Parti içi kavga, yolsuzluk ve şaibeli kurultay! Kendi kendini yiyen parti: CHP siyasi ''türbülans''tan nasıl çıkacak?
Yıllar geçtikçe ana muhalefet partisi CHP, toplumsal birleştiricilikten çok, içsel çatışmalara odaklanan bir yapıya büründü. Parti; neredeyse yarım asırdır parti içi kavgalar, yolsuzluk soruşturmaları ve şaibeli kurultaylarla anılıyor. Açıkçası, parti içindeki güç mücadelesi ve yolsuzluklar, CHP’nin kendi geleceğini inşa etme noktasında başarısız olmasına yol açıyor. Peki, 19 Mart’ta başlayan yolsuzluk soruşturmasının ardından CHP nasıl bir rota izledi? Kurultay sürecine nasıl gelindi? CHP kurmaylarının bilinçaltında ne yatıyor? A Haber Araştırma Planlama Servisi, ana muhalefet partisi CHP’yi mercek altına aldı…
Yıllar geçtikçe ana muhalefet partisi CHP, toplumsal birleştiricilikten çok, içsel çatışmalara odaklanan bir yapıya dönüştü. Parti, yarım asırdır halkla ve toplumsal gerçeklikle bağ kurmakta zorlanan, ideolojik olarak sıkışmış bir görüntü veriyor.
Parti içindeki güç mücadelesi ve yolsuzluklar, CHP'nin kendi geleceğini sağlıklı bir şekilde şekillendirememesine neden oluyor.
Açıkçası, CHP içinde yaşanan türbülans, partinin sağlam bir rota çizememesinin de en önemli nedeni.
Peki, 19 Mart yolsuzluk soruşturmasının başladığı günden bugüne CHP nasıl bir rota izledi? Kurultay sürecine nasıl gelindi? CHP kurmaylarının bilinçaltında ne yatıyordu?
İMAMOĞLU SÜRECİ VE YARGI
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve örgütünün yolsuzluk operasyonu kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderilmesi, Türkiye'de hukuk önünde herkesin eşit olduğunun en somut göstergesiydi.
Bu çerçevede; ana muhalefet partisi CHP ve İmamoğlu'ndan kamuoyunun beklediği, hakkındaki suçlamalarla ilgili yargılama sürecini beklemek ve sonuçlarına katlanmaktı. Ama öyle olmadı.
CHP önce hukuksuz bir şekilde radikal tabanını sokağa döktü. Ardından Türkiye'yi uluslararası medyaya şikâyet etti.
Son olarak CHP Lideri Özgür Özel, CHP'lilere "Yerli ve milli ekonomiyi boykot edin, ekonomiyi durdurun" çağrısı yaptı.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat
BOYKOT TEPKİSİ
Ömer Bolat (Ticaret Bakanı): "Boykot çağrısı ekonomiye karşı sabotaj"
"Boykot çağrıları, ekonomiyi sabotaj girişimidir. Özellikle haksız ticaret ve rekabet unsurları içermektedir.
Kendilerini ülkenin efendisi ve sahibi zanneden, 'biz ne istersek o olur' anlayışıyla hareket eden ama 22 yıldır hüsrana uğrayan; kendilerini birinci sınıf, halkımızın büyük çoğunluğunu ise ikinci sınıf vatandaş gören ve sınıfsal üstünlük savaşı veren dar çerçevede lüks ve rant içinde yaşayan çevrelerin beyhude girişimi olarak görüyoruz."

SOKAK EYLEMLERİNİN BİLİNÇALTINDA NE VAR?
Hukuksuz gösteriler, Gezi sosyolojisinin hâlâ dinamik olduğunu gösteriyordu ve birileri rövanşist duygularla hareket ediyordu.Masumane başlayan kitlesel gösteriler, hızla anarşizme kayma potansiyeli taşıyordu.
CHP yönetiminin "öteki mahallelere" açılmak için sergilediği duruşun yapay olduğu ortaya çıktı.CHP Genel Merkezi'nin siyasal açıdan dönüşme çabasına karşın, yerleşik CHP tabanının değişmediği anlaşılıyor.
Ekrem İmamoğlu'nun yalnızca "kazanabilecek aday" kategorisinde değerlendirildiği, yolsuzlukların ise yok sayıldığı anlaşılıyor. İmamoğlu adına miting yapan, gösteri düzenleyen, imza toplayanların hiçbiri, soruşturmada yer alan iddialara cevap veremiyor.
Türkiye, Teknofest kuşağı dışındaki gençlikle de yüzleşiyordu.
Sokak gösterileri, milli ürünlere boykot ve hukuksuz eylemler elbette Türkiye'ye fayda getirmezdi.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan
ARŞİV SES | BAŞKAN RECEP TAYYİP ERDOĞAN – GRUP KONUŞMASI
"Türk ekonomisinin batırılması için çalışmak dahil, beşinci kol faaliyetlerinin bu kadar yaygın ve pervasız yürütülmesinin sebeplerinden biri kendi çıkarını her şeyin önünde tutan köksüzlerin sayıca fazla olmasıdır
Türkiye ekonomisine ve milletin huzuruna yönelik her türlü sabotajın hesabı yargı önünde sorulacaktır.
İsrail, 471 gün boyunca Filistinlilerin üzerine bomba yağdırırken, Siyonist destekçisi şirketler için boykot kelimesini telaffuz bile etmediler.
Şimdi çıkmışlar, ülkenin yerli ve millî markalarını boykot etmekten bahsediyorlar.
Özel'in ne tuttuğu yol yoldur, ne de ağzından çıkan sözü kulağı duymaktadır."
KAMUOYU MESAJI ALDI
Kamuoyu, olup bitenin farkındaydı. CHP'nin boykot çağrısı karşılık bulmadı. 2 Nisan'da Türkiye genelinde alışveriş rekoru kırıldı.
ARŞİV SES | CHP'li bir vatandaş:
"Ben Cumhuriyet Halk Partili bir bayanım. Özgür Özel'in boykot çağrısı çok yanlış. Burası Türkiye Cumhuriyeti. Bu çağrıdan dolayı CHP'den istifa ettim.
Bugün çocuklarıma ve arkadaşlarıma sürekli boykot çağrısına karşı yazdım. Sokağa çağırmak yanlış. Biz de gençliğimizde eylemler yaptık ama böyle davranmadık."

PROTESTO NEREYE GİDER?
Protestolar; toplumsal değişim ve ifade özgürlüğü adına önemli bir araç olabilir. Ancak yasal çerçevede kalınarak ve şiddetten uzak bir şekilde yapılmalıdır. Aksi takdirde diğer toplum kesimlerine karşı düşmanlık ve dışlanmışlık hissi gelişebilir.
Bir ülkede, hukukun dışına çıkılan her durum; toplumda devlet otoritesine karşı bir meydan okuma anlamına gelir.
Demokratik toplumlarda, toplumsal sorunlar barışçıl yollarla ve adaletli şekilde çözülür. Aksi takdirde ülkenin geleceği tehlikeye girer, devlet aklı da buna müsaade etmez.

