PKK'sından FETÖ'süne, tüm terör örgütleriyle mücadele ettiklerini anlatan Erdoğan, 15 Temmuz gecesine işaret ederek, uçaklara, tanklara, ölüm kusan silahlara göğüslerini siper ettiklerinin, gerektiğinde her türlü riski alarak canlarını ve siyasi ikballerini tehlikeye atmaktan çekinmediklerinin altını çizdi.
Erdoğan, hiçbir zaman ülkenin, milletin ve umudunu kendilerine bağlamış yüz milyonlarca mazlum ve mağdurun hakkını kimseye yedirmediklerini vurgulayarak, Birleşmiş Milletlerden NATO'ya, G20'den diğer yapılara kadar tüm uluslararası platformlarda Türkiye'nin çıkarlarını cesaretle savunduklarını ifade etti.
Rusya-Ukrayna krizi dahil dünyanın en zorlu sınamalarından Türkiye'yi sahili selamete başarıyla çıkardıklarını belirten Başkan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Türkiye'yi bölgesindeki çatışmaların tarafı haline getirmeye çalışanların oyunlarına gelmedik. Savaş ateşine benzin taşıyan değil, akan kanı ve gözyaşını durdurmanın çabasını sergileyen bir ülke olduk. Doğu Akdeniz'den Mavi Vatan'a hiçbir yerde geri adım atmadık. Ne bizim olmayana el uzattık ne de başkalarının milletimizin lokmasına el uzatmasına rıza gösterdik. Siyasette kalbi Türkiye için çarpan herkesle ortak bir paydada buluşmaya çalıştık. 'Önce ülkem ve milletim.' diyen tüm vatandaşlarımıza kapımızı da kollarımızı da sonuna kadar açtık. Elbette bunun için gerektiğinde herkesle görüştük, istişare ettik, haklı eleştirilere kulak verdik. Kimden gelirse gelsin, Türkiye'nin hayrına olacak her teklifi değerlendirdik. Ama siyaseti asla bir at pazarlığı olarak görmedik. 'Ne vereyim ağabeyime?' anlayışıyla siyaset yapmadık. Seç, beğen, al ucuzluğuna kendini kaptıranlardan olmadık. Dün de böyleydik, bugün de böyle davranıyoruz."

"21 YILDA BİZ, LAF ÜSTÜNE LAF KOYMANIN DEĞİL, TAŞ ÜSTÜNE TAŞ KOYMANIN MÜCADELESİNİ YÜRÜTTÜK"
Cumhur İttifakı'nın günlük çıkarlar değil bir ortak değerler ittifakı, Türkiye ortak paydasında buluşanların adresi ve vatanın bekasını her şeyin önünde görenlerin çatısı olduğunu anlatan Erdoğan, bunun dışındaki her şeyin lafügüzaf olduğunu söyledi.
Başkan Erdoğan, son 21 yılda ülkeye neler kazandırdıklarını içeren videoyu katılımcılarla beraber izledikten sonra "Evet, 21 yılda biz laf üstüne laf koymanın değil, taş üstüne taş koymanın mücadelesini yürüttük. Allah'a hamdolsun, ülkemizi her alanda tarihinin en iyi başarılarıyla tanıştırdık. Seçim kampanyası döneminde de eser ve hizmet yolculuğumuzu kesintisiz bir şekilde sürdürdük." ifadelerini kullandı.
"Peki, biz bunlarla uğraşırken CHP Genel Başkanı ne yaptı? Ülkemizin önünü açacak, milletimizin derdine derman olacak hangi teklifi getirdi? Elbette hiçbir şey." diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Dahası bu süreçte CHP Genel Başkanının girdiği işbirlikleri gerçekten çok sancılı, sıkıntılıdır. Bu kişi daha yola çıkarken ilk düğmeyi yanlış ilikledi. Siyasetin omurgası olan, taşıyıcı sütunu olan değerleri göz ardı etti. Ülke ve millete dair meselelerin 'al gülüm ver gülüm' malzemesi yapılamayacağını, yapılmaması gerektiğini aklına getirmedi. Cumhurbaşkanlığı yardımcılıklarının sayısında bunu yaptı. Bakanlıklarla ilgili hususlarda bunu yaptı. Hiçbir hesaba, kitaba dayanmayan sözleriyle bunu yaptı. Batılı büyükelçilerle münasebetlerinde bunu yaptı. İlkeleri, prensipleri, ahlaki ve milli değerleri bir kenara bırakıp sadece kendi kişisel hesabıyla hareket ederek siyaseti kirletti, siyasetin dilini zehirledi. Ağzını her açtığında 'Hesap uzmanıyım.' diyen bu zat, toplam oyları yüzde 1'i dahi bulmayan 4 partiye neredeyse 40 vekil ikram etti."

"BELKİ BİZE DE DÜŞER DİYE HERKES GELİYOR"
Masadan 3 günlüğüne kalkmanın bedelinin, Ankara ve İstanbul büyükşehir belediye başkanlarına verilen cumhurbaşkanı yardımcılığı olduğunu belirten Erdoğan, şunları kaydetti:
"Hale bak ya. Yani bu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı 4 yıldır görevde. İstanbullular olarak, acaba İstanbul'a ne yaptı, 'Çok büyük hizmetler var.' diyebilir misiniz? Aynı şekilde Ankara... Ankara'ya ne yaptı? 4 yılda, Ankara'da yaşıyoruz, görüyoruz hiçbir şey yok. Kapısını çaldığı her partiye tepside bir koltukla gitti. Burada çok net söylüyorum, şimdiye kadar CHP Genel Başkanı ile masaya oturup da istediğinden daha fazlasını almadan kalkan hiç kimse yoktur. Bunlar, 'Belki bize de bir şey düşer.' diye gelen herkes, cebinde mebzul miktarda milletvekilliğiyle, cumhurbaşkanı yardımcılığıyla, 3'er 5'er bakanlık sözüyle çıktı. Elinde boş senetle CHP'nin kapısına dayanan herkes CHP Genel Başkanından imzayı koparmış, üzerine rakamı da bizzat kendileri yazmıştır. Bunun en son örneğini dün yaşadık. CHP Genel Başkanı, sırf koltuğunu korumak için son 4 ay içinde tarihte eşi benzeri görülmemiş tutarsızlıklara imza attı. Sadece partisine değil Türk siyasetine de çok büyük bir leke bulaştırdı. Kendi tutarsızlıklarını, kendi ilkesizliklerini örtmek için yalan yanlış ithamları ortaya dökenlerin derdinin ne olduğunu biliyoruz. Ne yaparsanız yapın, terör örgütleriyle işbirliğinizi unutturamayacaksınız bay bay Kemal. Şahsi ikbaliniz için partinizin milletvekilliklerini pazara çıkardığınızı, önüne gelene makam, mevki sözü verdiğinizi unutturamayacaksınız. Ne yaparsanız yapın, bu ülkenin çıkarlarını uluslararası arenada pazarlık meselesi haline getirdiğinizi unutturamayacaksınız. Milletimiz 28 Mayıs'ta bunların hepsinin hesabını inanıyorum ki sizden soracak."

"BU DÖNEMDE SANAYİCİMİZ UZUN DÖNEMLİ PLANLAR YAPABİLME İMKANINA BİZİMLE ULAŞTI"
Başkan Erdoğan, Cumhuriyet'in yeni asrına girmeye az bir zaman kaldığını anımsatarak, geriye dönüp baktıklarında, geçen asır boyunca çok büyük sıkıntılardan geçtiklerini, Türkiye'nin neredeyse her 10 yılda bir darbe girişimlerine maruz kaldığını, darbelerin bir taraftan demokrasiyi bir taraftan da kalkınma hamlelerini sekteye uğrattığını dile getirdi.
Türkiye'nin demokrasisi ile özellikle sanayisinin de büyük darbe yediğini, sürekli yıkılıp yeniden kurulan koalisyon hükümetleri yüzünden, atılan kalkınma adımlarının hep yarım kaldığını belirten Erdoğan, sanayicilere işaret ederek, "Ülkemizin son 21 yılının kıymetini en iyi sizler biliyorsunuz. Güven ve istikrar ikliminde neler başarılabileceğinin en güzel örneği sizlersiniz. Bu dönemde sanayicimiz uzun dönemli planlar yapabilme imkanına bizimle ulaştı. Tüm stratejisini ülkede bir korku iklimi yayma üzerine kuranların ilk hedefinin sanayicilerimiz, yatırımcılarımız olması boşuna değildir. Hamdolsun sizler bu oyuna gelmediniz." değerlendirmesinde bulundu.
Başkan Erdoğan, konuşmasında, Kovid-19 salgını döneminde dünya ekonomisinin derinden sarsıldığını söyledi.
Bu dönemde, enerji ve gıda krizi tüm dünyada fiyatları dalgalanırken Türk iş insanlarının dik duruşuna şahitlik ettiklerini belirten Erdoğan, "Böyle dönemde ihracatımızı 254 milyar doların üzerine çıkarttığınızı, istihdamı 32 milyon sınırına dayadığınızı biliyoruz. Sizleri canıgönülden tebrik ediyorum." diye konuştu.
Erdoğan, dünyada yaşanan krizlerde olduğu gibi Türkiye'deki siyasi iklimin zehirlenmesi sürecinde yaşanan sıkıntıların da farkında olduğunu dile getirerek şöyle devam etti:
"Finansal taleplerinizin, yeni yatırım alanı ihtiyaçlarınızın, iş gücüyle ilgili beklentilerinizin hepsini biliyoruz. Bugüne kadar her meselenizi nasıl biz hal yoluna koymuşsak bunların çözümünü de yine biz sağlayacağız. Bizim yapamadığımızı SGK'yi batırmaktan başka mahareti olmayan birinin yapabilmesi zaten mümkün değildir. Girdiği her seçimi kaybedip sadece kendi koltuğunu koruyabilen birinin herhalde sizlerin derdine derman bulabilmesi de hayalden ibarettir. Biz Türkiye Yüzyılı'nda ülkemizi dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına birlikte yükselteceğimize inanıyoruz."
"ÜLKEMİZDE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ OLMAYAN İLİMİZ KALMADI"
Gelecek döneme ilişkin planların iş insanlarının da katkılarıyla hayata geçirileceğini vurgulayan Erdoğan, "Bunun için sanayicilerimizi, KOBİ'lerimizi, esnafımızı, sanatkarımızı, çalışanlarımızı desteklemeye devam ediyoruz. Ülkemizde organize sanayi bölgesi olmayan ilimiz kalmadı. Bugün itibarıyla ülkemizdeki organize sanayi bölgesi sayısı 353'e ve istihdam da 2,5 milyona çıktı. Sadece 2022 yılında 21 yeni organize sanayi bölgesi kurarak bu alanda da bir rekor kırdık. Salgının ardından hayata geçirdiğimiz mikro ve küçük işletmelere destek programı kapsamında bu yıl itibarıyla 9,6 milyar lira destek ödemesi yaptık. Programın ikinci ayağını da yakında devreye almaya hazırlanıyoruz." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, geçen yıl düzenlenen 5 bin 455 yatırım teşvik belgesiyle 261 milyar lira tutarında sabit yatırımın ve 110 bin ilave istihdamın önünü açtıklarına dikkati çekerek konuşmasını şöyle tamamladı:
"Yerli ve milli teknolojilerin geliştirilmesi için makine, mobilite, üretimde yapısal dönüşüm, sağlık, kimya ve dijital dönüşüm alanlarında 178 projeyi destekleme kararı aldık. Bunlar gibi daha nice desteği, programı uygulamaya geçirdik. Bizim sanayicilerimize, küçük ve orta boy işletmelerimize verdiğimiz değeri kimseyle tartışmayız. Katma değerli üretimle kalkınan Türkiye Yüzyılı'nı da sizlerle beraber inşa edeceğiz. Bunun için sizlerden pazar günü sandığa yeniden ve daha sıkı şekilde sahip çıkmanızı istiyorum. Türkiye'nin güven ve istikrar ikliminin devamı için hep birlikte bir kez daha milli iradenin üstünlüğünü dost düşman herkese göstereceğimize inanıyorum."
Programa, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ve AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ile çok sayıda küçük ve orta ölçekli işletmelerin temsilcisi katıldı.
Başkan Erdoğan'a program sonunda katılımcılar tarafından hediye verildi.