Milli Muharip Uçak için tarihi gün! Başkan Erdoğan'dan flaş açıklamalar

Son dakika haberine göre: Milli Teknoloji Hamlesi ile hız kazanan Türk savunma sanayii tarihi bir güne tanıklık etti. Milli Muharip Uçak Mühendislik Merkezi, Türkiye'nin en büyük kompozit üretim binası, Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayii Bölgesi gibi geleceğin milli teknolojileri için büyük önem taşıyan merkezler açıldı. Başkan Recep Tayyip Erdoğan, toplu açılış töreninde açıklamalarda bulundu.
Son dakika haberleri: Milli Teknoloji Hamlesi ile hız kazanan Türk savunma sanayii tarihi bir güne tanıklık etti. TUSAŞ'ın Kahramankazan'daki ana yerleşkesinde, Milli Muharip Uçak Mühendislik Merkezi, Türkiye'nin en büyük kompozit üretim binası, Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayii Bölgesi gibi geleceğin milli teknolojileri için büyük önem taşıyan merkezler açıldı.
Başkan Erdoğan, TUSAŞ'ın yatırım ve toplu açılış töreninde önemli açıklamalarda bulundu.
Konuşmasına, kendisini dinleyenleri selamlayarak başlayan Erdoğan, savunma sanayi için çok önemli tesislerin açılış töreni vesilesiyle TUSAŞ'ta olmaktan büyük memnuniyet duyduğunu söyledi.
Yaklaşık 2 ay önce elim bir trafik kazasında hayatını kaybeden TUSAŞ Kurumsal Pazarlama ve İletişim Müdürü Serdar Demir'i rahmetle yad eden Erdoğan, merhum Serdar Demir'in çalışkanlığıyla dürüstlüğüyle ülkesine ve milletine olan sevdasıyla temayüz etmiş genç bir kişi olduğunu kaydetti.
Demir'in görevleri sırasında TUSAŞ'ın hem kurumsal vizyonunun gelişimine hem de yurt dışında gerçekleştirdiği atılımlara önemli katkılar sağladığını belirten Erdoğan, Demir'e Allah'tan rahmet, ailesine, sevdiklerine ve TUSAŞ'taki mesai arkadaşlarına sabırlar diledi.

Türk milleti için yeni bir kavram olmayan harp endüstrisinin kökünün tarih öncesine kadar dayandığına işaret eden Erdoğan, Milattan Önce 3. yüzyılda Hunların menzil ve darbe gücü yüksek çift kavisli yayları imal ettiğini, Gaznelilerin savaş fillerine zırh giydirilmesinden Selçukluların donanma inşasına kadar birçok alanda tarihte kendi döneminin ilki mahiyetinde çalışmalar gerçekleştirildiğini anlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Osmanlı'nın da ilk yıllarından itibaren tersaneciliğini geliştirdiğini, Avrupa ordularında henüz yokken Topçu Ocağı kurduğunu, Baruthane, Tophane-i Amire, Tersane-i Amire gibi kurumları faaliyete geçirdiğini anımsattı.
Asırlar boyunca dünyaya top, tüfek, gemi başta olmak üzere pek çok ürün ihracatı yapan Osmanlı'nın 18. yüzyıldan sonra bu alandaki öncülüğünü yitirmeye başladığına dikkati çeken Erdoğan, "Cumhuriyetin ilk yıllarında Gazi Mustafa Kemal'in liderliğinde başlatılan kalkınma hamlesinde savunma sanayimiz özel bir yere sahiptir. Bu dönemde Vecihi Hürkuş, Nuri Demirağ, Şakir Zümre, Nuri Killigil gibi müteşebbislerin çabalarının maalesef iç ve dış engellemeler sebebiyle akamete uğradığını görüyoruz." dedi.
Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu bünyesinde kurulan fabrikaların ise arzu edilen etkinlikte çalıştırılmadığını ifade eden Erdoğan, sonuçta savunma sanayinin neredeyse tamamen dışa bağımlı hale getirildiğini söyledi.
Kıbrıs Barış Harekatı döneminde önce tehditle başlayan, ardından ambargo ile devam eden gelişmelerin, kendi kendine yeten bir savunma sanayine olan ihtiyacı bir kez daha ortaya koyduğunu kaydeden Erdoğan, "Halkımızın destek ve teveccühleriyle kurulmuş olan Silahlı Kuvvetlerimizi Güçlendirme Vakıfları eliyle hayata geçen ASELSAN, TUSAŞ, HAVELSAN, ROKETSAN gibi kurumlar bu sürecin ürünleridir." diye konuştu.

"TÜM İMKANLARI SEFERBER ETTİK"
8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal döneminde de yerli ve modern savunma sanayinin gelişmesine katkı sağlamak amacıyla Savunma Sanayi Müsteşarlığının kurulduğunu hatırlatan Erdoğan, bu çerçevede 2000'li yıllara kadar yerli üretim yanında, ofset projeleri vasıtasıyla ülkeler arası ortak programlara ağırlık verildiğini belirtti.
Hükümete geldiklerinde, her alanda olduğu gibi savunma sanayinde de "artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak" diyerek, gerekli adımları atmaya başladıklarını dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:
"Kendi kendine yeten, ülkemizi kimseye muhtaç etmeyecek, yerli ve milli sistemleri ile dostlarına da elini uzatan tam bağımsız bir savunma sanayi kurmak için tüm imkanları seferber ettik. Savunma Sanayii İcra Komitemizin 2004 yılı mayıs toplantısı dışarıdan hazır alımların terk edilmesi ve milli savunma sanayimizin öncelikli kaynak olarak yapılandırılması konusunda adeta bir dönüm noktası olmuştur. Bugün, Türk savunma sanayi Cumhurbaşkanlığına bağlı Savunma Sanayii Başkanlığımızın koordinasyonunda, yüklenicileri, araştırma kuruluşları, üniversiteleri, geliştirdiği özgün ürünleri ve ihracatıyla ülkemizin en önemli sektörlerinden biri haline gelmiştir. Nitekim ülkemizde 20 yıl önce sadece 62 olan savunma projesi sayısı bugün 750'yi geçerken, bu alanda faaliyet gösteren firmalarımızın sayısı da 56'dan 1500'e çıkmıştır. Aynı şekilde savunma sanayi projelerinin bütçesi 5,5 milyar dolardan 75 milyar dolara, sektörün yıllık cirosu 1 milyar dolardan 10 milyar dolara, ihracatımız 248 milyon dolardan 3 milyar 224 milyon dolara yükselmiştir."




















