Trump Gazze zirvesinde: Barış anlaşması imzalandı! İşte tam metni...
ABD Başkanı Donald Trump, Gazze ateşkesi kapsamında esir takasının gerçekleştiği dakikalarda Tel Aviv'e indi. İşgalci İsrail meclisinde hitapta bulunan Trump, protesto edildi. Konuşması yarıda kesildi. Ardından Trump, Gazze zirvesine katılmak üzere Mısır'a geldi. Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Başkan Erdoğan ve Katar Emiri Al Sani, Gazze için tarihi niyet beyanını imzaladı. Peki o belgede ne var?
Başkan Erdoğan, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfetttah El-Sisi ve Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ve ABD Başkanı Donald Trump diğer liderlerin önünde kurulan masada bir araya gelerek niyet beyanını imzaladı.
İŞTE 13-14 EKİM TARİHLERİNDE ORTA DOĞU'DAN DAKİKA DAKİKA TARİHİ GELİŞMELER
CANLI ANLATIM
ŞARM EL-ŞEYH ANLAŞMASI DEKLARASYONU: KALICI BARIŞ DOLU BİR GELECEĞE KENDİMİZİ ADIYORUZ
Mısır'da imzalanan deklarasyonda, "Gazze Şeridi’nde kalıcı ve kapsamlı barış düzenlemelerinin tesisinde sağlanan ilerlemeyi, ayrıca İsrail ile bölgesel komşuları arasındaki dostane ve karşılıklı fayda esasına dayalı ilişkileri memnuniyetle karşılıyoruz. Bu mirası uygulamak ve sürdürmek için birlikte çalışmayı, gelecek kuşakların barış içinde birlikte gelişebileceği kurumsal temelleri inşa etmeyi taahhüt ediyoruz. Kalıcı barış dolu bir geleceğe kendimizi adıyoruz" ifadeleri yer aldı.
Mısır’ın Şarm el-Şeyh kentinde toplanan liderler, Gazze’de varılan ateşkes mutabakatına ilişkin 'Şarm el-Şeyh Anlaşması'nı imzaladı. Başkan Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ve Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani tarafından imzalanan Kalıcı Barış ve Refah için Trump Deklarasyonu'nda, "Biz, aşağıda imzası bulunanlar, Trump Barış Anlaşması’nın tüm taraflarca tarihi bir kararlılıkla uygulanmasını memnuniyetle karşılıyoruz. Bu anlaşma, iki yılı aşkın süredir devam eden derin acı ve kayıpları sona erdirerek, umut, güvenlik ve ortak refah vizyonuyla tanımlanan yeni bir dönemi başlatmaktadır. Gazze’deki savaşı sona erdirme ve Orta Doğu’ya kalıcı barış getirme yönündeki samimi çabaları için Başkan Trump’ı destekliyor ve onun arkasında duruyoruz. Birlikte, bu anlaşmayı bölgedeki tüm halklar (Filistinliler ve İsrailliler dahil) için barış, güvenlik, istikrar ve fırsatı teminat altına alacak şekilde uygulayacağız. Kalıcı barışın, hem Filistinlilerin hem İsraillilerin temel insan haklarının korunduğu, güvenliklerinin garanti altına alındığı ve onurlarının yüceltildiği bir düzen içinde mümkün olabileceğini biliyoruz. Kayda değer ilerlemenin ancak iş birliği ve sürekli diyalog yoluyla sağlanabileceğini, uluslar ve halklar arasındaki bağların güçlenmesinin bölgesel ve küresel barış ile istikrarın kalıcı çıkarlarına hizmet edeceğini teyit ediyoruz" denildi.
"AŞIRILIĞIN VE RADİKALLEŞMENİN HER TÜRÜNE KARŞI KARARLIYIZ"
Deklarasyonun devamında şu ifadelere yer verildi:
"Bu bölgenin Hristiyanlık, İslam ve Musevilik dahil olmak üzere, kökleri bu topraklarla iç içe geçmiş inanç toplulukları açısından derin tarihî ve manevi önem taşıdığını kabul ediyoruz. Bu kutsal bağlara saygı göstermek ve miras alanlarını korumak, barış içinde bir arada yaşama taahhüdümüzün temel önceliği olacaktır. Aşırılığın ve radikalleşmenin her türüne karşı kararlıyız. Hiçbir toplum, şiddet ve ırkçılığın sıradanlaştığı veya radikal ideolojilerin sivil yaşamın dokusunu tehdit ettiği bir ortamda gelişemez. Aşırılığı besleyen koşulları ortadan kaldırmayı ve kalıcı barışın temeli olarak eğitimi, fırsat eşitliğini ve karşılıklı saygıyı teşvik etmeyi taahhüt ediyoruz. Gelecekteki anlaşmazlıkların güç veya uzun süreli çatışmalar yerine diplomatik temas ve müzakere yoluyla çözülmesini taahhüt ediyoruz. Orta Doğu’nun artık bitmek bilmeyen savaş döngülerine, tıkanmış müzakerelere veya başarıyla müzakere edilmiş hükümlerin parçalı, eksik ya da seçici biçimde uygulanmasına dayanamayacağını kabul ediyoruz. Son iki yılda yaşanan trajediler, gelecek nesillerin geçmişin başarısızlıklarından daha iyisini hak ettiğini acı bir şekilde hatırlatmaktadır. Herkes için hoşgörü, onur ve eşit fırsat istiyoruz; ırk, inanç veya etnik köken fark etmeksizin, herkesin barış, güvenlik ve ekonomik refah içinde hedeflerine ulaşabileceği bir bölge oluşturmayı amaçlıyoruz. Karşılıklı saygı ve ortak kader ilkelerine dayanan, kapsamlı bir barış, güvenlik ve ortak refah vizyonu izliyoruz. Bu ruhla, Gazze Şeridi’nde kalıcı ve kapsamlı barış düzenlemelerinin tesisinde sağlanan ilerlemeyi, ayrıca İsrail ile bölgesel komşuları arasındaki dostane ve karşılıklı fayda esasına dayalı ilişkileri memnuniyetle karşılıyoruz. Bu mirası uygulamak ve sürdürmek için birlikte çalışmayı, gelecek kuşakların barış içinde birlikte gelişebileceği kurumsal temelleri inşa etmeyi taahhüt ediyoruz. Kalıcı barış dolu bir geleceğe kendimizi adıyoruz."
KATAR EMİRİ AL SANİ: BARIŞ ZİRVESİ KAPSAMLI ADİL VE SÜRDÜRÜLEBİLİR ÇÖZÜMÜNE KATKIDA BULUNACAK
Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani, Şarm el-Şeyh Barış Zirvesi'nin Filistin sorununun kapsamlı, adil ve sürdürülebilir çözümüne katkıda bulunması temennisinde bulundu.
Şeyh Temim, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, Şarm el-Şeyh Barış Zirvesi'nin olumlu sonuçlarından memnun olduklarını dile getirdi.
Katar Emiri, zirvenin Gazzelilerin beklentilerini karşılayacak ve Filistin sorununda kapsamlı, adil ve sürdürülebilir çözüme ulaşılmasına katkıda bulunacak sonraki anlaşmalar için bir başlangıç olmasını umduklarını ifade etti.
MACRON: İNSANİ YARDIMLARIN GAZZE’YE GİRİŞİNİN HIZLANDIRILACAK
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, yürürlükteki ateşkes anlaşması kapsamında Gazze’ye insani yardım girişinin başladığını ve bugünden itibaren hızlandırılacağını söyledi.
Macron, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da aralarında olduğu çok sayıda liderin katıldığı Şarm el-Şeyh Barış Zirvesi için gittiği Mısır’da basına açıklamada bulundu.
Macron, Şarm el-Şeyh Barış Zirvesi Niyet Beyanı'nın imzalanmasının ardından havalimanında yaptığı açıklamada, ateşkese uyulduğunu ve Hamas’ın elindeki esirlerin serbest bırakıldığını görmenin bir kez daha sevincini yaşadığını söyledi.
Hamas’ın elindeki tüm esirlerin serbest bırakıldığını ve Gazze’ye yardım operasyonlarının planlanandan daha büyük yoğunlukta başladığını belirten Macron, yarından itibaren yardım operasyonlarının hızlandırılacağını duyurdu.
Zirve kapsamında Mısırlı, Ürdünlü ve Katarlı liderlerle ikili görüşmeler gerçekleştirdiğini dile getiren Macron, bugün Gazze’de barış konusunda gerçek ve kararlı bir adım atıldığını vurguladı.
Macron, Gazze’ye yardımların kesintisiz ve engelsiz ulaştırılması için ABD ve İsrail ile işbirliği yapacaklarını söyledi.
İlk aşamada gelecek haftalarda Gazze için insani yardım konferansı düzenleyeceklerini duyuran Macron, "İkinci aşamada Gazze’nin istikrar ve yeniden inşasını hızla yeniden başlatmak için fon seferberliği yapılacak." dedi.
Macron, Gazze’nin yönetimiyle ilgili birçok belirsizliğin bulunduğunu dile getirerek, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) Filistin yönetimi ile diğer devletler arasında karar alınması için fikir birliği içinde olduğunu ve Hamas’ın silahsızlandırılması konusunda teknik çalışmalara başlayacaklarını belirtti.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun zirveye katılmamasına ilişkin soru üzerine Macron, bunun birçok lideri karşı karşıya getireceği değerlendirmesinde bulunarak, ülkelerin zirveyle ilgili böyle bir format değişimine hazır olmadıkları görüşünü paylaştı.
