Amerikan medyası duyurdu: ABD-İran bu hafta sonu anlaşacak

Amerikan medyası duyurdu: ABD-İran bu hafta sonu anlaşacak

ABD ile İran arasında tarihi bir anlaşma ihtimali gündemdeki yerini korurken, ABD'ye ait nakliye uçaklarının Avrupa'ya hareket etmesi dikkat çekti. Olası imza töreni iddiaları sürerken Trump, İran'la iyi niyet temelinde anlaşmanın mümkün olmadığını söyledi. İran Dışişleri Bakanı Arakçi ise, "İslamabad mutabakatı hiçbir zaman bu kadar yakın olmamıştı" açıklamasını yaptı. Öte yandan ABD medyasından gelen son bilgilerde "ABD-İran'ın bu hafta sonu anlaşacak" denildi.

Ortadoğu'da diplomasi ile askeri hareketlilik aynı anda yaşanıyor. ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın nükleer silah sahibi olmamayı kabul ettiğini belirterek "Bugün İran ile savaşı bitirdik" açıklamasında bulundu. Washington ile Tahran arasında kapsamlı bir mutabakatın son aşamaya geldiği öne sürülürken, ABD medyasında yer alan iddialar bölgedeki tansiyonun henüz düşmediğine işaret ediyor. İran'dan da anlaşma iddialarına yalanlama geldi.

Fox News'e konuşan ABD'li bir savunma yetkilisi, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen ticari gemilere yönelik girişimde bulunduğunu ve İran'a ait olduğu belirtilen iki insansız hava aracının ABD güçleri tarafından düşürüldüğünü iddia etti.

Aynı saatlerde Axios, ABD Hava Kuvvetleri'ne ait C-17 nakliye uçaklarının Avrupa'ya hareket ettiğini ve bunun olası ABD-İran anlaşmasının imza hazırlıklarıyla bağlantılı olabileceğini öne sürdü.

Buna karşın Lübnan cephesinde çatışmalar sürüyor. Hizbullah, İsrail hedeflerine yönelik 17 ayrı saldırı gerçekleştirdiğini duyururken, bazı İsrail işgal araçları ile Merkava tanklarının vurulduğunu ve bir İsrail İHA'sının düşürüldüğünü ileri sürdü. İsrail işgal güçlerinden ise henüz resmi açıklama gelmedi.

BU CANLI ANLATIM SONA ERDİ

YENİ GELİŞMELERİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

İŞTE 12 HAZİRAN 2026 TARİHİNDE ORTA DOĞU'DAN ANBEAN YAŞANANLAR

CANLI ANLATIM

İSRAİL VE İRAN İÇİNDEKİ ÇATLAKLAR: KİM ANLAŞMAYI İSTEMİYOR?

Küresel siyasette taşları yerinden oynatacak, Orta Doğu ve dünya dengelerini kökten değiştirecek tarihi bir eşiğe girildi. ABD-İran arasındaki sürecin önündeki en büyük engellerden biri olarak İsrail ve her iki ülkenin içindeki muhalif kanatlar görülüyor. Daily Sabah Yayın Koordinatörü Mehmet Çelik, "Bir tarafta Donald Trump ve JD Vance var, bir tarafta Abbas Araqchi ve İranlılar... Ama aynı zamanda savaşı bitirmek niyeti olan bir de Devrim Muhafızları kanadı var. İsrail tarafı ise bu anlaşmanın yapılmasını istemeyen ve çatışmanın doğrudan bir tarafı olan aktör" şeklinde konuştu. İsrail'in ikna edilip edilmeyeceği sorusu, mutabakatın hayata geçmesi noktasında en kritik virajlardan biri olarak değerlendiriliyor.

DİPLOMASİ TRAFİĞİNDE TARİHİ KIRILMA: TRUMP’TAN SÜRPRİZ PAYLAŞIM

Dünya siyaseti, Abbas Erakçi tarafından yapılan ve Donald Trump tarafından alıntılanarak paylaşılan o kritik açıklamayla çalkalanıyor. Bir hafta on gün öncesine kadar imkansız görülen bu temas, mutabakatın kapıda olduğunun en büyük kanıtı olarak yorumlanıyor. İranlı yetkili Abbas Erakçi, "İslamabad mutabakat zaptı hiç bu kadar yakın olmamıştı. Son onayına kadar medya içeriği hakkında spekülasyona girmekten kaçınılmalıdır. Sorumlu ve şeffaf yaklaşımımız doğrultusunda tüm detaylar zamanı geldiğinde kamuoyuyla paylaşılacaktır" ifadelerini kullanarak sürecin hassasiyetine dikkat çekti. Özellikle İran tarafının, İsrail’in bu süreci manipüle edebileceğine dair derin endişeler taşıdığı vurgulanıyor.

MASADAKİ DÖRT KRİTİK BAŞLIK: NÜKLEER SİLAH, HÜRMÜZ BOĞAZI…

Amerikan basınından sızan bilgilere göre, mutabakatın temelini dört ana madde oluşturuyor. Bölgedeki askeri gerilimi düşürmeyi hedefleyen bu maddeler arasında en dikkat çekeni, İran'ın nükleer kapasitesine dair atılacak adımlar. Mehmet Çelik, "Amerikan basınında dört başlık var; İran hiçbir zaman nükleere sahip olmayacak, zenginleştirilmiş uranyum Amerika'ya teslim edilecek ve Hürmüz Boğazı açılıp işlevsel hale gelecek" sözleriyle anlaşmanın teknik boyutlarını aktardı. Bu maddeler, yıllardır süregelen "sıcak temas" riskini ortadan kaldırabilecek tarihi bir dönüşümün sinyallerini veriyor.

REUTERS DUYURDU: 20 MİLYAR DOLARLIK DEV EKONOMİK PAKET

Mutabakatın sadece askeri değil, devasa bir ekonomik boyutu da bulunuyor. Reuters tarafından paylaşılan özel rapora göre, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) bu süreç için adeta kesenin ağzını açtı. Mehmet Çelik, "Birleşik Arap Emirlikleri 20 milyar dolarlık bir fon ayırdı İran için. Bunun 3 milyar doları gitmiş bile deniyor. Ayrıca ekonomik aktivite ve iş birliği geliştirilecek" ifadeleriyle sahadaki finansal hareketliliğin boyutunu gözler önüne serdi. İran’ın aynı zamanda iki farklı Körfez ülkesiyle de görüşme halinde olması, bölgedeki ekonomik ambargoların kırılması noktasında tarihi bir tanıklık sunuyor.

PAKİSTAN'IN ARABULUCULUĞU VE MÜŞERREF HATIRLATMASI

Mutabakatın ismini aldığı İslamabad, sürecin merkez üssü konumunda. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Pervez Müşerref'in süreçteki rolleri ve attıkları tweetler, diplomasinin nabzını tutuyor. Mehmet Çelik, "Pakistan arabulucu, Başbakan tweet attı. Pervez Müşerref de bir paylaşım yaptı ve anlaşmaya çok yakın olduklarını, dezenformasyona bakılmaması gerektiğini söyledi" ifadelerini kullandı. Bu açıklamalar, bölgesel güçlerin de bu tarihi mutabakat için seferber olduğunu kanıtlıyor.

CENEVRE Mİ İSLAMABAD MI? İMZANIN ADRESİ TARTIŞILIYOR

Anlaşmanın nerede imzalanacağı konusu ise hala gizemini koruyor. Donald Trump’ın anlaşmanın Avrupa’da imzalanabileceğine dair sinyaller vermesi, gözleri Cenevre’ye çevirdi. Mehmet Çelik, "Anlaşma Cenevre'de de olabilir ama anlaşmanın ismi her halükarda İslamabad Anlaşması olacak. JD Vance imzalayacak dedi Trump, Avrupa bekleniyor" sözleriyle imza töreninin diplomasi trafiğindeki yerini belirtti. JD Vance'in bugün yaptığı açıklamalar, İsrail kanadına bir cevap niteliği taşırken, Amerika’nın bu konuda kararlı olduğunun altını çizdi.

YÜZDE SEKSEN TAMAM: ZAFER İLANI YARIŞI BAŞLADI

Mutabakatın içeriği konusunda tarafların büyük oranda el sıkıştığı ancak son pürüzlerin devam ettiği belirtiliyor. Mehmet Çelik, "Anlaşmanın %80'i tamam olsa bile geriye kalan %20'lik kısım çok küçük değil. İki tarafın da bu anlaşmayı kendi kamuoylarına nasıl bir 'zafer' olarak yansıtacağı meselesi asıl kırılma noktası olabilir" ifadelerini kullandı. Hem Trump’ın hem de İran yönetiminin, masadan bir "kazanan" olarak kalkma çabası, Orta Doğu’nun kaderini belirleyecek bu tarihi pazarlığın en dramatik yönünü oluşturuyor.

