CANLI| 3. Dünya Savaşı’nın ayak sesleri! ABD'nin İran saldırısında asıl hedef Çin mi? | A Haber ekipleri ateş hattında

Giriş Tarihi:Son Güncelleme:
ahaber.com.tr - Özel Haber
CANLI| 3. Dünya Savaşı’nın ayak sesleri! ABD'nin İran saldırısında asıl hedef Çin mi? | A Haber ekipleri ateş hattında

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a karşı başlattığı savaş Orta Doğu'yu adeta barut fıçısına çevirdi. Tahran ve Tel Aviv’deki güç mücadelesinin perde arkası A Haber'de analiz ediliyor. Öte yandan İran halkı Hamaney'in ölümünün ardından sokaklarda yeminler ederek intikam yeminini sürdürürken A Haber ekipleri Tel Aviv ve Tahran'dan savaşı yerinden takip ediyor.

Orta Doğu'da 28 Şubat'tan bu yana gerilim dinmiyor. ABD-İsrail hattında yaşanan gelişmeler bölgeyi yeniden bir çatışma sarmalına sürükledi. Ekber Karabağ Tahran'dan son durumu ve sahadaki gelişmeleri aktarırken, Emine Kavasoğlu Tel Aviv'den İsrail'in operasyon planlarına dair detayları paylaşıyor. Bölgedeki kritik gelişmeler, sahadan en sıcak görüntüler ve büyük güç mücadelesinin perde arkası A Haber'de.

İŞTE DAKİKA DAKİKA YAŞANANLAR

CANLI ANLATIM

04:38

MÜCTEBA HAMANEY'İN LİDERLİĞİ TRUMP'A MEYDAN OKUMA MI?

İran'da yeni liderin Ayetullah Ali Hamaney'in oğlu Mücteba Hamaney'in göreve geldiğinin açıklanmasının ardından dikkat çeken bir fotoğraf paylaşıldı. Aynada Mücteba  Hamaney'in görüntüsünün arkasından baba Hamaney'in silueti yer aldı. İran'dan yapılan bu paylaşımın anlamı ne? Oğul Hamaney'in yeni lider olmasının ardından Tahran rejiminde ne gibi değişiklikler olacak? A Haber canlı yayınına katılan Sabah Gazetesi Dış Haberler Müdürü Bercan Tutar, İran'da alınan karara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 

ALİ HAMANEY VE REJİMİN DERİNLEŞEN TIKANIKLIK

İran'da Ali Hamaney'in sadece bir lider değil, aynı zamanda sistemin kilitlenmişliğinin bir sembolü olduğunu belirten Bercan Tutar, "Ali Hamaney, İran'da rejimin tıkanmışlığının ve toplumla devletler arasında o devasa ayrılığın en büyük simgesidir. Uzlaşmaz ve sertleşmeyle işleyişik bir kırılmaya yol açan Hamaney, sistemin bir çıkmaza sürüklenmesi" kullanıldı. Tutar, rejimin meşruiyet hakkına dikkat ederek, "Hamaney, dini desteklide beklenen mertebede görülmediği için bu açıkları üzerinden Devrim Muhafızları tarafından sağlanan askeri baskıyla durdurmaya çalıştı. Bu da dini meşruiyetin askeri postaların alınmasına neden olduğu" dedi. 

"DEVRİM MUHAFIZLARININ TEK HEDEFİ REJİMİ KORUMAKTIR"

Devrim Muhafızları'nın açıklıklarının İran'ın gelişmiş refahıyla hiçbir şekilde örtüşmediğini vurgulayan Bercan Tutar, "Devrim Muhafızları'nın tek ve mutlak hedef rejimi korumaktır. Onlar için insanların maruz kaldıkları ekonomik koşullar veya şehirlerin yıkılması ikinci planıdır. Bütün İranlılar feda edilsin ama rejim ayakta kalsın anlayışı, bu şekilde artırılarak değerlendirmesinde bulunuldu. Tutar, bu anlayışın halk nezdinde büyük bir öfkeye dönüştüğünü belirterek, "İran halkı artık 'Benim rızkımı neden Hizbullah'a, Husilere veya Suriye'ye gönderiyorsun?' diyerek isyan ediyor. Vatandaş, kendi geçmişinden 'Eşit muamele' beklerken, rejimin harcamaları altında eziliyor" ifadelerini kullandı. 

MÜCTEBA HAMANEY DÖNEMİNDE NELER OLACAK? 

Ayetullah Ali Hamaney'in yerine liderliğine kavuşan Mücteba Hamaney'in de babasıyla benzer bir yol izleyeceği belirten Tutar, "Yeni dönemde bu katı ideolojik politikaların devam ettirilmek istendiğini görüyoruz. Ancak nükleer fetva gibi kritik programlar yapılacak bir geri adımın sistem içinde büyük güçlere yol açabileceği korkusu değişimi kilitleniyor" dedi. Liderlik değişiminin bolluğunu karşılamaktan uzak olduğunu söyleyen Tutar, "Mücteba Hamaney'in başa çıkması için anayasal düzenlemeler yapıldı ancak bu insanların içindeki o derin yarayı kullanmayacak, aksine rejim ile halk arasındaki mesafeyi daha da açacaktır" tespitinde bulundu.

VEKİL GÜÇLER STRATEJİSİ ÇÖKÜYOR MU?

İran'ın Ortadoğu genelinde "vekil güçler" üzerinden yerleşik hakimiyeti hem sistemin hem de dışarıda sarsıldığını kaydeden Bercan Tutar, "Irak'ta Sadr ve Sistani gibi bölgede İran'dan uzaklaşması, rejimin bölgesel kalelerinin sarsıldığını gösteriyor. İçerideki gücü ise 'Benim paramla neden başka yerde savaş yürütüyorsun?' Artık parçalar daha yüksek sesle istemek" ifadelerini kullanıldı. Tutar, rejimin bu baskıcı ve ideolojik odaklı dış politikasının, İran'ın geleceğin en büyük engel haline geldiğini belirterek, "Bu cinsiyetlerle siyasetin devam ettirilmesi, İran'daki toplumsal krizleri daha da derinleştirecek" sözleriyle konuşmasını noktaladı. 

00:22

İRAN'DA YENİ DİNİ LİDER MÜCTEBA HAMANEY

İran Uzmanlar Meclisi Gilan Vilayeti Üyesi Seyyid Ali Hüseyni Eşkevari, İsrail- ABD'nin 28 Şubat’taki saldırısında ölen Ali Hamaney’in oğlu “Mücteba Hamaney’i yeni lider olarak seçtiklerini” belirtti.

Eşkevari, sosyal medyada yer alan açıklamalarında, Uzmanlar Meclisi’nin, ülkenin yeni liderini seçtiğini söyledi.

Uzmanlar Meclisi’nin büyük bir çoğunlukta yeni liderin ismi üzerinde mutabık kaldığını belirten Eşkevari, “İnşallah Hamaney ismi İran’ın yeni lideri olarak devam edecek.” dedi.

Öte yandan Uzmanlar Meclisi Başkan Yardımcısı Ayetullah Hüseyni Buşehri ise yeni liderin yakın zamanda tanıtılacağını belirtti.

A Haber muhabiri Ekber Karabağ, Mücteba Hameney'in yeni lider olarak açıklanmasının ardından Tahran'daki son bilgileri paylaştı. 

"Az önce İran devlet televizyonu yeni liderin Seyid Mücteba Hamaney olduğunu açıkladı. Ayetullah Seyyid Mücteba Hamaney ülkenin üçüncü lideri olarak seçildiği yönünde İran medyasında haberler var. Aynı şekilde Tasnim Haber Ajansı acil koduyla Mücteba Hamaney'in yeni lider olduğunu duyurdu." dedi. 
 

23:26

"İRAN MESELESİ DOĞRUDAN ÇİN'İN ÖNÜNÜ KESMEK"

İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla tırmanan gerilim, sadece bir sınır çatışması değil, küresel güçlerin yeni bir dünya düzeni kurma çabasının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Stratejist ve Yazar Murat Akan A Haber'de Canan Barlas ile Gündem programında savaşa ilişkin değerlendirmelerde bulunarak İran'ın operasyonunun 2000'li yıllardaki kökeninin Neocon raporlarına dayandığını ve asıl hedefin Çin'in önünü kesmek olduğunu belirtti. 

HAMANEY PLANI TERS TEPTİ: İRAN HALKI KENETLENDİ

İran'da rejime yönelik saldırıların başladığın aksine bir sonuç doğurduğunu belirten Murat Akan, "İran'da Ali Hamaney'i öldürerek, yani baştaki kişiyi hedef alarak bu savaşı kısa sürede bitireceklerini zannettiler. Ancak tam anlamıyla bir durum yaşandı; bu hamle halkı kenetledi ve birleştirdi". Bölgedeki dalgalanmaların hala aktif olduğunu gösteren Akan, "İletişim kesildi, bir başlamasızlık söz konusu deniliyor ama atılan füzelere baktığınızda İsrail'e şu anda en etkili füzeler atılıyor. Bu da mekanizmasının hala tıkır tıkır patlamalarını kanıtlıyor" sözleriyle sahadaki gerçekliği aktardı.

20 YILLIK KARANLIK RAPOR: ABD'NİN ENERJİ HAKİMİYETİ PLANI

Ortadoğu'daki savaşın tesadüfi olmadığını, yıllar öncesinden planlandığını söyleyen Murat Akan, "2000'li yıllarda Neocon tarafından yazılan, içinde Dick Cheney ve Donald Rumsfeld gibi isimlerin bulunduğu 'ABD Ulusal Savunmasının Yeniden İnşası' raporunu çok önemsiyorum. 2001 yılında ABD Güvenlik Strateji Belgesi olarak kabul edilen bu raporda, Ortadoğu'daki enerji yataklarına ve santrallerine hakim olma misyonuyla işaretleniyor" sözleriyle büyük oyunlarına temellerine işaret etti.

ASIL HEDEF ÇİN: VENEZUELA SENARYOSU MU UYGULANIYOR?

İran'a yönelik operasyonun küresel ekonomik savaşın bir parçası olduğunu savunan Murat Akan, "İran meselesi bana göre doğrudan Çin'in önünü kesmekle ilgili." dedi. ABD ve Çin arasında bir topyekün savaşı beklemediğini belirten Akan, "Çin ile ABD'nin veya Rusya ile ABD'nin doğrudan bir savaşa gireceğini düşünüyorlar. Onlar büyük devletler; bunlarda 1945'te Yalta'da oturdukları gibi, bu savaş sonunda da Ortadoğu'yu kendi çıkarları paylaşacakları tespitinde bulundu."

YENİ BİR PAYLAŞIM SAVAŞI 

İran operasyonunun nihai amacını deşifre eden Murat Akan, "İran operasyonu, İsrail'in güvenliğiyle doğrudan bağlantılı olarak uzanan, Ortadoğu'da yeni bir paylaşım ve bölünme savaşının verildiğini gösteriyor. Şu an bu planın ve yeni paylaşım hazırlıkları devam ediyor" diyerek bölgesel kartlardan dağıtıldığını vurguladı. 

22:43

TÜRKİYE'NİN KKTC'YE F-16 KONUŞLANDIRMASI NE ANLAMA GELİYOR?

