CANLI I Orta Doğu'da savaşın 37. günü! Trump: İranlı askeri liderleri öldürdük

Giriş Tarihi:Son Güncelleme:
ahaber.com.tr - Özel Haber
CANLI I Orta Doğu'da savaşın 37. günü! Trump: İranlı askeri liderleri öldürdük

ABD’ye ait iki savaş uçağının düşürülmesi ve bir pilotun kayıp olması gündemi sarsarken, Orta Doğu’da savaş 37. gününde şiddetini artırıyor. İran’ın ateşkes teklifini reddetmesiyle gerilim tırmanırken, ABD Başkanı Donald Trump, Tahran'a yönelik büyük bir saldırı gerçekleştirildiğini belirterek, "İran'ı kötü ve akılsızca yöneten birçok askeri liderin yanı sıra birçok şey ortadan kaldırıldı" dedi.

Orta Doğu'da savaş 37. gününde şiddetleniyor. ABD-İsrail saldırıları ve İran'ın misillemeleriyle bölgede tansiyon yükselirken, en sıcak gelişmeler A Haber'de.

İŞTE İSRAİL- İRAN CEPHESİNDE YAŞANAN SON GELİŞMELER

CANLI ANLATIM

05:01

NÜKLEER KIYAMETİN EŞİĞİNDE MİYİZ? DÖRT KAT DAHA GÜÇLÜ ÖLÜM TEHDİDİ

Dünya, nükleer bir felaketin gölgesinde nefeslerini tutmuş beklerken, "taktik nükleer silah" kavramının arkasına sığınan kirli pazarlıklar ve korkutan senaryolar A Haber ekranlarında masaya yatırıldı. Stratejist ve Güvenlik Uzmanı İbrahim Keleş, Hiroşima ve Nagazaki’de yaşanan dehşetin bilançosunu hatırlatarak, günümüzde "küçük" denilen nükleer başlıkların aslında dünyayı bir cehenneme çevirebilecek güçte olduğu uyarısında bulundu. Trump yönetiminin "taş devrine çevirme" söylemlerinin nükleer bir çılgınlığa kapı aralayabileceğine dikkat çeken Keleş, insanlığın karşı karşıya olduğu o geri dönülemez felaket senaryosunu tüm teknik detaylarıyla deşifre etti.

ÖLDÜRMEYEN SİLAH YOKTUR: TAKTİK NÜKLEER YALANI

Nükleer silahların küçümsenemeyecek bir yıkım gücüne sahip olduğunu vurgulayan Stratejist ve Güvenlik Uzmanı İbrahim Keleş, "Nükleer silah, hiçbir zaman adının bile ağza alınmaması gereken bir silah türü. Taktik deyince de, taktik nükleer silah zannediliyor ki böyle hani askerlik yapanlar G3’ün gücünü bilirler, bir de küçük 7.65’lik tabanca vardır; zannedilir ki G3 vurunca öldürüyor da o vurunca öldürmüyor veya 7.65’lik tabanca mermisi öldürmüyor zannedilir. Hayır, öldürür, ikisi de öldürür. Biri daha geniş çaplı, birisi daha az çaplı ama nihayetinde öldürür" ifadelerini kullanarak nükleer tehdidin küçültülemeyecek bir gerçeklik olduğunu dile getirdi.

HİROŞİMA VE NAGAZAKİ DEHŞETİ: 15 KİLOTONLUK ÖLÜMÜN BİLANÇOSU

Tarihteki nükleer felaketlerin bilançosunu hatırlatan İbrahim Keleş, "Hiroşima’ya atıldığında ölen insan sayısı yaklaşık ilk etapta 80-90 bindi ama ilk bir yıl içerisinde bu sayı 140 bine çıktı. Radyasyonun etkisiyle birlikte daha da arttı. Nagazaki’de de aynı şekilde toplam ölü sayısı sonraki yıllarla birlikte topladığınız zaman 250 bin kişi öldü. Ve bu kullanılan silahın, yani atom bombasının gücü kaç tondu? 15 kiloton. Adı da Little Boy, yani 'Küçük Çocuk' diye Amerikalılar öyle bir isim koymuşlar. Bir de Enola Gay vardır. Şimdi bunların gücü 15 kiloton. Yani 15 bin ton TNT’ye eşit bir gücü var. Bu 15 kilotonluk bomba yaklaşık 250 bin kişinin ölümüne sebep verdi ve Hiroşima’yı ve Nagazaki’yi dümdüz etti" sözleriyle yaşanan tarihi trajediyi ve silahların yıkıcı gücünü aktardı.

200 KİLOTONLUK TAKTİK KIYAMET: OBÜS MERMİSİNDEKİ CEHENNEM

Günümüzdeki taktik nükleer silahların teknik kapasitesine dikkat çeken İbrahim Keleş, "Taktik nükleer silahlar ya cephede kullanılıyor veyahut da kasaba ve illerde kullanmak üzere tasarlanmış. Fakat çok basit gibi düşünülmesin, 15 kilotonun verdiği zararı özellikle söyledim. Şu anda taktik nükleer silah dediğimiz zaman çeşitli boyları var. Bunlar 200 kiloton kadar olanı da var. Yani 15 kilotonun neler yaptığını Hiroşima ve Nagazaki’den anlattık, 200 kiloton olanın adı da taktik nükleer silah. 50 kiloton olanın adı taktik nükleer silah, 1 kiloton olanın da adı taktik nükleer silah. Artık hangisini kullanırlar bilemiyoruz ama genellikle 20 bin ve 50 kilotonluk kullanılabilir. Bunların atım yerleri ise obüs mermisine benzer, 155’lik obüs mermisine benzer" şeklinde konuştu.

DÖRT KAT DAHA GÜÇLÜ ÖLÜM TEHDİDİ

Taktik denilen silahların alan etkisinin büyüklüğünü vurgulayan İbrahim Keleş, "Tabii, çok daha büyük bir alan, çok daha büyük bir alan. Yani taktik deyince zannedilmesin ki bu küçük bir şey, zarar vermez. Hayır, Nagazaki ve Hiroşima’ya atılan bomba 250 bin kişi öldürdü, şehirleri tamamen dümdüz etti. Eğer 50 kiloton atarsanız bunun altı katını düşünün, o zaman çıkacak zararın ne kadar olacağını... Dört katı düşünün, dört katı daha güçlü demektir. Yani bu atılacak diye söylemiyorum ama benim endişem var" diyerek tehlikenin boyutunu gözler önüne serdi.

"CEHENNEMİ YAŞATACAĞIZ" SÖYLEMİ VE NÜKLEER ENDİŞE

Siyasi arenada kullanılan sert retoriğin nükleer savaşı tetikleyebileceğini belirten İbrahim Keleş, "Bu 'taş devrine çeviririz' lafı ve 'cehennemi yaşatacağız' ifadeleri bunu çağrıştırıyor. Böyle bir endişe ve korku yaşıyoruz doğrusu. Çünkü bakın bu, kullanılması asla yapılmaması gereken bir şey, asla kullanılmaması gereken bir şey. İnsanlık için bir felakettir bu ve önü alınamaz artık ondan sonra. O nedenle umarım bir çılgınlık yapmazlar" sözleriyle dünya liderlerine sağduyu çağrısında bulundu.

"SİGARASINI YAKMAK İÇİN DÜNYAYI YAKAR": TRUMP VE NÜKLEER RİSK

Donald Trump’ın karakter yapısı ve nükleer risk arasındaki bağlantıya dair çarpıcı bir benzetme yapan İbrahim Keleş, "Trump söz konusu olunca da nereye kadar diye düşünüyorsun, nereye kadar gidebilir diye bakıyoruz. Yani Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in bir cümlesi vardır; 'Bazı insanlar vardır sigarasını yakmak için dünyayı yakmaktan imtina etmezler, çekinmezler.' Trump işte öyle biri. Kendini korumak için, kendi geleceği için, kazanabilmek için dünyayı bile yakmaktan geri durmayacak kadar bir tıynete sahip" ifadelerini kullanarak Trump’ın nükleer silah kullanma potansiyeline dair duyduğu derin kaygıyı dile getirdi.

04:53

İRAN'DAN KUVEYT HÜKÜMET BİNASINA İHA SALDIRISI

Kuveyt Petrol Bakanlığı ve Kuveyt Petrol Şirketi’nin (KPC) genel merkezinin bulunduğu Şuveyh petrol sektörü kompleksini hedef alan insansız hava aracı (İHA) saldırısının maddi hasara yol açtığı bildirildi.   