İRAN: SİRİK LİMANI'NDA PATLAMA SESİ DUYULDU

İran'ın güneyindeki Hürmüzgan eyaletine bağlı Sirik kentindeki Sirik Limanı'nda patlama sesi duyulduğu belirtildi. İran devlet televizyonunda yer alan habere göre, Sirik Limanı bölgesinde patlama sesi duyuldu.

Haberde, Hürmüzgan eyaletinde ismi açıklanmayan bir yetkilinin, patlama sesinin, Devrim Muhafızları Ordusu'nun Hürmüz Boğazı'nda geçiş ihlali yapan gemilere karşı yaptığı uyarı atışlarından kaynaklandığını söylediği bilgisi yer aldı.

BAE: İRAN'A FON AKTARILDIĞI İDDİALARI ASILSIZDIR

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), uluslararası medyada İran'a fon aktarıldığı yönünde yer alan iddiaları kesin bir dille yalanladı. BAE Dışişleri Bakanlığının ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin açıklama yapıldı.

Açıklamada, BAE'nin İran'a fon aktarıldığı iddialarını içeren haberleri "kesinlikle reddettiği" belirtilerek, özellikle 3 milyar dolar tutarında bir fon aktarımının yapılmadığı ifade edildi.

Söz konusu iddiaların "tamamen gerçek dışı ve asılsız olduğu" vurgulanan açıklamada, BAE aracılığıyla dondurulmuş hiçbir İran fonunun serbest bırakılmadığı, aktarılmadığı veya buna kolaylık sağlanmadığı bildirildi.

Açıklamada, medya kuruluşlarına "doğruluk ilkelerine riayet etme, resmi kaynaklara dayanma ve doğrulanmamış bilgiler ile asılsız iddiaları yayınlamaktan veya yaymaktan kaçınma" çağrısında bulunuldu.

Bazı uluslararası haber kuruluşları, BAE'nin İran'a 10 milyar dolar fon aktarmayı kabul ettiğini, bunun 3 milyar dolarının aktarıldığını iddia etmişti.

"İRAN-ABD BU HAFTA SONU ANLAŞACAK"

ABD-İran arasında devam eden saldırı zincirinin sona erdiği açıklamalarının ardından ABD medyası yeni bir iddiayı gündeme taşıdı. Reuters'ın haberine göre "ABD-İran bu hafta sonu anlaşacak" denildi. 

"MUTABAKAT ZAPTI İRAN'IN NÜKLEERİNDE TASFİYE YOLUNU AÇAR"

ABD’li bir yetkili, İran ile imzalanması beklenen mutabakat zaptının "İran’ın nükleer programının tasfiye edilmesine giden yolu açtığını" savundu. Yetkili ayrıca, "İran, mutabakat zaptının imzalanmasıyla hemen bir şey elde etmiyor. Nükleer materyali teslim ederlerse bir şey kazanırlar. Nükleer tesislerini söküp kaldırırlarsa başka kazanımlar elde ederler" dedi.   
  
ABD Başkanı Donald Trump yönetiminden üst düzey bir yetkili, İran ile imzalanması beklenen mutabakat zaptına ilişkin basın mensuplarının sorularını cevapladı. Kimliği açıklanmayan yetkili, anlaşmanın ABD için beş temel sonuç doğurduğunu söyledi. Yetkili, mutabakat zaptı kapsamında Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılacağını ve İran limanlarına ABD ablukasının sonlanacağını işaret etti. Yetkili, "Birincisi, boğazları yeniden açıyor ve İran limanlarına yönelik (ABD) ablukasını kaldırıyor" ifadelerini kullandı. 
 
"İRAN’IN NÜKLEER PROGRAMININ TASFİYESİNİN YOLU AÇILIYOR"
  
Yetkili mutabakat zaptının ikinci olarak ise İran’ın nükleer programının tasfiyesine "yol açtığını" vurguladı. Yetkili, mutabakat zaptının tek başına İran’ı programı sonlandırmaya zorlamadığını, ancak bu maddenin süreci "bu sonuca götürebileceğini" ifade etti. 
 
"MUTABAKAT ZAPTI, ABD’NİN ÇIKARINA HİZMET EDİYOR" AÇIKLAMASI

ABD’li yetkili İran’ın zenginleştirilmiş uranyum kaynaklarının bertaraf edilmesine de değinerek, "(Mutabakat zaptı) Üçüncü olarak, ABD’nin zenginleştirilmiş materyali elde etmesini sağlıyor. Anlaşmada bu materyalin yerinde imha edileceği ve ardından ülkeden çıkarılacağına ilişkin hüküm bulunuyor" ifadelerini kullandı. 
  
Yetkili, bu adımın İran’ın yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stoklarını peşinen teslim etmesini zorunlu kılan bir hüküm olup olmadığına ilişkin net konuşmadı. 
 
"UZUN VADELİ BARIŞ GARANTİSİ"
  
Yetkili mutabakat zaptının bölgede kapsamlı bir barışı da garantileyeceğini savunarak, "Dördüncüsü, bölgede uzun vadeli barışı garanti altına alıyor; bu da İran’ın artık bölgede şiddeti finanse etmemesi ve aynı zamanda herkesin İran’ın toprak egemenliğine saygı göstermesi anlamına geliyor" dedi. 
  
Son olarak yetkili, "Burada bunun uzun vadeli bir taahhüt ve uygulanabilir bir sistem olmasını sağlayacak bir denetim mekanizması da söz konusu" açıklamasını yaptı. 
 
"EKONOMİK BASKILARDAN KURTULACAKLAR"
  
ABD’li yetkili, İran’ın anlaşmadan elde edeceği kazanımlara ilişkin, "Anlaşmaya uymaları halinde uzun yıllardır üzerlerinde bulunan ekonomik baskıların büyük bölümünden kurtulacaklar. Dünya ekonomisine yeniden entegre olacaklar ve normal bir ülke gibi davranmaları karşılığında ödüllendirilecekler" ifadelerini kullandı. 
 
"İRAN, MUTABAKAT ZAPTININ İMZALANMASIYLA HEMEN BİR ŞEY ELDE ETMİYOR"
  
Yetkili, İran’ın mutabakat zaptına imza atarak doğrudan herhangi bir kazanç elde etmeyeceğini belirterek, "İran, mutabakat zaptının imzalanmasıyla ya da müzakerenin kendisiyle hemen bir şey elde etmiyor. Nükleer materyali teslim ederlerse bir şey kazanırlar. Nükleer programlarını ya da tesislerini söküp kaldırırlarsa başka kazanımlar elde ederler. Bölgesel barış ve istikrara gerçekten bağlı kalırlarsa bunun üzerine ek kazanımlar elde ederler" ifadelerini kullandı. 
 
"İRAN DEVLET MEDYASINDA YER ALAN AÇIKLAMALARA TEMKİNLİ YAKLAŞIN"
  
Yetkili ayrıca basın mensuplarını, anlaşma şartlarına ilişkin İran devlet medyasında yer alan açıklamalara temkinli yaklaşmaları konusunda uyardı. Bu açıklamaların kamuoyunu ikna etmeye yönelik olabileceğini ve her zaman gerçeği yansıtmayabileceğini savundu. 
  
İran’ın zenginleştirilmiş uranyum kaynaklarını teslim edip etmemesine ilişkin başlıkların, mutabakat zaptı kapsamında taraflar arasındaki ateşkesin uzatılmasının ardından yapılacak nükleer görüşmelerde ele alınması bekleniyor. 

NİHAİ ANLAŞMA METNİ HAZIRLANDI!

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ABD-İran arasındaki müzakere sürecine ilişkin önemli bir açıklama yaptı. Şerif, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, taraflar arasında imzalanması beklenen barış anlaşmasının metninin tamamlandığını belirtti.

Şerif, "Pakistan’ın sürdürdüğü yoğun arabuluculuk çabaları devam ederken, barış anlaşmasını sabote etmek isteyenler tarafından yürütülen kesintisiz bir yanlış bilgilendirme kampanyasının farkındayız. Bunu bir kenara bırakarak, barış anlaşmasına ilişkin nihai ve üzerinde uzlaşı sağlanmış metnin tamamlandığını teyit edebiliriz" dedi.

Şerif, Pakistan'ın bundan sonraki adımların netleştirilmesi için her iki tarafla da yakın şekilde çalışmaya devam edeceğinin altını çizerek, "Barış hiçbir zaman şu anda olduğu kadar yakın olmamıştı" ifadelerini kullandı.

ARAKÇİ: İSLAMABAD MUTABAKATI HİÇ BU KADAR YAKIN OLMAMIŞTI

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD ile muhtemel mutabakat zaptının imzalanmasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Arakçi, "‘İslamabad Mutabakat Zaptı’ daha önce hiç bu kadar yakın olmamıştı. Metin nihai halini alana kadar medyanın içeriğe ilişkin spekülasyonlardan kaçınması gerekir. Sorumlu ve şeffaf yaklaşımımız doğrultusunda sürece ilişkin ayrıntılar uygun zamanda kamuoyuyla paylaşılacaktır" ifadelerini kullandı.

AXİOS: "TRUMP, AÇIKLAMAYI 'ÇOK OLUMLU' BULDU"

ABD merkezli haber sitesi Axios’un haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump da Arakçi’nin açıklamasına ilişkin değerlendirmede bulundu. Trump’ın, kendisiyle yapılan telefon görüşmesinde İranlı bakanın sözlerini "çok olumlu" bulduğu iddia edildi.

 

TRUMP: İRAN'LA ANLAŞMA YÜRÜTMEK MÜMKÜN DEĞİL

ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik sert açıklamalarda bulunarak Tahran yönetimini "iyi niyetle hareket etmemekle" suçladı.

İran ile yürütülen müzakerelere değinen Trump, "İran, anlaşma yapılabilecek onurlu bir muhatap değil. Onlarla iyi niyet temelinde bir anlaşma yürütmek mümkün değil." ifadelerini kullandı.

İran tarafından basına sızdırıldığı öne sürülen anlaşma şartlarına da tepki gösteren Trump, "İran'ın sahte haberlere sızdırdığı şartların, yazılı olarak üzerinde mutabakata vardığımız şartlarla hiçbir ilgisi yok." dedi.

Trump ayrıca İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan ayrılan Hint gemilerine yönelik düzenlediği iddia edilen insansız hava aracı saldırısını da hedef aldı. Söz konusu saldırının "tamamen kabul edilemez" olduğunu belirten Trump, Tahran yönetimine yönelik, "Kendilerine çeki düzen vermeleri gerekiyor." ifadelerini kullandı.

Trump'ın açıklamaları, Washington ile Tahran arasında gerilimin yeniden yükseldiğine işaret ederken, bölgedeki deniz güvenliğine ilişkin endişeleri de artırdı.

İRAN'IN HÜRMÜZ BOĞAZI'NIN YÖNETİMİNİN DEVRİYLE İLGİLİ HİÇBİR TAAHHÜTTE BULUNMADIĞI BELİRTİLDİ

İran basını, İran-ABD arasındaki 14 maddelik mutabakat zaptı taslağına ilişkin yeni detayların ortaya çıktığını ve Tahran'ın, Hürmüz Boğazı'nın yönetiminin devriyle ilgili "hiçbir taahhütte bulunmadığını" yazdı.

İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre, ABD ile İran arasındaki 14 maddelik mutabakat taslağı hakkında yeni detaylar ortaya çıktı. İran, Hürmüz Boğazı'nın yönetiminin devredilmesi konusunda herhangi bir taahhütte bulunmayacak.

Boğazın yönetiminin geleceği konusunun bölgesel bir mesele çerçevesinde, Tahran ile Umman arasında diyalog ve ortak karar alma yoluyla çözüleceği ileri sürüldü.

BLOOMBERG: ABD VE İRAN ARASINDA MUTABAKAT TASLAĞI PAZAR GÜNÜ CENEVRE'DE İMZALANABİLİR

Amerikan medya kuruluşu Bloomberg, ABD ve İran'ın Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak için bir mutabakat zaptı imzalamaya yakın olduğunu ve bu anlaşmanın Cenevre'de 14 Haziran Pazar günü imzalanabileceğini yazdı.

Bloomberg'in üst düzey yetkililere dayandırdığı haberine göre, G7 liderleri 15-17 Haziran'da Fransa'da bir araya gelmeye hazırlanırken ABD ve İran arasında muhtemel bir mutabakatta da sona yaklaşılıyor.

Bunun nihai bir anlaşmadan ziyade mutabakat zaptı olacağını belirten yetkililer, bu metnin 14 Haziran Pazar günü Cenevre'de imzalanabileceğini kaydetti.

İran'ın henüz imza törenine hazır olduğunu bildirmediğine işaret eden yetkililer, ABD ve İran arasındaki iletişimin yavaş olduğuna işaret etti.

ABD Başkanı Donald Trump, anlaşmanın İran tarafından "onaylanma" aşamasına geldiğini, 11 Haziran'da yapılması planlanan saldırıları iptal ettiğini açıklamıştı. Trump'ın söz konusu açıklamasının, İsrail yönetiminde "şaşkınlıkla karşılandığı" basına yansımıştı.

HİZBULLAH'A YAKIN GAZETEYE GÖRE, ABD VE İRAN ARASINDA BEKLENEN ANLAŞMA LÜBNAN'I DA KAPSAYACAK

Lübnan'da Hizbullah'a yakınlığıyla bilinen Al-Akhbar gazetesi, ABD ile İran arasında varılması beklenen anlaşmanın Lübnan'ı da kapsayacağını ileri sürdü.

Gazetenin haberine göre, anlaşma yalnızca Körfez'deki değil, Lübnan da dahil bölge genelindeki savaş halinin sona erdirilmesine yönelik adımları içeriyor. Haberde, ABD'nin ateşkese değil, savaş durumunun sona erdirilmesi sürecine onay verdiği iddia edildi.

Haberde ayrıca İran'ın, Lübnan'ın da anlaşma kapsamına alındığı yönünde ABD'den "nihai yanıt" aldığı öne sürüldü.

Gazeteye göre Trump'ın, Lübnan dosyasıyla ilgili İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ile 3 kez görüştüğü iddia edilirken, anlaşmanın yalnızca ateşkesi değil tüm saldırıların durdurulmasını, İsrail'in Lübnan'dan hızlı çekilmesine yönelik bir takvim oluşturulmasını, yıkım faaliyetlerinin sonlandırılmasını ve esirlerin serbest bırakılmasını da içerdiği savunuldu.

İddialara ilişkin henüz İsrail tarafından açıklama yapılmadı.

ABD Başkanı Donald Trump, anlaşmanın İran tarafından "onaylanma" aşamasına geldiğini, 11 Haziran'da yapılması planlanan saldırıları iptal ettiğini açıklamıştı. Trump'ın söz konusu açıklamasının, İsrail yönetiminde "şaşkınlıkla karşılandığı" basına yansımıştı.

İSRAİL İŞGAL GÜÇLERİ, ATEŞKESE RAĞMEN LÜBNAN'A GÜNEYİNDEKİ BELDELERE SALDIRILAR DÜZENLEDİ

 İsrail işgal güçlerinin ateşkese ve İran'ın uyarılarına rağmen bugün Lübnan'ın güneyine düzenlediği saldırılarda 1 kişi yaralandı.

İsrail işgal güçleri, 17 Nisan'da yürürlüğe giren ve 17 Mayıs itibarıyla 45 gün uzatılan ateşkese rağmen Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürüyor.

Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail'e ait bir insansız hava aracının (İHA) Sur kent merkezine düzenlediği saldırıda 1 kişi yaralandı.

İsrail savaş uçakları güneydeki Kalav ve Arid Dibbin beldelerine hava saldırıları düzenlerken, topçu birlikleri de Sur'a bağlı Buyut es-Seyyad beldesinin çevresini hedef aldı.

Nebatiye kentine bağlı Cebşit beldesi de İsrail'e ait bir İHA'nın saldırısına uğradı.

İran Silahlı Kuvvetleri'nin savaşı yürüten birimi Hatemu'l Enbiya Karargahı, 8 Haziran'da, İsrail'e yönelik askeri operasyonların durdurulduğunu açıklamış ancak İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürmesi halinde daha sert karşılık verileceği uyarısında bulunmuştu.

İsrail basını ise Başbakan Binyamin Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump'ın talebi üzerine İran'a saldırıları durdurmayı kabul ettiğini ancak Lübnan'a saldırıların "tüm gücüyle" devam edeceğini öne sürmüştü.

ABD'NİN GECE İRAN'A AİT İKİ İHA'YI DÜŞÜRDÜĞÜ ÖNE SÜRÜLDÜ

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'la anlaşmanın tamamlanmak üzere olduğu açıklaması gündemdeyken, Washington yönetiminin, İran'a ait olduğu belirtilen iki insansız hava aracını (İHA) dün gece Hürmüz Boğazı yakınlarında düşürdüğü iddia edildi.

Fox News'e konuşan ABD'li savunma yetkilisi, İran'ın gece Hürmüz Boğazı'ndan geçen ticari gemilere saldırmaya çalıştığını öne sürdü.

Yetkili, söz konusu saldırıda İran'a ait iki İHA'nın ABD tarafından düşürüldüğünü iddia ederek, buna rağmen boğazdaki deniz trafiğinin devam ettiğini savundu.

AXIOS: ABD UÇAKLARI İRAN ANLAŞMASI HAZIRLIKLARI İÇİN AVRUPA'YA HAREKET ETTİ

ABD Hava Kuvvetlerine ait uçakların İran anlaşması hazırlıkları kapsamında Avrupa'ya hareket ettiği iddia edildi.

Axios'un konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre, askeri uçuşların hareketliliği, İran ile anlaşılması halinde gelecek günlerde Cenevre'de gerçekleşebilecek anlaşmanın imzalanmasıyla ilişkili.

İsmi açıklanmayan kaynaklar, ABD Hava Kuvvetlerine ait dört adet C-17 nakliye uçağının, Başkan Yardımcısı JD Vance'in ABD ile İran arasındaki olası bir anlaşmanın imzalanması için Cenevre'ye gerçekleştireceği seyahate yönelik hazırlıklar kapsamında dün Avrupa'ya hareket ettiğini öne sürdü.

Söz konusu iddia, Başkan Donald Trump'ın dün Washington ile Tahran'ın "büyük bir uzlaşmaya" vardığını ve bu hafta sonu anlaşmanın imzalanabileceğini açıklamasının ardından gündeme geldi.

TASLAK MUTABAKAT METNİNE GÖRE, ATEŞKES 60 GÜN DAHA UZAYACAK

Axios'un ulaştığı taslak mutabakat metni, mevcut ateşkesi 60 gün daha uzatırken Hürmüz Boğazı'nın herhangi bir geçiş ücreti alınmaksızın derhal yeniden açılması ve gemi trafiğinin 30 gün içinde savaş öncesi seviyelere çıkarılması hedefleniyor.

Ayrıca İran'ın nükleer silah geliştirmeyeceğini taahhüt etmesi ve zenginleştirilmiş uranyum stokuna ilişkin kaygıları gidermesi beklenen taslak metne göre, nükleer programla ilgili somut adımlar ise ayrı ve daha kapsamlı bir anlaşmaya bırakılacak.

Mutabakat yükümlülüklerinin yerine getirilmesine bağlı olarak İran'a petrol ihracatı için geçici muafiyetler dahil aşamalı yaptırım muafiyetleri de sağlanacak.

Öte yandan, anlaşmanın taslağının Katar'ın arabulucusu Ali El-Thavadi ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi​​​​​​​ arasındaki müzakerelerle şekillendiği kaydedilirken görüşmeler sırasında Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner'in de sürece dahil olduğu belirtiliyor. Ancak, anlaşmanın Katar ve Pakistan'ın arabuluculuğunu yansıtacak şekilde "İslamabad Anlaşması" adıyla anılması bekleniyor.

İran Dışişleri Bakanlığı ise Tahran'ın önerilen anlaşma konusunda henüz nihai bir karar vermediğini açıkladı.

Trump, dün Oval Ofis'teki konuşmasında anlaşmanın sağlanmasındaki katkılarından dolayı Türkiye'yi överken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüştüğünü ve onun bu süreçteki desteğinin "harika" olduğunu ifade etmişti.

TRUMP: "BUGÜN İRAN İLE SAVAŞI BİTİRDİK"

ABD Başkanı Donald Trump, katıldığı bir programda İran'ın nükleer silah sahibi olmama konusunda mutabık kaldığını belirterek, "Bugün İran ile savaşı bitirdik." dedi.

Georgia valiliği için yarışan Burt Jones'ın telefon üzerinden düzenlenen mitingine katılan Trump, İran savaşı ile ilgili açıklamalarda bulundu.

Trump, "Duydununuz mu bilmiyorum, bugün İran ile savaşı bitirdik. Hiçbir zaman nükleer silah sahibi olmamaya razı oldular ki bu bizim ısrarcı olduğumuz bir konuydu. Tüm amacımız buydu. Amacımızın yüzde 95'i buydu." ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı Trump, anlaşmanın İran tarafından "onaylanma" aşamasına geldiğini, 11 Haziran'da yapılması planlanan saldırıları iptal ettiğini açıklamıştı.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin