CANLI | Masada anlaşma, sahada hesaplaşma! ABD İran İHA'larını düşürdü
ABD ile İran arasında savaşın sona erdirilmesine yönelik anlaşmada sona yaklaşıldığı açıklanırken, sahada tansiyon düşmüyor. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz Boğazı'ndan geçen ticari gemileri hedef aldığı belirtilen çok sayıda İran İHA'sının düşürüldüğünü duyurdu. Gelişme, Washington'ın Tahran ile nükleer programın tasfiyesi, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve yaptırımların kaldırılmasını içeren kapsamlı bir anlaşma üzerinde son aşamaya gelindiğini açıklamasının ardından yaşandı.
Orta Doğu'da barış umutları sürüyor. Son yaşananların özeti şöyle;
ABD-İran Cephesi:
Washington ve Tahran arasında savaşın sona erdirilmesine yönelik anlaşmada sona yaklaşıldığı belirtiliyor. ABD'li yetkililer, anlaşmanın birkaç gün içinde imzalanabileceğini ve İran'ın nükleer programının tasfiyesi ile Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasının hedeflendiğini açıkladı. Ancak sahada karşılığı İran'ın ticari gemileri hedef almak üzere gönderdiği belirtilen çok sayıda İHA'nın ABD güçleri tarafından düşürülmesi oldu.
Nükleer Müzakereler:
ABD, İran'ın elindeki yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyumun imha edilmesini veya ülke dışına çıkarılmasını isterken, Tahran'ın bu konuda çekinceleri bulunuyor. Taraflar arasında görüşmeler sürüyor.
Yaptırımlar ve Ekonomi:
Taslak anlaşma kapsamında İran'a yönelik yaptırımların kademeli olarak kaldırılması ve ülkenin dünya ekonomisine yeniden entegre edilmesi planlanıyor. Washington, bunun İran'ın anlaşmaya uyumuna bağlı olacağını vurguluyor.
İsrail-Lübnan Cephesi:
İsrail, müzakerelerin doğrudan tarafı olmasa da süreç yakından takip ediliyor. ABD, olası anlaşmanın Lübnan'daki gerilimin düşürülmesine katkı sağlayabileceğini değerlendirirken, İsrail güvenlik tehditlerine karşı operasyon serbestisini korumakta kararlı olduğunu belirtiyor.
CANLI ANLATIM
İRAN İLE BARIŞ ANLAŞMASI YAKLAŞIRKEN HÜRMÜZ BOĞAZI YAKINLARINDA YENİ ASKERİ HAREKETLİLİK
Amerika Birleşik Devletleri ve İran, cuma günü yaptıkları açıklamalarla savaşlarını sona erdirecek bir anlaşmanın yakın olduğuna işaret etti. Üst düzey bir ABD yönetim yetkilisi, tarafların bir metin üzerinde uzlaştığını ve Washington'ın önümüzdeki günlerde ilk anlaşmayı imzalamayı beklediğini söyledi.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise anlaşmada hâlâ değişiklik yapılmasının mümkün olduğunu, ancak geçici uzlaşının ülkesinin çatışmadan daha güçlü çıktığını gösterdiğini ifade etti.
“İran, ABD ile savaşın galibidir” diyen Arakçi, bu açıklamayı devlet televizyonunda yaptı.
ABD İRAN İHA'SINI DÜŞÜRDÜ
Bu açıklamalardan saatler sonra ABD güçleri, Hürmüz Boğazı'na doğru ilerleyen çok sayıda İran yapımı tek yönlü saldırı insansız hava aracını düşürdü. Konuya aşina bir kaynak Reuters'a yaptığı açıklamada, söz konusu İHA'ların ticari deniz trafiği için tehdit oluşturduğunu söyledi. İsminin açıklanmaması koşuluyla konuşan kaynak, operasyonun bu nedenle gerçekleştirildiğini belirtti.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) daha sonra müdahaleyi doğruladı ve su yolunun gemi geçişine açık olduğunu açıkladı.
SİRİK LİMANI VE KEŞM ADASI CİVARINDA PATLAMA SESLERİ
İran haber ajansları ise İran'ın Sirik Limanı ve Keşm Adası çevresinde patlama sesleri duyulduğunu bildirdi. Bölge sakinleri ve yerel yetkililer, bu seslerin Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri'nden izin almadan boğazı geçmeye çalışan gemileri uyarmak amacıyla İran güçleri tarafından açılan ateşten kaynaklandığını söyledi.
Müzakerelere katılan tüm taraflardan kaynakların aktardığına göre, önerilen mutabakat zaptı Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını ve ABD'nin İran limanlarına yönelik deniz ablukasını kaldırmasını öngörüyor.
NÜKLEER POGRAM NE OLACAK?
Kaynaklara göre, ABD Başkanı Donald Trump'ın savaşı başlatma gerekçesi olarak gösterdiği İran'ın nükleer programına ilişkin müzakereler ise daha sonra gerçekleştirilecek.
İsminin açıklanmaması şartıyla konuşan ABD'li yetkili, anlaşmanın Trump'ın temel hedeflerini karşıladığını ve müzakereleri “çok ama çok iyi bir noktaya” taşıdığını söyledi.
GALİP BELLİ Mİ?
Batılı, Pakistanlı ve İranlı kaynakların Reuters'a aktardığı taslak anlaşma değerlendirmeleri, şartların İran lehine olabileceğine işaret etti. Bu durum Trump'ın eleştirilerine yol açtı. Trump ise söz konusu haberlerin gerçeği yansıtmadığını savundu.
Detaylarda bazı küçük farklılıklar bulunsa da tekliflerin genel olarak Tahran'ın uzun süredir talep ettiği birçok unsuru içerdiği belirtiliyor. Buna karşılık Trump'ın, İran'ın ABD ve İsrail saldırılarının ardından kapattığı Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasından başka önemli bir kazanım elde edememiş göründüğü ifade ediliyor.
ANLAŞMA KAMUOYUNA DUYURULMADAN ÖNCE UZAKTAN İMZALANACAK
Arakçi, Umman ile birlikte İran'ın boğazdaki deniz trafiği üzerindeki kontrolünü sürdüreceğini söyledi. Savaş öncesinde Hürmüz Boğazı dünya petrol ve doğal gaz arzının yaklaşık beşte birine ev sahipliği yapıyordu.
Arakçi, “Kılıcımız her zaman Hürmüz Boğazı'nın üzerinde sallanacak” dedi.
Batılı bir kaynak, anlaşmanın pazar günü kadar erken bir tarihte ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ile İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf tarafından imzalanabileceğini, imza töreni için en güçlü adayın ise Cenevre olduğunu söyledi.
ABD'li yetkili de Avrupa'nın imza yeri olarak değerlendirildiğini ancak henüz kesin karar verilmediğini belirtti.
Arakçi ise anlaşmanın kamuoyuna duyurulmadan önce uzaktan imzalanacağını ifade etti.
ANLAŞMADA NELER VAR?
Reuters'a konuşan çok sayıda kaynağın aktardığı taslak şartlara göre ABD, İran'ın dondurulmuş milyarlarca dolarlık varlığını serbest bırakmaya başlayacak ve petrol ihracatına yönelik yaptırımlardan muafiyet sağlayacak. Bunun karşılığında İran da Hürmüz Boğazı'nı açacak.
İran'ın nükleer programı ise 60 günlük müzakere sürecinde ele alınacak.
ABD'li yetkili, nihai anlaşmanın İran'ın nükleer programının tamamen ortadan kaldırılmasına yol açacağını, yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stoklarının imha edilip ülkeden çıkarılacağını söyledi. Şartlar ayrıca uzun vadede uyumu garanti altına almak için bir denetim mekanizmasını da içeriyor.
ANLAŞMAZLIKLAR SÜRÜYOR
Ancak Arakçi devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, İran'ın nükleer programını tamamen ortadan kaldırmayı kabul etmediğini ve yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumu seyreltilmiş biçimde elinde tutmak istediğini söyledi.
Arakçi , “Tahran açısından yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stokuna ilişkin tercih edilen tek çözüm, malzemenin seyreltilmesidir” dedi.
Kaynaklara göre tekliflerde ayrıca Tahran'a olası savaş tazminatlarının görüşülmesi ve İran'ın füze programına yönelik uzun süredir devam eden ABD taleplerinin geri çekilmesi de yer alıyor.
ABD'li yetkili ise bu değerlendirmeye itiraz etti.
Yetkili, “Yükümlülüklerini yerine getirmeden hiçbir paraları serbest bırakılmayacak. Hürmüz Boğazı açık olacak. İran terör gruplarını finanse etmeyecek” dedi.
Yetkili, “Üzerinde anlaştıkları hususlar bunlar. Bu performansa dayalı bir anlaşmadır” ifadelerini kullandı.
İSRAİL MUTABAKATIN TARAFI DEĞİL
İsrail, müzakerelerin bir parçası olmadı ve Başbakan Benjamin Netanyahu ülkesinin anlaşmanın tarafı olmayacağını söyledi.
Netanyahu son haftalarda, Washington'ın Tahran ile anlaşmaya varabilmesi için İsrail'in Lübnan'daki askeri faaliyetlerini sınırlandırmasını istemesi nedeniyle Trump ile görüş ayrılığı yaşadı.
Arakçi, anlaşmanın Lübnan'daki savaşı sona erdireceğini ve bunun İsrail'in işgal ettiği bölgelerden çekilmesini de kapsadığını ima etti.
İsrail Savunma Bakanı ise ülkesinin geri çekilmeyeceğini söyledi.
Üst düzey bir İsrailli yetkili de İsrail'in tehditlere karşı harekete geçme özgürlüğünü korumayı beklediğini ifade etti.
PETROL FİYATLARI DÜŞTÜ
Anlaşmaya yönelik ilerleme sinyalleri, Körfez'de gerilimin keskin biçimde tırmandığı bir haftanın sonunda geldi.
Bu süreçte İsrail ile İran arasında karşılıklı saldırılar yaşanmış, ABD İran hedeflerini vurmuş, ardından İran da ABD üslerine misilleme saldırıları düzenlemişti.
Anlaşmaya ilişkin haberlerin ardından küresel borsalar yükselirken petrol fiyatları geriledi.
Brent petrolün varil fiyatı yüzde 3'ten fazla düşerek yaklaşık iki ayın en düşük seviyesine indi.
Çatışma, yükselen yakıt fiyatları ve Trump'ın düşen kamuoyu desteği nedeniyle Beyaz Saray için siyasi bir soruna dönüşmüş durumda.
Bazı Cumhuriyetçiler, savaşın kamuoyunda gördüğü olumsuz tepkinin kasım ayında yapılacak ara seçimlerde Kongre üzerindeki kontrollerini kaybetmelerine yol açabileceğinden endişe ediyor.
Ancak Trump'ın Cumhuriyetçi Parti içindeki birçok müttefiki de İran'a fazla taviz verdiği düşünülebilecek bir anlaşmayı desteklemekte zorlanabilir.