3. Dünya savaşının ayak sesleri! İran'daki saldırılar din savaşı değil Petro-Dolar çatışması | A Haber ekipleri ateş hattında

ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a karşı başlattığı savaş, Orta Doğu’yu adeta bir barut fıçısına çevirdi. Tahran ile Tel Aviv arasındaki güç mücadelesinin perde arkası A Haber’de analiz ediliyor. ABD ve İsrail’in nihai hedefinin Ali Hamaney’i devirmek olduğu öne sürülürken, öldürülen liderin yerine oğlu Mücteba Hamaney’in geçmesi Washington ve Tel Aviv cephesinde soğuk duş etkisi yarattı. A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu Tel Aviv'de gün boyunca füze saldırılarının sürdüğünü vurgulayarak Steve Witkoff ve Jerad Kushner'in İsrail ziyaretini ertelediğini belirtti. Sabah Gazetesi Dış Haberler Müdürü Bercan Tutar İran'daki saldırıların din savaşı olmadığını belirterek "Bu savaş Petro-Dolar çatışması. Temelinde Amerikan'ın hedefi rejimi değiştirmek değil, rejimin davranışını değiştirmek" dedi.
Orta Doğu'da 28 Şubat'tan bu yana gerilim dinmiyor. ABD-İsrail hattında yaşanan gelişmeler bölgeyi yeniden bir çatışma sarmalına sürükledi. Ekber Karabağ Tahran'dan son durumu ve sahadaki gelişmeleri aktarırken, Emine Kavasoğlu Tel Aviv'den İsrail'in operasyon planlarına dair detayları paylaşıyor. Bölgedeki kritik gelişmeler, sahadan en sıcak görüntüler ve büyük güç mücadelesinin perde arkası A Haber'de.
İŞTE 07-10 MART 2026 TARİHLERİNDE ABD-İSRAİL'İN İRAN'A KARŞI SAVAŞINDA YAŞANANLAR
CANLI ANLATIM
"DİN SAVAŞI DEĞİL PETRO-DOLAR ÇATIŞMASI"
ABD-İsrail'in İran'a başlattığı savaşın 11. gününde Trump, yeni lider Mücteba Hamaney'e tehditler savurarak suikast sinyali verirken saldırıların devam edeceğini vurguladı. Öte yandan savaşın mali boyutu merak konusu olurken A Haber'de Tahir İnan'ın sunduğu Gece Ajansı programına konuk olan Sabah Gazetesi Dış Haberler Müdürü Bercan Tutar savaşın son durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
"TRUMP'IN HEDEFİ REJİMİN DAVRANIŞINI DEĞİŞTİRMEK"
İran'a yönelik saldırıların mahiyetini Trump doktrini üzerinden analiz eden Sabah Gazetesi Dış Haberler Müdürü Bercan Tutar, "Saldırının ana hedefi işgalsiz savaş. Yani bir işgal harekatı düşünülmüyor" ifadelerini kullandı. Bu çatışmanın bölgesel bir savaş değil, küresel bir hesaplaşma cephesi olduğunu vurgulayan Tutar, "Yeni bir dönem var. Şu anda çok kutuplu bir dönemdeyiz. Rusya'yı, Çin'i veya Türkiye'yi bir kenara iterek tek başınıza hareket edemezsiniz." sözleriyle aktardı. Çatışmanın bir din savaşı olmadığını, bunun sadece bir makyaj olduğunu söyleyen Tutar, "Bu bir din savaşı değil emperyalist savaş, Petro-Dolar endeksi... Temelinde Amerikan'ın hedefi rejimi değiştirmek değil, rejimin davranışını değiştirmek" değerlendirmesinde bulundu. Venezuela örneğini hatırlatan Tutar, Trump'ın lider kadrosunu alarak devlet mekanizmasını ayakta bıraktığını ve rejimin davranışını şekillendirdiğini belirtti.
AMERİKA İSRAİL'İ İSRAİL DE AMERİKA'YI KULLANIYOR
Saldırılarda İsrail'in ön planda olmasının Amerika'daki yansımalarına da değinen Tutar, "Amerika'da da tartışılıyor; yani bu savaşı kim başlattı, İsrail başlattı Amerika peşine düştü. Ben o kanaatte değilim. Zaten Trump da, Rubio'nun yaptığı açıklamalar da biraz şeyi gösteriyor. Yani 'biz İsrail'i zorladık'..." ifadelerini kullandı. ABD'nin emperyalist paylaşım stratejisinde İsrail'i bir araç olarak gördüğünü vurgulayan Tutar, "İsrail'i istediği şekilde, istediği yolda kullanabiliyor. Tabi İsrail de bunun şeyiyle, gazıyla şöyle bir şey yapılıyor Amerika'da mesela şu anda İsrail'in imajını aklamak için: İşte biz İsrail'i bu savaşa zorladık, İsrail bizim müttefikimiz, bizim adımıza 2000 kilometre ötedeki bir ülkeyi, bir hedefleri bizim için bombalıyor. Bizim böyle bir müttefikimiz var mı dünyada?" sözleriyle aktardı. Amerikan kamuoyundaki İsrail karşıtlığını azaltmak için, "Bu savaşı biz yürütüyoruz, İsrail'i de bu anlamda biz kullanıyoruz" şeklinde yeni bir söylem geliştirildiğini de ifade etti.
YENİ SYKES-PICOT İHTİMALİ VE HARİTA DEĞİŞİKLİĞİ
İsrail'in yeni bir Ortadoğu dizaynı hedeflediğine dair söylemlerin ABD'de çok fazla karşılık bulmadığını söyleyen Tutar, "İsrail'in mesela işte gündeme getirdiği, 'İran'a yönelik savaş 2026 Sykes-Picot'ya, yeni bir Sykes-Picot'ya yol açacak' şeklindeki açıklamalara da mesela Amerikan yönetimi, kamuoyu çok fazla destek vermiyor" ifadelerini kullandı. Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın da bu konuya dikkat çektiğini hatırlatan Tutar, "Bugün Sayın Erdoğan'ın yaptığı açıklamalar da biraz buna göndermeydi. Yani güç harita değişikliğine yol açabilecek bir şey değil bu savaş. Çünkü niye? Eğer böyle olsaydı, örneğin 1991'deki Irak bombardımanındaki yöntemi izlerdi" sözleriyle ABD'nin farklı bir strateji izlediğini belirtti.
İRAN'DAN TEL AVİV'E BOMBARDIMAN
İran'ın İsrail'e yönelik saldırıları sürerken gece saatleri Tel Aviv'e yeniden füze attı. İsrail'de Demir Kubbe devreye girerken bölgede panik yaşandı. A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu ve kameraman Niyazi Kurt Tel Aviv'deki son gelişmeyi aktardı.
1 TONLUK FÜZELERLE VURDULAR: TEL AVİV'DE BÜYÜK YIKIM
Bölgedeki sıcak gelişmeleri Tel Aviv'den aktaran A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu, "Bir saat önce oldukça yoğun bir saldırı yine yaşandı Tel Aviv'de. Devrim Muhafızları bir uydu merkezinin vurulduğunu açıkladılar" ifadelerini kullandı. Hizbullah'ın da radar merkezlerini ve Tel Aviv'e sadece 10-15 kilometre uzaklıktaki Sde Micha üssünü hedef aldığını belirten Kavasoğlu, "28 Şubat'tan bu yana belki de en hareketli gününü yaşadı Tel Aviv. Saat 12 itibarıyla 1 tonluk savaş başlıklı füzelerle saldırıların gerçekleşeceği duyurulmuştu. Havada ağırlıkları 2 ila 5 kilogram arasında değişen 24 ayrı parçaya ayrıldı o füzeler ve maddi hasara neden oldu" sözleriyle sahadaki yıkımı aktardı.
İSRAİL KAYIPLARI GİZLİYOR: SOKAKLARDA SIKI SANSÜR
Saldırılarda yaşanan can kayıplarına ve İsrail'in uyguladığı katı sansüre dikkat çeken Kavasoğlu, "28 Şubat'tan bu yana ilk kez iki kişi hayatını kaybetti. Şu ana kadar toplamda 11 sivilin hayatını kaybettiğini biliyoruz ama İsrail medyasında hayatını kaybedenlerin sayısının daha fazla olduğu söyleniyor," ifadelerini kullandı. Füze yağmurunun Bat Yam, Bnei Brak, Petah Tikva ve Tel Aviv'in merkezinde etkili olduğunu dile getiren deneyimli gazeteci, "Daha önce de anlattığım gibi, yine yoğun güvenlik önlemleri alındı ve o saldırıların düzenlendiği herhangi bir noktanın görüntülenmesine de izin verilmedi" sözleriyle İsrail'in gerçekleri gizleme çabasına vurgu yaptı.
İRAN VE HİZBULLAH'TAN EŞ ZAMANLI İHA VE FÜZE SALDIRISI
İran'ın askeri anlamda geri adım atmayacağının altını çizen Kavasoğlu, "İran, savaş kapasitemiz sonlanmadı açıklamasını yapıyor. Stratejimizi değiştirdik, artık uzun menzilli füzelerle daha sık aralıklarla daha hedefe yönelik saldırılar gerçekleştireceğiz dediler" sözleriyle aktardı. İran'ın balistik füzeleriyle eş zamanlı olarak Hizbullah'ın da sınır bölgelerinde yoğun İHA saldırıları başlattığını ifade eden Kavasoğlu, "Elah Vadisi bölgesinde bir siber iletişim merkezinin hedef alındığı duyuruldu. Hayfa'daki üslere de yine yoğun bir saldırı olduğunu söyleyelim. Nevatim ve Ramat David gibi üslerin orada bulunması sebebiyle hiç şüphesiz o noktalar da önemli" ifadelerini kullandı. Hayfa'da eğitime verilen araya da değinen Kavasoğlu, belediye başkanının bombardıman sürerken çocukların hayatını tehlikeye atarak okulları açmaya kesinlikle karşı çıktığını belirtti.
WITKOFF VE KUSHNER ZİYARETİNİ ERTELEDİ
Saldırıların arka planında Washington ve Tel Aviv arasında tırmanan bir gerilim olduğuna dikkat çeken Kavasoğlu, "İran'da hedef alınan petrol rafinerilerinin bulunması sebebiyle Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail arasında bir gerilim olduğu söyleniyordu. Yarın iki önemli ziyaretçisi olacaktı İsrail'in, Trump'ın danışmanları Witkoff ve Kushner burada olacaklardı. Ancak o ziyaretlerinde iptal olduğu bilgisi geldi," ifadelerini kullandı. Çatışmaların küresel piyasalara yansımasına da değinen Kavasoğlu, "Kısa süre önce Trump'ın yaptığı açıklamalarla birlikte petrolün varili 117 dolarlardan 85 dolara kadar düştü" sözleriyle aktardı.
"FÜZELERİ TÜRKİYE'YE BİZ ATMADIK"
Orta Doğu'da tansiyonun yükseldiği bir dönemde Başkan Recep Tayyip Erdoğan ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan arasında kritik bir telefon görüşmesi gerçekleşti. Görüşmede, Türkiye topraklarına düşen ve etkisiz hale getirilen füze meselesi tüm detaylarıyla masaya yatırıldı.
İran tarafı saldırı iddialarını kesin bir dille reddederken, gerçeğin ortaya çıkması için "ortak araştırma grubu" kurulması önerisinde bulundu. Bölgedeki sıcak gelişmeleri A Haber muhabiri Ekber Karabağ aktardı.
İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi’nden yapılan yazılı açıklamaya göre, görüşmenin en kritik maddesini Türkiye sınırları içine düşen ve etkisiz hale getirilen füze oluşturdu. Konuyla ilgili detayları paylaşan A Haber muhabiri Ekber Karabağ, Mesud Pezeşkiyan, "Türkiye’de bugün olan bu füze meselesiyle ilgili oraya düşen ve etkisiz hale getirilen mesele konusunda ortak araştırma grubu oluşturulmasına sıcak baktıklarını" ifade ettiğini belirtti.
İran tarafı, Türkiye’ye yönelik herhangi bir saldırı gerçekleştirmediklerinin altını çizerek, hedefte bölgesel iş birliklerinin olduğunu savundu. Mesud Pezeşkiyan, "Bazı devletler, özellikle Amerika Birleşik Devletleri ve kendi deyimiyle Siyonist rejim, komşu ve İran'ın komşularıyla kendisi arasında işte bazı ihtilaflar yaratmaya çalışıyor" sözleriyle provokasyon uyarısında bulundu.
İran’ın komşularıyla olan ilişkilerinde saldırgan bir tutum içinde olmadığını kaydeden Pezeşkiyan, "Komşu ülkelerden bize saldırı olmadığı sürece biz onların topraklarına bir saldırımız söz konusu olamaz" ifadelerini kullandı.







