Kılıçdaroğlu'nun dönüşünde hukuki takvim netleşiyor! Kurultay süreci 1 yılı bulabilir

Kılıçdaroğlu'nun dönüşünde hukuki takvim netleşiyor! Kurultay süreci 1 yılı bulabilir

“Mutlak butlan” kararı sonrası CHP Genel Merkezi’nde tansiyon yükseldi. Binanın devrine karşı çıkan Özgür Özel’e yakın gruplarla polis arasında arbede yaşandı. Özel yönetimi binayı boşaltırken Kılıçdaroğlu'nun yakın zamanda genel merkeze gelmesi bekleniyor. Kılıçdaroğlu'nun yeni A takımını belirlemesi beklenirken süreç A Haber ekranlarında yorumlandı.

CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı'na ilişkin açılan davada kritik bir eşik aşıldı. Mahkeme "mutlak butlan" kararı vererek kurultayı iptal etti, parti yönetimi tartışmalı hale geldi. Peki şimdi süreç nasıl işleyecek, siyasi dengeler nasıl değişecek?

A Haber canlı yayınında konuşan uzman isimler, yaşanan gelişmenin yalnızca hukuki değil aynı zamanda derin siyasi sonuçlar doğuracağını vurgulayarak süreci "kritik bir kırılma anı" olarak değerlendirdi; son kulis bilgileri ve olası senaryolar tek tek masaya yatırıldı.

CANLI TAKİP SONA ERDİ

CANLI ANLATIM

KILIÇDAROĞLU’NUN DÖNÜŞÜNDE HUKUKİ TAKVİM NETLEŞİYOR!

CHP’de mahkemenin verdiği "mutlak butlan" kararı sonrası partideki yetki tartışmaları yeni bir boyuta taşındı. Özgür Özel yönetiminin meşruiyetinin sorgulandığı bu kritik süreçte, yargı kararının partiyi hangi noktaya götüreceğini A Haber canlı yayınında değerlendiren Avukat Uğur Çağlar, Kılıçdaroğlu’nun dönüş yolundaki hukuki aşamaları ve kurultay takvimini tek tek anlattı. İşte asırlık çınarda her şeyi sıfırlayan o kararın perde arkası...

YARGI KARARI KESİNLEŞMEDEN ADIM ATILAMAZ

CHP’deki mevcut hukuki tabloyu analiz eden Avukat Uğur Çağlar, "Öncelikli olarak yargı kararının kesinleşmesinin beklenmesi gerekiyor çünkü süreç içerisinde ihtiyati tedbir kararı olarak verilen bir görevlendirme söz konusu" ifadelerini kullandı. Kararın kesinleşmesiyle birlikte partinin eski statüsüne döneceğini belirten Çağlar, "Eğer mutlak butlan kararı kesinleşirse, o zaman başlangıçtaki delegeler yani kurultay öncesindeki delegelerle birlikte parti organları yeniden görevlerinin başına gelmiş olacak" sözleriyle sürecin nasıl işleyeceğini özetledi.

KURULTAY SÜRECİ BİR YILI BULABİLİR

Parti içindeki kurultay beklentilerine dair çarpıcı rakamlar veren Çağlar, "Bu bahsedilen olağan süreç en az 7 ay sürecektir, hatta belki bir yılı bulacak bir süreçten bahsediyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Sürecin aşamalı bir yapısı olduğunu vurgulayan Çağlar, "Burada önemli olan YSK kararlarıyla özellikle ilçe kongrelerinin tamamlanması ve genel kurul için oluşacak delegelerin ortaya çıkmasıdır" diyerek, kurultay tarihinin ancak bu rutin faaliyetlerin aksamaması durumunda netleşebileceğini aktardı.

ÖZGÜR ÖZEL TARAFI HUKUKA BAŞVURABİLİR

Özgür Özel ve ekibinin atabileceği karşı adımlara da değinen Avukat Uğur Çağlar, "Özgür Özel taraftarları bir an önce kurultaya gidilmesi için delegelerden imza toplamaya çalışacak, eğer parti başkanlığı kurultaya gitmeme yönünde bir hareket sergilerse bu sefer hukuka başvurulacak" şeklinde konuştu. Özel tarafının Asliye Hukuk Mahkemesi’nden müdahale isteyebileceğini belirten Çağlar, "Seçim heyeti oluşturulması için talepte bulunulabilir, yani hukukun müdahalesi istenebilir ancak özetle şu an için yargı kararının kesinleşmesi her şeyin önündedir" ifadelerini kullandı.

KILIÇDAROĞLU "A TAKIMI"NI YENİDEN BELİRLEYECEK

Mahkeme kararının Kemal Kılıçdaroğlu’na geniş bir yetki alanı açtığını ifade eden Çağlar, sürecin Kılıçdaroğlu lehine ilerlediğine dikkat çekti. Çağlar, "Bu görevlendirme içerisinde olağan faaliyetlerin yerine getirilmesi gerektiği kanaatindeyim" diyerek, Kılıçdaroğlu’nun yeniden dümene geçmesi durumunda MYK ve disiplin kurullarını kapsayan yeni bir "A Takımı" belirleme sürecinin de hukuken önünün açılacağını sözleriyle dile getirdi.

KILIÇDAROĞLU 30 MAYIS'TA CHP GENEL MERKEZİ'NDE

Kemal Kılıçdaroğlu, son iki gündür evinde sessizliğini korurken, telefon trafiği ve ziyaretçi kabulleriyle süreci yakından takip ediyor. Daha önce 28 Mayıs olarak duyurulan bayramlaşma programında değişikliğe gidildi. Yeni plana göre, bayramın ikinci günü sadece partililer kendi aralarında bayramlaşacak. Kılıçdaroğlu, 30 Mayıs Cumartesi günü saat 12.00’de Genel Merkez’e giderek hem partililerle hem de vatandaşlarla bir araya gelecek.

"PARTİYE NİYE ZARAR VERİYORSUNUZ?"

Kılıçdaroğlu, bir gazeteciye verdiği röportajda parti içinde yaşanan son gelişmelere sert tepki gösterdi. Genel Merkez binasına milletvekillerinin alınmamasını eleştiren Kılıçdaroğlu, "CHP tarihinde ilk kez partinin milletvekilleri içeriye alınmadı. Bu davranış niyetin ne olduğunu gösteriyor. Partiye niye zarar veriyorsunuz?" sözleriyle tepkisini dile getirdi. Partinin geleceğine dair kararlı bir duruş sergileyen Kılıçdaroğlu, "Cumhuriyet Halk Partisi bütün zorlukları aşacak güce ve tarihsel birikime sahiptir. Kavgadan, ayrışmadan yana olanların bu kutsal çatı altında yeri yoktur. İktidar yürüyüşümüz başlamıştır" ifadelerini kullandı.

CHP’DE ÖZGÜR ÖZEL ÇATLAĞI VE DİJİTAL SAVAŞLAR

Parti içinde sadece söylemler değil, yönetim erkleri de karşı karşıya gelmiş durumda. CHP’nin kurumsal web sitesi Kılıçdaroğlu ekibinin kontrolündeyken, sosyal medya hesaplarının Özgür Özel’in ekibi tarafından yönetilmesi krizin boyutunu gözler önüne seriyor. Kılıçdaroğlu ekibinin sosyal medya hesaplarının yönetimini geri almak için çalışma başlattığı öğrenildi. Öte yandan kulislerde, Kılıçdaroğlu’nun Özgür Özel’i Grup Başkanlığı görevinden azledebileceği konuşuluyor. Özgür Özel’i destekleyen milletvekillerinin bir WhatsApp grubu kurduğu, bu grupta Kılıçdaroğlu destekçilerinin yer almadığı da gelen bilgiler arasında.

İHRAÇLAR GÜNDEMDE: POLİSE BARİKAT KURANLAR YANDI

Kılıçdaroğlu'nu ziyaret eden isimlerden Mahir Polat da parti içindeki disiplin sürecine dikkat çekti. Polat, "CHP Genel Merkezi önünde polise karşı barikat kuran isimlerin partiden ihraç edilmesi gündemde" sözleriyle, disiplin sopasının kimler için sallanacağına işaret etti.

MAAŞ VE İKRAMİYE TALİMATI

Parti içindeki mali iddialara da açıklık getirildi. Maaşların yatırılmayacağı yönündeki spekülasyonların aksine, bayram ikramiyelerinin hesaplara geçtiği bildirildi. Kılıçdaroğlu'nun, kendi ekibinin maaş ödemelerinde herhangi bir aksama yaşanmaması noktasında kesin talimat verdiği öğrenildi.

KILIÇDAROĞLU'NA KARŞI "DİRENİŞ" GRUBU

Cumhuriyet Halk Partisi’nde mahkeme kararı sonrası Kemal Kılıçdaroğlu’nun koltuğa dönmesiyle başlayan kriz parti içindeki bölünmeyi ayyuka çıkardı. Özgür Özel ve destekçileri, Kılıçdaroğlu ve yönetimine kayyuma karşı "Direniş" adı altında bir WhatsApp grubu kurdu. A Haber muhabiri İlter Yeşiltaş, CHP'deki WhatsApp grubunun ayrıntılarını CHP Genel Merkezi'nden aktardı. 

ÖZEL DESTEKÇİLERİNDEN WHATSAPP GRUBU 

CHP’de mutlak butlan kararının ardından sular durulmazken genel başkanlık koltuğuna oturan Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı Özgür Özel ve kurmayları yeni bir hamle gerçekleştirdi.

A Haber muhabiri İlter Yeşiltaş, her partinin kendi içerisinde bir WhatsApp grubunun olduğunu belirterek Özel ve destekçilerinin bu gruba karşı bir direniş grubu oluşturduklarını vurguladı. Yeşiltaş; "Partilerde her dönemde olduğu gibi Cumhuriyet Halk Partisi'nde ve diğer siyasi partilerde milletvekillerinin olduğu bir WhatsApp grubu kurulur ve o grup üzerinden iletişim sağlanır. Genel Başkanın talimatları, alınan kararlar, hangi gün ne yapılacak, buna ilişkin tüm ayrıntılar o WhatsApp grubunda paylaşılır." dedi. 


TALİMATLAR "DİRENİŞ" HATTINDAN

Resmi milletvekili grubunun dışında kurulan bu gizli yapının işleyişine dair detayları paylaşan İlter Yeşiltaş, "Şimdi o WhatsApp grubundan ayrı bir WhatsApp grubu daha kuruldu yeni süreçle birlikte. Direniş adı altında bir WhatsApp grubu bu" şeklinde konuştu. 

Gizli grubun katılımcı listesi, partideki bölünmenin boyutlarını da gözler önüne sererken İlter Yeşiltaş, "Direniş WhatsApp grubunda Özgür Özel’i destekleyen milletvekillerinden oluşan bir WhatsApp grubu bu. O WhatsApp grubunda Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleyen milletvekilleri yok haliyle" sözleriyle partinin milletvekili düzeyinde çadırdamaları açıkça ortaya koydu. 

CHP İÇİNDE BÖLÜNME DERİNLEŞİYOR

Grubun isminin neden "Direniş" olduğu açıklayan İlter Yeşiltaş, CHP'li 90 milletvekilin grupta yer aldığını belirterek "Çünkü direniş dediğimiz, işte Kemal Kılıçdaroğlu’na, Sayın Özgür Özel’in tabiriyle kayyuma karşı bir direniş ortaya koyuyor Özgür Özel ve kurmayları. O anlamda bir anlam taşıyor Direniş WhatsApp grubu" diyerek, Özgür Özel cephesinin mahkeme kararını bir "kayyum ataması" olarak gördüğünü ve buna karşı isyan başlattığını ifade etti.

