Fenerbahçe otobüsüne saldırıda 11 yıl sonra yeni delil zinciri: Dosya yeniden açıldı!

Fenerbahçe otobüsüne saldırıda 11 yıl sonra yeni delil zinciri: Dosya yeniden açıldı!

Fenerbahçe takım otobüsüne 4 Nisan 2015'te düzenlenen silahlı saldırının dosyasında 11 yıl sonra yeni süreç başladı. Takipsizlik kararının yeniden değerlendirilmesinin önü açılırken olay yeri bulguları, silah ve soruşturmadaki delil zinciri yeniden incelemeye alındı.

Fenerbahçe Spor Kulübü kafilesini taşıyan otobüse 4 Nisan 2015'te gerçekleştirilen silahlı saldırıyla ilgili soruşturma, aradan geçen 11 yılın ardından elde edilen yeni delillerle yeniden hareketlendi.

Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/8778 sayılı soruşturma dosyasına göre olay, 4 Nisan 2015 günü saat 22.20 sıralarında Rizespor-Fenerbahçe karşılaşmasının ardından meydana geldi.

Fenerbahçe kafilesini Trabzon Havalimanı'na götüren, Sahil Turizm'e ait ve Ufuk Kıran'ın kullandığı 53 DE 618 plakalı otobüse Sürmene'nin Soğuksu Mahallesi'ndeki viyadük girişinde av tüfeğiyle ateş açıldı.

Şoför Ufuk Kıran sol şakak bölgesinden hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanırken otobüs de zarar gördü. Otobüste bulunan futbolcular, kulüp görevlileri ve yöneticiler saldırıda büyük tehlike atlattı.

Kıran'ın yaralanmasına rağmen otobüsü kontrollü şekilde yol kenarında durdurması daha büyük bir facianın önüne geçti. Saldırı sonrası ilk soruşturma Sürmene Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatıldı. Dosya, 2 Haziran 2026 tarihli fezlekeyle Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilerek 2026/8778 soruşturma numarasıyla kaydedildi. Trabzon 2. Sulh Ceza Hakimliği de 9 Haziran 2026'da dosyanın incelenmesinin kısıtlanmasına karar verdi.

SALDIRININ İZLERİ OTOBÜSÜN HER YERİNDE ÇIKTI

Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit Şube Müdürlüğü ekiplerinin saldırının hemen ardından yaptığı incelemede otobüsün ön camında delik şeklinde kırıklar bulundu.

Otobüsün isabet aldığı viyadükte refüj kenarında cam kırıkları, otobüs camının sol kısmında sert bir cismin çarpma izi ve orta refüjde bir av tüfeği fişeğine ait plastik parça tespit edildi.

Olay yerine yaklaşık 130 metre mesafedeki dere içerisinde ise çift namlulu süperpoze, 12 kalibre bir av tüfeği ile namlusunda iki patlamış 12 kalibre kartuş bulundu. Çevrede bir ayak izi de tespit edildi.

Deliller kriminal inceleme için laboratuvara gönderildi.

DİREKSİYONDA KAN, CAMDA SAÇMA İZLERİ

4 Nisan 2015 tarihli olay yeri inceleme raporunda otobüsün şoför tarafındaki 103x80 santimetrelik camın tamamen kırıldığı ve cam parçalarının şoför koltuğu tarafına dağıldığı belirtildi.

Direksiyon ve şoför koltuğunda kan lekeleri bulundu.

Otobüsün ön camında tüfek saçmasına ait olduğu değerlendirilen birden fazla sekme ve delinme izi tespit edildi. Otobüsün gösterge paneli üzerinde, ön konsolunda, direksiyon simidinin içerisinde ve ön cam ile konsol arasında deforme olmuş saçma parçaları bulundu.

Otobüsün dış yüzeyinde de muhtemel tüfek saçmasına ait sekme izi belirlendi.

Olay yerinden ormanlık alana uzanan toprak yol takip edildiğinde, muhtemel atış noktasından yaklaşık 120 metre uzaktaki Devran Deresi içerisinde "Zafire" ibareli, "2495" seri numaralı çiftli tüfek bulundu. Tüfeğin içerisinde "PELLETTONI ZUBER 12 GFS 34 gr" ibareli iki boş kartuş olduğu kayıtlara geçti.

5 Nisan 2015 tarihli olay yeri krokisinde ise muhtemel ateş noktasıyla otobüsün isabet aldığı nokta arasındaki mesafe 40 metre, ateş noktasıyla derede bulunan tüfek arasındaki mesafe 120 metre, refüjdeki beyaz tapayla ateş noktası arasındaki mesafe ise 63 metre olarak gösterildi.

Fenerbahçe otobüsüne saldırıda 11 yıl sonra yeni delil zinciri: Dosya yeniden açıldı! - 1

ADLİ TIP: KESİN DEĞERLENDİRME YAPILAMADI

Soruşturma kapsamında İstanbul Adli Tıp Kurumu Fiziki İhtisas Dairesinden, hareket halindeki otobüse belirtilen mesafeden av tüfeğiyle yapılan atışın öldürücü nitelikte olup olmadığına ilişkin değerlendirme istendi.

Adli Tıp Kurumunun 31 Mart 2016 tarihli cevabında; sonucun kullanılan tüfek ve fişeğin özellikleri, barutun cinsi ve miktarı, ortam koşulları ve diğer fiziksel şartlara bağlı olduğu belirtilerek kesin bir mütalaa verilemeyeceği bildirildi.

KRİMİNAL RAPORLARDA TÜFEK VE FİŞEK DETAYI

Samsun Kriminal Polis Laboratuvarının 11 Nisan 2015 tarihli raporunda, şüpheli Nihat Saka'nın ikametinde yapılan aramada 9x19 milimetre çapında fişek kullanan Atmaca 53 marka yarı otomatik tabanca, iki şarjör, silah kutusu ve 44 fişek bulunduğu kaydedildi.

Aynı aramada "104623" numaralı Çifsan marka çift namlulu av tüfeği, "30554" numaralı Üzümlü Silah Sanayi Kooperatifi imalatı yarı otomatik av tüfeği, beş av fişeği ile kısmen oksitlenmiş bir av fişeği kovanı ele geçirildi.

Kriminal incelemede Çifsan marka av tüfeğinin atış yapmasına engel mekanik arıza bulunmadığı, testlerde uygun av fişeklerini patlattığı tespit edildi.

Oksitlenmiş 12 numara av fişeği kovanının da "104623" numaralı Çifsan marka av tüfeğinin alt namlusundan atıldığı belirlendi.

Otobüsün ön kısmından elde edilen kurşun parçasının ise şekil, görünüm, ebat ve yapısı itibarıyla av fişeklerinde kullanılan şevrotin yani iri saçma tanesine ait olduğu tespit edildi.

DEREDEN ÇIKAN TÜFEKTE İKİ BOŞ KARTUŞ

Samsun Kriminal Polis Laboratuvarının 6 Nisan 2015 tarihli bir başka raporunda, olay yerinde bulunan "ZAFİRA" ibareli numarasız 12 numara çift namlulu av tüfeği ayrıntılı olarak incelendi.

Tüfeğin içinde bulunan iki kartuş kovanının yanı sıra olay yerinden elde edilen plastik tapa ve Ufuk Kıran'ın bulunduğu bölgeden alınan deforme saçma parçaları incelemeye alındı.

Tüfeğin tek tetiğe sahip olduğu, ilk tetik çekilişinde alt namludaki, ikinci tetik çekilişinde ise üst namludaki fişeği ateşlediği belirlendi.

Tüfekten çıkarılan iki boş av fişeği kovanından birinin alt namludan, diğerinin üst namludan atıldığı tespit edildi.

Kartuşlardaki "PALLETTONI" ibaresinin iri saçma, yani şevrotin kullanıldığını gösterdiği; olaydan elde edilen toplam dört deforme kurşun parçasının da av fişeklerindeki iri saçmalara ait olduğu kayıtlara geçti.

Fenerbahçe otobüsüne saldırıda 11 yıl sonra yeni delil zinciri: Dosya yeniden açıldı! - 2

SALDIRI İÇİN ÖZEL EKİP KURULDU

Olayın aydınlatılması amacıyla Trabzon Emniyet Müdürlüğü bünyesinde özel ekip oluşturuldu. Çok sayıda kişinin ifadesi alınırken telefon dinlemeleri ve baz kayıtları üzerinde çalışma yapıldı.

İlk soruşturma aşamasında Emre Altıntaş, Nihat Saka, Murat Demir, Tayfun Kotil ve Yusuf Öksüz şüpheli olarak dosyaya girdi.

Emre Altıntaş'a ilişkin çalışmalarda, olay güzergâhında siyah renkli bir aracın akşamları sık sık yol kenarına park ettiği ve saldırının yaşandığı sırada da aynı aracın olay yerine yakın noktada görüldüğü yönünde bilgi elde edildi. Aracın kullanıcısının Altıntaş olduğu belirlendi.

Altıntaş'ın Facebook hesabında saldırı ve yaralanan şoförle ilgili paylaşımlar yaptığı, olay anına ilişkin fotoğraf ve videolar paylaştığı kayıtlara geçti.

Telefonuna ve 61 TH 721 plakalı siyah Seat Leon marka araca el konularak inceleme yapıldı ancak suç unsuruna rastlanmadı.

TÜFEK BENZERLİĞİ İNCELENDİ, DNA ÇIKMADI

Şüpheli Nihat Saka'nın Emre Altıntaş'ın teyzesinin oğlu ve arkadaşı olduğu belirtildi.

İnternet ve YouTube görüntülerinin incelenmesinde Saka'nın avcılık yaptığı tespit edildi. Olay yerine yaklaşık 200 metre mesafede bulunan Zafire marka av tüfeğinin, görüntülerde Saka'nın elinde bulunan tüfekle benzer olduğu değerlendirildi.

Olayda kullanıldığı düşünülen tüfekteki kartuşlarla Saka'nın evinde ele geçirilen av tüfeği mermileri arasında da uyum bulunduğu değerlendirildi.

Bu nedenle Nihat Saka ve Emre Altıntaş'ın saldırıyı birlikte gerçekleştirmiş olabilecekleri değerlendirilerek soruşturmaya dahil edildikleri belirtildi.

Ancak Altıntaş ve Saka'dan alınan kan örnekleriyle olay yerine yakın bölgede bulunan Zafire marka tüfek üzerinde yapılan moleküler genetik incelemede iki şüpheliye ait DNA profiline rastlanmadı.

"HAVAALANINA GİREMEYECEKSİNİZ" PAYLAŞIMI DOSYAYA GİRDİ

Murat Demir ise sosyal medya hesabında, Fenerbahçe kafilesinin Trabzon Havalimanı güzergâhında beklendiğine ve havaalanına girişlerinin engelleneceğine ilişkin paylaşımı nedeniyle soruşturmaya dahil edildi.

Demir'in olay günü giydiği ceket muhafaza altına alınarak koku duyarlı eğitimli köpekle iz takibi yapıldı ancak köpek ceketteki kokuya tepki vermedi.

Demir suçlamayı kabul etmedi.

Tayfun Kotil'in ise olay öncesinde ve olay sırasında çevrede görülmesi, Emre Altıntaş ile aynı firmada şoför olarak çalışması ve saldırıdan hemen sonra çok sayıda kişiyi telefonla arayarak olayla ilgili bilgi vermesi nedeniyle dosyaya dahil edildiği belirtildi.

Yusuf Öksüz'ün de olay günü akşam saatlerinde akrabası Erkan Öksüz'den av tüfeği fişeği istediği yönündeki bilgi nedeniyle soruşturmaya dahil edildiği kaydedildi. Öksüz'ün telefonu 2020'de mahkeme kararıyla dinlendi ancak o dönem delil elde edilemedi.

DOSYAYI 11 YIL SONRA AÇAN HTS/BAZ ANALİZİ

Soruşturmada kırılma noktası 2026'da yapılan yeni HTS/BAZ çalışmaları oldu.

Trabzon İl Emniyet Müdürlüğünün 17 Temmuz 2026 tarihli araştırma ve analizlerinde, Yusuf Öksüz'ün saldırı anında olay yerinde bulunduğu, Hakan Hatipoğlu, Özgür Ertürk ve Emiral Aygüneş'in olay öncesinde birbirleriyle iletişim halinde olduğu ve otobüs güzergâhında bulundukları yönünde tespitler yapıldı.

Özden Recep Kaplan'ın da Hakan Hatipoğlu ile iletişim halinde olduğu belirlendi.

Dosyada Özgür Ertürk'ün 9 Mayıs 2015 tarihli beyanı da yeniden değerlendirildi. Ertürk, Yusuf Öksüz'ün kendisine bir arkadaşının araç alacağını ancak bankalarla sorunu bulunduğu için aracı kendi üzerine alıp alamayacağını sorduğunu, kendisinin de bunu kabul ettiğini anlatmıştı.

Bu beyan nedeniyle Öksüz'ün olay tarihinde maddi sorun yaşadığı değerlendirildi.

MASAK'tan gelen 2017 ve sonrası hesap hareketleri üzerinde yapılan tespitte ise Öksüz'ün özellikle 2022'den sonra maddi durumunun iyileştiği ve üzerine kayıtlı 5 araç bulunduğu kaydedildi.

6 BAZ İSTASYONU, 54 ID VE 150 METRELİK ÇEMBER

Emre Altıntaş ve Nihat Saka'nın telefonları 14 Nisan 2015'te alınan mahkeme kararıyla dinlendi ancak suç unsuruna rastlanmadı.

İki şüphelinin telefonları 2020'de yeniden dinlendi, bu çalışmadan da delil elde edilemedi. Şüpheliler suçlamaları kabul etmedi.

Bununla birlikte mevcut HTS kayıtlarında Altıntaş'ın telefonunun Fenerbahçe takım otobüsüyle benzer noktalarda sinyal verdiği, Saka'nın telefon görüşmelerinin ise olay saati ve sonrasında yoğunlaştığı belirlendi.

2026'da soruşturma daha da genişletildi.

Trabzon 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla, üç farklı GSM operatörüne ait altı baz istasyonundan 4 Nisan 2015 günü saat 20.00-24.00 arasında sinyal veren GSM hatları mercek altına alındı.

Belirlenen koordinatların 150 metre yarıçapındaki telefon numaraları BTK'dan talep edildi.

Soruşturmanın devamında birbirinden farklı 54 ID numarasına ilişkin baz verileri analiz edildi. Çalışmada saldırıdan önce birbirleriyle iletişim halinde olup olay anında irtibatı kesilen, saldırı sonrasında yeniden irtibata geçen numaralar ile futbolcuların telefonlarının sinyal aldığı baz istasyonları karşılaştırıldı.

Fenerbahçe otobüsüne saldırıda 11 yıl sonra yeni delil zinciri: Dosya yeniden açıldı! - 3

"EVDEYDİM" DEDİ, BAZ KAYDI OLAY YERİNİ GÖSTERDİ

Dosyadaki en dikkat çekici tespitlerden biri Yusuf Öksüz'e ilişkin oldu.

Öksüz, 5 Haziran 2015 tarihli beyanında saldırının meydana geldiği saatte evinde olduğunu ve saldırıyı kardeşinden öğrendiğini söylemişti.

Yeni analizlerde ise Öksüz'ün telefonunun olay saatinde Fenerbahçe otobüsündeki futbolcuların sinyal aldığı baz istasyonundan sinyal aldığı tespit edildi.

Soruşturma dosyasına göre olaydan hemen önce Öksüz'le irtibatlı olan Emiral Aygüneş, Hakan Hatipoğlu ve Özgür Ertürk'ün telefonlarının da Fenerbahçe otobüsünün Rize'den geliş güzergâhındaki Of ilçesi sahil yolu üzerinde baz sinyalleri bulundu.

Öksüz, Aygüneş, Hatipoğlu ve Ertürk'ün saldırı öncesi ve sonrasında sık sık iletişim kurduğu; Özden Recep Kaplan'ın da saldırı saatine yakın Hatipoğlu ve Aygüneş'le irtibatlı olduğu tespit edildi.

Saldırıdan sonra Yusuf Öksüz ile Emiral Aygüneş'in, ayrıca Hakan Hatipoğlu ile Özden Recep Kaplan'ın aynı bölgelerden baz sinyali verdiği kaydedildi.

ŞOFÖR UFUK KIRAN O ANLARI ANLATTI

Otobüs şoförü Ufuk Kıran ifadesinde, Rizespor-Fenerbahçe karşılaşmasının ardından Fenerbahçe kafilesini polis eskortu eşliğinde Trabzon Havalimanı'na götürdüğünü anlattı.

Sürmene girişinde şoför bölümünün sol camının bir anda patladığını, camların aracın içine ve güzergâha saçıldığını, aynı anda yüz bölgesinde ağrı ve acı hissettiğini söyledi.

Aracı kontrollü şekilde durdurduğunu belirten Kıran, saldırı sırasında tüm dikkatini yola verdiği için çevrede herhangi bir araç ya da kişiyi görmediğini, kimseyle husumeti bulunmadığını ve kendisini yaralayan kişi ya da kişilerden şikâyetçi olduğunu ifade etti.

Fenerbahçe otobüsüne saldırıda 11 yıl sonra yeni delil zinciri: Dosya yeniden açıldı! - 4

TANIK: 4-5 KİŞİYİ GÖRDÜM

Olay yerine en yakın evde yaşayan tanık Eray Başar'ın ifadeleri de dosyada yer aldı.

Başar, olaydan önceki dönemde siyah renkli ve modifiye edilmiş, 61 plakalı olduğunu tahmin ettiği Seat Leon marka bir aracın bölgede sık sık park ettiğini anlattı.

Saldırı gecesi iki el silah sesi duyduğunu söyleyen Başar, camdan baktığında Soğuksu Viyadüğü girişinde 4-5 kişi ile dörtlü ikaz lambaları yanan bir otomobil gördüğünü belirtti.

Trabzon yönünde de koyu renkli Doblo veya Kangoo benzeri bir aracın beklediğini, eşkâllerini seçemediği kişilerin viyadüğün karşı tarafına doğru koştuğunu gördüğünü ifade etti.

Başar, olay günü saat 18.00 sıralarında da siyah renkli bir araç gördüğünü ancak bunun daha önce gördüğü Seat Leon olup olmadığını hatırlamadığını söyledi.

2020'DE KYOK VERİLDİ

İlk soruşturmanın ardından Sürmene Cumhuriyet Başsavcılığı, Emre Altıntaş, Nihat Saka, Murat Demir, Tayfun Kotil ve Yusuf Öksüz hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil bulunamadığı gerekçesiyle 4 Ağustos 2020'de kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi.

Bununla birlikte olayın faillerinin araştırılması ve kimliği bilinmeyen şüphelilerin bulunması amacıyla soruşturmanın sürdürülmesine hükmedildi.

Müştekiler vekilinin itirazı Trabzon 1. Sulh Ceza Hakimliğince 24 Mart 2021'de reddedildi.

Müştekiler vekili 7 Kasım 2023'te kanun yararına bozma talebinde bulundu. Adalet Bakanlığı da 26 Mayıs 2026'da kararın kanun yararına bozulmasını istedi.

YENİ DELİL GELDİ, KYOK KALDIRILDI

Ancak 2026 yılında elde edilen yeni HTS/BAZ verileri dosyanın seyrini değiştirdi.

Yeni deliller üzerine Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı 17 Temmuz 2026'da 2020 tarihli KYOK kararının kaldırılması için mahkemeye başvurdu.

Trabzon 1. Sulh Ceza Hakimliği aynı gün verdiği 2026/4570 D. İş sayılı kararla KYOK kararını kaldırdı.

Yeni deliller nedeniyle daha önce başlatılan kanun yararına bozma süreci de konusuz kaldı.

DOSYADA "DAİMİ ARAMA" KARARI

Faillerin kimliklerinin belirlenmesi ve yakalanmaları amacıyla 8 Şubat 2021'de daimi arama kararı verildiği de soruşturma dosyasında yer aldı.

Olayın aydınlatılması amacıyla özel ekip kuruldu, geniş ve dar baz bilgileri temin edildi.

Dosyada ayrıca bir avukatı arayarak "suçu biz işledik" dediği ileri sürülen kişiler bulunduğu iddiası üzerine avukatın ofisine ait arama kayıtları üzerinde de çalışma yapıldığı kaydedildi.

Daha önce ifadeleri alınan tanıkların yeniden dinlenmesi ve yeni tanıkların belirlenmesi için de çalışma yürütüldü.

MASAK DA DEVREYE GİRDİ

Yeni soruşturma döneminde yalnızca iletişim kayıtları değil, şüphelilerin mali hareketleri de mercek altına alındı.

Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı 21 Temmuz 2026'da Hakan Hatipoğlu, Özden Recep Kaplan, Özgür Ertürk, Emiral Aygüneş, Yusuf Öksüz, Emre Altıntaş ve Nihat Saka'nın 1 Nisan 2014 ile 21 Temmuz 2026 arasındaki şüphe arz eden hesap hareketlerinin araştırılması için MASAK'a müzekkere yazdı.

MASAK'ın hazırladığı mali veriler savcılığa gönderildi. İnceleme için veriler KOM Şube Müdürlüğüne teslim edildi.

Dosya notuna göre 3 Ağustos 2026'da MASAK raporu geldi, 4 Ağustos'ta yapılan görüşmede KOM tarafından rapor çalışmalarına yeni başlandığı bildirildi.

TELEFONLAR DİNLENDİ, 7 ŞÜPHELİ TEKNİK TAKİBE ALINDI

23 Temmuz 2026'da Hakan Hatipoğlu, Özden Recep Kaplan, Özgür Ertürk ve Emiral Aygüneş hakkında iki ay; daha önce bir ay dinlenen Yusuf Öksüz hakkında ise bir ay süreyle iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması talep edildi.

Trabzon 2. Sulh Ceza Hakimliği talebi kabul etti.

Daha önce iki kez dinlenen Emre Altıntaş ve Nihat Saka hakkında yeniden telefon dinlemesi yapılamadığı için bu iki isim hakkında teknik araçlarla izleme kararı uygulandı.

Dosyadaki yedi şüpheli yönünden CMK'nın 140. maddesi kapsamında teknik takip işlemleri gündeme geldi.

27 Temmuz 2026'dan itibaren de daha önce dinlenen tanıkların yeniden ayrıntılı ifadelerinin alınmasına ve yeni tanıkların dinlenmesine başlandı.

11 AĞUSTOS'TA OPERASYON: 4 GÖZALTI

Soruşturmada elde edilen yeni verilerin ardından 11 Ağustos 2026'da operasyon düzenlendi.

Emiral Aygüneş, Hakan Hatipoğlu, Yusuf Öksüz, Özden Recep Kaplan ve Özgür Ertürk hakkında araç, ev ve iş yerlerinde arama ve el koyma kararı uygulandı.

Emiral Aygüneş, Hakan Hatipoğlu, Yusuf Öksüz ve Özgür Ertürk yakalanarak gözaltına alındı.

Özden Recep Kaplan'ın yakalanması için çalışma başlatıldı.

Fenerbahçe otobüsüne saldırıda 11 yıl sonra yeni delil zinciri: Dosya yeniden açıldı! - 5

YUSUF ÖKSÜZ TUTUKLANDI

Gözaltına alınan şüphelilerden Yusuf Öksüz, "kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi.

Sulh Ceza Hakimliği Yusuf Öksüz'ün tutuklanmasına karar verdi.

Hakan Hatipoğlu, Emiral Aygüneş ve Özgür Ertürk hakkında ise adli kontrol kararı verildi.

ÖKSÜZ'DEN BAZ KAYITLARINA İTİRAZ: "OLAY TARİHİNDE EVDEYDİM"

Yusuf Öksüz kolluk ve savcılık ifadelerinde suçlamaları kabul etmedi.

Saldırıyı kardeşi Sonnur Cengiz'den öğrendiğini, ardından televizyonu açarak haberleri izlediğini ve Kuzey Yıldızı Taraftarlar Derneği Başkanı Turgut Öksüz'ü telefonla aradığını anlattı.

Aradan uzun süre geçtiği için başka kimlerle iletişim kurduğunu hatırlamadığını söyledi.

Ev içinde oda değiştirmesinin baz bilgisini değiştirip değiştirmeyeceğini bilmediğini belirten Öksüz, olay tarihinde evinde olduğunu ve HTS/BAZ değerlendirmesinin hatalı olduğunu savundu.

Hakan Hatipoğlu, Özgür Ertürk ve Emiral Aygüneş ile arkadaş olduklarını ve neredeyse her gün alkol almak için görüştüklerini; olay günü de alkol programı yapmış olabileceklerini söyledi.

Şenol Boduroğlu'nun sanayi bölgesindeki geri dönüşüm iş yerinde komşusu ve okul yıllarından arkadaşı olduğunu, olay günü görüşüp görüşmediklerini hatırlamadığını ifade etti.

Şenol Boduroğlu'nun taksisine neden bindiğini hatırlamadığını, ancak kendisini Sürmene Limanı'na götürmüş olabileceğini belirtti.

Hüseyin Ersin ile sık görüştüğünü, Emiral Aygüneş'le de sürekli alkol aldığını, bu nedenle olay saatine yakın görüşmelerin olağan olduğunu savundu.

Avcılığa ilgisi olduğunu söyleyen Öksüz, başkasına ait bir tüfeğe bu nedenle dokunmuş olabileceğini ve parmak izinin bu sebeple çıkabileceğini belirtti. Fotoğrafı gösterilen tüfeğin kendisine ait olmadığını söyledi.

Uluslararası TIR şoförü olduğunu anlatan Öksüz, kaçma niyeti olsa Adalet Bakanının Fenerbahçe saldırısıyla ilgili paylaşımının ardından Türkiye'ye dönmeyeceğini, herhangi bir suça karışmadığı için yurda geldiğini savundu.

Özden Recep Kaplan'la irtibatı bulunmadığını belirten Öksüz bütün suçlamaları reddetti.

HATİPOĞLU: "SALDIRIYI HABERLERDEN ÖĞRENDİM"

Hakan Hatipoğlu, Sürmene merkezde bıçakçı dükkânı bulunduğunu ve yurt dışında da çalıştığını anlattı.

Emiral Aygüneş, Yusuf Öksüz, Özgür Ertürk ve Özden Recep Kaplan'la arkadaş olduğunu ve birlikte alkol aldıklarını; Emre Altıntaş ile Nihat Saka'yı ise tanımadığını söyledi.

Saldırı günü bir düğüne katıldığını, Özgür Ertürk'le yoğun şekilde alkol tükettikten sonra bir kahvehaneye gittiklerini belirten Hatipoğlu, saldırıyı haberlerden öğrendiğini savundu.

Kahvehanenin olay yerine yakın olması nedeniyle baz kaydının bölgede çıkmış olabileceğini söyleyen Hatipoğlu, Yusuf Öksüz'le yoğun telefon görüşmesinin nedenini ise televizyonda gördükleri saldırıyı değerlendirmeleri olarak açıkladı.

Hatipoğlu suçlamaları ve HTS kayıtlarını kabul etmedi.

AYGÜNEŞ: "GÖRÜŞMELER ALKOL TEKLİFİYLE İLGİLİYDİ"

Emiral Aygüneş ifadesinde 1977 Sürmene doğumlu olduğunu; geçmişte pidecilik, hastane personelliği, kaymakam makam şoförlüğü, belediyede özel kalem ve su endeks işçiliği yaptığını, Sürmene Belediyesi zabıta kadrosundan Ocak 2024'te emekli olduğunu söyledi.

Pasaportunun bulunmadığını, kimlikle Gürcistan'a günübirlik 3-4 kez gittiğini ve yasa dışı yollardan yurt dışına çıkmadığını belirtti.

Olay saatinde Soğuksu Mahallesi'nde annesinin yanında olduğunu, ardından araç içinde bira içip evine gittiğini, saldırıyı televizyondan öğrendiğini söyledi.

Saldırının gerçekleştiği viyadük bölgesine gitmediğini savunan Aygüneş, Yusuf Öksüz, Hakan Hatipoğlu ve Özgür Ertürk'le olay günü ve sonrasındaki telefon görüşmelerinin alkol alma teklifleriyle ilgili olduğunu öne sürdü.

Hakan Hatipoğlu'nun kimlik yenileme ve yurt dışı çıkış harcını ödediğini de anlatan Aygüneş, saldırıda kullanılan tüfekle ya da saldırının kendisiyle ilgisi bulunmadığını belirterek suçlamaları kabul etmedi.

ERTÜRK'ÜN İFADESİNDE OF, DÜĞÜN VE LİMAN TRAFİĞİ

Özgür Ertürk de herhangi bir av tüfeği veya ateşli silah sahibi olmadığını, avcılık derneklerine üyeliğinin bulunmadığını söyledi.

Yusuf Öksüz'ü liseden beri tanıdığını, Hakan Hatipoğlu, Özden Recep Kaplan, Emre Altıntaş, Nihat Saka ve Emiral Aygüneş'i de çeşitli düzeylerde tanıdığını anlattı.

Ertürk'ün ifadesine göre olay günü Emiral Aygüneş kendisini Sürmene merkezdeki Serender Düğün Salonu'nda Hasan Çalışal'ın düğününe bıraktı.

Burada Hakan Hatipoğlu'yla karşılaştığını söyleyen Ertürk, düğünün ardından Hatipoğlu ile Of'a alkol almak veya çorba içmek için gittiklerini ancak yolda karar değiştirip geri döndüklerini anlattı.

Dönüş sırasında Sürmene giriş viyadüğü civarında Fenerbahçe taraftar otobüslerinin ana yolda beklediğini, polislerin otobüslerden inmeye çalışan taraftarları engellediğini gördüklerini söyledi.

Ertürk, İstanbul'dan bir arkadaşının telefonla kendisini arayıp Fenerbahçe otobüsüne taş atıldığını söylediğini, daha sonra internetten baktığında aracın kurşunlandığı yönündeki haberleri gördüğünü anlattı.

Hatipoğlu'yla Zarha Dağı Tesisi'ne gittiklerini ancak tesisin kapalı olduğunu, daha sonra evine döndüğünü belirtti.

"OLAY GÜNÜ ALKOL ALDIK"

Ertürk, olay günü saat 19.00-20.30 sıralarına kadar Yusuf Öksüz, Emiral Aygüneş ve birkaç kişiyle Sürmene Limanı veya Of tarafındaki Yeniay Limanı'nda alkol aldıklarını söyledi.

Emniyet ifadesinde Hakan Hatipoğlu'nun da yanlarında bulunduğunu söylediğini ancak olayın üzerinden uzun süre geçtiği için yanlış hatırlamış olabileceğini belirtti.

Of'tan döndükten sonra Yusuf Öksüz'ü telefonla arayarak Zarha'daki tesise davet ettiğini, daha sonra tesisin kapalı olduğunu bildirmek için yeniden aradığını söyledi.

Fenerbahçe otobüsüne ilişkin de konuşmuş olabileceklerini belirtti.

Olay günü Özden Recep Kaplan'la neden iletişim kurduğunu hatırlamadığını söyleyen Ertürk, telefon görüşmeleri sırasında Hakan Hatipoğlu'nun yanında bulunduğunu, ancak konuşmaların içeriğini hatırlamadığını anlattı.

Yusuf Öksüz'ün evinin kuş uçuşu saldırı yerine yaklaşık 300-400 metre uzaklıkta olduğunu, bu nedenle Öksüz'e ait baz bilgisinin olay yerine yakın görünmesinin doğal olduğunu savundu.

MASAK HAREKETLERİNİ İŞ İLİŞKİSİYLE AÇIKLADI

Özgür Ertürk, Yusuf Öksüz'le birlikte Gaziantep'e araç satın almaya gittiklerini, Öksüz'ün bankalarla sorunu olduğu için aracın kendi üzerine alınmasını istediğini anlattı.

Hakan Hatipoğlu'na ait HAT-YAPI İnşaat Hafriyat Nakliyat Madencilik Ticaret Limited şirketinde çalıştığını belirten Ertürk, Hatipoğlu ile aralarındaki para transferlerinin iş ilişkisinden kaynaklandığını savundu.

MASAK raporunda görülen hesap hareketlerini de maaş, taşınan malzemenin müşteriler tarafından hesabına yatırılması ve ticari ilişkilerle açıkladı.

Özden Recep Kaplan'ın yayladaki bir yapı için malzeme taşıması nedeniyle kendisine para gönderdiğini, hatırladığı kadarıyla yanlış gönderilen 65 bin lirayı iade ettiğini söyledi.

Bazı taşınmazların tapu işlemleri nedeniyle geçici olarak kendi üzerine alındığını, daha sonra sahiplerine devredildiğini anlattı.

Hakan Hatipoğlu ile sık sık Gürcistan'a gezi amaçlı gittiklerini söyleyen Ertürk, soruşturma kapsamında kendisine gösterilen av tüfeğini daha önce görmediğini belirtti.

Ertürk, HTS raporlarında baz bilgilerinin birbirine yakın görünmesinin doğal olduğunu savunarak saldırıyla ilgisi bulunmadığını ve suçlamaları kabul etmediğini söyledi.

11 YILLIK DOSYADA SORUŞTURMA YENİDEN DERİNLEŞTİ

Fenerbahçe kafilesine yönelik 2015'teki silahlı saldırıyla ilgili dosyada yıllar boyunca çeşitli şüpheliler hakkında inceleme yapılmasına rağmen yeterli delil elde edilememesi üzerine 2020'de verilen KYOK kararı, 2026 yılında yapılan yeni HTS/BAZ analizleriyle ortaya çıkan bulguların ardından kaldırıldı.

Soruşturmanın yeni aşamasında iletişim kayıtları, teknik takip, yeniden alınan tanık ifadeleri, kriminal raporlar ve şüphelilerin uzun yıllara yayılan mali hareketleri birlikte inceleniyor.

Son operasyonun ardından Yusuf Öksüz tutuklanırken üç şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi. Soruşturma Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülüyor.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin