MASAK'ın en kritik verilerinde FETÖ izi: 210 milyonluk dev finansman ağı çökertildi!
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen "Siyasal veya Askeri Casusluk" soruşturmasında, Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı (MASAK) bünyesindeki Entegre Mali İstihbarat Sistemi (EMİS) ile en stratejik veri tabanlarına sızan FETÖ destekli siber casusluk ağı çökertildi. Devletin tepe yönetimini hedef alan koruma kalkanını devre dışı bırakıp usulsüz sorgulama yapan ve izleri silen, aralarında eski MASAK Başkan Yardımcısı İnönü Akgün Alp'in de bulunduğu 3 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen geniş kapsamlı casusluk ve siber veri sabotajı soruşturması, devletin en stratejik mali istihbarat kurumu olan MASAK bünyesinde geçmiş yıllarda kurulan derin suç ağını tüm çıplaklığıyla deşifre etti. Yürütülen "Siyasal veya Askeri Casusluk" tahkikatı kapsamında, kurumun kalbi niteliğindeki Entegre Mali İstihbarat Sistemi (EMİS) ile veri tabanlarına yönelik düzenlenen organize casusluk faaliyetlerinin kan donduran detaylarına ulaşıldı. Elde edilen somut deliller ve dijital inceleme raporlarının ardından savcılık talimatıyla gerçekleştirilen operasyonda; eski MASAK Başkan Yardımcısı İnönü Akgün Alp ile kurum çalışanları Eda Aydoğan ve Güner Eke tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturma kapsamında adliyeye sevk edilen diğer şüpheliler Zehra Yılmaz, Zeki Özcan ve Mehmet Yazıcı ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

KİLİT İSİM EDA AYDOĞAN FETÖ'NÜN SINAV SORULARINI DAĞITAN İSİM ÇIKTI
Soruşturma dosyasında, eski MASAK İstatistikçisi Eda Aydoğan hakkındaki kan donduran tespitler ve geçmişe dönük adli bulgular geniş yer buldu. Aydoğan'ın, kurum bünyesinde hiçbir idari yetkisi ve yöneticilik sıfatı bulunmamasına rağmen, 2016-2019 yılları arasında Oracle Exadata veri tabanındaki tüm kozmik verileri görme, silme ve değiştirme gücüne sahip tam yetkili "ADMIN" şifresiyle erişim sağladığı saptandı. Adli dosyaya giren gizli tanık beyanlarında ise Aydoğan'ın karanlık geçmişi ifşa oldu. Teşhis tutanaklarına göre Eda Aydoğan'ın, 2013 yılındaki KPSS sınavından tam iki gün önce örgütün hücre evine (gaybubet evi) şıkları önceden işaretlenmiş sınav sorularını getiren ve evdeki şüphelilere Kur'an-ı Kerim üzerine yemin ettiren kişi olduğu kesin olarak saptandı.

DEVLET ZİRVESİNİ KORUYAN OTOMATİK ALARM SİSTEMİNİ SESSİZCE KAPATTILAR
Siber casusluk şebekesinin, Başkan ve kabine üyelerini hedef alan sorgulamaların izini gizlemek için akılalmaz bir sabotaja imza attığı belgelendi. Kurum sisteminde yer alan ve siyasi kişilerin mali verileri izinsiz sorgulandığında üst amirlere anında otomatik uyarı e-postası gönderen güvenlik mekanizması, 15 Temmuz hain darbe girişiminden hemen sonra, 2 Eylül 2016 tarihinde sessizce devre dışı bırakıldı. Bu koruma kalkanının kaldırılması sürecini resmi olarak onaylayan ve izleri silen bürokratın ise tutuklanan eski Başkan Yardımcısı İnönü Akgün Alp olduğu tespit edildi. Güvenlik duvarının indirilmesinin ardından 2 Eylül 2016 ile 31 Aralık 2018 tarihleri arasında Başkan Recep Tayyip Erdoğan, yakın aile bireyleri ve bazı kabine üyeleri hakkında EMİS sistemi üzerinden T.C. Kimlik Numarası (TCKN) ve Vergi Kimlik Numarası (VKN) girilerek casusluk amaçlı binlerce usulsüz sorgulama gerçekleştirildiği belgelendi.

PARAVAN BİLİŞİM ŞİRKETLERİ ÜZERİNDEN FETÖ'YE 210 MİLYONLUK FİNANSMAN
Emniyet ve siber suçlar birimlerinin mali incelemelerinde, MASAK'ın tüm yazılım altyapısını ve veri tabanı yönetimini yürüten taşeron bilişim şirketlerinin arkasındaki ihanet bağı da çözüldü. Ortakları arasında 15 Temmuz'un Akıncı Üssü'nde yakalanan sivil imamı Hakan Çiçek ile çok sayıda mahrem imamın bulunduğu AGMLAB, MRD ve Barış Ata isimli bilişim şirketlerine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kayyım atandı. Bu paravan şirketlerin devlet ihaleleri yoluyla örgüte tam 210 milyon TL finansman sağladığı resmi raporlara girdi. Şebekenin, sızdığı yazılımlarda sisteme kimin girdiğini gösteren "AUDIT log" (denetim izi) kayıtlarını tamamen kapattığı, tanımlayıcı alanları sildiği ve Başkan dahil tepe yönetime yapılan izinsiz erişimlerin tüm siber ayak izlerini profesyonelce temizlediği saptandı.
Sabah'ın haberine göre, soruşturmada şüpheli sıfatıyla ifade veren eski MASAK Başkanları Mürsel Ali Kaplan, İbrahim Hakkı Polat ve Osman Dereli ise suçlamaları kabul etmedi. Log kayıtlarında Başkan Erdoğan'ın T.C. kimlik numarasının çıkmasına ilişkin savunma yapan eski Başkan Osman Dereli, bu durumun o dönem düzenlenen bağış kampanyalarına katılan milyonlarca kişinin hesaplarının sistem tarafından otomatik taranmasından kaynaklandığını, doğrudan ve kasıtlı bir casusluk sorgulaması yapılmadığını ileri sürdü.