İran, ABD varlıklarına ev sahipliği yapan Körfez ülkelerini hedef almayı sürdürüyor. Kuveyt hükümetinden yapılan açıklamada, ülkenin başkenti Kuveyt’teki bakanlıklar yerleşkesinde bulunan bir binaya İHA saldırısı düzenlendiği bildirildi. Binada maddi hasar meydana geldiği, ancak can kaybı ya da yaralanma yaşanmadığı aktarıldı. Bakanlıklar yerleşkesinin tedbir olarak Pazar günü ziyaretçi kabul etmeyeceği ve tüm görevli personelin evlerinden çalışacağı kaydedildi. Kuveyt Petrol Şirketi’nden (KPC) yapılan açıklamada ise, saldırıda hedef alınan binanın Kuveyt Petrol Bakanlığı ve KPC genel merkezinin bulunduğu Şuveyh petrol sektörü kompleksinde yer aldığı ifade edildi. 

00:39

"TÜM BÖLGE RADYOAKTİF KİRLENME TEHLİKESİYLE KARŞI KARŞIYA"

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Uluslararası Atom Enerji Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Grossi’ye gönderdiği mektupta, İsrail’in İran’daki Buşehr Nükleer Enerji Santrali’ne yönelik saldırısını kınayarak, bu durumun tüm bölgeyi radyoaktif kirlenme tehlikesiyle karşı karşıya bıraktığını belirtti.   
  
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve BM Güvenlik Konseyi üyelerine bir mektup göndererek İsrail’in İran’daki Buşehr Nükleer Enerji Santrali’ne yönelik saldırısını kınadı. Bir örneğinin de Uluslararası Atom Enerji Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Grossi’ye gönderildiği mektupta Arakçi, ülkesinin nükleer tesislerine yönelik saldırıların ciddi insani ve çevresel sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu. 
  
İran Dışişleri Bakanı, ABD ve İsrail’in İran’daki barışçıl ve UAEA denetimindeki nükleer tesisleri hedef aldığını belirtti. Özellikle aktif durumdaki Buşehr Nükleer Enerji Santrali çevresinde gerçekleşen saldırıların "ciddi radyolojik sızıntı riski" oluşturduğunu vurguladı. Söz konusu saldırıların yasa dışı olduğunu ifade eden Arakçi, bu durumun tüm bölgeyi radyoaktif kirlenme tehlikesiyle karşı karşıya bıraktığını ve uluslararası toplumun bu gelişmelere kayıtsız kalmaması gerektiğini kaydetti. 
  
Arakçi, BM Güvenlik Konseyi ile UAEA’yı söz konusu saldırılar karşısında etkili adımlar atmamakla eleştirerek, bu durumun saldırıları gerçekleştiren tarafları cesaretlendirdiğini ifade etti. Arakçi, aktif bir nükleer tesisin yakınında gerçekleşen saldırıların "kabul edilemez" olduğunu ve bunun ciddi bir radyolojik yayılma riski doğurduğunu yineledi. 
 
SALDIRIYA UĞRAYAN BÖLGELER VURGULANDI
  
Mektupta, son haftalarda İran’daki nükleer tesislere yönelik çeşitli saldırının gerçekleştiği bilgisi paylaşıldı. Buna göre, 1 Mart’ta Natanz nükleer tesisi iki kez hedef alınırken, 17 Mart’ta Buşehr Nükleer Enerji Santrali’ne 350 metre mesafedeki bir yapı vuruldu. 21 Mart’ta Natanz’da yeni saldırılar düzenlenirken, 24 Mart’ta Buşehr çevresine bir füze isabet etti. Ayrıca 27 Mart’ta Buşehr Nükleer Enerji Santrali’nin üçüncü kez hedef alındığı, aynı gün Hendab’daki ağır su üretim tesisinin ve Şehid Ahmedi-Roşen uranyum işleme tesisinin de saldırıya uğradığı belirtildi. 

BUŞEHR NÜKLEER SANTRALİ’NE 4’ÜNCÜ SALDIRI
  
İran medyası, İsrail'in bugün düzenlediği saldırılarda Buşehr Nükleer Enerji Santrali sahası yakınına bir füzenin isabet ettiğini aktarmıştı. Santralin yan binalarından birinde hasar meydana gelirken, santralde görevli 1 güvenlik personelinin hayatını kaybettiği aktarılmıştı. İlk incelemelere göre saldırının santralin ana bölümlerine zarar vermediği ve işletim sürecinin etkilenmediği belirtilmişti. 

23:56

ÜST DÜZEY İRANLILAR ÖLDÜRÜLDÜ

 ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik kısa süre önce yapılan saldırıda "pek çok askeri liderin" öldürüldüğünü bildirdi.

Trump, Truth Social'den yaptığı paylaşımda, ABD'nin İran'ın başkenti Tahran'a yaptığı son saldırının görüntülerini paylaştı.

ABD Başkanı, video paylaşımının altına, "İran’ın, kendilerini kötü ve basiretsizce yönetmiş olan pek çok askeri lideri, daha pek çok şeyle birlikte, Tahran’daki bu devasa saldırıyla tasfiye edildi!" diye yazdı.

Trump, uzaktan çekilmiş karanlık bir görüntüyü paylaşırken, yaklaşık bir dakikalık videonun bir bölümünde bombardıman sesleriyle tepelik bir bölgenin düşen bombanın etkisiyle kısa süreliğine aydınlandığı görüldü.

Trump, saatler önce yaptığı diğer bir paylaşımda, ABD'nin İran'a anlaşma yapmak için verdiği sürenin daraldığına işaret etmişti.

"İran'a, ya bir anlaşma yapması ya da Hürmüz Boğazı'nı açması için 10 gün verdiğim o anı hatırlıyor musunuz? Süre daralıyor." ifadesini kullanan Trump, Hürmüz Boğazı'nın 48 saat içinde açılmaması durumunda Tahran yönetiminin üzerine "kıyametin kopmasının" yakın olduğunu ifade etmişti.

 

 

22:43

"TRUMP HASTANEYE KALDIRILDI" İDDİALARINA BEYAZ SARAY'DAN AÇIKLAMA

Kamuoyunda gündeme bomba gibi düşen ABD Başkanı Donald Trump’ın hastaneye kaldırıldığı iddiaları, kısa sürede geniş yankı uyandırdı. Sosyal medyada hızla yayılan ve uluslararası basında da yer bulan bu iddiaların ardından Beyaz Saray’dan resmi açıklama geldi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın sağlık durumuna ilişkin sosyal medyada yayılan "hastaneye kaldırıldı" iddiaları Beyaz Saray tarafından kesin bir dille reddedildi. Beyaz Saray İletişim Direktörü Steven Cheung, Trump’ın Paskalya hafta sonu boyunca Oval Ofis’te çalışmalarını sürdürdüğünü açıkladı.   
  
ABD Başkanı Donald Trump’ın sağlık durumuna ilişkin sosyal medyada ortaya atılan "hastaneye kaldırıldı" iddiaları kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, Beyaz Saray’dan söz konusu iddialara yönelik resmi açıklama geldi. Beyaz Saray İletişim Direktörü Steven Cheung, iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek Trump’ın görevine devam ettiğini duyurdu. ABD medyasında ve sosyal medya platformlarında, ABD Başkanı Trump’ın Washington’daki Ulusal Askeri Hastane’ye kaldırıldığı yönünde çeşitli iddialar gündeme geldi. Özellikle Trump’ın son günlerde kamuoyunda görünmemesi, bu iddiaların kısa sürede geniş kitlelere yayılmasına neden oldu. 
 
BEYAZ SARAY’DAN NET YALANLAMA

Beyaz Saray İletişim Direktörü Steven Cheung, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada söz konusu iddiaları yalanladı. Cheung, "Başkan Trump kadar Amerikan halkı için daha çok çalışan bir başkan hiç olmamıştır. Bu Paskalya hafta sonu boyunca Beyaz Saray ve Oval Ofis’te aralıksız çalışmaktadır. Tanrı onu kutsasın" ifadelerini kullandı. Cheung’un açıklaması, Beyaz Saray’ın resmi X hesabı üzerinden de paylaşılırken, böylece iddialara kurumsal düzeyde de yanıt verilmiş oldu. 
 
