AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten Netanyahu'ya A Haber'de sert tepki: "O katilin yeri BM kürsüsü değil sanık sandalyesidir!"

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten Netanyahu'ya A Haber'de sert tepki: "O katilin yeri BM kürsüsü değil sanık sandalyesidir!"

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kürsüsünden Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan katil İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun hadsiz sözlerine A Haber ekranlarında çok sert yanıt verdi. Netanyahu'nun bir terör örgütünün başında olduğunu ve yargılanması gerektiğini vurgulayan Çelik, Başkan Erdoğan'ın tüm insanlığın en gür sesi olduğunu belirterek, meselenin Türkiye ile İsrail arasında değil, topyekûn insanlık ile Netanyahu şebekesi arasında olduğunu ifade etti.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Netanyahu'nun Başkan Erdoğan'ı hedef alan hadsiz sözlerine A Haber'de yanıt verdi.

"SANIK SANDALYESİNDE OTURMASI GEREKEN BİR KATİL"

Netanyahu'nun Birleşmiş Milletler kürsüsüne çıkmasının uluslararası düzen açısından bir trajedi olduğunu vurgulayan AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Bu dünyanın ve uluslararası kurumların bir trajedisidir. Esasında sanık sandalyesinde oturması gereken bir kişinin Birleşmiş Milletler kürsüsünde konuşuyor olması başlı başına bir trajedidir. Uluslararası düzen ve hukuk açısından bir trajedidir. O kişinin BM kürsüsünde konuşması, kurumun meşruiyetini zayıflatan ve zeminini kırılganlaştıran bir sonuç doğurur. Doğru yer; o kişinin insanlık adına kurulmuş bir insanlık mahkemesinde sanık sandalyesinde oturması ve soykırım suçlarının hesabını vermesidir. İkincisi, elinde bir takım silah olarak kullandıkları o çağrı cihazıyla kürsüye çıkıyor; insanları öldürdükleri yöntemi orada tekrarlayan bir tutum sergiliyor" ifadelerini kullandı.

Soykırımcı Netanyahu'nun Başkan Erdoğan'ı hedef alan sözlerine AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten A Haber'de sert tepki (Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü) Soykırımcı Netanyahu'nun Başkan Erdoğan'ı hedef alan sözlerine AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten A Haber'de sert tepki (Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

Tarihte benzer suçları işleyenlerin bunu gizlemeye çalıştığını ancak Netanyahu'nun açıkça sürdürdüğünü belirten Çelik, "Tarihte soykırım ve insanlığa karşı suç işlemiş pek çok kişi bunları örtmeye çalıştı. Netanyahu bu açıdan tarihteki ayrıksı birkaç kişiden birisidir. Soykırım suçu işlemekle beraber bunu sürekli hatırlatan, işlemeye devam edeceğini ve yeni katliamlara imza atacağını ifade eden birisidir. Doğru sıfat bir katildir. Bir terör örgütünün başındadır; Gazze'deki kadın ve çocukları öldürmek başta olmak üzere pek çok insanlık suçuna imza atmış, Suriye'de işgallere girişmiş ve sanık olması gereken bir şahsiyettir" değerlendirmesinde bulundu.

Katil Netanyahu BM kürsüsünden Türkiye'yi hedef aldı (Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü) Katil Netanyahu BM kürsüsünden Türkiye'yi hedef aldı (Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

"CUMHURBAŞKANIMIZIN HER SÖZÜ ONLAR İÇİN BİR İDDİANAMEDİR"

Netanyahu'nun yalnızca Başkan Erdoğan'ı hedef almasının tesadüf olmadığını kaydeden AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Dünyada pek çok lider BM kürsüsünden İsrail'i ve Netanyahu şebekesini eleştirdi. Fakat bu şebekenin başındaki kişinin hedef aldığı tek kişi Sayın Cumhurbaşkanımız oldu. Biz öteden beri söylüyoruz; Sayın Cumhurbaşkanımız bu Siyonist saldırganlığa karşı insanlık ittifakının en güçlü, en yüksek sesidir. Onlar da bunu bildikleri için diğer liderlere cevap vermezken, sadece Sayın Cumhurbaşkanımıza sözde cevaplar üretmeye çalışıyorlar. Ancak söyledikleri bir cevap değil, itirafname niteliğindedir. Çünkü Sayın Cumhurbaşkanımızın her konuşması insanlık onuru ve adalet adına bunların yüzüne okunmuş bir iddianamedir. Cumhurbaşkanımız konuştuktan hemen sonra kimyaları altüst oluyor ve birtakım yalanlarla cevap üretmeye çalışıyorlar" şeklinde konuştu.

