CANLI| 16 gündür bitmeyen savaş ateşi! Terör devletinden "Sahte bayrak" operasyonu mu? | Trump'tan Hark Adası çıkışı

Giriş Tarihi:Son Güncelleme:
ahaber.com.tr - Özel Haber
CANLI| 16 gündür bitmeyen savaş ateşi! Terör devletinden "Sahte bayrak" operasyonu mu? | Trump'tan Hark Adası çıkışı

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı savaş 16. gününde Orta Doğu’da gerilimi daha da tırmandırdı. Karşılıklı saldırılar sürerken İran’dan İsrail ve bölgedeki ABD üslerine misillemeler geldi. Washington ve Tel Aviv’den yeni tehdit açıklamaları yapılırken bölgede tansiyon yükseliyor. Ramazan’ın son Cuma günü Mescid-i Aksa’nın ibadete kapatılması da dikkat çekti. A Haber Muhabiri İrfan Sapmaz, Washington'dan aktardığı son bilgilerde ABD Başkanı Donald Trump'ın Hark Adası çıkışına değindi. Sapmaz, Trump'ın "Hark adasını mahvetttik. Eğlence olsun diye yine vurabiliriz" açıklamasını değerlendirdi. Sahadaki sıcak gelişmeleri A Haber ekipleri Tel Aviv ve Tahran’dan anbean takip ediyor.

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı savaş 16. gününde sürerken, Orta Doğu'da gerilim tırmanıyor. Tahran yönetimi İsrail ve bölgedeki ABD-İngiliz üslerine misillemelerini sürdürürken, Mücteba Hamaney sonrası Trump-Netanyahu cephesinden tehdit mesajları geliyor. Sıcak gelişmeleri Ekber Karabağ Tahran'dan Emine Kavasoğlu ise Tel Aviv'den A Haber'e aktarırken, İsrail'in bölgedeki asıl planını uzmanlar deşifre ediyor. İşte Orta Doğu'daki kritik gelişmelerin perde arkası...

İŞTE DAKİKA DAKİKA YAŞANANLAR

CANLI ANLATIM

03:58

“ATEŞKES İSTİYORLAR AMA HENÜZ ANLAŞMA YAPMAYACAĞIM”

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile devam eden gerilime ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Trump, İran’ın ateşkes için görüşmeye hazır olduğunu söylediğini ancak mevcut şartların yeterince iyi olmadığını belirterek anlaşma yapmak istemediğini ifade etti.

A Haber Washington Muhabiri İrfan Sapmaz, Trump’ın İran ile olası anlaşma sürecine ilişkin değerlendirmelerini aktararak, Donald Trump’ın İran’ın ateşkes için görüşmeye hazır olduğunu söylediğini ancak kendisinin henüz anlaşma yapmak istemediğini belirttiğini ifade etti. Sapmaz, Trump’ın bu konuda “İran bir anlaşma yapmak istiyor ve ben yapmak istemiyorum çünkü şartlar henüz yeterince iyi değil, her şart çok sağlam olmalı” sözlerini kullandığını aktardı.

Trump’ın olası anlaşmanın içeriğine de değindiğini belirten Sapmaz, ABD Başkanı’nın “İran’ın tüm nükleer programlarını tamamen terk etmesi anlaşmanın bir parçası olmalı” ifadelerini kullandığını söyledi.

“HARK ADASI’NI TAMAMEN MAHVETTİK”

Trump’ın İran’ın stratejik noktalarından biri olan Hark Adası hakkında da dikkat çekici açıklamalar yaptığını aktaran Sapmaz, Trump’ın “Hark Adası’nı tamamen yok ettik, belki birkaç kez daha uğrarız sadece eğlence için. Tamamen mahvettik” sözlerini dile getirdiğini söyledi.

Trump’ın enerji altyapısına yönelik saldırı düzenlemediklerini de ifade ettiğini belirten Sapmaz, ABD Başkanı’nın “Enerji hatlarına dokunmadım çünkü yeniden inşa etmek yıllar alır” ifadelerini kullandığını aktardı.

HÜRMÜZ BOĞAZI İÇİN ULUSLARARASI İŞ BİRLİĞİ

Trump’ın Hürmüz Boğazı’nın güvenliğinin sağlanması için diğer ülkelerle iş birliği içinde olduklarını da vurguladığını belirten Sapmaz, Trump’ın “Boğazı güvence altına almak için diğer ülkelerle çalışıyoruz. İran’ın bu durumundan etkilenen birçok ülke savaş gemisi gönderecek ve ABD ile birlikte boğazı açık ve güvenli tutacağız” ifadelerini kullandığını söyledi.

Sapmaz ayrıca Trump’ın Çin, Fransa, Japonya, Güney Kore ve İngiltere gibi ülkelerin de bu sürece katılmasını beklediğini dile getirdiğini aktardı.

“PETROL FİYATLARI DÜŞECEK”

Trump’ın enerji piyasalarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunduğunu belirten Sapmaz, ABD Başkanı’nın “Gaz fiyatları savaştan önce olduğundan daha düşük olacak. Çok fazla petrol var. Biraz tıkanıklıklar var ama yakında açılır” sözlerini kullandığını ifade etti.

Trump’ın Hürmüz Boğazı’nda mayın temizleme faaliyetlerinin yoğun şekilde sürdürüleceğini de belirttiğini aktaran Sapmaz, ABD Başkanı’nın “Boğazı çok güçlü şekilde tarayacağız ve diğer ülkeler de bize katılacak” ifadelerini kullandığını söyledi.

MÜCTEBA HAMANEY HAKKINDA DİKKAT ÇEKEN SÖZLER

Trump’ın İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in oğlu Mücteba Hamaney hakkında da çarpıcı açıklamalarda bulunduğunu aktaran Sapmaz, Trump’ın “Bilmiyorum bile hayatta mı. Şimdiye kadar kimse onu gösteremedi. Eğer hayattaysa ülkesine çok akıllıca bir şey yapmalı; teslim olmalı” ifadelerini kullandığını dile getirdiğini aktardı.

Sapmaz, Trump’ın Mücteba Hamaney’in ölümüne ilişkin iddiaları ise söylenti olarak nitelendirdiğini ancak “Babası öldü, korkuyor, yaralı, kaçıyor ve meşruiyeti yok” şeklinde ifadeler kullandığını söyledi.

“İRAN’IN ARAP ÜLKELERİNE SALDIRMASI SÜRPRİZ OLDU”

Trump’ın İran’ın Orta Doğu’daki bazı ülkelere saldırılarının kendisi için sürpriz olduğunu söylediğini de belirten Sapmaz, ABD Başkanı’nın “İran’ın Arap ülkelerine saldırması benim için en büyük sürpriz oldu” ifadelerini kullandığını aktardı.

“İRAN’IN FÜZE VE DRON GÜCÜ BİTİRİLECEK”

Trump’ın İran’ın askeri kapasitesine yönelik operasyonların sürdüğünü söylediğini belirten Sapmaz, ABD Başkanı’nın “Füzelerin çoğunu, dronların çoğunu ve üretimlerini yok ettik. İki gün içinde tamamen bitirilecek” ifadelerini kullandığını aktardı.

Sapmaz, Trump’ın genel olarak İran’ı köşeye sıkıştırdığını düşündüğünü ancak acele etmek istemediğini belirttiğini ve “Zafer yakın ama şartlar mükemmel olmalı” sözleriyle açıklamalarını tamamladığını ifade etti.

23:33

İRAN'IN “GÖRÜNMEZ” ORDUSU VE ABD'NİN 26 GÜNLÜK LOJİSTİK ÇIKMAZI

Orta Doğu’da yükselen gerilim, bölgesel askeri dengeleri yeniden gündeme getirdi. Uzmanlara göre İran’ın yarım asırdır hazırlık yaptığı savunma doktrini, Basra Körfezi’nde olası bir kara ve deniz harekâtını son derece zorlaştırabilir. Deniz tabanına gizlenmiş rampalı mayınlardan, 52 dereceyi bulan kavurucu sıcaklığa ve okyanus aşırı mesafelere kadar birçok faktörün ABD’nin askeri planlarını sekteye uğratabileceği değerlendiriliyor.

DENİZ TABANINDAKİ GİZLİ TEHLİKE: RAMPALI MAYINLAR

İran’ın bölgedeki askeri doktrininin yalnızca klasik savaş gemilerinden ibaret olmadığını vurgulayan Orta Doğu Uzmanı Mete Sohtaoğlu, “İran’ın sadece savaş gemilerinden oluşan bir donanma gücü yok; patlayıcı yüklü sürat botları ve deniz tabanına, kumluk alanlara yerleştirildiği değerlendirilen rampalı mayın sistemleri de var. Bu rampalar hedefi algıladığı anda otomatik olarak açılarak gemileri alt kısmından vurabilecek şekilde tasarlanmış olabilir” ifadelerini kullandı.

