Fotoğraf-AA
Bakan Uraloğlu, projenin mevcut aşamasına ilişkin soruya verdiği yanıtta, Türkiye ve Suudi Arabistan'ın uzun süredir teknik çalışmalar yürüttüğünü belirterek, Başkan Recep Tayyip Erdoğan ile Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın talimatları doğrultusunda sürecin hız kazandığını ifade etti.
Riyad'dan hareket edecek trenlerin Ürdün ve Suriye üzerinden Türkiye'ye ulaşacağını belirten Uraloğlu, söz konusu hattın Avrupa'ya kadar uzanan yeni bir ulaştırma koridoru oluşturacağını söyledi. Bakan Uraloğlu, "Bu güzergâh üzerinden taşınacak yükler doğrudan Avrupa'ya ulaşabilecek. Aynı zamanda karbon emisyonunu azaltacak önemli bir demiryolu ağı kurulmuş olacak" değerlendirmesinde bulundu.
KÖRFEZ ÜLKELERİ DE DAHİL EDİLECEK
Projenin yalnızca dört ülkeyle sınırlı kalmayacağını belirten Uraloğlu, Körfez ülkelerinin de sisteme entegre edilmesinin planlandığını açıkladı. Uraloğlu, hattın gelecekte Kuveyt, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman'a bağlanabileceğini, ilerleyen süreçte Yemen'in de gündeme gelebileceğini söyledi.
Bakan Uraloğlu, proje sayesinde Uzak Doğu'dan gelen yüklerin Körfez üzerinden demiryoluna aktarılıp Türkiye üzerinden Avrupa'ya taşınabileceğini belirterek, bunun küresel tedarik zinciri açısından önemli bir alternatif oluşturacağını ifade etti.
Fotoğraf-Al Jazeera
400 KİLOMETRELİK EKSİK HAT TAMAMLANACAK
Projenin ne kadar sürede hayata geçirileceğine ilişkin soruyu da yanıtlayan Uraloğlu, Suudi Arabistan'ın Ürdün sınırına kadar olan bölümünü büyük ölçüde tamamladığını, Türkiye tarafında ise Gaziantep, Kilis ve İslahiye'ye kadar olan altyapının hazır olduğunu söyledi.
Eksik kalan kısmın Suriye ile Ürdün arasındaki yaklaşık 400 kilometrelik bölüm olduğunu belirten Bakan Uraloğlu, "Bazı bölümlerin yeniden yapılması, bazı bölümlerin ise rehabilite edilmesi gerekiyor. Teknik çalışmalar tamamlandıktan sonra maliyet ve finansman modeli netleşecek. Süreci doğru yönetebilirsek hattı 3 ila 4 yıl içerisinde tamamen işler hale getirebiliriz" dedi.
SADECE YÜK DEĞİL YOLCU DA TAŞIYACAK
Demiryolu hattının yalnızca yük taşımacılığı amacıyla kullanılmayacağını ifade eden Uraloğlu, kutsal topraklara gidecek yolcuların da bu hattı kullanabileceğini söyledi.
Bakan Uraloğlu, Mekke ve Medine'ye kadar uzanabilecek bağlantıların değerlendirildiğini belirterek, yolcu taşımacılığı ve turistik seyahatlerin de projenin önemli unsurları arasında yer aldığını kaydetti.
PETROL VE DOĞALGAZ İÇİN ALTERNATİF GÜZERGAH
Röportajda petrol taşımacılığına ilişkin soruları da yanıtlayan Uraloğlu, hattın petrol sevkiyatında kullanılabileceğini belirtti. Hürmüz Boğazı'nda yaşanan krizlerin ulaştırma koridorlarının önemini bir kez daha ortaya koyduğunu ifade eden Uraloğlu, projenin tamamlanması halinde enerji ve ticaret akışının kesintiye uğramasını önleyebilecek önemli bir alternatif oluşturacağını söyledi.
Demiryolunun yanı sıra otoyol, enerji nakil hattı ve iletişim altyapısının da aynı koridor içerisinde değerlendirildiğini açıklayan Uraloğlu, bölgenin gelecekte entegre bir ulaştırma ve enerji ağına kavuşabileceğini dile getirdi.
"SİYASİ İRADE VAR, GERİSİ KOLAY"
Projenin hangi aşamada olduğu yönündeki soruyu da yanıtlayan Bakan Uraloğlu, Türkiye ve Suudi Arabistan'ın projeyi hayata geçirme konusunda tam mutabakat içerisinde olduğunu söyledi.
Başkan Erdoğan ile Veliaht Prens Selman'ın projeye güçlü destek verdiğini vurgulayan Uraloğlu, "En önemli konu siyasi iradenin ortaya konulmuş olmasıdır. Her iki ülke de bu projeyi gerçekleştirme konusunda kararlı" ifadelerini kullandı.
SURİYE'DE ALTYAPI YENİDEN İNŞA EDİLECEK
Suriye'deki mevcut demiryolu altyapısına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Uraloğlu, Türkiye sınırından Halep'e kadar olan yaklaşık 100 kilometrelik bölümün savaş nedeniyle büyük ölçüde tahrip olduğunu söyledi.
Halep ile Şam arasındaki hattın çalışabilir durumda olduğunu belirten Bakan, Şam ile Amman arasındaki eksik bölümlerin de projeyle birlikte yeniden inşa edileceğini kaydetti.
IMEC'E ALTERNATİF OLACAK
Uraloğlu, Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru (IMEC) ile ilgili soruya verdiği yanıtta ise Türkiye ve Suudi Arabistan öncülüğündeki projenin daha kapsamlı olduğunu savundu.
IMEC'in deniz-kara-deniz şeklinde ilerleyen bir model içerdiğini belirten Bakan Uraloğlu, yeni koridorun ise kesintisiz demiryolu ve karayolu bağlantılarıyla Avrupa'ya ulaşacağını ifade ederek, "Daha fazla ülkeyi içine alan ve daha fonksiyonel bir projeden bahsediyoruz" dedi.
Projenin yalnızca ekonomik bir yatırım olmadığını vurgulayan Uraloğlu, Türkiye ile bölge ülkeleri arasındaki tarihi ve kültürel ilişkilerin de bu sayede güçleneceğini söyledi.
Demiryolu hattının dost ve kardeş ülkeler arasındaki etkileşimi artıracağını belirten Bakan Uraloğlu, ulaştırma projelerinin aynı zamanda bölgesel istikrar ve iş birliğine katkı sağlayacağını ifade etti.
KALKINMA YOLU PROJESİ DE GÜNDEMDE
Röportajda Kalkınma Yolu Projesi'ne de değinen Uraloğlu, Irak'ın Fav Limanı'ndan başlayarak Türkiye üzerinden Avrupa'ya ulaşacak koridor için hazırlıkların tamamlandığını açıkladı.
Irak'ta yeni hükümetin kurulmasının ardından sürecin yeniden hızlanmasını beklediklerini belirten Uraloğlu, hem Kalkınma Yolu hem de Suudi Arabistan-Türkiye Demiryolu Projesi'nin birbirinin alternatifi değil tamamlayıcısı olduğunu vurguladı.
"BÖLGEDEKİ DENGELERİ DEĞİŞTİRECEK"
Hürmüz Boğazı'nda yaşanan krizlerden çıkarılan en önemli dersin alternatif ulaştırma koridorlarının oluşturulması olduğunu belirten Bakan Uraloğlu, mevcut güzergâhların risklere karşı dayanıklı hale getirilmesi gerektiğini söyledi.
Türkiye'nin son yıllarda ulaştırma altyapısına 355 milyar dolarlık yatırım yaptığını hatırlatan Uraloğlu, ülkede yapımı süren 4 bin 464 kilometrelik hızlı tren hattıyla birlikte Türkiye'nin bölgesel lojistik merkez olma hedefini güçlendirdiğini ifade etti.
Uraloğlu, Türkiye ile Suudi Arabistan arasında kurulacak yeni demiryolu koridorunun yalnızca iki ülkeye değil, tüm bölgeye hizmet edeceğini belirterek, projenin tamamlanmasıyla Ortadoğu'daki ticaret ve ulaştırma dengelerinin önemli ölçüde değişeceğini sözlerine ekledi.