CHP’DE SOKAK SAVAŞI VE DERİN BÖLÜNME

A Haber muhabiri İlter Yeşiltaş, "Cumhuriyet Halk Partisi’nde bir bölünmüşlük var, bu kabul edilir zaten. Özgür Özel de Kemal Kılıçdaroğlu da bunu kabul ediyorlar. Gerçek var ortada nihayetinde. Dün neler oldu işte; Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleyen milletvekilleri kol kola girdiler, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’nin önüne geldiler. Onlar da Cumhuriyet Halk Partiliydi. Burada şu anda yayın yaptığımız Genel Merkez binasında da savunan milletvekilleri vardı" şeklinde konuştu.

YENİ PARTİ İDDİALARI VE DERİN STRATEJİ

Kulislerdeki en sıcak iddia ise Özgür Özel’in CHP’den tamamen koparak yeni bir yol haritası çizeceği yönünde. İlter Yeşiltaş, "Yolun karşısında Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleyen CHP’liler, yolun bu tarafında yani Genel Merkez’de Özgür Özel’i destekleyen milletvekilleri partililer vardı. Hatta yeni partiden de bahsediliyor kulislerde; Özgür Özel’in yeni bir partiyle yola devam edebileceği ifade ediliyor" sözleriyle CHP’deki tarihi kopuşun eşiğini tarif etti.

TABAN DESTEĞİ VE KILIÇDAROĞLU’NA KARŞI YENİ PLAN

Gizli grubun temel amacının Kılıçdaroğlu’nu tamamen tasfiye etmek ve tabanı konsolide etmek olduğunu vurgulayan İlter Yeşiltaş, "İşte bu gerçekten hareketle bir WhatsApp grubu daha kurularak bu direniş, kendi ifadeleriyle bu direniş daha da büyütülmeye çalışılacak. Özgür Özel özellikle tabandan daha fazla nasıl destek alabilir, Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı nasıl bir yeni strateji oluşturulabilir, CHP tabanı ne kadar Özgür Özel’in arkasında durabilir, buna ilişkin bir strateji geliştiriliyor. WhatsApp grubunda da yine bu planlamalar, talimatlar ve değerlendirmeler mutlaka yapılıyordur" ifadeleriyle Özel cephesindeki isyanın perde arkasını aktardı. 
 

CHP'DE HANGİ MİLLETVEKİLİ KILIÇDAROĞLU YA DA ÖZEL'İ DESTEKLİYOR?

CHP'de mutlak butlan krizi parti içindeki bölünmeyi tırmandırırken, Özgür Özel'in EK-İM Partisi kurma hazırlıklarını hızlandırdığı öne sürülüyor. Siyasi kulislerinde partinin 2-3 hafta içerisinde ilan edileceği iddialarının ardından CHP'de hangi delegelerin yeni partiye geçmeye hazırlandığı, hangi milletvekillerin ise Kemal Kılıçdaroğlu'na destek verdiği A Haber'de ele alındı. 


KEMAL KILIÇDAROĞLU'NA DESTEK VEREN MİLLETVEKİLLERİ

1. Faik Öztrak
2. Orhan Sarıbal
3. İlhan Kesici
4. Erdoğan Toprak
5. Gülizar Biçer Karaca 
6. Gamze Akkuş İlgezdi
7. Deniz Demir
8. Hüseyin Yıldız
9. Mahir Polat 
10. Rifat Nalbantoğlu 
11. Semra Dinçer
12. Sevda Erdan Kılıç 
13. Barış Bektaş 
14. Ali Fazıl Kasap 
15. Mustafa Adıgüzel 
16. Hasan Öztürkmen 
17. Gürsel Erol 
18. Ali Öztunç 
19. Ali Karaoba 
20. İnan Akgün Alp 
21. Kadim Durmaz 
22. Rahmi Aşkın Türeli

ÖZGÜR ÖZEL'E DESTEK VEREN MİLLETVEKİLLERİ
1. Burhanettin Bulut 
2. Selin Sayın Böke
3. Ali Mahir Başarır
4. Gökan Zeybek
5. Seyit Torun
6. Ali Gökçek
7. Murat Emir
8. Gökhan Günaydın
9. Cemal Enginyurt 
10. Adnan Beker
11. Ümit Dikbayır
11. Mehmet Güzelmansur 
12. Hasan Öztürk
13. İbrahim Arslan 
14. Gamze Taşcıer 
15. Yunus Emre
17. Yüksel Taşkın
18. Mehmet Tahtasız 
19. Asu Kaya

 

TARAFSIZ KALAN MİLLETVEKİLLERİ 

1. Aliye Timisi Ersever
2. Sururi Çorabatır
3. Uğur Bayraktutan
4. Türker Ateş
5. Ahmet Baran Yazgan
6. Mustafa Sarıgül
7. Jale Nur Süllü 
8. Melih Meriç
9. Nermin Yıldırım Kara

TEBLİGAT YIRTMA VİDEOSU KURGU MU?

Cumhuriyet Halk Partisi’nde mahkemenin verdiği mutlak butlan kararının ardından Özgür Özel'in Genel Merkez'de tebligat yırtma videosu gündemde oldukça konuşulurken görüntülerin kurgu olduğu ileri sürüldü. 

A Haber'de Melih Altınok ile Sebep Sonuç programına katılan Hukukçu Avukat Hadi Dündar, Sabah Gazetesi Haber Koordinatörü Kenan Kıran ve Sabah Gazetesi Yazarı Mahmut Övür CHP'de yaşananlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hadi Dündar hukuki açıdan mutlak butlan kararının CHP'ye elektronik ortamda kararın tebliğ edildiğini vurgularken, Mahmut Övür ise Özgür Özel'in yaptığının bir gösteri olduğunu ileri sürerek "Siyasi şov" olarak nitelendirdi. 

"TEBLİĞ ELEKTRONİK ORTAMDA İLETİLDİ"

CHP Genel Merkezi’nde "karar bize tebliğ edilmedi" bahanesiyle sergilenen tiyatro, hukuk duvarına çarptı. Hukukçu Hadi Dündar, sürecin teknik boyutunu deşifre ederek, "Bir tebliğ etme zorunluluğu yok. Zaten avukatlar dosyanın içerisinde yer alıyor. Elektronik ortamda kendilerine tebliğ edilmiş durumda. Tekrar götürüp Özgür Özel’e bir karar tebliğ etme durumu söz konusu değil" ifadelerini kullandı. 


"MUHATAP ÖZEL DEĞİL CHP GENEL BAŞKANLIĞI"

Meselenin şahsi bir çekişmeden öte kurumsal bir davalı yapısı olduğunu vurgulayan Sabah Gazetesi Haber Koordinatörü Kenan Kıran, "Muhatap Özgür Özel değil; CHP Genel Başkanlığıdır. Davada beş tane davacı var: Hatip Karaaslan, İzmir delegesi Lütfü Savaş, İstanbul delegesi Levent Çelik, Kadın Kolları Genel Başkan Yardımcısı Kamile Bahar Ünal ve Batman İl Başkan Yardımcısı Yılmaz Özkınat. Davalı ise CHP Genel Başkanlığı'dır" sözleriyle meselenin hukuki zeminini netleştirdi.

KAOSUN PERDE ARKASI: "BU BİR SİYASİ ŞOV"

CHP’deki gerilimin sokak ağzıyla yürütülmesine tepki gösteren Sabah Gazetesi Yazarı Mahmut Övür, genel merkez önündeki sahneleri sert bir dille eleştirdi. Övür, "Burada gösterilenler tamamen bir şovdur. Aslında herkes her şeyi biliyor ama günlerdir televizyonlarda bu tartışmalar yapılıyor. Türkiye’nin kaderi bu; bir hukuk konusu olduğunda her şey siyasallaştırılıyor" şeklinde konuştu. Siyasi süreçlere yargı müdahalesi tartışmalarının bilinçli olarak köpürtüldüğünü ifade eden Mahmut Övür, CHP içindeki bu karmaşanın bir "mağduriyet hikayesi" yaratma çabası olduğunu vurguladı.

CHP'DE DELEGE PAZARLIĞIYLA SİYASİ AHLAKIN ÇÖKÜŞÜ

Mahmut Övür, CHP’deki asıl çürümenin kurultay sürecindeki kirli pazarlıklar olduğunu belirterek adeta ateş püskürdü. Övür, "Bir kurultay düşünün, parayla gelip 100 kişiyi, 500 kişiyi kandırmışlar. Siyasi Partiler Yasası bu konuya yanaşmıyor bile. Hukukçular 'siyasete müdahale' diyor ama hırsızlığa müdahale problem değil midir? Parayla siyaseti dizayn etmek sorun değil midir? Eğer elinde delil varsa git başvurunu yap. Bu tartışmayı, mahkeme kararını itibarsızlaştırmak için yapıyorlar" ifadelerini kullandı. Övür, CHP’deki bu derin ayrışmanın yeni bir parti kurma hazırlığının "hikayesi" olduğunu belirterek, "Ayrılacaklarsa bir hikayeleri olsun diye bu gösteriyi yapıyorlar" dedi.

"YAŞANANLAR EKREMCİLER-KEMALCİLER KAVGASININ DEVAMI"

CHP Genel Merkezi’ndeki direnişin ve mahkeme kararlarının yırtılıp atılmasının arkasında Ekrem İmamoğlu’nun gölgesi olduğu belirten Mahmut Övür, "İmamoğlu’nun içeriden müdahalesi olduğu söyleniyor. 'Oraya direnin, o kağıdı yırtın' talimatının Silivri’den, İmamoğlu’ndan geldiğini düşünüyorum. Ali Haydar Fırat da dün akşam bunu açıkladı, CHP içinde de böyle düşünenler var." Övür, bu sürecin 2021 yılından beri süregeldiğini kaleme aldığını belirterek "Ekremciler-Kemalciler" kavgasının bir devamı olduğunu vurgulayarak "Bu ayrışma sürpriz değil. Her iki taraf da bu davanın buraya geleceğini biliyordu ve hazırlığını yapmıştı" şeklinde konuştu.

"CHP'DE SİYASİ BİR KOPUŞ VAR"

Parti içindeki kutuplaşmanın geldiği nokta, kullanılan nefret diliyle gözler önüne serildi. Mahmut Övür, CHP’deki ahlaki çöküşü şu çarpıcı sözlerle özetledi: "Adam 'Hain Kemal' diye slogan attırıyor, 'yüzüne tüküreceğim' diyor. Siyasi bir kopuş var. Bir tarafta zaafiyeti ve eksiği olsa da ahlaki üstünlüğü savunan Kemal Kılıçdaroğlu, diğer tarafta ise her türlü yolsuzluğu, rüşveti ve irtikabı görmezden gelen yeni bir yönetim var. Bu, 'Post-Truth' siyaset aklıdır." ifadelerini kullandı. 

ÖZGÜR ÖZEL'İN "MAFYA" SUÇLAMASINA SERT CEVAP

Dün yaşanan büyük kaosun ardından CHP Genel Merkezi’nde sabahın erken saatlerinden itibaren temizlik mesaisi başladı. Gece saatlerinden bu yana devam eden çalışmalar, binanın adeta bir çatışma alanına dönüştüğünü gözler önüne seriyor.

Temizlik ekipleri yoğun bir çaba sarf etse de binanın üst katlarında dahi dün geceki arbedenin ve yıkımın izleri hala tazeliğini koruyor. A Haber ekibi, sıcak bölgedeki bu temizlik faaliyetlerini ve partideki gergin bekleyişi anbean takip ediyor. 

KILIÇDAROĞLU CEPHESİNDEN ŞOK İDDİA: "MAĞDURİYET YARATMAK İÇİN BİLEREK YAPTILAR"
Kaosun perde arkasına dair Kemal Kılıçdaroğlu’na yakın isimlerden çok konuşulacak iddialar yükseliyor.

Kılıçdaroğlu’na yakın bir milletvekili, dün yaşanan dehşet sahnelerinin planlı bir senaryonun parçası olduğunu savunarak, o anları şöyle yorumladı: [İsmi belirtilmeyen milletvekili], "O sahneyi, o ortamı bilerek yarattılar. Özgür Özel ve kurmayları, Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik tepki büyüsün diye kasıtlı olarak bu görüntülerin ortaya çıkmasına neden oldular. Kendilerine mağduriyet devşirdiler" ifadelerini kullandı. 

KURULTAY ÇIKMAZI: "TEDBİR VARKEN ADIM ATILAMAZ"
Parti içinde bir yandan da kurultay tartışmaları alevlenmiş durumda.

Olağan ya da olağanüstü bir kurultayın yapılıp yapılamayacağı sorusu gündemi meşgul ederken, Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu konudaki tavrı netleşti. Kılıçdaroğlu, mevcut hukuki sürece dikkat çekerek, "Tedbir kararı varken kurultay yapılamaz. Bu şartlar altında olağan veya olağanüstü kurultay gerçekleştirilemez" şeklinde konuşarak tartışmalara son noktayı koydu. 

ÖZGÜR ÖZEL'İN "MAFYA" SUÇLAMASINA SERT CEVAP
Dün genel merkez önünde yaşanan "sıcak temas" anlarında, Özgür Özel’in Kemal Kılıçdaroğlu destekçilerine yönelik "mafyatik tipler" iması partide yeni bir krizin fitilini ateşledi. Özel’in bu iddialarına, o grupta yer alan milli güreşçi Savaş Yıldırım’dan zehir zemberek bir açıklama geldi. Milli formayı yıllarca terleten Savaş Yıldırım, "Ben milli bir güreşçiyim ve uzun yıllar ay-yıldızlı formayı taşımış biriyim. 8 yıl boyunca CHP Spor Kurulu’nda resmi görevlerde bulundum. Benim Adalet Yürüyüşü’nde de fotoğraflarım var. Özgür Özel beni çok iyi tanıyor; güreşçi ve başpehlivan kimliğimle beni biliyor, gelip beni izlemişliği bile var. Beni özellikle işaret etmişler, bunun kasıtlı yapıldığını düşünüyorum. Özgür Özel’le ağaç dikmişliğimiz, beraber çay içmişliğimiz var. Kendilerini kamufle etmek için böyle bir iftiraya başvurmaları utanç verici" sözleriyle tarihi bir tanıklığı ve tepkiyi dile getirdi. 

CHP’DE KRİTİK EŞİK: "A TAKIMI" BELİRLENİYOR
Genel merkezde şu an derin bir sessizlik hakim olsa da bu, fırtına öncesi sessizlik olarak yorumlanıyor.

Mahkeme kararıyla genel başkan sıfatını koruyan Kemal Kılıçdaroğlu’nun binaya gelmesiyle birlikte hareketliliğin zirve yapması bekleniyor. İlk etapta Parti Meclisi (PM) toplanacak ve bu üyeler arasından Kılıçdaroğlu’nun "A Takımı" olarak nitelendirilen Merkez Yönetim Kurulu (MYK) belirlenecek.

Bir yanda Özgür Özel ve değişim yanlıları, diğer yanda Kemal Kılıçdaroğlu ve sadık kurmayları; CHP tarihi bir yol ayrımında. A Haber, bu kritik süreçteki her adımı izlemeye devam edecek.

GENEL MERKEZ'DE HAREKETLİLİK: KILIÇDAROĞLU'NUN HEDEFİ NE?

CHP Genel Merkezi’nde dün yaşanan olaylı tahliye sürecinin ardından parti binasında hareketlilik sürüyor. A Haber muhabiri İlter Yeşiltaş, CHP koridorlarında yaşanan son gelişmeleri ve Kemal Kılıçdaroğlu cephesindeki hazırlıkları canlı yayında aktardı.

GENEL MERKEZDE ARBEDENİN İZLERİ SİLİNİYOR

Yaşanan arbede sonrası genel merkezde temizlik ve onarım çalışmalarının sürdüğünü belirten Yeşiltaş, bina içerisindeki hasarın giderilmeye çalışıldığını söyledi.

Yeşiltaş, “Genel merkezde dün Özgür Özel’in posteri vardı ancak herhangi bir zarar görmemesi için partililer o posteri indirdi” ifadelerini kullandı.

Polise karşı kurulan barikatların kaldırıldığını aktaran Yeşiltaş, “Dünkü arbede sırasında yukarıdan atılan sandalyelerden biri ışıklara denk gelmişti, şimdi onlar tamir ediliyor; ayrıca duvarlardaki tepki içerikli yazılar da tek tek silindi” dedi.

KILIÇDAROĞLU 3 YIL SONRA 12. KATA ÇIKIYOR

Kasım 2023’teki kurultayın ardından genel merkeze gelmeyen Kemal Kılıçdaroğlu’nun bayramın ikinci günü CHP Genel Merkezi’ne geleceği öğrenildi.

Kılıçdaroğlu’nun yeniden 12. kattaki makamına çıkacağını belirten İlter Yeşiltaş, eski genel başkanın burada yeni kurmay kadrosuyla değerlendirme toplantısı yapacağını ifade etti.

Yeşiltaş, “Kemal Kılıçdaroğlu bayramın ikinci günü buraya gelerek 3 yılın ardından yeniden 12. kattaki makamına çıkacak” diye konuştu.

DESTEKÇİLERDEN “GÖVDE GÖSTERİSİ” HAZIRLIĞI

Kılıçdaroğlu’na destek veren partililerin de genel merkez önünde hazırlık yaptığı belirtildi.

Yeşiltaş, “Kılıçdaroğlu’nu destekleyen partililer, genel merkezin bahçesinde toplanarak Özgür Özel ve ekibine çok güçlü bir mesaj vermek istiyorlar” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu cephesinin yoğun katılımlı bir buluşma planladığını aktaran Yeşiltaş, bu sürecin parti içinde “yeniden başlangıç” mesajı olarak değerlendirildiğini söyledi.

YENİ MYK İÇİN ESKİ PM FORMÜLÜ

Kılıçdaroğlu’nun yönetim planına ilişkin kulis bilgilerini de paylaşan İlter Yeşiltaş, 2020 Temmuz ayında seçilen Parti Meclisi üyelerinin yeniden genel merkeze davet edileceğini ifade etti.

Yeşiltaş, “Kılıçdaroğlu, 2020 Temmuz ayında seçilen Parti Meclisi üyelerini genel merkeze davet edecek ve bu isimler arasından kendi A takımını, yani yeni MYK’sını belirleyecek” dedi.

Özgür Özel’in ise çalışmalarını şimdilik TBMM’deki makamından sürdürdüğü ve kısa vadede olağanüstü kurultay beklentisinin bulunmadığı aktarıldı.

CHP'DE KİMLER TASFİYE LİSTESİNDE?

Mahkemenin verdiği 'mutlak butlan' kararının ardından Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığı koltuğuna yeniden oturan Kemal Kılıçdaroğlu'nun, parti içinde yeni bir tasfiye sürecinin düğmesine bastığı iddia ediliyor.

Kılıçdaroğlu'nun göreve dönüşüyle birlikte parti içi gerilim hızla tırmanırken, kulislerde konuşulan en büyük iddia belirli isimlerin partiden uzaklaştırılacağı yönünde. Türk Medya Ankara Temsilcisi Melik Yiğitel ve avukat Mehmet Yılmazer, kulislerdeki son gelişmeleri A Haber ekranlarında değerlendirdi.

KILIÇDAROĞLU VE ÖZEL'İN YOL HARİTASI NE?

CHP’de 38. Olağan Kurultay’a ilişkin mahkemeden çıkan "mutlak butlan" kararı siyaset kulislerini salladı. A Haber ekranlarında süreci değerlendiren hukukçu Yasin Şamlı ve gazeteci Merve Şebnem Oruç, Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden hukuki genel başkan olduğunu vurgularken, Özgür Özel yönetiminin "rüşvet ve vesayet" gölgesinde kaldığını deşifre etti. Partide taşları yerinden oynatan kararla birlikte, kurultay sürecindeki kirli pazarlıklar da gün yüzüne çıktı.

MAHKEME KARARIYLA KILIÇDAROĞLU YENİDEN KOLTUKTA

Hukuki süreci teknik detaylarıyla açıklayan İstanbul 2 No'lu Baro Başkanı Avukat Yasin Şamlı, "Elimizde bir mutlak butlan, bir de tedbir kararı var; bu karar süreci 38. Kurultay öncesine döndürmektedir" ifadelerini kullandı. Şamlı mahkemenin kararıyla birlikte Özgür Özel döneminin hukuken tartışmalı hale geldiğini belirterek, "Şu anda Kemal Kılıçdaroğlu partinin hukuki genel başkanıdır ve avukatları azletmekten dilekçeleri geri çekmeye kadar her türlü tasarruf yetkisine sahiptir" sözlerini kaydetti. Sürecin alelacele bir kurultaya gitmeyeceğini savunan Şamlı, "Kılıçdaroğlu’ndan çarçabuk bir kurultay beklemek hukuka uygun değildir; kendisi şu an bir kayyum değil, genel başkandır ve partide yaşanan suç fiillerini hukukçularıyla değerlendirecektir" dedi.

DELEGELERE "RÜŞVET" İDDİASI

Kurultay sürecinde delegelerin iradesine ipotek konulduğunu vurgulayan Yasin Şamlı, "Delegelerin iradeleri ifsat edildi, suç fiilleriyle kurultay kazanıldı; bu mahkeme kararı bize bunu gösteriyor" şeklinde konuştu. Gazeteci Merve Şebnem Oruç ise kurultaydaki kirli pazarlıklara dikkat çekerek, "Kimi delegeye alışveriş ve yemek kartı verilmiş, kimine ise çocukları için makam mevkii teklif edilmiş; bu düpedüz oy karşılığı rüşvettir" ifadelerini kullandı. Oruç, geçtiğimiz günlerde çeşitli illerde delegelerle ilgili yapılan operasyonlara değinerek, "9 kişinin tutuklandığı bir süreçte, iradesi sakatlanan delegelerin yeniden oy kullanması ne kadar güvenli olabilir?" sorusunu yöneltti.

ÖZGÜR ÖZEL ÜZERİNDEKİ "İMAMOĞLU VESAYETİ" DEŞİFRE OLDU

Özgür Özel’in genel başkanlık performansını "profesyonellik dışı" olarak nitelendiren Merve Şebnem Oruç, "Özgür Özel’in bir açıklaması sükunet içindeyken bir sonraki açıklaması çok sert oluyor; bu durum kulağına bir şeylerin üflendiğini gösteriyor" sözleriyle aktardı. Partideki çift başlılığa ve vesayet krizine parmak basan Oruç, "Özgür Özel’in iradesinin Ekrem İmamoğlu’nun vesayeti altında olduğu çok açık; bir yerden gelen 'direneceksin, dik duracaksın' dayatmasıyla hareket ediyor" dedi. Oruç ayrıca, Özgür Özel’in grup başkanlığı hamlesine karşılık Kılıçdaroğlu’nun genel merkezden verdiği cevabın partideki ayrışmayı derinleştirdiğini, "Bu vesayetten çıkılamazsa CHP’nin parçalanması kaçınılmazdır" ifadeleriyle dile getirdi.

KILIÇDAROĞLU DÖNÜŞÜ ÖNCESİ GENEL MERKEZDE DİKKAT ÇEKEN HAREKETLİLİK

CHP Genel Merkezi’nde hareketli saatler yaşanmaya devam ediyor. Tahliye arbedesinin ardından Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel merkeze dönüşü için hazırlıkların sürdüğü öne sürülürken, parti içinde dikkat çeken gelişmeler yaşanıyor. A Haber Parlamento Şefi Tülay Ağaoğlu, canlı yayında CHP kulislerinde konuşulan son gelişmeleri aktardı.

KILIÇDAROĞLU İÇİN HAZIRLIK İDDİASI

Genel merkezde yoğun bir hazırlık süreci yürütüldüğünü belirten Ağaoğlu, Kemal Kılıçdaroğlu’nun bayramın ikinci günü genel merkezde olmasının beklendiğini söyledi.

