Özgür Özel’in Financial Times yazısına A Haber’de tepki: NATO Zirvesi öncesi dış politika tartışması

Özgür Özel’in Financial Times yazısına A Haber’de tepki: NATO Zirvesi öncesi dış politika tartışması

CHP Milletvekili Özgür Özel'in Financial Times’ta yayımlanan yazısı A Haber’de değerlendirildi. Gazeteci Abdulkadir Selvi ve uzman konuklar, yazının NATO Ankara Zirvesi öncesi Türkiye’nin dış politika pozisyonuna etkisini tartıştı. Selvi’ye göre bu yaklaşım milli iradeyi hedef aldı.

CHP Milletvekili Özgür Özel'in Financial Times gazetesinde yayımlanan makalesi ve Türkiye'yi Batı'ya şikayet eden ifadeleri siyasetin gündemine bomba gibi düştü.

Gazeteci Abdulkadir Selvi, A Haber ekranlarında çarpıcı değerlendirmelerde bulundu (Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü) Gazeteci Abdulkadir Selvi, A Haber ekranlarında çarpıcı değerlendirmelerde bulundu (Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü)

Gazeteci Abdulkadir Selvi, A Haber ekranlarında yaptığı çarpıcı değerlendirmelerde, Özel'in dış güçlere yönelik "beni kullanın" mesajı verdiğini ve milli iradeyi hedef aldığını vurguladı. Selvi, "hayatı durduracak eylemler" söyleminin ise bir siyasi parti değil, örgüt lideri refleksi olduğunu ifade etti.


Özgür Özel'in çıkışını sert bir dille eleştiren Gazeteci Abdulkadir Selvi, "Çok talihsiz bir açıklama. Yani NATO üzerinden Türkiye'yi sıkıştırmaya çalışıyor, Türkiye'yi şikayet ediyor. Bakın NATO zirvesi nedeniyle Türkiye diplomasinin merkezi konumunda olacak. Daha görünür olacak, Türkiye tartışılacak. Tam bir dönemde, böyle bir dönemde ex-CHP Genel Başkanı'na yakışan şu olurdu: 'Türkiye'de bu NATO zirvesinin toplanması tarihi öneme haizdir, Türkiye buna katkı yapabilir' denilebilirdi. Ama onu değil, Türkiye'yi şikayet etmeyi tercih etti." dedi.

Selvi, dünya liderlerinin Erdoğan'a yönelik övgülerini hatırlatarak, "Trump 'O benim yakın dostumdur, güçlü bir adam, onu çok seviyorum' diye açıklama yaptığı bir dönemde; NATO Genel Sekreteri'nin, özellikle Rutte'nin savunma sanayimize yönelik önemli değerlendirmelerinin olduğu bir dönemde; yani Trump Türkiye'yi takdir ediyor, Rutte Türkiye'yi takdir ediyor ama bir dönem CHP Genel Başkanlığı yapan, şimdi ex-Genel Başkan, o Türkiye'yi şikayet ediyor." şeklinde konuştu.

(Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü) (Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü)

BATI'YA ŞİKAYET VE MANDACI ZİHNİYET
Gazeteci Selvi, "Yani himaye ve manda kabul edilemez diyen Atatürk'ün partisinden birisi, bir önceki Genel Başkanı diyor ki 'beni kullanın'. Yani 'ben' diyor 'Moskova'ya da Pekin'e de sırt çevirebiliriz ve sizin menfaatlerinizi ben daha iyi korurum'. Sen öncelikli olarak Türkiye'nin menfaatlerini düşünmek durumundasın." ifadelerini kullandı.


"SİYASİ PARTİ Mİ, ÖRGÜT MÜ?"
Özgür Özel'in eylem tehditlerine yönelik eleştirilerini sürdüren Selvi ise bu söylemi örgüt diline benzeterek, "Sen bir siyasi parti misin, bir örgüt mü? Bir örgüt lideri refleksiyle zaten hareket ediyor. Ama geçmiş dönemde Kılıçdaroğlu bu hatayı yaptı. Kılıçdaroğlu biliyorsunuz Kanal İstanbul ihalesine girmemesi için yabancılara mektup yazdı. Görüyoruz ki Kılıçdaroğlu bir ders çıkarmış. Erdoğan'ı sen şikayet ediyorsun da Erdoğan o koltuğa babasının evinden mi geldi oturdu? Erdoğan'ı bu millet seçti." dedi.


"MİLLİ İRADEYE VE DEMOKRASİYE SAYGISIZLIK"
Konuşmasının sonunda seçim sonuçlarını ve milli iradeyi hatırlatan Gazeteci Selvi, "Cumhurbaşkanı ülkenin sembolüdür, ülkeyi temsil eder ve milli iradeyi temsilen orada oturuyor. Sen milletinin seçtiği Cumhurbaşkanı'nı yabancılara şikayet ediyorsun. Milli iradeye saygısızlık yapıyorsun. Ki kapsayıcılık noktasında dünyanın belki de en kapsayıcı olan sandık sonuçları Türkiye'de kayda geçiriliyor. 27 milyon 800 bin oy almış, anasının ak sütü gibi helal oylarla gelmiş oraya oturmuş. Sen Türkiye'deki milli iradeyi ve demokrasiyi yabancılara şikayet ediyorsun." ifadelerini kullandı.

(Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü) (Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü)

TÜRKİYE'NİN JEOPOLİTİK GÜCÜ VE "POLICY MAKERS" VİZYONU
Türkiye'nin bölgesel bir güç olmanın ötesinde küresel bir aktör haline geldiğini belirten Askeri Stratejist Dr. Eray Güçlüer, "Türkiye bulunduğu jeopolitik konum itibarıyla aktif tarafsızlık politikası yürüten ve bunu güçlü bir şekilde yürütebilen önemli bir ülke. Pekin ile de görüşürüz, Moskova ile de görüşüyoruz, Washington ve Londra ile de görüşürüz. Ülkemizin çıkarları bakımından hangisi iyiyse oraya ağırlık payını artırırız. Zaten şu an hükümet bunu yapmıyor mu?" ifadelerini kullandı.

"SAYIN ÖZGÜR ÖZEL'İN BİR ANLAMDA ACİZLİĞİNİ GÖSTERİYOR"
Muhalefetin dış politika vizyonunu "sığ" olarak nitelendiren Güçlüer, "Burada sığ ideolojik bakışlarla, yüzeysel dış politika analizleriyle açıklamalar yapmak Sayın Özgür Özel'in bir anlamda acizliğini gösteriyor. Çünkü politik ilişkilerin nasıl yürütüleceğini bilmiyor. Önemli olan ülkenin menfaatleri neyi gerektiriyorsa o ilişki biçimlerini oluşturabilmektir, buna 'policy makers' yani politika yapabilmek denir. Sayın Özel bunu hala kafasında oturtamamış." sözleriyle eleştirilerini sıraladı.


MUHALEFETTE "ANAKRONİZM" ÇIKMAZI VE SOĞUK SAVAŞ MANTALİTESİ
Dış politikada ulusal çıkarların esnek ve rasyonel yönetilmesi gerektiğini vurgulayan Akademisyen Prof. Dr. İrfan Kaya Ülger, "Bir ülkenin dış politikası temelde ulusal çıkarlara öncelik verilerek belirlenir. Ulusal çıkarlarınız gerektirdiği zaman değişik kombinasyonlar içerisinde seçenekleri devreye sokabilirsiniz. Gün gelir Rusya ile yakın temas kurarsınız, gün gelir Arap coğrafyasına veya Balkanlara yönelik açılımlar yaparsınız." dedi.


Özgür Özel ve CHP yönetiminin dünyayı okuma biçimini eleştiren Ülger, "Özgür Özel'in Soğuk Savaş dönemindeki mantaliteyi esas aldığını, dünyayı sabit kabul ettiğini görüyoruz. Oysa ülkenin çıkarları konjonktüre göre farklılaşabilir. Ehemmiyet taşıyan nokta, Erdoğan'ın Türk halkının iradesini rasyonel ve rantabl kullanabilmesidir. Örneğin biz bir NATO ülkesi olmamıza rağmen Rusya'ya yönelik yaptırımlara katılmadık. Astana süreçleri ile ABD'ye ve Batı'ya rağmen Suriye meselesinin çözümüne katkı sağlayacak açılımlar yaptık." ifadelerini kullandı.


"GÖLGE KABİNE" ELEŞTİRİSİ VE FİKRİSABİT YAKLAŞIM
CHP'nin kurumsal bir alternatif üretemediğine dikkat çeken Prof. Dr. İrfan Kaya Ülger, "Rasyonel olan, tek bir aktörle iş birliği yapmak değil, ulusal çıkarlar temelinde farklı alternatifler üzerinde durmaktır. CHP'nin bu anlamda bir anakronizme saplanıp kaldığını görüyoruz. Parlamenter demokrasi döneminde 'gölge kabine' sistemi vardı, bakanların bir muadili muhalefette olur ve alternatifler üretirdi. Bunların yerine sadece bir fikrisabitten hareket ediyorlar. Dünya onlarca kez değişti, artık Soğuk Savaş döneminde yaşamıyoruz." sözleriyle Türkiye'nin değişen dünya düzenindeki stratejik konumunun önemini bir kez daha hatırlattı.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin