CANLI | Ateş çemberinde 6. gün: Trump İran'ın başına kimi geçirmeyi hedefliyor? Hamaney’e veda töreni hazırlıkları A Haber’de

Orta Doğu’da büyük hesaplaşma giderek derinleşiyor. İsrail ve ABD’nin hamlelerine İran, intikam füzeleri ve Hürmüz Boğazı’nı kapatma restiyle karşılık veriyor. Tahran kamikaze İHA’lar ve sert infazlarla iç cepheyi sağlam tutmaya çalışırken, CIA’in vekil güçler üzerinden bölgeyi istikrarsızlaştırdığı iddiaları da gündemde. Hamaney’e veda töreni hazırlıkları A Haber anbean takip edilirken, Trump'ın İran'ın başına kimi geçirmeyi hedeflediği de merak ediliyor.
28 Şubat'ta masanın devrilmesiyle başlayan kirli savaşta tansiyon zirveye çıktı. Tahran'dan yükselen intikam füzeleri ve Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasıyla bölgede kriz derinleşirken, Emine Kavasoğlu Tel Aviv'den, Ekber Karabağ Tahran'dan, Ata Gündüz Kurşun ise Lübnan'dan ateş hattındaki son durumu aktarıyor. Karşılıklı saldırılar ve perde arkasındaki kirli planların tüm detayları A Haber'de.
İŞTE DAKİKA DAKİKA YAŞANANLAR
CANLI ANLATIM
KAPIKÖY GÜMRÜK KAPISI’NDA NELER YAŞANIYOR?
Bölgedeki son durumu yerinden takip eden A Haber muhabiri Yüksel Akalan, "Bulunduğumuz alanda rutin geçişlerin devam ettiğini, olağandışı bir hareketliliğin olmadığını belirtelim" ifadelerini kullandı. Akalan, saldırıların ardından sınırda alınan tedbirlere dikkat çekerek, "Savaşın coğrafyası her geçen gün yayılırken Türkiye-İran sınır hattında tüm önlemler en üst seviyede alınmış durumda" sözleriyle aktardı.
VATANDAŞLAR KARA YOLUNA YÖNELDİ
Hava sahasının kapalı olması nedeniyle ulaşımın kara sınır kapılarına kaydığını belirten Akalan, "İran'da bulunan Türk vatandaşları ya da üçüncü ülke vatandaşları, hava sahası kapalı olduğu için kara yolunu kullanarak ülkelerine gitmeye devam ediyor" ifadelerini kullandı. İletişim hatlarındaki sıkıntılara da değinen muhabir, "İnternet ve telefon hatlarındaki kesintiler nedeniyle Türkiye'deki İranlı vatandaşlar ailelerinden haber almakta güçlük çekiyor" sözleriyle sahadaki zorlukları dile getirdi.
RESMİ VERİLER VE GÖÇ DURUMU
Yetkililerin süreci titizlikle yönettiğini vurgulayan Akalan, "Valilerle yapılan toplantı sonucunda olağanüstü bir durumun olmadığı teyit edildi ve 3 Mart verilerine göre kapıdan 2032 giriş, 1966 çıkış yapıldığı açıklandı" ifadelerini kullandı. Sınırda bir göç dalgası beklenmediğini belirten muhabir, "Herhangi bir kitlesel göç hareketliliğinin söz konusu olmadığı resmi makamlarca da paylaşıldı" sözleriyle aktardı.
İRAN İÇERİSİNDE GÜVENLİ ALANLARA GÖÇ BAŞLADI
İran'ın geçiş politikasındaki değişikliklere değinen Akalan, "İran şu an için kendi vatandaşlarının Türkiye'ye geçişini durdurmuş durumda, sadece çift vatandaşlık sahiplerine ve yabancı ülke vatandaşlarına izin veriliyor" ifadelerini kullandı. Halkın büyük şehirlerden uzaklaştığını belirten muhabir, "Vatandaşlar kendilerini güvende hissetmek için Tahran ve Tebriz gibi büyük merkezlerden kırsal bölgelere doğru bir iç göç gerçekleştiriyor" sözleriyle haberini noktaladı.
KIBRIS ÜZERİNDEN NATO'YU SAVAŞA ÇEKME PLANI MI?
A Haber ekranlarında Ortadoğu'daki son gelişmeleri değerlendiren Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Aylin Ünver Noi, savaşın perde arkasına dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. İran'ın Amerikan üslerine yönelik saldırılarında doğrudan ABD askerlerini hedef almadığını belirten Noi, bölgede yaşanan dron saldırılarının arkasında ABD ve İsrail'in "Sahte Bayrak" (False Flag) operasyonları olabileceği uyarısında bulundu. Noi, özellikle Nahçıvan ve Kıbrıs'a yönelik saldırı iddialarının savaşın tüm bölgeye yayılması için kasten üretilmiş olabileceğini vurguladı.
İRAN ABD ASKERLERİNİ HEDEF ALMIYOR
İran'ın saldırılarının sembolik bir mesaj taşıdığını ifade eden Prof. Dr. Aylin Ünver Noi, "Amerika savaştan önce üslerdeki askerlerini geri çekti. Orada Amerikan askerinin hayatını tehlikeye gireceği bir durum yok. Hedefe tam olarak isabet edilmemişse sadece halk zarar görecektir, Bahreyn, Katar veya Suriye'de... Üslerde Amerikan askerleri yok" sözleriyle aktardı.
İsrail'in İran'a yönelik stratejisini de değerlendiren Noi, "İsrail kaynakları savaşın 4 gün süreceğini söylediler. İlk etapta İran'ı dize getirmek için bir nevi korku silsilesi vermek istiyorlar. Bu anlamda İran'ın eli kolu diye nitelendirebileceğimiz balistik füze depolarını, ikinci olarak deniz kuvvetlerini ve üçüncü olarak da hava savunma sistemlerini felç etmek için uğraşacaklardır" ifadelerini kullandı.

"SAHTE BAYRAK" OPERASYONLARI İLE SAVAŞ BÜYÜTÜLMEK Mİ İSTENİYOR?
Özellikle Nahçıvan ve Güney Kıbrıs'a yönelik dron saldırısı iddialarının dikkatle incelenmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Noi, bu saldırıların İran tarafından yapılmamış olma ihtimalinin yüksek olduğunu söyledi. Noi, "Nahçıvan'ın hedef alınması enteresan çünkü orada bir Amerikan üssü mevcut değil. İsrail ile Azerbaycan'ın yakın ilişkileri var, Azerbaycan'ın Ermenistan savaşında İsrail'den destek aldığını biliyoruz. İran'ın bu savaşta hedef aldığı ülkelere baktığımızda daha çok Amerika'nın saldırılarının gerçekleştirildiği istihbarat üslerinin olduğu yerlerin hedef olduğunu görüyoruz" sözleriyle aktardı.
Saldırıların arkasında "Sahte Bayrak" (False Flag) operasyonları olabileceğine dikkat çeken Noi, "Eğer İran'dan kalkmadıysa bu kamikaze dronlar, iki olasılık var: Bir, Hizbullah marifetiyle gönderildi. İki, bir 'Sahte Bayrak' operasyonu. Biz Ukrayna-Rusya savaşında bu tür sahte bayrak operasyonlarına çokça tanık olduk. Savaş durumunda propaganda savaşı ve sahte bayrak gibi, savaşı bölgeye yaymak isteyen ülkelerin çıkarlarına hizmet edecek şekilde hareket etmesi çok normal" ifadelerini kullandı.
"BÖLGESEL BİR SAVAŞA DÖNÜŞTÜRÜLMEMELİ"
Güney Kıbrıs'a yönelik saldırı iddialarının arkasında AB ve NATO'yu savaşa dahil etme amacı olabileceğini belirten Noi, "Güney Kıbrıs Rum Yönetimi bir Avrupa Birliği üyesi. Orada böyle bir şeyin işletilme olasılığı var. İngiltere zaten Kıbrıs'ta garantör devletlerden birisi ve üslerini korumaya yönelik bir çaba içerisinde. Ülkeler ihtiyatlı davranıp bunu bölgesel bir savaşa dönüştürmemeli" sözleriyle uyardı. Savaşın uzamasının tüm dünyayı olumsuz etkileyeceğini vurgulayan Noi, "Bu süreç sadece İran, Amerika ve İsrail'i ilgilendirmiyor. Bölgeyi bırakın, bütün dünyayı etkiler bir vaziyete giriyor. Ekonomik anlamda tüm dünyayı etkileyecek bir süreç" ifadelerini kullandı.
NAHÇIVAN'A DÜŞEN İRAN DRONUNUN GÖRÜNTÜSÜ A HABER'DE
Azerbaycan'a bağlı Nahçıvan Havalimanı İran topraklarından kalkan insansız hava araçlarının hedefi oldu. Dronlardan biri Nahçıvan Havalimanı'na, diğeri ise bir okul binasının hemen yakınına düştü. A Haber ekranlarında canlı yayınlanan görüntülerde, patlamanın şiddetiyle oluşan dev çukur ve dron kalıntıları net bir şekilde görüldü. Olayın ardından bölgedeki okullar tahliye edilirken, yaralıların olduğu bildirildi.
İKİ AYRI NOKTAYA DRON DÜŞTÜ
Nahçıvan'dan sıcak gelişmeleri aktaran AZTV Muhabiri İlham Valiyev, "Sabah yaklaşık 11-12 radelerinde İran'dan gelen iki pilotsuz uçuş aparatı Nahçıvan Beynelhalk Havalimanı'na ve havalimanı yakınındaki bir okul binasının yakınına düştü" ifadelerini kullandı. Valiyev, dronun düştüğü noktadaki devasa çukuru göstererek, "Drone'un düştüğü bu alan okul binasına çok yakın, ancak şans eseri okulda herhangi bir hasar meydana gelmedi" sözleriyle durumu aktardı.
OKULLAR TAHLİYE EDİLDİ, YARALILAR VAR
Saldırı sonrası alınan güvenlik önlemlerine değinen Valiyev, "Tedbir amaçlı olarak hem bu okuldaki hem de Nahçıvan genelindeki tüm kreş ve okullardaki öğrenciler ile öğretmenler tahliye edildi" ifadelerini kullandı. Olaydaki can kaybı ve yaralanma durumuna dair bilgi veren muhabir, "Hücumlar neticesinde 4 kişi yaralandı ve şu anda hastanede tedavileri devam ediyor" bilgisini paylaştı.
BORU HATTI SABOTAJI İDDİALARINA CEVAP
Stüdyoda bulunan Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Ayhan Sarı'nın bölgede petrol boru hattı olup olmadığına dair sorusu üzerine Valiyev, "Nahçıvan'da petrol boru hatları geçmiyor, düşen yerler havalimanı ve bir köy arazisidir" diyerek sabotaj iddialarının gerçeği yansıtmadığını dile getirdi. Valiyev, bölgedeki incelemelerin sürdüğünü belirterek, "Gördüğünüz bu kalıntılar düşen dronun parçalarıdır ve devletin görevlendirdiği yetkili birimler şu anda bu parçaları incelemek üzere topluyorlar" sözleriyle sahadaki son durumu özetledi.