Netanyahu'nun Suriye konusundaki iddialarına da sert çıkan Çelik, "Sayın Cumhurbaşkanımız hakkında söyledikleri her şeyin baştan aşağı yalan olduğunu gazete okuyan herkes bilir. Suriye'deki duruma 'işgal' demesi mesnetsizdir; oradaki varlığımız Suriye'nin DEAŞ teröründen ve Esad zulmünden temizlenmesi sırasında ülkemizin güvenliğini sağlamak için aldığımız tedbirlerden ibarettir. Lübnan'ı ve Suriye'yi işgal eden bu şebeke, şimdi Türkiye'nin dış politikası üzerinden gerilim alanları üretmeye çalışıyor. Bu şebekeyle yakınlaşarak kendi güvenliğini sağlayacağını düşünen varsa büyük bir yanılgı içindedir. Bu mesele Türkiye ile İsrail arasında bir mesele değildir; bütün insanlık ile Netanyahu şebekesi arasındaki bir meseledir" dedi.

Katil Bibi'nin BM konuşması sırasında solan böyle boşaldı (Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü) Katil Bibi'nin BM konuşması sırasında solan böyle boşaldı (Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

"DÜNYA CUMHURBAŞKANIMIZIN ÇİZGİSİNE GELDİ"

Programda, Netanyahu'nun boş salona hitap ederken Başkan Erdoğan'ın tüm dünyada ayakta alkışlandığı hatırlatılarak Başkan Erdoğan'ın tezlerinin küresel çapta kabul görüp görmediğinin sorulması üzerine AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Cumhurbaşkanımız yıllar evvel BM kürsüsünden 'İsrail'in sınırları neresidir?' diye sorduğunda salonda büyük bir sessizlik ve çekinme hali olmuştu. Haritaları çıkarıp İsrail'in işgalciliğini tek tek gösterdi. Katliamlar başladığında doğrudan bunların soykırım olduğunu söylediğinde sokaktaki vicdanlı insanlar aynı şeyi söylerken Batılı hükümetler geri durmuştu. Şimdi ise o geri duran hükümetlerin temsilcilerinin bu son BM toplantısında Cumhurbaşkanımızla aynı cümleleri kurduklarını gördük" dedi.

Sürecin insanlık adına tescillendiğini ifade eden Çelik, "Cumhurbaşkanımızın ilk günden beri ortaya koyduğu sözlere dünya liderlerinin bugün eriştiğini görüyoruz. Netanyahu meseleyi iç siyasette kullanmak adına Türkiye ile İsrail arasında gibi kurgulamaya çalışsa da, esas meselenin Netanyahu şebekesi ile tüm insanlık arasında olduğu bir kez daha net bir şekilde tescillenmiştir" sözleriyle konuşmasını tamamladı.

"CUMHURBAŞKANIMIZ KONUŞTUĞU ZAMAN KİMYALARI BOZULUYOR"

Başkan Erdoğan'ın BM kürsüsündeki konuşmasında Netanyahu'nun ismini dahi anmadan Filistin mücadelesini ve Gazze gerçekliğini İnsanlık İttifakı'nın vicdanı olarak dünyaya haykırdığı, buna karşılık Netanyahu'nun hem Erdoğan'ı hem de Türkiye'yi doğrudan hedef alarak iç siyasete yönelik bir "Erdoğan fobisi" ortaya koyduğu yönündeki değerlendirmelerin sorulması üzerine AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Birleşmiş Milletler toplantılarında kürsüde dünyadaki pek çok hükümet ve devlet başkanı İsrail'i eleştirdi. Fakat Netanyahu ve şebekesi bunların hiçbirine cevap verme ihtiyacı duymazken Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef alan cevaplar üretmeye, sözde cevaplar üretmeye çalışıyorlar. Bunun sebebi, Cumhurbaşkanımızın insanlığın ortak düşüncesini, ortak vicdanını filtresiz bir şekilde, çekincesiz, şersiz ve maskesiz bir şekilde bütün hakikatiyle ortaya koymasıdır. Cumhurbaşkanımız konuştuğu zaman bunlar, insanlığın bütün değerleri, bütün vicdanı ve bütün birikimi adına yüzlerine okunmuş bir iddianame olarak algılıyorlar bu hakikatleri. O sebeple de kimyaları bozuluyor ve sahte cevaplar üretmeye çalışıyorlar" ifadelerini kullandı.

Netanyahu'nun iç siyasetteki sıkışmışlığına dikkat çeken AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "İsrail'de bu kişinin ve bu şebekenin ana zemini aşırı sağ seçmenden alacağı küsurat oylarla belirlenecek. Dolayısıyla burada kendileriyle vahşet konusunda yarışmak isteyenlere mesaj göndererek Cumhurbaşkanımıza karşıtlık üzerinden iç siyasete bir manivela oluşturmaya çalışıyorlar. Ama hep beraber göreceğiz ki bunların hiçbiri çalışmayacak. Çünkü bu Birleşmiş Milletler tablosu da net bir şekilde gösterdi ki insanlık çok az şey üzerinde kahir ekseriyeti sağlıyor; ama sokaklar ve sokakların baskısıyla hükümetler İsrail'in bölge barışı için, Netanyahu hükümetinin insanlık için nasıl tehlikeli bir organizasyon olduğunun altını çizmeye başladılar" değerlendirmesinde bulundu.

İsrail yönetiminin uluslararası alanda daha önce görmediği bir yalnızlığa itildiğini belirten AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Bu onların beklemediği bir yalnızlıktı. Genelde bu yalnızlığı sahte bir formülle çözerler, her zaman böyle yaptılar. Bunların Siyonist saldırganlığını eleştirdiğiniz zaman hemen antisemitik olmakla suçlarlar. Netanyahu da Birleşmiş Milletler kürsüsünden aynı şeyi yapmış, Cumhurbaşkanımızı antisemitist olmakla suçlamış. Halbuki burada suçlanması gereken tek bir şey vardır; o da Netanyahu ve ekibinin Siyonist bir terör organizasyonu ve bir cinayet şebekesi olmasıdır. Artık bunların çalışmadığını, bir etki üretmediğini görüyorlar. Gelinen noktada Cumhurbaşkanımızın söylediklerinin haftalar ve aylar içerisinde dünyanın bütün sokaklarına nasıl yayıldığını, kabul gördüğünü ve hükümetlerin söylemlerini nasıl etkilediğini de görüyorlar" sözleriyle aktardı.

Netanyahu'nun Türkiye ve Erdoğan karşıtlığı üzerinden oluşturmaya çalıştığı algıya değinen AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Niçin hiçbir devlet başkanına bu kadar süratle cevap verme ihtiyacı hissetmiyorlar da Cumhurbaşkanımıza karşı bunları üretme ihtiyacı hissediyorlar? Çünkü burada etkiyi yaratan ve bütün insanlık adına ortak sözü ifade eden kişi Cumhurbaşkanımızdır. İç siyaset açısından kendisiyle Cumhurbaşkanımız arasında veya Türkiye ile İsrail arasında sahte denklemler kurmaya çalışabilir. Ama bunlar çalışmayacaktır çünkü sorun bir soykırım şebekesiyle insanlık arasındaki bir sorundur. Türkiye'nin de Cumhurbaşkanımızın ifadelerinde net bir şekilde görüldüğü gibi yeri İnsanlık İttifakı'nın yanıdır" şeklinde konuştu.

"SİYONİST EMELLER İÇİN KÜRTLERİ KIŞKIRTMA STRATEJİSİ BOŞA DÜŞTÜ"

Netanyahu'nun BM konuşmasında Türkiye, Suriye, Hamas ve Kürtler başlıklarını birbirine bağlamasının tesadüf olup olmadığının sorulması üzerine AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Hayır, orada son derece sistematik bir yaklaşım var. Biliyorsunuz Başkan Trump'ın barış planının ikinci aşamasına geçilmesi gerekiyor. İkinci aşamaya geçilmesiyle ilgili bütün safahatı Hamas tarafı kabul etmesine rağmen Netanyahu tarafı bunu geciktiriyor. Esasında bir kere daha görüldü ki barıştan kaçan taraf Netanyahu ve şebekesidir. O sebeple burada olmayan şeyler üzerinden Hamas'ı suçlayan bir propagandayı yürütmeye çalışıyor. Halbuki ikinci aşamaya geçilmesi konusunda Hamas mükellefiyetlerini yerine getiriyor" dedi.

İsrail'in bölgedeki işgalci politikalarını gözler önüne seren AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Suriye'de Golan Tepeleri'nden Hermon Dağı'nın öbür tarafına kadar bölgeyi işgal eden kimdir? İsrail'dir. Lübnan'da Litani Nehri'ne kadar olan bölgeyi işgal eden kimdir? İsrail'dir. 7 Ekim'den hemen sonra Netanyahu'nun ilk açıklaması neydi? 'Bölgedeki haritaları değiştireceğiz' dedi. Dolayısıyla bölge barışını hedef alan birinin Ege'den, Akdeniz'den, bizim Yunanistan'la ilişkilerimizden ve Suriye'deki varlığımızdan bahsetmesi birtakım sahte zeminler üretme çabasıdır. Daha yeni Batı Şeria'da şimdiye kadar engellenen yerleşim yerlerini açarak başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin Devleti'nin kurulmasını imkansız hale getirecek adımlar atmaya kalktı. Dolayısıyla bu işgalciliğin adresi ve siyasi merkezi Netanyahu şebekesidir" ifadelerini kullandı.

Netanyahu'nun bölgedeki halkları birbirine düşürme girişiminin başarısızlıkla sonuçlandığını belirten AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Bakın, İran'a saldırdıklarında Irak'taki ve İran içindeki Kürt kardeşlerimizi 'Rejim yıkılıyor, siz de saldırın' diyerek İran'a karşı kışkırtmaya kalktılar. Orada birtakım terör örgütleri hariç bütün Kürt kardeşlerimiz ve kanaat önderleri son derece sağduyulu ve asil bir davranış ortaya koydular. Irak'taki ve İran'daki Kürtler 'Biz bu Siyonist işgalin ve saldırının parçası olmayacağız' dediler. Dolayısıyla kendi Siyonist emelleri için Kürt kardeşlerimizi kullanma stratejisi boşa düştü. Şimdi onun hırçınlığıyla bu meseleleri kaşıyarak yanına bazı grupları almaya çalışıyor. Ama bugün herkes görüyor ki Netanyahu ile yan yana durmak demek, insanlıkla karşı karşıya gelmek demektir" dedi.

Netanyahu'nun bölge ülkeleriyle kurduğu ilişkilere ve BM kürsüsündeki varlığına sert tepki gösteren AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Netanyahu; Yunanistan'la, Rum yönetimiyle yaptığı savunma anlaşmalarına atıf yapıyor. Dünyanın herhangi bir yerinde bir lider, kendi ülkesinin Netanyahu şebekesiyle iç içe girerek güvenliğini sağlayabileceğini düşünüyorsa bu son derece sağduyudan yoksun bir hareket ve sadece bir utanç olur. Ama esas mesele ve insanlığın önünde duran büyük trajedi şudur: Sanık kürsüsünde oturması gereken bir kişinin Birleşmiş Milletler kürsüsünden konuşması, uluslararası kurumların ve kuralların trajedisi anlamına gelir" sözleriyle konuşmasını noktaladı.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin