
"HALUK LEVENT'İN İSTEĞİYLE YELİZ KAYA'YA PARA YOLLADIM"
Mali incelemelerde Esin Önder Çağlayan ile Yeliz Kaya arasındaki yüksek tutarlı para trafiği de ortaya konuldu. Tespitlere göre Yeliz Kaya'dan Çağlayan'a 22 Aralık 2023 ile 24 Şubat 2026 tarihleri arasında toplam 136 milyon 900 bin lira gönderildi.
Çağlayan'dan Yeliz Kaya'ya ise 21 Kasım 2023 ile 25 Haziran 2026 tarihleri arasında toplam 1 milyar 26 milyon 70 bin 952 lira aktarıldı.
Aradaki yüksek farkın sorulması üzerine Çağlayan, "Bu para transferlerinin tamamını aslında Haluk Levent ile gerçekleştirdim" savunmasını yaptı. Kaya'nın Haluk Levent'in asistanı ve muhasebecisi olduğunu, tüm paraları Levent'in isteği üzerine bu hesaba gönderdiğini söyledi.

59 TAŞINMAZIN 58'İ YELİZ KAYA VE ZAFER YAY'DAN DEVRALINDI
Tapu kayıtlarının genel incelemesinde Esin Önder Çağlayan'ın aktif ve pasif toplam 59 farklı taşınmaz kaydının bulunduğu belirtildi. Bunlardan 46'sının Yeliz Kaya'dan, 5'inin ise Ahbap Derneğinin kurucularından olduğu belirtilen Zafer Yay'dan devralındığı tespit edildi.
Ayrıca 7 taşınmazın Yeliz Kaya'dan alındıktan sonra yeniden Kaya'ya devredildiği ifade tutanağına yansıdı. Böylece toplam 59 taşınmazın 58'inin Yeliz Kaya ve Zafer Yay üzerinden edinildiği kaydedildi.
Taşınmaz hareketlerinin büyük bölümünün Ekim 2025 ile Mayıs 2026 arasındaki kısa dönemde yoğunlaşması da Çağlayan'a soruldu.
Çağlayan, taşınmaz edinme niyeti bulunmadığını, Haluk Levent'ten alacağını tahsil edebilmek için bu taşınmazları almak zorunda kaldığını savundu.
BAŞARAN'A AİT TAŞINMAZLARIN DEVİR TRAFİĞİ
Soruşturmanın en dikkat çekici bölümlerinden biri, Başaran Yatırım Holding ve bağlantılı şirketlere ait olduğu belirtilen 22 taşınmazın devir zinciri oldu.
Tespitlere göre bazı taşınmazlar önce Yeliz Kaya adına tescil edildi, bir ila dört gün gibi kısa süreler içinde Esin Önder Çağlayan'a veya yöneticisi olduğu Globus Savunma ve Kanat Savunma şirketlerine devredildi.
İstanbul, Karaman ve Trabzon'daki taşınmazları kapsayan işlemlerde, Yeliz Kaya'dan önceki maliklere tapu devir tarihlerinde herhangi bir para gönderilmediği yönünde tespitlere yer verildi.
Çağlayan ise Başaran Holding veya yetkilileriyle herhangi bir bağlantısı olmadığını, taşınmazların daha önce kime ait olduğunu bilmediğini ve hepsini Haluk Levent'in borcuna karşılık aldığını savundu.

TAPU DEVRİ VAR, SATIŞ ÖDEMESİ YOK
İfade tutanağında farklı taşınmaz grupları için benzer mali tespitler sıralandı. Bazı taşınmazların Yeliz Kaya'ya devredildiği tarihlerde eski maliklere herhangi bir para çıkışı bulunmadığı, Çağlayan'a devredildiği tarihlerde de Kaya'ya taşınmaz satışı açıklamalı ödeme yapılmadığı kaydedildi.
Bunun yerine Esin Önder Çağlayan'dan Yeliz Kaya'ya "borç olarak gönderilen" veya "geri ödenmek üzere borç" açıklamalarıyla yüksek miktarda para aktarıldığı belirlendi.
"Bu para transferleri aslında benim Haluk Levent'e borç olarak gönderdiğim paralardır."
208 MİLYON LİRALIK "BORÇ" AÇIKLAMALI TRANSFER
Yeliz Kaya'nın hesap hareketleri incelendiğinde, Kasım 2025 içerisinde Esin Önder Çağlayan'dan farklı tarihlerde toplam 208 milyon 602 bin 700 lira gönderildiği belirlendi. İşlemlerin açıklama bölümlerinde "borç olarak gönderilen" ifadelerinin bulunduğu, buna karşılık tapu bedeline ilişkin açık bir açıklamaya rastlanmadığı belirtildi.
Pendik, Antalya, Sakarya ve İstanbul'daki çok sayıda taşınmazın devir tarihleriyle para transferlerinin yakın zamanlı olduğu; ancak işlemlerin tapu satış bedeli olarak değil, borç şeklinde kaydedildiği ifade tutanağında yer aldı.
TAŞINMAZLAR BİR GÜNDE EL DEĞİŞTİRDİ
Sakarya'daki bazı taşınmazların 10 Kasım 2025 tarihinde Yeliz Kaya tarafından edinildiği, yalnızca bir gün sonra Esin Önder Çağlayan'a devredildiği belirlendi. Aynı taşınmazların Şubat 2026'da yeniden Yeliz Kaya'ya geçtiği, dört gün sonra ise Erdem Sarıbaş ve farklı kişilere devredildiği tespit edildi.
Çağlayan, taşınmazları yerinde gördükten sonra maddi değerlerinin bulunmadığını düşündüğünü ve bu nedenle Yeliz Kaya'ya geri verdiğini söyledi.
Taşınmazların daha sonra kimlere ve hangi amaçla devredildiği konusunda bilgisinin olmadığını savunan Çağlayan, Erdem Sarıbaş'ı da tanımadığını ileri sürdü.