Etnospor Kültür Festivali için geri sayım! Bilal Erdoğan'dan A Haber'de yerli ve milli miras vurgusu: Eski tip aydın sınıf tasfiye oluyor
İstanbul Atatürk Havalimanı’nda 22-25 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek Etnospor Kültür Festivali, bu yıl da renkli etkinliklere ev sahipliği yapacak. Festivalde okçuluk, atlı sporlar ve yağlı güreş gibi geleneksel sporlar izlenebilecek. Ziyaretçiler ata binip ok atabilecek, çocuklar ve aileler için özel etkinlikler de yer alacak. Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan, konuk olduğu A Haber yayınında festival ve gençliğe yönelik projelere ilişkin soruları yanıtladı. Bilal Erdoğan Etnospor'un kültürel etkileşimi sağladığını belirterek "İlk başladığımızda Anadolu’nun geleneksel sporlarını yansıtmayı hedeflerken, uluslararası yönünü de güçlendirmeye çalıştık. Etnospor festivali herkese hitap ediyor. Batı ülkeleri de aslında buna çok saygı gösteriyor. Kültürel değerlerimizi yeni nesile aktarmalıyız. " dedi. Festivalin herkese hitap ettiğini vurgulayan Erdoğan "Kültürel sporları yaşatmak için uğraşıyoruz. Batı ülkeleri de aslında buna çok saygı gösteriyor. Dünya barışına da katkı sağlayacak bir şey. " şeklinde konuştu. Aile önemine değinen Bilal Erdoğan "Gelenek ailede başlar ve yaşar" dedi. Erdoğan festivale 400 bin öğrenciyi getirmek istediklerini de ekledi. Fenerbahçe'ye başkan adayı olup olmayacağı sorusuna Bilal Erdoğan "Aday değilim" dedi. Sıfır Atık projesine değinen Bilal Erdoğan Türkiye'nin bu konuda öncülük yaptığını belirterek "Sıfır Atık'ı hayat tarzı olarak benimsemeliyiz" dedi. Bilal Erdoğan yerli mirasına vurgu yaparak "Dede Efendi'yi bilmeden güzel sanatlar okunur mu müzik okunur mu okunmaması lazım ama o hani kaybetmişliğin verdiği bir kompleksi yaşadı bizim entelektüel kesimimiz aydınımız. O aydın sınıf şimdi bence artık tasfiye oluyor." ifadelerini kullandı.
İstanbul Atatürk Havalimanı'nda 22-25 Mayıs'ta düzenlenecek 7. Etnospor Kültür Festivali'nin öncesinde etkinliği için geri sayım başladı. A Haber canlı yayınına katılan Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan Etnospor'un kültürel etkileşimi sağladığını belirterek "İlk başladığımızda Anadolu'nun geleneksel sporlarını yansıtmayı hedeflerken, uluslararası yönünü de güçlendirmeye çalıştık. Etnospor festivali herkese hitap ediyor. Batı ülkeleri de aslında buna çok saygı gösteriyor. Kültürel değerlerimizi yeni nesile aktarmalıyız. " dedi.
BİLAL ERDOĞAN A HABER'DE!
Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan A Haber'e konuk olurken Etnospor Kültür Festivali ve Konfederasyonun gençliğe yönelik çalışmalara ilişkin soruları yanıtladı.
Bilal Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:
İlk başladığımızda Anadolu'nun geleneksel sporlarını yansıtmayı hedeflerken, uluslararası yönünü de güçlendirmeye çalıştık.
Etnospor ile kültürel etkileşimi sağlıyoruz. Toplumun yarısından fazlası spora uzak. Etnospor festivali herkese hitap ediyor. Kültürel değerlerimizi yeni nesile aktarmalıyız. Yani biz bunu 2015 yılında Kırgızistan'da kurduk. Dünya göçebe oyunlarının partner organizatörü olarak da görev yaptık. O günden bugüne bütün dünya göçebe oyunlarını organizasyonunda da görev aldık ama tabii ki biz bunu büyütmeye devam ettik.

100'ÜN ÜZERİNDE ÜLKEDEN SPORCU KATILIYOR
Çünkü geleneksel sporlar dediğimiz zaman sadece Anadolu'dan veya Türk dünyasından ibaret bir meseleden bahsetmiyoruz. Gerçekten bütün dünyanın kültürel renkliliği aslında geleneksel sporlarda karşılığını buluyor. Dolayısıyla şu anda bizim 27 ülkeden 42 üyemiz var. Bunlar federasyon olanlar var, dernek olanlar var. Vesaire hedefimiz aslında 50-60 ülkeye önümüzdeki 35 yıl içerisinde ulaşıp ulaşmak. Zaten bizim her yıl düzenlediğimiz Etnospor forumlarımıza 60 ülkenin üzerinde katılım oluyor.
Evet, dünya göçebe oyunlarına yüzün üzerinde ülkeden sporcu katılıyor. Dolayısıyla dünya geleneksel sporları dediğimiz zaman gerçekten 100 ülkenin üzerinde bir dünyadan bahsediyoruz. Şimdi işin felsefesi aslında dünyanın bu kültürel renkliliğini yaşatmaya devam etmek neden? Yani 200 yılı aşkın bir batı medeniyetin hegemonyası var. Dünyada ve kültürel bir benzeşme yani globalleşme de diyorlar. Küreselleşme diyorlar. Dünya büyük bir köye dönüyor diyorlar ama bu olurken görüyoruz ki insanların daha çok birbirine benzemesini hedefleyen sanki bir akıl işliyor.
Bu kimi yerde kapitalist ekonominin insanları biraz böyle müşteri gözüyle bakması ve egemen toplulukların kendi ürünlerini bütün dünyaya satmaya çalışması gay gayesinden de kaynaklanıyor ama öbür taraftan da tabii ki batı kültürünün kendini başka kültürlerden daha üstün gördüğü bir yaklaşımın da buna sebep olduğunu söyleyebiliriz. Burada diyoruz ki dünyanın bütün kültürleri, saygın bütün kültürleri. Kendi toplumlarında kendi coğrafyalarında, ülkelerinde yaşamayı, öz güvenle yaşamayı hak ediyor ve bu çok saygın bir şey. Onu sağlamamız için insanların kendine ait olanı komplekssiz bir şekilde sunabilmesini de sağlamamız gerekiyor. Bunun ortamında hazırlamamız gerekiyor. Sporlar böyle bir alan.
1 MİLYONUN ÜZERİNDE KATILIMCI BEKLİYORUZ
Katılımda her geçen yıl artışımız var. Elbette daha da önemlisi biz her sene etkinlik bittikten sonra katılımcılara soruyoruz, nasıl diye eksiklerimizi gidermeye çalışıyoruz. Onlardan yeni ipuçları almaya çalışıyoruz. Gelecek sene bu işi daha iyi yapalım diye bunları planlıyoruz. Onun dışında da kamuoyuna da soruyoruz. Mesela Etnospor'u biliyor musunuz diye soruyoruz. Herkesin aklında da hemen festival geliyor İstanbul'da. Dolayısıyla artık Etnospor'un ve Etnospor festivalinin bilinirliği de artıyor, insanlar geldikleri zaman da keyif alıyor. Alanı daha kompak hale getirmeye çalışıyoruz. Daha rahat gezilir hale getirmeye çalışıyoruz. İnsanlar işte metrodan veya otobüsten çok fazla yürümesin. Çok fazla yorulmasın. Hani bütün gününü rahatça geçirebilsin diye hedefliyoruz. Bu 4 gün çok perşembe pazar çok havanın açık olacağı güzel günler olarak gözüküyor. Çok gölgelik alanlar oluşturmaya çalışıyoruz, insanların susuz kalmaması için bol miktarda su ikram etmeyi planlıyoruz. Yani perşembe cuma 300-400 bin okul öğrencisinin geldiği bir alanda hafta sonu teveccühü ile biz genelde hani 700, 800 bin , 1 milyon gibi oralarda bir kalabalık bekliyoruz doğrusu.
Ama bizim için önemli olan ne kadar kalabalık geldiğinden ziyade ne kadar insan bu etkinlikleri yaptı. Mesela kaç kişiyi ata bindirdi, kaç kişiye Özbek pilavı yedirdik. Ben onları daha çok merak ediyorum. Çünkü gerçekten önemli olan o hissi yaşamak ne bileyim. O çocuk kaç çocuk acaba buraya geldiğinde ilk defa bir atı görüyor, dokunuyor. Ben orasına çok gerçekten heyecan duyuyorum. Yani İstanbul'daki kültürsever, çoluk çocuk yediden yetmişe insanlar Azerbaycan'ı öğrenecek. Türkmenistan'ı, Kazakistan'ı, Kırgızistan'ı bizim kardeş topluluklarımızın orada varlığını görecek. Bunun da Türkiye için çok büyük bir kazanım olduğunu düşünüyorum.

Etnospor'a katılım ücretsiz ve 27 ülkede 42 üyesi var. Merhamet bizim sporumuza da yansımış. Festivale 400 bin öğrenciyi getirmek istiyoruz. Festivale 1 milyonun üzerinde katılımcı bekliyoruz.
7'DEN 70'E HERKESE HİTAP EDEN FESTİVAL
Gerçekten yediden yetmişe herkese hitap eden bir festival. Yani burada yaşı ileri olan insanlar nostalji yapma fırsatı bulmuş oluyor.
Ne zamandır görmemiştim, ne zamandır at binmemiştim, ne zamandır bu el sanatları nasıl yapıldığını görmemiştim. Bunu işte benim filanca dedem anlatırdı. Yapardı falan gibi böyle mirası ait çok fazla ögenin olduğunu görecekler ama çocuklar için de çok fazla eğlencenin olduğu bir mekandan bahsediyoruz. Hanımlar için çok fazla eğlencenin el sanatlarının bir çok yeme içme alanlarının olduğu. Mesela Özbek pilavını milletin gözünün önünde büyük tencerelerde yapıyorlar. Hanımlar bakıyor, ne koydun onu ne de 10'a çıkarttın falan böyle sorular gerçekten çok keyifli bir alan.
GELENEK AİLEDE BAŞLAR
Tabii bu sene aile yılı. Aile yılı olmasını ben özellikle çok çeşitli vesilelerle vurguluyorum. Aile yılı olduğu için de gelenek ailede başlar temasıyla organize ediyorsunuz.
2025 Cumhurbaşkanımız tarafından aile yılı ilan edildi. Bunun bir çok sebebi var aslında. Onları da ayrıca belki konuşmak lazım ama aile yılı vesilesiyle biz buna gelenek ailede başlar dedik. Çünkü gerçekten gelenek hani biz sonuçta ne diyoruz? Bir milletin kimliğinin korunmaya ihtiyacı var. Kültürünün korunmaya ihtiyacı var.
ADETLERİMİZİ YENİ NESİLLERE AKTARMAMIZ LAZIM
Biz Türkiye açısından konuşacak olursak kendi kimliğimizi yani bizi biz yapan neler varsa yani kendimize ait hasletlerimiz, huylarımız var. Gelenek göreneklerimiz var, adetlerimiz var, bunları yeni nesillerimizi aktarmamız lazım, az önce bahsettiğim o felsefenin parçası olarak ülkemiz için kıymetli değerli. Kimliğimizi kaybederek kendimize ait bir gelecek kuracağımızı nasıl düşünebiliriz? Evet yani biz mesela ok atıyoruz değil mi? Ok atarken nasıl ki çekmeniz gerekiyor, kiriş diyoruz biz ona. Çekiyorsunuz geri ondan sonra ileri güçlü bir şekilde gidebiliyor. Yani geçmişinden cesaret almayan, geçmişinden ilham almayan, geçmişinden güç almayan herhangi bir geleceğe yürüyüşün olamayacağını ben düşünüyorum.
Bunu anlattığımız zaman insanlar takdir ediyor. Bu bölgede de İstanbul Havalimanındaki alanda çok geniş bir alanda geleneksel sporlarımız elbette olacak. Bizim yağlı güreşimiz, ciritimiz, kuşak güreşimiz aba güreşimiz, atlı okçuluğumuz hedef okçuluğumuz, menzil okçuluğumuz bunların hepsi olacak.
ZENGİN KÜLTÜRÜ SAĞLAMAYA ÇALIŞIYORUZ
Biz sadece nostalji peşinde değiliz. Sadece geçmişin peşinde değiliz. Biz nesillerimizin geleceğe bu ilhamla bu renklerle, bu karakteristikle yürüyebileceğini daha güçlü bir şekilde yürüyebileceğine inanıyoruz. Yani bir insan benim ne kadar şanlı bir tarihim var, ne kadar derin köklerim, ne kadar zengin bir kültürüm var diye düşünse bu o insanı güçlü yapmaz mı? Tabi ki bunu sağlamaya çalışıyoruz.
Anadolu'nun önemli ustaları orada işte bakır işçiliğini veyahut da ebru ustaları.. Orada yaparken gösterebilecek bazılarını deneyimleme fırsatı bulabilecek isteyenler alıp evin e götürebilecek. Onun dışında mutfağımızdan bahsediyoruz. Özbek pilavının yanında keşkeğimiz, mantımız özellikle yaygın bir şekilde.