Orta Doğu'da savaş gerilimi artarken İran'ın misilleme saldırısı olarak Kıbrıs'ın güneyini hedef almasıyla Akdeniz'de hareketlilik yaşanıyor. Bu kapsamda Milli Savunma Bakanlığı, KKTC'nin güvenliğinin sağlanması amacıyla, 6 adet F-16 savaş uçağını adaya gönderecek. A Haber'de Canan Barlas ile Gündem programına konuk olan Askeri Stratejist Doç. Dr. Kemal Olçar, Türkiye'nin KKTC'ye F-16 göndermesinin nedenlerini ele aldı. 

GKRY'DE KİRLİ PLANI

Kıbrıs adasında askeri dengelerin her iki taraf için de eşit olması gerektiğini vurgulayan Doç. Kemal Olçar, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin askeri varlığıyla Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin askeri varlığı eşit olmalıdır. Bunu Birleşmiş Milletler ve her iki taraf da takip ediyor" sözleriyle uluslararası dengeye dikkat çekti. Ancak 2020 yılında ABD'nin attığı adımın GKRY'nde silahlanmanın hızla artarak bu dengeyi bozduğunu belirten Olçar, "2020 yılında ABD, Rum yönetiminin kara para aklamayı ve yasa dışı faaliyetlerini durdurduğu iddiasıyla askeri destekleri kaldırıldı. Hemen ardından ABD, Illinois eyaletinden ulusal muhafızları kurtarma adı altında bölgesel göndererek askeri faaliyetleri desteklemeye başladı" dedi. 

"DENKLİĞİ SAĞLAMAK İÇİN SİHA ÜSSÜ KURDUK"

Güney Kıbrıs'ın ABD desteğiyle silahlanma hızının kuzeyi üzerine Türkiye'nin ürettiği bir hamle yapabilen kaydeden Olçar, "Güneyin askeri varlığından bizim kuzeydeki varlığımızdan daha fazla olmaya başlayınca, biz de buna karşılık denklik sağlamak amacıyla orada bir SİHA merkezi kurduk" dedi. Bölgede Patriot hava savunma sistemi çalışmalarının da konuşulduğunu belirtti. 

ŞER İTTİFAKI: YUNANİSTAN, İSRAİL VE RUM YÖNETİMİ

Doğu Akdeniz'de Türkiye'yi kuşatmaya yönelik yerleşik ittifaklara değinen Kemal Olçar, "Güney Kıbrıs, Yunanistan ve İsrail arasında üçlü bir savunma paktı imzalandı. Bu paketin müşterek askeri faaliyetlerini icra ediyorlar" dedi.  Rum yönetiminin bir hamleyle bir çıkış üçüncü gidişi başlattığını belirten Olçar, "GKRY'nin güneyindeki bir liman, başta İsrail olmak ABD ve bazen Rusya gibi üçüncü olarak kullanılmak üzere açıldı. Bu liman hamlesi bölgede dengeyi tamamen iptal etti" bildiriminde bulundu.

TÜRKİYE'NİN HAMLESİ KİME KARŞI?

Kıbrıs'a gönderilen F-16'ların KKTC'nin güvenliği sebebiyle gönderildiğini ifade eden Doç. Kemal Olçar, "Biz bu uçakları F-16'ları İran'a karşı yollamıyoruz. Bu hamle tamamen Doğu Akdeniz'de Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin yapmış olduğu bazı askeri faaliyetlerin durdurulması" dedi. Türkiye'nin bölgedeki barışın teminatı olduğunu hatırlatan Olçar, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Kıbrıs Barış Kuvvetleri Komutanlığı emrine göre bu unsurların Doğu Akdeniz'deki kendi haklarını ve iç varlığını koruma altında bulunduğunu" söyleyerek konuşmasını noktaladı. 
 

20:15

TEL AVIV'DE FÜZE PANİĞİ!

Bölgede tansiyon düşmek bilmezken, Tel Aviv semaları İran’dan ateşlenen füzelerin hedefi oldu. O anları canlı yayında aktaran A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu, "Bugün dördüncü kez füzeler ateşlendi ve an itibarıyla Tel Aviv semalarından hava saldırısı görüntüleniyor" ifadelerini kullandı. Patlama seslerinin yankılandığı bölgeden bilgileri paylaşmaya devam eden muhabir, "Bulunduğumuz noktanın hemen karşı tarafında üç ayrı patlama yaşandı, biz yayına hazırlandığımız dakikalarda devamı gelip gelmeyeceğini kontrol ediyoruz" sözleriyle sahadaki dehşeti gözler önüne serdi.

HAVA SAVUNMA SİSTEMLERİ YETERSİZ KALDI
İran’ın kısa süre önce duyurduğu balistik füze saldırısının ardından İsrail’de siren sesleri kesilmedi. Hava savunma sistemlerinin devreye girmesine rağmen hasarın önüne geçilemediğini belirten Kavasoğlu, "Hava savunma sistemleri her ne kadar devreye girse de, başkent Tel Aviv’in pek çok noktasında ağır hasar geldiği bilgisi var" şeklinde konuştu. Füzelerin imha edilse dahi parçalarının büyük tehlike saçtığını aktaran Kavasoğlu, "İmha edilen balistik füze parçaları Tel Aviv’in çeşitli noktalarına düştü, bunlardan birkaç tanesi merkezdeydi" dedi. 

İRAN’DAN YENİ NESİL FÜZE VE STRATEJİ MESAJI
Saldırının boyutuna ilişkin çarpıcı veriler paylaşılırken, İran’ın hedefleri hakkında önemli bilgiler verildi. Haberde, "İran, ABD ve İsrail üslerine yönelik 200 noktayı hedef aldı, bu üslerin yüzde 60’ı Körfez ülkelerindeki Amerikan üslerine, yüzde 40’ı ise İsrail üslerine yönelikti" bilgisi paylaşıldı. İran makamlarının tehdit dolu açıklamalarına da yer verilerek, İran tarafı, "Birinci ve ikinci nesil füzelerimizi kullandık, bundan sonra yeni bir taktik uygulayacağız ve uzun menzilli füzelerimizle saldırmaya devam edeceğiz" ifadeleriyle saldırıların şiddetinin artacağını duyurdu. 

SOKAKLAR BOŞALDI: HAYALET ŞEHİR GÖRÜNÜMÜ
Saldırılar sonrası başkent Tel Aviv’de hayat durma noktasına geldi. Sirenlerin çalmasıyla halkın sığınaklara akın ettiğini belirten Kavasoğlu, "Başkent Tel Aviv’de sokaklarda yine hiç kimse yok, sirenlerin duyulmasıyla birlikte tek tük insan da en yakın sığınaklara gitti ve şehir hayalet bir şehir görünümünü andırmaya başladı" sözleriyle bölgedeki son durumu aktardı. Onlarca yaralının olduğu bölgede İsrail ordusunun ilk kez askeri kayıplarını da açıkladığı bilgisi metne eklendi.

18:02

TAHRAN'DA MAHŞERİ KALABALIK: ZEHİRLİ HAVAYA RAĞMEN 'İNTİKAM' YEMİNİ!

İran'ın başkenti Tahran'da tansiyon her geçen dakika yükseliyor. Dün gece petrol tesislerine yönelik gerçekleştirilen saldırıların ardından şehirde hava adeta zehir solurken, binlerce İranlı 'İnkılap Meydanı'nda bir araya geldi. Hem yasın hem de öfkenin hâkim olduğu meydanda, İsrail ve ABD karşıtı sloganlar eşliğinde "yola devam" mesajı verildi. A Haber Muhabiri Ekber Karabağ bölgeden son durumu aktardı. 

HAVADA ZEHİR SOLUNUYOR: ASİT YAĞMURU VE MASKE UYARISI
Petrol tesislerine düzenlenen saldırıların ardından Tahran’da hava kirliliği korkutucu boyutlara ulaştı. Şehrin üzerinde asılı kalan kirli tabaka nedeniyle Sağlık Bakanlığı yetkilileri, vatandaşlara sokağa çıkmamaları yönünde acil çağrıda bulundu.

Sabah saatlerinde etkili olan asit yağmuruna dikkat çeken yetkililer, sokağa çıkmak zorunda kalanların ise mutlaka maske takması gerektiğini vurguladı. Ancak hayati tehlike arz eden bu hava durumuna rağmen İran halkı, ülkenin en işlek noktalarından biri olan İnkılap Meydanı’nı boş bırakmadı. 

İNKILAP MEYDANI'NDA DEV KARE: "YOLUN DEVAM EDECEK"
Meydanda toplanan devasa kalabalık, ellerinde İran bayraklarıyla ülke yönetimine ve silahlı kuvvetlere desteklerini haykırdı. Meydanın tam ortasına asılan Ayetullah Ali Hamaney’in dev posteri ise dikkatlerden kaçmadı. Posterde yer alan "İran'ın sevgili efendisi, senin yolun devam edecektir" ifadesi, direnişin kararlılıkla süreceği mesajını tüm dünyaya ilan etti. 

"GÖZYAŞINI BİR KENARA BIRAKTIK, İNTİKAM ALACAĞIZ"
Meydandaki atmosferi ve halkın duygularını aktaran bir din görevlisi, "Liderimizin şehadeti nedeniyle yastayız ancak biz Hazreti Hüseyin gibi yas tutanlardanız; gözyaşımızı bir kenara bıraktık, artık onun yolunda devam edecek ve intikam alacağız" ifadelerini kullandı. Liderlerine olan bağlılıklarını dile getiren bir diğer vatandaş ise, "Liderimizi şehit ettiler ancak onun kanı bu milletin damarlarında dolaşıyor; liderimiz ailesini ve torunlarını bu yolda feda ettiği gibi biz de kendimizi feda etmeye hazırız" sözleriyle kararlılığını dile getirdi. 

SALDIRILARIN GÖLGESİNDE DİRENİŞ SLOGANLARI
Henüz birkaç gün önce meydanın çok yakınındaki bir polis merkezine saldırı düzenlenmiş olmasına rağmen, Tahran sokaklarındaki kalabalık geri adım atmıyor. Hoparlörlerden yükselen "Kahrolsun İsrail, Kahrolsun Amerika" sloganları eşliğinde tepkilerini dile getiren İranlılar, devletlerine ve ordularına olan güvenlerini tazeliyor. Başkentteki bu gerilimli ama bir o kadar da kararlı bekleyiş, bölgedeki dengelerin ne denli hassas olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

 

17:20

ABD'NİN PASİFİK KORKUSU VE ÇİN'İN JİLİN-1 SİSTEMİ

Orta Doğu’daki çatışmalar küresel dengeleri sarsarken, Washington merkezli dezenformasyon ağları Çin’in uzay teknolojilerini hedef tahtasına oturttu. Pekin yönetimi, 300’den fazla Jilin-1 uydusu üzerinden ABD mühimmat sevkiyatlarını anlık takip ettiği yönündeki iddiaları "hegemonik korkuların yansıması" olarak nitelendirirken; ABD ordusunun aynı anda iki farklı cephede savaşma kapasitesinin kalmadığına yönelik analizler bölgedeki tansiyonu zirveye taşıdı.

CASUSLUK İDDİALARINA PEKİN’DEN SİVİL YANIT

Washington ve Batı merkezli düşünce kuruluşları, Çin'in yörüngedeki Jilin-1 uydu ağını Orta Doğu’da bir istihbarat laboratuvarı olarak kullandığını öne sürüyor. A Haber Muhabiri Mehmet Zeyrek, "İddialara göre Çin'in yörüngedeki 300'den fazla Jilin-1 uydusunu kullanarak Amerika'nın füze rotalarını ve mühimmat ikmallerini saniye saniye izlediği ve bölgeyi bir istihbarat laboratuvarına çevirdikleri öne sürülüyor." sözleriyle iddiaları gündeme taşıdı.