Parti binasında temizlik çalışmalarının yapıldığını ifade eden Ağaoğlu, Kılıçdaroğlu’na ait fotoğrafın yeniden asılacağı yönünde hazırlık bulunduğunu kaydetti.

Ağaoğlu ayrıca, Özgür Özel’in fotoğrafının eski genel başkanlar arasında yer almayacağı yönünde parti kulislerinde değerlendirmeler yapıldığını aktardı.

KILIÇDAROĞLU’NUN TALİMATINA KİMLER UYMADI?

Ağaoğlu, Kılıçdaroğlu cephesinden personele “olaylara karışmayın ve genel merkezden ayrılın” yönünde mesaj iletildiğinin konuşulduğunu söyledi.

Genel merkez önündeki otobüslerle ilgili tartışmalara da değinen Ağaoğlu, bazı personellerin verilen talimatlara uymadığı iddialarının parti içinde gündeme geldiğini ifade etti.

MUTLAK BUTLAN KARARIYLA HER ŞEY SIFIRLANDI

CHP'de mahkemenin verdiği "mutlak butlan" kararı siyaset gündemine bomba gibi düştü. Özgür Özel ve yönetimini adeta "yok hükmünde" sayan bu tarihi kararın hukuki sonuçlarını A Haber canlı yayınında değerlendiren Avukat Kevser Sezer, partideki tüm yetki zincirinin kırıldığını belirtti. İşte CHP'de Kemal Kılıçdaroğlu'nun dönüş yolunu açan ve mevcut yönetimi hukuken kilitleyen o kararın çarpıcı ayrıntıları...

"MUTLAK BUTLAN" NE ANLAMA GELİYOR?

Mahkemenin verdiği kararın hukuki derinliğini açıklayan Avukat Kevser Sezer, "Mutlak butlan demek bir işlemin en başından itibaren yok sayılmasıdır" diyerek mevcut yönetimin meşruiyetini kaybettiğine dikkat çekti. Sezer, Özgür Özel ve ekibinin şu anki durumunu, "İlgili kongre ve atanan siyasi figürler, yönetimdeki kişiler şu an yok hükmünde olduğu için hiçbir siyasi kararda yer alamazlar, toplantılarda bulunamazlar" sözleriyle aktardı.

KILIÇDAROĞLU HER ŞEYİ EN BAŞTAN KURACAK

Kararın ardından Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden tek yetkili mercii haline geldiğini belirten Sezer, "Kemal Kılıçdaroğlu şu an hepsini en baştan atayacak; MYK’sından disiplin kuruluna kadar tüm üyeleri yeniden seçecektir" ifadelerini kullandı. Bu sürecin bir tercih değil, hukuki bir zorunluluk olduğunu vurgulayan Sezer, yargı hükmünün herkes için bağlayıcı olduğunu hatırlattı.

MEVCUT DELEGELERLE KURULTAY YAPILAMAZ

Parti içinde kurultay tartışmaları sürerken, mevcut delege yapısının da hukuken sakatlandığını ifade eden Sezer, "Yeniden delegelerin seçilmesi gerekiyor, mevcut delege yapısıyla kurultaya gidilemez; mutlak butlan zaten bunların yok hükmünde olduğunu söylüyor" diyerek sürecin en alt kademeden, yani mahalle delegelerinden itibaren yenilenmesi gerektiğini dile getirdi.

YARGI KARARI TAM YETKİYLE VERİLDİ

Kararın yasal dayanaklarına ilişkin Siyasi Partiler Kanunu’na atıfta bulunan Avukat Kevser Sezer, "Hukuk devleti ilkesi Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli unsurlarından biridir; mahkemelerce verilen kararların uygulanması ve icra edilmesi bir esastır" sözlerini kaydetti. Sezer, bu kararın şikayetler üzerine şekillendiğini belirterek, "Mutlak butlan kararı CHP’li seçmenlerin ve delegelerin şikayetleriyle ortaya çıkmış, onların tanıklıklarıyla şekillenmiş ve Kemal Kılıçdaroğlu lehine çıkmış bir karardır" ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.

ÖZGÜR ÖZEL KANADI YENİ PARTİ Mİ KURACAK?

CHP’de kurultay süreci ve sonrasında yaşanan gelişmeler siyasetin en sıcak başlıklarından biri olmaya devam ediyor. Gazeteci Ekrem Kızıltaş, A Haber canlı yayınında CHP’de yaşanan sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

MAHKEME KARARLARI VE CHP GENEL MERKEZİNDE YAŞANAN GERİLİM

CHP’de mahkeme kararları sonrası başlayan tartışmalara değinen Kızıltaş, Özgür Özel ve ekibinin süreci “direniş” söylemi üzerinden yürüttüğünü savundu.

Kızıltaş, “Özgür Özel ve ekibi, mahkeme kararlarını sükunetle karşılamak yerine ‘Buraya kimseyi sokmayız, buraya kimseyi girdirmeyiz’ gibi söylemlerle bir direniş başlattılar. Karar alındığı andan itibaren hukuken genel başkan sıfatı tartışmalı olan Özel, avukatlarını devreye sokarak YSK ve Yargıtay’a müracaat etti ancak tanımadığını söylediği kararla ilgili bu hamleleri yapması büyük bir tezat oluşturdu” ifadelerini kullandı.

“EMNİYET GÜÇLERİNİ HEDEF ALDI” İDDİASI

CHP Genel Merkezi’nde yaşanan gerilime ilişkin konuşan Kızıltaş, Özgür Özel’in emniyet güçlerine yönelik açıklamalarını da eleştirdi.

Kızıltaş, “Özgür Özel, mahkeme kararını uygulamak üzere görevini yapan emniyet güçlerini ‘Ankara’nın kriminal tipleri buraya toplanmış’ diyerek hedef aldı. Hatta daha da ileri giderek genel merkezi tahrip edeceklerini ima eden açıklamalarda bulundu. Polise rağmen burayı teslim etmeyeceklerini söyleyen Özel, sonunda polis zoruyla dışarı atıldığında ise sanki bir zafer kazanmışçasına TOMA’nın üzerine çıkıp poz verdi” dedi.

“BELEDİYE KAYNAKLARI VE DELEGE PAZARLIKLARI” İDDİASI

CHP içerisindeki delege yapısına ilişkin dikkat çeken iddialarda bulunan Kızıltaş, belediye kaynakları üzerinden çeşitli pazarlıkların yapıldığının öne sürüldüğünü söyledi.

Kızıltaş, “2019’dan beri belediye kaynaklarını, yani kamu kaynaklarını yağmalayarak elde ettikleri paralarla delegelere para, ev ve iş dağıttıkları yönündeki iddialar artık ayyuka çıkmış durumda. CHP, bu yöntemlerle ele geçirilmeye çalışılan bir yapı haline dönüştürüldü. Ancak Yargıtay ve mahkeme kararları sonrası bu imkanların ellerinden kayıp gittiğini görüyorlar” ifadelerini kullandı.

İMAMOĞLU CEPHESİ İÇİN “YENİ PARTİ” İDDİASI

CHP içerisindeki ayrışmanın daha da büyüyebileceğini öne süren Kızıltaş, Ekrem İmamoğlu cephesinin yeni parti seçeneğini değerlendirebileceğini iddia etti.

Kızıltaş, “Eğer CHP’yi tekrar tamamen kontrol altına alamazlarsa, İmamoğlu ve ekibinin ‘ufak olsun bizim olsun’ mantığıyla yeni bir parti kurma ihtimali masada. Daha önce CHP’den ayrılan hiçbir yapının başarılı olamadığını biliyoruz ancak bu ekip, sahip oldukları medya ve finans gücüyle yeni bir deneme yapabilir. CHP’yi önümüzdeki günlerde çok ciddi bir belirsizlik ve kaos süreci bekliyor” değerlendirmesinde bulundu.

MUTLAK BUTLAN KARARI TEMYİZE GÖTÜRÜLEBİLİR Mİ?

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin mutlak butlan kararının ardından CHP'de kaos yaşanırken, Özgür Özel'in parti adına temyiz incelemesi talep etmesi birçok soruyu beraberinde getirdi. A Haber'de Sinan Tatlı'nın sunduğu Gece Ajansı programına konuk olan İstanbul 2 Nolu Barosu Başkanı Avukat Yasin Şamlı ve Hukukçu Avukat Yurdal Kılıçer "Mutlak butlan kararı temyize gidebilir mi?" sorusunu yanıtlayarak süreçte oluşabilecek konuların hukuki boyutlarını yanıtladı. 

TEMYİZ SÜRECİNDE 2 KRİTİK NOKTA

İstanbul 2 Nolu Barosu Başkanı Avukat Yasin Şamlı, mutlak butlan kararının hukuki boyutunu ele alarak ceza mahkemelerinin verdiği kararlar re'sen devlet tarafından icra edileceğini, hukuk davalarında ise kararların re'sen icra edilmeyerek tarafların talep etmesi gerektiğini vurguladı. Şamlı "Bizim üzerinde konuştuğumuz hem bu mutlak butlan davası ve kararı hem de tedbir kararı hukuk mahkemelerinin verdiği bir karar. Dolayısıyla bunu taraflar talep etmeden polis icra etmez." dedi. 

Temyiz sürecine de değinen Yasin Şamlı, "Bu kararın infazını Cumhuriyet Halk Partisi'nin hukuki Genel Başkanı talep ediyor ve polis bunu icra etmek zorunda. Dolayısıyla devletin verdiği bir kararın, mahkemenin verdiği bir kararın hukuk devletinde icra edilmesi gerekiyor." sözleriyle aktardı. Şamlı, temyiz kararına ilişkin 2 önemli detayı aktararak "Birincisi şu: Özgür Özel ve ekibi Cumhuriyet Halk Partisi adına temyiz talebinde bulundu. İstinafın yani Bölge Adliye Mahkemesi'nin bu konuda bir karar vermesi gerekiyor. Özgür Özel ve ekibinin Cumhuriyet Halk Partisi'ni temsilen bu kararı temyiz etme yetkisi, sıfatı var mı? Bu noktada bir karar vermesi gerekiyor." ifadelerini kullandı." şeklinde konuştu. 

 
"MAHKEMENİN KARARI TEMYİZ TALEBİYLE ÇELİŞİR"


Mahkemenin verdiği tedbir kararının partideki yetki dengelerini nasıl değiştirdiğini analiz eden Avukat Yurdal Kılıçer, "Mahkeme eğer tedbir kararıyla birlikte CHP’yi temsilen ben bu kararla birlikte 37. Genel Kurul’un sonuçlarına göre temsilci kabul ediyorum. Hukuken kabul edilebilir CHP’yi temsile yetkili kişi ya da kişiler 37. Genel Kurul’da seçilenlerdir. Bunlar kimler? Kemal Kılıçdaroğlu ekibi." ifadelerini kullandı. Bu tespit, Özgür Özel yönetiminin hukuki zemininin kaydığını resmen belgeledi.

Mahkemenin Özgür Özel ve yönetimini resmen devre dışı bıraktığını belirten Kılıçer, "Mahkeme CHP'nin 38. Genel Kurulu yok hükmünde sayıyorum diyor. Muhatap kabul etmiyorum diyor. Mahkeme nazarında ya da resmi organlar nazarında 38. Genel Kurul’un kişileri, iş ve işlemleri muhatap kabul edilemez, yok sayılır diyor. Bu karardan sonra eğer Bölge Adliye Mahkemesi 'temyiz hakları var' derse kendi kararıyla çelişmiş olur. Dolayısıyla benim kanaatim bu talebin sıfattan reddine karar vermesi şeklinde olacaktır." şeklinde konuştu.


"KARAR TEBLİĞ EDİLMEDEN 3 AVUKAT AZLEDİLDİ"

Adliye koridorlarında yaşanan baş döndürücü gelişmeleri deşifre eden Kılıçer, "Şu anda şöyle bir şey var; alelacele daha karar tebliğ edilmeden, basından takip ettiğim kadarıyla söylüyorum, Özgür Özel’in mevcut yönetiminin avukatları hemen temyiz başvurusunda bulunuyor. Bunun üzerine Kemal Kılıçdaroğlu ekibi hemen bunu geri çekip ve hatta yine basına yansıdı, avukatları azlediyor. Üç avukatını azlediyor, yetkisiz kılıyor." ifadelerini kullandı. Bu hamle, Kılıçdaroğlu ekibinin partideki kontrolü tamamen ele alma girişimi olarak yorumlandı.
 

"YARGITAY ONAYLAMADAN KURULTAY YAPILAMAZ"

Yurdal Kılıçer, mutlak butlan kararının ardından Özgür Özel'in CHP'yi kurultay çağrısı ve temyiz kararı için mahkemeye başvurmasının kendisiyle çeliştiğini belirterek; "Özgür Özel hem en kısa sürede CHP'de genel kurul istiyor hem de temyize başvuruyorsa benim hukuki yorumuma göre bu mahkeme kararı kesinleşmeden, yani kesin bir mahkeme kararı verilmeden, tedbiren verilmiş bir mahkeme kararıyla ve daha üst mahkemede, Yargıtay’da onanmamış bir mahkeme kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu istese dahi Genel Kurul yapamaz. Çünkü ortada kesinleşmiş bir mahkeme kararı yok." diyerek tarihi tanıklığını paylaştı.
 

40 GÜNDE KURULTAY MÜMKÜN MÜ?

Mahkemenin mutlak butlan kararıyla CHP'de kriz sürerken, gün içinde Genel Merkez'de yaşanan hareketlilik ise kaosun boyutunu gözler önüne serdi. Özgür Özel taraftarı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu cephe alarak hakaretler savururken, parti içerisindeki bölünme ise giderek büyüyor.

Manisa Milletvekili Özgür Özel, dün yaptığı açıklamada CHP'de 40 gün içinde kurultaya gidilmesi için imza toplayacaklarını duyurmasının ardından gözler sürecin nasıl işleyeceği sorusuna çevrildi. A Haber'de Canan Barlas ile Gündem programına katılan Hukukçu - AK Parti MDK Üyesi Av. Aydoğan Ahıakın partinin 40 gün içinde kurultaya gitme olasılığının hukuki açıdan mümkün olmadığını vurgularken, kritik 2 sebebi ele alarak değerlendirmelerde bulundu. 

KURULTAY HIRSIZLIĞININ CEZASI: 3 YILA KADAR HAPİS 

CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'ndaki delege pazarlığını aşanan bu skandalın sadece bir hukuk davası olarak kalmayacağını, işin ceza boyutunun da çok ağır olduğunu vurgulayan Ahıakın, hileli oylamanın kanuni karşılığına dikkat çekti. Aydoğan Ahıakın, "Delege satın almak suçtur. Siyasi Partiler Kanunu 112. maddede her türlü organ seçiminde oylamaya hile karıştırmak suç olarak tanımlanmıştır. Bazı muhalifler Türk Ceza Kanunu'nda böyle bir madde yok diyorlar ama Siyasi Partiler Kanunu'nda, bu özel kanunda bu suç apaçık duruyor" ifadelerini kullandı. Ahıakın, kurultay çalındıysa bunun bir de 1 numaralı faili olması gerektiğini belirterek, "Bu suçun 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası var. Ceza davası da zaten devam ediyor ve Temmuz ayında görülecek" sözlerini kaydetti.

"40 GÜNDE KURULTAY PLANI HUKUKEN MÜMKÜN DEĞİL"

Özgür Özel’in Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik "40 gün içinde kurultaya gidersen uzlaşırım" çağrısının hukuki hiçbir temeli olmadığını belirten Ahıakın, bu çıkışı sert sözlerle eleştirdi. Ahıakın, "Sayın Özgür Özel 40 gün içinde kurultaya gidilirse uzlaşacağını söylüyor. Bir defa hukuken ve fiilen 40 gün içinde kurultaya gitmek asla mümkün değildir" şeklinde konuştu. Bu imkansızlığın iki ana sebebi olduğunu vurgulayan Ahıakın, ilk sebebin Yargıtay süreci olduğunu belirterek, "Henüz karar kesinleşmedi. Mahkeme, tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar verildiğini söylüyor. Karar kesinleşmeden yeni bir kurultay yaparsanız, o kurultay da geçersiz olacaktır" ifadelerini kullandı.

"YENİ BİR KURULTAY İÇİN EN AZ 8 AY GEREKİYOR"

Gerçek bir kurultay sürecinin başlaması için partinin en alt kademesinden en üst kademesine kadar tüm seçimlerin yenilenmesi gerektiğini belirten Ahıakın, Özgür Özel’in dayattığı takvimin gerçek dışı olduğunu söyledi. Aydoğan Ahıakın, "Kemal Kılıçdaroğlu yarın sabah gidip avukatlarına 'temyizden vazgeçin' dese bile yine 40 günde kurultay olmaz. Bir siyasi partinin kurultaya gidebilmesi için delege seçimlerini yapması, ilçe kongrelerini tamamlaması ve 81 il kurultayını yapması gerekir. Ancak o zaman genel merkez delegeleri belirlenebilir. Bu da yaklaşık en az 6 ila 8 aylık bir vakit demektir" sözlerini kaydetti. 
 

BELEDİYE RANTINA MAHKUM BİR PARTİ İMAJI

CHP içerisinde yaşanan gerilimin fiziksel bir şiddete dönüşmesi, Türk siyasetinde tarihi bir tanıklığa yol açtı. Prof. Dr. Levent Ersin Orallı, "Şüphesiz orada bu taşkınlığı yapanlar, camları kıranlar, koltukları atanlar, merdivenlerde akla hayale gelmeyecek derecede zarar veren insanlar muhtemelen milletvekilleri değil, bunu anlıyorum. Ama buna rağmen çok büyük bir otorit e boşluğu var." ifadelerini kullandı.

Orallı, şiddet görüntülerinin partinin imajına verdiği büyük zarara dikkat çekerek, bu manzaranın hazmedilmesinin kolay olmayacağını vurguladı.

ÖZGÜR ÖZEL’İN OTORİTE SINAVI: MUKTEDİR OLAMAMA KRİZİ!
Parti içindeki liderlik tartışmaları, Özgür Özel’in kendi tabanı ve teşkilatı üzerindeki hakimiyetini sorgulattı. Prof. Dr. Levent Ersin Orallı, "İktidar olma alternatifi olduğunuzu söylediğiniz zaman diliminde, en azından kendi partinize, kendi partilinize sahip çıkmanız, onları yönetme yeteneğine sahip olmanız beklenmez mi? Demek ki o koltuk otorite boşluğu doğurmuş." şeklinde konuştu.

Orallı, Ekrem İmamoğlu’nun yargı sürecinde yaşananları hatırlatarak, liderlerin talimatlarına rağmen kitlelerin kontrol edilememesinin "muktedir olamama" durumunu gözler önüne serdiğini belirtti.

Kılıçdaroğlu ve Özel arasındaki gerilimin sadece bir siyasi rekabet değil, telafisi imkansız bir kopuş olduğunu belirten Orallı, durumu dramatik bir benzetmeyle özetledi. Prof. Dr. Levent Ersin Orallı, "Bir vazo var ve vazo kırıldı. Bu saatten sonra biz onu her türlü yapıştırıcıyla yapıştırmaya gayret edebiliriz. Hatta uzaktan baktığınız zaman oradaki izler belli olmayabilir ama yakından baktığınız zaman bir daha telafisi çok da mümkün olmayan bir yaralanma var." sözleriyle aktardı. 

CHP’DE RÜŞVET VE YOLSUZLUK İDDİALARI: ARINMA ÇAĞRISI!
Kemal Kılıçdaroğlu’nun "arınma" ve "kuruluş kodlarına dönme" çıkışı, parti içindeki kirli çamaşırların döküleceği sinyalini verdi. Prof. Dr. Levent Ersin Orallı, "Kemal Bey’in ısrarla Türk siyasetinde pozisyon aldığı ve 'arınma, CHP’nin içerisinde bu denli rüşvet, yolsuzluk iddialarını kabul etmek mümkün değil' cümleleri iki yıldır kulaklarımızda çınlamaya devam ediyor." ifadelerini kullandı. Orallı, Özgür Özel yönetiminin yolsuzlukla suçlanan veya soruşturma geçiren isimlere karşı neden sessiz kaldığını sorgulayarak, "'Partimiz lekelenmesin' diyerek güçlü bir ayrım ortaya koyması gerekirdi." dedi.
HUKUK ÇIKMAZINDA CHP
CHP’de 40 gün içinde bir kurultay yapılıp yapılamayacağı tartışmaları, hukuk duvarına çarptı. Prof. Dr. Levent Ersin Orallı, "40-45 gün içinde bir kurultay sürecinin olmayacağı herhalde şüphe götürmez bir gerçek olarak karşımıza çıkmış vaziyette. Çünkü 38. Kurultay’ın iptaliyle beraber, o günden bugüne delegasyon olarak kurultayda görev yapan kişilerin hükmi şahısları da ortadan kayboldu." şeklinde konuştu.

Orallı, mevcut hukuki tabloda yeni bir delegasyon süreci işletilmeden kurultaya gitmenin bir "kara delik" olduğunu savundu.
İHTİYATİ TEDBİR KARARI VE KILIÇDAROĞLU’NUN DÖNÜŞÜ
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin verdiği kararın parti içindeki dengeleri tamamen değiştirdiğini ifade eden Orallı, "Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin almış olduğu karar ihtiyati bir tedbir kararı. Benim bildiğim kadarıyla mahkeme Kemal Kılıçdaroğlu’na kurultay yapma yetkisi vermedi. Dolayısıyla dava süreci sonuçlanıncaya, karar kesinleşinceye kadar CHP’de bir kurultay beklemiyorum." ifadelerini kullandı.

CHP’nin ideolojik bir savrulma yaşadığını ve tamamen belediye kaynaklarına odaklandığını belirten Orallı, partinin içine düştüğü durumu "Partinin ideolojisiz kaldığı, belediye kaynaklarından beslenmeye mahkum hale geldiğini gören insanlar haliyle isyan ettiler." sözleriyle özetledi.

Orallı, Türkiye’nin dış politikada güçlü bir duruş sergilemesi gereken bir dönemde, ana muhalefetin kendi içindeki "hezeyan" ve "şiddet" görüntülerinden utanç duyulması gerektiğini belirterek sözlerini noktaladı.

 

"TEK YETKİLİ MERCİ KILIÇDAROĞLU"

CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin mahkeme kararının ardından siyasi tartışmalar sürerken, İstanbul 2 Nolu Baro Başkanı Av. Yasin Şamlı süreçle ilgili A Haber canlı yayınında dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

DAVANIN KADERİ KILIÇDAROĞLU’NUN ELİNDE

Sürecin hukuki ve siyasi olarak iki koldan ilerlediğini belirten Av. Yasin Şamlı, “Bu dava süreci tamamen Kılıçdaroğlu’nun iradesiyle yürüyebilecek ve istediği zaman da Kılıçdaroğlu bunu sonlandırabilecektir” ifadelerini kullandı.

Davanın bir hukuk davası olduğunu ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin taleplerine göre şekilleneceğini hatırlatan Şamlı, “Eğer Cumhuriyet Halk Partisi tüzel kişiliği temyize gitmezse, Yargıtay’a dosyayı götürmezse karar kesinleşir ve tamamen siyasi süreç başlar” sözleriyle sürecin kritik eşiğine dikkat çekti.

“ŞAİBELİ KURULTAY” DOSYASI ARALANIYOR

Kemal Kılıçdaroğlu’nun daha önce kurultay için kullandığı “şaibeli” nitelemesini hatırlatan Şamlı, “Kılıçdaroğlu şaibeli bir kurultaydan bahsetmişti, şimdi artık yetkili merci kendisidir; belki de o şaibe, mahkeme kararına istinaden izah edilecektir” dedi.

