Rekabet Kurulu Başkanı Küle'den tedarikçilere kesilen cezalar hakkında flaş açıklama! Kaç 'topla-dağıt karteli' yapılanması var?
Rekabet Kurulu Başkanı Birol Küle, zincir marketlerden ilk 5'inin yaklaşık yüzde 85 pazar payına sahip olduğuna dikkati çekti. Tedarikçilere kesilen cezaya ilişkin açıklamalar yapan Küle, "13 ayrı 'topla-dağıt karteli' dediğimiz tipte kartel yapılanması daha olduğunu gördük." ifadelerine yer verdi.
Rekabet Kurulu Başkanı Küle, tedarikçilere kesilen cezaya ilişkin "İkinci dosyamızda bu yapıyı genişleterek tamamlayan 13 ayrı 'topla-dağıt karteli' dediğimiz tipte kartel yapılanması daha olduğunu gördük." dedi.
Rekabet Kurulu Başkanı Birol Küle soruşturma sonucuna ilişkin değerlendirmede bulundu.

Bu soruşturmanın marketlere 2,7 milyar liralık ceza kesilen ilk soruşturmadan benzer ve ayrışan tarafları olduğunu belirten Küle, iki dosyanın en önemli ortak yönünün, başta gıda ve hijyen ürünleri olmak üzere hızlı tüketim ürünlerine yönelik inceleme, şikayet, araştırma ve gözlemlerin ürünü niteliği taşıması olduğunu söyledi. Küle, "Yapılan yerinde inceleme ve analizler bizleri maalesef hem alt pazar olan organize perakende ve bilhassa büyük ulusal süpermarket zincirlerin hem de üst pazarda önemli markaları kontrol eden ekonomik birimlerin dahil olduğu birbirine paralel kartel yapılanmalarına götürdü." diye konuştu.
Küle, ilk dosyada 5 büyük ulusal zincir marketin hem kendi aralarında koordine ettikleri hem de üst pazardaki bir tedarikçinin koordinasyona dahil olduğu iki taraflı bir kartel yapılanmasının söz konusu olduğunu anımsatarak, "İkinci dosyamızda bu yapıyı genişleterek tamamlayan 13 ayrı 'topla-dağıt karteli' dediğimiz tipte kartel yapılanması daha olduğunu gördük." ifadesini kullandı.

"ORGANİZE PAZARDAKİ YOĞUNLAŞMA GİDERİLMELİ"
Hukukun en temel genel prensiplerinden olan "aynı eylemin iki kez cezalandırılmaması" ilkesi gereği ilk dosyada toplam ciroları üzerinden ceza uygulanan alt pazardaki zincirlerin, topla-dağıt kartel yapılanmasının aktörleri olmalarına rağmen bu dosyada tekrar ceza almadıklarına işaret eden Küle, şöyle devam etti:
"Bununla birlikte, ikinci dosyamızla maalesef sektördeki bazı önemli gerçekleri bir kez daha ve güçlü bir şekilde görmüş olduk. Yüksek paya sahip tedarikçiler ile yine yüksek paya sahip perakende şirketlerinin mevcut ticari ilişkilerini kullanarak refah dağılımını nasıl bozdukları, suni fiyat artışları ile moral da dahil toplumsal adaleti nasıl tahrip ettikleri, yoğunlaşmanın olduğu piyasalarda rekabet ihlallerinin kolaylaştığı, kritik dönemlerde özellikle alt pazardaki darboğazın tüketiciler üzerindeki baskısını artırdığı görüldü. Hükümetin her türlü teşvik ve iktisadi desteklerine rağmen kar feragati ve sürdürülebilir yatırım yerine aşırı karlılık odaklı çalıştıkları, Fransa örneğindeki gibi belli dönemlerde fiyatları dondurabilecekken bu tür dayanışma ruhundan uzak kaldıkları, kısa, orta ve uzun vadede tüketicinin hep dezavantajlı olduğu ortaya çıktı. Tüm bu gözlemler organize pazardaki bu yoğunlaşmanın mutlaka giderilmesi gerektiğine işaret etmektedir."