Sohtaoğlu ayrıca, “İran yaklaşık 50 yıldır böyle bir savaşa hazırlanıyor. Bu geçiş hatlarının kontrolünü kaybetmemek üzerine kurulu ciddi bir füze savunma ve deniz doktrini bulunuyor” sözleriyle Tahran’ın savunma stratejisinin derinliğine dikkat çekti.

JAPONYA’DAN KÖRFEZ’E 26 GÜNLÜK KRİTİK SEVKİYAT

Bölgede olası bir kara operasyonunun lojistik açıdan da ciddi zorluklar barındırdığına dikkat çeken Emekli Hava Pilot Tuğgeneral Dr. Hüseyin Fazla, “Burada konuşulan 5 bin kişilik bir deniz piyadesi birliği var ve bu birliklerin Japonya’da bulunduğu ifade ediliyor. Japonya ile bu bölge arasındaki mesafe yaklaşık 6500 mil. Bir gemi grubunun ortalama hızla hiç durmadan bölgeye gelmesi yaklaşık 26 gün sürüyor; yani böyle bir operasyonun kısa sürede gerçekleşmesi oldukça zor” ifadelerini kullandı.

METEOROLOJİK DUVAR: ŞAMAL RÜZGARLARI VE KAVURUCU SICAK

Bölgedeki meteorolojik şartların da askeri operasyonları zorlaştırabileceğini belirten Sohtaoğlu, “Bu bölgede etkili olan şamal rüzgarları ciddi kum ve toz fırtınalarına yol açıyor. Görüş mesafesi ciddi şekilde düşüyor ve bu durum askeri operasyonları zorlaştırıyor. Nisan ayından önce bu hava şartlarında büyük çaplı bir operasyon gerçekleştirmek oldukça güç görünüyor” değerlendirmesinde bulundu.

Sohtaoğlu ayrıca bölgede sıcaklıkların 50 dereceyi aşabildiğini belirterek bunun da askerî hareket kabiliyeti üzerinde ciddi baskı oluşturabileceğini ifade etti.

HARK ADASI: DOĞAL BİR KALE VE “MAHKUM ARAZİ”

Hark Adası’nın coğrafi yapısının çıkarma operasyonlarını son derece zorlaştırabileceğini vurgulayan Hüseyin Fazla, “Hark Adası’nda sadece çok sınırlı bir bölüm yumuşak kıyıya sahip. Adanın büyük bölümü sarp ve dağlık arazilerden oluşuyor. Bu tür araziler askeri açıdan ‘mahkum arazi’ olarak tanımlanır; yani aşağıdaki birlikler yukarıdaki savunma pozisyonlarına karşı dezavantajlıdır. Bu nedenle böyle bir noktaya çıkarma yapmak oldukça risklidir” ifadelerini kullandı.

USS TRIPOLI VE OSPREY HAREKETLİLİĞİ

ABD’nin bölgedeki yeni nesil amfibi gemilerinin olası bir çıkarma senaryosunu gündeme getirdiğini belirten Mete Sohtaoğlu, “USS Tripoli’nin bölgeye gelmesi bu senaryoları güçlendiriyor. Bu gemi özellikle F-35B savaş uçakları ve Osprey tiltrotor hava araçlarının iniş kalkış yapabilmesi için tasarlanmış bir platform. Bir anlamda Türkiye’nin TCG Anadolu gemisine benzer bir yapıya sahip” ifadelerini kullandı.

23:17

HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA GERİLİM TAVAN YAPTI: PETROL KRİZİ DÜNYAYI TEHDİT EDİYOR!

ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’nı açma hamlesi ve İran’ın misilleme tehditleri küresel piyasalarda deprem etkisi yarattı. Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Tolga Sakman, A Haber ekranlarında yaptığı değerlendirmede, bölgedeki 15 günlük kritik sürenin dolduğuna ve enerji sevkiyatındaki aksaklıkların küresel bir durgunluğu tetikleyebileceğine dikkat çekti.


PETROL FİYATLARINDA 200 DOLAR KABUSU
Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklığın ekonomik yansımalarını değerlendiren Dr. Tolga Sakman, "Enerji uzmanları 15 günlük bir sınırdan bahsediyor, bugün 15. gün ve petrolün yokluğu asıl bundan sonra sistemde hissedilecek" ifadelerini kullandı. Boğazın kapalı kalması durumunda varil fiyatlarının 150 hatta 200 dolara çıkabileceğini belirten Sakman, "Bu durum sadece bölge ülkelerini değil, Japonya, Güney Kore ve Avrupa gibi enerji ithalatçısı ABD müttefiklerini de doğrudan sarsacaktır" sözleriyle tehlikenin boyutunu aktardı.


TRUMP’TAN ULUSLARARASI GÜVENLİK ÇAĞRISI
Donald Trump’ın bölgedeki stratejisini yorumlayan Sakman, "Trump, konuyu uluslararasılaştırarak İngiltere, Fransa ve İtalya gibi ülkeleri bölgeye çekmeye çalışıyor; böylece deniz güvenliğini kolektif bir sorumluluk haline getirmeyi hedefliyor" dedi. Bölgedeki askeri yığınağa da değinen uzman, "5 bin asker ve özel kuvvetlerin bölgeye gönderilmesi, İran’ın boğazdaki baskısını kırmaya yönelik bir hamledir" şeklinde konuştu.


HARK ADASI VE STRATEJİK HEDEFLER
İran’ın petrol ihracatının kalbi olan Hark Adası’nın önemine vurgu yapan Dr. Tolga Sakman, "ABD, İran’ın savunma mekanizmalarını vurdu ancak petrol altyapısına bilerek dokunmadı; çünkü olası bir rejim değişikliğinde gelecek liderin büyük bir ekonomik krizle karşılaşmasını istemiyorlar" ifadelerini kullandı. Sakman, ABD’nin petrol tesislerini hedef almamasının bir diğer nedeninin ise küresel fiyat istikrarını koruma çabası olduğunu belirtti.


BARIŞ UZAK MI?
Bölgedeki çatışma atmosferinin geleceği hakkında iyimser bir tablo çizmek için henüz erken olduğunu söyleyen Sakman, "Şu an barışa giden bir yolda değiliz, her iki taraf da elini artırmaya devam ediyor" dedi. İran’ın "göze göz" stratejisi izlediğini belirten uzman, "İran misilleme konusunda yeminli; petrol tesisleri vurulursa bölgedeki Amerikan şirketlerini hedef alacaklarını açıkça söylüyorlar" ifadelerini kullandı. Savaşın süresine dair de öngörüde bulunan Sakman, "İran’ın stokları ve siyasi durumu bu savaşın Rusya-Ukrayna savaşı kadar uzun sürmesine izin vermeyecektir, ancak birkaç ay daha gerilim sürebilir" sözleriyle konuşmasını noktaladı.

 

22:42

TÜRKİYE ÜZERİNDEN NATO'YU SAVAŞA ÇEKME PLANI! "SAHTE BAYRAK" OPERASYONU MU?

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın bölgedeki füze saldırılarına ve tırmanan gerilime ilişkin kritik uyarılarını değerlendiren Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Cihan Günyel, Türkiye'nin sınır hattına düşen füzelerin arkasındaki büyük tehlikeye dikkat çekti.

İsrail ve MOSSAD’ın bir "sahte bayrak" operasyonuyla Türkiye'yi hedef göstererek NATO'yu savaşın içine çekmek isteyebileceğini vurgulayan Günyel, bölgedeki çözümün anahtarının her zamanki gibi Ankara olduğunu belirtti.

"SAHTE BAYRAK" OPERASYONU İLE NATO'YU TAHRİK PLANI

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın provokasyon uyarısının altını çizen Dr. Cihan Günyel, "Hakan Fidan Bey bu füze atışlarıyla beraber bir provokasyondan söz ediyor ki bu çok önemli. Özellikle bir 'sahte bayrak' operasyonu olabilir bu. İran’da İsrail, MOSSAD ve onunla iş birliği yapan birçok unsur bulunuyor. Türkiye’yi füzelerle hedefledikten sonra hem Türkiye’nin savaşa dahil olması ama daha önemlisi NATO’nun savaşa çekilmesi isteniyor olabilir" ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin bir NATO üyesi olduğunu ve topraklarının NATO savunma alanı içerisinde yer aldığını hatırlatan Günyel, bu tür bir provokasyonun tüm ittifak üyelerini savaşa sokma riski taşıyan çok tehlikeli bir oyun olduğunu sözlerine ekledi.

İNCİRLİK ÜSSÜ VE ADANA HEDEFİNDEKİ RİSK

Füzelerin düştüğü bölgelerin stratejik önemine değinen Dr. Cihan Günyel, "Barkoddaki düşen yerler Antep, Hatay ve Adana... Adana’da İncirlik Üssü mevcut. Bu, İran açısından oldukça riskli bir davranış biçimi. Türkiye, Batı ittifakının bir üyesi olduğu halde komşusu İran ile iyi komşuluk ilişkilerini geliştirmeye çalışan, tarafsız durabilen bir güç. İran’ın bu provokasyonları engelleyememesi, önümüzdeki süreçte kendisi için büyük bir dezavantaj yaratacaktır" şeklinde konuştu. 

"İSRAİL BARIŞ İSTİKRARINDAN RAHATSIZ"

Bölgedeki kaosun asıl kaynağının İsrail’in stratejisi olduğunu belirten Günyel, "İsrail bu kaosu tüm bölgeye yayarak ülkelerin istikrarsızlaşmasını istiyor. Türkiye’nin bölgedeki barış inşasından İsrail çok rahatsız oluyor. Savaşın 15. günündeyiz ve ne Amerika ne de İsrail istediği hedeflere ulaşamadı; çünkü kendi güçleri yetmiyor. Bu yüzden Türkiye ve NATO müttefiklerini bu savaşa dahil etme arayışı içine girebilirler" değerlendirmesinde bulundu.

ÇÖZÜMÜN TEK ADRESİ YİNE TÜRKİYE

Türkiye'nin dış politikadaki özerk ve barış odaklı tutumunun hayati önemde olduğunu vurgulayan Dr. Cihan Günyel, "Ukrayna-Rusya savaşında olduğu gibi Türkiye kendi özerk politikalarıyla diplomasisini inşa ediyor. Suriye’de ve Dağlık Karabağ’da sorunların çözümünde nasıl Türkiye yer aldıysa, bugün İran ile yaşanan bu sürecin de ana aktörü ve çözüm mercii Türkiye’dir" ifadelerini kullanarak Türkiye’nin stratejik rolüne dikkat çekti.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın bölgedeki füze saldırılarına ve tırmanan gerilime ilişkin kritik uyarılarını A Haber ekranlarında değerlendiren Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Cihan Günyel, Türkiye'nin sınır hattına düşen füzelerin arkasındaki büyük tehlikeye dikkat çekti. İsrail ve MOSSAD’ın bir "sahte bayrak" operasyonuyla Türkiye'yi hedef göstererek NATO'yu savaşın içine çekmek isteyebileceğini vurgulayan Günyel, bölgedeki çözümün anahtarının her zamanki gibi Ankara olduğunu belirtti.
 

22:30

TEL AVİV ÇEVRESİNDE FÜZE PANİĞİ! A HABER İRAN'IN VURDUĞU NOKTADA

İsrail ile Lübnan ve İran hattındaki gerilim en uç noktaya tırmanırken, Tel Aviv ve çevresi füze saldırılarının hedefi oldu. A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu, saldırıların vurduğu Rishon LeZion bölgesinden sıcak gelişmeleri aktardı. Bölgedeki yıkımı ve halkın yaşadığı paniği yerinde görüntüleyen Kavasoğlu, İsrail ordusunun Lübnan’a yönelik "son 20 yılın en büyük hazırlığı" olarak nitelendirilen kara harekatı planlarını ve bölgedeki son durumu bildirdi.

TEL AVİV’DE SİREN SESLERİ VE YIKIM

Savaşın başından bu yana dördüncü kez füze parçalarının hedefi olan Rishon LeZion bölgesinde tansiyon oldukça yüksek. Olay yerindeki enkazın önünde konuşan Emine Kavasoğlu, "Burası Tel Aviv'e yaklaşık 25 kilometre uzaklıkta ve bugün iki kez üst üste hedef oldu; füze parçalarının isabet etmesi sebebiyle bir konut ağır hasar aldı" sözleriyle saldırının boyutunu gözler önüne serdi. Patlama sonrası bölgede büyük bir panik yaşandığını belirten Kavasoğlu, "İmha edilen füze başlıklarından düşen parçaların patlama ihtimaline karşı bölge geniş bir güvenlik çemberine alındı" ifadelerini kullandı.

7 AYRI FÜZE SALDIRISI VE İRAN HAREKETLİLİĞİ

Gün boyu siren seslerinin susmadığı Tel Aviv ve çevresinde, hava savunma sistemlerinin yoğun mesai harcadığı görüldü. Saldırıların kaynağına ve sıklığına dikkat çeken Kavasoğlu, "Bugün İsrail'e yönelik yedi ayrı füze saldırısı gerçekleştirildi; İran tarafı 'gelişmiş silahlarımızı daha fazla kullanmaya başlayacağız' açıklamasının ardından saldırıların şiddetini artırdı" şeklinde konuştu. Tel Aviv merkezine çok yakın noktalarda duyulan patlama seslerinin halkı sığınaklara yönelttiğini söyleyen Kavasoğlu, "İki gündür Tel Aviv çok büyük tehlikeler atlatıyor, sığınaklarda adeta bir bekleyiş savaşı yaşanıyor" sözleriyle bölgedeki atmosferi aktardı.

LÜBNAN İÇİN "GAZZE" TEHDİDİ: DEV HAREKAT PLANLANIYOR

Sınır hattındaki askeri hareketliliğin zirveye ulaştığını belirten A Haber ekibi, İsrail ordusunun Lübnan’a yönelik kapsamlı bir kara operasyonu için düğmeye bastığını bildirdi. Sınıra yapılan sevkiyatı yerinde gözlemleyen Kavasoğlu, "İsrail medyası bunu son 20 yılın en büyük hazırlığı olarak nitelendiriyor; Lübnan’ı Gazze’ye çevirmekle tehdit ediyorlar" ifadelerini kullandı. Kuzeydeki Metula ve Kiryat Shmona gibi bölgelerin tamamen askeri bölge ilan edildiğini vurgulayan Kavasoğlu, "Kuzey artık bir hayalet kente dönmüş durumda, her an başlaması beklenen kara harekatı için tüm hazırlıklar tamamlanmış görünüyor" sözlerini kullandı.

YEMEN VE HUSİLERDEN "SAVAŞA KATILMA" MESAJI

Çatışmanın bölgeye yayılma riskinin her geçen dakika arttığını belirten Kavasoğlu, Husilerin sürece dahil olma ihtimalini de değerlendirdi. Yemen kanadından gelen açıklamalara değinen Kavasoğlu, "Husiler, savaşa katılmamız an meselesi diyerek İsrail’e yeni bir cephe açılacağı sinyalini verdi" bilgisini paylaştı. İsrail’in ise bu saldırılara karşılık olarak İran’daki uzay araştırmaları tesislerini ve hava savunma üretim sistemlerini hedef aldığını belirten Kavasoğlu, "İsrail, kendisine yönelecek füzelerin önünü kesmek için İran içindeki stratejik noktaları vurmaya devam ediyor" diyerek bölgedeki çok cepheli savaş riskine dikkat çekti.

 

22:28

“İRAN SALDIRI İHTİMALİNİ ÖNCEDEN GÖRDÜ”

İran’ın petrol ihracatının büyük bölümünün gerçekleştiği stratejik ada, olası saldırı senaryoları ve artan gerilimle yeniden gündemde. A Haber’de konuşan Anadolu Ajansı İran Muhabiri Tolga Akbaba, İran’ın bu saldırı ihtimalini önceden gördüğünü ve ada için askeri önlemler aldığını söyledi.

Anadolu Ajansı İran Muhabiri Tolga Akbaba, İran’ın Hark Adası’na yönelik saldırı ihtimalini çok önceden öngördüğünü belirterek, “İran buraya yönelik saldırı tehdidini, saldırı ihtimalini çok önceden görmüştü. Nitekim İranlı yetkililerin petrol fiyatlarının 200 dolara çıkabileceği yönündeki açıklamalarının sebebi de buraya yönelik bir saldırı ihtimaliydi” sözleriyle değerlendirmede bulundu.

İRAN PETROL İHRACATININ KALBİ

Söz konusu adanın İran için hayati önem taşıdığına dikkat çeken Akbaba, “Bu ada İran’ın kalbi adeta; çünkü İran petrol ihracatının yüzde 90’ı bu adadan gerçekleşiyor. Ada, İran ana karasına yaklaşık 30 kilometre mesafede, Buşehr’e ise yaklaşık 50 kilometre uzaklıkta bulunuyor” ifadelerini kullandı.

Akbaba, bölgedeki petrol altyapısına da değinerek, “Açıktan çıkarılan petrol ve İran karasından gelen petrol boru hatlarıyla bu adada toplanıyor. Günlük yaklaşık 27 milyon varil petrol depolama kapasitesine sahip. Yine yaklaşık 7 milyon varil ihracat kapasitesi bulunuyor ancak yaptırımlar nedeniyle bunun tamamı kullanılamıyor. Şu anda günlük yaklaşık 1,6 milyon varil petrol ihracatı gerçekleştiriliyor ve bunun en büyük alıcısı Çin” sözleriyle aktardı.

DOĞAL LİMAN GÖREVİ GÖRÜYOR

Adanın jeostratejik önemine dikkat çeken Akbaba, İran’ın Basra Körfezi’ndeki kıyılarının sığ olması nedeniyle büyük petrol tankerlerinin bu bölgelere yanaşamadığını belirterek, “İran uzun yıllardır bu adayı stratejik bir merkez olarak kullanıyor. Çünkü Basra Körfezi kıyıları oldukça sığ ve büyük tankerler yanaşamıyor. Bu ada ise İran için adeta doğal bir liman görevi görüyor” ifadelerini kullandı.

“FÜZELERLE HEDEF ALINDI” İDDİASI

İranlı yetkililerin açıklamalarına da değinen Akbaba, İran Dışişleri Bakanı’nın adanın hedef alındığını doğruladığını belirterek, “İran Dışişleri Bakanı Abdullahiyan bu adanın vurulduğunu doğruladı ve Körfez ülkelerinden gönderilen füzelerle hedef alındığını söyledi. Ancak İran tarafı petrol depolarının boş olduğunu açıkladı ve bunun bir önlem olduğunu ifade etti” sözleriyle aktardı.

ABD: 90 ASKERİ HEDEF VURULDU

Bölgede askeri gerilimin de yükseldiğini ifade eden Akbaba, “ABD ise burada 90 askeri hedefi vurduğunu belirtiyor. Elbette bu adaya yönelik kara operasyonu ya da çıkarma senaryoları da konuşuluyor. İran’ın buna karşı özellikle donanması üzerinden çeşitli önlemler aldığı değerlendiriliyor ancak stratejik nedenlerle bu detaylar açık şekilde paylaşılmıyor” ifadelerini kullandı.

17:37

ORTADOĞU’DA KARTLAR YENİDEN DAĞITILIYOR! ENERJİ SAVAŞI VE HÜRMÜZ ÇIKMAZI

ABD ve İran arasındaki gerilimde iki hafta geride kalırken, savaşın seyri enerji altyapılarına ve stratejik deniz yollarına kaydı. Washington yönetiminin İran’ın enerji tesislerini hedef almasına karşılık Tahran, Birleşik Arap Emirlikleri başta olmak üzere bölgedeki kritik noktaları vurmaya devam ediyor. Uluslararası İlişkiler Uzmanı Necmettin Mutlu, Hürmüz Boğazı’ndaki egemenlik mücadelesinden alternatif enerji koridorlarına, ABD’deki Evanjelik etkisinden İsrail’deki siyasi krize kadar bölgeyi bekleyen kritik süreci A Haber ekranlarında değerlendirdi.


STRATEJİK ADALAR VE HÜRMÜZ DENGESİ
Savaşın sadece karada değil, deniz yollarında da büyük bir kırılma yarattığını belirten Necmettin Mutlu, "Hürmüz Boğazı'nın hemen batısında yer alan üç küçük ada, İran ve Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki itilaflı bölgenin kalbini oluşturuyor. Bu adaların konumu, boğaz trafiğini kontrol etmek için stratejik bir öneme sahip" sözleriyle bölgedeki askeri hareketliliğe dikkat çekti. Mutlu, ABD’nin enerji fiyatlarını baskılamak istediğini ancak sahadaki denklemin göründüğünden daha karmaşık olduğunu vurgulayarak, "Amerikalılar bu işleri sorgulamaya başlayacaktır çünkü Kaliforniya'da petrolün galon fiyatı 5.5 dolara kadar çıktı. Ruslar ise bu durumdan oldukça memnun görünüyor" ifadelerini kullandı.


ALTERNATİF TAŞIMA KORİDORLARI VE TÜRKİYE’NİN ROLÜ
Hürmüz Boğazı’ndaki krizin derinleşmesiyle birlikte dünyanın gözünün yeni rotalara çevrildiğini ifade eden Mutlu, "Kısa vadede en önemli gündem alternatif taşıma koridorları olacaktır. Hürmüz’den çıkamayan sevkiyatların Umman’ın güneyine veya Suudi Arabistan’ın Yanbu ve Cidde limanlarına kaydırılması tartışılıyor" dedi. Bu noktada Türkiye ve Irak arasındaki dev projeye de değinen Mutlu, "Kalkınma Yolu projesi bir anda büyük bir fırsat haline gelebilir. Faw Limanı'ndan başlayıp Türkiye üzerinden Avrupa’ya uzanan bu hat, bölgedeki dengeleri kökten değiştirebilir" sözleriyle Türkiye’nin stratejik önemine vurgu yaptı.


İSRAİL VE ABD’DE İÇ KARIŞIKLIK KAPIDA
Bölgedeki çatışmaların sadece askeri değil, siyasi sonuçlarının da olacağını belirten Necmettin Mutlu, Netanyahu ve Trump üzerindeki baskının arttığını söyledi. Mutlu, "Netanyahu rejimi değiştirebilir miyim derken, bizzat İsrail siyaseti tarafından tasfiye edilebilir. Anketler Netanyahu’nun oylarının hızla düştüğünü gösteriyor" değerlendirmesinde bulundu. ABD ayağında ise Evanjeliklerin etkisine değinen Mutlu, "Evanjelikler Amerika’yı dev bir akıl hastanesine dönüştürdü. Kendi akıl hocalarını orduya vaaz verdiriyorlar, dünyayı kendi sapkın anlatılarına inandırmaya çalışıyorlar" ifadelerini kullanarak, Washington’daki iç çekişmelerin seçim sürecini de etkileyeceğini dile getirdi.


"ERDEMLİLER İTTİFAKI"NA ACİL İHTİYAÇ VAR
Dünyanın içinde bulunduğu bu kaotik durumdan çıkış yolunun küresel bir dayanışma olduğunu savunan Mutlu, "Dünyada artık bu sapkın senaryoları ifşa edecek ülkelerin bir araya gelmesi gerekiyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın azınlıklarla yaptığı iftarda altını çizdiği gibi, bir 'Erdemliler İttifakı'na dünyanın acilen ihtiyacı var" sözleriyle konuşmasını noktaladı.

 

16:32

ROMA SOKAKLARI “SAVAŞA HAYIR” DİYE İNLEDİ

Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran’a yönelik saldırgan politikaları sonrası Avrupa Birliği hükümetleri sessizliğe gömülürken, halkların tepkisi çığ gibi büyüyor. İtalya’nın başkenti Roma’da binlerce kişi, “Savaşa Hayır” sloganlarıyla meydanları doldurarak hükümete ve müttefiklerine net bir mesaj verdi. A Haber muhabiri Dündar Keşaplı, Roma’daki protestoların nabzını yerinden tuttu.


ROMA’DA “SAVAŞA HAYIR” SLOGANLARI YÜKSELİYOR
Sahadaki atmosferi aktaran Dündar Keşaplı, Avrupa Birliği ülkelerinde genel bir sessizlik hakimken halkın bu duruma ortak olmadığını belirterek, “Vatandaşlar sessiz kalmamayı tercih ediyor. İsrail'in Gazze saldırısıyla birlikte İtalya'da halk sessiz kalmamış ve meydanlara inmişti; bugün bir kez daha toplanmaya başladılar” sözleriyle aktardı. Keşaplı, protestoların temel amacını, “Slogan şu: Savaşa hayır ve İtalya hükümetinin savaşa katılmaması” şeklinde özetledi.

EKONOMİK KRİZ VE ENERJİ FİYATLARI HALKI BEZDİRDİ
Savaşın sadece siyasi değil, ekonomik sonuçlarının da İtalyan halkını zorladığını ifade eden Keşaplı, “İran'a yapılan saldırıların kabul edilemez olduğu ve bu savaşın yan etkilerinin özellikle ekonomi alanında büyük zararlar açtığı dile getiriliyor” dedi. Bölgedeki enerji krizine değinen Keşaplı, “Enerji ve gaz fiyatları tavan yaptı; halk, başta İtalya olmak üzere birçok Avrupa Birliği ülkesinde bu durumdan ciddi şekilde etkilenmiş durumda” ifadelerini kullandı.

MELONİ HÜKÜMETİNE DİPLOMASİ ÇAĞRISI
Göstericilerin ve organizatörlerin İtalyan hükümetinden beklentilerini aktaran Dündar Keşaplı, “Bu gerilimin diplomasi yoluyla çözülmesi ve İtalya hükümetinin baskı yaparak acil bir şekilde saldırıların sona erdirilmesi yönünde girişimlerde bulunması isteniyor” sözlerini kullandı. Keşaplı ayrıca, Başbakan Meloni’nin bölgeye askeri gemi göndermesinin halk arasında tepkilere neden olduğunu belirterek, “Sadece halk değil, siyasetçiler ve muhalif liderler de dış politikadaki bu krize karşı barış ve demokrasi çerçevesinde bir çözüm bekliyor” ifadeleriyle haberini noktaladı.

 

16:05

İSRAİL’DEN LÜBNAN’A 20 YILIN EN BÜYÜK KARA HAREKATI

İsrail ordusu, Hizbullah ile mücadele gerekçesiyle Lübnan topraklarına yönelik son 20 yılın en kapsamlı kara harekatını başlattığını duyurdu. Sınırın sıfır noktası Metula’da konuşlanan İsrail birlikleri Lübnan’ı yoğun topçu ateşine tutarken, bölge tamamen askeri yasak bölge ilan edildi. A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu, çatışmaların ve siren seslerinin gölgesinde sınır hattındaki kritik gelişmeleri ve İsrail ordusunun Lübnan’ı "Gazze’ye çevirme" tehdidini yerinden aktardı.

20 YILIN EN BÜYÜK SEVKIYATI: HEDEF LÜBNAN TOPRAKLARI

İsrail’in Lübnan sınırında askeri hareketlilik en üst seviyeye çıkmış durumda. Bölgedeki son durumu aktaran Emine Kavasoğlu, "Sınırın sıfır noktasında, Metula’dayız ve ardı ardına topçu atışlarıyla Lübnan toprakları bir kez daha hedef alınıyor. İsrail yaptığı açıklamayla 20 yılın en büyük kara harekatını başlattığını duyurdu" ifadelerini kullandı. 2006 yılındaki savaştan bu yana ilk kez bu kadar yoğun bir sevkiyat yapıldığını belirten Kavasoğlu, "Hizbullah ile mücadele etmek için Lübnan topraklarını işgal edeceklerini açıkladılar" sözleriyle harekatın kapsamına dikkat çekti.

"LÜBNAN’I GAZZE’YE ÇEVİRECEĞİZ" TEHDİDİ

İsrail hükümeti ve ordu yetkililerinin Lübnan halkına yönelik sert uyarıları sahadaki gerilimi tırmandırıyor. Kavasoğlu, "İsrail ordusu Lübnan’ı Gazze’ye çevireceğiz açıklamaları yapıyor. Halkın Litani Nehri’nin tamamen güneyine gitmesi, bölgeyi boşaltması gerektiğini duyurdular ve yakın bir zamanda operasyonların başlayacağını söylediler" şeklinde konuştu. Kiryat Shmona’dan Metula’ya kadar olan hattın tamamen boşaltıldığını söyleyen Kavasoğlu, "Burası askeri yasak bölge ilan edilmiş durumda" dedi.

200 FÜZELİK SALDIRI FİTİLİ ATEŞLEDİ

Harekatın başlamasına neden olan gelişmeleri hatırlatan Emine Kavasoğlu, "Bu kara harekatının fitilini tetikleyen gelişme, Çarşamba günü İran ve Hizbullah tarafından eş zamanlı olarak düzenlenen 200 füzeli saldırı oldu" ifadelerini kullandı. Saldırıda 20 insansız hava aracının da kullanıldığını belirten Kavasoğlu, İsrail’in pek çok noktasında patlamalar yaşandığını hatırlatarak İsrail Savunma Bakanı’nın İran halkına yönelik, "Savaşı ancak rejimi devirerek bitirebilirsiniz" şeklindeki tehditlerini de aktardı.

SİREN SESLERİ VE ROKET UYARILARI ALTINDA SICAK TAKİP

Sınır hattında yayın devam ederken siren seslerinin yükselmesi bölgedeki tehlikenin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi. Yaşanan sıcak anları bildiren Kavasoğlu, "Şu an bulunduğumuz nokta için bir roket saldırısı uyarısı tekrar geldi. Sirenler duyuluyor ve bir yandan da topçu atışları gerçekleştiriliyor. Bulunduğumuz nokta için gerginlik ve tansiyon oldukça yüksek" sözleriyle bölgedeki dehşet anlarını aktardı.

KARA HAREKATI İÇİN TÜM HAZIRLIKLAR TAMAM

İsrail’in kuzey sınırına yönelik sevkiyatının sürdüğünü belirten Emine Kavasoğlu, "Savaş jetleri Lübnan’a doğru hareketleniyor, topçu atışları gerçekleştiriliyor. İsrail ordusu Lübnan topraklarını işgale hazırlanıyor. Ek birlikler ve takviye kuvvetler gönderildi; yakın bir tarihte kara harekatının başlayacağının sinyali verildi" ifadelerini kullandı. Kavasoğlu, bölgenin tamamen bir savaş alanına dönüştüğünü ve her an yeni bir çatışma dalgasının başlayabileceğini vurguladı.

14:15

ABD’NİN SALDIRI GİRİŞİMİNE İRAN’DAN SERT CEVAP: TAHRAN SOKAKLARI YİNE HAREKETLİ!

İran’ın başkenti Tahran’da sular ısınıyor. A Haber muhabiri Ekber Karabağ, bölgedeki son gelişmeleri yerinde takip ederek kritik verileri paylaştı. Hark Adası’na yönelik füze saldırıları ve ABD’ye ait uçak gemisinin bölgeden uzaklaştırılmasına dair önemli açıklamalar peş peşe gelirken, Tahran sokaklarında da hareketlilik artmaya başladı.

TAHRAN SOKAKLARINDA ESKİ GÜNLERE DÖNÜŞ SİNYALİ

Başkent Tahran’daki son durumu aktaran A Haber muhabiri Ekber Karabağ, "Tahran’da kalabalık sokaklarda hareketlilik arttı. Sattarkhan Caddesi’nde mağazaların önemli bir kısmı bugün itibarıyla açılmış durumda. Araç ve insan yoğunluğundan da görüleceği üzere Tahranlılar başkente geri döndü; tam olarak olmasa da eski günlere benzer bir durumun yaşandığını ifade edebilirim" sözleriyle bölgedeki atmosferi özetledi.

HARK ADASI’NA FÜZE YAĞMURU: PETROL TESİSLERİ HEDEFTE Mİ?

Günün en önemli gelişmesinin Hark Adası’na yapılan saldırı olduğunu belirten Karabağ, "Hark Adası, İran petrolünün yaklaşık yüzde 90’ının ihraç edildiği stratejik bir nokta. ABD, bu adaya yönelik yoğun bir füze saldırısı düzenlendiğini kabul etti. İran tarafı ise en az 15 füzenin adaya düştüğünü ancak petrol tesislerinde herhangi bir hasar veya can kaybı meydana gelmediğini bildirdi" ifadelerini kullandı.

ABD SAVAŞ GEMİSİ BÖLGEYİ TERK ETTİ

Bölgedeki askeri hareketliliğe dair İran Genelkurmay Başkanlığı’ndan gelen açıklamaları aktaran Karabağ, Sözcü Ebulfazl Şikariçi, "Abraham Lincoln savaş gemisi, İran’ın sürekli olarak attığı füzeler nedeniyle İran karasularından uzaklaşmak zorunda kaldı ve Hint Okyanusu’nun derinliklerine çekildi" sözlerini kamuoyu ile paylaştı.

BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ’NE KRİTİK UYARI

Gerilimin tırmandığı bir diğer nokta ise Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) hattı oldu. İran Devrim Muhafızları’nın BAE yönetimine yönelik sert bir uyarıda bulunduğunu dile getiren Karabağ, İran makamları, "BAE’deki bazı meskun yerlerden İran’a yönelik füze saldırıları gerçekleştiriliyor. Bu durum karşısında İran, söz konusu mahalleleri hedef almak zorunda kalabilir" uyarısında bulundu ifadeleriyle Tahran’dan son gelişmeleri aktardı.

13:10

A HABER İRAN FÜZESİNİN DÜŞTÜĞÜ NOKTADA

İran ve Hizbullah’ın Çarşamba günü başlattığı koordineli saldırıların ardından Orta Doğu’da gerilim doruk noktasına ulaştı. İsrail’in son 20 yılın en kapsamlı kara harekâtına hazırlandığı bölgede, Nasir ve Zarzir mahalleleri füzelerin hedefi oldu. 300’den fazla binanın hasar gördüğü saldırılar sonrası A Haber ekipleri, yıkımın gerçekleştiği sıcak noktalardan son durumu aktardı.

20 YILIN EN BÜYÜK HAREKÂTI KAPIDA

İsrail’in saldırılara vereceği yanıtın boyutlarına değinen A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu, "İsrail şu an tetikte ve büyük bir kara harekâtı hazırlığı var, bu operasyon son 20 yılın en büyük kara harekâtı olacak ve 1 Nisan ile 8 Nisan tarihleri arasındaki Hamursuz Bayramı süresince tamamlanması planlanıyor" ifadelerini kullandı. Kavasoğlu, Çarşamba günü İran ve Hizbullah’ın 200 füze ile başlattığı ortak saldırıdan bu yana İsrail’in kuzeyinde çok şiddetli patlamaların yaşandığını dile getirdi.

NASİR VE ZARZİR BÖLGELERİNDE AĞIR YIKIM

Saldırıların merkez üslerinden biri olan Lübnan sınırındaki yıkımı yerinde inceleyen Emine Kavasoğlu, "Şu an Lübnan sınırının hemen yanı başında, saldırıların hedefi olan Nasir bölgesi Zarzir Mahallesi'ndeyiz ve burada 300’den fazla bina hedef alınarak ağır hasar gördü" sözleriyle sahadaki dehşeti aktardı. Kavasoğlu ayrıca, bölgede enkaz kaldırma çalışmalarının sürdüğünü ancak saldırıların gece boyunca devam ettiğini belirtti.

TEL AVİV VE BEN GURİON HAVAALANI ATEŞ HATTINDA

Füzelerin İsrail’in iç kesimlerine kadar ulaştığına dikkat çeken Kavasoğlu, "Dün gece Ben Gurion Havalimanı çevresinde sadece 2 saatlik bir dilimde 6 farklı noktaya roket saldırısı düzenlendi ve bu saldırılar Tel Aviv’de 20’den fazla kişinin yaralanmasına, bir kişinin ise hayatını kaybetmesine neden oldu" bilgisini paylaştı. İsrail genelinde yaralı sayısının 90’ı geçtiğini vurgulayan Kavasoğlu, füzelerin demir kubbe tarafından imha edilse dahi düşen başlıkların büyük hasar yarattığını ifade etti.

1 TONLUK SAVAŞ BAŞLIKLARI VE F-16 HAREKETLİLİĞİ

İran’ın kullandığı mühimmatın gücüne vurgu yapan Emine Kavasoğlu, "İran 1 tondan ağır savaş başlıklı Hürremşehr ve Hayber Şeken füzeleriyle karşılık vereceğini duyurmuştu, bu füzelerin düştüğü noktalarda ağaçlar köklerinden söküldü ve ağır yangınlar çıktı" ifadelerini kullandı. Bölgedeki askeri hareketliliğin bir an bile durmadığını belirten Kavasoğlu, "Bizim yayın yaptığımız 15 dakikalık süre içinde bile tam 15 tane F-16 savaş uçağı Lübnan’a doğru havalandı" diyerek bölgedeki savaş tamtamlarının sesinin yükseldiğini sözlerine ekledi.

12:35

ABD UÇAK GEMİSİ BÖLGEDEN KAÇTI MI?

Ortadoğu’da tansiyon düşmek bilmezken, İran Genelkurmay Başkanlığı’ndan gelen "USS Abraham Lincoln uçak gemisi bölgeden kaçtı" iddiası dünya gündemine bomba gibi düştü. ABD’nin bölgedeki askeri hareketliliği ve olası bir kara operasyonu sinyalleri tartışılırken, Dış Politika ve Güvenlik Uzmanı Dr. Hayati Ünlü, A Haber ekranlarında bölgedeki son durumu ve küresel güç dengelerini sarsacak kritik senaryoları analiz etti.

İRAN’IN İDDİASI VE BİLGİ KİRLİLİĞİ SAVAŞI

İran’ın, ABD’ye ait uçak gemisinin saldırıya uğradığı ve bölgeden çekilmek zorunda kaldığı yönündeki açıklamalarını değerlendiren Dr. Hayati Ünlü, "Bu bir iddia çünkü şu an öyle bir bilgi kirliliği var ki iki taraf da bu bilgi kirliliğini kullanarak karşı tarafın davranışıyla ilgili bir belirsizlik yaratmak istiyor. Bu gemi zaten durduğu yerde durmuyor, devriye gezmek zorunda. Ancak İran’ın bu açıklaması tamamen ABD stratejik davranışının bugüne kadar sahip olduğu o geleneğin itibarına yönelik bir açıklama" ifadelerini kullandı. Geminin savunma sistemlerine de değinen Ünlü, "Bu gemiler öyle vurulması kolay gemiler değil; dört katmanlı bir savunma sistemi var. Birinci katman karıştırma sistemi, ikinci katman eskortlar, üçüncü katman F-35’ler ve son katman gemideki füzelerdir" sözleriyle teknik boyuta dikkat çekti.

KARA HAREKATI MASADA MI? İSFAHAN VE HARK ADASI DETAYI

ABD’nin bölgeye binlerce asker ve deniz piyadesi sevk etmesini "kara harekatı hazırlığı mı?" sorusu üzerinden yorumlayan Ünlü, "Deniz piyadelerinin gelişi ilk defa kara harekatının ilk bileşeni olarak yorumlanabilir. Ancak 2200 kişiyle Tahran’a kadar gitmek mümkün değil. Kara harekatı biraz liste dışı kalsa da daha çok nokta operasyonlar, özellikle İsfahan’daki nükleer tesisler konuşulmuştu. Trump bir çıkış stratejisi arıyorsa oraya bir özel operasyon ihtimali var" dedi. Hark Adası’nın İran ekonomisi için kritik olduğunu belirten Ünlü, "Hark Adası İran’ın ekonomik olarak hayatta kalmasının %90’lık çıkış kapısı. Oraya yapılacak bir müdahale bir intihar senaryosu olabilir çünkü orası çok kolay bir hedef haline gelebilir" değerlendirmesinde bulundu.

ASIL HEDEF ÇİN: "THUCYDİDES TUZAĞI" VE 2024 KRİTİĞİ

Küresel denklemin asıl odağının Çin olduğunu vurgulayan Dr. Hayati Ünlü, "ABD nezdinde stratejik olarak orta ve uzun vadeli hedef Çin’dir. Bizim meşhur bir deyimimiz vardır; Thucydides tuzağı. ABD ve Çin bir rekabetten öteye savaşa girerse, savaşı kim başlatacak tartışması hep ABD’nin başlatacağı yönündeydi. Çünkü Çin büyüyerek geliyor ve bazen çatışma daha rasyonel hale geliyor" ifadelerini kullandı. 2024 yılının bir değişim yılı olduğunu söyleyen Ünlü, "BM verilerine göre 2040’ta Çin büyük bir demografik kriz yaşayacak. Bu yüzden ABD çatışmayı 2040’a kadar erteleme stratejisi güdüyordu ama son bir yıldır bu yumuşamanın kırıldığını görüyoruz. Pasifik’teki caydırıcı gücün buraya kayması, müttefikleri Japonya ve Güney Kore’de ABD’ye karşı şikayetleri artırdı" dedi.

UKRAYNA VE HUSİLER: ÇATIŞMANIN KÜRESELLEŞMESİ

Savaşın sadece Ortadoğu ile sınırlı kalmadığını, Ukrayna ve Yemen eksenine de sıçradığını belirten Ünlü, "İran çatışması bize askeri bir öğrenme süreci de çıkarıyor. Rusya, Şahit dronlarını durduramayan sistemler üzerinden radar imha etmeyi öğrendi. Öte yandan Yemen’de Husilerle yapılan bir çatışmazlık anlaşması vardı. Eğer bu anlaşmadan çıkılır ve Hürmüz Boğazı sonrası Yemen’de de istikrarsızlık artarsa, bu artık bir 'Afro-Avrasya' çatışmasına dönebilir" uyarısında bulundu. Ünlü ayrıca, "Ukrayna’nın dronlara karşı kazandığı deneyimi bölge ülkeleriyle paylaşmak için desteğe gelebileceği, çatışmanın her geçen gün daha fazla senkronize hale geldiği bir evredeyiz" sözleriyle tehlikenin boyutunu aktardı.

10:30

İRAN KUŞATILIYOR ENERJİ HAVZALARI YENİDEN DİZAYN EDİLİYOR!

Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Canan Tercan, A Haber canlı yayınında dünyayı sarsan gelişmeleri ve stratejik hamleleri değerlendirdi. Hürmüz ve Kızıldeniz'deki krizlerden Latin Amerika'daki enerji savaşlarına kadar geniş bir perspektif sunan Tercan, ABD ve müttefiklerinin "büyük resmi" nasıl şekillendirdiğini çarpıcı detaylarla deşifre etti.

BOĞAZLAR VE KÜRESEL EKONOMİK KRİZ TEHDİDİ

Bölgedeki stratejik geçiş noktalarının önemine dikkat çeken Dr. Canan Tercan, "Hürmüz ve Kızıldeniz’deki boğazların kapanması söz konusu olduğunda asıl ilgilenmemiz gereken ekonomik krizdir. Boğazlar kapanırsa küresel kriz daha da büyüyecektir. İran’ın direniş ekseni olan Yemen’deki Husiler ve Lübnan’daki Hizbullah bu noktada kilit rol oynuyor. Kızıldeniz, dünya ticareti için açık kalması gereken çok önemli bir hat" ifadelerini kullandı.

İRAN OPERASYONU ÖNCESİ STRATEJİK TASFİYE

İran’a yönelik bir operasyon gerçekleştirilmeden önce atılan diplomatik ve askeri adımları analiz eden Tercan, "İran kuşatılmadan önce yardım gelebilecek tüm üniteler tasfiye edildi. Ermenistan ile olan bağları kesildi, Kazakistan ve İsrail arasında İbrahim Anlaşmaları benzeri mutabakatlar yapılarak İran’ın yukarıdan destek alma imkanı ortadan kaldırıldı. Hatta Afganistan’ın İran’a destek vermesini engellemek için Pakistan ve Afganistan arasında çatışmalar çıkarıldı. Yani dost görünen aktörler bir şekilde saf dışı bırakıldı" sözleriyle aktardı.

SOMALİLAND HAMLESİ VE YEMEN HATTI

İsrail’in Afrika boynuzundaki hamlelerini değerlendiren Dr. Canan Tercan, "İsrail, Somaliland’i bir ülke olarak tanıdığını duyurdu ve orada askeri eğitim anlaşmaları yapıyor. Bu aslında o bölgeye kendi askerini sokmak ve bölgeyi domine etmek demektir. Planlanan şey, Somaliland üzerinden Yemen’i vurmaktır. Bu sayede hem bölgeyi temizlemeyi hem de ABD ve İsrail’in elini kuvvetlendirmeyi hedefliyorlar" açıklamasında bulundu.

LATİN AMERİKA VE ENERJİ KAYNAKLARI ÜZERİNDEKİ MAGA PLANI

Dünya genelindeki enerji havzalarının kontrol altına alınma sürecine değinen Tercan, "ABD, MAGA ideolojisi çerçevesinde Latin Amerika’yı yeniden dizayn ediyor. Venezuela, Meksika, Küba, Kolombiya ve Nikaragua gibi ülkeler çok önemli kaynaklara sahip. ABD buraları fiilen ele geçirmek yerine, Venezuela örneğinde olduğu gibi ekonomik ve askeri olarak kontrol altına almayı hedefliyor. 'Para bana çalışıyorsa, ordu benim istediğim gibi dizayn ediliyorsa sorun yok' mantığıyla hareket ediliyor" dedi.

MEKSİKA ÜZERİNDEN ALGI OPERASYONU VE BÜYÜK OYUN

Son dönemde yaratılan tehdit algılarına değinen Dr. Canan Tercan, "Şimdi de İran’ın Meksika üzerinden Kaliforniya kıyılarına saldıracağı yönünde bir algı yaratılmaya çalışılıyor. FBI açıklamaları ve Trump’ın söylemleri bu yönde. Aslında savaş çok profesyonelce dizayn edilmiş ancak bize parça parça, bir magazin haberi gibi sunulduğu için büyük resmi görmekte zorlanıyoruz. Oysa adım adım MAGA ideolojisine doğru gidiliyor" ifadelerini kullandı.

09:15

İSRAİL POLİSİ A HABER EKİBİNİ ENGELLEDİ!

ABD-İsrail ve İran arasındaki savaşta 15. güne girilirken, Tel Aviv ve çevresi yoğun füze saldırılarıyla sarsıldı. İran ve Hizbullah tarafından fırlatılan füzeler stratejik noktaları hedef alırken, bölgedeki sıcak gelişmeleri yerinden aktaran A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu, İsrail polisinin Türk gazetecilere yönelik sert müdahalesine ve uygulanan sansüre canlı yayında tanıklık etti.

TEL AVİV FÜZE YAĞMURU ALTINDA: DEMİR KUBBE ÇARESİZ KALDI

Sahadaki son durumu aktaran Emine Kavasoğlu, "Gece saatlerine kadar bölge çok hareketliydi. İran, 48. dalga füze operasyonunu başlattığını duyurdu; Tel Aviv semaları her an yeniden hareketlenebilir" ifadelerini kullandı. Saldırıların boyutuna dikkat çeken Kavasoğlu, "İran ve Hizbullah füzeleri Tel Aviv’in kalbine kadar ulaştı. Hava savunma sistemleri devreye girse de füze parçaları 6 farklı noktaya düştü. Ben Gurion Havalimanı’nın sadece birkaç kilometre yakını hedef alındı" sözleriyle füze yağmurunu aktardı.

ŞEHİRLER ENKAZ YIĞININA DÖNDÜ: 300 BİNA HASAR GÖRDÜ

Saldırıların yerleşim yerlerinde yarattığı tahribatı detaylandıran Kavasoğlu, "Shoham bölgesinde 3 katlı bir bina füze parçalarıyla enkaza döndü ve devasa bir yangın çıktı. Rishon LeZion’da otoyola düşen füze büyük bir çukur oluştururken, Metula bölgesi 15 roket atışıyla en zor gecelerinden birini yaşadı" dedi. Bölgedeki bilançoyu paylaşan Kavasoğlu, "Dün geceki saldırılarda 300 bina hasar gördü, 80’den fazla yaralı var. İsrail’in kuzeyi tam anlamıyla bir panik havası içerisinde" ifadelerini kullandı.

İSRAİL POLİSİ’NDEN A HABER EKİBİ’NE CANLI YAYINDA MÜDAHALE

Görevini yapmaya çalışan basın mensuplarına yönelik baskılara değinen Emine Kavasoğlu, "Yıkılan bir binayı görüntülemek istediğimizde İsrail polisinin müdahalesiyle karşılaştık. Özellikle Türkiye’den geldiğimizi duyduklarında tavırları değişiyor" dedi. Türk gazetecilere yönelik özel bir sansür uygulandığını belirten Kavasoğlu, "Akreditasyon kartlarımızı göstermemize rağmen süreci zorlaştırıp saatlerce alıkoyabiliyorlar. Türk basınına karşı ciddi bir engel çıkartma çabası var ancak biz gerçekleri anlatmaya devam edeceğiz" sözleriyle yaşadıkları zorlukları dile getirdi.

BOŞ SOKAKLAR VE SİREN SESSİZLİĞİ

Şabat günü olması nedeniyle sokakların bomboş olduğunu belirten Kavasoğlu, "Sokaklarda kimse yok, insanlar evlerine hapsolmuş durumda. Erken uyarı sistemlerine olan güvensizlik halkı daha büyük bir korkuya sevk ediyor" diyerek Tel Aviv’deki son atmosferi A Haber ekranlarında paylaştı.++

08:10

ABD İÇİN İRAN SAVAŞI NEREDE BİTER?

Güvenlik Analisti Dr. Hurşit Dingil, A Haber ekranlarında bölgedeki son gelişmeleri ve Türkiye’nin savunma stratejilerini değerlendirdi. Yerli ve milli teknolojilerin bölgesel güç dengelerini değiştirdiğini vurgulayan Dingil, hava savunma sistemlerinden Doğu Akdeniz’deki askeri yığınaklara kadar pek çok kritik noktaya dikkat çekti.

YERLİ SAVUNMA SİSTEMLERİ VE BÖLGESEL DOMİNASYON

Türkiye’nin hava savunma alanındaki atılımlarını yorumlayan Dr. Hurşit Dingil, "Bölgede uzun süredir devam eden bir hava üstünlüğü rekabeti var. Türkiye'nin son yıllarda hava alanında yaptığı atılımlar, bu rekabette 'Ben de bir aktörüm' demenin güçlü bir ifadesidir ve diğer aktörleri endişelendirmektedir" ifadelerini kullandı. Hava üstünlüğünün bölgesel dominasyon için temel bir şart olduğunu belirten Dingil, "Hava savunma mimarimizin gelişmesi çok kritik. Ülkemizin geleceği bu sistemlerle eşleştirilebilir; o kadar hayati bir öneme sahip" sözleriyle savunma sanayiinin önemini aktardı.

HAVA HAKİMİYETİ VE İSRAİL’İN SALDIRGAN STRATEJİSİ

İsrail’in bölgedeki askeri hamlelerini değerlendiren Dingil, "İsrail tüm stratejisini bölgesel hava egemenliği üzerine kurguluyor. Lübnan'ın güneyine, Suriye'ye ve İran'a yapılan hava saldırıları bu stratejinin bir parçasıdır" dedi. Türkiye’nin "HAKİM" gibi sistemlerle bu tehditlere karşı hazırlandığını ifade eden Dingil, "Hava üstünlüğünden öte hava hâkimiyetini tam anlamıyla sağladığımızda, irrasyonel aktörlerin düşmanca davranışlarına karşı kendimizi tam koruma altına almış olacağız" sözlerini kaydetti.

ABD-İRAN GERİLİMİ VE EKONOMİK RESESYON TEHLİKESİ

Savaşın seyrine dair iki farklı senaryo olduğunu belirten Dr. Hurşit Dingil, "Eğer kısıtlı hedefler üzerine gidilirse süreç kısa sürebilir ancak rejim değişikliği gibi irrasyonel hedefler bu savaşı çok uzatır" uyarısında bulundu. Çatışmaların ekonomik maliyetine de değinen Dingil, "ABD için 14 gün içerisinde 20 milyar dolara yakın bir maliyet oluştu. Petrolün varil fiyatının 103 dolara yükselmesi ve arzda yaşanacak aksamalar sadece Ortadoğu'yu değil, Avrupa ve Asya ülkelerini de etkileyerek küresel bir resesyon başlatabilir" ifadelerini kullandı.

DOĞU AKDENİZ VE KIBRIS: TÜRKİYE’DEN KARŞI HAMLE

Doğu Akdeniz’deki askeri hareketliliği yorumlayan Dingil, "Levant hattında 7 Ekim’den bu yana ciddi bir yığınak yapılıyor. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, İsrail’den aldığı teşviklerle adadaki askeri kapasitesini artırıyor" dedi. Türkiye’nin bu duruma sessiz kalmadığını vurgulayan analist, "Türkiye, adada bozulan silah dengesine karşılık KKTC’ye F-16 savaş uçakları ve anti-İHA sistemleri konuşlandırdı. İsrail, Suriye’de kaybettiği mevziyi Doğu Akdeniz üzerinden dengelemeye çalışıyor ve bu hamlelerini doğrudan Türkiye’ye karşı yapıyor" sözleriyle bölgedeki stratejik tabloyu özetledi.

06:20

ABD VE İSRAİL'İ YUTAN KORKUNÇ MALİYET!

A Haber canlı yayınına katılan Stratejist Prof. Dr. Zakir Avşar, Amerika ve İsrail'in bölgede başlattığı savaşın perde arkasını araladı. Avşar, basit bir caydırma operasyonu olarak başlayan sürecin, kontrolden çıkarak Amerika'yı hem ekonomik hem de siyasi olarak bataklığa sürükleyen devasa bir maliyet canavarına dönüştüğünü çarpıcı ifadelerle gözler önüne serdi. Washington'ın evdeki hesabının çarşıya uymadığını belirten Avşar, artan asker tabutlarının Amerika'da yeni bir "Vietnam Sendromu" korkusunu tetiklediğini ve kamuoyunun "Neden İsrail'in peşinden gidiyoruz?" sorusunu yüksek sesle sormaya başladığını vurguladı.

EVDEKİ HESAP ÇARŞIYA UYMADI

Savaşın geldiği noktanın temelinde Amerika'nın istediği sonucu alamaması yattığını belirten Prof. Dr. Zakir Avşar, Washington'ın büyük bir hesap hatası yaptığını dile getirdi. Avşar, "Buradaki esas mesele, Amerika'nın istediği gibi bir netice alamamasıdır. Eğer istediği neticeleri almış olsaydı, tabii buna gerek kalmayacaktı. Amerika baştan beri yanlış hesaplar içerisinde oldu, evdeki hesap çarşıya uymadı" sözleriyle durumu özetledi. Amerika'nın başlangıçtaki planının askeri bir müdahale olmadan, bölgeye gönderdiği uçak gemileriyle İran'a gözdağı vermek olduğunu aktaran Avşar, Washington'ın, "bir psikolojik harekat içerisinde bunun gerçekleşeceğini, hiçbir fiili saldırıya gerek kalmayacağına dahi inanıyordu. Ama öyle bir inanç içerisinde olması, pek de makul bir inanç biçiminde netice vermedi" ifadelerini kullandı.

ÜÇ BAŞLI MALİYET CANAVARI: ASKERİ, EKONOMİK VE SİYASİ

Prof. Dr. Avşar, planları altüst olan Amerika ve İsrail'in şimdi üç koldan gelen devasa bir maliyetle karşı karşıya kaldığını vurguladı. Avşar, "Bugün Amerika'da, İsrail'de çok ciddi anlamda hem askeri hem de ekonomik maliyetler ödenmeye başlandı. Sadece onlar değil, Amerika ile birlikte bölgede hareket eden ülkeler de yine aynı maliyeti ödemeye başladılar" dedi. Bu maliyetin en tehlikeli boyutunun siyasi olduğunu belirten Avşar, "Amerika'da şu anda Trump'ın esas çekindiği hususlardan birisi nedir? Siyasi maliyet. O yüzden de bu siyasi maliyet noktasına çok fazlasıyla gelmeden konuyu daha hızlı bir şekilde halletmek üzere savaşın İran açısından çok ciddi anlamda maliyet ödenecek bir noktaya gelmesini temin etmeye uğraşıyor" sözleriyle Trump'ın asıl korkusunu deşifre etti.

TRUMP'IN OYUNU BOZULDU: ABD KAMUOYU İSRAİL'İ SORGULUYOR

Savaşın uzaması ve İran'ın beklenmedik direnişi sonrası Amerikan iç siyasetinde de dengelerin sarsıldığını belirten Prof. Dr. Avşar, kamuoyunun artık bu savaşı sorguladığını belirtti. Amerikalıların artık bu savaşı onaylamadığını söyleyen Avşar, "Yüksek sesle biz niye İsrail'in peşinde gidiyoruz eleştirilerini sıklıkla artık duyuyoruz. Amerikalılar da artık bunu sorgulamaya başladılar. Bizim imkanlarımız, kaynaklarımız, verdiğimiz vergiler ve insanlarımız, askerlerimiz niçin İsrail için harcanıyor?" diyerek Amerikan halkının tepkisini dile getirdi. Artan asker ölümlerinin Washington'da büyük bir endişe yarattığını ifade eden Avşar, "Eğer tabut sayısı artarsa, Amerika'ya dönen tabut sayısı, bu başka sendrom da yaratacak. Çünkü Amerika'nın yıllardır aşamadığı bir Vietnam sendromu var biliyorsunuz" sözleriyle tarihi bir uyarıda bulundu.

KÜRESEL EKONOMİ ATEŞ ÇEMBERİNDE

Savaşın faturasının sadece bölge ülkeleriyle sınırlı kalmayacağını, küresel bir ekonomik yangına dönüştüğünü ifade eden Prof. Dr. Zakir Avşar, özellikle Avrupa ve Körfez ülkelerinin de büyük bir sıkıntı içinde olduğunu belirtti. Avşar, "Bu işin maliyetinin bir ucu da Avrupa'ya dokunmaya başladı. Avrupa çok ciddi anlamda çaresiz, sıkıntılı durumda. Keza Körfez ülkeleri... Trump'ın düşünün ki üç buçuk gün dolaşıp 5 trilyondan fazla kaynak topladığı Körfez ülkelerinden bahsediyoruz ama bugün onların ekonomisi de felç vaziyette, ülkelerindeki istikrar da felç olmuş vaziyette" diyerek tablonun vahametini ortaya koydu. Avşar, savaşın 15 gün daha sürmesinin bile, "bütün ülkeler açısından, dünya açısından ciddi bir enflasyonist etki, sonrasında da durgunluk anlamına" geleceğini söyleyerek küresel bir kriz kapıda uyarısı yaptı.

Mobil uygulamalarımızı indirin