Batı’daki “Yahudi-Hristiyan değerleri” söyleminin perde arkası: Uzman isim Müslümanların nasıl ötekileştirildiğini anlattı

Batı siyasetinde son zamanlarda sıkça duyulan "Yahudi-Hristiyan değerleri" ifadesi tartışma konusu oldu. Bu ifadenin sanıldığı gibi dini bir birlikteliği anlatmadığı, siyasi bir kılıf olarak kullanıldığı değerlendirilirken, Georgetown Üniversitesi araştırmacısı Mobashra Tazamal, kullanılan bu dilin Müslümanları toplumun dışına ittiğini belirtti.

Batı’daki “Yahudi-Hristiyan değerleri” söyleminin perde arkası: Uzman isim Müslümanların nasıl ötekileştirildiğini anlattı 1

Batılı siyasetçilerin sıkça "Yahudi-Hristiyan değerleri" ifadesine sarıldığını belirten değerlendirmelerde, uzmanlar bu kavramın dini bir birlikteliği değil, tamamen siyasi bir hesabı temsil ettiğini vurguladı.

Batı’daki “Yahudi-Hristiyan değerleri” söyleminin perde arkası: Uzman isim Müslümanların nasıl ötekileştirildiğini anlattı 2

"MÜSLÜMANLAR TOPLUMUN DIŞINA İTİLMİŞ BİRER ÖTEKİ GİBİ KONUMLANDIRILIYOR"

Georgetown Üniversitesi araştırmacısı Mobashra Tazamal, "Yahudi-Hristiyan" kavramının son yıllarda bu açıdan ele alınması gerektiğini belirterek, kullanılan söylemin Müslümanları toplumun dışına ittiğini ifade etti.

Batı’daki “Yahudi-Hristiyan değerleri” söyleminin perde arkası: Uzman isim Müslümanların nasıl ötekileştirildiğini anlattı 3

Tazamal, "Son yıllarda Yahudi-Hristiyan kavramına bu açıdan bakmak lazım. Her şeyden önce bu söylem Müslümanları bizden olmayan, ırksal ve dini anlamda toplumun dışına itilmiş birer öteki gibi konumlandırıyor. İslam'ı ve Müslümanları adeta medeniyetimizin karşısındaki en büyük öteki olarak kurgulamaya yarıyor." dedi.

Batı’daki “Yahudi-Hristiyan değerleri” söyleminin perde arkası: Uzman isim Müslümanların nasıl ötekileştirildiğini anlattı 4

"Müslümanlar doğrudan öteki, hatta içimizdeki düşman haline getirildi." diyen Tazamal, "Çünkü hem farklı bir ırktan hem de farklı bir dinden kabul ediliyorlar. Bizim gibi inanmıyorlar, 'onlar saptı' anlayışındaki eski Haçlı zihniyeti yetmezmiş gibi bir de medeniyetimize yönelik bir tehdit olarak görülüyorlar." ifadelerini kullandı.

Batı’daki “Yahudi-Hristiyan değerleri” söyleminin perde arkası: Uzman isim Müslümanların nasıl ötekileştirildiğini anlattı 5

"YAHUDİ-HRİSTİYAN DEĞERLERİ" SÖYLEMİ İSRAİL DESTEĞİNE NASIL BAĞLANIYOR?

Batı'nın "Yahudi-Hristiyan değerleri" ifadesiyle İsrail'e verilen koşulsuz desteğe kılıf yapıldığı değerlendirmesi de gündeme geldi.

İsrail'in Batı medeniyetinin Orta Doğu'daki bir karakolu gibi konumlandırıldığı belirtilirken, "Yahudi-Hristiyan değerleri" kavramıyla Gazze'deki insanlık dışı politikaları eleştiren herkesin derhal sistemin dışına itildiği ifade edildi.

Buna İsrail'i eleştiren Yahudilerin de dahil olduğu belirtilirken, dünyanın en eski Hristiyan toplulukları olan Filistinli ve Lübnanlı Hristiyanların da yok sayıldığı ifade edildi. Bu durumun, kavramın dini değil, tamamen jeopolitik bir etiket olduğu değerlendirmesine dayanak oluşturduğu belirtildi.

Batı’daki “Yahudi-Hristiyan değerleri” söyleminin perde arkası: Uzman isim Müslümanların nasıl ötekileştirildiğini anlattı 6

TAZAMAL: "İSRAİL, BATI'NIN BİR UZANTISI KABUL EDİLİYOR"

Mobashra Tazamal, İsrail'in Orta Doğu'daki diğer devletlerden farklı şekilde görüldüğünü belirterek, "İsrail konusuna gelirsek, İsrail Orta Doğu'daki sıradan devletlerden biri gibi görülmüyor, doğrudan Batı'nın bir uzantısı kabul ediliyor." dedi.

Tazamal, "Bu pencereden bakınca İsrail, sözde medeniyetler savaşında Batı'nın en ön cephedeki savunucusu haline geliyor. Haliyle İsrail'e verilen koşulsuz destek, sivillerin ne yaşadığına bakılmaksızın kendi tarafını tutmak olarak pazarlanıyor." ifadelerini kullandı.

Batı’daki “Yahudi-Hristiyan değerleri” söyleminin perde arkası: Uzman isim Müslümanların nasıl ötekileştirildiğini anlattı 7

"İSTER MÜSLÜMAN OLSUNLAR İSTER YAHUDİ, MEŞRU İTİRAZLARI GÖRMEZDEN GELİNİYOR"

Gazze'deki gelişmelere yönelik eleştirilerin de bu söylem üzerinden değerlendirildiğini belirten Tazamal, "Gazze'deki soykırımı durdurmak isteyen, İsrail'in bu insanlık dışı politikalarını haklı olarak eleştiren insanlara bakın." dedi.

Tazamal, "İster Müslüman olsunlar ister Yahudi, bu kişilerin meşru itirazları görmezden gelinip doğrudan birer iç tehdit olarak yaftalanıyorlar." ifadelerini kullandı.

Batılı devletlerin Gazze'deki soykırıma karşı çıkan meşru sesleri ve siyasi muhalefeti bastırmak için neden bu kadar sert, otoriter yöntemlere başvurduğunun buradan anlaşılabileceğini belirten Tazamal, "En temel ifade özgürlüğünü bile aşırıcılığa veya terörizme destek gibi göstermeye çalışıyorlar." dedi.

Tazamal, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İşin en acı tarafı; siviliyle, çocuğuyla tüm Filistin halkını tek bir büyük tehditmiş gibi göstermeye devam ediyorlar."

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin