konuştu.

 

 

12:30

"HİÇBİR ŞEY ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK"

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı operasyonun 5. gününde tansiyon giderek yükseliyor. A Haber ekranlarında yaşananları değerlendiren Akademisyen Dr. Necmettin Mutlu ve A Haber Ankara Temsilcisi Murat Akgün, savaşın bölgesel bir felakete dönüşme riski taşıdığını vurguladı. Uzmanlar, İsrail ve ABD'nin İran'ı içeriden parçalamak için ayrılıkçı grupları kışkırtmaya çalıştığına dikkat çekerken, Körfez ülkelerinin de bu çatışmanın içine çekilebileceği konusunda ciddi uyarılarda bulundu.

HAMANEY'İN YERİNE KİM GEÇECEK?

İran'da dini lider Ali Hamaney'in ölümü veya devrilmesi durumunda yaşanabilecek iktidar boşluğuna değinen Dr. Necmettin Mutlu, "Hamaney'in yerine kimin geçeceği konuşulmuştu ama resmi bir açıklama gelmedi. Uzmanlar Meclisi toplantısını İsrail hedef aldı, 88 kişilik bir meclis... Kolay değil, orada da çok kapsamlı bir operasyon yapılıyor" ifadelerini kullandı. Yeni liderin kim olacağı konusunda tartışmaların sürdüğünü belirten Mutlu, "Burada Hamaney'in torunu konuşuldu, Laricaniler konuşuldu. Ama bu isimler içinde bence biraz daha reformcu kanattan olması gerektiği görüşü öne çıkıyor" sözleriyle aktardı.

"İRAN İÇİNDE SOSYOLOJİK OPERASYONLAR BAŞLADI"

İsrail ve ABD'nin İran'daki asıl hedefinin içeriden bir çatışma başlatmak olduğunu vurgulayan Dr. Mutlu, "Süreç maalesef Suriye 2.0'a geldi, yani İran içinde sosyolojik ameliyatlara başlandı" ifadelerini kullandı. Bu duruma örnek olarak Kuzeybatı'daki Mahabad bölgesini gösteren Mutlu, "Mahabad bölgesinde istihbarat binası vuruldu. Mahabad, 1946'daki başarısız Kürt devleti girişiminin fraksiyonudur. O bölgedeki ayrılıkçı gruplarla bir haftadır görüşmeler yapıldığını ve Amerika ile İsrail'in bu grupları harekete geçirmek istediğini biliyoruz" sözleriyle aktardı.

KÖRFEZ ÜLKELERİ SAVAŞA GİRECEK Mİ?

A Haber Ankara Temsilcisi Murat Akgün ise, Körfez ülkelerinin de bu çatışmanın içine çekilebileceğine dikkat çekti. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın açıklamalarına atıfta bulunan Akgün, "Körfez ülkelerinin de İran'a cevap verdiklerine, yani kendi topraklarından İran'a saldırı düzenlediklerine dair duyumlar, iddialar var" ifadelerini kullandı. Bu durumun doğrulanması halinde savaşın boyutunun tamamen değişeceğini belirten Akgün, "Bu birinci dereceden savaşın İran'ın ötesine sarktığını gösteriyor, karşılıklı bir saldırı söz konusu. İran bunu çok daha geniş coğrafyalara taşıma çabası içinde. Kıbrıs Rum Kesimi'ndeki İngiliz üslerine yönelik saldırılar düzenliyorlar" sözleriyle aktardı.

KÜRESEL KAOS ENDİŞESİ BÜYÜYOR

ABD ve Batı'nın çifte standardına dikkat çeken Akgün, İsrail'in hiçbir kural tanımadığını ve Batı'nın da buna destek verdiğini belirterek, "Bu savaş bir şekilde bitecek ama savaş bittiği zaman hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Batı ittifakında çok ciddi çatlamalar var, ABD'ye yönelik daha evvelden duymadığımız şekilde sesler yükseliyor. Amerika Birleşik Devletleri Küba bize sıkıntı yaratıyor deyip Küba'ya mı saldıracak? Bütün bunlar soru işaretleri ve çok sıkıntılı bir ortamda olduğumuzu, bu sıkıntının giderek büyüme potansiyeli taşıdığını belirtmek istiyorum" ifadelerini kullandı.

11:57

DUBAİ'DE MAHSUR KALAN TÜRK VATANDAŞI O ANLARI ANLATTI

Orta Doğu’daki gerilimin tırmanmasıyla birlikte Dubai’de mahsur kalan Türk vatandaşları büyük bir belirsizlik içinde bekliyor. Dört gündür Türkiye’ye dönemeyen vatandaşlardan Miray Çakal, maddi ve manevi zorluklarla mücadele ederken bölgedeki sıcak çatışmanın etkilerini ve yaşadıkları korku dolu anları A Haber ekranlarında paylaştı.

11:51

SAVAŞ ORTA DOĞU'NUN TAMAMINA MI YAYILIYOR?

İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik gerçekleştirdiği operasyonlar bölgedeki tansiyonu hiç olmadığı kadar yükseltirken, "Savaş Orta Doğu'nun tamamına mı yayılıyor?” sorusu gündemin ilk sırasına yerleşti. TESAM Başkan Yardımcısı Dr. Yıldırım Deniz, A Haber ekranlarında yaptığı özel açıklamalarda, İran’ın füze stoklarından Körfez ülkelerindeki panik havasına ve İsrail’in Lübnan üzerindeki yeni oyun planına kadar kritik detayları paylaştı.

KÖRFEZ ÜLKELERİNDE PANİK HAVASI: HEDEF ABD ÜSLERİ

Bölgedeki tehdidin boyutuna dikkat çeken Dr. Yıldırım Deniz, "Körfez ülkeleri tehdidi ve tehlikeyi şu an iliklerine kadar hissediyorlar. İran, başta ABD üsleri olmak üzere birçok hedefi vurma eğiliminde ancak teknoloji, donanım ve istihbarat açısından ABD ve İsrail’in gerisinde kalıyor" ifadelerini kullandı. İran'ın stratejik hamlelerini değerlendiren Deniz, "İran, nokta atışı vuramasa bile Körfez ülkelerinde, özellikle Birleşik Arap Emirlikleri’ne gönderdiği füzelerle bir terörize ortam ve panik havası oluşturmak istiyor. Buradaki asıl amaç, Amerikan başkanına bir baskı unsuru oluşturmaktır" sözleriyle Tahran'ın bölge siyasetindeki "baskı" taktiğini aktardı.

İRAN'IN ENVANTERİ: 5 BİN BALİSTİK FÜZE MASADA

Operasyonun ne kadar süreceğine dair teknik veriler paylaşan Dr. Yıldırım Deniz, "Operasyonun süresi iki şeye bağlı; birincisi ABD ve İsrail’in elindeki cephane, ikincisi ise İran’ın envanterindeki silah miktarıdır. Amerikan istihbaratına göre İran’ın elinde 3 bin ile 5 bin arasında balistik füze olduğu tahmin ediliyor" değerlendirmesinde bulundu. İran'ın müttefik arayışına da değinen Deniz, "İran’ın bu konuda kapasitesi sınırlı ve destek alabileceği Çin, Kuzey Kore veya Rusya gibi ülkelerin ne kadar hızlı yardım ulaştırabileceği soru işareti. Ancak operasyondan hemen önce İran’ın Çin ile gemisavar hipersonik füze alımı konusunda anlaştığı bilgisi ajanslara düşmüştü" diyerek yeni ittifakların sinyalini verdi.

LÜBNAN CEPHESİ: İSRAİL 'FIRSAT' KOLLUYOR

Savaşın Lübnan’a sıçramasını ve Beyrut’taki yıkımı yorumlayan Dr. Yıldırım Deniz, "İsrail, Ayetullah’ın öldürülmesiyle (Hizbullah liderliği bağlamında) bu durumu kendisi için bir fırsata çevirmiş durumda. Tıpkı 7 Ekim saldırılarında olduğu gibi, ordunun büyük kısmını kuzeye kaydırarak Hizbullah’ın üst düzey sorumlularını peş peşe etkisiz hale getirmeye başladılar" ifadelerini kullandı. Beyrut semalarını kaplayan siyah dumanların savaşın yeni merkezini işaret ettiğini belirten Deniz, "İsrail şu an Lübnan’ı da net bir şekilde hedef alıyor ve bu saldırılarla bölgedeki gücünü konsolide etmeye çalışıyor" dedi.

TRUMP VE İSRAİL ARASINDAKİ 'İTME' SİYASETİ

ABD'nin süreçteki rolüne dair çarpıcı bir analiz yapan Dr. Yıldırım Deniz, "İran’a yönelik ilk saldırı ateşinin İsrail’den yapıldığı ve Trump’ın buna bir nevi mecbur bırakıldığı konuşuluyor. Trump, 'Ben İsrail’i oraya itmiş olabilirim' dese de aslında bütün dünyanın malumu olan durum, İsrail’in Trump’ı bu operasyonun içine itmiş olmasıdır" sözleriyle Washington-Tel Aviv hattındaki güç savaşını aktardı.