Kemal Kılıçdaroğlu'ndan bir "arınma" çağrısı daha: CHP haramın ve kirlenmişliğin sığınağı asla olamaz
Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisine yönelik ikinci "arınma" çağrısıyla siyaset gündemine bomba gibi düştü. Partisine yönelik sert mesajlar veren Kılıçdaroğlu, “Cumhuriyet Halk Partisi haramın ve kirlenmişliğin sığınağı asla olamaz” diyerek siyasette ahlak ve vicdan vurgusu yaptı. Açıklamalarına tehditlere de boyun eğmeyeceğini de belirten Kılıçdaroğlu, “İftiralarınız da tehditleriniz de vız gelir” dedi.
CHP'de yolsuzluk, rüşvet ve şaibeli kurultay skandalları parti içerisindeki krizi derinleştirirken eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Yolsuzluk şüphelilerini partiden arındırın" çıkışına bir çağrı daha geldi.
Hatırlanacağı üzere CHP'de Özkan Yalım'dan sonra Muhittin Böcek ve ailesinin etkin pişmanlıktan yararlanıp itirafçı olması CHP'deki kriiz gözler önüne sermişti.
CHP'nin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bir kez daha "arınma" çağrısında bulundu. Kılıçdaroğlu, yayımladığı uzun mesajında siyasette temiz yönetim ve ahlak vurgusunu ön plana çıkardı. Açıklamasına, "Bir milletin geleceği, siyasetin aklıyla, vicdanıyla ve ahlakıyla şekillenir" sözleriyle başlayan Kılıçdaroğlu, kirlenen siyasetin topluma büyük zarar verdiğini savundu.
Kemal Kılıçdaroğlu, "Milletin helal sofraları, temiz siyasetle bereketlenir. Çünkü kirlenen siyaset, önce vicdanı çürütür; sonra ahlakı yok eder ve en sonunda da gözünü milletin ekmeğine diker" ifadelerini kullanırken, siyasetin temiz tutulmasının herkes için "namus borcu" olduğunu söyledi.
CHP'YE "AĞIR SORUMLULUK" MESAJI
Mesajında Cumhuriyet Halk Partisi'ne özel vurgu yapan Kılıçdaroğlu, en büyük sorumluluğun CHP'lilere düştüğünü belirtti. CHP'yi "koca bir çınar" olarak nitelendiren Kılıçdaroğlu, partinin Türkiye'nin siyasi tarihinde önemli bir direniş sembolü olduğunu savundu.
Kemal Kılıçdaroğlu, "Cumhuriyet Halk Partisi bu milletin yokluk içinden ayağa kalkma iradesidir. Darbeler görmüştür; boyun eğmemiştir. Kapatılmıştır, teslim olmamıştır. Baskılar yaşamıştır ama asla çökmemiştir" sözleriyle partinin geçmişine gönderme yaptı.
"CHP BİR EMANETTİR, KİRLETİLEMEZ"
Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarındaki en dikkat çeken bölümlerden biri ise CHP'nin manevi kimliğine yönelik ifadeleri oldu. CHP'nin kurucusunun Gazi Mustafa Kemal Atatürk olduğunu hatırlatan Kılıçdaroğlu, partinin sıradan bir siyasi yapı olmadığını söyledi.
Kemal Kılıçdaroğlu, "Cumhuriyet Halk Partisi, kurucusu Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk olan ve milletimizin istiklal iradesinin üzerinde tecelli ettiği bir ruhtur. Ruhaniyete ihanet olmaz" ifadelerini kullandı.
Partiyi "kutsal emanet" olarak tanımlayan Kılıçdaroğlu, "Cumhuriyet Halk Partisi bize bırakılmış bir miras değildir. Partimiz, bizlere kutsal bir emanettir. Emanet kirletilemez, emanete kara leke alınamaz" şeklinde konuştu.
Kılıçdaroğlu sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:" Değerli dostlarım, cesur yol ve dava arkadaşlarım ve bu güzel ülkenin vicdan sahibi asil yurttaşları…
Bir milletin geleceği siyasetin aklıyla, vicdanıyla ve ahlakıyla şekillenir. Milletin helal sofraları temiz siyasetle bereketlenir. Çünkü kirlenen siyaset önce vicdanı çürütür, sonra ahlakı yok eder ve en sonunda da gözünü milletin ekmeğine diker.
- İşte bu yüzden siyaseti temiz tutmak ve milletin sofrasına bereketi taşımak, bu ülkede siyaset yapan herkesin namus borcudur. Ve dostlarım, bu ağır sorumluluk herkesten önce ve herkesten daha fazla Cumhuriyet Halk Partililerinin görevidir.
- İkincisi, koca bir çınardır Cumhuriyet Halk Partisi. Bu milletin yokluk içinden ayağa kalkma iradesidir. Darbeler görmüştür, boyun eğmemiştir. Kapatılmıştır, teslim olmamıştır. Baskılar yaşanmıştır ama asla diz çökmemiştir. Teslim alınamamıştır.
- Dostlarım, Cumhuriyet Halk Partisi kurucusu büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk olan ve milletimizin istiklal iradesinin üzerinde tecelli ettiği bir ruhtur. Ruhaniyete ihanet olmaz. Cumhuriyet Halk Partisi bize bırakılmış bir miras değildir. Partimiz bizlere kutsal bir emanettir. Emanet kirletilemez, emanete kara çalınamaz.
- Kardeşlerim, hele ki bu ulu çınarın gölgesinde haramın ve kirlenmişliğin sığınağı asla olamaz. Gerektiğinde arınmasını da bilir, iç muhasebesini yapmasını da bilir ama yolundan dönmez. Çünkü bu yürüyüş bir iktidar yürüyüşüdür. Halkın umudunu yeniden ayağa kaldırma yürüyüşüdür. Benden susmamı veya başka şeyler söylememi bekleyenler var. Beni iyi dinleyin: Kemal Kılıçdaroğlu milletin ve partisinin çıkarlarını kendi ikbali için müzakere etmez. Bin kere toprak olur da bin kez çiçek açar namuslu, dürüst evlatlarının elinde. Ama eğilip bükülmez.
- İftiralarınız da, tehditleriniz de vız gelir. Ben doğruyu söylerim, ben hakikatin yanında dururum. Bakınız, 70 yılı aşkın ömrünü bu halkın adalet kavgasına adamış, boğazından tek bir haram lokma geçmemiş ve evlatlarına bırakacağı tek mirası verdiği ahlak kavgası olan Bay Kemal'den hiç kimse başka şey söylemesini asla beklemez.
Aklımız nefsimize uymasın. Yolumuz dürüstlükten ayrılmasın. Rehberimiz vicdanımız olsun. Sağlıcakla kalın, benim sevgili yurttaşlarım."
Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisine yönelik "arınma" çağrısıyla siyaset gündemine bomba gibi düştü. Takvim Gazetesi Yazarı Ekrem Kızıltaş, Kılıçdaroğlu'nun 2010'dan bu yana partiyi sürüklediği eksen kaymasını, milli çıkarlara karşı alınan tavırları ve son dönemde ayyuka çıkan yolsuzluk iddialarını A Haber ekranlarında masaya yatırdı. Kızıltaş, Kılıçdaroğlu'nun bugünkü tespitlerinin doğru olduğunu ancak partinin bu hale gelmesinde kendi döneminin büyük payı olduğunu vurguladı.
BA'DE HARAB'ÜL CHP: KASETLE GELEN SÜREÇ
Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarını "Ba'de harab'ül Basra" sözüyle değerlendiren Ekrem Kızıltaş, "Sayın Kılıçdaroğlu büyük çapta doğruları söylüyor ama partinin geldiği noktada bu söz çok yerinde oluyor. 2008-2009 yıllarında Onur Öymen'in uluslararası mihrakların Baykal'ı gönderip yerine Kılıçdaroğlu'nu getireceği yönündeki iddiaları bugün doğrulanmış durumda" ifadelerini kullandı. Kızıltaş, o dönem yaşanan kaset operasyonunu hatırlatarak, "Hayır aday değilim dediği halde Kılıçdaroğlu'nun aday yapıldığı o süreci hepimiz biliyoruz" sözleriyle aktardı.
MİLLİ MESELELERDE CHP'NİN "HAYIR" KARNESİ
CHP'nin 2010'dan itibaren temel esaslarından uzaklaştığını belirten Kızıltaş, "Kılıçdaroğlu ile birlikte CHP, devletçilik refleksini rafa kaldırdı. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin sınır ötesi operasyonları için gereken teskerelere 'hayır' diyen, S-400 savunma sistemlerine 'kim bize saldıracak' diyerek karşı çıkan bir yapıya dönüştüler" dedi. Partinin dış politika karnesini eleştiren Kızıltaş, "Etrafındaki emekli diplomat korosunun Mavi Vatan'a 'masal' dediği, Azerbaycan Dağlık Karabağ'da destan yazarken Türkiye'nin oraya cihatçı teröristler gönderdiği iftirasının atıldığı bir dönem yaşadık" şeklinde konuştu.
DUDAK UÇUKLATAN RAKAMLAR VE YOLSUZLUK İDDİALARI
Parti içindeki savrulmanın bugün daha tehlikeli bir boyuta ulaştığını ifade eden Ekrem Kızıltaş, "CHP bugün her zamankinden daha fazla savrulmuş durumda. Tutuklu belediye başkanı sayısı haddi aştı. Ortada dolaşan yolsuzluk rakamları dudak uçuklatıcı seviyede ve artık bunları kimse inkar edemiyor çünkü bizzat belediye başkanları itirafçı olmaya başladı" ifadelerini kullandı. Kızıltaş, partideki kirlenmenin boyutunun artık saklanamaz hale geldiğini vurguladı.
"ARINMA ÇAĞRISI DOĞRU AMA GEÇ KALINMIŞ BİR HAMLE"
Kılıçdaroğlu'nun partiyi haramdan arındırma isteğine katıldığını belirten Kızıltaş, "Kılıçdaroğlu'nun arınma talebine sonuna kadar katılıyorum ancak CHP'nin bugünkü vahametine gelmesinde bizzat Sayın Kılıçdaroğlu'nun yöntemlerinin payı büyüktür" dedi. Partideki hukuki tartışmalara da değinen Kızıltaş, "Şu an ortada bir mutlak butlan davası var. Kılıçdaroğlu'nun geri planda kalıp öne çıkmaması nedeniyle bazı dosyaların kapatıldığını veya sakatlandığını da unutmamak gerekiyor" sözleriyle CHP'deki iç hesaplaşmanın derinliğine dikkat çekti.

