A HABER GALERİ
Bunu yapan tazminatsız kovulur! Çalışanları yakından ilgilendiriyor
Son dakika haberine göre: Milyonlarca çalışan herhangi bir işe girerken sözleşme imzalar. Söz konusu sözleşme hem işçiyi hem de işvereni bağlar. Eğer işçi kendini yanlış tanıtırsa tazminatsız atılabilir veya işveren vereceği maaşı sözleşmeye yazıp ödemezse bu kez de işçiye haklı fesih imkanı doğar. Takvim gazetesi Ekonomi Müdürü Faruk Erdem Yeni Asır'daki köşesinde çalışanları yakından ilgilendiren konu hakkında merak edilenleri cevapladı.
İşe girerken yapılan sözleşme hem işçiyi hem de işvereni bağlıyor. Kendini yanlış tanıtan işçi tazminatsız atılabilir, işveren ise vaatlerini yerine getirmez ise işçiye haklı fesih imkanı doğar.
Bir işyerine yeni başlayan işçi açısından da işveren açısından da sözleşmenin önemi büyük. Çünkü işe başlarken her türlü şart kayıt altına alındığından her iki tarafın da hakkı korunmuş oluyor. Bu yüzden iş yerlerinde mutlaka sözleşme yapılmalı, buraya tüm şartlar yazılmalıdır.
Bu yüzden de sözleşmede yer alan bilgilerin mutlak suretle doğru olması gerekiyor. Yoksa her iki taraf açısından da burada verilecek yanlış bilgiler ilerde başa dert açabilir. Örneğin bir işçi kendisinin iyi derecede yabancı dil bilgisi olduğunu beyan edip sonradan bunun olmadığı anlaşılırsa tazminatsız çıkartılabilir. İşveren vereceği maaşı sözleşmeye yazıp ödemezse yine işçiye haklı fesih imkanı doğabilir.
İŞ KANUNU BELİRLİYOR
Söz konusu tazminat hakları İş Kanununun 24 ve 25. maddelerinde belirleniyor. 24. maddede işçinin haklı fesih ile istifa edip tazminat talep edeceği haller sıralanırken ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller bölümünde şu maddeler yer alıyor:
a) İşveren iş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri hakkında yanlış vasıflar veya şartlar göstermek yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler vermek veya sözler söylemek suretiyle işçiyi yanıltırsa.
b) İşveren işçinin veya ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak şekilde sözler söyler, davranışlarda bulunursa veya işçiye cinsel tacizde bulunursa.
c) İşveren işçiye veya ailesi üyelerinden birine karşı sataşmada bulunur veya gözdağı verirse, yahut işçiyi veya ailesi üyelerinden birini kanuna karşı davranışa özendirir, kışkırtır, sürükler, yahut işçiye ve ailesi üyelerinden birine karşı hapsi gerektiren bir suç işlerse yahut işçi hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ağır isnat veya ithamlarda bulunursa.
d) İşçinin diğer bir işçi veya üçüncü kişiler tarafından işyerinde cinsel tacize uğraması ve bu durumu işverene bildirmesine rağmen gerekli önlemler alınmazsa.
e) İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse.
f) Ücretin parça başına veya iş tutarı üzerinden ödenmesi kararlaştırılıp da işveren tarafından işçiye yapabileceği sayı ve tutardan az iş verildiği hallerde, aradaki ücret farkı zaman esasına göre ödenerek işçinin eksik aldığı ücret karşılanmazsa, yahut çalışma şartları uygulanmazsa.
b) İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarf etmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnatlarda bulunması.
d) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması, işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması.
g) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi.
h) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi. ı) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi.