CHP’de ‘işgal’ tartışması: Özgür Özel genel merkezi terk edecek mi?

CHP’de ‘işgal’ tartışması: Özgür Özel genel merkezi terk edecek mi?

Cumhuriyet Halk Partisi’nde 38’inci Olağan Kurultay’a ilişkin dava, siyaseti sarsan bir kararla sonuçlandı. Mahkeme “mutlak butlan” hükmü vererek kurultayı geçersiz sayarken, mevcut yönetimi tedbiren görevden uzaklaştırdı. Uzmanlar süreci “siyasi ve hukuki kırılma noktası” olarak değerlendirirken, son kulis bilgileri ve kritik analizler A Haber ekranlarında masaya yatırılıyor.

CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı'na ilişkin açılan davada kritik bir eşik aşıldı. Mahkeme "mutlak butlan" kararı vererek kurultayı iptal etti, parti yönetimi tartışmalı hale geldi. Peki şimdi süreç nasıl işleyecek, siyasi dengeler nasıl değişecek?

A Haber canlı yayınında konuşan uzman isimler, yaşanan gelişmenin yalnızca hukuki değil aynı zamanda derin siyasi sonuçlar doğuracağını vurgulayarak süreci "kritik bir kırılma anı" olarak değerlendirdi; son kulis bilgileri ve olası senaryolar tek tek masaya yatırıldı.

CANLI ANLATIM

CHP tabanında yaşanan büyük güven kırılmasına dikkat çeken Tayiz, "Cumhuriyet Halk Partisi yönetimi Türkiye siyasi tarihinde hiç bu kadar net yolsuzluk iddialarıyla karşı karşıya kalmamıştı. Muhittin Böcek’in itirafları, çantalarla gelen paralar ve bizzat belediye başkanlarının itiraf ettiği o rüşvet çarkı net şekilde ortaya çıktı. Utanmadan balya balya rüşvet almışsınız, sonra çıkıp mağduriyet edebiyatı yapıyorsunuz. Bunun toplumda ve CHP tabanında bir karşılığı yok" sözleriyle partideki çürümeyi aktardı.

KILIÇDAROĞLU BU KEZ DAHA CESUR VE KARARLI

Kemal Kılıçdaroğlu’nun dönüş stratejisini yorumlayan Kurtuluş Tayiz, "Kemal Kılıçdaroğlu geçmişte düştüğü hatalara, yani kendisini arkasından hançerleten hatalara tekrar düşmeyecektir. Artık daha cesur ve daha kararlı. Kimsenin gözünün yaşına bakmadan hareket edeceğini düşünüyorum. Kılıçdaroğlu’nun en büyük misyonu, bu rüşvet ve akçeli işlerin döndüğü dönemi kapatmaktır. Uzlaşma ve suhulet laflarına bakmayın, karşısındakilerin ne kadar militan olduğunu bizzat genel başkanın fotoğrafının ayaklar altına alınmasından biliyor" dedi.

CHP MİTİNGLERİNDE DİĞER ÖRGÜTLERİN BAYRAKLARI SALLANIYOR

Partideki militanlaşma tehlikesine işaret eden Tayiz, "Genel merkez önündeki mitinglere baktığınızda CHP bayraklarından çok farklı grupların, yan kuruluşların bayraklarını görüyoruz. Bu, CHP kültürünün nasıl değiştiğini ve militanlaştığını gösteriyor. Özgür Özel şu an partiyi işgal etmeye devam ediyor ama CHP sokağı bu kavgaya mesafeli duruyor. Çünkü taban, yukarıdaki bu kavganın bir ikbal ve rant kavgası olduğunu görüyor" ifadelerini kullandı.

ÖZGÜR ÖZEL’İN YEDEK PARTİ PLANI: İNSANLARIN AKLIYLA ALAY EDİYORLAR

Özgür Özel ve ekibinin yeni bir parti kurma girişimlerini de deşifre eden Kurtuluş Tayiz, "Özgür Özel bir yedek parti kurmuş, sanki CHP aleyhinde bir kapatma davası varmış gibi 'biz kapatmaya karşı kurmuştuk' diyor. Hangi kapatma davasına karşı kurdun sen bu partiyi? Gündüz gözüyle insanların yüzüne baka baka yalan söylüyorlar. Tek amaçları CHP’den ne kadar parça koparabiliriz derdine düşmek. Ancak Kılıçdaroğlu’nun bu troykayı tasfiye etmek için her türlü disiplin ve hukuk yolunu işleteceği açıkça görülüyor" değerlendirmesinde bulundu.

DELEGE KRİZİ: TUTUKLU DELEGELERLE KURULTAY OLUR MU?

Kurultay takvimiyle ilgili teknik açmazları dile getiren Tayiz, "Özgür Özel hemen kurultaya gidelim diyor ama bu o kadar kolay değil. 38. kurultay delegelerinin bir kısmı şu an tutuklu veya hüküm giymek üzere olan isimler. Fiziki olarak oy kullanmaları mümkün olmayan bir delege yapısıyla karşı karşıyayız. Kılıçdaroğlu’nun bu süreci hemen başlatacağını sanmıyorum; önce partiyi arındıracak, sonra kurultaya gidecektir" sözleriyle konuşmasını noktaladı.

İMAMOĞLU İPOTEĞİ ÇATIRDIYOR: PARA TRAFİĞİ KİMİN ELİNE GEÇTİ?

Sürecin çok hızlı ilerlediğini belirten Prof. Dr. Zakir Avşar, "Teknik ve hukuki adımları atıyorlar zaten, bunlar hızlı bir şekilde ikmal edilir ama bundan sonrası için en önemli husus fiziki olarak genel merkezlerini ele geçirmeleri ve grup hakimiyetini tesis etmeleri meselesidir," ifadelerini kullandı. Kılıçdaroğlu’nun sessizliğini bozarak sahaya inmesini değerlendiren Avşar, "Sayın Kılıçdaroğlu’nun bir stratejik sabrı var, bu stratejik sabrını şu ana kadar kararlı bir şekilde ortaya koydu ve bundan sonra da bu adımları atacaktır," sözleriyle partideki yeni dönemin işaretlerini verdi.

"ARINMA" OPERASYONU VE BÖLÜNME RİSKİ

Kılıçdaroğlu’nun partide büyük bir temizlik yapacağını öngören Avşar, "Kılıçdaroğlu’nun topluma ve parti tabanına vermiş olduğu bir arınma sözü var; bu arınmayı gerçekleştirmesi gerekiyor," dedi. Bu operasyonun risklerine de dikkat çeken Avşar, "Arınma çabasına girdiği andan itibaren bir kısım insanın partiden ayrılacağı açık ancak önündeki en büyük problem partinin bölünmemesini sağlamaktır," ifadeleriyle CHP’yi bekleyen zorlu süreci aktardı.,

HANÇERLENMEME STRATEJİSİ VE DELEGE ÇIKMAZI

Yeni bir kurultayın kaçınılmaz olduğunu ancak Kılıçdaroğlu’nun aynı hataya düşmek istemediğini belirten Prof. Dr. Zakir Avşar, "Bu kurultayda yeniden hançerlenmemek ve partiyi kaptırmamak gibi bir durum söz konusu; Kılıçdaroğlu’nun önündeki yol haritasında genel merkez binasına yerleşmek artık tali bir mesele haline gelmiştir," dedi. Delege yapısındaki karmaşaya değinen Avşar, "38. Kurultay delegeleriyle gidilecek ama bu delegelerin bir kısmı şu an tutuklu veya hüküm giyecek durumda; fiziken oy kullanmaları mümkün olmayabilir," sözleriyle delege krizinin boyutlarını gözler önüne serdi.

İMAMOĞLU İPOTEĞİ VE PARA TRAFİĞİ

Özgür Özel’in mesajlarındaki İmamoğlu etkisine vurgu yapan Avşar, "Özgür Özel’in mesajlarına bakıyorsunuz, tamamen İmamoğlu yüklü; 'Ekrem’i terk etmedik, başımıza bunlar geldi' gibi ifadeler kullanıyorlar ancak buradaki para trafiğini sağlayan güç artık Özel veya İmamoğlu’nun kontrolünde değil," dedi. Kılıçdaroğlu’nun bu yapıyı kırmak için hazırlık yaptığını söyleyen Avşar, "Kılıçdaroğlu aynı tuzağa düşmemek için azami çaba gösterecektir, İmamoğlu ipoteğini nasıl kıracakları bu sürecin en kritik sorusudur," ifadelerini kullandı.

KILIÇDAROĞLU FİİLEN GENEL BAŞKANLIK KOLTUĞUNDA

Hukuki kararın pratikteki karşılığını değerlendiren Prof. Dr. Zakir Avşar, "Bir tedbir kararı vardır ve bu karar kesinleşmiş gibi bir davranışı beraberinde getirir; şu an fiili ve fiziki olarak genel başkan Sayın Kılıçdaroğlu’dur," dedi. Partinin eski haline döndüğünü belirten Avşar, "Kılıçdaroğlu nasıl 4-5 Kasım öncesinde yönetiyorsa şimdi de aynı şekilde yönetmesi, disiplin kurullarını işletmesi ve yolsuzluğa bulaşanlarla ilgili irade gösterme hakkı bulunmaktadır," sözleriyle Kılıçdaroğlu’nun tam yetkiyle sahada olduğunu vurguladı.

