CHP'li Uyanık'tan şaibeli kurultay itirafı! A Haber'de skandal sözlere tepki: Korkunç bir çürümüşlük

CHP'de şaibeli kurultay davası sürecinde gözler 15 Eylül'de yapılacak duruşmaya çevrilirken parti içinde ise kriz devam ediyor. CHP eski Bitlis İl Başkanı Veysi Uyanık, katıldığı bir televizyon programında Özel'i destekleme karşılığında delegelere para dağıtıldığını itiraf etti. Ekrem İmamoğlu, Özgür Özel'i desteklememi istedi." diyen Uyanık, "Kurultaydan TBMM'ye gittiğimizde bir kargo poşeti içerisindeki 100 bin lirayı delegelere dağıtmam söylendi. İmamoğlu delegelere verilecek parayı Özgür Karabat'tan alacağımı söyledi." itirafında bulundu. Uzman isimler ise şaibeli kurultay itiraflarını Merve Tepe’nin sunduğu Satır Arası programında masaya yatırdı. Gazeteci Murat Özer, skandal itirafların korkunç bir çürümüşlüğün ekranlara yansımış hali olduğunu belirtirken Hukukçu Pınar Kandemir Hacıbektaşoğlu ise "Şu konuşma artık en azından ara karar niteliğinde. Genel başkan ve yönetiminin görevden el çektirilmesi için bana göre tedbir için yeter de artar" dedi.
CHP'deki şaibeli kurultay süreci skandalı bir kez daha gündeme bomba gibi düştü. Eski Bitlis İl Başkanı Veysi Uyanık, bir televizyon kanalına katılarak kurultay öncesi ve sırasında yaşananları tek tek anlattı.
(Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü)
Eski Bitlis İl Başkanı Veysi Uyanık, bir televizyon kanalına katılarak kurultay öncesi ve sırasında yaşananları tek tek anlattı. Veysi Uyanık, CHP'nin 38. Olağan kurultayından bir hafta kadar önce CHP İstanbul Milletvekili Özgür Karabat'ın kendisini İstanbul'a görüşme için davet ettiğini söyledi. Uyanık, otelde Özgür Karabat, Ekrem İmamoğlu ve Metin Kaya ile toplantı yaptıklarını belirterek, Ekrem İmamoğlu'nun Özgür Özel'i desteklemelerini istediğini, diğer detayları ise Özgür Karabat ile halletmesini söylediğini anlattı.
(Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü)
"200 BİN LİRAYA ANLAŞTIK"
Uyanık, kurultaydan TBMM'ye gittiklerinde Karabat'ın bir kargo poşeti içerisindeki 100 bin lirayı elden verip delegeleri dağıtmasını istediğini itiraf etti. Uyanık şu ifadeleri kullandı: "Otelde, ben, Özgür Karabat, Metin Kaya, Ekrem Bey geldi, toplantı odasında oturduk. Ekrem Bey bu süreçte onları desteklemem gerektiğini, bu değişimi yapmamız gerektiğini, herhangi bir konu, bir şey olursa Özgür Karabat'la çözeceğimizi söyledi. Biz döndük, geldik Ankara'ya, Meclis'e uğradım. Ya dedim, herkese para pul dağıtıyorsunuz. Tabii o arada Turan Güneş de, bunlar bir ofis açmışlar; Özgür Özel, Veli Ağbaba, Tekin Bingöl, Bülent Tezcan falan, bütün A takımı orada, çalışmalar oradan yürütülüyorlar. İmza istediler. İmza vermeden önce de işte, ben baktım herkese para, pul, vaatlerde bulunuyor. Ben de dedim ki Özgür Karabat'a, 'ya, bizim delegelere ne vereceksin?' dedim. Ya bu Meclis'te, odasında oluyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki odasında oluyor. Dedi, 'ya işte bir 100 bin lira verelim.' Ya dedim, 'ayıptır, 100 bin lira olur mu?' dedim. Yani 200 bin liraya anlaştık. Dedim, '100 bin lirasını il başkanımıza ver, ben de 100 bin lirayı alıp delegelere dağıtacağım.' Dedim, 'market kartı da var, ondan da verelim' dedi."
(Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü)
CHP'Lİ UYANIK'IN KURULTAY İTİRAFLARI A HABER'DE MASAYA YATIRILDI
Uzman isimler ise şaibeli kurultay itiraflarını Merve Tepe'nin sunduğu Satır Arası programında masaya yatırdı.
"UTANÇ VERİCİ"
Gazeteci Murat Özer, skandal itirafları korkunç bir çürümüşlüğün ekranlara yansımış hali olduğunu belirterek, "Şimdi öyle bir şey izledik ki bu kadar korkunç bir çürümüşlüğün aslında ekranlarda yayınlamış olmak bile medya açısından bu tabii ki utanç verici. Şu anda ekrandaki kişi rüşvet aldığını o kadar gayet normal olarak anlatıyor ki diyor ki 'Ankara'nın ortasına karargah kurmuşlardı zaten gelene geçene para dağıtıyorlardı. Ben de gittim dedim ki bana ne kadar vereceksin? Ve pazarlık ettim' diyor. Yani bu kadar yüzsüzlük, bu kadar onursuzluk, bu kadar Türk siyasetine ayakları düşürmek olamaz. Yaptığı şeyin büyük bir suç olduğunun farkında ve mahkeme de zaten kendisini çağırmış. Gitmiş ifadesini de vermiş ondan dolayı bu kadar net bir şekilde ekranda anlatıyor. Çünkü bu söylediklerinin tamamını mahkemede ifade olarak vermiş zaten. " dedi.
"CHP BU ŞAİBEDEN SONRA KENDİSİNİ BİR BÜTÜN OLARAK YENİDEN REVİZE ETMELİ"
Ahlaki boyuta takıldığını söyleyen Gazeteci Murat Özer devamında şöyle konuştu: "Bir kişi rüşvet aldığını ve bu rüşvet pazarlığından beslenerek oturup milletvekili ile Meclis çatısı altında 'karargah dağıtmışsınız para dağıtıyorsunuz biraz da bize para verin, benim altı delegem var onun için 100 yetmez 200 ver." diye anlatıyor. Bu kişinin yalan söylediğini varsayalım, sadece itham etmek için söylüyorum. Bunu normal bir şey olduğunu anlatıyor. Her hareketiyle diyelim ki her şey yalan, şöyle ki yalan olmadığını düşünüyorum. CHP içerisinde delegenin oyunun satın alınabileceğini bunun son derece normal bir şey olduğunu, delegelerin para karşılığında oylarını değiştirebildiklerini o kadar net ve o kadar pervasızca anlatıyor ki, bu siyasetin gelmiş olduğu en korkunç çürümüşlüğüdür. Kemal Kılıçdaroğlu'nun mağlup olduğu seçimde o gün neden hepimiz çok şaşırdık? Çünkü Kemal Bey'e aday gösterilirken verilen imzayla kendisine aday gösterilen insanlar kadar oy çıkmadı oradan. Bu nasıl oldu dedik? Türk siyaseti Cumhuriyet Halk Partisi'nde ortaya çıkan bu korkunç patlayan şaibeden sonra kendisini bir bütün olarak yeniden revize etmeli. Siyaset böyle bir şey değil. Siyaset böyle rant devşirilecek bir şey değil. Bu korkunç, inanılmaz. Bakın depremin üzerinden iki yıl geçti bugün sayın Cumhurbaşkanımız Malatya'da 300 bininci konutu testim etti."
(Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü)
"BU TEDBİRİ VERMEMEK BÜYÜK BİR ZARAR GETİRİR"
Avukat Pınar Kandemir Hacıbektaşoğlu ise skandal ifadelerin hukuki boyutunu değerlendirdi.Hacıbektaşoğlu şu ifadeleri kullandı: Bu tarz davalarda bu beyefendinin yapmış olduğu açıklama 'gerçekten bu konuşmayı yapıyor mu, yapay zeka mı konuşuyor?' gibi bir sürü şey söylenebilir. Ancak mahkemeler böyle durumlarda kuvvetli yaklaşık ispat şartını ararlar. Yüzde 100 olmak zorunda değil, yüzde 100 bu kişi şu anda böyle konuştu ama başka bir şey mi, doğru mu söylüyor? Ancak şu an hepimiz bir şey izliyoruz. Mahkeme hakimi de aynen öyle. İstanbul dosyasındaki 45. Asliye Hukuk Mahkemesi aynı şeyi yaptı. Oda dosyasına verilen bu ses kayıtlarını dinledi 'ispata yaklaştım ben burada' şu an bu tedbiri vermemek büyük bir zarar getirir.
"GENEL BAŞKAN VE YÖNETİMİNİN GÖREVDEN EL ÇEKTİRMESİ İÇİN BANA GÖRE TEDBİR İÇİN YETER DE ARTAR"
Yapılan beyanların ara karar niteliğinde olduğunu vurgulayan Hacıbektaşoğlu, "Bu beyan 15 Eylül'deki mahkeme için artık İstanbul'daki tedbir davasında olmasa bile şu konuşma artık en azından ara karar niteliğinde. Genel başkan ve yönetiminin görevden el çektirmesi için bana göre tedbir için yeter de artar. Bu Uyanık'ın söyledikleri tedbiren 15 Eylül'de bir karar için yeterlidir." şeklinde konuştu.




