Bakan Akın Gürlek duyurdu: Güncel kriminal tekniklerle yıllarca karanlıkta kalan 6 faili meçhul cinayet dosyası aydınlatıldı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında, 2005-2016 yılları arasında işlenen ve uzun yıllardır çözülemeyen 6 faili meçhul cinayet dosyasının yeniden incelendiğini açıkladı. DNA eşleştirmeleri, HTS kayıtları, kriminal analizler ve yeni tanık beyanlarıyla dosyaların aydınlatıldığını belirten Gürlek, şüphelilerin adalet önüne çıkarıldığını duyurdu.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, faili meçhul suçların aydınlatılması ve faillerin adalet önüne çıkarılması için yürütülen kararlı çalışmaların neticelerini paylaştı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri Bakanlığı ve ilgili tüm kurumlarla güçlü bir koordinasyon içinde çalışıldığını vurgulayan Bakan Gürlek, Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'nın titiz çalışmalarıyla Ali Sarıoğlu, Esra Aşık, Gültekin Yıldırım, Mehmet Ali Türkmen, Selbi Uyğur ve Yusuf Sayaner'in hayatını kaybettiği olayların tamamen aydınlatıldığını duyurdu.
TEKNOLOJİNİN TÜM İMKâNLARI SEFERBER EDİLDİ
2005-2016 yılları arasında farklı şehirlerde işlenen ve aradan uzun yıllar geçmesine rağmen kamu vicdanında açık bir yara olarak kalan altı cinayet dosyası yeniden masaya yatırıldı. Soruşturma süreçlerinde günümüzün en ileri teknolojik imkânları, kriminal incelemeler, DNA eşleştirmeleri, HTS ve baz analizleri aktif olarak kullanıldı. Ayrıca yeniden alınan tanık beyanları ve elde edilen yeni deliller ışığında dosyalar bütün yönleriyle tekrar incelenerek çözüme kavuşturuldu.
İL İL AYDINLATILAN OLAYLAR VE TUTUKLAMALAR
Bakan Gürlek'in paylaştığı bilgilere göre, il il yürütülen operasyonlar ve aydınlatılan dosyaların detayları şu şekilde:
- Balıkesir: 21 yıl önce kundaklanan evde hayatını kaybeden çocuk Esra Aşık'ın dosyasında, daha önce hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen şüpheli yönünden soruşturma yeniden açıldı. Gerçekleştirilen operasyon sonucunda bir şüpheli tutuklandı.
- Denizli: 20 yıl önce iş yerinde 11 yerinden bıçaklanarak öldürülen Mehmet Ali Türkmen'in dosyasında, tanıkların yeniden alınan ve birbiriyle örtüşen beyanları ile HTS kayıtları birlikte değerlendirildi. Cinayeti işledikleri değerlendirilen iki şüpheli yakalanarak tutuklandı.
- Hatay: 14 yıl önce kaybolan Selbi Uyğur'un öldürülmesine ilişkin yürütülen çalışmalarda, alınan itiraflar üzerine yer gösterme ve kazı işlemleri yapıldı. Bulunan insan kemiklerinin Adli Tıp Kurumu tarafından gerçekleştirilen DNA incelemesi sonucunda Selbi Uyğur'a ait olduğu tespit edilerek adli işlemler başlatıldı.
- İstanbul (Bayrampaşa): 12 yıl önce öldürülen Gültekin Yıldırım'ın dosyasında, olay yerinde bulunan biyolojik bulguların yıllar sonra yapılan karşılaştırmalar neticesinde bir şüphelinin DNA profiliyle uyumlu olduğu belirlendi. HTS kayıtlarıyla desteklenen tespitlerin ardından yakalanan şüpheli tutuklandı.
- İstanbul (Fatih): 10 yıl önce öldürülen Yusuf Sayaner'in dosyasında ise şüpheli, yeniden yürütülen soruşturma kapsamında suçunu ikrar etti ve kasten öldürme suçundan tutuklandı.
- Samsun: 19 yıl önce öldürülen Ali Sarıoğlu'nun dosyasında, olaydan sonra yapılan ve soruşturmayı yanlış yönlendirmeyi amaçladığı değerlendirilen ihbarın kaynağı yıllar sonra tespit edildi. Yeni tanık beyanları ve teknik analizler sonucunda belirlenen 4 şüpheli yakalanarak tutuklandı.
EMEĞİ GEÇEN KURUMLARA TEŞEKKÜR
Bakan Gürlek, bu dosyaların yeniden ele alınmasında ve aydınlatılmasında büyük bir özveriyle çalışan İstanbul, Çarşamba, Balıkesir, Denizli ve Hatay Cumhuriyet Başsavcılıklarına teşekkür etti. Aynı zamanda gece gündüz demeden gayret gösteren Emniyet ve Jandarma teşkilatlarının fedakâr mensuplarına, teknik ve bilimsel incelemeleriyle soruşturmalara önemli katkılar sağlayan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'na (BTK), Adli Tıp Kurumu'na, kriminal polis laboratuvarlarına, bilirkişilere ve emek veren tüm kurumlara şükranlarını sundu.
"ADALETİN HAFIZASI GÜÇLÜDÜR"
Mesajının sonunda vatandaşlara ve mağdur ailelere seslenen Adalet Bakanı Akın Gürlek, şu kararlılık mesajını verdi:
"Vatandaşlarımız müsterih olsun. Adaletin hafızası güçlüdür. Aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, her dosyanın izini sonuna kadar sürecek; karanlıkta kalan olayları aydınlatmak için devletimizin bütün imkânlarını seferber edeceğiz. Acıları yıllardır dinmeyen mağdur ailelerimizin yanında olmaya, cevap bekleyen sorularını adaletin imkânlarıyla karşılıksız bırakmamaya devam edeceğiz. Hiçbir cinayet unutulmayacak, hiçbir delil göz ardı edilmeyecek ve hiçbir fail geçen zamana güvenerek adaletten kaçamayacaktır."
BALIKESİR İLİNDE 21.04.2005 TARİHİNDE MEYDANA GELEN ESRA AŞIK CİNAYETİNİN AYDINLATILMASI
Olay tarihi olan 21.04.2005 tarihinde saat 02.30 – 03.00 sıralarında Balıkesir İli Kasaplar Mahallesi Şeref Sokak No:10 sayılı adreste çıkan yangın sonucu ikamette kalan Mustafa AŞIK, eşi Fatma AŞIK ve Mustafa'nın kardeşi Yahya AŞIK'ın yaralandıkları, Esra AŞIK'ın ise vefat etmesi üzerine Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma işlemlerine başlanılmıştır,
Maktul çocuk Esra AŞIK üzerinde yapılan ölü muayene ve otopsi işlemi sonucu düzenlenen raporda; yaygın 3. derece yanıklar ve duman zehirlenmesi sonucu gelişen solunum ve dolaşım yetmezliğinden ölümün meydana geldiği tespit edilmiştir,
İstanbul Adli Tıp Kurumu'nun 07.02.2006 tarihli raporunda; olay yerinde alınan yangın atıklarında benzin tespit edildiği belirtilmiştir.
Müştekilerin alınan beyanlarında olayla ilgili şüpheli Bayram YILMAZ'dan şüphelendiklerini belirtmeleri üzerine şüpheli hakkında soruşturma yürütülmüş ve 25.07.2006 tarihinde şüpheli Bayram hakkında delil elde edilememesi nedeniyle Ek KYOK Kararı verilmiştir.
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde 24.04.2026 tarihinde Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'nın kurulmasının ardından, kamu vicdanını yakından ilgilendiren faili meçhul dosyalar yeniden değerlendirmeye alınarak, yeniden yapılan incelemeler ve yürütülen koordine çalışmalar neticesinde; Başsavcılık tarafından özel ekip kurulması talimatı verilmiş, şüpheli Bayram hakkındaki Ek Takipsizlik Kararı kaldırılmış ve yeniden soruşturmaya devam olunmuştur.
Tüm hususlar gözetilerek, 13.07.2026 tarihinde şüpheliler Bayram YILMAZ, Fatma YILMAZ, Cihat YILMAZ ve Güldane YILMAZ'a ait adreslerde Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı uyarınca Balıkesir İl Emniyet Müdürlüğü tarafından arama el koyma işlemleri yapılmış olup haklarında gözaltı kararı verilmiştir.
Yapılan gözaltı işlemleri neticesinde; samimi beyanlarda bulunan Cihat YILMAZ ve Fatma YILMAZ kolluktaki ifade işlemleri sonrası serbest bırakılmış, Güldane YILMAZ Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan ifade sonrası serbest bırakılmış olup Bayram YILMAZ isimli şüpheli şahıs ise sevk edildiği Sulh Ceza Mahkemesince tutuklanmıştır.
SELBİ UYĞUR
03.12.2011 tarihinde Hatay İli Dörtyol İlçesi'nde, Mehmet UYĞUR isimli şahsın kaybolduğu iddiasıyla eşi tarafından yapılan kayıp başvurusu nedeniyle soruşturma başlatılmış, aradan 7 yıl geçtikten sonra Mehmet UYĞUR'un eşi Hatice UYĞUR, eşinin kardeşi Yaşar TEKELİ ve Yaşar'ın sevgilisi, aynı zamanda Mehmet UYĞUR'un gelini olan Selbi UYĞUR tarafından öldürüldüğü tespit edilmiştir.
Şüphelilerden Hatice UYĞUR ve Yaşar TEKELİ tutuklanmış; ancak şüpheli Selbi UYĞUR yakalanamamıştır.
Selbi UYĞUR'un annesinin 2012 yılında müracaat ederek Selbi UYĞUR'un kaybolduğunu beyan etmesi üzerine Hatay Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma işlemlerine başlanılmıştır.
2012 yılında Hatay İli Kırıkhan İlçesi'nde kimsesiz kadın cesedi bulunmuş, kimliği tespit edilemediği için kimsesiz olarak değerlendirilmiş ve ceset üzerinde yapılan DNA incelemesinde cesedin kayıp şüpheli Selbi UYĞUR olmadığı tespit edilmiştir.
24 Nisan 2026 tarihinde Faili Meçhul Cinayetleri Araştırma Daire Başkanlığı'nın kurulması üzerine dosya Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı ve Hatay İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından tekrar değerlendirilmeye alınmıştır.
Selbi UYĞUR'un kayınpederini birlikte öldürdükleri anlaşılan ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası kesinleşen Tarsus Kapalı Kadın Cezaevinde Hükümlü olarak bulunan Mehmet UYĞUR'un eşi Hatice UYĞUR ile bir görüşme yapılarak; aradan geçen zaman içerisinde delil elde edilebileceğinin değerlendirilmesi üzerine, Hatice UYĞUR ile kolluk marifetinde görüşme gerçekleştirilmiş, yapılan görüşmede, Hatice UYĞUR; Selbi UYĞUR'u, Yaşar TEKELİ ve şu an başka suçtan cezaevinde yatan Osman ÇİL isimli şahısla birlikte öldürüp Dörtyol İlçesi'nde bir Portakal Bahçesi'nin yakınına gömdüklerini beyan etmiştir.
Hükümlü Hatice UYĞUR'un cezaevinden alınarak yer gösterme işlemi yapılabilmesi için Hatay 2 Sulh Ceza Hakimliği tarafından 25.06.2026 tarihinde karar alınmış ve 26.06.2026 tarihinde Hatice UYĞUR'un Tarsus Kapalı Kadın Cezaevi'nden alınarak görevli Cumhuriyet Savcısı eşliğinde Dörtyol İlçesinde yer gösterme işlemi yaptırılmış, şahıs portakal bahçelerinin olduğu 300 metrelik bir alan içerisinde şahsın gömülü olduğunu beyan etmiştir.
Osman ÇİL isimli şahıs ile İzmir 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda yapılan görüşmede, Selbi UYĞUR'un öldürülmesi olayında tüfeği ateşleyen kişinin kendisi olduğunu, Yaşar TEKELİ'nin konuyu gerçekleştirmesi için kendisini tehdit ettiğini ve kendisine iştirak ettiğini itiraf etmiştir.
01.07.2026 tarihinde mahkeme kararına istinaden şüpheli Osman ÇİL'e yer gösterme işlemi yaptırılmış, 02.07.2026 tarihinde Selbi UYĞUR'un cesedinin bulunmasına yönelik kazı çalışmalarına başlanılmış, 10.07.2026 tarihinde kadın kıyafetleri içinde insan kemikleri bulunmuştur.
Hatay Adli Tıp Grup Başkanlığı tarafından tanzim edilen 14.07.2026 tarihli raporda; elde edilen insan kemiklerinden alınan DNA örnekleri ile kayıp şahıs Selbi UYĞUR'un ebeveynlerinden alınan DNA örneklerinin 'ebeveyn-çocuk' yönünden eşleştiği anlaşılmıştır.
SAMSUN İLİ TERME İLÇESİNDE 08.09.2007 TARİHİNDE İŞLENEN ALİ SARIOĞLU CİNAYETİNİN AYDINLATILMASI
Samsun ili Terme ilçesi Sütözü mahallesi Kocabicinlik mevkiinde 08.09.2007 tarihinde ateşli silah ile başından vurulmuş vaziyette ölü olarak bulunan Ali SARIOĞLU isimli şahsın öldürülmesi olayının fail/faillerinin bulunması ve olayın aydınlatılmasına yönelik olarak Çarşamba C.Başsavcılığı tarafından 2026/4770 sayılı hazırlık soruşturması kapsamında dosya hakkında; mevcut tüm adli kayıtlar, olay yeri inceleme raporları, olay yerinde ele geçirilen kriminal bulgular, tanık beyanları, olay tarihine ait HTS raporları günümüzün gelişen teknolojik imkanları kullanılarak yeniden incelemeye alınmıştır.
Kasten Öldürme olayı ile ilgili olarak hazırlanan tahkikat dosyasında yapılan çalışmalarda;
Adli Tıp Kurumunun otopsi raporunda; kişinin ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kafatası kırığı ile birlikte beyin harabiyeti ve kanaması sonucu meydana gelmiş olduğu, giriş delikleri etrafında barut is ve hasarı bulunmadığı cihetle atışın uzak atış mesafesinden (kısa namlulu silah için 40 cm dışından) yapılmış olduğu kanaati yönünde rapor düzenlenmiştir.
Olay kapsamında olaydan bir gün sonra 09.09.2007 tarihinde saat 22:30 sıralarında Samsun İl J.K.lığına ait 0362 437 17 50 numaralı telefonu arayan ve kimlik bilgilerini paylaşmayan 40-45 yaşlarında olduğu tahmin edilen erkek sesli bir şahsın "08.09.2007 günü Terme İlçesi Sütözü Mahallesinde meydana gelen Kör Ali lakaplı Ali SARIOĞLU'nun, Y.G'nin azmettirmesi sonucunda G.A. tarafından öldürüldüğü" yönünde ihbarda bulunularak kolluk ve adli makamların yanlış yönlendirilmeye çalışıldığı, ihbara ilişkin yapılan çalışmalarda şahısların olayla ilgi ve ilişkisini ortaya koyacak herhangi bir suç/suç unsuru ve/veya maddi delil tespit edilememiştir.
