Son dakika: MSB duyurdu! PKK ve FETÖ'den ihanet iş birliği: Yunanistan'a kaçarken yakalandılar
Son dakika haberine göre Edirne'de, Türkiye'den Yunanistan'a yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 2 kişiden 1'inin FETÖ mensubu olduğu belirlendi. Dİğerinin ise PKK terör örgütü mensubu olduğu tespit edildi. İki örgüt üyesinin birlikte hareket etmesi akıllara FETÖ'nün Jandarma Genel Komutanlığındaki "mahrem imamı"nın itiraflarını akıllara getirdi. "Ahmet" kod adlı üye, örgütün 17-25 Aralık'tan sonra TSK'daki fişlemelerini "menfi", "hedef menfi", "süper menfi" konseptiyle yürüttüğünü söyledi. Örgütün faaliyetlerini yurt dışında yoğunlaştırdığını belirterek, "Kendileri gibi mağdur olduklarını düşündükleri yurt dışındaki PKK ve Kürt diasporası ile iş birliği yapma gibi bir yöntem de uygulanıyor." dedi.
Milli Savunma Bakanlığı, Türkiye'den Yunanistan'a yasa dışı yollarla geçmeye çalışan FETÖ ve PKK mensubu 2 kişinin yakalandığını açıkladı.

Bakanlığın Twitter'daki hesabından yapılan açıklamada, "Edirne'de görev yapan Hudut Kartallarımız, ülkemizden Yunanistan'a yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 2 kişiyi yakaladı. Yapılan incelemede, yakalanan şahıslardan birinin FETÖ, diğerinin ise PKK terör örgütü mensubu olduğu belirlendi" denildi.
Edirne'de görev yapan Hudut Kartallarımız, ülkemizden Yunanistan'a yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 2 kişiyi yakaladı. Yapılan incelemede, yakalanan şahıslardan birinin FETÖ, diğerinin ise PKK terör örgütü mensubu olduğu belirlendi.#MSB #TSK pic.twitter.com/L9QIW38kYN
— T.C. Millî Savunma Bakanlığı (@tcsavunma) September 8, 2021
YURT DIŞINDAKİ KİRLİ İTTİFAKI FETÖ'NÜN "MAHREM İMAMI" İTİRAF ETTİ
FETÖ'cü mahrem imamdan itiraf geldi. "Ahmet" kod adlı jandarmadan sorumlu mahrem imam firari FETÖ'cülerin yurt dışındaki PKK ve Kürt diasporası ile işbirliği yaptığını anlattı.
Öğrencilik döneminde tanıştığı örgüte 12 yıl hizmet eden mahrem imam, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra gözaltına alındı. Etkin pişmanlıktan yararlanarak itirafçı olan mahrem imam, neden itirafçı olduğunu, FETÖ'nün etkin pişmanlıktan yararlanan kişilere yönelik itibarsızlaştırma propagandalarını ne amaçla yürüttüğünü ve örgütün yurt dışındaki iş birliklerini anlattı.
SORU: Darbe girişiminden sonra örgüt, üyelerini bir arada tutmak için ne gibi çalışmalarda bulundu? Örgüt itirafçıları takip ediyor mu?
CEVAP : "15 Temmuz'dan sonra 'Aman ha dikkat edin, paçayı kaptırmayın. Polis çok işkence yapıyor' şeklinde kılavuzlar, kullandığımız iletişim programları üzerinden dijital olarak dağıtılıyordu. 'Gördüğünüz, duyduğunuz her şeyi inkar edin' yönünde bir talep vardı."
"SİMETRİK OLMAYAN ASİMETRİK BİR CİHAT"
SORU: Siz neden pişman ve itirafçı oldunuz? FETÖ'den hapis yatan ya da salıverilenler bir pişmanlık duyuyorlar mı?
CEVAP : "Benim etkin pişmanlığı tercih etmemdeki en büyük etken 15 Temmuz'dur. Ben 15 Temmuz'da yaşanan olayları kesinlikle affedemiyorum. Bunun hiçbir şekilde ne dini ne insani ne ahlaki izahı yok. 'Bize kumpas kuruldu', 'Ava giderken avlandık' diyorlar. Size kumpas kurulabilmesi için orada bulunmanız gerekiyor. En basit mantıkla bile bunu bulabilirsiniz. O gece sahada olan onlarca bu işe bulaşmış sivil ve askeri şahıs var. Sivillerin sayısı az ama onlarca askeri personel var. Benim en büyük kırılma noktam 15 Temmuz'dur. Çünkü 15 Temmuz'da bir sürü insan öldü. 15 Temmuz Anadolu'nun Kerbela'sı diyorum. 'Anadolu'da Kerbela benzeri bir eylemdir' diye tarif ediyorum. Asırlarca unutulmayacak ve bu milletin zihnine kazınacak bir eylem olarak görüyorum. Çok büyük bir fitnedir. İnsanlar arasına bu milletin içine saplanmış bir hançerdir. Uzun yıllar etkisini devam ettirecek diye düşünüyorum.

15 Temmuz'dan önce yaptığım faaliyetleri kendi içimde bir şekilde rasyonalizasyon yapabiliyordum. Çünkü doğru olmamasına rağmen kendimce rasyonalize edebiliyordum. Diyordum ki karşımızda bir düşman var, bunlar din düşmanı, milletin düşmanı, bu milletin özellikle dindarların birtakım yerlere gelmesini istemeyen bir yapı var. Bu yapı ile bir şekilde mücadele etmemiz gerekiyor şeklinde sürekli endokrine edildik yıllarca zaten. Bu şekilde zihinsel olarak bir hazırlık sürecimiz oldu. Ben bunu şu şekilde de tarif ediyorum: Simetrik olmayan asimetrik bir cihat. Kullandığınız argümanlar, malzemeler, yöntemler konusu ve neticesi suç ama bunu kendimizce bu şekilde rasyonalize edebiliyorduk. Şu an geldiğim noktada bunların da tamamen suç olduğunu görüyorum. Yaptığımız eylemleri hiçbir şekilde masumlaştırmıyorum. Bunların hepsi suçtur. Özellikle mahrem yapı içindeki BİM faaliyetleri kapsamında yapılan iş ve eylemlerin tamamı mevcut yasalara göre de uluslararası hukuka göre de suçtur. Ama o dönemde bunları yaptık ve evet pişmanım. Ama en önemli nokta 15 Temmuz'dur benim için."
SORU: Örgütün şantaj amaçlı otel odalarında gizli görüntü alma, ses kaydı yaptığı biliniyor. Örgüt kendi elemanlarını da dinler miydi?
CEVAP: "Jandarma mahrem yapılanmasında şahit olduğum bu şekilde bir faaliyet yok ama ben şahit olmadım diye bunun olmayacağı anlamına gelmiyor. Fakat ses kayıt cihazı, böcek diye tarif edilen dinleme aparatlarının birtakım yerlere yerleştirilip ses ve görüntü kayıtlarının alındığını duyuyorduk, biliyorduk. Bu tür cihazlar BİM mesulü diye tarif ettiğimiz şahıslarda bu tarz cihazlar bulunuyordu. Gerekli görüldüğü durumlarda bu cihazları çok kolay temin edip, ilgili şahıslara ulaştırabiliyorlardı."






