Başkan Erdoğan: Bizim tarihimizde soykırım ve zulüm yok

Başkan Erdoğan: Bizim tarihimizde soykırım ve zulüm yok

Kabine toplantısı sonrası Başkan Erdoğan önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan İç politikadan dış politikaya, Gazze'deki soykırımdan küresel sorunlara kadar pek çok konuda kritik mesajlar verdi. İşgalci İsrail'e net mesaj veren Erdoğan "Tarihimizde zulüm yok. Gazze'de soykırım yapanların iftiralarını kale almıyoruz." dedi. "CHP'deki gerilime de değinen Başkan Erdoğan parti içinde çatışmanın makul zeminden çıktığını belirterek " Ana muhalefet kötü siciliyle hesaplaşmalı" ifadelerini kullandı.

Başkan Erdoğan Kabine toplantısı sonrası önemli mesajlar verdi.

Başkan Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi.

Kabinenin 67. toplantısını tamamladıklarını belirten Erdoğan, toplantıda ülkenin ve milletin gündeminde yer alan meseleleri değerlendirdiklerini söyledi.

Toplantıda, uydu teknolojilerinde Türkiye'nin son yıllarda katettiği mesafeyi gözden geçirme fırsatı bulduklarını vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Bundan 32 yıl önce TÜRKSAT 1-B uydusuyla başlayan uzay maceramız hamdolsun bugün hayal dahi edilmeyecek seviyelere geldi. İnanç, azim ve emekle çalışarak, her cümlesi bilgi, tecrübe ve alın teriyle yazılmış tarihi bir başarı hikayesine imzamızı attık. 32 yıllık bu mücadelenin her aşaması aslında ülkemizde eser ve hizmet siyasetinin hangi engeller aşılarak yürütüldüğünün de hikayesidir. Hatırlarsanız TÜRKSAT 3-A uydusunu 2008 yılında uzaya fırlattığımızda birileri hep yaptıkları gibi mütekebbir bir edayla yine bize sataşmışlardı. Projeyi küçümseyerek, projede eksik, hata, kusur arayarak aslında nasıl bir zihin dünyasına sahip olduklarını da göstermişlerdi. O gün eleştirilen uydumuz yıllardır ülkemize hizmet veriyor."

Fotoğraf-AAFotoğraf-AA

"UZAYDAKİ UYDULARIMIZIN TOPLAM SAYISI 10'A YÜKSELDİ"

Türkiye'nin uydu alanında yakaladığı ivmeyi 2008'den sonra da devam ettirdiğini anımsatan Başkan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

"TÜRKSAT 4-A 2014'te, TÜRKSAT 4-B 2015 yılında uzaydaki yerini aldı. 2021 yılında TÜRKSAT 5-A ve TÜRKSAT 5-B'yi fırlatarak aynı sene içinde uzaya iki uydu gönderebilen nadir ülkeler arasına adımızı yazdırdık. Geçen sene ilk yerli ve milli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6-A'yı hizmete aldık. TÜRKSAT 6-A ile haberleşme uydularımızın sayısı 6'ya, uzaydaki uydularımızın toplam mevcudu ise 10'a yükselmiş oldu. GÖKTÜRK 1 ve 2 uydularımızla ülkemizin uzaydan yer gözlem ve keşif yeteneklerini artırdık."

"YARIŞTA HAK ETTİĞİMİZ YERİ ALMANIN GAYRETİNDEYİZ"

Başkan Erdoğan, 3 sene önce uzaya gönderilen İMECE uydusuyla görüntü çözünürlüğü, haberleşme hızı ve manevra kabiliyeti açısından yeni bir eşiğin aşıldığına dikkati çekerek, "Çevremizdeki hadiselere baktığımızda şunu çok net görebiliyoruz. İçinde bulunduğumuz çağın öne çıkan karakteri enformasyondur, bilgidir, veridir. İstisnasız tüm devletler enformasyon çağına adapte olabilmek için yoğun bir rekabet içindedir. Sadece devletler değil, büyük şirketler de bu alanda söz sahibi olmaya çalışmaktadır. Devletler ve şirketler arası yarışın kıyasıya yaşandığı alanların başında ise uydu teknolojileri bulunmaktadır. Türkiye olarak biz de bu yarışta hak ettiğimiz yeri almanın gayretindeyiz." dedi.

Türkiye'nin kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülkeden biri olduğunu vurgulayan Erdoğan, şu bilgileri verdi:

"Farklı ihtiyaçlarımızı giderecek olan İMECE 2 ve İMECE 3 uydularımız ile GÖKTÜRK-Y ve GÖKTÜRK-3'ün çalışmaları devam ediyor. Ayrıca TÜRKSAT 7-A projemiz, ülkemizin dijital egemenliğini daha da güçlendirecek ve güvenli haberleşme altyapımızı tahkim edecektir. Şurası bir gerçek ki uydu teknolojileri ülkelerin güç bileşenlerinde çarpan etkisine sahiptir. İstihbarattan iletişime, savunma sanayisinden haritalamaya kadar pek çok alanda uydular stratejik rol oynamaktadır. 'Uzayda izi olanın dünyada sözü olur.' düsturuyla hareket eden Türkiye için uydu yeteneklerini geliştirme tercihten öte zorunluluktur. Her ne kadar ufukları burunlarının dibinden öteye geçmeyenler bizim ne yaptığımızı, nasıl bir vizyonla hareket ettiğimizi anlamasalar da biz doğru bildiğimiz yolda sağlam adımlarla yürümeye devam edeceğiz."

Fotoğraf-AAFotoğraf-AA

"İSTANBUL'U KADERİNE TERK ETMEYECEĞİZ"

Başkan Erdoğan, Türkiye'nin gelecek çeyrek asrına, yarım asrına mühür vuracak projelerin hazırlıklarını yürütürken hizmet ve eser siyasetini de sürdürdüklerini dile getirerek, şunları kaydetti:

"Son toplantımızdan bu yana Türkiye'nin ve şehirlerimizin kazanç hanesine yeni yatırımlar eklemenin kıvancını yaşadık. Sultan Fatih'in emaneti aziz İstanbul'u kaderine terk etmiyoruz. İşe geç kalmamak için insanların arabalarında uyumak zorunda bırakıldığı İstanbul'un ulaşım altyapısını geliştirmeye devam ediyoruz. 16 istasyon ve 69 kilometre uzunluğa sahip Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Halkalı Metro Projesi bunlardan biridir. 19 Haziran'da resmi açılışını yaptığımız Halkalı-Arnavutköy kesimiyle bu önemli projeyi hamdolsun tamamlamış olduk. Böylece sadece Türkiye'nin değil, dünyanın en uzun metro hatlarından birini İstanbul'umuzun ve ülkemizin hizmetine sunduk. Yeni hat sayesinde güzergahta bulunan yerleşim birimlerimiz arasındaki seyahat süreleri ciddi oranda azalmıştır. Proje 25 yılda zamandan 117 milyon saat tasarruf sağlarken, ekonomimize 953 milyon avro tutarında katkı yapacaktır. Şu an biri 4,5 kilometre, diğeri 6,3 kilometre uzunluğundaki iki ayrı hattın yapımı devam ediyor. Bu hatların tamamlanmasıyla Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızca İstanbul'da inşa edilen raylı sistemlerin uzunluğu inşallah 191 kilometreye çıkacaktır. Metro hattımızın İstanbul'umuz, ülkemiz ve milletimiz için bir kez daha hayırlı, uğurlu olmasını diliyor, emeği geçenleri tebrik ediyorum."

Savunma sanayi alanında yürütülen çalışmalara dikkati çeken ve bu alanda da boş durmadıklarını vurgulayan Erdoğan, "Altta kalanın canı çıksın' anlayışının egemen olduğu mevcut dünya düzeninde her türlü senaryoya karşı kendimizi hazırlıyoruz. Savunma ihracatında şu anda dünyanın en büyük 11'inci ülkesiyiz." diye konuştu.

Diğer alanlarda olduğu gibi askeri gemi inşasında da tarihin en parlak günlerinin yaşandığını belirten Erdoğan, bugüne kadar dünyanın dört bir tarafına 140'ın üzerinde deniz platformu ihraç edildiğini, şu anda 50'den fazla savaş gemisinin Türk tersanelerinde imal edildiğini aktardı.

Fotoğraf-AAFotoğraf-AA

Erdoğan, Türk denizciliğinin eriştiği gurur mertebesine 20 Haziran'da bir kez daha şahitlik edildiğine işaret ederek, "İstanbul'da düzenlediğimiz törende, kendi kabiliyetlerimizle geliştirdiğimiz CAm. Roman korvetini Romanya Deniz Kuvvetleri'ne teslim ettik. Aynı törende Koçhisar Açık Deniz Karakol Gemimiz de donanmamızın envanterine dahil oldu. Böylelikle tarihimizde ilk kez bir NATO ve Avrupa Birliği üyesi ülkeye savaş gemisi ihraç ettik. Hayırlı uğurlu olsun diyorum." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde 23 Haziran'da Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki'yi misafir ettiklerini anımsatan Erdoğan, Nawrocki ile savunma sanayi alanında işbirliği dahil pek çok konuyu görüştüklerini söyledi.

Polonya ile daha önce belirlenen 10 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine ulaşıldığını, yeni hedefin ise 15 milyar dolar olarak belirlendiğini anımsatan Başkan Erdoğan, "Müteahhitlik firmalarımız Polonya'da 9 milyar dolar değerinde proje üstlendiler. İnşallah bu rakamın daha da artacağına inanıyorum. Sayın Cumhurbaşkanı ile ayrıca Rusya-Ukrayna savaşı ve İran krizini ele aldık. Her iki sorunun da adil bir barışla sona ermesi gerektiğine işaret ettik." dedi.

"BİNLERCE YILLIK ŞANLI TARİHİMİZDE SADECE ADALET VE MERHAMET VARDIR"

Filistin'i tanıyan ülkelerden biri olan Polonya'nın iki devletli çözüme desteğini önemsediklerini, bunun güçlenerek devam etmesini beklediklerini söyleyen Başkan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Şunun da bilinmesinde fayda görüyorum, biz tarihiyle büyük, vicdanıyla büyük bir milletin mensuplarıyız. Asırlar boyunca düşenin elinden tuttuk, başı dara girenin imdadına koştuk. Ülkemize sığınanlara kapılarımızı açtık.

Ellerinde çoğu çocuk ve kadın 73 bin masum Gazzelinin kanı olan cinayet şebekesinin ülkemizle ilgili iftiralarını zerre kadar kale almıyoruz. Bizim tarihimizde ne soykırım vardır ne katliam vardır ne zulüm, ne de sömürgecilik vardır. Bizim binlerce yıllık şanlı tarihimizde sadece adalet ve merhamet vardır. Dinine, kökenine, kimliğine bakmadan tüm mazlumlara el uzatma vardır. Engizisyondan ve Nazi zulmünden kaçanlara sahip çıkma erdemi vardır. 'Tahtımı veririm, tacımı veririm ama devletime sığınanları vermem.' diyen kahraman ecdadımızın vakur duruşu vardır. Bunu da en iyi şayet tarihlerine bakarlarsa Gazze'deki barbarlıklarını örtmek için Türkiye'ye ve Türk milletine iftira atanlar bilir."

Fotoğraf-AAFotoğraf-AA

"HALKIMIZLA AYNI LİSANI KONUŞUYOR, AYNI GÖNÜL DİLİYLE İLETİŞİM KURUYOR, AYNI UFKA BAKIYORUZ"

Çatışma, gerilim ve kavga alanlarında değil, milletin müşterek değerleri etrafında siyaset yapan bir kadro olduklarını vurgulayan Erdoğan, "Halkımızla aynı lisanı konuşuyor, aynı gönül diliyle iletişim kuruyor, aynı ufka bakıyoruz. Şunu bir kere daha açıkça ifade etmek isterim, kökenimiz, mezhebimiz, meşrebimiz, hayat tarzımız farklı olabilir ama biz 86 milyon olarak hepimiz aynı devletin vatandaşıyız, aynı milletin fertleriyiz, aynı vatanın evlatlarıyız, hepimiz aynı kilimin desenleriyiz. Her zaman söylüyorum, adımız ne olursa olsun, soyadımız Türkiye Cumhuriyeti'dir." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, Türkiye'yi yönetme sorumluluğunu devraldıkları ilk günden itibaren hiçbir insanı diğerinden ayırmadıklarının altını çizerek, "Bilhassa Alevi canlarımızla çok yakından ve samimiyetle ilgilendik. Cumhuriyet tarihinde, daha önce hiç atılmayan, gündeme dahi gelmeyen reformları biz hayata geçirdik." diye konuştu.

Herkesin kendi kimliğini ifade etmesinin, kendi kültürünü, kendi yaşam tarzını, kendi inancını özgürce yaşamasının önünü açtıklarını belirten Başkan Erdoğan, 2022'de kurulan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ile çok önemli bir ihtiyacı, kurumsal anlamda gidermiş olduklarına dikkati çekti.

"SİYASET MİLLETİN SORUNLARINA ÇÖZÜM ÜRETMEK İÇİN YAPILIR"

Başkanlığın ülke genelindeki 1134 cemevinin aydınlatma giderini karşıladığını, son 3 yılda 695 cemevinin bakım ve onarım işlemleriyle tefrişat alımlarına 800 milyon liralık destek verdiklerini aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:

"2026'nın ilk çeyreğinde 311 cemevinin taleplerini işleme aldık. Yıl sonuna kadar 500 cemevine bakım, onarım ve tefrişat hizmetleri sunacağız. Deprem bölgemizdeki 113 cemevinin ihtiyaçlarının tamamını karşıladık. Yıkılan veya ağır hasarlı 13 cemevinin ihya ve inşa çalışmalarını da yakın zamanda sona erdireceğiz. Burada şunun da altını çizmek durumundayım, siyaset hem milletin sorunlarına çözüm üretmek hem milleti birleştirmek, bütünleştirmek, müşterekleri çoğaltmak için yapılır. Acıları yarıştırarak, insanlarımızı ayrıştırarak, parti içi iktidar kavgasında rakibine gol atmak için istismar peşinde koşarak siyaset yapılmaz.

Fotoğraf-AAFotoğraf-AA

Ana muhalefet partisi içindeki çatışmanın giderek makul zeminden çıkıp 'kavgada yumruk sayılmaz' mantığına evrilmesi son derece yanlıştır. Bunda Alevi canlarımızın kullanılmak istenmesi çok daha büyük bir yanlıştır. Geçmişte yaşanan acıların mimarı olan ana muhalefet partisinin ülke için bu meselede yapacağı en hayırlı iş, eğer gerçekten cesaretleri varsa kötü sicilleriyle hesaplaşmalarıdır. Alevi vatandaşlarımızın hassasiyeti üzerinden kimse siyaset yapmamalı. Hele hele istismara tevessül etmemelidir. Nifak siyaseti bu ülkeye geçmişte sadece zarar vermiştir. Kutuplaştırma siyaseti bu millete çok büyük acılar yaşatmıştır. Bunların tekrarlanmasına Allah'ın izniyle müsaade etmeyiz. Bin yıllık kardeşliğin örselenmesine, yaralanmasına, zayıflatılmasına göz yummayız. Böyle bir siyasete, ne prim veririz ne de geçit veririz."

Başkan Erdoğan, geçen hafta "Mah-ı Muharrem Oruç Açma Lokması" programında bir araya geldikleri, aynı muhabbet sofrasını paylaştıkları, aynı duaya amin dedikleri Alevi vatandaşlara teşekkürlerini ileterek, "Peygamber Efendimizin, Allah'ın ayı olarak tarif ettiği, Muharrem ayında tutulan oruçların edilen duaların kabul olmasını niyaz ediyorum. 'Cennet gençlerinin seyyidi' Hz. Hüseyin Efendimizi ve 72 yol arkadaşını, şehadetlerinin 1387'nci sene-i devriyesinde bir kere daha rahmetle, tazimle yad ediyorum. Rabb'im birliğimizi, dirliğimizi, ezeli ve ebedi kardeşliğimizi daim eylesin." ifadelerini kullandı.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin