CHP’de mutlak butlan krizi! Kılıçdaroğlu’ndan jet tasfiye | A Haber'de çarpıcı analiz: İmamoğlu'na ihraç kapıda mı?
CHP’de “mutlak butlan” kararının yankıları sürerken, durum A Haber ekranlarında uzmanlar tarafından “mutlak buhran” olarak değerlendirildi. Delege pazarlıkları ve usulsüzlük iddiaları tartışılırken, kulislerde yeni parti senaryoları da konuşulmaya başlandı. Mevcut yönetimin farklı bir yapı üzerinden yoluna devam edebileceği iddiaları gündemdeki yerini korurken Hukukçu Av. Kadriye Güçlü Sakarya, Kılıçdaroğlu'nun "arınma" sürecine ilk İmamoğlu'dan başlayabileceğine dikkat çekti.
CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı'na ilişkin açılan davada kritik gelişme yaşandı. CHP mutlak butlan davasında karar çıktı ve 38. Kurultay iptal edildi. Peki bundan sonra ne olacak?
A Haber canlı yayınında konuşan uzman isimler, sürecin yalnızca hukuki değil siyasi sonuçlar da doğuracağını vurgulayarak çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
İŞTE KARAR SONRASI 21-23 MAYIS TARİHLERİ ARASINDAKİ SON KULİS BİLGİLERİ
CANLI ANLATIM
İMAMOĞLU’NA İHRAÇ KAPIDA MI?
CHP’de kurultayın mutlak butlan kararı sonrası CHP’de son gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hukukçu Av. Kadriye Güçlü Sakarya, yayındaki en çarpıcı çıkışı Ekrem İmamoğlu’na yönelik oldu. Sakarya, “Ekrem İmamoğlu’nun da ihraç edilme riskinin çok yüksek olduğunu düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.
“22 MAYIS’TAN SONRAKİ TÜM İŞLEMLER KILIÇDAROĞLU’NA AİT”
Canlı yayında yöneltilen “CHP Genel Merkezi’nde bundan sonra yapılacak her işlemden kim sorumlu olacak?” sorusuna yanıt veren Hukukçu Av. Kadriye Güçlü Sakarya, mahkeme kararının etkisinin son derece geniş olduğunu söyledi. Sakarya, “22 Mayıs saat 16.30 gibi mahkeme kararı açıklandı. Tebliğle birlikte yapılacak bütün işlemler artık Kemal Kılıçdaroğlu’nun. Mahkeme, 3 Kasım 2023’ten 22 Mayıs 2026’ya kadar olan sürenin tamamını iptal ettiği gibi, 3 Kasım’daki Kemal Kılıçdaroğlu’nun yetkilerine devam etmesine karar verdi.” ifadelerini kullandı.
Sakarya ayrıca, bu süreç içerisinde yapılan işlemler nedeniyle CHP’nin zarara uğraması halinde Kemal Kılıçdaroğlu’nun doğrudan sorumlular hakkında işlem başlatabileceğini belirterek, “Bu iki gün içerisinde yapılmış usulsüz bir işlem varsa da, CHP zarar gördüyse bunu kim yaptıysa ondan talep etme yetkisine sahip.” sözleriyle dikkat çeken bir değerlendirmede bulundu.
“ÖZGÜR ÖZEL DÖNEMİNDEKİ TÜM İŞLEMLER YOK HÜKMÜNDE”
Tartışmaların en kritik başlıklarından biri ise Özgür Özel yönetimi döneminde yapılan atamalar ve oluşturulan yeni yapılar oldu. Hukukçu Av. Kadriye Güçlü Sakarya, Özgür Özel’in yaklaşık 5-6 ay önce Parti Meclisi’ni ve genel başkan yardımcılarını yenilediğini, ayrıca yeni birimler oluşturduğunu hatırlatarak, “Mahkeme dedi ki; 4-5 Kasım’dan sonra yapılan işlemlerin tamamı usulsüz ve yasaya aykırı, hepsi yok hükmünde.” şeklinde konuştu.
Sakarya, Ekrem İmamoğlu için oluşturulan Cumhurbaşkanlığı Adaylık Ofisi’ni de örnek göstererek, “Bir şişe suyun satın alınmasından genel başkan yardımcısının atanmasına kadar bütün işlemler iptal oldu.” ifadelerini kullandı.
CHP’DE TÜM ORGANLAR GERİ Mİ DÖNÜYOR?
Canlı yayında yapılan değerlendirmelerde yalnızca genel başkanlık makamının değil, tüm parti organlarının eski haline dönebileceği vurgulandı. Sakarya, “Sadece Özgür Özel’in yerine Kemal Kılıçdaroğlu’nun gelmesinden bahsetmiyoruz. CHP’nin tümden 3 Kasım tarihine geri dönmesinden bahsediyoruz.” diyerek çok çarpıcı bir tablo ortaya koydu.
Bu kapsamda 37. kurultay dönemindeki Parti Meclisi üyeleri, disiplin kurulu üyeleri ve eski yöneticilerin yeniden göreve dönebileceği belirtilirken, süreç yalnızca yönetimle sınırlı kalmıyor. Sakarya, “İhraç edilen isimlerin geri gelmesi, yeni üyeliklerin ise iptal olması söz konusu olabilir.” sözleriyle partide tam anlamıyla büyük bir kırılma yaşanabileceğine işaret etti.
MUHARREM İNCE VE YENİ ÜYELER İÇİN KRİTİK DETAY
Programda dikkat çeken bir diğer başlık ise son dönemde CHP’ye katılan isimlerin üyelik durumları oldu. Hukukçu Sakarya, “Muharrem İnce’nin üyeliği de iptal olabilir. Emine Ülker Tarhan’ın üyeliği de iptal.” diyerek kararın parti üyeliklerini de etkileyebileceğini söyledi.
Sakarya, yalnızca kendi isteğiyle istifa edenlerin bu durumun dışında tutulabileceğini ifade ederek, “Üyelikler de birbirine girmiş durumda.” sözleriyle CHP’de yaşanabilecek kaotik tabloyu gözler önüne serdi.
OLAĞANÜSTÜ KURULTAY İÇİN KRİTİK HESAP
Yayında CHP Parti Meclisi’nin olağanüstü kurultay çağrısı yapabilmesi için gerekli sayı da masaya yatırıldı. Sunucu Tahir İnan, Parti Meclisi’nin 60 üyeden oluştuğunu ve 31 üyenin oyuyla olağanüstü kurultay kararının alınabileceğini ifade etti. Ayrıca istifalar yaşanması halinde yedek üyelerin çağrılacağı, üye sayısının 40’ın altına düşmesi durumunda ise genel başkanın 45 gün içinde olağanüstü kurultayı toplamak zorunda kalacağı vurgulandı.
Ancak Av. Kadriye Güçlü Sakarya, sürecin kısa sürede sonuçlanmasının zor olduğunu belirterek, “Ben yılbaşından önce herhangi bir kurultay düşünmüyorum. Belki bir sonraki senenin mart ayında gerçekleşebilir.” ifadelerini kullandı.
“KILIÇDAROĞLU’NUN YENİDEN SEÇİLME İHTİMALİ YÜKSEK”
Sakarya, parti içinde yeniden bir seçim yapılması halinde Kemal Kılıçdaroğlu’nun güçlü bir avantaja sahip olduğunu da savundu. “Kılıçdaroğlu’nun delegeleriyle birlikte yeniden partinin başına seçilme ihtimali çok yüksek.” diyen Sakarya, CHP içinde dengelerin tamamen değişebileceği mesajını verdi.
Sunucu Tahir İnan da kulislerde Kılıçdaroğlu’na milletvekilleri arasından yaklaşık 90 telefon geldiği yönünde iddialar bulunduğunu aktararak, parti içinde ciddi bir hareketlilik yaşandığını söyledi.
CHP’DE “ARINMA” SÜRECİ Mİ BAŞLIYOR?
Programın en dikkat çeken bölümlerinden biri ise Kemal Kılıçdaroğlu’nun olası “arınma” hamlesiyle ilgili iddialar oldu. Tahir İnan, bazı isimlerin özellikle işaret edildiğini ve Kılıçdaroğlu’nun bu isimler hakkında disiplin süreci başlatabileceği yönünde değerlendirmeler yapıldığını söyledi. Özgür Özel, Veli Ağbaba ve bazı parti yöneticilerinin isimleri bu kapsamda gündeme geldi.
Av. Kadriye Güçlü Sakarya ise çok çarpıcı ifadeler kullandı. Sakarya, “Kemal Kılıçdaroğlu ilk yaptığı şey olarak Özgür Özel yönetiminin vekalet verdiği avukatları bile iptal etti.” diyerek sürecin sert ilerleyebileceğini söyledi.
“EKREM İMAMOĞLU İHRAÇ EDİLEBİLİR”
Yayındaki en sert çıkış ise Ekrem İmamoğlu’yla ilgili oldu. Sakarya, “Ekrem İmamoğlu’nun da ihraç edilme riskinin çok yüksek olduğunu düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.
Sakarya, Kılıçdaroğlu’nun uzun süredir yaşanan süreçlerden rahatsız olduğunu belirterek, “Biz bir 10 gün sonra Ekrem İmamoğlu CHP’den ihraç edildi diye konuşabiliriz.” sözleriyle Ankara kulislerini hareketlendiren bir değerlendirme yaptı.
Hukukçu Sakarya, İBB’ye ve bazı CHP’li belediyelere yönelik soruşturmaların temelinde Ekrem İmamoğlu’nun bulunduğunu düşündüğünü belirterek, “Kılıçdaroğlu ilk arınmayı en büyük tehdit olarak gördüğü yerden başlatacaktır.” ifadelerini kullandı.
“CHP’DE GENEL BAŞKANLAR SKANDALLARLA GİDER”
CHP’de kriz büyürken gözler Genel Merkez’den gelen açıklamalara çevrildi. Tartışmanın merkezinde ise Özgür Özel’in son günlerde sertleşen çıkışları vardı. Melih Altınok, Özel’in önceki günlere kıyasla çok daha agresif bir siyasi dil kullandığını belirterek, bunun tesadüf olmadığını ifade etti. Altınok, “Özgür Özel olacakları çok iyi bildiği için bu sertlikte konuşuyor.” sözleriyle CHP içinde büyük bir kırılmanın yaşanabileceğini dile getirdi.
Altınok, CHP’nin siyasi geçmişine dikkat çekerek partide yaşanan lider değişimlerinin çoğunun kriz ve skandallarla gerçekleştiğini savundu. Melih Altınok, “Hiziplerin partisi diye anılan Cumhuriyet Halk Partisi’nde genel başkanların skandallarla gitmesi vakayı adiyedendir.” ifadelerini kullandı.
2010 yılında Kemal Kılıçdaroğlu’nun geliş sürecini hatırlatan Altınok, aynı şekilde Özgür Özel’in de kurultay ve sonrasında yaşanan tartışmaların ardından göreve geldiğini belirtti. CHP içerisindeki bu tabloyu “olağan rutin işleyiş” olarak nitelendiren Altınok, partide krizlerin artık sistematik hale geldiğini söyledi.
“KILIÇDAROĞLU PARTİYİ BIRAKMAYACAK”
Melih Altınok’a göre Kemal Kılıçdaroğlu geri adım atmayacak. Altınok, “Kendisini sırtından hançerleyen adamları bir daha partiye bırakmayacak Kemal Kılıçdaroğlu.” sözleriyle CHP’de hesaplaşmanın kaçınılmaz olduğunu öne sürdü.
Kılıçdaroğlu’nun geçmiş siyasi tecrübelerine dikkat çeken Altınok, deneyimli siyasetçinin parti örgütünü yeniden kontrol altına almak için hazırlıklı olduğunu savundu. Özellikle bürokratik deneyiminin bu süreçte belirleyici olacağını ifade eden Altınok, “Kemal Bey bunları o bürokrat pratikleriyle çok iyi bilir. Hazırdır, her şeyi hazırdır.” şeklinde konuştu.
“GENEL MERKEZ KILIÇDAROĞLU’NUN, MECLİS ÖZGÜR ÖZEL’İN OLABİLİR”
CHP’deki olası senaryoları da değerlendiren Altınok, parti içinde çift başlı bir yapının ortaya çıkabileceğini söyledi. Buna göre parti örgütü ve genel merkezin Kılıçdaroğlu’nun kontrolüne geçebileceğini, TBMM grubunda ise Özgür Özel’in etkisini sürdürebileceğini belirtti.
Altınok, “Bir tarafta genel merkez ve örgüte hakim Kemal Kılıçdaroğlu, bir tarafta TBMM grubunda ağırlığı bulunan Özgür Özel olacak.” değerlendirmesinde bulundu.
Bu durumun geçmişte Türk siyasetinde örneklerinin görüldüğünü belirten Altınok, CHP’de uzun süreli bir iç savaş atmosferi oluşabileceğini söyledi.
“ÖZGÜR ÖZEL TASFIYE EDİLECEK” İDDİASI
Programdaki en dikkat çeken çıkışlardan biri ise Özgür Özel’e ilişkin yapılan değerlendirme oldu. Melih Altınok, “Özgür Özel’i tasfiye etmeye çalışacak bütün ekibiyle beraber Kemal Bey.” ifadeleriyle CHP içinde büyük bir siyasi operasyon yaşanabileceğini savundu.
Özgür Özel’in parti dışına çıkmasının siyasi anlamda büyük kayıp olacağını belirten Altınok, CHP markasının siyaset sahnesindeki ağırlığına vurgu yaptı. “Partinin dışına çıktığın an yok olacaksın.” diyen Altınok, Özel’in içeride kalıp mücadele etmek dışında güçlü bir seçeneği olmadığını ifade etti.
“MUTLAK BUTLAN CHP İÇİN BASKIN SEÇİM ETKİSİ YARATIR”
CHP’deki kriz yalnızca parti içi mücadeleyle sınırlı kalmıyor. Altınok’a göre yaşanan süreç olası bir seçim atmosferini de doğrudan etkileyecek. Erken seçim ihtimallerinin konuşulduğunu belirten Altınok, iktidarın böyle bir karar alırken sadece muhalefetin durumuna bakmayacağını söyledi.
Ekonomi, ulusal güvenlik ve devlet yönetiminin belirleyici unsurlar olduğunu vurgulayan Altınok, seçim tarihinden bağımsız şekilde CHP’nin önüne çıkacak her seçimin “baskın seçim” etkisi yaratacağını savundu.
“UMARIM UZLAŞIRLAR AMA TABLO ÇOK SERT”
Tartışmanın sonunda Melih Altınok, her şeye rağmen uzlaşının mümkün olmasını temenni ettiğini söyledi. Ancak gördüğü siyasi tablonun oldukça sert olduğunu ifade eden Altınok, Özgür Özel’in açıklamalarının da bu krizin derinleşeceğinin işareti olduğunu dile getirdi.
“ANKARA’DAKİ EV KASA GİBİ KULLANILDI”
CHP Genel Merkezi’nde gözler Özgür Özel’in açıklamalarına çevrilirken, programda ilk olarak “mutlak butlan” kararının hukuki boyutu ele alındı. Ardından canlı yayında konuşan Akşam Gazetesi Ankara Temsilcisi Yusuf Alabarda, sürecin yalnızca siyasi tartışmalar üzerinden değerlendirilemeyeceğini söyledi.
Yusuf Alabarda, “Bu mutlak butlan çıkması sürecinde bu hususun siyaseten ortaya atılmış bir husus gibi lanse edildiğini görüyoruz. Fakat Bölge İdare Mahkemesi tarafından karar özetinde açık bir şekilde delege iradesinin fesada uğratıldığı ifade ediliyor” sözleriyle dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Program sırasında Ankara’daki bir ev üzerinden yürütüldüğü öne sürülen para trafiği de gündeme geldi.
Yusuf Alabarda, “Bir Sivas milletvekilinin Ankara’daki evi adeta kasa gibi kullanıldı. Bu evde toplantılar yapıldığı ve toplantılara Özgür Özel, Ali Mahir Başarır ve Hüseyin Can Güner gibi isimlerin katıldığı iddia ediliyor” dedi.
Ayrıca İncek’teki bir evin satın alınması ve döşenmesiyle ilgili süreçte de bazı CHP’li isimlerin adının geçtiği öne sürüldü.
DOSYADA NELER VAR?
Canlı yayında aktarılan bilgilere göre dosyada yalnızca siyasi yorumlar değil, çok sayıda resmi belge ve soruşturma evrakı da yer alıyor.
Yusuf Alabarda, “Ceza soruşturmaları, iddianameler, tanık beyanları, Mali Suçları Araştırma Kurulu raporları, kurum yazışmaları ve fezlekeler bir arada değerlendirilmiş durumda” ifadelerini kullandı.
Programda özellikle “ceza soruşturmalarının sonuçlanmasının şart olmadığı” yönündeki hukuki görüş de gündeme gelirken, mevcut delil ve beyanların karar sürecinde dikkate alındığı vurgulandı.
ERZURUM DELEGELERİ İDDİASI: “PARA VE HEDİYE VERİLDİ”
Canlı yayında en çok konuşulan başlıklardan biri ise delegelere yönelik olduğu öne sürülen maddi menfaat iddiaları oldu.
Yusuf Alabarda, Erzurum delegelerine ilişkin ifadeleri aktarırken, “Erzurum delegeleri Ankara’da bir gece kulübünde kendilerine hediyeler verildiğini, para teklif edildiğini ve çocuklarının işe alınmasının konuşulduğunu ifade ediyor” dedi.
Bu iddiaların savcılık dosyasına da girdiğini belirten Alabarda, sürecin artık yalnızca kulis bilgisi olmaktan çıktığını söyledi.
GİZLİ TANIK İFADESİ GÜNDEMDE
Programda dikkat çeken bir diğer başlık ise İstanbul merkezli organizasyon iddiası oldu. Alabarda’nın aktardığına göre bir gizli tanık, kurultay öncesinde delegelerin yönlendirilmesi için İstanbul’un üç bölgeye ayrıldığını öne sürdü.
Yusuf Alabarda, “Gizli tanığın ifadesine göre delegeleri Kemal Kılıçdaroğlu’ndan Özgür Özel’e yönlendirmek amacıyla İstanbul üç parçaya bölündü. Bu bölgelerin sorumluluğu Kemal Çebi, Onursal Adıgüzel, Özgür Çelik ve Rıza Akpolat’a verildi” ifadelerini kullandı.
“BELEDİYE KADROLARI KULLANILDI” İDDİASI
Canlı yayında en çarpıcı suçlamalardan biri de belediye kadroları üzerinden yürütüldüğü öne sürülen organizasyon oldu.
Yusuf Alabarda, “Bu kişilerin görevinin delegelerin iradesini değiştirebilmek amacıyla belediyelerde kadro sağlamak olduğu iddia ediliyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere çeşitli belediyelerde imkanların kullanıldığı öne sürülüyor” şeklinde konuştu.
İddialar arasında delegelere nakit para dağıtıldığı ve bazı isimlerin bu süreci organize ettiği yönündeki ifadeler de yer aldı.
“130 BİN DOLAR” İDDİASI GÜNDEM OLDU
Programda Erzurum delegeleriyle ilgili çok konuşulacak başka bir iddia daha gündeme taşındı.
Yusuf Alabarda, “Erzurum İl Başkanı Safi Küçük Yalçın’ın, Özgür Özel’i desteklemek kaydıyla 10 delege için 130 bin dolar aldığı söyleniyor” ifadelerini kullandı.
Canlı yayında dile getirilen bu iddialar sosyal medyada da kısa sürede geniş yankı uyandırdı.
“İŞ VAADİYLE OY İSTENDİ”
Canlı yayında belediyelerde işe alım vaadi üzerinden delegelerin yönlendirildiği iddiası da gündeme taşındı.
Yusuf Alabarda, “Kreşte öğretmen olabilmek için oyunuzu bekliyoruz şeklinde mesajlar verildiği, belediye kadrolarının bu süreçte kullanıldığı yönünde iddialar bulunuyor” ifadelerini kullandı.
“LÜTFÜ SAVAŞ HER ŞEYİ BİLDİĞİ İÇİN MAHKEMEYE GİTTİ”
Programın sonunda Yusuf Alabarda, CHP’nin eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş tarafından açılan davaya dikkat çekti.
Alabarda, “Bölge İdare Mahkemesi’nin karar özetinde yer alan delege iradesinin ifsat edilmesiyle ilgili tüm bu belgeler, tanık ifadeleri, MASAK raporları, fezlekeler ve gizli tanık anlatımları alt alta konulduğunda bunun sıradan bir süreç olmadığı görülüyor. Lütfü Savaş’ın da bütün bunları bildiği için mahkemeye gittiğini söyleyebiliriz” sözleriyle değerlendirmesini tamamladı.