Kararın kesinleşmesiyle birlikte hem hukuki hem de cezai bir hesap verme sürecinin doğabileceğini belirten Şamlı, “Bu şaibeler nedeniyle genel kurul iptal edildi, dolayısıyla burada hesap vermesi gerekenler hesabı verecekler” şeklinde konuştu.

DELEGE İRADESİNE CEZAİ MÜDAHALE İDDİASI

Genel kurulda yaşananlara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulunan Av. Yasin Şamlı, “Delegenin iradesinin ifsad edilmesi, bazı cezai fiillerle olduğu ifade ediliyor; bu konu kararın gerekçesi net olarak ortaya çıktığında çok daha net anlaşılacaktır” ifadelerini kullandı.

Bu kapsamda bazı gözaltıların başladığını ve sürecin devam edeceğini öngördüğünü belirten Şamlı, “Yeni ifadelerle bu suç fiillerini daha net ortaya koyan beyanlar söz konusu olabilir” sözleriyle dikkat çekti.

“TÜRK SİYASETİ İÇİN ARINMA VAKTİ”

Kamuoyunun odağında her ne kadar Özgür Özel’in koltuğunu koruyup koruyamayacağı sorusu olsa da asıl meselenin daha derin olduğunu savunan Şamlı, “Bir hukukçu olarak benim kanaatime göre, kararın gerekçesinde yer alan cezai fiiller ve siyasetin arınması konusu çok daha önemlidir” dedi.

Şamlı, bu davanın sonuçlarının basının ve siyasetin üzerinde durması gereken asıl nokta olduğunu belirterek, “Bu durum, Kılıçdaroğlu’nun ifadesiyle siyasetin arınmasına yardımcı olacaktır” sözleriyle değerlendirmelerini tamamladı.

CHP'DE TASFİYELER KAPIDA! KILIÇDAROĞLU ÖZEL'İ PARTİDEN Mİ ATACAK?

Cumhuriyet Halk Partisi’nde sular durulmuyor. Mahkemenin "mutlak butlan" kararıyla sarsılan partide, Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu cephesinin hukuku hiçe sayan hamleleri bardağı taşırdı. Gazeteci Bülent Erandaç, CHP Genel Merkezi’nde yaşanan işgal girişimini, Kılıçdaroğlu’na kurulan pusuyu ve partiyi bekleyen büyük tasfiye sürecini A Haber ekranlarında tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi. Erandaç, Özel-İmamoğlu ikilisinin Kılıçdaroğlu’nu "arkadan hançerlediğini" belirterek, CHP’nin siyasi bir kördüğüme sürüklendiğini vurguladı.



MAHKEME KARARIYLA ÇÖKEN YÖNETİM VE HUKUK TANIMAZLIK

CHP’de kurultay sürecinin hukuken geçersiz sayılması, mevcut yönetimi panikletti. Gazeteci Bülent Erandaç, "Bir mahkeme karar vermiş, mahkeme karar verdikten sonra itiraz etmişler, Yüksek Seçim Kurulu reddetmiş. Mahkemeye müracaat etmişler, reddetmiş. Yani önlerinde hukuka uymaktan başka bir şey yok," ifadelerini kullandı. Erandaç, Özgür Özel cephesinin bu hukuki gerçeklere rağmen koltuğu bırakmak istemediğini ve partiyi bir çıkmaza sürüklediğini belirtti.

"ÖZGÜR ÖZEL HAYATININ EN BÜYÜK HATASINI YAPTI"

Özgür Özel’in dün gerçekleştirdiği grup başkanlığı hamlesi, Kılıçdaroğlu tarafında büyük bir infial yarattı. Bülent Erandaç, "Dün Ekrem İmamoğlu’nun talimatıyla Özgür Özel hayatının en büyük hatasını yapmıştır. Milletvekillerini toplayarak kendisini grup başkanvekili seçtirdi. Bülent Bey dedi, biz o toplantıya giderken biliyorduk fakat bir grup başkanı seçimi için gideceğimizi bilmiyorduk diyen milletvekilleri var" sözleriyle CHP içindeki derin çatlağı aktardı. Erandaç ayrıca, Kılıçdaroğlu’nun bu emrivaki hamleden dolayı son derece rahatsız olduğunu ve kendisine danışılmadan yapılan bu seçimi "ihanet" olarak gördüğünü dile getirdi.

HANÇERLEYENLER BELLİ: İMAMOĞLU VE ÖZEL
 

Kılıçdaroğlu’nun daha önce dile getirdiği "arkadan hançerlendim" sözlerine atıfta bulunan Erandaç, isim vererek sert konuştu. Bülent Erandaç, "Kemal Bey’i arkadan hançerlediler. Hançerleyenler belli; Ekrem İmamoğlu ile Özgür Özel hançerleyenlerin başında geliyor. Ya böyle bir olay olmuş, mahkeme de bunu tespit etmiş, burada bir yol bulmaları lazımdı. Akıllı davranması gereken Özgür Özel’di ama yapmadı, darbelere devam ettiler" ifadelerini kullandı. Erandaç, Kılıçdaroğlu’nun bu isimlerle bir daha asla yüz yüze gelmek istemediğini de sözlerine ekledi.

CHP’DE TASFİYE KAPIDA: İHRAÇLAR BAŞLAYABİLİR

Pazartesi gününden itibaren CHP’de hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını savunan Erandaç, büyük bir disiplin sürecinin işaretini verdi. Gazeteci Bülent Erandaç, "CHP ruhen bölünmüş durumda bugün. Pazartesi’den itibaren Kemal Bey Genel Merkez’e de gelebilir. Yetkili disiplin kurulu hareket ettiği takdirde, bütün bu olanlardan dolayı başta Özgür Özel olmak üzere bazı milletvekilleri hakkında partiden atma ve tasfiye imkanı Kemal Bey’in elinde" sözleriyle partideki olası "temizlik" operasyonunu aktardı. Erandaç son olarak, CHP’nin tarihinin en büyük şaibeli döneminden geçtiğini ve bu sürecin mahkeme salonlarında biteceğini vurguladı.

 

TAHLİYE GERGİNLİĞİ TIRMANIYOR

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Merkezi'nde, Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel taraftarları arasında yaşanan tahliye gerginliği tırmanmaya devam ediyor. Mahkeme kararıyla atanan görevlilerin binaya girişi sırasında çıkan arbede ve partideki yetki karmaşası, hukuki bir krize dönüştü. Konuyu A Haber ekranlarında değerlendiren Hukukçu Uğur Çağlar, mahkeme kararlarının uygulanmasının bir zorunluluk olduğunu ve engellenmesi durumunda kolluk kuvvetlerinin devreye girebileceğini belirtti.

TAHLİYE DEĞİL GÖREVİN ENGELLENMESİ

Genel merkez önündeki hareketliliği yorumlayan Uğur Çağlar, "Burada aslında teknik anlamda bir binanın boşaltılması yani tahliye işlemi değil, mahkeme kararıyla görevlendirilmiş kişilerin görevinin engellenmesine ilişkin bir durum söz konusu. Bu görevlilerin işlerini yapmasının önüne geçilmesi, hukuki bir sorunu beraberinde getirir" ifadelerini kullandı.

POLİSİN MÜDAHALESİ GÜNDEMDE Mİ?

Gerginliğin artması durumunda izlenecek yola değinen Çağlar, "Eğer görevlendirilen heyet can güvenliği riski görürse veya görevini ifa etmesi engellenirse kolluk kuvvetlerinden yardım talep edebilir. Bu noktada 'cebri icra' dediğimiz kavram devreye girer. Kolluk kuvvetlerinin müdahalesi olmazsa çok daha büyük sıkıntılar çıkabilir" sözleriyle uyarıda bulundu.

ÖZGÜR ÖZEL’İN "GRUP BAŞKANI" HAMLESİ

Özgür Özel’in meclisteki pozisyonu üzerinden hukuki durumu değerlendiren Uğur Çağlar, "Özgür Özel’in grup başkanı olarak meclis toplantılarını yönetme isteği, aslında mevcut hukuki durumu bir noktada kabullendiğinin göstergesidir. Siyasi Partiler Kanunu’na göre, genel başkan milletvekili değilse bir grup başkanı atanması gerekir. Ancak genel başkanın temsil yetkisi her zaman bakidir" dedi.

KARMAŞIK HUKUKİ SÜREÇ: İTİRAZLAR VE AZİLLER

Yargıdaki süreci özetleyen Çağlar, "Taraflar arasında hem siyasi hem de hukuki bir savaş yaşanıyor. Yargıtay ve Yüksek Seçim Kurulu’na yapılan itirazlar, avukatların azledilmesi ve yeniden başvurulması gibi süreçler durumu daha da karmaşıklaştırıyor. Ancak nihayetinde mahkeme bir hüküm kurmuştur ve bu hükmün uygulanması esastır" ifadelerini kullandı.

“KILIÇDAROĞLU BİR SÜRE SONRA ‘KENARA ÇEKİL KARDEŞİM’ DİYECEK”

A Haber’de konuşan Gazeteci Ekrem Yeşiltaş, mutlak butlan kararıyla başlayan ve Özel’in tanımıyorum çıkışının yarattığı çift başlılığa Kemal Kılıçdaroğlu’nun izin vermeyeceğini belirterek, “Birbiriyle anlaşamayacakları bilinen iki kişi. Kılıçdaroğlu günün sonunda partinin yönetimini eline aldığında ‘kenara çekil kardeşim’ diyecek” diye konuştu.

“CHP’DE AYRIŞMA VAR, EŞ GÜDÜM YOK”

A Haber Muhabiri İlter Yeşiltaş ise CHP’de yaşanan tabloyu değerlendirirken parti içinde bir uyum değil ciddi bir ayrışma bulunduğunu belirtti. Yeşiltaş, “Eş güdüm halinde bir parti yönetmek durumu söz konusu değil. Bir ayrışma var aslında. Çift başlılık derken bölünmüş bir tablo var.” sözleriyle CHP’deki kırılmayı gözler önüne serdiğini aktardı.

Yeşiltaş, Kemal Kılıçdaroğlu’nun şu anda CHP Genel Merkezi’nde bulunmasa bile hukuken CHP Genel Başkanı konumunda olduğunu vurgulayarak, bu gerçeklik üzerinden yeni siyasi hesapların yapıldığını ifade etti.

ÖZGÜR ÖZEL’DEN “GRUP BAŞKANLIĞI” HAMLESİ

CHP’de yaşanan krizin yalnızca parti genel merkeziyle sınırlı olmadığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi ayağının da bulunduğu belirtildi. İlter Yeşiltaş, Özgür Özel’in grup başkanlığı seçimini özellikle bu nedenle gerçekleştirdiğini ifade ederek, “Bir grup başkanı olarak grup toplantılarında yine kürsüde olmak istiyor haliyle Özgür Özel.” şeklinde konuştu.

Bu gelişmeyle birlikte Ankara kulislerinde yeni bir tartışma başladı. CHP’de bir tarafta hukuken genel başkan kabul edilen Kemal Kılıçdaroğlu, diğer tarafta ise TBMM’de grup başkanı seçilen Özgür Özel bulunuyor. Parti içinde şimdi herkes aynı soruyu soruyor: “Grup toplantısında kürsüye kim çıkacak?”

Özgür Özel cephesi, grup başkanının kendileri olduğunu ve Meclis kürsüsünde doğal olarak Özgür Özel’in olması gerektiğini savunurken, Kemal Kılıçdaroğlu tarafı ise “Bu partinin genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’dur, bu nedenle kürsüde olması gereken isim de odur.” görüşünü dile getiriyor.

“GENEL BAŞKAN AYNI ZAMANDA GRUP BAŞKANIDIR”

Canlı yayında yöneltilen “Grup başkanı ve grup başkanvekili kavramları ne anlama geliyor?” sorusuna yanıt veren İlter Yeşiltaş, CHP’deki mevcut karmaşık yapıyı detaylarıyla anlattı. Yeşiltaş, “Genel başkan aynı zamanda partinin grup başkanı oluyor Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ve milletvekili olduğu için doğrudan grup başkanı oluyor.” ifadelerini kullandı.

Mutlak butlan kararı öncesinde Özgür Özel’in hem genel başkan hem de milletvekili olması nedeniyle doğal olarak grup başkanı sıfatını taşıdığını belirten Yeşiltaş, mahkeme kararının ardından hukuki zeminde Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Başkanı haline geldiğini söyledi.

Ancak burada dikkat çeken kritik ayrıntı ise Kemal Kılıçdaroğlu’nun milletvekili olmaması nedeniyle grup başkanlığı görevini üstlenememesi oldu. Bu nedenle Özgür Özel için ayrıca grup başkanlığı seçimi yapıldığı aktarıldı.

“KILIÇDAROĞLU TEPKİ ÇEKMEMEK İÇİN Mİ GERİDE DURUYOR?”

CHP kulislerinde konuşulan en dikkat çekici iddialardan biri de Kemal Kılıçdaroğlu’nun bilinçli şekilde geri planda kaldığı yönünde oldu. Gazeteci Ekrem Kızıltaş’ın, “Kemal Kılıçdaroğlu bilerek yaptı bu hamleyi ki vitrin önündeki isim Özgür Özel olmaya devam etsin, tepkiyi kendisi almasın.” şeklindeki değerlendirmesi gündeme damga vurdu.

Bu iddiaya ilişkin konuşan İlter Yeşiltaş ise Özgür Özel kanadının böyle bir uzlaşma olduğu yönündeki tüm iddiaları kesin bir dille reddettiğini söyledi. Yeşiltaş, Özgür Özel’in, “Uzlaştılar, biri genel başkan olacak, biri grup başkanı olacak, böyle bir uzlaşı yok.” sözlerini aktardı.

Özgür Özel’in, “Biz zaten bu butlan kararını tanımadığımız için bu kararla uzlaşacak halimiz yok.” ifadelerini kullandığını belirten Yeşiltaş, CHP içinde dillendirilen senaryoların parti yönetimi tarafından kabul edilmediğini vurguladı.

“KILIÇDAROĞLU GÜNÜN SONUNDA ÖZEL’E “KENARA ÇEKİL KARDEŞİM” DİYECEK”

Programda konuşan Gazeteci Ekrem Kızıltaş ise CHP’deki mevcut yapının sürdürülebilir olmadığını belirterek, “Birbiriyle anlaşamayacakları bilinen iki kişi.” değerlendirmesinde bulundu. Kızıltaş, Kemal Kılıçdaroğlu’nun süreç içerisinde parti yönetimini tamamen eline almak isteyeceğini söyleyerek konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Şimdi senin tecrübene bakarak eninde sonunda bir partinin genel başkanı ve o partinin, genel başkanı milletvekili olmadığı için grup başkanı eyvallah seçilecek ama eninde sonunda birbiriyle anlaşamayacakları bilinen iki kişi. Normal şartlar altında Kemal Bey, butlan davasının doğrudan tarafı değildi ama netice olarak bu davanın, sonunda kazanan kişi olarak ortada o var. Herhalde normal şartlar altında Özgür Özel'le grup başkanı olarak çalışmayı düşünmeyeceği çok açık ve partinin yönetimini ciddi manada eline aldığında büyük ihtimalle Özgür Özel'e, "Kenara çekil kardeşim." diyecek. “

Bu değerlendirmeye yanıt veren İlter Yeşiltaş ise Kılıçdaroğlu cephesinden aldığı mesajların son derece net olduğunu ifade etti. Yeşiltaş, “Bu çift başlılığa izin vermez.” sözleriyle Kemal Kılıçdaroğlu’nun parti içinde iki merkezli yönetime kesinlikle sıcak bakmadığını belirtti.

Yeşiltaş ayrıca, mutlak butlan kararı öncesinde de Kemal Kılıçdaroğlu’nun Özgür Özel-Ekrem İmamoğlu hattındaki siyasi işleyişten rahatsızlık duyduğunu söyledi. CHP’de bazı tecrübeli isimlerin Özgür Özel’e, “Ekrem İmamoğlu’yla yollarını ayır, sen bu partinin genel başkanısın.” mesajı verdiğinin de kulislerde konuşulduğunu aktardı.

“BUTLAN KARARINI TANIMIYORUZ” DERKEN PEŞ PEŞE HAMLELER GELDİ

Canlı yayında dikkat çeken bir başka başlık ise Özgür Özel’in hukuki sürece yönelik tavrı oldu. Gazeteci Ekrem Yeşiltaş, “Butlan kararını kabul etmiyorum diyen bir genel başkanın, karar çıkar çıkmaz YSK’ya ve Yargıtay’a başvurması, ardından da kendisini grup başkanı seçtirmesi aslında kararı tanıdığını mı gösteriyor?” sorusunu yöneltti.

İlter Yeşiltaş ise bu soruya çok net yanıt verdi. Yeşiltaş, “Kesinlikle. Gerçek, hukuki bir gerçeklik var ortada.” ifadelerini kullanarak CHP yönetiminin söylem düzeyinde kararı reddetse de fiili olarak yeni hukuki tabloya göre hareket ettiğini söyledi.

Yeşiltaş, “Tanımıyoruz derken bir yandan da başka planlar masada olması bu hukuki gerçeklikle aslında Özgür Özel ve yol arkadaşlarının yüzleştiği anlamına geliyor.” sözleriyle CHP’de alternatif senaryoların konuşulmasının bile yeni dönemin kabul edildiğini gösterdiğini belirtti.

“MECLİS’TEKİ MAKAMIMDA DİRENİŞİMİ SÜRDÜRECEĞİM”

CHP’de kapalı grup toplantısında konuşulan detaylar da dikkat çekti. İlter Yeşiltaş’ın aktardığı kulis bilgisine göre Özgür Özel milletvekillerine yaptığı değerlendirmede, “Eğer buradan ayrılmak zorunda kalırsak biz ne yapacağız? Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde makamımda bu direnişimi sürdüreceğim.” mesajını verdi.

Bu ifadeler CHP’de yalnızca hukuki değil aynı zamanda siyasi ve psikolojik bir kırılmanın yaşandığını ortaya koydu. Parti yönetiminin önümüzdeki günlerde çok daha sert bir iç hesaplaşmaya sahne olabileceği belirtilirken, Ankara kulislerinde artık “CHP’de kriz derinleşiyor” yorumları yüksek sesle yapılmaya başlandı.

CHP’DE KAZAN KAYNIYOR! KILIÇDAROĞLU VE ÖZGÜR ÖZEL ARASINDA KURULTAY SAVAŞI

Ana muhalefet partisi CHP’de sular durulmuyor; genel merkez koridorlarından yükselen tansiyon, yerini sıcak bir çatışmaya bıraktı. Kemal Kılıçdaroğlu’nun "etik ve ahlaki değerler" çıkışına, Özgür Özel’in "40 gün içinde kurultay" restiyle karşılık vermesi partiyi adeta bir siyasi depremin eşiğine getirdi. Akademisyen Doç. Dr. Berat Akıncı, A Haber ekranlarında CHP’de yaşanan bu tarihi kırılmayı, tarafların stratejik hamlelerini ve partinin içine düştüğü derin belirsizliği tüm çıplaklığıyla analiz etti.


"CHP DERİN BİR BİLMEZİN İÇİNDE"
Yaşanan bu sıcak gelişmeleri A Haber ekranlarında yorumlayan Doç. Dr. Berat Akıncı, partinin içinde bulunduğu durumu "tam bir kördüğüm" olarak tanımladı. Berat Akıncı, "CHP son derece bir bilmezin içerisine girdi. Hukuken süreçler ilerledikçe boyutu netleşiyor ancak parti içi güç dengesi ve toplumsal siyasal algı henüz bir netlik kazanmadı" şeklinde konuştu. Kılıçdaroğlu’nun hukuki ve siyasi açıdan meşruiyetini sağlama bağlamında önünde katedilmesi gereken uzun bir mesafe olduğunu vurgulayan Akıncı, "Kılıçdaroğlu, hukuki meşruiyeti sağladıktan sonra parti içi güç dengesini ve seçmen tabanına yönelik algıyı da yönetmek zorunda" sözleriyle sürecin zorluğuna dikkat çekti.


"ARINMA OLMADAN KURULTAY ZOR"
Kurultay takvimi konusundaki görüş ayrılıklarını irdeleyen Akıncı, Kılıçdaroğlu ve Özel arasındaki strateji farkını şu sözlerle aktardı: "Sayın Kılıçdaroğlu 'en uygun zamanda gideriz' diyor ancak Özgür Özel'e göre en uygun zaman en kısa zamandır. Bu bir zıtlaşmadır." Akıncı, Kılıçdaroğlu’nun partide bir "arınma" hedeflediğini belirterek, "Bu arınma süreci tamamlanmadan 40 gün gibi bir sürede kurultaya gidileceğini düşünmüyorum. Kılıçdaroğlu, partideki sıkıntılı isimlerle ilgili bir süreç başlatmak istiyor" ifadelerini kullandı. Özellikle parti tüzüğündeki üyelikten çıkarma ve geçici ihraç gibi mekanizmaların önümüzdeki günlerde belediye başkanları ve parti yöneticileri için devreye alınabileceğini işaret etti.


FABRİKA AYARLARINA DÖNÜŞ VE AHLAKİ ÇÖKÜŞ VURGUSU
Kılıçdaroğlu’nun mesajlarının kodlarını çözen Akıncı, "ahlaki değerler" vurgusunun altını çizdi. Kılıçdaroğlu’nun "CHP ahlaki değerlerin üstünlüğünü korumak zorundadır, partiyi kuruluşundaki kodlara yeniden kavuşturacağız" sözlerini hatırlatan Akıncı, "Kılıçdaroğlu çok net bir şey söylüyor; parti şu an ahlaki bir çöküş içerisinde. Bu durum zaten yargı süreçlerine de yansımış durumda. CHP'nin bu ağırlıklarından kurtulması gerekiyor" şeklinde konuştu. Akıncı, "Fabrika ayarlarına dönmekten kasıt, Atatürk'ün kurduğu kurucu partinin temel özelliklerini yeniden kazanmasıdır" sözleriyle Kılıçdaroğlu’nun tasfiye operasyonuna ideolojik bir kılıf hazırladığını belirtti.


YENİ PARTİ Mİ, MECLİS’TE SAVAŞ MI?
Özgür Özel’in grup başkanlığı kartını kullanarak Meclis üzerinden bir hakimiyet kurmaya çalıştığını ifade eden Doç. Dr. Berat Akıncı, "Genel başkanlığı kaybetmiş bir Özgür Özel, şu an milletvekilleri üzerinde hakimiyet kurabilmek için grup başkanlığı kartını kullanıyor. Kurultayın hızla yapılmasını isteyerek kaybettiği imajını telafi etmek istiyor" dedi. Yeni bir parti kurulup kurulmayacağı tartışmalarına da değinen Akıncı, bu yolun daha önce denendiğini ve başarısız olduğunu hatırlatarak, "Muharrem İnce örneğinde olduğu gibi yeni bir partiyle yol alma noktasında bir kanaat olduğunu sanmıyorum. Ne CHP seçmeni ne de Özgür Özel’i destekleyen milletvekilleri yeni bir macera istemiyor" ifadelerini kullandı.


CHP SEÇMENİNDE BÜYÜK HUZURSUZLUK
Parti içindeki bu taht kavgasının seçmen nezdindeki yansımasını da değerlendiren Akıncı, tabanın mevcut tablodan son derece rahatsız olduğunu belirtti. "Sanki bütün CHP seçmeni mevcut yönetimden mutluymuş gibi bir algı yürütülüyor ama basın ve yargıya yansıyan konulardan dolayı seçmen çok huzursuz" diyen Akıncı, tabanın beklentisini "CHP seçmeni partinin arınmasını ve kurucu kodlarına dönerek yoluna devam etmesini talep ediyor" sözleriyle özetledi. CHP’de kurultay delegeleri üzerinden yürütülen imza toplama yarışı ve 1320 delege üzerindeki güç mücadelesinin, partiyi önümüzdeki günlerde daha büyük bir hukuk ve siyaset savaşına sürükleyeceği öngörülüyor.

KURULTAY SAVAŞI: “EN UYGUN ZAMAN” MI “EN KISA ZAMAN” MI?

Ankara’da hava sıcaklığının aniden düşmesine rağmen siyaset gündemi Kemal Kılıçdaroğlu’nun geri dönüşüyle ısındı. CHP’nin 38. Kurultay iptal davasında istinafın verdiği "mutlak butlan" kararı sonrası Kemal Kılıçdaroğlu, icra memurları tarafından kendisine tebliğ edilen görevi resmen kabul ederek yeniden CHP Genel Başkanı oldu. Göreve gelmesiyle birlikte vakit kaybetmeden hamlelerini yapan Kılıçdaroğlu, "CHP’yi yeniden kuruluş kodlarına kavuşturacağız" mesajını verirken, partideki ahlaki değerlerin önemine dikkat çekerek, "Partinin ahlaki değerlerine vurgu yapmamız gerekiyor ve ayrılıkçı söylemlerden kaçınılmalıdır" ifadelerini kullandı.

İLK İCRAAT: GÖREVDEN ALMA OPERASYONU

Kılıçdaroğlu’nun genel merkez koltuğuna dönmesiyle birlikte partideki değişim rüzgarı görevden almalarla başladı. İki gündür süreci yakından takip eden Kılıçdaroğlu, ilk icraat olarak Genel Merkez’deki üç avukatı görevinden azletti. Hemen ardından ikinci bir hamle yapan Kılıçdaroğlu, YSK temsilcisini de görevden alarak idari kadroda kontrolü eline aldı. Kılıçdaroğlu’nun ne zaman genel merkeze geçeceği merak konusu olurken, çalışma ofisinde yeni yol haritası üzerindeki mesaisine devam ettiği öğrenildi.

ÖZGÜR ÖZEL’DEN KARARA REST: "TANIMIYORUZ"

Diğer yanda ise Özgür Özel cephesinde hareketlilik hakim. CHP Grubu’nun kapalı toplantısında Grup Başkanı seçilen Özgür Özel, mahkemenin verdiği iptal kararına sert tepki gösterdi. Hukuki süreci kabul etmediklerini belirten Özgür Özel, "Bu kararı tanımıyoruz ve partinin en geç 40 gün içerisinde kurultaya götürülmesi gerekiyor" sözleriyle Kılıçdaroğlu yönetimine rest çekti. Kılıçdaroğlu’nun danışmanları aracılığıyla kurultay için "en uygun zaman" vurgusu yapmasına karşılık Özgür Özel, "Kurultay için en uygun zaman, en kısa zamandır" ifadelerini kullanarak uzlaşma kapılarını kapattı.

CHP’DE ÇİFT BAŞLILIK KRİZİ VE BELİRSİZLİK

Parti içerisinde bir yanda Kılıçdaroğlu’na destek ziyaretleri sürerken, diğer yanda Özgür Özel’in 36. Hukuk Dairesi ve YSK’ya yaptığı itirazların reddedilmesi krizi derinleştirdi. Kılıçdaroğlu, Özgür Özel’in Grup Başkanı seçilmesini kutlayarak, "Özgür Özel’i tebrik ediyor, yeni görevinin hayırlı olmasını diliyorum" şeklinde nezaket mesajı verse de, kurultay takvimi konusunda iki isim arasında tam bir görüş ayrılığı yaşanıyor. Siyasi kulislerde Kılıçdaroğlu’nun diğer muhalefet partileriyle iletişime geçip geçmeyeceği ve genel merkezdeki yetkilerini nasıl kullanacağı ise merakla bekleniyor.

“YARGITAY SÜRECİ BİTMEDEN KİMSE KURULTAY YAPAMAZ!”

CHP'nin son kurultayında yaşanan usulsüzlükler yargıya taşındı ve hukukçulardan peş peşe çarpıcı açıklamalar geldi. Hukukçu Av. Yurdal Kılıçer, "Bu mahkeme kararı diyor ki; 38. Genel Kurul hukuka aykırıdır, yok hükmündedir. Yani Özgür Özel ve yönetiminin yaptığı hiçbir eylem ve işlem hukuka uygun değildir, kesinlikle hükümsüzdür" ifadelerini kullanarak mevcut yönetimin yasal bir dayanağı kalmadığını vurguladı. Kılıçer, "Ortada kesinleşmiş bir karar olmasa da Yargıtay süreci boyunca kimse CHP'de genel kurul yapamaz, yapsa da boşuna uğraşmış olur" sözleriyle partinin içine düştüğü hukuki çıkmazı özetledi.

ÖZGÜR ÖZEL'İN "BRAD PITT" BENZETMESİNE SERT TEPKİ

Özgür Özel’in mahkeme kararını tanımayarak grup toplantılarını kendisinin yöneteceğini söylemesi, Ankara kulislerinde tepkiyle karşılandı. TürkMedya Ankara Temsilcisi Melik Yiğitel, Özel’in meşruiyet iddiasını sert bir dille eleştirerek, "Özgür Özel bu taktiği denedi ama olmuyor. Eğer 1.73 boyla bu iş oluyorsa ben de Brad Pitt’im o zaman, böyle bir şey olabilir mi?" sözleriyle mevcut yönetimin içine düştüğü durumu tiye aldı. Yiğitel ayrıca, Kemal Kılıçdaroğlu’nun partinin yolsuzluk ve hırsızlık iddialarıyla anılmasından dolayı çok rahatsız olduğunu belirterek, "Kemal Bey’in gidişi çok trajik oldu. CHP’nin bu meselelerle anılması onu ciddi şekilde yaralıyor" açıklamasında bulundu.

20 SAYFALIK KARARDA ŞOK DETAYLAR: KİRLİ PARA TRAFİĞİ

Mahkeme tutanaklarına yansıyan iddialar, kurultay sürecinde delegelerin iradesinin nasıl etkilendiğini de gözler önüne seriyor. Moderatör Merve Tepe, "Mahkeme kararında 20 sayfada bunlar açık açık yazıyor. İnsanlara ev ve araba verildiği, soğuk cüzdanlarla paraların aktarıldığı iddiaları kararın gerekçesini oluşturuyor" ifadelerini kullandı. Bu duruma dikkat çeken Av. Yurdal Kılıçer ise, "Hukukta iradenin fesadı; tehdit, maddi veya manevi çıkarla olur. İtirafçıların beyanları, dekontlar ve kamera kayıtlarıyla ortaya konulan bir yerde 'YSK onayladı' diyerek hukuk manipülasyonu yapmak CHP'yi bu kaostan kurtarmaz" şeklinde konuştu.

ADLİ TATİL VE KONGRE TAKVİMİ ÇIKMAZI

CHP yönetiminin 40 gün içinde kurultay planlaması, hukukçular tarafından gerçekçi bulunmuyor. Adli tatil sürecinin yaklaştığını hatırlatan Av. Yurdal Kılıçer, "20 Temmuz - 1 Eylül arası adli tatildir. Bu süreçte acil işler dışında işlem yapılamaz. İstanbul'un yarısının boşaldığı yaz aylarında hangi ortamda mahalle ve ilçe seçimleri yapacaksınız? Bu hayatın olağan akışına uygun değil" sözleriyle Özgür Özel yönetiminin önündeki engelleri sıraladı. CHP’de şimdi gözler, Yargıtay’ın vereceği nihai karara ve Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel arasında gerçekleşmesi beklenen kritik görüşmeye çevrildi.

CHP ANKARA KULİSLERİNDE "ERGEN TAVRI" TARTIŞMASI

CHP Genel Merkezi'nde yaşanan telefon trafiği krizine değinen Okan Müderrisoğlu, "İki taraf arasında mekik diplomasisi yürüten arabulucular henüz sonuç üretemedi. 'Aradım açmadı, telefonu kapalıydı' gibi gerekçeler siyaseten ergen tavırlar olarak nitelendirilebilir ve hiç de ikna edici değil" ifadelerini kullandı. Müderrisoğlu, Özgür Özel’in 2021 yılındaki Saraçhane sürecine benzer bir direniş gösterdiğini belirterek, "Özgür Özel, Genel Merkez önüne seçim otobüslerini çekerek ve her akşam miting düzenleyerek direneceğini ifade ediyor. Ancak hukuken değilse de siyaseten mutlak bir buhranın içindeler" sözleriyle aktardı.

KURULTAY TARİHİNDE "ANLAYIŞ" UÇURUMU

Parti içindeki kurultay sancısının temelinde takvim kavgası olduğunu vurgulayan Müderrisoğlu, "Kemal Kılıçdaroğlu ve çizgisi uygun zamanda bir kurultay beklerken, Özgür Özel ve ekibi bir an önce kurultay yapılmasını istiyor. Bu durum sadece bir takvim farkı değil, aynı zamanda derin bir felsefe farkını da ortaya koyuyor" şeklinde konuştu. Kılıçdaroğlu’nun "etik kodlar" çıkışını yorumlayan Müderrisoğlu, "Kılıçdaroğlu'nun partiyi kurucu kodlarına oturtma ifadesi, aslında yakın zamanda bir kurultay toplama niyetinin olmadığını net bir şekilde gösteriyor" dedi.

PERDE ARKASINDA "TASFİYE" PAZARLIĞI

Genel Merkez koridorlarında konuşulan gizli pazarlıklara dikkat çeken Müderrisoğlu, "Kılıçdaroğlu, belli isimlerin tasfiyesi noktasında Özgür Özel’in inisiyatif almasını bekliyor. Aksi takdirde bu işlemleri bir etik kurul marifetiyle kendisi yapacak. Kılıçdaroğlu’nun kasım ayından bahar aylarına kadar sürecek bir temizlenme ve arınma çağrısı var" ifadelerini kullandı. Özgür Özel’in ise bu pazarlıklara kapalı olduğunu belirten Müderrisoğlu, "Özel, bir anlamda 'korsan' grup toplantısıyla kendisini başkan seçtirerek Kılıçdaroğlu ile sonuna kadar mücadele etme stratejisini benimsemiş gözüküyor" değerlendirmesinde bulundu.

KILIÇDAROĞLU’NUN "ZAMANA YAYMA" PLANI

Kemal Kılıçdaroğlu’nun siyasi geleceğine ilişkin öngörülerini paylaşan Müderrisoğlu, "Kılıçdaroğlu’nun siyaset tarzı; kriz anlarında soğukkanlı kalmak, meseleyi zamana yaymak, aktörleri bölmek ve bazılarını uyutup bazılarını ertelemek üzerine kurulu. Kılıçdaroğlu, CHP’yi Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu çizgisinden bütünüyle ayrıştırarak kendi belirlediği çizgiye oturtmak istiyor" sözlerini kaydetti. Müderrisoğlu, CHP tabanının bu kavgayı sabırla izlediğini belirterek, "Bayram arasının girmesiyle tansiyon düşebilir ancak Kılıçdaroğlu kendi stratejisini adım adım hayata geçirmeyi başaracak gibi görünüyor" diyerek konuşmasını sonlandırdı.

ÖZEL'İN GEÇMİŞTE ALDIĞI TÜM KARARLAR İPTAL Mİ?

Cumhuriyet Halk Partisi'nde Mutlak Butlan kararıyla 2023 yönetimine geri dönüldü. Geçtiğimiz 2 buçuk yıl içerisinde Manisa Milletvekili Özgür Özel'in aldığı kararlar nedeniyle gerçekleşen ihraçlar geri alınabilecek mi? Yeniden seçilen Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, eski ekibiyle mi devam edecek?  

Hukukçu Mehmet Yılmazer ve Gazeteci Ekrem Kızıltaş A Haber ekranlarında değerlendirdi.