Ertan Yıldız mahkemede “ekosistemi” anlattı! İmamoğlu dosyasında çarpıcı ifadeler: “10 milyon doların bir kısmını nakit istedi”
Çıkar Amaçlı İmamoğlu Suç Örgütü davasında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan Ertan Yıldız, mahkemede verdiği ifadede belediye iştiraklerinden reklam ihalelerine, Boğaziçi İmar yapılanmasından metro ihalesine ve Cebeci hafriyat sahasına kadar uzanan para ve komisyon iddialarını anlattı. Yıldız, daha önce verdiği etkin pişmanlık ifadelerinin tamamının arkasında olduğunu belirtirken, en dikkat çeken beyanını Doğuş Holding'den talep edildiğini söylediği 10 milyon dolara ilişkin verdi. Yıldız, Saraçhane'deki toplantıda Ekrem İmamoğlu'nun ödemenin bir bölümünün seçim öncesinde nakit alınmasını istediği konuşmaya bizzat şahit olduğunu öne sürdü.
Çıkar Amaçlı İmamoğlu Suç Örgütü Soruşturması kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan Ertan Yıldız, görülen duruşmada mahkeme heyetinin sorularını yanıtladı.
ERTAN YILDIZ ÖNCEKİ İFADELERİNİ MAHKEMEDE DOĞRULADI
Mahkeme başkanının Yıldız'a 6 Mayıs, 20 Mayıs, 17 Haziran, 4 Temmuz ve 12 Ağustos 2025 tarihlerinde etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadeleri hatırlatması üzerine Yıldız, önceki beyanlarının arkasında olduğunu söyledi.
Ertan Yıldız, "Tamamıyla doğrudur Sayın Başkan. Belki yanlış hatırladığım çok ufak şeyler olabilir ama doğrudur, arkasındayım" ifadelerini kullandı.
Yıldız, savcının soruları üzerine daha önce anlattığı yapı ve ilişkilerin nasıl işlediğine ilişkin ayrıntıları mahkeme huzurunda yeniden aktardı.
(Fotoğraf: ahaber.com.tr - arşiv)
MEDYA AŞ'DE "KAPALI DEVRE" SİSTEMİ
Yıldız'ın mahkemede anlattığı yapılardan biri Medya AŞ ve Kültür AŞ oldu.
Murat Ongun'un organizasyon şemasında Medya AŞ ve Kültür AŞ ile doğrudan bağlantılı olduğunu öne süren Yıldız, özellikle Medya AŞ'deki karar mekanizmasını "kapalı devre sistem" olarak tanımladı.
Yıldız'ın beyanına göre Medya AŞ'ye ilişkin toplantılarda Ekrem İmamoğlu, Fatih Keleş, Murat Ongun ve Serdal Taşkın yer alıyor, belediyenin reklam ihaleleri ve reklam mecraları bu toplantılarda değerlendiriliyordu.
Yıldız, ilerleyen süreçte Fatih Keleş'in bu toplantılardan çekildiğini anlattı. Keleş'in kendisine Murat Ongun'u kastederek, "Murat aslında bu işleri çok bilmiyor ama ne yapayım, başkan böyle istiyor. Ben artık Medya AŞ ile ilgilenmiyorum" dediğini aktardı.
"BELEDİYEDE RESMÎ GÖREVİ YOKTU" AMA İDDİAYA GÖRE SÜREÇLERDE YER ALDI
Savcının Fatih Keleş'in söz konusu süreçlerde resmî bir görevinin bulunup bulunmadığını sorması üzerine Yıldız, Keleş'in İstanbul Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü Başkanı olduğunu, bunun dışında belediyede herhangi bir resmî sıfatının bulunmadığını söyledi.
Yıldız, "Hayır, yoktu. Fatih Keleş sadece İstanbul Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü Başkanıdır. Onun dışında belediyede hiçbir resmî sıfatı yoktur" şeklinde konuştu.
Yıldız ayrıca Emrah Bağdatlı'nın da belediyede resmî bir görevinin bulunmadığını ancak Murat Ongun'un yanında sürekli görüldüğünü öne sürdü.
Bağdatlı'nın aynı zamanda belediyeyle iş yapan bir firmanın sahibi olduğunu bildiğini belirten Yıldız, bir firma temsilcisinin Murat Ongun'un yanında sürekli bulunmasını o dönemde de garipsediğini ifade etti.
Ertan Yıldız (Fotoğraf: ahaber.com.tr - arşiv)
BEBEK OTEL'DE YÜZDE 10'LUK PAZARLIK
Duruşmanın dikkat çeken başlıklarından biri de Bebek Otel'deki toplantıya ilişkin oldu.
Yıldız, Murat İlbak, Fatih Keleş, Murat Ongun ve bir başka kişinin katıldığı kahvaltıda belediyenin reklam alanlarına ilişkin ihalenin konuşulduğunu anlattı.
İddiaya göre masada reklam alanlarının değerinin altında alınmasına ilişkin görüşmeler yapıldı. Yıldız, görüşmelerin ardından "yüzde 10 da bize verildi" şeklinde bir anlaşmaya varıldığını söyledi.
Savcının yüzde 10'luk pazarlığı kimin yaptığını sorması üzerine Yıldız, Murat Ongun'u işaret etti.
BOĞAZİÇİ İMAR'DA "GAYRİRESMÎ YAPILANMA"
Ertan Yıldız, daha önce örgütün önemli finansal kaynaklarından biri olduğunu ileri sürdüğü Boğaziçi İmar yapılanmasına ilişkin de mahkemede ayrıntılı beyanda bulundu.
Yıldız'ın anlatımına göre Yakup Öner'in Boğaziçi İmar'da herhangi bir resmî görevi bulunmuyordu ancak kurum içerisindeki süreçleri gayriresmî şekilde takip ediyordu.
Taleplerin zaman zaman Ekrem İmamoğlu'ndan doğrudan geldiğini, zaman zaman ise Fatih Keleş üzerinden yürütüldüğünü öne süren Yıldız, "Bazen Yakup Öner başkanla direkt görüşürdü. Direkt kendisini başkan arardı, kendisi de iş verirdi. Bazen de Fatih Keleş üzerinden yürürdü. Fakat bütün parasal hareketleri Fatih Keleş kontrol ederdi" ifadelerini kullandı.
Yıldız, Boğaziçi İmar Müdürü'nün resmî imzayı atan kişi olduğunu ancak bazı işlemlerin öncesinde gayriresmî bir süreçten geçirildiğini öne sürdü.
"Boğaziçi İmar'da ayrı bir yapılanma vardı ve bu yapılanma Ekrem İmamoğlu tarafından bizzat takip ediliyordu" diyen Yıldız, iddialarını bu sözlerle sürdürdü.





