Orta Doğu'da savaşın 37. günü! Trump: İranlı askeri liderleri öldürdük
ABD’ye ait iki savaş uçağının düşürülmesi ve bir pilotun kayıp olması gündemi sarsarken, Orta Doğu’da savaş 37. gününde şiddetini artırıyor. İran’ın ateşkes teklifini reddetmesiyle gerilim tırmanırken, ABD Başkanı Donald Trump, Tahran'a yönelik büyük bir saldırı gerçekleştirildiğini belirterek, "İran'ı kötü ve akılsızca yöneten birçok askeri liderin yanı sıra birçok şey ortadan kaldırıldı" dedi.
Orta Doğu'da savaş 37. gününde şiddetleniyor. ABD-İsrail saldırıları ve İran'ın misillemeleriyle bölgede tansiyon yükselirken, en sıcak gelişmeler A Haber'de.
İŞTE İSRAİL- İRAN CEPHESİNDE 4 NİSAN BIOYUNCA YAŞANAN SON GELİŞMELER
CANLI ANLATIM
TRUMP, İRAN'DA DÜŞÜRÜLEN F-15E SAVAŞ UÇAĞININ İKİNCİ PİLOTUNU DA KURTARDIKLARINI AÇIKLADI
ABD Başkanı Donald Trump, İran'da cuma günü düşürülen F-15E savaş uçağının ikinci pilotunu da kurtardıklarını açıkladı. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İran'da cuma günü düşürülen ABD'ye ait F-15E savaş uçağının ikinci pilotunun da kurtarıldığını bildirdi.
ABD ordusunun "ülke tarihindeki en cesur arama ve kurtarma operasyonlarından birini" gerçekleştirdiğini belirten Trump, "Onu yakaladık. Size bildirmekten mutluluk duyduğum şey şu ki kendisi artık güvende ve sağlam." ifadesini kullandı.
Söz konusu askeri "cesur savaşçı" olarak nitelendiren Trump, şöyle devam etti:
"Bu (asker) İran'ın tehlikeli dağlarında düşman hatlarının gerisindeydi ve saatler geçtikçe daha da yaklaşan düşmanlarımız tarafından avlanıyordu ancak asla gerçekten yalnız değildi."
Trump, "mucizevi" şeklinde nitelediği arama ve kurtarma operasyonu süresince (kurtarılan) bu askerin "24 saat boyunca izlendiğini ve titizlikle plan yapıldığını" aktararak, kendi talimatıyla ABD ordusunun kurtarma operasyonu için "dünyanın en ölümcül silahlarıyla donatılmış düzinelerce uçak" gönderdiğini vurguladı.
Kurtarılan askerin yaralandığına ancak iyi olacağına işaret eden Trump, "(Bu operasyon) Dün başka bir cesur pilotun başarılı bir şekilde kurtarılmasına ek olarak gerçekleşti. Ancak ikinci kurtarma operasyonumuzu tehlikeye atmamak için bunu doğrulamadık." ifadelerine yer verdi.
Trump, şunları kaydetti:
"Bu, askeri hafızalarda ilk kez iki ABD pilotunun düşman topraklarının derinliklerinde ayrı ayrı kurtarılması. Asla bir Amerikalı savaşçıyı geride bırakmayacağız. Bu iki operasyonu da tek bir Amerikalı ölmeden veya yaralanmadan gerçekleştirebilmemiz, İran semalarında ezici bir hava üstünlüğü ve hakimiyeti elde ettiğimizi bir kez daha kanıtlıyor."
NÜKLEER KIYAMETİN EŞİĞİNDE MİYİZ? DÖRT KAT DAHA GÜÇLÜ ÖLÜM TEHDİDİ
Dünya, nükleer bir felaketin gölgesinde nefeslerini tutmuş beklerken, "taktik nükleer silah" kavramının arkasına sığınan kirli pazarlıklar ve korkutan senaryolar A Haber ekranlarında masaya yatırıldı. Stratejist ve Güvenlik Uzmanı İbrahim Keleş, Hiroşima ve Nagazaki’de yaşanan dehşetin bilançosunu hatırlatarak, günümüzde "küçük" denilen nükleer başlıkların aslında dünyayı bir cehenneme çevirebilecek güçte olduğu uyarısında bulundu. Trump yönetiminin "taş devrine çevirme" söylemlerinin nükleer bir çılgınlığa kapı aralayabileceğine dikkat çeken Keleş, insanlığın karşı karşıya olduğu o geri dönülemez felaket senaryosunu tüm teknik detaylarıyla deşifre etti.
ÖLDÜRMEYEN SİLAH YOKTUR: TAKTİK NÜKLEER YALANI
Nükleer silahların küçümsenemeyecek bir yıkım gücüne sahip olduğunu vurgulayan Stratejist ve Güvenlik Uzmanı İbrahim Keleş, "Nükleer silah, hiçbir zaman adının bile ağza alınmaması gereken bir silah türü. Taktik deyince de, taktik nükleer silah zannediliyor ki böyle hani askerlik yapanlar G3’ün gücünü bilirler, bir de küçük 7.65’lik tabanca vardır; zannedilir ki G3 vurunca öldürüyor da o vurunca öldürmüyor veya 7.65’lik tabanca mermisi öldürmüyor zannedilir. Hayır, öldürür, ikisi de öldürür. Biri daha geniş çaplı, birisi daha az çaplı ama nihayetinde öldürür" ifadelerini kullanarak nükleer tehdidin küçültülemeyecek bir gerçeklik olduğunu dile getirdi.
HİROŞİMA VE NAGAZAKİ DEHŞETİ: 15 KİLOTONLUK ÖLÜMÜN BİLANÇOSU
Tarihteki nükleer felaketlerin bilançosunu hatırlatan İbrahim Keleş, "Hiroşima’ya atıldığında ölen insan sayısı yaklaşık ilk etapta 80-90 bindi ama ilk bir yıl içerisinde bu sayı 140 bine çıktı. Radyasyonun etkisiyle birlikte daha da arttı. Nagazaki’de de aynı şekilde toplam ölü sayısı sonraki yıllarla birlikte topladığınız zaman 250 bin kişi öldü. Ve bu kullanılan silahın, yani atom bombasının gücü kaç tondu? 15 kiloton. Adı da Little Boy, yani 'Küçük Çocuk' diye Amerikalılar öyle bir isim koymuşlar. Bir de Enola Gay vardır. Şimdi bunların gücü 15 kiloton. Yani 15 bin ton TNT’ye eşit bir gücü var. Bu 15 kilotonluk bomba yaklaşık 250 bin kişinin ölümüne sebep verdi ve Hiroşima’yı ve Nagazaki’yi dümdüz etti" sözleriyle yaşanan tarihi trajediyi ve silahların yıkıcı gücünü aktardı.
200 KİLOTONLUK TAKTİK KIYAMET: OBÜS MERMİSİNDEKİ CEHENNEM
Günümüzdeki taktik nükleer silahların teknik kapasitesine dikkat çeken İbrahim Keleş, "Taktik nükleer silahlar ya cephede kullanılıyor veyahut da kasaba ve illerde kullanmak üzere tasarlanmış. Fakat çok basit gibi düşünülmesin, 15 kilotonun verdiği zararı özellikle söyledim. Şu anda taktik nükleer silah dediğimiz zaman çeşitli boyları var. Bunlar 200 kiloton kadar olanı da var. Yani 15 kilotonun neler yaptığını Hiroşima ve Nagazaki’den anlattık, 200 kiloton olanın adı da taktik nükleer silah. 50 kiloton olanın adı taktik nükleer silah, 1 kiloton olanın da adı taktik nükleer silah. Artık hangisini kullanırlar bilemiyoruz ama genellikle 20 bin ve 50 kilotonluk kullanılabilir. Bunların atım yerleri ise obüs mermisine benzer, 155’lik obüs mermisine benzer" şeklinde konuştu.
DÖRT KAT DAHA GÜÇLÜ ÖLÜM TEHDİDİ
Taktik denilen silahların alan etkisinin büyüklüğünü vurgulayan İbrahim Keleş, "Tabii, çok daha büyük bir alan, çok daha büyük bir alan. Yani taktik deyince zannedilmesin ki bu küçük bir şey, zarar vermez. Hayır, Nagazaki ve Hiroşima’ya atılan bomba 250 bin kişi öldürdü, şehirleri tamamen dümdüz etti. Eğer 50 kiloton atarsanız bunun altı katını düşünün, o zaman çıkacak zararın ne kadar olacağını... Dört katı düşünün, dört katı daha güçlü demektir. Yani bu atılacak diye söylemiyorum ama benim endişem var" diyerek tehlikenin boyutunu gözler önüne serdi.
"CEHENNEMİ YAŞATACAĞIZ" SÖYLEMİ VE NÜKLEER ENDİŞE
Siyasi arenada kullanılan sert retoriğin nükleer savaşı tetikleyebileceğini belirten İbrahim Keleş, "Bu 'taş devrine çeviririz' lafı ve 'cehennemi yaşatacağız' ifadeleri bunu çağrıştırıyor. Böyle bir endişe ve korku yaşıyoruz doğrusu. Çünkü bakın bu, kullanılması asla yapılmaması gereken bir şey, asla kullanılmaması gereken bir şey. İnsanlık için bir felakettir bu ve önü alınamaz artık ondan sonra. O nedenle umarım bir çılgınlık yapmazlar" sözleriyle dünya liderlerine sağduyu çağrısında bulundu.
"SİGARASINI YAKMAK İÇİN DÜNYAYI YAKAR": TRUMP VE NÜKLEER RİSK
Donald Trump’ın karakter yapısı ve nükleer risk arasındaki bağlantıya dair çarpıcı bir benzetme yapan İbrahim Keleş, "Trump söz konusu olunca da nereye kadar diye düşünüyorsun, nereye kadar gidebilir diye bakıyoruz. Yani Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in bir cümlesi vardır; 'Bazı insanlar vardır sigarasını yakmak için dünyayı yakmaktan imtina etmezler, çekinmezler.' Trump işte öyle biri. Kendini korumak için, kendi geleceği için, kazanabilmek için dünyayı bile yakmaktan geri durmayacak kadar bir tıynete sahip" ifadelerini kullanarak Trump’ın nükleer silah kullanma potansiyeline dair duyduğu derin kaygıyı dile getirdi.
İRAN'DAN KUVEYT HÜKÜMET BİNASINA İHA SALDIRISI
Kuveyt Petrol Bakanlığı ve Kuveyt Petrol Şirketi’nin (KPC) genel merkezinin bulunduğu Şuveyh petrol sektörü kompleksini hedef alan insansız hava aracı (İHA) saldırısının maddi hasara yol açtığı bildirildi.
İran, ABD varlıklarına ev sahipliği yapan Körfez ülkelerini hedef almayı sürdürüyor. Kuveyt hükümetinden yapılan açıklamada, ülkenin başkenti Kuveyt’teki bakanlıklar yerleşkesinde bulunan bir binaya İHA saldırısı düzenlendiği bildirildi. Binada maddi hasar meydana geldiği, ancak can kaybı ya da yaralanma yaşanmadığı aktarıldı. Bakanlıklar yerleşkesinin tedbir olarak Pazar günü ziyaretçi kabul etmeyeceği ve tüm görevli personelin evlerinden çalışacağı kaydedildi. Kuveyt Petrol Şirketi’nden (KPC) yapılan açıklamada ise, saldırıda hedef alınan binanın Kuveyt Petrol Bakanlığı ve KPC genel merkezinin bulunduğu Şuveyh petrol sektörü kompleksinde yer aldığı ifade edildi.