Ancak Pekin cephesi, bu teknolojik ağın askeri değil sivil amaçlı olduğunun altını çiziyor. Zeyrek konuya ilişkin olarak, "Pekin merkezli medya organlarında bu uydu takımının aslında askeri bir casusluk ağı değil; tarım, çevre izleme, afet yönetimi ve şehir planlaması gibi dünyanın en büyük sivil şehir planlaması için kullanılan bir uydu takımı olduğunu okuyoruz." ifadelerini kullandı.

İRAN'A VERİ AKIŞI VE DEZENFORMASYON TARTIŞMASI

Batı medyasında yer alan bir diğer kritik iddia ise Çin'in elde ettiği anlık istihbaratı Tahran yönetimiyle paylaştığı yönünde. Söz konusu iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirten Zeyrek, "Çin'in elde ettiği anlık uydu görüntülerini İran ile paylaştığı ve operasyonel verileri doğrudan Tahran yönetimiyle paylaşarak bu süreçte Amerikan hedeflerini gösterdiği öne sürülüyor. Ancak bu süreçte baktığımızda bu da bir dezenformasyon olarak değerlendiriliyor Pekin tarafında." bilgisini paylaştı.

Çinli uzmanlar, Pekin’in kriz anlarında gizli iş birliği yerine açık diplomasiyi tercih ettiğini vurgularken, Zeyrek, "Çin bir ülkeye destek verecekse bunu gizlemek yerine açıktan yapacağı da her fırsatta vurgulanıyor." sözlerini ekledi.

ABD'NİN "ÇİFT CEPHE" ÇIKMAZI VE PASİFİK'TEKİ GÜÇ KAYBI

Orta Doğu’daki savaşın Amerika’nın askeri lojistik ve stratejik zayıflıklarını ifşa ettiği savunuluyor. Özellikle ABD'nin Pasifik’teki gücünü kaydırarak Orta Doğu’ya odaklanması, askeri uzmanlar tarafından bir zafiyet göstergesi olarak yorumlanıyor.

A Haber Muhabiri Mehmet Zeyrek, "Amerika iki noktada aynı anda savaş yürütebilecek bir kapasitesinin olmadığı açıkça ortaya çıktı. Çünkü Orta Doğu'daki savaş gemisini Pasifik'ten çekmişti Amerika. Bu da yetmezmiş gibi Güney Kore'den Patriotlarını istemişti ve Pasifik'te gücünü yarı yarıya azalttığını görüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Bu durumun bölgedeki diğer aktörleri de harekete geçirdiğini belirten Zeyrek, "Nitekim Kuzey Kore bile bu süreci göz önünde bulundurarak nükleer gücün daha da artırılması talimatını verdi, ordusuna tam kapasite savaşa hazırlanın talimatını verdi." ifadeleriyle tehlikenin boyutuna dikkat çekti.

"SOĞUK SAVAŞ ZİHNİYETİ" VE BAĞIMSIZ İNOVASYON

Çin ordusu, modernizasyon çalışmalarının başka ülkelerin savaş taktiklerini kopyalamak üzerine değil, kendi Ar-Ge kapasitesiyle yürütüldüğünü savunuyor. Batı'nın suçlamalarını eleştiren Zeyrek, "Pekin yönetimi, bu tür iddiaların tipik bir Soğuk Savaş zihniyetinin ürünü olduğunu değerlendiriyor. Asıl sorgulanması gereken şeyin Çin'in teknolojik gelişimi değil, Amerika'nın Asya'daki müttefiklerini tehlikeye atarak Orta Doğu'daki savaş makinesini sürekli olarak nasıl beslediği olarak karşımıza çıkıyor." diyerek Çin tarafının bakış açısını özetledi.

Zeyrek, Çin'in tüm dünyayı yakından takip ettiğini ancak bunun doğrudan bir istihbarat paylaşımı anlamına gelmediğini, "Çin'in İran ile doğrudan bir istihbarat paylaşımının söz konusu olmadığı da her fırsatta stratejistler ve uzmanlar tarafından dile getiriliyor." sözleriyle aktardı.

16:43

A HABER İRAN FÜZESİNİN DÜŞTÜĞÜ NOKTADA

A Haber Muhabiri Emine Kavasoğlu ve Kameramanı Niyazi Kurt, İran'in füze saldırısı düzenlediği Tel Aviv'den özel görüntüleri ekranlara getirdi. 

Kavasoğlu, füze saldırısında, aralarında ağır yaralıların da bulunduğu  7 siyonistin hastaneye kaldırıldığını aktardı. Ayrıca İsrail işgal güçlerinin, İran füzelerinin düştüğü yere sansür uyguladığını ve yıkımların olduğu yerlere gazetecilerin ve fotoğrafçılarn alınmadığını belirtti. Kavasoğlu, görüntü almaya çalışan gazetecilerin ise müdahaleye tabii tutulduğunu aktardı. Ağır hasar alınan bölgelerin e az 2 günün ardından basın mensuplarına açıldığını belirtti. 

Sosyal medyadan ya da bir takım kanallardan paylaşılan görüntülerin dahi İsrail'i tedirgin ettiğini ifade eden Kavasoğlu, İsrail işgal güçlerinin, basın mensuplarını engellemek için her türlü önlemi aldığını söyledi.

Ahaber
15:50

İRAN HÜRREMŞEHR FÜZELERİYLE TEL AVİV'İ VURDU

Ortadoğu'da savaşın seyri değişiyor! İran ve Hizbullah'ın İsrail'e yönelik saldırıları tüm şiddetiyle devam ederken, İsrail'in başkenti Tel Aviv semalarında peş peşe patlama sesleri yankılandı. İsrail'in "Demir Kubbe" hava savunma sisteminin çaresiz kaldığı ve radarlarının kör edildiği saldırılarda İran, misket bombası taşıyan yeni nesil "Hürremşehr" füzeleriyle Tel Aviv'in kalbini vurdu. Şehir merkezinde ağır hasar oluşurken, acil servisler onlarca yaralı olduğunu duyurdu. Ülkeden kaçış için başlatılan sivil uçuşlar ise havada yaşanan can pazarı nedeniyle iptal edilmek zorunda kaldı. Bölgedeki sıcak gelişmeleri Tel Aviv'den anbean aktaran A Haber Muhabiri Emine Kavasoğlu, korku dolu o anları canlı yayında anlattı.

YENİ NESİL FÜZELER DEVREDE

İsrail'in başkentinde sirenlerin hiç susmadığını ve peş peşe patlamalar yaşandığını belirten A Haber Muhabiri Emine Kavasoğlu, "Yaklaşık 3-4 saatlik aranın ardından yeniden siren sesleri yükselmeye başladı ve kısa süre içinde hava saldırıları gerçekleşti. Çok parçalı füzelerin imha edildiğini duyduk, 16 parçalı bir füze olduğu bilgisi düştü. Bu füzeler havada 10-15 parçaya ayrılıyor ve içinde misket bombaları olduğu iddiası var. O parçaların yayılmasıyla birlikte gökyüzünde alev alev kırmızı toplar gördük," ifadelerini kullandı. İran'ın kapasitesini artırdığına dikkat çeken Kavasoğlu, "İran dün yaptığı açıklamada, yeni nesil füzelerimizi henüz kullanmaya başlamadık demişti. Yüzde yüz kapasiteyle yeni füzelere geçeceklerini açıklamalarından kısa süre sonra İsrail'in hemen kalbine, Tel Aviv'e ardı ardına saldırılar düzenlendi," sözleriyle aktardı.

"DEMİR KUBBE EFSANESİ ÇÖKTÜ, RADARLAR KÖR OLDU"

İsrail hava savunma sisteminde yaşanan büyük zafiyete ve halkın paniğine değinen Emine Kavasoğlu, "Artık siren seslerine güvenimizin kalmadığını söylüyorduk. Çünkü İran ordusu ve Hizbullah tarafından ateşlenen balistik füzeler imha edilmeye çalışılırken bir yandan da radarların kör olduğu belirlenmişti. Demir Kubbe ve uyarı sistemleri de o efsane sıfatını kaybetmiş gibi görünüyor," ifadelerini kullandı. Çatışmaların sadece Tel Aviv ile sınırlı kalmadığını belirten Kavasoğlu, "Sadece Tel Aviv merkezinde değil, Bnei Brak ve Petah Tikva gibi noktalarda da şarapnel parçaları düştü. İsrail ordusu dün denizaltı filosunun bulunduğu Hayfa'daki deniz üssünün de gelişmiş füzelerle hedef alındığını açıklamıştı," sözleriyle yaşanan yıkımı anlattı.

ONLARCA YARALI VAR! KAÇIŞ UÇUŞLARI İPTAL EDİLDİ

Şehir merkezine düşen füzeler nedeniyle can kayıplarının ve yaralanmaların arttığını ifade eden Emine Kavasoğlu, "Acil servisten paylaşılan bilgilere göre çok sayıda yaralı olduğu söyleniyor. Hem Bnei Brak'ta, hem Petah Tikva'da hem de Tel Aviv merkezinde çok sayıda yaralı var," ifadelerini kullandı. İsrail'den ayrılmak isteyenler için hava sahasında yaşanan kaosa da değinen Kavasoğlu, "Bugün İsrail'den yurt dışına ticari uçuşlar başlamıştı. İsrail'den tahliye olmak isteyen İsrail vatandaşları ya da turistler için uçuşlar açılmıştı ancak şu an için o uçuşlar yeniden iptal edilebilir. Yoğun bir hava saldırısı var ve gökyüzünde sadece askeri uçakların hareketliliği başladı," sözleriyle sahadaki son durumu aktardı.

15:14

TEL AVİV SEMALARINDA PEŞ PEŞE PATLAMALAR

Ortadoğu'da gerilim zirveye tırmanırken, İsrail'in başkenti Tel Aviv güne siren sesleri ve şiddetli patlamalarla başladı. A Haber Muhabiri Emine Kavasoğlu'nun canlı yayın yaptığı anlarda gökyüzünde peş peşe patlamalar yaşandı. İran'ın "yeni nesil füzeler" ile vurduğu Tel Aviv semalarında, misket bombası taşıdığı belirtilen Hürremşehr füzeleri Demir Kubbe tarafından imha edilmeye çalışılırken gökyüzünü alev topları kapladı. 

"ŞİDDETLİ PATLAMALAR GELMEYE DEVAM EDİYOR"

Bölgede suların bir an olsun durulmadığını ve Tel Aviv'de siren seslerinin yeniden yükseldiğini belirten A Haber Muhabiri Emine Kavasoğlu, "Yaklaşık 3-4 saatlik aranın ardından yeniden siren sesleri yükselmeye başladı ve kısa süre içinde de bir hava saldırısı başlayacak. Arka tarafımda hemen hava savunma sistemlerinin müdahale ettiği bir saldırı başladı," ifadelerini kullandı. Yayının ilerleyen dakikalarında gökyüzündeki füzeleri gösteren Kavasoğlu, "Evet, şu anda bir patlama meydana geldi bulunduğumuz noktada. Şiddetli bir patlamaydı... Füzeler imha ediliyor. Şiddetli 3, ayrı ayrı 4, 5, 6 patlama gelmeye devam ediyor," sözleriyle bölgedeki korku dolu anları saniye saniye aktardı.

KÖR OLAN RADARLAR VE MİSKET BOMBALI HÜRREMŞEHR FÜZELERİ

İsrail hava savunma sistemlerinde yaşanan zafiyete ve halkın sirenlere olan inancını yitirdiğine dikkat çeken Kavasoğlu, "Artık siren seslerine güvenimizin kalmadığını söylüyorduk günlerdir yayınlarda. Zira siren sesleri çalmasına rağmen herhangi bir patlama yaşamıyordu. Bunun nedeni radarların kör olması olarak açıklanmıştı," ifadelerini kullandı. Gökyüzündeki duman bulutlarının ne anlama geldiğini anlatan Kavasoğlu, "Yine gökyüzünde parça parça bulut kümeleri oluştu ve bu da Hürremşehr füzelerini anımsatıyor aslında bize. Çünkü ilk olarak Hürremşehr füzelerinin hava savunma sistemleri tarafından imha edilmesine tanık olduğumuzda 10-15 parçaya ayrıldığını görmüştük ki içinde misket bombaları olduğu iddiası da vardı. O parçaların yayılmasıyla birlikte gökyüzünde alev alev kırmızı toplar görmüştük. İran, yeni nesil füzelerimizle saldırmaya devam edeceğiz açıklamasını yapmıştı," sözleriyle aktardı.

İSRAİL ORDUSUNDAN İLK ASKERİ KAYIP İTİRAFI

Çatışmaların başından bu yana kayıplarını saklayan İsrail'in ilk kez ölüm haberi verdiğini söyleyen Kavasoğlu, "İsrail ordusu ilk kez bir askeri kayıp açıkladı. Savaşın bir haftası geride kaldı ve İsrail hiç askeri kayıplarına dair bir bilgi paylaşmamıştı. Bugün ise yine İsrail ordusu tarafından iki askerin öldüğü bilgisi paylaşıldı Lübnan sınırında. Buldozerdeki askerlere düzenlenen saldırı sebebiyle iki askerin hayatını kaybettiği açıklandı," ifadelerini kullandı.

"BİR HAFTADA 6 BİN 500 BOMBA ATTILAR"

İsrail'in bölgeyi nasıl bir ateş çemberine çevirdiğini rakamlarla açıklayan Kavasoğlu, "İsrail bir haftada 6 bin 500 bomba attığını söyledi İran'a ki 12 gün savaşlarında bu bomba sayısı 4 bin 500'dü. Yine aynı zamanda İsrail donanması tarafından ardı ardına açıklamalar yapıldı Lübnan'a yönelik. Beyrut, Sur, Sidon ve Trablusşam banliyölerini hedef aldıklarını duyurdular," sözleriyle aktardı. 

14:55

İSRAİL VE MOSSAD'IN KİRLİ PLANI DEŞİFRE OLDU! İRAN'I KARIŞTIRAN OYUNUN PERDE ARKASI

A Haber canlı yayınına katılan Gazeteci Bekir Atacan, İran'da başlayan ve bölgeyi ateşe atma potansiyeli taşıyan isyan hareketinin arkasındaki karanlık planı deşifre etti. Atacan, Mossad'ın 1960'lardan beri bölgedeki tüm gruplarla temas halinde olduğunu ve mevcut karmaşanın İsrail'in bir iç huzursuzluk yaratma projesi olduğunu belirtti. İsrail'in kullandığı yapay zeka teknolojisiyle Türk gazetecilerin de bulunduğu otelin nasıl nokta atışıyla vurulduğunu anlatan Atacan, bölgedeki grupların mezhepsel ve siyasi bölünmüşlüğü nedeniyle bu planın başarı şansının olmadığını vurguladı.

A Haber ekranlarında kanlı savaşın perde arkasını aralayan Gazeteci Bekir Atacan, İran'daki olayların basit bir ayaklanma olmadığını, arkasında İsrail istihbaratı Mossad'ın on yıllardır yürüttüğü bir stratejinin yattığını aktardı.

BÖLGEDEKİ GRUPLAR TEK PARÇA DEĞİL

Bölgedeki Kürt nüfusunun homojen bir yapı olmadığını ve kendi içlerinde derin ayrılıklar yaşadığını belirten Bekir Atacan, "Üç ana gruptan oluşuyor. Kuzeyde ayrı bir grup, ortada ayrı bir grup var. Bunlar homojen bir yapı değil" sözleriyle tablonun karmaşıklığına dikkat çekti. Türkiye sınırına yakın olanların Sünni, İran'a yakın olanların ise Şii olduğunu belirten Atacan, "Bu alt güneydekilerle kuzeydekiler anlaşamıyor, çünkü mezhepsel farklılıklar var. Dolayısıyla aralarında devamlı böyle çatışmalar var" diyerek gruplar arası birliğin imkansız olduğunun altını çizdi.

MOSSAD 1960'LARDAN BERİ DEVREDE

İsrail'in bölgedeki faaliyetlerinin yeni olmadığını vurgulayan Atacan, Mossad'ın kirli planının köklerinin çok eskiye dayandığını söyledi. Atacan, "1960’tan beri İsrail olarak, Mossad olarak görüşmeler devam ediyor. Buradaki hareketin başlamasının ana sebeplerinden birisi de Mossad’ın isteğiyle oluyor bu" ifadelerini kullandı. Bu ayaklanma girişiminin, İsrail'in İran'da bir iç huzursuzluk yaratarak bölgeyi istikrarsızlaştırma hedefinin bir parçası olduğunu belirtti.

TÜRK GAZETECİLERE NOKTA ATIŞI! YAPAY ZEKA İLE VURDULAR

A Haber muhabiri Ata Gündüz Kurşun ve kameramanı Hüseyin Koçak'ın kaldığı otele yapılan saldırının tesadüf olmadığını, İsrail'in kullandığı ileri teknolojiyle gerçekleştirildiğini açıklayan Atacan, şok edici detayları paylaştı. İsrail'in "Cloud" adını verdiği bir yapay zeka sistemi kullandığını belirten Atacan, "Bu sistemle kimin hangi otelde, hangi odada olduğunu yüzde yüz biliyorlar. Dolayısıyla bile bile vuruyorlar. Yüzde 100, yüzde 99 demiyorum bakın. Tam onlar hedefi seçiyor ve orada öncelik tanınıyor. Gazeteci, sivil, turist ayrımı gözetmiyorlar" sözleriyle saldırının kasıtlı ve planlı olduğunu ortaya koydu.

"ATEŞE ATILMAK İSTEMİYORUZ"

Bölgedeki bazı grupların, geçmişte yaşadıkları tecrübelerden ders çıkardığını ve İsrail'in oyununa gelmek istemediğini aktaran Atacan, özellikle Barzani yönetiminin temkinli duruşuna dikkat çekti. Atacan, bu grupların, "Biz tekrar ateşe atılmak istemiyoruz. Çünkü burada bizim yok olmamız, ölümlerimize sebep olması söz konusu" diyerek ABD ve İsrail'den yazılı ve Birleşmiş Milletler tasdikli garantiler almadan böyle bir maceraya atılmayacaklarını net bir şekilde dile getirdiklerini söyledi. Atacan, bölgedeki gruplar arası bölünmüşlük ve Türkiye gibi barış isteyen aktörlerin varlığı sayesinde bu kirli planın başarıya ulaşma ihtimalinin çok düşük olduğunu sözlerine ekledi.

Ahaber
12:45

İRAN'DA İHANET ŞEBEKESİ!

Terör ve Güvenlik Uzmanı Coşkun Başbuğ, Ortadoğu'da kartların yeniden karıldığı kritik süreci A Haber ekranlarında analiz etti. İsrail'in İran'daki yeni lider seçimine yönelik açık tehditlerini ve bölgedeki suikast zincirini değerlendiren Başbuğ, Tahran'ın iliklerine kadar işleyen bir "ihanet şebekesi" ile karşı karşıya olduğunu vurguladı.

Başkan Erdoğan'ın "orman kanunları" vurgusuna dikkat çeken Başbuğ, İsrail'in Lübnan üzerinden savaşı tüm bölgeye yayma planının perde arkasını deşifre etti.

İRAN'DA İSTİHBARAT ZAFİYETİ VE İÇERİDEKİ HAİNLER

İran'da üst düzey isimlere yönelik gerçekleştirilen nokta operasyonların tesadüf olamayacağını belirten Coşkun Başbuğ, "Ben Hamaney'in ölümünde içeriden destek almadan böyle bir eylemin gerçekleşeceğine asla ihtimal vermem. Reisi, Hamaney ve Haniye suikastleri dahil; içeride bilgi veren, İsrail-Amerika ve İran ortak yapımı bir suikast süreci yaşandığı kanaatindeyim. İsrail; yattığı saate, konuta, odaya, hatta otel numarasına kadar bu bilgilere ulaşıyorsa İran'ın acilen kendini sorguya çekmesi lazım. Bu istihbari altyapı veya iş birliği olmadan yaşanmaz. İran'ın içerisinde, iliklere kadar işlemiş kirli bir ihanet şebekesi var" ifadelerini kullandı.

İSRAİL'İN YENİ LİDER TEHDİDİ: "HEM SEÇENİ HEM SEÇİLENİ VURURUM"

İsrail'in İran'daki halefiyet sürecine yönelik savurduğu tehditlerin psikolojik bir savaş unsuru olduğunu kaydeden Başbuğ, "İsrail, 'Bir lider seçeceksiniz; bu liderin seçiminde rolü olan kim varsa benim için hedeftir, hepsini yok edeceğim' diyerek bir psikolojik baskı yaratmaya çalışıyor. Sanki her yere hakimmiş gibi bir hava oluşturuyorlar. Ancak İran, bu tehdide boyun eğip geri adım atarsa halkı nezdinde daha büyük travmalara sebebiyet verir. Başsız bir toplum psikolojik travma yaşar; bu yüzden İran 40 günlük yas süresini beklemeden liderini seçip kamuoyuna duyuracaktır" sözleriyle sürecin kritik ehemmiyetine değindi.

HALEFİYET YARIŞI: MÜCTEBA, LARİYCANİ VE ARAFİ

Yeni lider adayları arasındaki dengeleri yorumlayan Terör ve Güvenlik Uzmanı Başbuğ, "Lariycani, Mücteba ve Arafi arasında bir yarış olacağı kanaatindeyim. Hamaney'in oğlu Mücteba'nın, babadan oğula sistem tartışmalarına rağmen bu süreçten sonra şansı artmış olabilir. Lariycani ise Hamaney'in ölmeden önce öne çıkarttığı, merkezi yönetimi hedefleyen ve Pezeşkiyan'ın yetkilerinin bir kısmını devrettiği çok önemli bir isim. Bu adayların hepsi zaten Hamaney çizgisinde olan kimlikler. Muhtemelen isim üzerinde mutabık kalındı ve kısa süre içinde açıklanacaktır" açıklamasında bulundu.

LÜBNAN'DA "YENİ GAZZE" PLANI MI?

İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarının tesadüf olmadığını ve savaşı bölgeye yayma amacı taşıdığını ifade eden Başbuğ, "İsrail, Beyrut'u bombalayarak savaşı bölgeye yaymaya çalışıyor. Lübnan, İsrail'in epeyden beri yedek bir bölge olarak konumlandırdığı bir yer. Gündem değiştirmek gerektiğinde hemen orayı hedef alıyorlar. Lübnan şu an başsız bir gövdeye benziyor; hükümet yok, devlet yapısı yok. İsrail burada dini temelli bir iç savaş planlıyor. Eğer bu plan tutarsa Lübnan kan gölüne döner. İsrail, yeni bir bölge yaratma adına Lübnan'ı hedefe koydu" şeklinde konuştu.

İSRAİL'İN KAYIPLARI VE KARARTMA UYGULAMASI

İsrail Sağlık Bakanlığı'nın açıkladığı yaralı rakamlarının gerçeği tam yansıtmadığını savunan Başbuğ, "İsrail, İran'la savaşın başlamasından bu yana 1929 yaralının hastanelere kaldırıldığını açıkladı. Ben bu rakamların doğru olduğuna inanmıyorum, çok daha fazlası vardır. Sıcak savaşın ortasında bu rakamlar çok daha yüksektir ancak İsrail kamuoyunu konsolide etmek için bir karartma uyguluyor" ifadelerini kullandı.

11:41

TEL AVİV'DE KAOS

İsrail ve İran hattında gerilim tırmanırken, Tel Aviv semalarında sessizlik yerini büyük bir belirsizliğe bıraktı. A Haber Muhabiri Emine Kavasoğlu'nun Tel Aviv'den aktardığı bilgilere göre, İsrail ordusu Lübnan sınırındaki birliklerini iki katına çıkarırken, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik olası bir kara harekatı için nükleer tesisleri ve stratejik petrol adasını ele geçirme planları masada. İran'ın siber saldırılarla İsrail radarlarını kör etmesi "Demir Kubbe" efsanesini sarsarken, ülkeden kaçmak isteyen İsrailliler için sıkı kısıtlamalarla sivil tahliye uçuşları başlatıldı. Ayrıca İsrail içindeki olağanüstü halin kalkmasıyla Tel Aviv sokaklarının büyük protestolara sahne olması bekleniyor.

LÜBNAN SINIRINDA BİRLİKLER İKİ KATINA ÇIKARILDI

Tel Aviv'de şu an için sessizliğin hakim olduğunu ancak saatler önce hava saldırısı uyarılarının yapıldığını belirten Emine Kavasoğlu, "İsrail ordusu Lübnan sınırındaki birliklerini iki katına çıkarmaya karar verdi. Zira Lübnan'ın hedef alınmasının ardı ardına sınır köylerinin hedef alınmasının ardından, İsrail'de şöyle bir panikte başlamış durumda İsrail ordusundan, artık Hizbullah'ın taktik değiştirdiği ve Lübnan-İsrail sınırının hemen yanı başındaki köyleri hedef aldığı, yerleşimcileri hedef aldığı iddiası var. Dolayısıyla iki katına çıkarılmış durumda an itibariyle sınırdaki birlikler" ifadelerini kullandı. Kuzeyde ardı ardına İHA saldırısı uyarılarının geldiğini vurgulayan Kavasoğlu, "Nahariye, Celile ve Akka içinde yine İHA saldırıları uyarısı geldi. Hizbullah tarafından gönderilen insansız hava araçlarıyla ardı ardına saldırılar düzenlendiğine dair de açıklamalar yapılıyor" sözleriyle aktardı.

İSRAİL'DEN İRAN'IN YENİ LİDERİNE SUİKAST TEHDİDİ

İran dini lideri Hamaney'in olası halefiyle ilgili İsrail cephesinden gelen tehditlere değinen Kavasoğlu, "İran bir kez daha tehdit etti ve 'hangi ismin açıklanırsa açıklansın hedef alınacağını, vurulacağını' söyledi. Ve önümüzdeki günlerde 10 yıllardır toplanmayan Meclis, Kum'da toplanacak dedi. Bu toplantıya katılacak herkesi uyarıyoruz, hepiniz meşru hedefsiniz açıklamasında bulundu" ifadelerini kullandı. Kavasoğlu, İran'ın yerine seçilecek herhangi bir ismin İsrail tarafından hedef tahtasına konulduğunu belirtti.

CANLI| 3. Dünya Savaşı’nın ayak sesleri! ABD'nin İran saldırısında asıl hedef Çin mi? | A Haber ekipleri ateş hattında - 1
KARA HAREKATI İÇİN SEÇENEKLER MASADA

Masada İran'a yönelik ciddi işgal ve el koyma planları olduğunu ifade eden Kavasoğlu, "Kara harekatı için seçenekler masada. Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail olası bir kara harekatını başlatacak mı? İran'ın uranyumunun yüzde 60 zenginleştirilmiş kısmına el koyma planı üzerinde çalışıyor Amerika ve İsrail. Bunun yanı sıra seçenekler arasında uranyumun, seyreltilmiş uranyumun tamamen İran'dan çıkarılması var" sözleriyle aktardı. Kavasoğlu, ABD'nin kritik bir adımı daha planladığını belirterek, "Yine Beyaz Saray petrol ihracatının yüzde 90'ının geçtiği Hark Adası'nı ele geçirmeyi planlıyor... Yine İran'ın nükleer silah deposunun ele geçirilmesi için de Amerika Birleşik Devletleri'nden özel bir ekibin gelmesi de masada" ifadelerini kullandı.

YERLEŞİMCİLERDEN FİLİSTİNLİLERE KANLI SALDIRI

İşgal altındaki topraklarda yaşanan sivil katliamlara da değinen Kavasoğlu, "Dün akşam saatlerinde Kirbet Ebu Falah köyünde İsrailli yerleşimcilerin, Filistin topraklarındaki Filistin'in sahiplerine saldırdıklarına dair bir bilgi var. 3 kişi öldürüldü. İsrail de buna karşılık komik bir açıklama yaptı aslında ve dedi ki; 'Her türlü şiddet olayının karşısındayız, hukuku kendi eline alan hiç kimseye hiçbir vatandaşımıza izin yok, güvenlik ve istikrar zedelenmesin' dedi. Sanki yıllardır buna çanak tutulmamış gibi böyle bir açıklama geldi" ifadelerini kullandı.

İSRAİL'DEN KAÇIŞ UÇUŞLARI BAŞLADI, SOKAKLAR KARIŞABİLİR

İsrail'den ayrılmak isteyenler için sıkı kurallarla tahliye uçuşlarının başladığını belirten Kavasoğlu, "Bugün itibariyle İsrail'den tahliye olmak isteyenler için ilk uçaklar havalanmaya başladı, sivil uçaklar havalanmaya başladı. Bu uçuşlar da şu şekilde yapılıyor hemen de onu da anlatayım; 50'şer kişi var o uçaklarda, 50'den fazla kişinin uçağa binmesine izin verilmiyor ve günde birkaç sefer olmak üzere de tekrarlanacak" sözleriyle aktardı.

10:33

"TÜRKİYE VE AZERBAYCAN GİBİ YENİ CEPHELER AÇILABİLİR"

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı savaşta 9. güne girilirken, dengeler tamamen değişti. Çatışmalar artık askeri hedeflerin çok ötesine geçerek doğrudan sivilleri ve ülkenin altyapısını hedef alıyor. A Haber ekranlarında bölgedeki son durumu değerlendiren Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Anar Ali, ABD ve İsrail'in İran'da rejimi yıkamayınca strateji değiştirdiğini ve devleti çökertebilmek için sivil yerleşimleri, su arıtma tesislerini ve petrol depolarını vurduğunu belirtti. 

"REJİMİN ÇÖKMESİNİN MÜMKÜN OLMADIĞINI ANLADILAR"

İran'da 9 gündür devam eden şiddetli saldırıların bilançosu ağırlaşırken, savaşın boyutu sivilleri tehdit edecek noktaya ulaştı. Sahadaki durumu analiz eden Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Anar Ali, "9 gündür her 3 binden fazla hava saldırısı düzenlenmiş İran'a. Hemen hemen 31 eyaletten 26-27'si hedef alınmış. Ancak rejim çökmüyor. Rejimin çökmesinin mümkün olmayacağını görmeye başladılar," ifadelerini kullandı. Hedeflerin değiştiğine dikkat çeken Dr. Ali, "ABD ve İsrail, rejim değişikliği opsiyonundan yavaş yavaş uzaklaşarak İran'da devlet sistemini çökertmeye yönelik bir strateji değişikliğine gidebilir. Sivil yerleşim yerleri, su arıtma tesisleri ve petrol depolama tesisleri hedef alınıyor. Sivil altyapı tesislerini hedef alarak devleti çökertmeye çalışıyorlar," sözleriyle aktardı.

İRAN'DAN 'MOZAİK SAVUNMA' HAMLESİ VE BATI'NIN MEDYA OYUNU

İran güvenlik aygıtının, yoğun saldırılara rağmen çökmediğini ve yeni bir savunma sistemine geçtiğini belirten Dr. Anar Ali, "Merkezi olmayan komuta sistemine dönerek, yani mozaik savunma doktrinine dönerek, 31 eyaletin hepsinde Devrim Muhafızları komutanlıkları oluşturularak onlara inisiyatif verildi ve saldırılara karşı İran ayakta durmaya çalışıyor," ifadelerini kullandı. ABD ve İsrail'in bir okul katliamını meşrulaştırma çabalarına da değinen Dr. Ali, "Çok büyük bir medya güçleri var, manipülasyon yetenekleri çok fazla. Okul saldırısı için 'Devrim Muhafızlarının çocuklarının ağırlıklı olarak gittiği okul' diyerek, sivil katliamları bile uluslararası kamuoyunda meşrulaştırmaya çalışıyorlar," sözleriyle Batı medyasının ikiyüzlülüğüne vurgu yaptı.

CANLI| 3. Dünya Savaşı’nın ayak sesleri! ABD'nin İran saldırısında asıl hedef Çin mi? | A Haber ekipleri ateş hattında - 1

KOMŞU ÜLKELERDE RİSK

Savaşın bölge geneline yayılma riskinin altını çizen Dr. Anar Ali, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın ordu komuta sistemiyle ilgili açıklamalarını hatırlattı. Yeni kriz alanlarının doğabileceğini ifade eden Dr. Ali, "Artık ordumuz merkezi olmayan komuta sistemine geçmiş durumda. Bu sebeple Azerbaycan veya Türk hava sahasını teğet geçen saldırılar olabilir. Türkiye gibi, Azerbaycan gibi yeni cephelerin açılması, dost komşu ülkelere karşı bu tür adımlar, ibrenin İran aleyhine dönmesini beraberinde getirebilir," sözleriyle olası tehlikelere dikkat çekti.

KUDÜS GÜNÜ İÇİN 'SAHTE BAYRAK' PROVOKASYONU UYARISI

İsrail'in savaş algısını yönetmek için korkunç provokasyonlara imza atabileceği belirtiliyor. Yaklaşan Kudüs Günü'nde Mescid-i Aksa'ya yönelik karanlık bir planın devrede olabileceğini söyleyen Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Anar Ali, "Sahte bayrak (False Flag) operasyonlarını duymaya başladık. Mescid-i Aksa'ya Kudüs Günü'nde füzeler ve İHA'larla saldırı yapılacağı ve İsrail'in Yahudileri tahliye ettiği bilgisi dolanmaya başlamış. İran İstihbarat Bakanlığı, 'Böyle bir provokasyon var, İran buraya atacak gibi gösterecekler ama biz yapmayacağız' şeklinde uyarıda bulundu," ifadelerini kullandı. İsrail kabinesinin aşırıcı yapısına dikkat çeken Dr. Ali, "İsrail şu an tarihin en sağcı kabinesi. Netanyahu bile onların içerisinde ehvenişer olarak kalıyor. Mescid-i Aksa'ya yönelik son derece provokatif girişimleri olan isimler var, böyle bir sahte bayrak saldırısı yapamazlar diyemiyoruz," sözleriyle aktardı.

10:01

İSRAİL İRAN'IN ENERJİ TESİSLERİNİ VURDU!

A Haber muhabiri Ekber Karabağ, Tahran'dan bildirdiği sıcak gelişmelerle İran'daki son durumu gözler önüne serdi. Gece saatlerinde petrol ve enerji tesislerinin vurulmasıyla savaşın farklı bir boyut kazandığını belirten Karabağ, saldırılarda 4 kişinin hayatını kaybettiğini aktardı. 

ENERJİ TESİSLERİ ALEV ALEV

Saldırıların şiddetini ve hedef noktalarını aktaran A Haber muhabiri Ekber Karabağ, "Dün geceden itibaren savaşın farklı bir boyut kazandığını ifade edebiliriz. Petrol ve enerji tesisleri de vuruldu. Tahran'ın güneyinde, Tahran ve Elburz eyaletlerinde dört petrol depolama tesisi ve bir petrol ürün taşıma merkezine saldırı düzenlendi. İran'dan gelen resmi açıklamada bu saldırılarda dört kişinin öldüğü ifade edildi. Özellikle zaruri olmadıkça insanların benzin istasyonlarının önüne gitmemeleri istendi" ifadelerini kullandı. Bölgedeki yoğun yağışın yangın söndürme çalışmalarına destek olduğunu belirten Karabağ, stratejik tesislerin ciddi hasar aldığını kaydetti.

PEZEŞKİYAN’IN "ÖZÜR" ÇIKMAZI VE ÜLKEDEKİ ÇİFT BAŞLILIK

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın bölge ülkelerine yönelik açıklamalarının ülkede büyük bir siyasi krize yol açtığını belirten Karabağ, "Mesud Pezeşkiyan'ın bölge ülkelerinden özür dilenmesiyle ilgili açıklaması gün boyu İran'da çok tartışıldı ve eleştirilere maruz kaldı. Pezeşkiyan sabah saatlerinde yeni bir açıklama yaparak sözlerinin yanlış anlaşıldığını, bölge ülkelerinden İran'a karşı saldırılar devam ettiği müddetçe buraları hedef almaya devam edeceklerini ve bunun o ülkelere saldırı anlamına gelmeyeceğini söyledi. Ülkede şu an bir lider olmadığından üçlü bir konsey yönetimi devralmış durumda ancak Meclis Başkanı ve Ali Laricani gibi isimlerin farklı tonlardaki çıkışları bir çift başlılık sorununu gözler önüne seriyor" sözleriyle Tahran’daki yönetim krizine dikkat çekti.

HALEF TARTIŞMALARI: "HAMANEY'İN YERİNE KİM GELECEK?"

Yeni liderin seçilmesi konusundaki baskıların arttığını ifade eden Karabağ, "İran Uzmanlar Meclisi üyesi Mir Bakıri, Hamaney'in halefi konusunda çoğunluk mutabakata varıldığını ancak süreçle ilgili bazı engellerin çözülmesi gerektiğini söyledi. Birçok kesimden yeni liderin bir an önce seçilmesi konusunda baskılar geliyor ancak süreç hala belirsizliğini koruyor" açıklamasında bulundu.

AZERBAYCAN'A SERT UYARI: "SİYONİSTLERİ KOVUN"

İran’ın Nahçıvan ve Azerbaycan hattındaki gerilime dair uyarısını paylaşan Ekber Karabağ, "Azerbaycan yönetimi, Nahçıvan’a düşen İHA’lar sonrası İran’daki temsilciliklerini kapattı. Ancak İran tarafından Azerbaycan'a yönelik dikkat çeken bir uyarı geldi; bölgedeki güvensizliğin yayılmasını önlemek için Siyonistlerin o ülkeden kovulması gerektiği bildirildi. Azerbaycan yönetimi her ne kadar ülkelerinde bir İsrail üssü olmadığını belirtse de İran bölgeyi savaşın içine çekilmekle suçluyor" ifadelerini kullandı.

09:30

DEMİR KUBBE’DE ÇATLAK

Ortadoğu’da tansiyon düşmek bilmezken, İran ve Hizbullah’ın İsrail’e yönelik başlattığı füze saldırıları bölgeyi adeta ateş çemberine çevirdi. A Haber Haber Programları Müdürü Emine Kavasoğlu, Tel Aviv’de yankılanan siren seslerini ve akıllı televizyonlara kadar düşen "sığınağa gidin" uyarılarını sıcağı sıcağına aktardı.

AKILLI TELEVİZYONLARDA "SIĞINAK" UYARISI

Tel Aviv’de sabah saatlerinden itibaren sirenlerin yeniden çalmaya başladığını belirten Emine Kavasoğlu, "Gece çok hareketliydi ama gündüz de öyle olacak gibi. Yaklaşık yarım saat önce yine siren sesleri ardı ardına çalmaya başladı. Bu kez bir detay dikkat çekti; akıllı televizyonlara 'Kısa süre içerisinde füze saldırısı olacak, 10 dakika vaktiniz var, sığınaklara geçin' uyarıları geldi. Tel Aviv’de hava savunma sistemleri henüz devreye girmedi ancak sirenler uzun süreli olarak çaldı" ifadelerini kullandı.

STRATEJİK ASKERİ ÜSLER HEDEFTE: HAYFA ÜÇGENİ VURULDU

Saldırıların odağındaki stratejik noktalara değinen Kavasoğlu, "Dün akşam Lübnan ve İran’dan füzeler ardı ardına ateşlendi. Tel Aviv’de an itibariyle bir hasar yok ancak Hayfa’nın yoğun saldırı altında kalması sonucu hasar yaşandığını İsrail medyası da görüntülerle paylaşıyor. Hayfa yakın çevresindeki Nevatim, Hatzerim ve Ramat David hava üsleri hedef alınıyor. Bu askeri üslerin bulunduğu bölge, Hizbullah ve İran için kritik bir hedef üçgeni durumunda" sözleriyle sahadaki durumu aktardı.

İSRAİL’DEN ASKER KAYBI İTİRAFI VE NETANYAHU’NUN TEHDİTLERİ

Lübnan sınırındaki çatışmalarda İsrail ordusunun ilk kez kayıp verdiğini açıkladığını belirten Kavasoğlu, "Lübnan sınırında bir ilke tanıklık ettik ve İsrail medyası Yuval ile Avivim bölgelerinde Kornet füzesiyle düzenlenen saldırıda asker kayıplarının yaşandığını duyurdu. Bunun hemen ardından Netanyahu kameralar karşısına geçerek 'Ortadoğu'nun çehresini değiştireceğiz' dedi ve Lübnan’a 'Eğer Hizbullah'ı engellemezseniz bedeli ağır olur' tehditlerini savurdu" açıklamasında bulundu.

DEMİR KUBBE’YE GÜVEN SARSILDI: OHAL KALKIYOR

İsrail içindeki sosyal ve ekonomik huzursuzluğa dikkat çeken Emine Kavasoğlu, "İsrail’de 12 Mart’a kadar sürmesi beklenen olağanüstü halin pazartesi gecesi 20:00 itibariyle kaldırılacağı açıklandı. Ancak OHAL’in kalkmasıyla protesto gösterilerinin başlaması bekleniyor. Savaşın ekonomisi ve halkın Demir Kubbe'ye olan güveninin sarsılması nedeniyle tepkiler yüksek sesle dile getiriliyor. Demir Kubbe'ye olan güvenin azalmış olduğunun altını bir kez daha çizelim" ifadelerini kullandı.

07:05

TRUMP LOBİLERİN ESİRİ OLDU!

Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. İrfan Kaya Ülger, Ortadoğu’da tırmanan gerilimi ve ABD-İsrail hattının İran stratejisini A Haber’e değerlendirdi. Trump’ın şantajla savaşa dahil edildiğini ve bölgedeki asıl mücadelenin ABD ile Çin arasındaki küresel hegemonya savaşı olduğunu belirten Ülger, İsrail’in "Arz-ı Mevud" hayaliyle bölgeyi ateşe attığını vurguladı. İran operasyonunun geleceğine dair dört kritik senaryoyu açıklayan Ülger, sahadaki gerçeklerin Washington’ın planlarını altüst ettiğine dikkat çekti.

TRUMP'IN TUTARSIZLIĞI VE ORTADOĞU'NUN İKİ SACAYAĞI

ABD Başkanı Donald Trump’ın kişilik yapısı ve politik kararlarının birbiriyle çeliştiğini ifade eden Prof. Dr. İrfan Kaya Ülger, "Trump netice olarak bir düzineye yakın faktörün bileşkesi olarak bir şantaja maruz kaldı ve bu savaşa dahil olma dışında başka seçenekler devre dışı olduğu için savaşa katıldı. Kendisi kişilik yapısı itibariyle son derece tutarsız; bipolar, narsist ve megaloman bir yapıda. Ancak Amerika'nın Ortadoğu politikasını sadece Trump üzerinden okumak bizi doğru yere götürmez. Bu politikanın iki ana bacağı vardır: Birincisi, ne pahasına olursa olsun 1948'de kurulan İsrail devletinin güvenliğini korumak; ikincisi ise bölgedeki hegemonyasını genişleterek Çin gibi yükselen rakiplerin nüfuzunu kırmaktır" ifadelerini kullandı.

BÜYÜK İSRAİL PROJESİ VE "ARZ-I MEVUD" TEHLİKESİ

İsrail’in dini temellere dayanan genişlemeci politikalarının ABD sistemini esir aldığını belirten Ülger, "Anakronik yani dini temellere dayanan, realiteyle ilgisi olmayan bir proje var; Büyük İsrail projesi. Vadedilmiş topraklar, yani Arz-ı Mevud projesi... Amerikan devleti, Yahudi lobisinin bankacılık, enerji ve savunma sanayii üzerindeki gücüyle bu projenin peşine takıldı. İsrail Başbakanı Netanyahu savaşı yaymak istedi ve Lübnan'da Hizbullah'ı tasfiye etme operasyonuna girişti. Temel hedef Litani Nehri'nin güneyini kontrol altına almak ve vekil güçlerin yarattığı tehdidi bertaraf etmektir" sözleriyle bölgedeki teolojik tehlikeye dikkat çekti.

ABD'NİN İRAN PLANI ÇÖKTÜ: İŞTE MASADAKİ 4 KRİTİK SENARYO

İran’a yönelik saldırıların ardından sürecin nasıl şekilleneceğine dair öngörülerini paylaşan Ülger, "Birinci senaryo rejimin tasfiyesiydi ancak bu çöktü. Dini liderin ve komuta kontrolün hedef alınması sonrası İran halkı vatanını korumak için güçlü bir direniş gösterdi, rejim adeta fabrika ayarlarına döndü. İkinci seçenek, ABD'nin İran'ın misilleme kapasitesi karşısında bölgeden yavaş yavaş çekilmesidir. Üçüncü seçenek Venezuela modeli; yani yaptırımların kaldırılmasına karşılık ABD şirketlerine petrol avantajı sağlanmasıdır ki bunu düşük ihtimal görüyorum. Dördüncü seçenek ise Suriye benzeri bir iç savaş senaryosudur; ayrılıkçıların tahrik edilerek içeriden bir isyan çıkartılması amaçlanıyor" açıklamasında bulundu.

"ZAFER İLAN EDİP ÇEKİLME" İHTİMALİ MASADA

Saha gerçeklerinin kara harekatına izin vermediğini savunan Prof. Dr. Ülger, "Kara harekatı olması mümkün değil; çünkü Pentagon bu işe angaje değil ve karşı çıkıyorlardır. Trump en kısa sürede bölgeden ayrılma arayışı içerisinde. En güçlü senaryo, belirli bir bombardımanın ardından ABD'nin 'Üstün başarı kazandık, dünyayı büyük bir tehlikeden kurtardık' diyerek geri çekilmesi olacaktır. Şu an taraflar hayati ehemmiyet taşıyan tesislere saldırarak birbirlerinin kapasitesini sınırlandırmaya çalışıyor" diyerek konuşmasını noktaladı.

03:38

TÜRKİYE-İRAN HATTINDA GÜVENLİK ÜST SEVİYEDE

İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırıları sonrası Orta Doğu’da gerilim yükselirken, Türkiye-İran sınırındaki son durumu A Haber muhabiri Nazlı Timur aktardı. Sınır hattında olağanüstü bir durum yaşanmadığı belirtilirten Timur, geçişlerin kontrollü şekilde sürdüğünü, günübirlik geçişlerin durdurulduğunu ve güvenliğin hem havadan hem karadan sıkı şekilde sağlandığını bildirildi.

SINIRDA OLAĞANÜSTÜ DURUM YOK

Orta Doğu’da savaşın şiddeti artarken Türkiye-İran sınırında güvenlik önlemleri artırılmış durumda. Bölgeden son gelişmeleri aktaran A Haber muhabiri Nazlı Timur, savaşın başladığı ilk günden bu yana sınır kapısında görev yaptıklarını belirterek, “İsrail ve Amerika'nın İran'a yönelik başlattığı saldırıyla birlikte Orta Doğu'da şiddet her geçen gün artmaya devam ediyor. Bizler de savaşın başladığı ilk günden bu yana Türkiye-İran sınır kapısında nöbetimizi sürdürmeye devam ediyoruz. Burada herhangi bir olumsuz durum yaşanmıyor, olağanüstü bir durum yok” ifadelerini kullandı.

GEÇİŞLER KONTROLLÜ ŞEKİLDE SÜRÜYOR

Sınır kapısındaki geçişlerin tamamen durmadığını ancak kontrollü şekilde devam ettiğini belirten Timur, günübirlik geçişlerin askıya alındığını vurgulayarak, “Geçişler yine kontrollü bir şekilde devam ediyor. Günübirlik ilişkiler, günübirlik gidiş gelişler tamamen durduruldu. Sadece ticari amaçlı tır geçişleri ve yük taşımacılığı devam ediyor” sözleriyle son durumu aktardı.

HUDUT GÜVENLİĞİ HAVADAN VE KARADAN SAĞLANIYOR

Bölgede güvenliğin çok sıkı şekilde sağlandığını belirten Timur, İçişleri Bakanlığı’nın talimatları doğrultusunda Türk Silahlı Kuvvetleri’nin hem havadan hem karadan faaliyetlerini sürdürdüğünü ifade ederek, “Bölgede İçişleri Bakanlığı'nın talimatıyla birlikte hudut güvenliği sağlanıyor. Gerek havadan gerek karadan Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait uçuşlar devam ediyor. Sınır güvenliğinin oldukça kontrol altında olduğunu söyleyebiliriz” dedi.

İRAN’DAN TAHLİYELER VE ULAŞIMDA KISITLAMA

İran’da güvenlik nedeniyle bazı ulaşım hatlarında da değişiklikler yaşandığı bildirildi. Konuya ilişkin bilgi veren Timur, “Bugün yine İran’dan Tayland vatandaşları olan bir grup tahliye edildi. Ayrıca İran, Tahran-Tebriz yolcu tren seferlerini Devlet Demiryolları’nın ikinci duyurusuna kadar tamamen durdurdu” sözleriyle gelişmeleri aktardı.

İRAN HALKI BİRBİRİNE KENETLENDİ

Sınırdan geçen İranlılarla yapılan görüşmelerde dikkat çeken bir diğer unsur ise ülkedeki iletişim sıkıntısı oldu. Timur, internet erişiminde yaşanan sorunların aileler arasındaki iletişimi zorlaştırdığını belirterek, “Buradan geçen vatandaşlarla zaman zaman sohbet ediyoruz ve röportajlar gerçekleştiriyoruz. Ancak İran’da yaşanan internet sıkıntısı nedeniyle aileleriyle görüşmekte zorlanıyorlar. Buna rağmen İran halkı birbirine kenetlenmiş durumda ve birçok kişi yeniden İran’a dönüşlerini gerçekleştiriyor” ifadelerini kullandı.

00:24

PETROL KOKUSU TÜM ŞEHRİ SARDI

Orta Doğu’da gerilim hat safhaya ulaşırken, İran’ın başkenti Tahran gece yarısı düzenlenen ağır bombardımanla sarsıldı. Kentin stratejik enerji altyapıları ve petrol tesisleri doğrudan hedef alınırken, gökyüzünü dev duman bulutları ve alevler kapladı. A Haber Tahran Muhabiri Ekber Karabağ, Tahran semalarındaki savaş uçaklarının gölgesinde yaşanan dehşeti, kenti aydınlatan patlamaları ve sokaklara kadar sinen petrol kokusunu sıcak bölgeden aktardı.

"TAHRAN DEV BİR LAMBAYLA AYDINLANMIŞ GİBİYDİ"

Saldırı anında yaşananları bizzat müşahede eden A Haber Tahran Muhabiri Ekber Karabağ, "Esasında ben bunları göstermek isterdim izleyicilerimize, ancak öyle bir izin verilmiyor bize. Ben bunların hepsini görebiliyorum. Çatıya çıkarak Tahran'ın her tarafından dumanların yükseldiğini görebiliyorum. An itibarıyla gördüğümüz bu nokta Şehran'daki bir petrol tesisi" ifadelerini kullandı. Patlamaların şiddetine dikkat çeken Karabağ, "Şiddeti o kadar yüksekti ki; sanki dev bir lambayla Tahran'ın üzerini aydınlatmışsın gibi, tam saldırının olduğu anda bir durum söz konusuydu. Ben saldırının tam anını görme imkanı buldum" sözleriyle sahadaki dehşeti aktardı.

SAVAŞ UÇAKLARI TAHRAN SEMALARINDA: SAVUNMA SİSTEMLERİ DEVRE DIŞI

Şehirde herhangi bir uyarı sisteminin bulunmadığını ve uçakların çok alçaktan uçtuğunu belirten Karabağ, "Artık savaş uçakları başımızın üstünden uçuyor. Çok rahat bir şekilde, herhangi bir önleme söz konusu değil. Hava savunma sistemleri devrede değil. Tabii İran'da öyle siren sistemi falan yoktur; yani herhangi bir uyarı söz konusu gelmiyor. Ben sadece seslerini duyabiliyorum bu savaş uçaklarının" dedi. Patlamanın etkilerinin kilometrelerce öteden hissedildiğini vurgulayan Karabağ, "Savaş uçağının sesini duydum, kısa süre sonra da tam Tahran'ın doğu kısmından dev bir alevin havaya yükseldiğini gördüm. Şehran bölgesi bana takriben bir 15-20 kilometre uzaklıkta fakat kokusu ta buraya kadar geliyor. Yani öyle bir koku var dışarıda" ifadelerini kullandı.

ENERJİ ALTYAPISI HEDEFTE: AKARYAKIT KRİZİ KAPIDA

Saldırıların bilinçli olarak enerji tesislerine yöneltildiğini ifade eden Ekber Karabağ, "Donald Trump gün içinde bunun emarelerini vermişti; İran'da farklı noktalara saldıracakları ile ilgili. Meğerse saldırı İran'ın enerji altyapısına yönelik olacakmış. Bu durum sonrasında yarın itibarıyla akaryakıt temini konusunda belki büyük bir sıkıntı söz konusu olabilir" uyarısında bulundu. Kentin batı ve doğu noktalarından yükselen dumanların stratejik noktaların vurulduğunun kanıtı olduğunu belirten Karabağ, enerji krizinin derinleşebileceğine işaret etti.

İSRAİL’İN HAYFA ÜSSÜNE MİSİLLEME

İran yönetiminin resmi bir açıklama yapmadığını ancak misilleme hamlelerinin başladığını söyleyen Karabağ, "Yönetimden bir açıklama yok fakat İran medyasında baktığımda; Hayfa'daki o petrol tesisine düzenledikleri saldırının, İran'ın petrol tesislerine düzenlenen saldırıya bir misilleme olduğu ifade ediliyor" sözleriyle Tahran’ın karşı hamlesini aktardı. Bölgede karşılıklı enerji tesislerinin hedef alınmasıyla savaşın seyrinin ekonomik ve altyapısal bir yıkıma dönüştüğü gözlemleniyor.

00:08

BAĞDAT’TA ABD BÜYÜKELÇİLİĞİ’NE ROKETLİ SALDIRI

Irak’ın başkenti Bağdat’ta, diplomatik misyonların ve hükümet konaklarının yer aldığı korunaklı Yeşil Bölge içinde bulunan ABD Büyükelçiliği’ne roketli saldırı düzenlendi.

A Haber’e konuşan Anadolu Ajansı (AA) Irak temsilcisi Haydar Karaalp, saldırının İran’a yönelik operasyonların yansımalarından kaynaklandığını belirterek, “Bağdat’ta yaklaşık bir saat önce art arda çok şiddetli patlama sesleri duyuldu. Daha sonra bu patlamaların ABD Büyükelçiliği’ne yönelik füzeler olduğu anlaşıldı” dedi.

Bölgede zaten yüksek güvenlik önlemleri alındığını ifade eden Karaalp, “ABD Büyükelçiliği, daha önce de İran destekli grupların hedefi oluyordu. Patlamaların ardından hava savunma sistemleri devreye sokuldu. Şu an Bağdat’ta temkinli bir bekleyiş hakim” ifadelerini kullandı.

Irak Başbakanı, saldırıyı gerçekleştirenlerin bir an önce yakalanıp adalete teslim edilmesi için talimat verdi ve eylemi terör saldırısı olarak nitelendirdi. Karaalp, “Irak’ın kuzeyinde Erbil, güneyde Basra’da da Amerikan ve İngiliz şirketleri zaman zaman saldırılara maruz kalıyor. Bu saldırı da Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği’ne yönelik olarak gerçekleşti” diye konuştu.

Yeşil Bölge’de güvenlik önlemlerinin en üst düzeye çıkarıldığı vurgulandı. Giriş ve çıkışlar sıkı kontrollerle sağlanıyor ve sadece yetkili kişiler bölgeye alınabiliyor. Karaalp ayrıca, “Bağdat’ta günlerdir devam eden ABD karşıtı gösteriler de Yeşil Bölge çevresinde yapılıyor. Göstericiler ABD Büyükelçiliği’ni hedef aldıklarını açıkça ifade ediyor” dedi.

23:40

İRAN’IN CAN DAMARI HEDEFTE: PETROL TESİSLERİ VURULDU

Orta Doğu’da savaşın seyri sivil altyapı ve enerji tesislerine sıçrayarak yeni bir boyuta taşındı. İsrail ve ABD ittifakı, İran’ın askeri noktalarının ötesine geçerek stratejik petrol rafinerilerini ve su arıtma tesislerini doğrudan hedef almaya başladı. Tahran yönetimi ise Hürmüz Boğazı’nı kapatarak ve bölgedeki ABD üslerine füze yağdırarak küresel ekonomiyi sarsacak bir hamleyle karşılık verdi. AA Orta Doğu Haberleri Müdürü Turgut Alp Boyraz, bölgedeki çok katmanlı hava savunma savaşını ve İran’ın "kaos" stratejisine karşı direnişini A Haber ekranlarında çarpıcı detaylarla aktardı.

ÇOK KATMANLI HAVA SAVUNMA DUVARI

İran’dan ateşlenen füzelerin İsrail’e ulaşana kadar pek çok engelle karşılaştığını belirten AA Orta Doğu Haberleri Müdürü Turgut Alp Boyraz, "Konuşmadan, orada sirenler çaldığını söylemeden 3 dakika önce sirenler burada çaldı. Çünkü İsrail'in yaklaşık 100 kilometre doğusundayız biz. İran'dan atılan füzeler buradan oraya gidiyor ve ilk önce sirenler Ürdün'de çalıyor ve burada daha havadayken müdahale başlıyor" ifadelerini kullandı. Savunma sistemlerinin Irak’tan başladığını vurgulayan Boyraz, "İran'dan çıkar çıkmaz Irak'ta, özellikle Erbil civarında ABD’ye ait hava savunma sistemleri bunlara müdahale ediyor. İsrail sınırları içerisine girdiğinde ise İsrail açıklarındaki ABD gemisinden ve İsrail'in o çok katmanlı hava savunma sistemlerinden müdahale geliyor" sözleriyle operasyonun kapsamını anlattı.

STRATEJİK PETROL VE SU TESİSLERİ İLK KEZ HEDEFTE

İsrail’in saldırı stratejisinde kritik bir değişiklik yaşandığını ve ilk kez enerji tesislerinin vurulduğunu söyleyen Turgut Alp Boyraz, "İsrail Devlet Televizyonu KAN, hem petrol depolarının hem de petrol rafinerisinin vurulduğu bilgisini paylaştı. Zannediyoruz Trump'ın bahsettiği 'Bu gece çok sert vuracağız, sürpriz yapacağız' dediği hadise buydu. Bu savaşın başından bu yana ilk kez İran'da petrol tesisleri vuruluyor" dedi. Sivil altyapının da hedef alındığını belirten Boyraz, "Kiş Adası'nda bir su arıtma tesisi de vuruldu. İran'ın güneyi çok aşırı sıcakların olduğu noktalar ve buralarda deniz suyu arıtması kullanılıyor. Gördüğümüz kadarıyla İsrail ve ABD tarafı sadece askeri hedefleri değil, aynı zamanda petrol ve su gibi altyapıyı da hedef almaya başlıyor" değerlendirmesinde bulundu.

İRAN'DAN ABD VE İSRAİL'E 2600 İHA İLE SALDIRI

İran kanadından gelen üst düzey açıklamaları aktaran Boyraz, İran Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani'nin, "Düşmanın stratejisi İran'da kaos oluşturmak ve bu sayede İran'ı bölmek" şeklindeki uyarısını hatırlattı. Öte yandan İran’ın karşı saldırılarının boyutuna değinen Boyraz, İran Devrim Muhafızları Sözcüsü Ali Muhammed Naini’nin, "ABD ve İsrail'e ait 200 nokta hassas ve yüksek isabet derecesine sahip füzelerle vuruldu. Bu süreçte 2600 İHA saldırısı gerçekleştirildi" ifadelerini izleyicilerle paylaştı.

HÜRMÜZ BOĞAZI KAPATILDI DÜNYA EKONOMİSİ HEDEFTE

Tahran’ın misilleme stratejisinin küresel bir baskı oluşturmayı hedeflediğini belirten Turgut Alp Boyraz, "İran da elindeki bütün imkanlarla hem ABD’nin bölgedeki üslerine hem Körfez'deki enerji tesislerine misillemede bulunuyor. Hem İsrail'e saldırıyor hem de Hürmüz Boğazı'nı kapatıyor. Bu stratejinin hedefi; dünya ekonomisini ve enerji trafiğini tıkayarak ABD ve müttefikleri üzerinde bir baskı oluşturmak" dedi. İran’ın lider kadrosundaki kayıplara rağmen hazırlıklı olduğunu vurgulayan Boyraz, "İran lideri Hamaney ve komuta kademesinin önemli bir kısmı öldürüldü ancak askeri ve istihbari birlikler özerk bir şekilde karşılık vermeye devam ettiler. Çok ciddi bir kaos olmadı" sözleriyle sahadaki direncin sürdüğünü aktardı.

23:30

ORTA DOĞU VE KAFKASYA’DA “KİRLİ TEZGAH” İDDİASI

ABD Başkanı Donald Trump’ın savunma sanayii devleriyle yaptığı kritik toplantının ardından bölgede tansiyonun yükseldiği öne sürüldü. A Haber muhabiri İrfan Sapmaz, İsrail’in Azerbaycan üzerinden kurduğu iddia edilen planı ve ABD’deki bazı lobilerin Türkiye’yi de içine çekmek istediği büyük savaş senaryosunu gündeme taşıdı. Savunma bütçelerindeki büyük artış ve sınır hattındaki hareketlilik, bölgedeki gerilimin tırmandığına dair işaretler olarak değerlendiriliyor.

TRUMP’IN TOPLANTISI VE SAVUNMA BÜTÇESİNDE DEV ARTIŞ
ABD’deki gelişmeleri aktaran İrfan Sapmaz, ABD Başkanı Donald Trump’ın hayatını kaybeden 6 askerin cenazelerinin getirildiği Dover Hava Üssü’ne gittiğini belirtti. Sapmaz, bu ziyaretin ardından Washington’da verilen mesajların dikkat çekici olduğunu ifade etti.

Sapmaz, Beyaz Saray’da savunma sanayiinin önde gelen şirketleriyle gerçekleştirilen toplantıya dikkat çekerek şunları söyledi:

“Trump dün Lockheed Martin, Raytheon, Northrop Grumman ve General Dynamics gibi savunma sanayiinin önde gelen şirketlerinin CEO’larıyla bir araya geldi. Mühimmat stoklarının hızla artırılması talimatı verildi. İlk etapta 50 milyar dolar olarak konuşulan savunma harcamasının 200 milyar dolara kadar çıkabileceği ifade ediliyor.”

AZERBAYCAN ÜZERİNDEN KURULAN PLAN İDDİASI
Kafkasya’daki gelişmelere de değinen Sapmaz, Azerbaycan’a gönderilen bazı füze ve drone sistemlerinin arkasında İsrail’in olabileceğini öne sürdü.

Sapmaz, “İsrail’in Azerbaycan üzerinden İran’a karşı yeni bir cephe açmayı hedeflediği ve Nahçıvan hattı üzerinden Türkiye’ye komşu olma stratejisi izlediği iddia ediliyor” dedi.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in son dönemde yaptığı sert açıklamalara da değinen Sapmaz, Azerbaycan yönetiminin bu süreçte dikkatli hareket etmesi gerektiğini söyledi.

“ANA HEDEF TÜRKİYE” İDDİASI
Sapmaz, bölgedeki gerilimin nihai hedeflerinden birinin Türkiye olabileceğini öne sürerek, “Bazı çevrelerin Türkiye’yi de bu çatışma ortamının içine çekmek istediği yönünde değerlendirmeler var” ifadelerini kullandı.

23:27

SAVAŞIN İKİNCİ PERDESİ AÇILDI: ABD VE İSRAİL’İN HARK ADASI PLANI DEŞİFRE OLDU

Orta Doğu’da gerilim yerini topyekûn bir yıkıma bırakırken, çatışmanın seyri stratejik hedeflerin ötesine geçerek enerji ve lojistik hatlarına sıçradı. A Haber ekranlarında bölgedeki sıcak gelişmeleri değerlendiren Orta Doğu uzmanı Mete Sohtaoğlu, savaşın resmen "ikinci aşamasına" geçildiğini vurguladı.

ABD’nin İran’ın petrol can damarı olan Hark Adası’nı ele geçirmek için özel birliklerini harekete geçirdiğini deşifre eden Sohtaoğlu, Kafkasya’da ise Azerbaycan ile İran arasındaki iplerin kopma noktasına geldiğine dikkat çekti. 

KÖRFEZ KARANLIĞA VE AÇLIĞA GÖMÜLÜYOR

Bölgedeki enerji hatlarının ve stratejik limanların hedef alınmasının sadece askeri bir hamle olmadığını, aynı zamanda büyük bir toplumsal felakete yol açtığını belirten Mete Sohtaoğlu, "Gördüğünüz gibi ABD üslerinin olduğu bütün alanlar vuruluyor. Fakat buralar limanların olduğu bölgeler olduğu için elektrik hatları da hedefte. 52-53 derece sıcaklığın olduğu bir bölgede enerji hatlarını vurduğunuz zaman, hem üretimi durdurur hem de askeri tesislerin enerji kaybına sebebiyet verirsiniz" ifadelerini kullandı.

Bölgedeki gıda ve su krizinin derinleştiğine dikkat çeken Sohtaoğlu, "Birleşik Arap Emirlikleri 80 milyon dolarlık uçakla gıda getirdi, çünkü bu bölge tarım yapılan bir yer değil. Kısa ve orta vadede yiyecek sıkıntısı var. Su arıtma tesislerinde de elektrik kesintileri nedeniyle ciddi aksamalar başladı" sözleriyle krizin boyutunu aktardı.

KAFKASYA’DA BARUT FIÇISI: ALİYEV MİSİLLEMEYE HAZIRLANIYOR

Nahçıvan’a düşen füzelerin ardından Azerbaycan ve İran arasındaki diplomatik ilişkilerin tamamen koptuğunu hatırlatan Mete Sohtaoğlu, "Azerbaycan yönetimi çok şiddetli bir tepki göstererek büyükelçilik ve konsolosluk çalışanlarını geri çağırdı.

İlham Aliyev ağır sözlerle İran’ı eleştirdi. Aliyev bu tür şeylerin altında kalacak, kolay kolay affedecek bir lider değil" dedi. Devrim Muhafızları’nın Azerbaycan’ı "Siyonistlere hizmet etmeyin" diyerek tehdit etmesine tepki gösteren Sohtaoğlu, "İran’ın o sınır bölgesinde, Erdebil-Urmiye hattındaki birliklerini Aliyev misilleme kapsamında dronla vurmaya çalışacak. İran ise buna karşılık boru hatları üzerinden Gürcistan bölgesini hedef alarak farklı bir baskı unsuru oluşturmaya çalışabilir" uyarısında bulundu.

ABD’NİN GİZLİ HEDEFİ

Savaşın sadece Körfez’le sınırlı kalmayacağını, Akdeniz ve Girit hattına da sıçrayabileceğini belirten Sohtaoğlu, ABD’nin asıl hedefinin İran’ın ekonomik kalbi olan Hark Adası olduğunu iddia etti. Mete Sohtaoğlu, "ABD’nin hava indirme kabiliyeti olan özel birlikleri ve MC-130J tipi helikopterleri İngiltere’ye ulaştı. ABD özel kuvvetleri muhtemelen Hark Adası’nı ele geçirmeye çalışacak" bilgisini paylaştı.

Adanın stratejik önemine vurgu yapan uzman, "İran’ın petrolünün neredeyse büyük bir bölümünün depolandığı ana ada burası. Burayı alıp askerileştirdiğiniz zaman, Hürmüz Boğazı’nın İran tarafından kapatılma ihtimali artık pek mümkün kalmaz" sözleriyle Washington’ın kirli planını deşifre etti.

22:56

BU GÖRÜNTÜLER A HABER'DE

 A Haber Program Müdürü Emine Kavasoğlu, İsrail'den yaptığı canlı yayında İran Tel Aiv'i vurfuğu anları kaydetti.