Cemil Tugay AK Parti’ye geçiş sürecinde Başkan Erdoğan ile olan diyaloğunu anlattı: "Bana güven verdi"

Cemil Tugay AK Parti’ye geçiş sürecinde Başkan Erdoğan ile olan diyaloğunu anlattı: "Bana güven verdi"

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, AK Parti’ye katılma kararının arkasındaki süreci anlattı. Murat Kurum’la görüşmesinin ardından düşünmeye başladığını söyleyen Tugay, deprem riski ve kentsel dönüşüm için Ankara desteğine ihtiyaç duyduklarını vurguladı. Tugay, “Ateşten gömlek giydim” dedi. Rozet takma töreninde yaptığı konuşma sırasında Başkan Erdoğan’ın kendisini dikkatle dinlediğini hatırlatan Tugay, “Konuşmamın bitmesini bekleyen, beni o kürsüde yalnız bırakmayan Recep Tayyip Erdoğan’ın önümüzdeki süreçte İzmir’i de yalnız bırakmayacağına eminim” dedi. Tugay ayrıca CHP ve Yeni Parti'ye de olay göndermelerde bulundu.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, AK Parti'ye geçişini anlattı. Kararında İzmir'in ihtiyaçlarının belirleyici olduğunu söyledi. Murat Kurum'la görüşmesinin ardından bu seçeneği düşünmeye başladığını belirten Tugay, Başkan Recep Tayyip Erdoğan'la görüşmesinin kendisine güven verdiğini ifade etti.

Cemil Tugay AK Parti’ye geçiş sürecinde Başkan Erdoğan ile olan diyaloğunu anlattı: "Bana güven verdi" - 1

Katılma kararına yönelik eleştirileri de yanıtlayan Tugay, deprem riski, kentsel dönüşüm, altyapı ve su ihtiyacına dikkat çekerek Ankara'yla birlikte çalışmanın İzmir için en doğru yol olduğuna kanaat getirdiğini söyledi.

Cemil Tugay AK Parti’ye geçiş sürecinde Başkan Erdoğan ile olan diyaloğunu anlattı: "Bana güven verdi" - 2

KARARINDAKİ KIRILMA NOKTASI: MURAT KURUM'LA GÖRÜŞME

Yeni Asır'a konuşan Tugay, gerçekleştirdiği söyleşide AK Parti'ye katılma kararını şekillendiren sürecin, Karabağlar'daki 440 hektarlık alanın kentsel dönüşüm sorununu görüşmek üzere Bakan Murat Kurum'la bir araya gelmesiyle başladığını anlattı.

Kurum'un İzmir'deki çalışmaları ve bağımsız olarak devam edip etmeyeceğini sorduğunu belirten Tugay, o sırada henüz verilmiş bir kararı bulunmadığını söyledi.

Tugay, görüşmede kendisine iletilen öneriyi ve bunun üzerindeki etkisini şöyle aktardı:

Cemil Tugay AK Parti’ye geçiş sürecinde Başkan Erdoğan ile olan diyaloğunu anlattı: "Bana güven verdi" - 3

"Ve tecrübeli bir siyasetçi olduğu için bu noktada 'Keşke sen AK Parti'ye gelsen de daha uyumlu çalışsak' dedi. 'Bağımsız olarak da bunu yapamaz mıyız?' dedim. O da 'Öyle de olur ama siyasetin doğası gereği AK Parti'yle olursan daha da başarılı işler yaparsın' dedi ve kafamda böyle bir parantez açtı. Açıkçası o andan sonra düşünmeye başladım."

Kurum'un sıcak ve dostane tavrından etkilendiğini söyleyen Tugay, sonraki süreçte birkaç kez daha görüştüklerini, konunun Başkan Erdoğan'a iletildiğinin ve Erdoğan'ın da bu katılımı istediğinin kendisine aktarıldığını belirtti.

Cemil Tugay AK Parti’ye geçiş sürecinde Başkan Erdoğan ile olan diyaloğunu anlattı: "Bana güven verdi" - 4

"EN BÜYÜK KORKUM" DİYEREK DEPREM RİSKİNİ ANLATTI

Kentsel dönüşümü İzmir'in en önemli sorunu olarak gördüğünü ifade eden Tugay, deprem konusundaki endişesini hem Bakan Kurum'a hem de Başkan Erdoğan'a anlattığını söyledi.

"En büyük korkum Allah korusun diri fayların üzerinde yaşıyor olmamız. Bir İzmir depremi olması ve bundan dolayı insanlarımızın hayatını kaybetmesi riski var. Ben gecekondu bölgelerini bir tarafa koyuyorum ama deprem açısından riskli olan yapıların acilen dönüşmesi lazım."

Önceki belediye başkanlarının TOKİ'yle çalışmaya karşı çıktığını savunan Tugay, göreve geldikten sonra TOKİ'yle de çalışabileceklerini söylediğini aktardı.

İzmir'in tarihi mirasının ve antik kentlerinin turizm açısından önemli potansiyel taşıdığını belirten Tugay, Kemeraltı ve Basmane'nin toparlanması için de ilgili bakanlık, vakıflar ve diğer kurumlarla ortak çalışmaya ihtiyaç bulunduğunu ifade etti. Geçmişten gelen iletişim eksikliğinin bu çalışmalara engel olduğunu savundu.

Cemil Tugay AK Parti’ye geçiş sürecinde Başkan Erdoğan ile olan diyaloğunu anlattı: "Bana güven verdi" - 5

BORÇ, ALTYAPI VE SU SORUNU: "YOL AYRIMINA GELDİM"

Dört ay bağımsız çalıştığını belirten Tugay, göreve geldiğinde iyi durumda bir belediye devralmadığını söyledi. İZBETON'un borçları ve kentsel dönüşüm projelerindeki sorunlara dikkat çeken Tugay, geçen iki buçuk yılda bütçeyi denkleştirdiğini, kadroyu toparladığını ve belediyeyi daha iyi bir duruma getirdiğini ifade etti.

Verilen sözleri yerine getirmek için kalan sürenin önemine işaret eden Tugay; trafik, ulaşım, altyapı, kanalizasyon ve arıtma ihtiyaçlarını sıraladı. İçme suyu şebekesinin yenilenmesi, yeni temiz su arıtma tesisleri ve susuzluk riskine karşı deniz suyu arıtma tesisleri kurulması gerektiğini söyledi.

Zaman, deneyim ve kaynak bakımından desteğe ihtiyaç duyduklarını belirten Tugay, kararını şu sözlerle anlattı:

"Açıkçası şöyle bir yol ayrımına geldim: Dedim ki; 'Ya iki buçuk sene daha mevcut şartlar içerisinde elimden geleni yapacağım ama muhtemelen verdiğimiz sözleri yerine getiremeyeceğiz, İzmir'in çok önemli sorunlarını çözemeyeceğiz ve yine sorunlu bir İzmir'i benden sonraki döneme bırakacağım... Ya da gerçekten iyi niyetli olduğuna bir şekilde kanaat getirdiğim insanlar, AK Parti hükümeti, İzmir'e yardımcı olacaksa onlarla birlikte çalışayım.' İzmirliler için en iyi olanın bu olduğuna kanaat getirdikten sonra böyle bir karar verdim."

Cemil Tugay AK Parti’ye geçiş sürecinde Başkan Erdoğan ile olan diyaloğunu anlattı: "Bana güven verdi" - 6

"KİMSESİZLERİN KİMSESİ" SÖZÜNE GELEN ELEŞTİRİLERİ YANITLADI

Rozet törenindeki konuşmasını kendisinin yazdığını vurgulayan Tugay, Başkan Erdoğan'ın geçmiş açıklamalarında doğru bulduğu sözlerden yararlandığını söyledi.

"AK Parti kimsesizlerin kimsesidir" ifadesini kullanmasına yönelik eleştirileri yanıtlayan Tugay, Atatürk'ün "Cumhuriyet, bilhassa kimsesizlerin kimsesidir" sözünü bildiğini belirtti.

Tugay, söylemek istediğinin AK Parti'nin de Cumhuriyetin bu mirasına sahip çıktığı olduğunu ifade ederek şöyle konuştu:

"Ben de siyasete açıkçası kimsesizlerin kimsesi olmak için girmiş bir insanım. Atatürk'ün sözünü kimse inkar etmez, edemez. Ama bu, AK Parti'nin de o mirasa sahip çıkıp parti olarak kimsesizlerin kimsesi olmayı istemesine engel midir? Niye bu kadar eleştiriliyor anlamadım."