MAHKEMEDEN TARİHİ KARAR: "PARTİ KILIÇDAROĞLU'NA EMANET"

Yargıdan gelen son dakika haberi CHP genel merkezinde deprem etkisi yarattı. Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin oy birliğiyle aldığı kararı değerlendiren Hukukçu Eyüphan Korkmaz, "İlk derece mahkemesi süreciyle başlayan bir süreç vardı, Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde devam etti. BAM 36. Hukuk Dairesi oy birliğiyle bir karar verdi ve yürütmeyi durdurma kararı aldı" ifadelerini kullandı. Kararın partiyi kurultay öncesi döneme döndürdüğünü belirten Korkmaz, "4-5 Kasım 2023 tarihinden evvel yaklaşık 15 yıldır CHP’nin başında bulunan isme parti tekrar tevdi edildi" sözleriyle Kemal Kılıçdaroğlu’nun hukuki pozisyonuna dikkat çekti.

SKANDALIN MERKEZİNDE RÜŞVET VE İRADE FESADI VAR

Mahkemenin aldığı kararın gerekçeleri, parti içindeki kirli pazarlıkları da gün yüzüne çıkardı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmaya atıfta bulunan Eyüphan Korkmaz, "10 Şubat 2025 tarihli Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlatmış olduğu soruşturma çok önemliydi. Seçimin sonucunu etkileyebilecek irade fesadına sebebiyet verecek rüşvet olguları ve kişisel menfaat temini sebebiyle oluşan bir olgu söz konusu" şeklinde konuştu. Korkmaz, bu durumun delege iradesini sakatladığını belirterek, "Burada fark 18 değil 180 olsaydı, 300-500 olsaydı ve arada 3-5 isim bu manada kişisel menfaat temin ettiği, irade fesadına uğradığı söz konusu olmuş olsaydı, YSK’nın birçok kararı var ve diyor ki bu sonuca etkili değildir" diyerek aradaki küçük farkın sonucu nasıl değiştirdiğini aktardı.

YSK’DAN ÖZGÜR ÖZEL’E BİR ŞOK DAHA

Parti yönetiminin Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) yaptığı itirazdan da sonuç çıkmadı. Hukuki labirentte çıkış yolu arayan Özgür Özel yönetimi, YSK’nın ret kararıyla bir kez daha sarsıldı. Hukukçu Korkmaz bu süreci, "YSK’ya başvuru yolunun çok uygun olmadığını zaten bir hukukçu olarak ifade edeyim çünkü yolları birbirinden farklıdır. İlk derece mahkemesinde başlayan süreç Yargıtay ve duruma göre Anayasa Mahkemesi ile nihayete erer" ifadeleriyle değerlendirdi. Özel’in parti binasında kalma ısrarının hukuki karşılığını da yorumlayan Korkmaz, "Mahkemeler herkese bağlar. Bu nihai bir karar değil ama bulunduğu evre itibariyle tereddütsüz tüm tarafları bağlayan bir yaklaşım var" dedi.

CHP’DE ÇİFT BAŞLI KAOS: KILIÇDAROĞLU’NDAN "KURULTAY" RESTİ

Mahkeme kararı sonrası her iki ismin de kendisini "Genel Başkan" olarak tanımlaması partideki çift başlılığı zirveye taşıdı. Kemal Kılıçdaroğlu’nun sosyal medya hesabına "Genel Başkan" unvanını yeniden eklemesi ve Özgür Özel’e telefonda "Kurultaya gidelim" dediği iddiaları hakkında konuşan Eyüphan Korkmaz, "Çift başlı hiçbir sistem kabul etmez. Bu parti kendilerine de tereddütsüz zarar verir. Bir taraf bir an evvel olağan genel kurula götürmek istiyor, Kılıçdaroğlu ise bunu belli bir sükunetle götürmek istiyor" sözlerini kaydetti. Korkmaz, YSK’nın devreye gireceği delege listesi belirleme sürecinde yeni sürtüşmelerin yaşanabileceği uyarısında bulunarak, "Tertemiz bir seçimin yapılması herkes için olması gereken doğal bir yaklaşımdır" ifadelerini kullandı.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin