Atina'da 4 ülkenin enerji bakanlarından toplantı! IMEC Koridoru Türkiye olmadan hayata geçirilebilir mi?
Atina'da 6 Kasım günü Yunanistan, ABD, İsrail ve GKRY Enerji Bakanları'nın düzenleyeceği toplantıda IMEC Koridoru'nun ve Doğu Akdeniz'deki iş birliklerinin masaya yatırılması bekleniyor. Gerçekleşecek görüşmede akıllara Türkiye karşıtı bir toplantı mı düzenlenecek sorularını getirirken A Haber'de uzman isimler IMEC Koridoru'na ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Güvenlik Politikaları Uzmanı Prof. Dr. Uğur Özgöker IMEC Koridoru'nun Türkiye ve KKTC'yi saf dışı bırakma projesi olarak nitelerken projenin son derece maliyetli olduğunu ve Türkiye olmadan IMEC Koridoru'nun hayata geçirilemeyeceğini belirtti.
Yunanistan'ın başkenti Atina'da 6 Kasım günü ABD Enerji Bakanı Chris Wright, İsrail Enerji Bakanı Eli Cohen, Yunanistan Enerji Bakanı Stavros Papastavrou ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Enerji Bakanı Giorgos Papanastasiu'nun bir araya gelerek toplantı düzenleyecek olmasıyla akıllara görüşmede ele alınacak konular ve toplantının asıl nedeninin Türkiye karşıtı bir zirve mi yapılacak sorularını getiriyor. Özellikle gerçekleşecek toplantıda Doğu Akdeniz'deki iş birlikleri, Süveyş Kanalı'na alternatif olan IMEC Koridoru ve GKRY'nin güvenliğini konuşulması beklenirken Atina'daki toplantının perde arkası A Haber'de Merve Tepe'nin sunduğu Satır Arası programında ele alındı. Uzman isimler Güvenlik Politikaları Uzmanı Prof. Dr. Uğur Özgöker ve Askeri Stratejist Prof. Dr. Ali Fuat Gökçe IMEC Koridoru'na ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
FOTO: AA
IMEC KORİDORU NEDİR?
IMEC Koridoru, G20 Zirvesi'nde Hindistan'ın Orta Doğu'dan Avrupa'ya uzanan ticaret koridorunu ilan etmesiyle ortaya çıkan Süveyş Kanalı'na alternatif olacağı belirtilen bir projedir. IMEC Koridoru, Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi'ne karşı alternatif olarak algılanan yeni ekonomik koridorda, Türkiye ve KKTC saf dışı bırakılması amaçlanıyor. Proje ortakları arasında ise Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Hindistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Suudi Arabistan, Ürdün, İsrail, Yunanistan, İtalya, Fransa, Almanya, Avrupa Birliği (AB) olarak belirtildi.
"TÜRKİYE VE KKTC OLMADAN BU PROJEYİ HAYATA GEÇİREMEZLER"
Güvenlik Politikaları Uzmanı Prof. Dr. Uğur Özgöker, IMEC Koridoru'nda Türkiye ve KKTC'nin projeden saf dışı edilmek istendiğini fakat mavi vatanda münhasır ekonomik bölgesinde hak sahibi olduğunu vurgulayarak; "Türkiye'yi bypass edip Ortadoğu'nun enerji kaynaklarını Avrupa'ya taşıma projesi. 2010'dan beri bu proje ısıtıp ısıtıp getiriyorlar. Fakat feasible (uygulanabilir) değil. Yani iktisadi olarak da mümkün değil. Olsa bile ki değil, siyasi ve stratejik olarak mümkün değil. Şimdi ne yapacaklardı bunlar? Bir kere Güney Kıbrıs diyorsunuz. Tamam. Güney Kıbrıs böyle bağımsız bir devlet değil. Onun şeyinde Türkiye'nin de münhasır ekonomik bölgesinde Türkiye'nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin de hakkı var. Ayrıca garantör Türkiye. Yani bizim ve Kıbrıs Türkleri'nin olmadığı bir şeyde bunları geçiremezler, bir. Varsayalım ki geçirdiler bir şekilde. Dediğiniz gibi hiçbir şekilde uygulanabilir değil, on yıl önce 75 milyar euro'ydu. Yani Mısır (o zaman Mısır'la da biz terstik, şu anda iyi aramız) İsrail, Güney Kıbrıs, Yunanistan, ABD vardı. Şimdi Mısır çıktı anlaşmadan yakında Amerika da çıkar tekrar. Orada Mısır'daki karada, İsrail'deki deniz ve karadaki doğal gaz, Kıbrıs'a gelecekti. Kıbrıs'ın Afrodit bölgesinde yani İsrail'le Kıbrıs arasındaki Akdeniz'de çıkan (ki Türkiye'nin de münhasır ekonomik bölgesine giriyor orası), orada çıkan doğal gaz birleşecekti. Borularla Kıbrıs-Girit, Girit-Yunanistan, Yunanistan-İtalya, Adriyatik'ten ve Avrupa'ya uzanıyor."
Fotoğraf: A Haber - Ekran Görüntüsü
"BU PROJE'DE EN BÜYÜK RİSK RUSYA'NIN BOMBALAMASI"
Özgöker, IMEC Koridoru'nun 0n yıl önce 70 milyar euro bütçesinin olduğunu ve şuanki ekonomik duruma bakıldığında hayata geçirilmesinin imkansız olduğunu vurgularken, Türkiye'nin ve Rusya'nın projeye karşı çıktığını belirtti. "Türkiye bu projeye karşı çıktı. Çünkü o boru hatlarını Akdeniz'in altından çekeceksiniz. Bir Rus denizaltısı gelir, bombalar, zarar verir, gitmez. Yani gidecek gibi değil. Dolayısıyla elinde sonunda bu gelecek, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti-Türkiye, Türkiye'den Güney Akım'dan Avrupa'ya gidecek. 2,5 milyar euro. Biri 2,5 milyar, biri 75 milyar euro, birinde risk yok, diğerinde ise Rusya'nın bombalaması durumu var.