TRUMP’IN PROGRAMINDAKİ DEĞİŞİKLİKLER DİKKAT ÇEKTİ
  
ABD Başkan Trump’ın son günlerde kamuoyu karşısına çıkmaması ve programındaki değişiklikler dikkat çekti. Trump, en son Çarşamba akşamı ulusa sesleniş konuşmasında ekranlarda görüldü. Bunun ardından kamuoyunda görünmeyen Trump’ın, hafta sonu için genellikle tercih ettiği Florida’daki Mar-a-Lago yerine Washington’da kalması planlandı. Beyaz Saray’ın Cumartesi günü sabah saatlerinde programını erken tamamlaması da Trump’ın gün içerisinde herhangi bir etkinliğe katılmayacağı şeklinde yorumlandı.

22:28

TAHRAN SOKAKLARI KAYNIYOR | NÜKLEER TEHLİKE KAPIDA!

İran’da savaşın ilk anlarından itibaren başlayan yönetim yanlısı gösteriler hız kesmeden devam ederken, sahada yaşanan askeri gelişmeler bölgedeki tansiyonu zirveye taşıdı. ABD’ye ait bir F-15 savaş uçağının düşmesi, sınır hatlarının vurulması, nükleer tesislere yönelik saldırılar ve farklı ülkelerden gelen milis grupların Tahran sokaklarında görünmesi, savaşın sadece cephede değil şehir merkezlerinde de hissedildiğini gözler önüne seriyor. A Haber Muhabiri Ekber Karabağ’ın sahadan aktardığı detaylarla bölgede yaşananların boyutunu gözler önüne serdi.

“MEYDANLARI TERK ETMEYİN” ÇAĞRISI

İran’da savaşın başladığı ilk geceden itibaren yönetim yanlısı gösterilerin organize şekilde sürdüğü dikkat çekiyor. A Haber Muhabiri Ekber Karabağ, sürecin sistematik bir şekilde ilerlediğini belirterek, "Savaşın başladığı ilk günden itibaren bu gösteriler başladı ve halen devam ediyor. Görünen o ki savaşın sonuna kadar da sürecek" ifadelerini kullandı. İranlı yetkililerin özellikle askeri kanattan halka açık çağrılar yaptığına dikkat çeken Karabağ, "Yetkililer sürekli olarak ‘Meydanları siz doldurun, savaş meydanına biz sahip çıkacağız’ şeklinde çağrılar yapıyor. Yönetim taraftarları da her gece bu çağrılara uyarak sokaklarda bulunuyor" sözleriyle sahadaki atmosferi aktardı.

ABD’YE AİT F-15 DÜŞTÜ: SINIR HATTINDA ARAMA OPERASYONU

Günün en çarpıcı gelişmelerinden biri ABD’ye ait bir F-15 savaş uçağının İran’da düşmesi oldu. Olayın Irak sınırına yakın bölgede, Huzistan ile Kohgiluye ve Boyer-Ahmed hattına yakın bir noktada gerçekleştiği bildirildi. Karabağ, "Uçağın düştüğü bölgede arama çalışmaları sürüyor. ABD’nin de bölgede arama faaliyetlerine devam ettiği ifade ediliyor" dedi. Bir pilotun kurtarıldığına dair iddiaların gündemde olduğunu vurgulayan Karabağ, "Bir pilotun ABD tarafından kurtarıldığı, İran’a gelen iki helikopterle çıkarıldığı öne sürülüyor ancak İran tarafından bu konuda resmi bir açıklama yok" şeklinde konuştu. Diğer pilot için arama çalışmalarının sürdüğünü belirten Karabağ, bölgedeki yerel halkın da sürece dahil olduğunu ifade ederek, "Aşiretler ve köylüler de arama çalışmalarına katılıyor" dedi.

DEVRİM MUHAFIZLARI’NDAN DİKKAT ÇEKEN TEŞEKKÜR

İran Devrim Muhafızları’nın yaptığı açıklama da dikkat çekti. Karabağ, "Devrim Muhafızları bölgedeki sivillere hem arama çalışmalarına katıldıkları için hem de İran hava sahasına giren helikopterlere ateş açtıkları için teşekkür etti" ifadelerini kullandı. Bazı kaynaklara göre İran hava sahasına giren helikopterlerin çıkış sırasında hasar aldığı da iddialar arasında. Karabağ, "Hafif silahlarla açılan ateş sonucu helikopterlerde hasar oluştuğu ve bazı personelin yaralandığına dair iddialar gündemde" dedi.

HUZİSTAN ATEŞ ALTINDA: PETROKİMYA TESİSLERİ VURULDU

Huzistan bölgesi gün boyunca yoğun saldırıların hedefi oldu. Kritik altyapının vurulduğunu belirten Karabağ, "Petrokimya tesisleri ve sınırdaki gümrük kapısı hedef alındı" dedi. Saldırının ardından Irak’ın sınır kapısını kapattığını aktaran Karabağ, "Irak, söz konusu bölgeden İran’a geçişleri durdurdu" bilgisini paylaştı.

HÜRMÜZ MESAJI: “DOST ÜLKELER GEÇEBİLİR”

İran’dan gelen bir diğer önemli açıklama ise Hürmüz Boğazı ile ilgili oldu. Karabağ, "İran, ‘dost ülke’ olarak tanımladığı devletlerin gemilerinin Hürmüz’den geçişine izin verileceğini açıkladı" ifadelerini kullandı.

BUŞEHR NÜKLEER TESİSİNE DÖRDÜNCÜ SALDIRI

Savaşın en kritik başlıklarından biri ise Buşehr Nükleer Tesisi oldu. Tesise yönelik dördüncü saldırının gerçekleştiğini belirten Karabağ, "Bu kez ana merkez değil, çevresi hedef alındı ancak buna rağmen bir kişi hayatını kaybetti" dedi. Tesiste çok sayıda Rus uzmanın bulunduğunu hatırlatan Karabağ, "Rusya saldırıyı kınadı ve 198 Rus uzmanın Ermenistan üzerinden ülkeyi terk ettiği açıklandı" sözleriyle gelişmeleri aktardı. İranlı yetkililerin nükleer risk konusunda uyarıda bulunduğunu belirten Karabağ, "Abbas Irakçi, olası bir sızıntının sadece İran’ı değil tüm bölgeyi etkileyeceğini söyledi" ifadelerini kullandı.

“NÜKLEER SIZINTI TÜM BÖLGEYİ VURUR”

Buşehr’in coğrafi konumuna dikkat çeken Karabağ, "Tesis Körfez’e oldukça yakın. Olası bir sızıntı sadece İran’ı değil Körfez ülkelerini de etkileyebilir" dedi. Ana merkezin özellikle hedef alınmamasının dikkat çektiğini belirten Karabağ, "Yaygın görüş, bu saldırılarla Rus personelin bölgeden çıkarılmasının hedeflendiği yönünde" şeklinde konuştu.

TAHRAN SOKAKLARINDA YABANCI MİLİS GÖLGESİ

Sahadaki en dikkat çekici gelişmelerden biri ise farklı ülkelerden gelen milis grupların varlığı oldu. Karabağ, "Irak’tan gelen grupları bizzat gördüm. İnkılap Meydanı’nda çadır kurmuşlardı ve halka ikramlarda bulunuyorlardı" ifadelerini kullandı. Bu grupların yüzlerce araçlık konvoylarla İran’a giriş yaptığını belirten Karabağ, "Malzeme getirdiklerini söylediler" dedi. Afganistan kökenli Fatimiyyun Tugayları’nın da Tahran’da görüntülendiğine dair haberlerin İran medyasında yer aldığını aktaran Karabağ, "Bazılarının üniformalı olduğu görüntüler yayınlandı" şeklinde konuştu.

“Şİİ HİLALİ” TARTIŞMASI: YENİ BİR CEPHE Mİ?

Bu gelişmeler “Şii Hilali”nin yeniden şekillendiği yönünde yorumlara neden oldu. Ancak İran’ın resmi açıklamalarının farklı olduğunu belirten Karabağ, "İran bu grupların yardım ve lojistik destek için geldiğini söylüyor" dedi. Savaş geçmişine sahip bu grupların olası bir kara harekâtında rol alıp almayacağına dair tartışmaların sürdüğünü ifade eden Karabağ, "İran’da genel kanaat, şu an için bu gruplara ihtiyaç olmadığı yönünde" dedi.  Karabağ, "İran’ın hem Devrim Muhafızları hem düzenli ordusu hem de Besic güçleri yeterli görülüyor. Ancak ilerleyen süreçte şartlar değişirse bu grupların devreye girip girmeyeceği belirsiz" ifadelerini kullandı.

SINIR HATLARI HEDEFTE: ABD NEDEN O NOKTALARI VURUYOR?

İlam-Kirmanşah hattındaki saldırılar da dikkat çekti. Karabağ, "Sınır kapılarının vurulmasının bu milis hareketliliğiyle bağlantılı olup olmadığı tartışılıyor" dedi. Bu bölgelerdeki saldırıların, olası milis geçişlerini engellemeye yönelik olabileceği yorumları yapılırken, kesin bir bilgi bulunmadığı vurgulanıyor.

TÜRKİYE İÇİN NÜKLEER RİSK VAR MI?

Nükleer sızıntı ihtimali Türkiye açısından da endişe yaratıyor. Ancak Karabağ bu konuda daha temkinli bir değerlendirme yaparak, "Buşehr Türkiye’ye oldukça uzak bir noktada. Olası bir sızıntının Türkiye’yi etkileyeceğini düşünmüyorum" dedi. Yine de tesisin aktif olması nedeniyle riskin büyük olduğuna dikkat çeken Karabağ, "Ana merkez vurulursa radyoaktif yayılım ciddi bir ihtimal" ifadelerini kullandı.

22:07

"AMERİKA ‘ÜÇÜNCÜ DÜNYA’ OLMAYACAK"

ABD Başkanı Donald Trump, "Üçüncü Dünya'dan ithalat yaparsanız, siz de Üçüncü Dünya olursunuz!" ve ben başkan olduğum sürece bu Amerika Birleşik Devletleri'nin başına gelmeyecek." dedi. 

 

 

22:02

İRAN: IRAK HÜRMÜZ'DEKİ UYGULANAN KISITLAMALARDAN MUAF

İran Devrim Muhafızları Ordusu’na (DMO) bağlı Hatemul Enbiya Merkez Karargahı Sözcüsü İbrahim Zülfikari, Irak halkına yönelik bir video yayımladı. Zülfikari, İran’ın sahada ön safta yer aldığını ancak Irak halkının kararlı duruşunun da bu süreçte önemli rol oynadığını belirterek, "İran milleti bu mücadelede yalnız değildi. Siz onurlu ve Müslüman Irak halkının desteği, azim ve direncimizi artıran bir motivasyon kaynağıdır. ABD ve onun unsurlarına karşı verdiğiniz mücadelede başarılı olmanızı diliyoruz. Allah’tan adımlarınızın sağlam olmasını ve çabalarınızın zaferle sonuçlanmasını diliyoruz. Sizin tutum ve eylemleriniz tarihe geçecektir" ifadelerini kullandı.


Zülfikari, Hürmüz Boğazı’nda uygulanan kısıtlamalara ilişkin, "Kardeş Irak, Hürmüz Boğazı’nda uygulanan kısıtlamalardan muaftır. Bu kısıtlamalar yalnızca düşman ülkelere yöneliktir. Irak’ın ulusal egemenliğine büyük saygı duyuyoruz. ABD işgalinin izlerini taşıyan Irak halkının bu süreçteki mücadelesi takdire şayandır. Boyun eğmeyen ve hegemonya düzenine teslim olmayan bir millet olduğunuzu ortaya koydunuz. Bu durum sizin için bir gurur vesilesidir" dedi.

22:01

İRAN'DA SANAYİ BÖLGESİNE YÖNELİK ABD-İSRAİL SALDIRILARINDA 5 KİŞİ ÖLDÜ

İranlı Öğrenciler Haber Ajansının (ISNA) Huzistan Valiliğine dayandırdığı habere göre ABD-İsrail, Huzistan eyaletinde Mahşehr kentindeki petrokimya tesislerinin bulunduğu sanayi bölgesine saldırı düzenledi.

Valilik, saldırı sonucu 5 kişinin yaşamını yitirdiğini, 170 kişinin de yaralandığını duyurdu.

 

18:12

ABD VE NATO İÇİN YOLUN SONU MU? İRAN'DAN AMERİKAN SAVAŞ UÇAKLARINA ŞOK DARBE

Dünya nefesini tuttu, Ortadoğu'daki sıcak gelişmeleri takip ediyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın NATO çıkışları ve İran'ın peş peşe gerçekleştirdiği misilleme saldırıları bölgedeki gerilimi zirveye taşıdı. Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Cihan Günyel, A Haber ekranlarında savaşın seyrini ve küresel sistemdeki büyük kırılmaları değerlendirdi. İran'ın Amerikan savaş uçaklarını düşürmesiyle değişen dengeler, NATO'nun geleceği ve küresel sistemin yeni aktörleri masaya yatırıldı. Ateş hattındaki son durum ve diplomatik satrançta yaşanan tarihi anlar tüm detaylarıyla incelendi.


KÖRFEZ'DE ŞİDDET EŞİĞİ YÜKSELİYOR: ENERJİ TESİSLERİ HEDEFTE
Bölgedeki çatışmaların sadece askeri değil, ekonomik bir boyutu olduğunu belirten Dr. Cihan Günyel, "Sahada yaşanan gelişmelerde maalesef şiddet eşiği sürekli yükseliyor. Sivil altyapılar vuruluyor, gerilim Körfez ülkelerinin tamamına yayılmış durumda. Enerji tesislerinin hedef alınması, küresel enerji arzında negatif gelişmelere yol açıyor ve bu durum Avrupa güvenlik mimarisine kadar uzanan geniş bir yelpazede uluslararası sistemi etkiliyor" ifadelerini kullandı.


NATO’NUN KURULUŞ YILDÖNÜMÜNDE AYRILIK SİNYALLERİ
NATO'nun geleceğine dair tartışmalara değinen Sümeyye Hanım, "Bugün aynı zamanda NATO'nun kuruluş yıldönümü; 4 Nisan 1949'da ABD'de kurulmuştu. Kuruluş yıldönümünde, Trump'ın 'kağıttan kaplan' nitelemesi ve ABD'yi NATO'dan çekme ihtimali konuşuluyor" sözleriyle durumun ciddiyetine dikkat çekti. Dr. Cihan Günyel, ABD'nin NATO'dan ayrılmasının sanıldığı kadar kolay olmadığını belirterek, "Trump'ın ayrılma isteğinin önünde iki büyük engel var. Normal şartlarda bir ülke 20 yıl sonra, bir yıl önceden haber vererek ayrılabilir ancak ABD hem anlaşmanın depozitör ülkesi hem de 2023 sonunda Kongre'den geçen yasa gereği, Kongre'nin salt çoğunluğu olmadan hiçbir başkan NATO'dan ayrılamaz. Hatta böyle bir adımda tüm federal finansman kesiliyor" açıklamasında bulundu.

BEŞİNCİ MADDE TARTIŞMASI VE CAYDIRICILIK KAYBI
Güvenlik mekanizmalarının işleyişine dair kritik bir noktaya parmak basan Dr. Cihan Günyel, "Beşinci madde, bir NATO müttefikine yapılan saldırıyı tüm üyelere yapılmış sayar. Ancak ABD bu maddeyi işletmeyebilir veya askeri destekte çok sınırlı kalabilir. Bu durum NATO'nun caydırıcılığında büyük bir sıkıntı yaratacaktır. Trump'ın NATO'yu tam olarak çözümleyemediğini, en azından hukuki ve savunma gerekçelerini doğru okuyamadığını görüyoruz" sözleriyle aktardı.

DÜNYA BEŞTEN BÜYÜKTÜR: YENİ BİR DÜZENİN AYAK SESLERİ
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un "yeni düzensizlik karşısında pasif kalmamalıyız" çıkışını değerlendiren Dr. Cihan Günyel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın tarihi vizyonuna atıfta bulunarak, "Sayın Cumhurbaşkanımızın 'Dünya beşten büyüktür' ifadesi, son yıllarda yaşanan olaylarla ne kadar haklı ve yerinde olduğunu tüm dünyaya gösterdi. Birleşmiş Milletler 43 üyeyle kurulduğunda sistem 5 aktör üzerine inşa edilmişti. Bugün 193 ülkeden bahsediyoruz. Almanya, İtalya, Türkiye, Brezilya ve Hindistan gibi büyük güçlerin sistem dışında bırakılması artık mümkün değil" şeklinde konuştu.

TÜRKİYE'NİN SAVUNMA DOKTRİNİ VE AVRUPA GÜVENLİĞİ
Avrupa'nın savunma konusunda zafiyet içinde olduğunu belirten Dr. Cihan Günyel, "Amerika'nın çekilmesi durumunda yük Türkiye, Fransa, Almanya ve İngiltere gibi ülkelere binecek. Türkiye'nin ordusunun güç kapasitesi, caydırıcılığı ve özellikle son yıllarda İHA-SİHA teknolojileriyle konvansiyonel savaşın doktrinini değiştirmiş olması onu ön plana çıkarıyor" ifadelerini kullandı. Batı ittifakının başarısızlıklarına örnek veren Günyel, "Afganistan'da 20 yılın sonunda yaşanan başarısızlık ve çıkış hikayesi ortada. ABD'nin orada 6 trilyon dolar harcadığı söyleniyor. Trump'tan ziyade sistemi ve diplomasiyi daha iyi okuyan İspanya gibi ülkeler uluslararası hukuku savunmaya devam ediyor" dedi.

İRAN'IN HAVA SAVUNMA SİSTEMLERİ VE ABD UÇAKLARININ DÜŞÜRÜLMESİ
İran'ın Amerikan savaş uçaklarını düşürmesinin yarattığı şoku değerlendiren Sümeyye Hanım, "İran'ın füze kapasitesinin imha edildiğine dair söylemler vardı ama tam aksini gördük. İran yeni hava savunma sistemini kullandığını açıkladı. Bu desteği kimden almış olabilir ve ABD iç kamuoyunda bu durum nasıl bir yankı uyandırır?" sorusunu yöneltti. Dr. Cihan Günyel, İran'ın stratejik noktaları hedef aldığını belirterek, "Düşürülen uçakların bölgesi, etnik ve mezhepsel ayrımlar üzerinden İran'ın alan tutabileceği yerler. Hürmüz Boğazı civarında da uçak düşürüldü. Bu durum akıllara bir kara harekatı hazırlığını getiriyor" şeklinde konuştu.

TEKNOLOJİK TRANSFER VE İRAN’IN STRATEJİK ÜSTÜNLÜĞÜ
İran'ın savunma sanayiindeki gizli gücüne dikkat çeken Dr. Cihan Günyel, "İran'ın kızılötesi algılama teknolojisi kullandığı ifade ediliyor. Bu teknolojileri müttefiklik ilişkisi içinde olduğu Rusya ve Çin'den transfer etmiş olabilir veya kendisi geliştirmiş olabilir. İran kartlarını yavaş yavaş açıyor. Savaşın ilk günlerinde füze isabet oranları düşüktü ama şimdi çok daha hassas füzelerin kullanıldığını, Hürmüz'ün kapatıldığını ve Yemen kartının devreye girdiğini görüyoruz" ifadelerini kullandı.

AMERİKAN KAMUOYUNDA DEHŞET VE TRUMP'IN HAZIRLIKSIZLIĞI
İran'ın misillemelerinin ABD iç siyasetindeki yansımalarını değerlendiren Dr. Cihan Günyel, "Amerikan kamuoyu zaten ikna edilmemiş bir İran savaşı ile karşı karşıya. Üstüne askerlerinizi ve en gelişmiş uçaklarınızı kaybediyorsunuz. Anketlerde gerileyen bir Trump görüyoruz. İran savaşa stratejik olarak iyi hazırlanmışken, Trump'ın A, B, C planları olmadan, sadece kendi kişiliğine münhasır bir şekilde topyekün saldırıp sonrasını düşünmediği bir süreçle karşı karşıyayız" sözleriyle değerlendirmelerini noktaladı.

 

17:11

"48 SAAT SÜRESİ KALDI"

ABD Başkanı Donald Trump, İran'a anlaşmaya yanaşarak Hürmüz Boğazı'nı açması için verdiği sürenin daraldığını bildirerek "Üzerlerine kıyametin kopmasına 48 saat kaldı." ifadesini kullandı.

Başkan Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ABD'nin İran'a anlaşma yapmak için verdiği sürenin daraldığına işaret etti.

Trump, "İran'a, ya bir anlaşma yapması ya da Hürmüz Boğazı'nı açması için 10 gün verdiğim o anı hatırlıyor musunuz? Süre daralıyor." ifadelerini kullandı.

İran'ın bu süre içinde Hürmüz Boğazı'nı ticari gemilerin trafiğine yeniden açması gereğini vurgulayan Trump, "Üzerlerine kıyametin kopmasına 48 saat kaldı. Şükürler olsun Tanrı'ya!" ifadelerine yer verdi.

ABD Başkanı Trump, 27 Mart'ta ABD medyasına yaptığı açıklamada, İran'ın elektrik santrallerini hedef alma kararını 6 Nisan'a kadar durdurmasına ilişkin, İran’ın kendisinden 7 gün süre istediğini ancak kendisinin bu süreyi 10 güne çıkardığını belirtmişti.

 

 

15:16

DEVRİM MUHAFIZLARI ORDU DONANMASI: HÜRMÜZ BOĞAZI YAKINLARINDA İSRAİL REJİMİYLE BAĞLANTILI BİR GEMİ VURULDU

İran Devrim Muhafızları Ordusu Donanması, Hürmüz Boğazı yakınlarında İsrail ile bağlantılı bir geminin kamikaze insansız hava araçlarıyla (İHA) vurulduğunu bildirdi.

İran Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri Komutanlığının sosyal medya hesabından paylaşılan açıklamada, "İsrail rejimiyle bağlantılı MSC Ishyka gemisine Hürmüz Boğazı menzilinde insansız hava aracıyla saldırı düzenlendi." ifadeleri kullanıldı.

Saldırıda geminin alev aldığı bilgisi verildi.
 

15:03

BAE: İRAN 23 BALİSTİK VE 56 İHA İLE SALDIRI DÜZENLEDİ

BAE Savunma Bakanlığı'nın ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, saldırılara ilişkin bilgi verdi.

Açıklamada, bugün İran'dan atılan 23 balistik füze ile 56 İHA'nın hava savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirildiği belirtildi.

İran saldırılarının başladığı 28 Şubat'tan bu yana BAE hava savunma sistemlerinin toplam 498 balistik füze, 23 seyir füzesi ve 2 bin 141 İHA'ya müdahale ettiği kaydedildi.

Saldırılarda, görev başındaki 2 asker ile BAE ordusuyla sözleşmeli çalışan Fas uyruklu bir sivilin hayatını kaybettiği, ayrıca Pakistan, Nepal, Bangladeş, Filistin ve Hindistan uyruklu 10 sivilin öldüğü ifade edilen açıklamada, çeşitli uyruklardan 217 kişinin yaralandığı aktarıldı.

BAE Savunma Bakanlığı, ülkenin güvenliğini hedef alan tehditlere karşı tüm birimlerin teyakkuzda olduğunu ve gerekli tüm önlemlerin kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.

 

13:35

ABD-İSRAİL’DEN İRAN’A YENİ SALDIRI! ÇİFTLİK VE GÜBRE DEPOSU VURULDU

ABD-İsrail'in İran'ın batısındaki İlam eyaletine saldırılarında bir kümes hayvanı çiftliği ve kimyasal gübre deposunun vurulduğu bildirildi.

Yarı resmi Mehr Haber Ajansının İlam Valiliğinin açıklamasına dayandırdığı habere göre, ABD-İsrail, eyalete bağlı Mehran kentinde 3 noktaya saldırı düzenledi.

Saldırılarda bir kümes hayvanı çiftliği ve kimyasal gübre deposunun vurulduğu aktarıldı.

Hedef alınan alanların saldırılarda zarar gördüğü ancak insani can kaybı ya da yaralanma yaşanmadığı bilgisi verildi.

Mehran'da diğer bir noktaya saldırıda ise 2 kişinin yaralandığı açıklandı.

13:13

İRAN’IN KALBİ HEDEFTE! SANAYİ BÖLGELERİNE BOMBARDIMAN

İran'ın güneybatısındaki Huzistan eyaletinde petrokimya şirketlerinin bulunduğu sanayi bölgelerinin ABD-İsrail'in saldırılarının hedefi olduğu bildirildi.

İran resmi ajansı IRNA'nın Huzistan Valiliğine dayandırdığı habere göre ABD-İsrail, Huzistan eyaletinde Mahşehr ve Bender İmam kentlerinde petrokimya tesislerinin bulunduğu sanayi bölgelerine saldırdı.

Fecr, Rical, Emir Kebir ve Ebu Ali petrokimya tesislerinin hedef alındığı saldırılarda Bender İmam petrokimya tesisinin bazı bölgelerinin ağır hasar gördüğü aktarıldı.

Saldırılarda 5 kişinin yaralandığı bilgisi verildi.

13:02

İRAN’DAN ABD’YE "SON NEFES" UYARISI

İran Devrim Muhafızları tarafından yayınlanan listede A10S, UH-60, F-15S, F-16S ve MQ-9 gibi stratejik hava araçlarının vurulduğu teyit edildi. Sahadaki durumu ve İran’ın kararlılığını değerlendiren İran Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, "Kara bir gün geçirdiğinizi ve artık biliyorsunuz ki Allah’ın izniyle utanç verici son nefeslerinizi alacağız. Bölgeden kaçmaktan başka seçeneğiniz olmayacak" ifadelerini kullandı. Bu açıklamaların hemen ardından Lübnan, İran ve Yemen tarafından İsrail’e yönelik üçlü ortak hava saldırısı düzenlendiği bildirildi.

F-35 EFSANESİ ÇÖKTÜ: OMUZDAN ATILAN FÜZEYLE VURULDU

ABD’nin en güvendiği savunma teknolojisi olan F-35’lerin düşürülmesi, askeri çevrelerde şok etkisi yarattı. Görüntüleri analiz eden Terör ve Güvenlik Uzmanı Dr. Tolga Sakman, "F-35’in en büyük özelliği görünmemesiydi. Ancak karadan havaya ve zannediyorum omuzdan atılan bir silahla vurulduğunu gördük. Çok düşük irtifada uçarken vurulmuş olması savunma sanayii açısından detaylıca incelenecektir" sözleriyle aktardı. Sakman ayrıca, uçağın Suudi Arabistan’daki bir üsse acil iniş yapacak kadar bütünlüğünü koruduğuna dair bilgileri de paylaştı.

ABD’DEN SİVİLLERE KARŞI SAVAŞ SUÇU: A-10 DEHŞETİ

ABD’nin "Tank Canavarı" olarak bilinen A-10 savaş uçaklarını sivil halka karşı kullanması büyük tepki topladı. Bu uçakların yıkıcı gücüne dikkat çeken Tolga Sakman, "A-10 normalde tank zırhını delmek için devasa mermiler kullanır. Amerika bu mermileri sivillerin üzerinde, sokaklardaki insanların üzerine ateş ederek kullandı. Bu açıkça bir savaş suçudur" ifadelerini kullandı. Sakman, sivil bir insanın vücut bütünlüğünün bu mermiler karşısında korunmasının imkansız olduğunu vurguladı.

440 METRE DERİNLİKTEKİ "FÜZE ŞEHİRLERİ"

ABD ve İsrail’in İran’ın yeraltı tesislerine yönelik saldırı girişimleri, İran’ın devasa tünel sistemi engeline takılıyor. Sığınak delici bombaların bile bu sistemde yetersiz kaldığını belirten Sakman, "İran’ın 440 metre emniyet kuşağı olan tünelleri var. Sığınak delici bombalar 60 metre derine inebiliyor. ABD aynı noktayı defalarca vurarak derine inmeye çalışsa da bu sistemin içindeki füze üretim tesislerini imha etmek kolay değil" sözleriyle aktardı. Sakman, İran’ın içeride bir "karınca yuvası" gibi karmaşık bir raylı sistem ve üretim ağı oluşturduğunu belirtti.

"KARA HAREKATI İÇİN 500 BİN ASKER LAZIM"

ABD’nin bölgedeki kara operasyonu ihtimalini değerlendiren Dr. Tolga Sakman, Washington’un askeri kapasitesinin mevcut şartlarda yetersiz kalacağını savundu. Sakman, "Eğer Irak’taki gibi gerçek bir kara savaşı bekleniyorsa, ABD’nin bölgeye 500 bin asker getirmesi gerekir. Buraya gelen 5-10 bin askerle ancak küçük operasyonlar yapılabilir ki bu da sadece algıyı yönetmek içindir" ifadelerini kullandı. Savaşın uzamasının her iki taraf için de riskler barındırdığını ifade eden Sakman, psikolojik üstünlüğün şu an için İran’da olduğunu dile getirdi.

12:01

İRAN ABD’YE AİT 4 HAVA ARACINI DÜŞÜRDÜ

Savaşın 36. gününde sahada hareketlilik hat safhaya çıkarken, İran’ın ABD hava gücüne yönelik hamleleri dikkat çekti. Sahadaki son durumu aktaran A Haber muhabiri Ekber Karabağ, "Amerika Birleşik Devletleri’ne ait bir F-15 savaş uçağı İran’da düşürüldü. Düşürülen uçağın mürettebatını kurtarmak için bölgeye giden A-10 tipi bir savaş uçağı daha İran ordusu tarafından Hürmüz Boğazı yakınlarında hava savunma sistemleriyle vuruldu" sözleriyle yaşanan sıcak çatışmayı özetledi.

PİLOTLARI BULANA ÖDÜL VE SİVİL MÜDAHALE

Düşürülen uçakların ardından bölgede geniş çaplı bir arama-kurtarma operasyonu başlatıldı. İran makamlarının pilotların yakalanması için harekete geçtiğini belirten Karabağ, "İran yönetimi bu pilotları bulan vatandaşlara ödül verileceğini ilan etti. ABD medyasında pilotlardan birinin helikopterle kurtarıldığı iddia edilse de diğer pilotun aranmasına devam ediliyor" ifadelerini kullandı. Öte yandan sosyal medyaya yansıyan görüntülere değinen Karabağ, "Huzistan bölgesine giren iki ABD helikopterine bölge halkının av tüfekleri ve hafif silahlarla ateş açtığı görülüyor" bilgisini paylaştı.

TAHRAN’DAN ABD’NİN ATEŞKES TEKLİFİNE VETO

Diplomatik kanallarda yaşanan hareketliliğe dair Fars Haber Ajansı’ndan gelen bilgiler, krizin derinleştiğini kanıtlar nitelikte. ABD’nin geri adım sinyali verdiğini aktaran Karabağ, "Fars Haber Ajansı, ABD’nin İran’a 48 saatlik geçici bir ateşkes önerdiğini ancak Tahran’ın bu teklifi kesin bir dille reddettiğini öne sürdü" sözleriyle masadaki son durumu aktardı. Bu gelişme, İran’ın geri adım atmayacağının en somut göstergesi olarak yorumlandı.

SANAYİ VE PETROKİMYA TESİSLERİNE AĞIR BOMBARDIMAN

Ateşkes teklifinin reddedilmesinin ardından ABD ve İsrail’in bölgeye yönelik saldırılarını şiddetlendirdiği bildirildi. Özellikle ekonomik altyapının hedef alındığını vurgulayan Karabağ, "ABD ve İsrail sabah saatlerinden itibaren Huzistan bölgesindeki Mahşehr sanayi bölgesi ve petrokimya tesislerine yönelik çok ağır bir bombardıman başlattı. Tesislerde ciddi yangınlar söz konusu ve can kaybı yaşanabileceği belirtiliyor" ifadeleriyle sahadaki yıkımı aktardı. Ayrıca bölgedeki gümrük kapısı ve ticaret merkezlerinin de saldırıların hedefinde olduğu bildirildi.

10:46

ABD İRAN'DA GIDA DEPOSUNU VURDU

ABD’nin İran’a yönelik saldırıları sivil halkın yaşam damarlarını hedef alarak derinleşiyor. Son dakika bilgilerine göre, İran’ın batısındaki Mehran kentinde Tarım Bakanlığı’na ait bir gıda deposu Amerikan güçleri tarafından hedef alındı. Eğitim ve enerji tesislerinden sonra temel gıda stoklarının vurulması, uluslararası kamuoyunda "yeni bir savaş suçu" olarak nitelendiriliyor.

MEHRAN’DA SİVİL ALTYAPI HEDEFTE

İran’ın batı bölgesinde tırmanan gerilim, sivil altyapının doğrudan hedef alınmasıyla yeni bir boyuta ulaştı. Bölgeden aktarılan bilgilerde, "Amerikan siyonist düşman tasnimin haberi bu şekilde. Az önce İran’ın batısındaki Mehran kentinde Tarım Bakanlığı’na ait bir depoyu hedef almış" ifadeleri kullanıldı. Tarım Bakanlığı’na ait bu deponun vurulması, sivil halkın gıda güvenliğine yönelik ağır bir darbe olarak kayıtlara geçti.

"YENİ BİR SAVAŞ SUÇU İŞLENİYOR"

Saldırının ardından yapılan ilk değerlendirmelerde, hedeflerin seçilme biçiminin uluslararası hukuku hiçe saydığı vurgulandı. Haber kaynakları, "Önemli bir gelişme çünkü bu da bir savaş suçu. Amerika Birleşik Devletleri yeni bir savaş suçuna daha ne yazık ki tanık ediyor bizleri ve o da İran’daki bir gıda deposunun hedef alınması" sözleriyle yaşanan skandalı aktardı. Birincil ihtiyaçların karşılandığı noktaların vurulması, saldırıların insani krizi derinleştirmeyi amaçladığını kanıtlar nitelikte.

EĞİTİM VE ENERJİ TESİSLERİNDEN SONRA GIDA STOKLARI

ABD’nin saldırı stratejisinin sistematik bir şekilde sivil yaşamı felç etmeye yönelik olduğu belirtiliyor. Saldırıların kronolojik akışına dair hazırlanan raporda, "Altyapı hedef alınıyor, birincil ihtiyaçların karşılanacağı noktalar hedef alınıyor. Artık eğitim noktalarını görmüştük zaten. İlk saldırı ne yazık ki Minab’daki o ilkokula yapılmıştı" bilgisi paylaşıldı. Okulların ardından üniversitelerin, su ve enerji tesislerinin hedef alınması sürecinin gıda depolarına kadar uzandığı bildirildi.

SİVİL HALKIN TEMEL İHTİYAÇLARI HEDEF TAHTASINDA

Saldırıların sadece askeri hedeflerle sınırlı kalmadığı, halkın temel yaşam kaynaklarının sistematik olarak yok edilmeye çalışıldığı vurgulanıyor. Mevcut durum, "Sonrasında yine üniversiteler hedef alındı. İşte enerji tesisleri, su tesisleri hedef alındı, altyapıya hasar verilmeye çalışılıyordu. Şimdi ise gelen bilgi bir gıda deposunun hedef alındığı yönünde" ifadeleriyle özetlendi. ABD’nin bu hamlesi, bölgedeki insani durumu daha da kritik bir noktaya taşıyor.

10:39

TEL AVİV’DE SESSİZLİĞİ BOZAN PATLAMALAR

Gece yarısı sularında Tel Aviv ve çevresinde yankılanan patlama sesleriyle sarsılan bölgede, saldırıların boyutu gün ağarınca ortaya çıktı. A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu, "Tel Aviv sakin bir sabaha uyandı ancak saatler 02.30'u gösterdiğinde bir saldırı gerçekleşmişti. O dakikadan bu yana en azından Tel Aviv'de bir saldırı olmadı ama İsrail'in özellikle kuzeyi ve güneyi anitibarıyla ateş altında." ifadelerini kullandı. Kavasoğlu, özellikle sınır bölgelerinde hareketliliğin bir an bile durmadığını vurguladı.

HİZBULLAH’IN FÜZE KAPASİTESİ VE KUZEYDEKİ TAHRİBAT

İsrail’in kuzeyinde Hizbullah kanadından gelen saldırılar, bölgedeki sivil yerleşim birimlerini harabeye çevirdi. Kiryat Shmona’da yaşanan yıkıma dikkat çeken Kavasoğlu, "Kiryat Shmona'ya Hizbullah tarafından bir saldırı gerçekleştirildi ve pek çok binanın ve aracın hasar aldığı bilgisi elimizde. İsrail medyasına yansıyan bilgilere göre, Hizbullah’ın halen günde ortalama 100 ila 200 füze fırlatma kapasitesine sahip olduğu ve elinde 10 binin üzerinde füze bulunduğu belirtiliyor." sözleriyle aktardı.

HASTANELERDE YOĞUNLUK: ÇOK SAYIDA ASKER YARALI

Sıcak çatışma bölgelerinden gelen haberler, İsrail ordusundaki kayıpların arttığını gösteriyor. Dün gece yaşanan çatışmalara değinen Kavasoğlu, "Hizbullah ile girilen çatışmada çok sayıda İsrail askerinin yaralandığını biliyoruz. Helikopterler ardı ardına Rambam Hastanesi’ne indi." diyerek sahadaki askeri hareketliliği ve yaralı sevkiyatını gözler önüne serdi.

STRATEJİK NOKTALAR VE FABRİKALAR HEDEFTE

Saldırıların sadece askeri hedeflerle sınırlı kalmadığı, enerji ve sanayi tesislerinin de büyük zarar gördüğü bildirildi. Ramat Gan, Givatayim ve Rosh HaAyin bölgelerindeki durumu özetleyen Kavasoğlu, "Ramat Gan çevresinde bir bina İran füzeleriyle isabet aldı ve çok ağır bir hasar oluştu. Givatayim bölgesinde patlamamış bir mühimmat bulundu, Rosh HaAyin bölgesinde ise elektrik şebekesinin zarar görmesi sebebiyle bölgeye uzun süre elektrik verilemedi. Ayrıca Negev Çölü'nde endüstriyel tesislerin olduğu noktada bir fabrika alevler içinde kaldı." şeklinde konuştu.

İSRAİL VE ABD’DEN İRAN EKONOMİSİNE DARBE PLANI

İsrail’in İran’daki askeri tesislere yönelik gerçekleştirdiği operasyonların detayları da netleşmeye başladı. İsrail’in misillemelerini aktaran Kavasoğlu, "İsrail, İran’daki balistik füze deposu, silah üretim merkezi ve geliştirme tesislerini vurdu. Öte yandan İsrail ve ABD’nin bu hafta İran ekonomisini felç edecek bir planı hayata geçireceğine dair bilgiler paylaşıldı. Köprüye yapılan saldırı ise rastgele değildi; bu, Devrim Muhafızları’na bundan sonra neler görebileceklerine dair bir mesajdı." ifadelerini kullanarak bölgedeki diplomatik ve askeri stratejinin yeni bir boyuta geçtiğini belirtti.

10:31

KAYIP PİLOT SORUSU TRUMP’I ZORLADI: YORUM YAPAMAM

ABD Başkanı Donald Trump, İran'da düşürülen ABD'ye ait F-15'in kayıp pilotunun yakalanması veya zarar görmesi durumunda ne yapacaklarıyla ilgili, “Yorum yapamam çünkü umarız böyle bir şey olmaz” dedi.

ABD Başkanı Donald Trump, Basra Körfezi'nde düşürülen iki ABD uçağının akıbetine ve kayıp pilotun durumuna ilişkin İngiliz basınına açıklamada bulundu. Trump, İran semalarında düşürüldükten sonra paraşütle atlamak zorunda kalan F-15 pilotunun İranlılar tarafından yakalanması veya zarar görmesi durumunda ne yapacağı sorusuna, “Bununla ilgili yorum yapamam çünkü umarız böyle bir şey olmaz” yanıtını verdi.

 

09:49

ABD'NİN GÖVDE GÖSTERİSİ HEZİMETLE BİTTİ

İran, İsrail ve ABD arasındaki savaşın 36. gününde Orta Doğu'da tansiyon zirveye tırmandı. Son 24 saat içinde İran hava sahasında ABD'ye ait ikisi savaş uçağı, ikisi helikopter olmak üzere 4 hava aracı düşürüldü. Düşen ve ABD'nin en gelişmiş uçaklarından olan F-15'in fırlatma koltuğuyla atlayan pilotu için İran topraklarında adeta insan avı başlatılırken, sivil halk ve kuruluşlar pilotun başına 100 bin dolar ödül koydu. İsrail medyasından sızan son dakika bilgisine göre ise ABD ordusu, esir düşme tehlikesi yaşayan pilotunu kurtarmak için İran topraklarına yönelik çok gizli bir komando operasyonu başlattı. Bölgede yaşanan bu tarihi kırılmayı ve çatışmanın şifrelerini Gazeteci Güngör Yavuzaslan A Haber ekranlarında saniye saniye deşifre etti.

100 BİN DOLAR ÖDÜLLÜ PİLOT AVI

ABD'nin hava üstünlüğüne ağır bir darbe vuran olaylar silsilesi, savaşın 35. gününde peş peşe yaşandı. Çatışma haritasındaki son gelişmeleri aktaran Gazeteci Güngör Yavuzaslan, "Savaşın 35. gününde 24 saat içinde 4 tane ABD hava aracı İran tarafından vuruldu. Bunlardan bir tanesi İran ana karasına, yaklaşık güney bölgesinde 150 kilometre içeriye düştü," ifadelerini kullandı. ABD'nin üstün teknolojiye sahip F-35 ve F-15 uçaklarıyla İran semalarında gövde gösterisi yaptığını belirten Yavuzaslan, "İran medyası bir tane pilot fırlatma koltuğunu yayınladı. İki ihtimal var; pilotlardan biri ya yaşamını yitirdi ya da hala İranlıları atlatarak bölgede saklanıyor. Hem devlet hem de kuyumcular birliği bu pilot başına 100 bin dolar ödül açıkladı, İran medyasında şu an adeta bir pilot avı var," sözleriyle aktardı.

"RAMBOLARIN PAZARLAMASI BİTTİ, KARA ŞAHİNLER DE VURULDU"

Kayıp pilotu kurtarmak için harekete geçen ABD ordusu, bölgeye özel kurtarma ekipleri sevk etti ancak bu hamle de İran'ın sert direnişiyle karşılaştı. Yaşanan arama kurtarma kaosuna değinen Yavuzaslan, "Kara Şahin olarak adlandırılan Black Hawk'larla arama kurtarma ekibi oraya gittiğinde onun da isabet aldığı açıklandı. Filmlerdeki gibi uçaklar kuş gibi avlanıyor, düşüyor. Çok güçlü olabilirsin, uçak gemilerin, Rambo'ların, ABD'nin pazarladığı askerlerin olabilir ama oraya gidip gövde gösterisi yaptığında karşıda savaşan bir halk var," ifadelerini kullandı. Uçağın düştüğü anı ABD'lilerin gördüğünü belirten Yavuzaslan, "Pilot yere indiği andan itibaren profesyonelliği gereği sinyal veriyor. ABD'liler yerini biliyor ama o sinyali İranlı yetkililer de görebilir," sözleriyle aktardı.

RUSYA VE ÇİN'DEN İRAN'A KRİTİK DESTEK

ABD'nin "hava savunma sistemlerini etkisiz hale getirdik" iddialarının aksine İran'ın gösterdiği bu direnişin arkasında Rusya ve Çin'in teknolojik desteğinin yattığı iddia ediliyor. Küresel güçlerin savaştaki pozisyonunu değerlendiren Yavuzaslan, "Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, 'Biz istihbarat desteği vermiyoruz ama askeri teçhizat desteği veriyoruz' dedi. Rusya resmen ABD'ye karşı İran'a füzeler, donanım veya dijital altyapı konusunda bu desteği verdiğini açıkladı," ifadelerini kullandı. Ayrıca Çin'in de İran'ın hava savunma sistemlerini geliştirecek yetenekler sağladığına dikkat çeken Yavuzaslan, "İran ana karasından kalkan füzelerin lokasyon ve dijital desteğinin Çin tarafından verildiği konuşuluyor," sözleriyle aktardı.

"TRUMP'IN ATEŞKES PLANI DEĞİL 'TRUMPKES' PLANI"

Körfez'in tamamen bir savaş alanına döndüğünü ve 1991'deki Körfez Savaşı'ndan bu yana ilk kez taşların bu kadar yerinden oynadığını belirten Yavuzaslan, diplomasi masasının da tıkandığını vurguladı. Donald Trump'ın ateşkes çağrısının İran tarafından net bir dille reddedildiğini aktaran Yavuzaslan, "ABD Başkanı'nın denen ateşkesi aslında kendi petrolünü alıp İran'ı dizayn edeceği bir Trumpkes. İran her şeyden önce kendisine yönelik saldırıların durmasını, yaptırımların kaldırılmasını ve savaş tazminatı istiyor," ifadelerini kullandı. Savaşın kuralsızlaştığını ifade eden Yavuzaslan, "ABD ve İsrail önüne gelen her şeyi, rafineleri, okulları, sivil altyapıyı vuruyor. İran da gardını tam anlamıyla kaldıracaktır. Bu savaşta kuralsızlığın kural olarak kabul edildiğini görüyoruz," sözleriyle aktardı.

"O PİLOT KONUŞURSA TRUMP İÇİN BÜYÜK İTİBAR KAYBI"

Son olarak İsrail kanallarından servis edilen 'ABD ordusu özel komando birlikleriyle İran topraklarına sızdı' iddialarını değerlendiren Yavuzaslan, bölgenin çok dağlık ve aşiretlerin elinde olmasının ABD için büyük risk taşıdığını belirtti. Operasyonun siyasi sonuçlarına dikkat çeken Yavuzaslan, "Pilot kendi bağlı olduğu birliklere durumunu bildirdi. Eğer İranlılar bu pilotu ele geçirip televizyonlara çıkarır ve konuştururlarsa, bu durum göreve yeni gelen Trump ve ABD ordusu için tarihi bir itibar kaybı olur," ifadelerini kullandı.

09:32

İRAN ORDUSU DUYURDU: ABD’YE AİT A-10 UÇAĞI VURULDU

İran ordusu, ABD ve İsrail’e ait bir ‘A10’ uçağının Hürmüz Boğazı çevresinde hava savunma sistemleri tarafından hedef alındığını duyurdu.

İran ordusu, düşürülen bir ‘A10’ uçağına ilişkin açıklama yayımladı. Açıklamada, “ABD ve İsrail’e ait bir ‘A10’ uçağının Hürmüz Boğazı çevresinde hava savunma sistemleri tarafından hedef alındığı ve uçağın Basra Körfezi’ne düştüğü” bildirildi.

 

09:22

ABD İSTİHBARATI ENDİŞELİ: İRAN’IN GÜCÜ HALA YERİNDE

New York Times (NYT) gazetesinin istihbarat kaynaklarına dayandırdığı habere göre, İran’ın ABD ve İsrail tarafından vurulan yeraltı füze depoları ile silolarındaki enkazı saatler içinde temizleyerek bunları kısa sürede yeniden devreye soktuğu bildirildi.

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının sahadaki etkileri tartışılmaya devam ederken, ABD basını çarpıcı bir iddiayı gündeme taşıdı. New York Times (NYT) gazetesinin istihbarat kaynaklarına dayandırdığı habere göre; İranlı ekiplerin, isabet alan yeraltı füze depoları ve silolarındaki enkazı hızla temizleyerek, bunları saatler içinde yeniden operasyonel hale getirdiği öne sürüldü. Amerikan istihbaratının ayrıca, Tahran yönetiminin elinde tahribata uğramamış, önemli miktarda füze ve seyyar füze rampası bulunduğunu değerlendirdiği aktarıldı.

NYT'nin haberinde, ortaya çıkan bu tablonun Washington'ın İran'ın füze kapasitesini yok etme hedefine gerçekte ne kadar ulaşabildiği konusunda şüphelere yol açtığı kaydedildi. Öte yandan, İran ordusunun sahte hedefler kullanması nedeniyle, Washington yönetiminin bugüne kadar sahadaki kaç füze rampasının imha edildiğinden kesin olarak emin olamadığına dikkat çekildi.

 

08:25

PENTAGON AÇIKLADI: ABD’NİN İRAN SAVAŞINDAKİ BİLANÇOSU

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), ‘Savunma Kayıp Analiz Sistemi’ başlığı altında İran’a yönelik ‘Destansı Öfke Operasyonu’ adını verdiği saldırılarda ölen ve yaralanan ABD askerleri hakkında resmi paylaşımda bulundu. Savunma Bakanlığı'na ait resmi internet sitesinde yayınlanan verilere göre, 3 Nisan itibarıyla ABD/İsrail-İran Savaşı'nda toplam 13 ABD askeri hayatını kaybetti, 365 ABD askeri de yaralandı.

ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a saldırılarıyla başlayan savaşta yaşamını yitiren 6 ABD askerinin kara kuvvetlerinde, 7 askerin hava kuvvetlerinde görev yaptığı kaydedildi. Savaşta yaralananların ise 247’sinin kara kuvvetlerine, 63’ünün deniz kuvvetlerine, 19’unun deniz piyadelerine ve 36’sının da hava kuvvetlerine mensup olduğu belirtildi.