Fenerbahçe otobüsüne saldırıda 11 yıl sonra yeni delil zinciri: Dosya yeniden açıldı!
Fenerbahçe takım otobüsüne 4 Nisan 2015'te düzenlenen silahlı saldırının dosyasında 11 yıl sonra yeni süreç başladı. Takipsizlik kararının yeniden değerlendirilmesinin önü açılırken olay yeri bulguları, silah ve soruşturmadaki delil zinciri yeniden incelemeye alındı.
Fenerbahçe Spor Kulübü kafilesini taşıyan otobüse 4 Nisan 2015'te gerçekleştirilen silahlı saldırıyla ilgili soruşturma, aradan geçen 11 yılın ardından elde edilen yeni delillerle yeniden hareketlendi.
Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/8778 sayılı soruşturma dosyasına göre olay, 4 Nisan 2015 günü saat 22.20 sıralarında Rizespor-Fenerbahçe karşılaşmasının ardından meydana geldi.
Fenerbahçe kafilesini Trabzon Havalimanı'na götüren, Sahil Turizm'e ait ve Ufuk Kıran'ın kullandığı 53 DE 618 plakalı otobüse Sürmene'nin Soğuksu Mahallesi'ndeki viyadük girişinde av tüfeğiyle ateş açıldı.
Şoför Ufuk Kıran sol şakak bölgesinden hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanırken otobüs de zarar gördü. Otobüste bulunan futbolcular, kulüp görevlileri ve yöneticiler saldırıda büyük tehlike atlattı.
Kıran'ın yaralanmasına rağmen otobüsü kontrollü şekilde yol kenarında durdurması daha büyük bir facianın önüne geçti. Saldırı sonrası ilk soruşturma Sürmene Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatıldı. Dosya, 2 Haziran 2026 tarihli fezlekeyle Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilerek 2026/8778 soruşturma numarasıyla kaydedildi. Trabzon 2. Sulh Ceza Hakimliği de 9 Haziran 2026'da dosyanın incelenmesinin kısıtlanmasına karar verdi.
SALDIRININ İZLERİ OTOBÜSÜN HER YERİNDE ÇIKTI
Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit Şube Müdürlüğü ekiplerinin saldırının hemen ardından yaptığı incelemede otobüsün ön camında delik şeklinde kırıklar bulundu.
Otobüsün isabet aldığı viyadükte refüj kenarında cam kırıkları, otobüs camının sol kısmında sert bir cismin çarpma izi ve orta refüjde bir av tüfeği fişeğine ait plastik parça tespit edildi.
Olay yerine yaklaşık 130 metre mesafedeki dere içerisinde ise çift namlulu süperpoze, 12 kalibre bir av tüfeği ile namlusunda iki patlamış 12 kalibre kartuş bulundu. Çevrede bir ayak izi de tespit edildi.
Deliller kriminal inceleme için laboratuvara gönderildi.
DİREKSİYONDA KAN, CAMDA SAÇMA İZLERİ
4 Nisan 2015 tarihli olay yeri inceleme raporunda otobüsün şoför tarafındaki 103x80 santimetrelik camın tamamen kırıldığı ve cam parçalarının şoför koltuğu tarafına dağıldığı belirtildi.
Direksiyon ve şoför koltuğunda kan lekeleri bulundu.
Otobüsün ön camında tüfek saçmasına ait olduğu değerlendirilen birden fazla sekme ve delinme izi tespit edildi. Otobüsün gösterge paneli üzerinde, ön konsolunda, direksiyon simidinin içerisinde ve ön cam ile konsol arasında deforme olmuş saçma parçaları bulundu.
Otobüsün dış yüzeyinde de muhtemel tüfek saçmasına ait sekme izi belirlendi.
Olay yerinden ormanlık alana uzanan toprak yol takip edildiğinde, muhtemel atış noktasından yaklaşık 120 metre uzaktaki Devran Deresi içerisinde "Zafire" ibareli, "2495" seri numaralı çiftli tüfek bulundu. Tüfeğin içerisinde "PELLETTONI ZUBER 12 GFS 34 gr" ibareli iki boş kartuş olduğu kayıtlara geçti.
5 Nisan 2015 tarihli olay yeri krokisinde ise muhtemel ateş noktasıyla otobüsün isabet aldığı nokta arasındaki mesafe 40 metre, ateş noktasıyla derede bulunan tüfek arasındaki mesafe 120 metre, refüjdeki beyaz tapayla ateş noktası arasındaki mesafe ise 63 metre olarak gösterildi.

ADLİ TIP: KESİN DEĞERLENDİRME YAPILAMADI
Soruşturma kapsamında İstanbul Adli Tıp Kurumu Fiziki İhtisas Dairesinden, hareket halindeki otobüse belirtilen mesafeden av tüfeğiyle yapılan atışın öldürücü nitelikte olup olmadığına ilişkin değerlendirme istendi.
Adli Tıp Kurumunun 31 Mart 2016 tarihli cevabında; sonucun kullanılan tüfek ve fişeğin özellikleri, barutun cinsi ve miktarı, ortam koşulları ve diğer fiziksel şartlara bağlı olduğu belirtilerek kesin bir mütalaa verilemeyeceği bildirildi.
KRİMİNAL RAPORLARDA TÜFEK VE FİŞEK DETAYI
Samsun Kriminal Polis Laboratuvarının 11 Nisan 2015 tarihli raporunda, şüpheli Nihat Saka'nın ikametinde yapılan aramada 9x19 milimetre çapında fişek kullanan Atmaca 53 marka yarı otomatik tabanca, iki şarjör, silah kutusu ve 44 fişek bulunduğu kaydedildi.
Aynı aramada "104623" numaralı Çifsan marka çift namlulu av tüfeği, "30554" numaralı Üzümlü Silah Sanayi Kooperatifi imalatı yarı otomatik av tüfeği, beş av fişeği ile kısmen oksitlenmiş bir av fişeği kovanı ele geçirildi.
Kriminal incelemede Çifsan marka av tüfeğinin atış yapmasına engel mekanik arıza bulunmadığı, testlerde uygun av fişeklerini patlattığı tespit edildi.
Oksitlenmiş 12 numara av fişeği kovanının da "104623" numaralı Çifsan marka av tüfeğinin alt namlusundan atıldığı belirlendi.
Otobüsün ön kısmından elde edilen kurşun parçasının ise şekil, görünüm, ebat ve yapısı itibarıyla av fişeklerinde kullanılan şevrotin yani iri saçma tanesine ait olduğu tespit edildi.
DEREDEN ÇIKAN TÜFEKTE İKİ BOŞ KARTUŞ
Samsun Kriminal Polis Laboratuvarının 6 Nisan 2015 tarihli bir başka raporunda, olay yerinde bulunan "ZAFİRA" ibareli numarasız 12 numara çift namlulu av tüfeği ayrıntılı olarak incelendi.
Tüfeğin içinde bulunan iki kartuş kovanının yanı sıra olay yerinden elde edilen plastik tapa ve Ufuk Kıran'ın bulunduğu bölgeden alınan deforme saçma parçaları incelemeye alındı.
Tüfeğin tek tetiğe sahip olduğu, ilk tetik çekilişinde alt namludaki, ikinci tetik çekilişinde ise üst namludaki fişeği ateşlediği belirlendi.
Tüfekten çıkarılan iki boş av fişeği kovanından birinin alt namludan, diğerinin üst namludan atıldığı tespit edildi.
Kartuşlardaki "PALLETTONI" ibaresinin iri saçma, yani şevrotin kullanıldığını gösterdiği; olaydan elde edilen toplam dört deforme kurşun parçasının da av fişeklerindeki iri saçmalara ait olduğu kayıtlara geçti.

SALDIRI İÇİN ÖZEL EKİP KURULDU
Olayın aydınlatılması amacıyla Trabzon Emniyet Müdürlüğü bünyesinde özel ekip oluşturuldu. Çok sayıda kişinin ifadesi alınırken telefon dinlemeleri ve baz kayıtları üzerinde çalışma yapıldı.
İlk soruşturma aşamasında Emre Altıntaş, Nihat Saka, Murat Demir, Tayfun Kotil ve Yusuf Öksüz şüpheli olarak dosyaya girdi.
Emre Altıntaş'a ilişkin çalışmalarda, olay güzergâhında siyah renkli bir aracın akşamları sık sık yol kenarına park ettiği ve saldırının yaşandığı sırada da aynı aracın olay yerine yakın noktada görüldüğü yönünde bilgi elde edildi. Aracın kullanıcısının Altıntaş olduğu belirlendi.
Altıntaş'ın Facebook hesabında saldırı ve yaralanan şoförle ilgili paylaşımlar yaptığı, olay anına ilişkin fotoğraf ve videolar paylaştığı kayıtlara geçti.
Telefonuna ve 61 TH 721 plakalı siyah Seat Leon marka araca el konularak inceleme yapıldı ancak suç unsuruna rastlanmadı.
TÜFEK BENZERLİĞİ İNCELENDİ, DNA ÇIKMADI
Şüpheli Nihat Saka'nın Emre Altıntaş'ın teyzesinin oğlu ve arkadaşı olduğu belirtildi.
İnternet ve YouTube görüntülerinin incelenmesinde Saka'nın avcılık yaptığı tespit edildi. Olay yerine yaklaşık 200 metre mesafede bulunan Zafire marka av tüfeğinin, görüntülerde Saka'nın elinde bulunan tüfekle benzer olduğu değerlendirildi.
Olayda kullanıldığı düşünülen tüfekteki kartuşlarla Saka'nın evinde ele geçirilen av tüfeği mermileri arasında da uyum bulunduğu değerlendirildi.
Bu nedenle Nihat Saka ve Emre Altıntaş'ın saldırıyı birlikte gerçekleştirmiş olabilecekleri değerlendirilerek soruşturmaya dahil edildikleri belirtildi.
Ancak Altıntaş ve Saka'dan alınan kan örnekleriyle olay yerine yakın bölgede bulunan Zafire marka tüfek üzerinde yapılan moleküler genetik incelemede iki şüpheliye ait DNA profiline rastlanmadı.
"HAVAALANINA GİREMEYECEKSİNİZ" PAYLAŞIMI DOSYAYA GİRDİ
Murat Demir ise sosyal medya hesabında, Fenerbahçe kafilesinin Trabzon Havalimanı güzergâhında beklendiğine ve havaalanına girişlerinin engelleneceğine ilişkin paylaşımı nedeniyle soruşturmaya dahil edildi.
Demir'in olay günü giydiği ceket muhafaza altına alınarak koku duyarlı eğitimli köpekle iz takibi yapıldı ancak köpek ceketteki kokuya tepki vermedi.
Demir suçlamayı kabul etmedi.
Tayfun Kotil'in ise olay öncesinde ve olay sırasında çevrede görülmesi, Emre Altıntaş ile aynı firmada şoför olarak çalışması ve saldırıdan hemen sonra çok sayıda kişiyi telefonla arayarak olayla ilgili bilgi vermesi nedeniyle dosyaya dahil edildiği belirtildi.
Yusuf Öksüz'ün de olay günü akşam saatlerinde akrabası Erkan Öksüz'den av tüfeği fişeği istediği yönündeki bilgi nedeniyle soruşturmaya dahil edildiği kaydedildi. Öksüz'ün telefonu 2020'de mahkeme kararıyla dinlendi ancak o dönem delil elde edilemedi.
DOSYAYI 11 YIL SONRA AÇAN HTS/BAZ ANALİZİ
Soruşturmada kırılma noktası 2026'da yapılan yeni HTS/BAZ çalışmaları oldu.
Trabzon İl Emniyet Müdürlüğünün 17 Temmuz 2026 tarihli araştırma ve analizlerinde, Yusuf Öksüz'ün saldırı anında olay yerinde bulunduğu, Hakan Hatipoğlu, Özgür Ertürk ve Emiral Aygüneş'in olay öncesinde birbirleriyle iletişim halinde olduğu ve otobüs güzergâhında bulundukları yönünde tespitler yapıldı.
Özden Recep Kaplan'ın da Hakan Hatipoğlu ile iletişim halinde olduğu belirlendi.
Dosyada Özgür Ertürk'ün 9 Mayıs 2015 tarihli beyanı da yeniden değerlendirildi. Ertürk, Yusuf Öksüz'ün kendisine bir arkadaşının araç alacağını ancak bankalarla sorunu bulunduğu için aracı kendi üzerine alıp alamayacağını sorduğunu, kendisinin de bunu kabul ettiğini anlatmıştı.
Bu beyan nedeniyle Öksüz'ün olay tarihinde maddi sorun yaşadığı değerlendirildi.
MASAK'tan gelen 2017 ve sonrası hesap hareketleri üzerinde yapılan tespitte ise Öksüz'ün özellikle 2022'den sonra maddi durumunun iyileştiği ve üzerine kayıtlı 5 araç bulunduğu kaydedildi.
6 BAZ İSTASYONU, 54 ID VE 150 METRELİK ÇEMBER
Emre Altıntaş ve Nihat Saka'nın telefonları 14 Nisan 2015'te alınan mahkeme kararıyla dinlendi ancak suç unsuruna rastlanmadı.
İki şüphelinin telefonları 2020'de yeniden dinlendi, bu çalışmadan da delil elde edilemedi. Şüpheliler suçlamaları kabul etmedi.
Bununla birlikte mevcut HTS kayıtlarında Altıntaş'ın telefonunun Fenerbahçe takım otobüsüyle benzer noktalarda sinyal verdiği, Saka'nın telefon görüşmelerinin ise olay saati ve sonrasında yoğunlaştığı belirlendi.
2026'da soruşturma daha da genişletildi.
Trabzon 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla, üç farklı GSM operatörüne ait altı baz istasyonundan 4 Nisan 2015 günü saat 20.00-24.00 arasında sinyal veren GSM hatları mercek altına alındı.
Belirlenen koordinatların 150 metre yarıçapındaki telefon numaraları BTK'dan talep edildi.
Soruşturmanın devamında birbirinden farklı 54 ID numarasına ilişkin baz verileri analiz edildi. Çalışmada saldırıdan önce birbirleriyle iletişim halinde olup olay anında irtibatı kesilen, saldırı sonrasında yeniden irtibata geçen numaralar ile futbolcuların telefonlarının sinyal aldığı baz istasyonları karşılaştırıldı.