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde 24.04.2026 tarihinde Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının kurulmasının ardından kamu vicdanını yakından ilgilendiren faili meçhul dosyalar değerlendirmeye alınmış ve yeniden yapılan incelemeler ile yürütülen koordine çalışmalar neticesinde dosya tekrar incelenmiştir.
Olayın aydınlatılmasına yönelik yapılan ve planlanan çalışmalarda;
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan (BTK) olaya ilişkin tarih aralığını kapsayacak şekilde HTS talebinde bulunularak dosya ile ilgili görevlendirilen yeminli bilirkişiler tarafından daraltılmış baz çalışması yapılarak rapor hazırlanmıştır.
09.09.2007 tarihinde saat 22:30 sıralarında Samsun İl J.K.lığına ait 0362 437 17 50 numaralı telefonu arayarak "08.09.2007 günü Terme İlçesi Sütözü Mahallesinde meydana gelen Kör Ali lakaplı Ali SARIOĞLU'nun, Y.G'nin azmettirmesi sonucunda G.A. tarafından öldürüldüğü" yönünde ihbarda bulunan şahsın tespitine yönelik yapılan çalışmalarda, ihbarın Terazidere Mahallesi Esenler Caddesi No:149 Bayrampaşa/İstanbul adresinden şüpheli şahıslarla bağlantısı bulunan K.K. isimli şahıs tarafından yapıldığı tespit edilmiştir.
Şüpheli şahısların alınan ifadelerinde ismi geçen tanıkların daha sonra alınan ifadelerinin çeliştiği, şüphelilerin alınan ifadelerinin tanık ifadeleri ile örtüşmediği tespit edilmiştir.
Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığının 13.05.2026 tarih ve 2026/4770 sayılı Hazırlık Soruşturma dosyası kapsamında Ali SARIOĞLU cinayetinin aydınlatılmasına yönelik; olay hakkında bilgi sahibi olduğu tespit edilen (11) şahsın ifadeleri alınarak dosyaya eklenmiş, şüpheli olarak belirlenen (12) şahıstan (4)'ü 14.07.2026 tarihinde icra edilen operasyon kapsamında yakalanmıştır.
İSTANBUL İLİ FATİH İLÇESİNDE 10.12.2016 TARİHİNDE İŞLENEN YUSUF SAYANER CİNAYETİNİN AYDINLATILMASI
10/12/2016 tarihinde Fatih ilçesi Kumkapı Muhsine Hatun Mah.Kennedy Cad.Yediemin Gemi Limanında maktul Yusuf SAYANER'in ölü olarak bulunmasına ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma işlemleri başlatılmıştır.
Yürütülen soruşturmada; 20/02/2017 tarihli adli tıp raporunda; Boyun bölgesine bası bulguları saptanan ve kanında yüksek düzeyde alkol bulunan maktulün ölümünün kesici delici alet yaralanmasına bağlı büyük damar ve iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu meydana gelmiş olduğu bildirilmiştir.
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde 24.04.2026 tarihinde Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının kurulmasının ardından kamu vicdanını yakından ilgilendiren faili meçhul dosyalar değerlendirmeye alınmış ve yeniden yapılan incelemeler ile yürütülen koordine çalışmalar neticesinde dosya tekrar incelenmiştir.
Şüpheli Furkan KARACA 03/07/2026 tarihinde alınan beyanında özetle; Yusuf'un arkadaşlarının anne ve babasının evine ateş ettiğini, zarar verdiğini, olay günü maktülün kaldığı tekneye 04:30 sıralarında gittiğini, teknede sadece Yusuf'un olduğunu, alkol aldığını, yanında bıçak bulunduğunu, eve ateş edilme olayını konuşurken kendisinin haberi olmadığını söylediğini, aralarında tartışma çıktığını, bıçak ile göğüs bölgesine 3-4 kere vurduğunu ve 05:00-05:30 sıralarında tekneden ayrıldığını bildirerek suçunu ikrar etmiştir.
Olay yerinden ele geçirilen DNA örneklerinde maktul haricinde iki farklı erkek şahsın DNA örneklerinin ele geçirildiği, Şüpheli Furkan KARACA'dan alınan kan örnekleriyle yapılan DNA kıyaslaması henüz tamamlanmamıştır. Şüpheli, TCK 81/1 maddesi uyarınca Kasten Öldürme suçundan Tutuklama Talebi ile sevk edilmiş olup, İstanbul 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 03/07/2026 tarih ve 2026/486 Sorgu sayılı kararı ile tutuklanmıştır.
İSTANBUL İLİ BAYRAMPAŞA İLÇESİNDE 24.06.2014 TARİHİNDE İŞLENEN GÜLTEKİN YILDIRIM CİNAYETİNİN AYDINLATILMASI
24.06.2014 günü saat 14:30 sıralarında İstanbul İli, Bayrampasa İlçesi, Otogar ile bauhaus Yapı Marketi Arasındaki Yeşil alan üzerinde 1959 Ankara doğumlu Gültekin YILDIRIM isimli şahsın göğüs ortası derin kesi şeklinde bıçakla yaralanarak eks olduğu tespit edilmiş ve İstanbul C.Başsavcılığının 2014/88821 sırasına kayden soruşturma işlemleri başlatılmıştır.
Olay yerinden elde edilen ceket üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 07/07/2014 tarihli İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı müdürlüğünün uzmanlık raporuna göre, ceketin sağ kol iç kısmı üzerinden epitel hücre olabileceği değerlendirilerek alınan örnek ve kan lekesine ait genotip özellikler ile olay yerinde bulunan teneke kutunun ağız kısmından transfer edildiği belirtilen svap üzerinde belirlenen genotip özelliklerin maktulden farklı bir erkek genotip özellikler gösterdiğinin belirlendiği anlaşılmıştır.
İstanbul Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 21/11/2025 tarihli uzmanlık raporuna göre olay yerinden elde edilen ceketin sağ kol iç kısmı üzerinden epitel hücre olabileceği değerlendirilerek alınan örnek ve kan lekesine ait genotip özelliklerin daha önce Sinop ilinde meydana gelen bir Kasten Yaralama konusuyla ilgili olarak DNA profili alınan 1968 Diyadin doğumlu Metin ÖZDEN isimli şahsın DNA profili ile uyumlu olduğu tespit edilmiştir.
Olay yerinde bulunan kutu biradan elde edilen svaptaki DNA'nın da şüpheliye ait olduğu tespit edilmiştir.
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde 24.04.2026 tarihinde Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının kurulmasının ardından kamu vicdanını yakından ilgilendiren faili meçhul dosyalar değerlendirmeye alınmış ve yeniden yapılan incelemeler ile yürütülen koordine çalışmalar neticesinde dosya tekrar incelenmiştir.
Soruşturma dosyası ile ilgili olarak 14/05/2026 tarihinde İstanbul Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğinden kısıtlama kararı talep edilmiş olup, 14/05/2026 tarihinde İstanbul 9.Sulh Ceza Hakimliğinin 2026/5279 değişik iş numaralı kararı ile kısıtlama kararı verilmiştir.
Şüpheli Metin ÖZDEN isimli şahsın incelenen HTS kayıtlarına göre şüpheli olduğu değerlendirilen Metin Özden'in 23/06/2014 tarihinde Bayrampaşa/ İstanbul adresinde baz verdiğinin tespit edildiği görülmüştür.
21/05/2026 tarihinde müşteki Nilgün Yıldırım'ın beyanı alınmış, müştekinin beyanında olay yerinden ele geçen ceketin maktule ait olmadığını belirtmiştir.
İstanbul Cinayet Büro ekiplerine şüpheli Metin Özden'in adresini tespit edilmesi yönünde gerekli talimatlar verilmiş, şüphelinin kaçması, ilgili adreste bulunamaması ve anlık adres tespitine ihtiyaç duyulması ihtimali düşünülerek 13/07/2026 tarihinde gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında CMK m 135 uyarınca iletişim tespiti kararı verilmiştir.
Şüpheli 14/07/2026 tarihinde gözaltına alınarak, 15/07/2026 tarihinde tutuklamaya sevk edilmiş ve İstanbul 9.Sulh Ceza Hâkimliğinin 2026/628 sorgu sayılı kararı ile tutuklanmıştır.
DENİZLİ İLİNDE 15.08.2006 TARİHİNDE MEYDANA GELEN MEHMET ALİ TÜRKMEN CİNAYETİNİN AYDINLATILMASI
15.08.2006 tarihinde Denizli ili Lozan Caddesi No:27 sayılı yerde bulunan Türkmen Bakkal Tekel isimli iş yerinde işyeri sahibi Mehmet Ali TÜRKMEN'in kesici alet ile 11 yerinden bıçaklanarak faili meçhul şüpheli/şüpheliler tarafından öldürülmesi olayına ilişkin olarak Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma işlemlerine başlanılmıştır.
Olay yerinde gerekli incelemeler yapılmış ancak olay yerinde suç aleti ele geçirilememiştir.
Mehmet Ali Türkmen'in otopsi işlemleri Pamukkale Üniversitesinde yapılmış olup yapılan otopsi sonucu kesici-delici alet yaralanmasına bağlı gelişen iç organ yaralanması, iç ve dış kanama sonucu öldüğü tespit edilmiştir.
Olaydan sonra Perihan ŞEN ve Emine ŞEN'in tanık olarak ifadelerinin alınmış, benzer nitelikteki ifadelerinde Mehmet Ali Türkmen'in kendilerine cinsel davranışlarda bulunduğunu beyan etmişlerdir.
Olayı gerçekleştirdiği değerlendirilen şüpheliler Ercan TERCANER ve Kemal TERCANER'in HTS kayıtları olay tarihi itibariyle incelenmiş ve yine sinyal bilgileri değerlendirilmiştir.
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde 24.04.2026 tarihinde Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'nın kurulmasının ardından, kamu vicdanını yakından ilgilendiren faili meçhul dosyalar yeniden değerlendirmeye alınarak, yeniden yapılan incelemeler ve yürütülen koordine çalışmalar neticesinde; soruşturmanın derinleştirmesinden sonra Emine ŞEN ve Perihan ŞEN'in yeniden ifadeleri alınmış, şüpheliler Aşkın ŞAHLAN ve Kemal TERCANER'in haklarında alınan Mahkeme Kararı uyarınca kan örnekleri 17.07.2026 tarihinde Denizli Adli Tıp Kurumunda alınmış inceleme gönderilmiş ve şüphelilerin HTS kayıtları incelenmiştir.
Olayla ilgili olarak Emine ŞEN'in samimi anlatımları, Emine ŞEN ve Perihan ŞEN'in birbiri ile örtüşen husumetten uzak beyanları ve HTS kayıtları dikkate alındığında Ercan TERCANER'in Mehmet Ali TÜRKMEN'e yönelik Kasten Öldürme suçunu Kemal Tercaner ile birlikte işlediği değerlendirilerek Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı uyarınca Denizli İl Emniyet Müdürlüğü Cinayet Şube Müdürlüğü tarafından; Ercan TERCANER, Kemal TERCANER, Aşkın ŞAHLAN, Perihan ŞEN ve Emine ŞEN 15.07.2026 tarihinde gözaltına alınmışlar olup, Aşkın ŞAHLAN, Emine ŞEN ve Perihan ŞEN alınan Başsavcılık ifadesi sonrası adli kontrole sevk edilmişler, Ercan TERCANER 15.07.2026 tarihinde tutuklamaya sevk edilmiş ve tutuklanmış, Kemal TERCANER ise 17.07.2026 tarihinde tutuklamaya sevk edilmiş ve tutuklanmıştır.




