Berat Albayrak'a yönelik itibar suikastında 2026 model "17-25 Aralık" benzetmesi! Faik Öztrak çıkışı: Otel odalarında ispiyonculuk yaptı
Sabah Gazetesi Ankara Temsilcisi Okan Müderrisoğlu, fon soruşturması bahanesiyle CHP'li Faik Öztrak ve İYİ Partili Ümit Özlale gibi isimlerin başını çektiği, hükümete yakın kimi yazarların da alet edildiği dezenformasyon dalgasının tıpkı 17-25 Aralık FETÖ darbe girişiminde olduğu gibi iki aşamalı kurgulandığını; Berat Albayrak ve ailesi üzerinden asıl hedefin Başkan Recep Tayyip Erdoğan olduğunu tüm delilleriyle gözler önüne serdi.
Sabah Gazetesi Ankara Temsilcisi Okan Müderrisoğlu, A Haber canlı yayınında Moderatör Hikmet Öztürk'ün sorularını yanıtlayarak eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ı hedef alan asılsız "fon soruşturması" iddialarını ve arkasındaki derin kumpası gözler önüne serdi.
Yaşananların tesadüf olmadığını, 17-25 Aralık 2013 emniyet-yargı darbe girişiminin bir benzerinin sahnelenmek istendiğini vurgulayan Müderrisoğlu; Türkiye'nin milli ekonomi ve enerji bağımsızlığı adımlarını atan Berat Albayrak'a yönelik iftiraların, asıl sorumluları gizleme ve Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alma amacı taşıdığını kaydetti.

"DURSUN BU HAYASIZCA AKIN DEDİRTECEK BİR FAALİYET: 17-25 ARALIK BENZERİ BİR SENARYO"
Canlı yayında önemli değerlendirmelerde bulunan Sabah Gazetesi Ankara Temsilcisi Okan Müderrisoğlu, karşı karşıya kalınan operasyonun boyutlarına dikkat çekerek, "Tam anlamıyla şairin dediği gibi 'Dursun bu hayasızca akın' dedirtilebilecek bir faaliyet. İkincisi tesadüfi değil. Üçüncüsü gerçekten 17-25 Aralık 2013'e benzetilecek ipuçları, yöntem ve içerik taşıyor. Bu fon hadisesi ortaya çıktığında, esasen Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kapsamında Sayın Cumhurbaşkanının Amerika'daki temasları devam ederken, bu konunun görünür gelecekte önce AK Parti kurumsal kimliğiyle, tıpkı 17-25 Aralık'ın 17 ayağında olduğu gibi hatırlayın; 17 Aralık'ta kabineye ve AK Parti'nin kurumsal kimliğine dönük bir hamle yapmıştı o tarihteki FETÖ'cüler. Bugünkü fon hadisesinin ikinci dalgada da Cumhurbaşkanı, ailesi veya Külliye üzerinden bir bağlantılandırmaya doğru taşınabileceğini yine öngörmüştük. Bu da tıpkı 25 Aralık'ta doğrudan doğruya Sayın Cumhurbaşkanının mahremine girmeye çalışanların püskürtüldüğü hadisede olduğu gibi" ifadelerini kullandı.
"BU YAYIN AÇIK BİR YALAN VE İFTİRAYA KARŞI İSYAN NİTELİĞİNDEDİR"
Tablonun basit bir iddiadan ibaret olmadığını ifade eden Okan Müderrisoğlu, "Öncelikle tablonun basit olmadığını ve bu yayının da bir isyan niteliği taşıdığını belirtelim. Neye isyan? Açık yalan, açık kurgu, açık iftiraya karşı bir isyan olduğunun altını çizelim. Yoksa burada söylenemeyecek bir söz, verilemeyecek bir hesap, dolayısıyla da panikle yapılmış bir açıklamadan söz etmiyoruz. Bu gerçekten büyük bir hayasızlığa karşı duyulan tepkinin isyan boyutunda dile getirilme biçimidir" sözleriyle aktardı.
30 yılı aşkın Ankara gazeteciliği tecrübesine işaret eden Müderrisoğlu, "Türkiye'de ekonomiye milli karakter kazandırılmak istenirken, Ankara'daki 5 yıldızlı otellerin özel odalarında IMF ile buluşup Türkiye'yi sabote etmek için adeta ispiyonculuk faaliyeti yaptıklarını dün gibi hatırlarım. Bu hayasızca akını bu noktada durdurmazsanız, bunun zincirleme reaksiyonları olacağını öngörmek için kahin olmaya gerek yok" dedi.

"ALBAYRAK ÇİZGİYİ ÇEKTİĞİ ANDAN İTİBAREN EN KÜÇÜK BİR İLETİŞİMİN DAHİ İÇİNDE OLMADI"
Berat Albayrak'ın aktif siyaseti bıraktıktan sonra tamamen geri çekildiğini ve hiçbir spekülasyona izin vermediğini vurgulayan Okan Müderrisoğlu, "Sayın Berat Albayrak'ın aktif siyasetle ilişkisini kestiği andan itibaren bana bir Allah'ın kulu 'Şurada şunu dedi, şurada şu faaliyeti yürüttü, şununla buluştu, şununla organize iş yapıyordu' diye tek bir cümle kuramaz. Ben Sayın Bakanı, Enerji Bakanlığı dönemi başta olmak üzere, siyaset öncesindeki dönemi de dahil, bakanlık dönemini çok yakinen takip ettim her iki bakanlık dönemini. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki; kendisi siyasetle arasına mesafeyi koyduğu, çizgiyi çektiği andan itibaren herhangi bir yanlış anlaşılmaya, spekülasyona, ilişki biçimine ve bugün ortaya atılan iddia nitelikli iftiraya sebebiyet verecek en küçük bir davranışın, görüşmenin, iletişimin içinde olmamaya o kadar özel özen gösterdi ki, yakın ve canlı tanığı olarak bunu rahatlıkla söyleyebilirim" değerlendirmesini yaptı.
"LONDRA'DAKİ FİNANS BARONLARININ MUSLUKLARINI KESTİĞİ İÇİN HEDEF ALINDI"
Albayrak'ın tüm mücadelesini milli ekonomi için verdiğinin altını çizen Müderrisoğlu, "Bütün davası, Türkiye'deki gayri milli unsurlarla mücadele, ekonomiyi dengelenmiş bir ekonomi karakterine oturtma, faiz cenderesinden çıkartma, cari açık ve rezerv problemine kalıcı çözüm üretme ve uluslararası garantisi niteliğindeki 3. ülkelerde duran altın varlıklarını ülkeye kazandıran bir isim. O dönemde Londra'daki finans baronlarıyla, onların buradaki uzantılarıyla çok büyük kavgalara girdi, çoğu zaman yalnız da kaldı. Türkiye Cumhuriyeti'nin Merkez Bankası, Londra'daki birkaç finansal cambazın adeta oyuncağı haline getiriliyordu. İlk iş olarak Londra'daki bu finansal fettanların para musluklarını kesti. Zaten ağırlıklı olarak o tarihten sonra çok ağır ithamlarla, bugün çok daha iyi anlaşılan haksızlığı tescilli söylemlerle adeta 'lanet olsun' dedirtilecek çizgiye kadar getirildi ve Türkiye aslında burada çok şey kaybetti" ifadelerini kullandı.

"GABAR'DAKİ PETROLÜN, KARADENİZ'DEKİ GAZIN VE MAVİ VATAN'IN MİMARIDIR"
Berat Albayrak'ın Enerji Bakanlığı döneminde attığı temellerin bugün meyve verdiğini hatırlatan Müderrisoğlu, "Daha dün Osmangazi Yüzer Doğal Gaz Üretim Platformu'nu Filyos'tan Enerji Bakanı Sayın Alparslan Bayraktar uğurladı. Bugün Türkiye Gabar'da petrol buldu, her yıl 3-3,5 milyar dolar bu ekonomiye kazandırılıyor. Doğal gaz deseniz, bu Osmangazi ünitesiyle birlikte 20 milyon haneye çıkacak şekilde yerli gaz kullanılacak. Bu ülke kendi kaynaklarının farkında değildi, böyle bir cesareti yoktu. Sadece Enerji Bakanlığı dönemindeki faaliyetleri bile kendisine bu memleketin 'Helal olsun' demesi için yeterli neden içeriyor. Sayın Albayrak nevi şahsına münhasır bir insan; kafası net, hedefleri belli olan, dedikoduya ve 3. kişilerin yönlendirmesine son derece kapalı, hedefine kilitlenmiş bir tarzı vardı. Bu yönüyle de tabii çok içselleştirilen bir isim olmadı. Çünkü Ankara'daki yerleşik bürokrasi, konulara bihaber birtakım aktörleri etki altına alıp 'Biz hancıyız, onlar yolcu' mantığıyla Türkiye ekonomisine nizam vermeye çalışırlardı. Faik Öztrak dönemi böyle bir dönemdi, açıkça söylüyorum" şeklinde konuştu.
TÜRKLERİN VESAYET ODAKLARIYLA MÜCADELESİNDE YENİ PERDE
Günümüzde yaşanan tartışmaların perde arkasını aralayan Sabah Gazetesi Ankara Temsilcisi Okan Müderrisoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
"Bugünkü kavganın özü, gerçekten Türkiye'nin vesayet odaklarıyla mücadelesinin ekonomi sahnesindeki yeni perdesidir. Sülük gibi bu ülkenin hazinesine yapışmış unsurların hala bu ülkenin kanını çekmekle ilgili inat ve ısrarlarının güncel karşılığıdır. Dolayısıyla Berat Albayrak'ın mücadelesi bu ülkeye ilham kaynağı olmaya devam etmektedir. 17-25 Aralık 2013 senaryosunun 2026 versiyonuyla karşılaştığımızı, bunun basit bir hamle olmadığını, altyapısının ustaca kurulduğunu ve bürokrasiyi bu olayla ilişkilendirirken konuyu 6 yıl öncesine taşımaya dönük yazı ve kalemlerin kurgulandığını çok net görüyoruz. Ortada 128 milyar dolar da yoktur, böyle bir hesap süfli bir hesaptır, böyle bir rakam yoktur. O rakamı kurgulayanların neyi değiştirmek istediğini biliyoruz. Hükümete yakın söylemlerin içine girip tırnak içinde bu kurguyu yapanların basiret bağlanması yaşamasını umuyorum; aksi takdirde çok ibretlik bir sınavla karşı karşıya kalabilirler."