Cemil Tugay AK Parti’ye geçiş sürecinde Başkan Erdoğan ile olan diyaloğunu anlattı: "Bana güven verdi" - 7

ERDOĞAN'LA GÖRÜŞMESİNİ ANLATTI: "OLUMLU ANLAMDA ÇOK ETKİLENDİM"

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki görüşmeden önce Başkan Erdoğan'la yalnızca bir kez havaalanında karşılaşıp kendisini tanıttığını anlatan Tugay, görüşme sırasında farklı bir izlenim edindiğini söyledi.

Erdoğan'ın İzmir'de geçmişte yapılan işleri bildiğini, hatırladığını ve takip ettiğini belirten Tugay, deprem konusundaki endişelerine de hak verdiğini aktardı.

"Ben karşımda çok dolu, saygın; üstelik babacan, doğal bir yaklaşım içerisinde olan bir insan gördüm. O gün açıkçası ben kendisinden olumlu anlamda çok etkilendim."

Cemil Tugay AK Parti’ye geçiş sürecinde Başkan Erdoğan ile olan diyaloğunu anlattı: "Bana güven verdi" - 8

Erdoğan'ın İzmir'e önem verdiğini ve sorunların çözümü için destek olacağını duyduğunu belirten Tugay, bu yaklaşımın kendisinde güven ve yakınlık hissi oluşturduğunu söyledi.

Rozet törenindeki konuşması boyunca Erdoğan'ın yanında beklemesinin kendisine unutamayacağı bir gurur yaşattığını ifade eden Tugay, "Yani bugün beni orada yalnız bırakmayan Recep Tayyip Erdoğan'ın, önümüzdeki süreçte İzmir'i de yalnız bırakmayacağına eminim" dedi.

Cemil Tugay AK Parti’ye geçiş sürecinde Başkan Erdoğan ile olan diyaloğunu anlattı: "Bana güven verdi" - 9

"ÇOK DÜŞÜNDÜM, RİSK ALDIM, ATEŞTEN GÖMLEK GİYDİM"

Kararının doğru olduğuna inandığını vurgulayan Tugay, en büyük kazancının güçlü bir Cumhurbaşkanı'nın desteğini hissetmek olduğunu söyledi.

"Çok düşündüm, risk aldım, ateşten gömlek giydim. Bunları insanların ifadesiyle söylüyorum; gerçekten kolay bir şey değil ama doğru yaptığıma inanıyorum."

Erdoğan'ın belediye başkanlığından geldiğini, şehirlerin durumunu ve hizmet süreçlerini bildiğini belirten Tugay, İzmir ile Ankara arasında sağlıklı iletişimin kurulması için çalışacağını ifade etti.

Cemil Tugay AK Parti’ye geçiş sürecinde Başkan Erdoğan ile olan diyaloğunu anlattı: "Bana güven verdi" - 10

Tugay, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

"Ben de İzmir ile Ankara arasında o sağlıklı iletişimin kurulması için ne gerekiyorsa yapacağım. Güvenle başladığım için çok mutluyum. İçimde hiçbir tereddüt yok. İzmir için çok iyi olacak, hiç kimsenin şüphesi olmasın."

MUHALEFETE OLAY GÖNDERME: YENİ PARTİ DE CHP DE YANIMDA DURMADI'

CHP'den istifa ederek bir süre bağımsız kalan ve ardından AK Parti'ye katılımıyla siyaset gündemini sarsan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, hakkındaki tartışmalara ilk kez bu kadar net ve sert yanıtlar verdi. Geçmişte yaptığı "AK Parti'ye geçmem için milyonda bir ihtimal yok" açıklamalarından, partideki "mutlak butlan" sürecine; yeni parti girişimlerinden, CHP yönetiminin ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun yönelttiği ağır usulsüzlük suçlamalarına kadar her şeyi açıkça masaya yatıran Tugay, İzmir'de yalnız bırakıldığını vurguladı. Kılıçdaroğlu'nun "Aday yapmayın uyarısında bulunmuştum" ve "Usulsüzlük yaptı" iddialarına karşı ateş püsküren Tugay, yüz yüze görüşmelerde kendisine hak verildiğini belirterek, "Madem bu kadar kötüydüm, niye beni her defasında kabul ettiniz, partiden atsaydınız?" dedi.

'ÖNCE ÖZ ELEŞTİRİ YAPMALARI LAZIM'

Son günlerde hem Özgür Özel'in hem de Kemal Kılıçdaroğlu'nun sizinle ilgili "Ben zaten Özgür Özel'e aday yapılmaması gerektiğini söylemiştim" gibi bir açıklaması oldu. Bu konuda ne diyeceksiniz?

Biraz önce arabada yolda gelirken gazetelere baktığımda gördüm; Özgür Özel zaten cevabını vermiş. Kemal Kılıçdaroğlu, akıl almaz söylem ve tutumlar içinde, bu ifadeyi rahatlıkla kullanabilirim. Çünkü ben partiye geçme kararı vermeden daha bir hafta 10 gün öncesine kadar bana haber gönderip "Cumhuriyet Halk Partisi'ne geri gel, katıl" çağrısında bulunuyordu. Hem yeni kurulan partiden hem de Cumhuriyet Halk Partisi'nden pek çok insan sürekli beni partiye davet ediyordu ve bunlar genel başkanların görevlendirdiği kişilerdi. Şimdi hal böyleyken, ben AK Parti'ye geçtim diye birden bire nasıl bu kadar kötü bir adam oldum? Gerçekten anlam veremiyorum ve utanmaları gereken laflar ediyorlar. Dönüp bir sorsunlar kendilerine: "Biz Cemil Tugay'ı ne kadar sahiplendik? İzmir'i ne kadar sahiplendik? İzmir'de nasıl siyaset yaptık? Cemil Tugay'ın arkasında ne kadar durduk? Onun ve belediyenin sorunlarıyla ne kadar ilgilendik?"

Cemil Tugay AK Parti’ye geçiş sürecinde Başkan Erdoğan ile olan diyaloğunu anlattı: "Bana güven verdi" - 11

'O DÖNEM ÖYLE DÜŞÜNÜYORDUM'

"AK Parti'ye geçmem için milyonda bir ihtimal bile yok" demiştiniz. Bugün AK Parti'ye geçmiş olmanız bu sözlerinizi tekrar gündeme getirdi. O gün ne değişti de bu noktaya gelindi?

Bir bakanla görüşmek için Ankara gittiğimde "AK Parti'ye mi geçiyorsun?" diye sorulmuştu. "Milyonda bir ihtimal bile yok" demiştim. Çünkü gerçekten o gün öyle düşünüyordum. Kesinlikle dünyamda öyle bir şey yoktu. Ben tamamen İzmir'in işlerini konuşmak için gitmiştim oraya ve konuştuğumuz da sadece belediyeydi, İzmir'di; İzmir'le ilgili konulardı. Buna rağmen sürekli "AK Parti'ye mi geçeceksin?" sorularına maruz kalınca kesin bir dille yalanlama ihtiyacı duydum. Onun için o ifadeleri kullandım. O zaman gerçekten öyleydi ve öyle düşünüyordum yani. Sonraki zamanda siyaseten çok farklı şeyler oldu. Hepimizin şahit olduğu mutlak butlan kararından sonra, yani CHP'nin bu şekilde yönetilmesi halinde halkın da desteğini önemli ölçüde kaybedeceğini de bildiğim için oradan istifa etme kararı verdim. O kararı verdikten sonra da tabii "Yeni bir parti kurulursa oraya geçerim" gibi bir düşüncem de vardı.

'İÇİME SİNMEYEN ÇOK ŞEY VARDI'

- Evet o süreçte yeni bir parti kurulması konusunu ilk dile getirenler arasındaydınız.

Aslında ben bugün daha çok belediye başkanlığından, İzmir'den bahsetmek istiyorum ama siyaseten konuşacak olursak Cumhuriyet Halk Partisi'nin eski haliyle toplumun geniş kesimlerine hitap edecek bir parti olmadığını ve biraz parti içerisindeki o uzun yılların biriktirdiği yükler nedeniyle de onlardan kurtulmadıkça kendisine gerçekten halka ulaşacak yeni bir kimlik tanımlayamayacağını, dolayısıyla yeni bir kadroya, yeni bir programa ihtiyacı olduğunu çokça konuştum, çokça dillendirdim. Fakat ne yazık ki Yeni Parti'de de içime sinmeyen şeyler oldu. CHP'de yaşanan son gelişmeler ve parti yönetimine ilişkin görüş ayrılıkları siyasi geleceğimi yeniden değerlendirmeme neden oldu. Bunlardan dolayı açıkçası bağımsız devam etmeye karar verdim o günkü şartlar içerisinde.

Cemil Tugay AK Parti’ye geçiş sürecinde Başkan Erdoğan ile olan diyaloğunu anlattı: "Bana güven verdi" - 12

YAPAYALNIZ MÜCADELE ETTİM

- CHP'den istifa ettiğiniz dönemde yalnız bırakıldığınızı mı söylüyorsunuz?

Burada neler neler yaşadım ben! İzmir'in en büyük yatırımlarından biri olan 4. Faz'ın açılışına dahi gelmediler. İşçi eylemlerinde doğru düzgün arkamda duran olmadı, yapayalnız mücadele ettim. Buna benzer bin tane konu var. Aslında çok şey söyleyebilirim ama bunları gerçekten geçmişte bırakmak istiyorum. Yine de beni suçladıklarının onda biri kadar kendilerine öz eleştiri yapmalarını beklerdim, dilerdim. Ama bırakın öz eleştiri yapmayı, dün Kemal Kılıçdaroğlu'nun yaptığı gibi düpedüz iftira atmaya başladılar. Bugün Özgür Özel de çıkıp söylemiş; Kılıçdaroğlu'nun "Bana 'Onu belediye başkan adayı yapma' diye bir şey söylemedi" dediğini belirtmiş. Düşünün, iki tane insan, ikisi de genel başkan; birisi çıkıp "Ben böyle bir şey söyledim" diyor, diğeri "Hayır, öyle bir şey söylemedi, utandım bu kadar yalan söylenir mi" diyor. Hakikaten korkunç bir durum.

Cemil Tugay AK Parti’ye geçiş sürecinde Başkan Erdoğan ile olan diyaloğunu anlattı: "Bana güven verdi" - 13

'İNSANLARI KANDIRIYOR'

Ya Kemal Kılıçdaroğlu'na bir Allah'ın kulu şunu sormalı: Çıkmış, "Falanca inşaat şirketine satış yaptı, bu yüzden usulsüzlüğü var" diyor. Olayın yaşandığı dönem, benim belediye başkanlığına gelmemin üzerinden henüz 6-7 ayın geçtiği bir zamandı. Ben o olaydan sonra 4,5 sene daha belediye başkanlığı yaptım. Kılıçdaroğlu bu konuyu bana sordu, defalarca anlattım ve izah ettim. Hatta en sonunda bana, "Senin suçun yok, biliyorum" diye cümle kurdu. Vallahi billahi bunu yaptı, yüzüme böyle söyledi. Peki, madem öyle; aynı Kemal Kılıçdaroğlu'nu, bugün bana "Sen usulsüzlük yaptın" diye utanmadan suçlama yapmasının öncesinde ben en az 30 kez ziyarete gittim, görüştüm. Madem bu kadar usulsüzlük yaptım, sen bana bir disiplin işlemi uygulasaydın ya da en azından kapını kapatıp randevu vermeseydin! Her defasında kabul ettin, oturdun, konuştun. Madem ben bu kadar kötüydüm, niye beni kabul ettiniz? Partiden atsaydınız o zaman! Çünkü öyle bir tablo çiziyor ki, sanki dünyanın en kötü ve en ahlaksız insanı benmişim gibi bir hava yaratıyorlar. İnanamıyorum gerçekten. Dün o konuşmayı duyduğumda çok sarsıldım; insan bu kadar olmamalı dedim. Gerçeklerin tamamen dışında, insanları kandırmaya, kışkırtmaya ve beni karalamaya yönelik asılsız laflar sürekli söylenip duruyor.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin