İsrail ve Lübnan ateşkeste anlaştı! Hizbullah şartı: Güvenli pilot bölgeler oluşturulacak

İsrail ve Lübnan ateşkeste anlaştı! Hizbullah şartı: Güvenli pilot bölgeler oluşturulacak

İran, Kuveyt Havalimanı'nı vurduğu iddiasını reddederken, İsrail Genelkurmay Başkanı Zamir'den savaşı yeniden başlatma tehdidi geldi. İran ordusu Umman Denizi'nde ABD'ye ait savaş gemisini hedef aldıklarını açıklarken, CENTCOM'dan iddialara yalanlama geldi. Trump Beyaz Saray'da yaptığı açıklamada hafta sonu müzakere yapılabileceğini belirtti. Öte yandan İsrail ve Lübnan arasında ateşkeste anlaştı. Anlaşmada Hizbullah'ın silah bırakarak faaliyetlerine son vermesi, Güney Litani bölgesinden çekilerek güvenli pilot bölge oluşturulması şartı aranacak.

ABD Başkanı Donald Trump, bulunduğu açıklamada "İran'la önceki gün, dün ve bugün görüşüyoruz, artık anlaşmamız gerekiyor" açıklamasında bulunmuştu.

Orta Doğu'da barış umutlarını ise İran'a ait olduğu iddia edilen bir ticari geminin Hürmüz Boğazı'ndan geçerek ABD ablukasını delme girişimi suya düşürdü. İsrail ve Lübnan da Trump'ın ateşkes ilanına rağmen çatışmaya devam ediyor. ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada İsrail ve Lübnan arasında ateşkes anlaşmasının sağladığı belirtildi.

BU CANLI ANLATIM SONA ERDİ

YENİ GELİŞMELERİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

İŞTE 3 HAZİRAN 2026 TARİHİNDE ORTA DOĞU'DA ANBEAN YAŞANANLAR

CANLI ANLATIM

TEMSİLCİLER MECLİSİ'NDEN TRUMP'A KISITLAMA! TASARI KABUL EDİLDİ

ABD Temsilciler Meclisi, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran'a yönelik askeri eylemlerinin kısıtlanmasını öngören "savaş yetkileri" tasarısını 208 "hayır" oyuna karşılık 215 "evet" oyuyla kabul etti.

ABD ile İran arasındaki gerginlik ve kalıcı barış umutları sürerken, Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu ABD Temsilciler Meclisi’nde önemli bir oylama yapıldı. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran'a yönelik askeri eylemlerinin kısıtlanmasını öngören "savaş yetkileri" tasarısı 208 "hayır" oyuna karşılık 215 "evet" oyuyla kabul edildi.

Cumhuriyetçi üyeler Thomas Massie, Brian Fitzpatrick, Tom Barrett ve Warren Davidson’un ABD'nin İran'a karşı başlattığı savaşa karşı oy kullanmaları dikkat çekerken, Trump'ın kendi partisinden yükselen muhalif sesler ABD Kongresi’ndeki İran savaşına yönelik tepkinin göstergesi olarak yorumlandı. Simgesel öneme sahip bu tasarının Senato’dan da geçmesi halinde Trump’ın önüne gitmesi bekleniyor. Ancak, Trump’ın tasarıyı veto etmesine kesin gözüyle bakılıyor.
 

ANLAŞMADA HİZBULLAH ŞARTI: SİLAH BIRAKARAK BÖLGEDEN ARINDIRILACAK

A Haber muhabiri İrfan Sapmaz, İsrail ve Lübnan arasında yapılan ateşkes anlaşmasına ilişkin sıcak bilgileri paylaştı. 

LÜBNAN ORDUSU TAM KONTROL SAĞLAYACAK

Bölgedeki kritik gelişmeleri anbean takip eden A Haber Muhabiri İrfan Sapmaz, "Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı’nın öncülüğünde yürütülen yoğun diplomatik temaslar sonucunda İsrail ve Lübnan arasında yeni bir ateşkes ve güvenlik düzenlemesi çerçevesinde anlaşmaya varıldığı açıklandı" sözleriyle dünya gündemine oturan bu gelişmeyi duyurdu. Sapmaz, anlaşmanın kapsamını detaylandırarak, "Anlaşma, Hizbullah’ın Güney Lübnan’daki faaliyetlerinin sona erdirilmesini, Lübnan ordusunun bölgede tam kontrol sağlamasını ve iki ülke arasında siyasi güvenlik görüşmelerinin yeniden başlamasını öngörüyor" ifadelerini kullandı.

"HİZBULLAH SİLAH BIRAKACAK VE PİLOT GÜVENLİK BÖLGELERİ OLUŞTURULACAK"

Anlaşmanın teknik detaylarına ve askeri stratejisine dair önemli bilgiler paylaşan İrfan Sapmaz, "Anlaşmanın ana maddeleri ABD’nin aracılık ettiği çerçeveye göre, İsrail ve Lübnan mevcut ateşkes mekanizmasını yeniden uygulamaya koyacak. Güney Lübnan’da Hizbullah unsurlarından arındırılmış pilot güvenlik bölgeleri oluşturulacak" şeklinde konuştu. Bölgedeki hakimiyetin el değiştireceği bu yeni süreci Sapmaz, "Litani Nehri’nin güneyinde güvenlik sorumluluğu tamamen Lübnan Silahlı Kuvvetleri’ne bırakılacak; devlet dışı silahlı aktörlerin bölgedeki etkisinin sona erdirilmesi hedeflenecek" sözleriyle aktardı.

KRİTİK UNSUR HİZBULLAH: SİLAHLAR SUSACAK MI?

Anlaşmanın başarısı için en hayati noktanın Hizbullah’ın tavrı olduğunu vurgulayan İrfan Sapmaz, "Anlaşmanın en kritik unsurunu Hizbullah oluşturuyor. ABD tarafından desteklenen plana göre Hizbullah’ın saldırıları durdurması ve Güney Lübnan’daki silahlı varlığını sonlandırması bekleniyor. Lübnan tarafı ise İsrail’in de saldırılarını durdurmasını ve anlaşmanın karşılıklı uygulanmasını talep ediyor" ifadelerini kullandı. Sapmaz, Beyrut ve Kudüs hattında yürütülen yoğun diplomasinin temel amacının tarafları bu noktada uzlaştırmak olduğunu belirtti.


SAHADA SICAK TEMAS: ATEŞKES AÇIKLAMASINA RAĞMEN SİLAH SESLERİ KESİLMEDİ

Anlaşma haberlerine rağmen bölgeden gelen dehşet anları barışın üzerindeki kara bulutları dağıtmaya yetmedi. İrfan Sapmaz, "Ancak ateşkes açıklamalarına rağmen sahadaki durum kırılganlığını koruyor. Reuters ve Associated Press’in aktardığı bilgilere göre anlaşma açıklamasının ardından Lübnan’ın çeşitli bölgelerinde saldırılar ve karşılıklı güvenlik olayları yaşandı" sözleriyle sahadaki gerilimi aktardı. Sapmaz, yaşanan sıcak çatışmaları, "İsrail ordusu kuzey sınırında bir hava hedefini düşürdüğünü açıklarken, Hizbullah kaynaklı olduğu değerlendirilen roket saldırıları da gerilimin tamamen sona ermediğini gösterdi" ifadeleriyle detaylandırdı.

İSRAİL VE LÜBNAN ATEŞKESTE ANLAŞTI

İsrail ve Lübnan heyetlerinin ABD arabuluculuğunda gerçekleştirdiği doğrudan görüşmelerin 4. turunun tamamlanmasının ardından, üç ülkeden görüşmelerin içeriğine ilişkin ortak açıklama geldi.

İsrail ve Lübnan heyetlerinin ateşkesin hayata geçirilmesi konusunda görüş birliğine vardığı kaydedilen açıklamada, "İsrail ve Lübnan ateşkesin uygulanması konusunda mutabık kalmıştır. Ateşkes, Hizbullah saldırılarının tamamen durdurulmasına ve tüm Hizbullah unsurlarının (İsrail sınırı ile Lübnan’ın Litani Nehri arasındaki) Güney Litani bölgesinden tahliye edilmesine bağlıdır" ifadeleri kullanıldı.

"DEVLET DIŞI AKTÖRLER DEVRE DIŞI BIRAKILACAK"

İsim vermeden Hizbullah’ın Lübnan’daki varlığına işaret edilen açıklamada, "İsrail ve Lübnan ABD'nin yardımıyla devlet dışı tüm aktörlerin devre dışı bırakılması ve bölgenin yegane kontrolünün Lübnan Silahlı Kuvvetleri'ne verilmesini öngören pilot bölgeler oluşturma sürecinin hızla hayata geçirilmesi konusunda mutabık kalmıştır" denildi. Bu adımların kapsamlı bir barış ve güvenlik anlaşmasına kapı aralayacağı vurgulanan açıklamada, "Görüşmelere katılan tüm ülkeler, İsrail ile Lübnan arasındaki ilişkilerin geleceğine bu iki egemen hükümet tarafından karar verilmesi gerektiğini yinelemiştir. Herhangi bir devlet veya devlet dışı aktörün, Lübnan'ın geleceğini rehin almaya yönelik her türlü girişimi reddedilmektedir" ifadeleri kullanıldı.

"İSRAİL VE LÜBNAN DOĞRUDAN MÜZAKERELERE DEVAM EDECEK"

İsrail ve Lübnan’ın karşılıklı güveni inşa etmek, sorunları çözmek ve iki ülke arasında kapsamlı bir anlaşmaya varmak için doğrudan müzakerelere devam etme kararı aldığı aktarılarak, "Heyetler, 29 Mayıs'ta Pentagon'da yapılan görüşmeleri temel alarak, Lübnan ve İsrail'in egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü sürdürülebilir bir şekilde güvence altına almayı amaçlayan bir güvenlik çerçevesini ele almıştır. Bu çerçeve, devlet dışı silahlı grupların dağıtılmasını ve yeniden ortaya çıkmalarının önlenmesini de içermektedir" denildi.

ABD’DEN LÜBNAN SİLAHLI KUVVETLERİ’NE DESTEK TAAHHÜDÜ

Görüşmelere katılan tüm tarafların, İran'ın bölge ülkelerine yönelik saldırılarını ve Orta Doğu genelindeki istikrar bozucu faaliyetlerini kınadığı belirtilerek, "ABD, İsrail ve Lübnan hükümetlerinin egemenliğine yönelik süregelen desteğini yinelemiştir. Çatışmaların sona ermesine yönelik herhangi bir anlaşmanın, başka bir kanal üzerinden değil, doğrudan ABD’nin arabuluculuğunda iki hükümet arasında yapılması gerektiğini bir kez daha vurgulamıştır. ABD, Lübnan Silahlı Kuvvetleri'nin kapasitesinin artırılması ve Lübnan’ın egemenliğini etkin bir şekilde kullanması konusunda destek vermeye hazır olduğunun altını çizmiştir" ifadeleri kullanıldı.

HİZBULLAHI "SİLAHSIZLANDIRMA" ŞARTI 

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun 2 Haziran'da yaptığı "Hizbullah'ın sadece İsrail'in ve ABD’nin değil, aynı zamanda Lübnan'ın da düşmanı olduğu" yönündeki açıklamaları hatırlatılarak, "İsrail, görüşmelerde güvenliğinin ve toprak bütünlüğüne saygının ancak Hizbullah'ın silahsızlandırılması ve tüm Lübnan'daki Hizbullah altyapısının çökertilmesiyle sağlanabileceğini yinelemiştir. Askıda kalan tüm sorunların çözümü ile kalıcı barış ve güvenliğin sağlanması için ABD liderliğindeki doğrudan müzakerelerin önemini vurgulamıştır" denildi.

LÜBNAN’DAN EGEMENLİK VURGUSU

Lübnan’ın görüşmelerde egemenliğe karşılıklı saygı ve çatışmaların durdurulmasının önemine vurgu yaptığı aktarılarak, "Lübnan heyeti, toprak bütünlüğü ve tam devlet egemenliği ilkelerinin öneminin altını çizmiştir. Lübnan, ülke genelinde etkin kontrolü sağlamak adına, ABD desteğiyle Lübnan Silahlı Kuvvetleri'nin kapasitesini artırma kararlılığını ifade etmiştir" ifadelerine yer verildi. İsrail ve Lübnan heyetlerinin kapsamlı bir anlaşmaya varma hedefiyle 22 Haziran’da başlayan haftada yeniden bir araya gelerek siyaset ve güvenlik süreçlerini ele alacağı aktarıldı. ABD’nin bu süre zarfında taraflar arasındaki iletişimi kolaylaştırmaya devam edeceği ifade edildi. 

RUBIO: İSRAİL'İN "SINIR GENİŞLETMESİ" KARARI BİZİM POLİTİKAMIZ DEĞİL

 ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İsrailli yetkililerin dillendirdiği üzere ülke sınırlarının Lübnan, Suriye ve Gazze'ye doğru genişlemesinin "ABD'nin politikası olmadığını" bildirdi.

Rubio, ABD Senatosu Bütçe Alt Komitesinin, Başkan Donald Trump'ın Dışişleri Bakanlığı için 2027 mali yılı bütçe talebi ve Orta Doğu'da devam eden çatışma hakkındaki sorularını yanıtladı.

ABD Senatörü Jeff Merkley'in İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'in Lübnan, Suriye ve Gazze'ye doğru genişleme isteğini gündeme getirmesi üzerine, Rubio böyle bir şeyi hedeflemediklerini açıkça dile getirdiklerini söyledi.

Rubio, "Az önce tarif ettiğiniz şeyin, sizin sözlerinize dayanarak söylüyorum, ABD politikası olmadığını, statükoyu istediğimizi, yani Batı Şeria'da daha geniş bir durumu istikrarsızlaştırabilecek ek eylemlerin yapılmayacağını defalarca savunduk." ifadelerini kullandı.

İsrail'in Lübnan'da toprak iddiasını dillendirdiğini hatırlatan Rubio, "Ancak Suriye'de ve özellikle Suriye'nin güneyinde onlarla çok yakından ilgilendiğimizi de ifade ettim. Orada, İran unsurlarının kendilerini hedef almak için kullanacağından korktukları için bir güvenlik koridoru oluşturmaları gerektiğini savunuyorlar." değerlendirmesinde bulundu.

Rubio, İsrail'in Suriye ile ilgili söz konusu endişelerini gidermek için Suriyeli yetkililerle birlikte çalıştıklarını belirtti.

İsrailli siyasetçilerin açıklamalarıyla ilgili yorum yapmak istemediğini belirten Rubio, Gazze'de takip edilecek yolla ilgili olarak da 20 maddelik barış planının "oldukça açık" olduğunu vurguladı.

Rubio, "Plan Gazze'nin, şu anda oluşturulmakta olan otokratik bir yapı tarafından yönetilmesi gerektiğini belirtiyor. Bu yapıda, şu anda eğitmeye çalıştığımız polis memurları ve yatırım için koşullar yaratan uluslararası bir istikrar gücü bulunuyor; böylece orada bir ekonomi kurulabilir ve insanlar şu anda olduğu gibi enkaz içinde yaşamak zorunda kalmazlar." dedi.

Senatör Merkley'in ısrarı üzerine Batı Şeria'daki İsrailli işgalcilerin eylemlerine değinen Rubio, "Bunu defalarca dile getirdik ve aslında, dediğim gibi, bunun üzerinde çalıştığımız diğer bazı şeylere engel olduğunu söyledik." ifadelerini kullandı.

İRAN UMMAN DENİZİ’NDE ABD SAVAŞ GEMİSİ HEDEF ALDI

Bölgedeki kritik gelişmeleri anbean takip eden A Haber Muhabiri Ekber Karabağ, "Az önce İran ordusundan bir açıklama geldi; açıklamada bölgedeki bir Amerikan savaş gemisini vurduklarını ifade ettiler" sözleriyle sıcak teması duyurdu. İran’ın klasik ordusu Erteş tarafından yapılan açıklamada, söz konusu geminin hedef alınma gerekçesi olarak İran’ın ticari gemilerine Umman Denizi'nde yapılan engellemeler gösterildi. Karabağ, "Vurulan söz konusu geminin Umman Denizi'nde olduğu ve İran karasularına doğru hareket halinde olduğu ordu tarafından bildirildi" ifadelerini kullandı. CENTCOM kanadından konuya dair henüz bir doğrulama gelmezken, İran tarafı operasyonun başarıyla gerçekleştiğini savunuyor.

KUVEYT’TE DEHŞET ANLARI: ÜS VURULDU, DİPLOMATİK KRİZ PATLAK VERDİ

Gerilimin bir diğer ayağı ise Kuveyt’teki ABD üssü oldu. Bölgeden gelen çelişkili açıklamaları aktaran Ekber Karabağ, "İran Devrim Muhafızları, Kuveyt’teki hava alanının İran tarafından vurulmadığını, hasarın ABD’ye ait Patriot hava savunma sistemlerinin fırlattığı füzelerin düşmesi sonucu oluştuğunu iddia etti" şeklinde konuştu. Ancak ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı bu iddiayı reddederek, saldırının İran’a ait insansız hava araçlarıyla gerçekleştirildiğini duyurdu. Saldırının bilançosu ise ağır oldu; Karabağ, "Kuveyt’ten gelen resmi açıklamaya göre 1 kişi hayatını kaybetti, 60’ın üzerinde yaralı var" sözleriyle dehşetin boyutunu gözler önüne serdi. Bu kanlı saldırının ardından Kuveyt yönetimi, 2 İranlı diplomatı istenmeyen kişi ilan ederek 24 saat içinde ülkeyi terk etmelerini istedi.

ATEŞ HATTI YAYILIYOR: SALDIRILARIN KAYNAĞI BAHREYN VE KUVEYT Mİ?

İran’ın Kiş Adası’na ve ticari gemilerine yönelik saldırıların ardından Tahran yönetimi sert bir suçlamada bulundu. Ekber Karabağ, "İran, kendi topraklarına ve gemilerine yönelik saldırıların merkezinin Bahreyn ve Kuveyt olduğunu ileri sürerek bu iki ülkeyi hedef aldığını bildirdi" ifadelerini kullandı. Buna karşılık Kuveyt Dışişleri Bakanlığı’ndan anında yalanlama geldiğini belirten Karabağ, "Kuveyt tarafı, kendi hava sahası ve topraklarının İran’a yönelik operasyonlarda kesinlikle kullanılmadığını açıkladı" dedi.

HARK ADASI’NDAN KİŞ ADASI’NA KARŞILIKLI MİSİLLEMELER

Olayların nasıl bu noktaya geldiğini özetleyen Ekber Karabağ, "Sabahın erken saatlerinde ABD, Hark Adası’na doğru giden İran’a ait boş bir petrol tankerini vurdu; İran ise buna karşılık ABD ile bağlantılı bir gemiyi hedef aldı" sözleriyle karşılıklı hamleleri anlattı. Ardından ABD’nin Kiş Adası’ndaki iletişim kulesini vurmasıyla gerilimin zirve yaptığını belirten Karabağ, İran’ın bu saldırının kaynağı olarak gördüğü üslere yöneldiğini aktardı.

ABBAS ARAKÇİ’DEN TARİHİ TEHDİT: YA TÜM CEPHELERDE DURACAK YA DA HİÇ DURMAYACAK!

Diplomatik trafiğin de bir hayli karışık olduğunu vurgulayan Ekber Karabağ, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin sert mesajlarını şu sözlerle paylaştı:

"Abbas Arakçi, 'Ya savaş Lübnan ve İran dahil tüm cephelerde duracak, ya da durmayacak; biz savaşı yeniden başlatmaya hazırız ve silahlı kuvvetlerimiz İsrail’i vurmak için teyakkuzdadır' şeklinde konuştu."

Her ne kadar İran medyasında mesaj alışverişinin durduğu iddia edilse de Arakçi’nin mesaj trafiğinin devam ettiğini belirttiği de haberde yer aldı.

STRATEJİK HAMLE: BAB’ÜL MENDEB KAPATILIYOR MU?

İran’ın elindeki en büyük kozlardan biri olan deniz ticaret yollarına dair de dehşet verici bir uyarı geldi. Ekber Karabağ, Tahran’ın stratejik planını şu sözlerle aktardı:

"İran, eğer Lübnan’a yönelik saldırılar devam ederse, bugün Hürmüz Boğazı’nı nasıl kontrol ediyorsa Bab’ül Mendeb için de aynı kararı alacağını ve orayı kapatacağını ifade ediyor."

Bu durumun küresel ekonomiyi ve enerji hatlarını sarsacak bir gelişme olduğunun altı çizildi.

TRUMP: HAFTA SONU İRAN İLE MÜZAKERE OLABİLİR

ABD Başkanı Trump, Oval Ofis'te düzenlediği bir kararname imza töreninin ardından basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Trump, İran'la müzakerelerin halen devam ettiğine işaret ederek "Müzakerelerin çok çok iyi gittiğini ilettiler. Eğer (anlaşma) olursa, olmayabilir de, ama olursa mesela bu hafta sonu olabilir." dedi.

İran'ın anlaşmayı imzalaması durumunda nükleer silah geliştirmeyeceği ve edinmeyeceği konusunu kabul etmiş olacağını vurgulayan ABD Başkanı, bunu Tahran'ın kabul etmeye çok yakın olduğunu söyledi.

"Teorik olarak bir anlaşmayı imzalamaya çok yakın sayılırlar. Aslında onlarla çok iyi anlaşıyoruz." diyen Trump, müzakere sürecinin olumlu şekilde sonuçlanmasından ümitli olduğunun altını çizdi.

Öte yandan Trump, İran'da gömülü halde bulunduğu bildirilen nükleer kalıntıların ne şekilde çıkarılacağıyla ilgili bir soruya yanıt verirken, bunu İran ile yapacaklarını dile getirdi.

Trump, "Biz bunu yapmak istiyoruz, onlar zaman zaman bu konuda fikir değiştiriyor. Ancak bu işler bittiğinde gidip o materyali alacak ve yok edeceğiz." şeklinde konuştu.

"İSRAİL İLE HİZBULLAH BİRBİRLERİNE SALDIRMAYACAK"

ABD Başkanı Trump, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarına ilişkin değerlendirmesinde ise söz konusu süreci "kontrol altına aldığı" ve İran'la müzakere sürecinin devam ettiği mesajını verdi.

Hizbullah yetkilileri ile yaptıkları görüşmelere atıfta bulunan Trump, "Aslında Hizbullah ile ilk kez görüştük. Dün, (İsrail'e) ateş açmayacaklarını kabul ettiler, İsrail de onlara ateş açmayacak." ifadelerini kullandı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun kendisi için "iyi bir ortak" olduğunu kaydeden Trump, "İsrail'in bize ihtiyacı vardı. Biz olmasak yaptıkları şeyleri yapamazlardı, hatta yanına bile yaklaşamazlardı. Bize ihtiyaçları vardı ve biz de onlara yardım ettik." dedi.

"ANLAŞMA SAĞLANIR SAĞLANMAZ HÜRMÜZ BOĞAZI AÇILACAK"

ABD Başkanı ayrıca, İran'la anlaşma sağlanır sağlanmaz Hürmüz Boğazı'nın açılacağını vurgulayarak bu konuda gerekli çalışmaların yapıldığını belirtti.

Boğazın sadece bazı yerlerinde deniz mayınlarının kaldığını ve bunların da hızla temizlenebileceğini savunan Trump, "İran'la anlaşma olur olmaz Hürmüz Boğazı derhal açılacaktır." dedi.

Trump ayrıca, İran'ın Kuveyt'e yönelik saldırıları konusundaki fikrinin sorulması üzerine, "Her şeyin bir sebebi vardır, biz onlara oldukça sert vurduk, onlar biraz kışkırtılmıştı, dolayısıyla karşılık veriyorlardı." değerlendirmesini yaptı.  

ARAKÇİ: BEYRUT'A SALDIRI SAVAŞIN BAŞLAMASINA YOL AÇAR

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD-İran arasındaki hassas ateşkes ve Lübnan’a yönelik İsrail saldırılarına ilişkin açıklama yaptı. İran basınında yer alan haberlere göre Arakçi, Tahran yönetiminin Lübnan’ın başkenti Beyrut’a yönelik herhangi bir saldırı karşısında sessiz kalmayacağını söyledi.

Arakçi, Lübnan merkezli Al Mayadeen’e yaptığı açıklamada ise, "Beyrut'a yapılacak herhangi bir saldırı, ciddi sonuçlar doğuracak ve savaşın tamamen yeniden başlamasına yol açacaktır" dedi.

İsrail'in Beyrut'un banliyölerine yönelik saldırı tehdidinde bulunduğu anda kararlı bir tavır aldıklarını söyleyen Arakçi, İran Silahlı Kuvvetleri’nin karşı saldırı için tam teyakkuza geçirildiğini belirtti.

"ABD İLE TEMAS KESİLMEDİ"

Arakçi ayrıca ABD ile temasın kesilmediğini ancak müzakerelerde herhangi bir ilerleme kaydedilmediğini aktardı. Dışişleri Bakanı, gelinen süreçte her iki tarafın da karşılıklı olarak gönderilen metinleri incelediğini söyledi.

İRAN ORDUSU: ABD SAVAŞ GEMİSİNİ VURDUK

İran basını, İran ordusunun Umman Denizi’nde ABD’ye ait bir savaş gemisine saldırı gerçekleştirdiğini iddia ederken, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) söz konusu iddiaları yalanladı.

İran basını, İran ordusunun Umman Denizi’nde ABD’ye ait bir savaş gemisine saldırı düzenlediğini öne sürdü. İran’ın yarı resmi Tasnim Haber Ajansı’nın haberinde, İran Donanması’nın ülkenin Umman Denizi’ndeki karasularına yaklaştığı tespit edilen ABD’ye ait bir savaş gemisini hedef aldığı iddia edildi. Haberde, söz konusu gemide bir "komuta ve kontrol merkezi" bulunduğu da belirtildi.

İddialara göre saldırı, ABD’nin bölgede İran’a ait ticari gemilere yönelik eylemleri ve Hürmüz Boğazı’ndaki düzenlemeleri ihlal ettiği gerekçesiyle gerçekleştirildi.

ABD'DEN YALANLAMA 

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ise söz konusu iddiaları yalanladı. CENTCOM’dan yapılan açıklamada, "İran yalan söylüyor. ABD’nin denizdeki askeri unsurları güvenli ve serbest bir şekilde uçmaya, seyretmeye ve faaliyet göstermeye devam ediyor" ifadeleri kullanıldı.

 

İRAN'DAN HAVALİMANI SALDIRISINI ABD'NİN SEBEP OLDUĞU İDDİASI

İran Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü Hüseyin Muhibbi, ABD’nin Patriot füzesinin Kuveyt Havaalanı yolcu terminalinin tahrip olmasına sebep olduğunu ileri sürdü.

Yarı resmi Tesnim Haber Ajansına göre, Muhibbi, Kuveyt Havaalanına yapılan saldırıya ilişkin açıklama yaptı.

Kuveyt Havaalanı yolcu terminaline yapılan saldırıya ilişkin araştırma yaptıklarını belirten Muhibbi, Devrim Muhafızları Ordusu Hava Kuvvetlerinin söz konusu hedefe yönelik herhangi bir saldırısının olmadığını ileri sürdü.

Muhibbi, yaptıkları araştırma sonucunun, “Kuveyt Havalimanı yolcu terminalinin yıkımının, İran füzelerini engelleyemeyen ve bu terminale düşen Amerikan Patriot sistemlerindeki bir hatadan kaynaklandığını” gösterdiğini iddia etti.

İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD'nin İran'a ait Keşm Adası'na saldırısına karşılık Kuveyt'te ABD güçlerine ev sahipliği yapan askeri üsleri füzelerle vurduğunu duyurmuştu.

Kuveyt ordusu, İran'ın düzenlediği kamikaze İHA saldırısı nedeniyle Kuveyt Havalimanı yolcu terminali binasında hasar oluştuğunu ve çok sayıda kişinin yaralandığını açıklamıştı. 

İSRAİL'DEN İRAN'A KARŞI SAVAŞA HAZIRLIK MESAJI

İsrail Genelkurmay Başkanı Zamir, İran'a karşı savaşı "derhal" yeniden başlatmaya hazır olduklarını belirtti.

Zamir, İsrail donanmasının İran'a saldırılarda önemli bir rol oynadığını savundu.

İsrail'in Lübnan'a karşı gerilimi tırmandıran ve saldırılarını sürdüren tutumun sürdürme konusunda kararlı olduğuna işaret eden Zamir, "Lübnan'da her tehdide saldırdıklarını" öne sürdü.

Zamir, "Lübnan'daki güçlerimiz için ateşkes söz konusu değil." ifadesini kullandı.

İsrail Genelkurmay Başkanı Zamir'in açıklamalarının, Beyrut ile Tel Aviv yönetimleri arasında ABD'de 4. tur müzakerelerin yapıldığı dönemde gelmesi dikkati çekti.

Amerikan Axios haber platformunun dünkü haberinde, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'la müzakere sürecini "baltaladığı" gerekçesiyle İsrail'in Lübnan'da son günlerde gerginliği tırmandırmasından duyduğu rahatsızlığı açıkça dile getirdiği belirtilmişti.

KUVEYT: İRAN'IN SALDIRISINDA HASAR ALAN ULUSLARARASI HAVALİMANINDA UÇUŞLAR YENİDEN BAŞLADI

Kuveyt'te İran'dan düzenlenen insansız hava aracı (İHA) saldırıları nedeniyle hasarın oluştuğu Uluslararası Kuveyt Havalimanında uçuşların yeniden başladığı duyuruldu.

Kuveyt Enformasyon Bakanlığının ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından konuya dair bilgi verildi.

Havalimanında teknik ekipler ve ilgili yetkililer tarafından yapılan hasar tespit çalışmalarının tamamlanmasının ve operasyonların güvenliği için gerekli önlemlerin alınmasının ardından uçuşların T4 Terminali üzerinden yeniden başladığı belirtildi.

ERTELENEN UÇUŞLAR YENİDEN DÜZENLENECEK

Yolcuların ve personelin güvenliğinin öncelikli olduğu ve en yüksek güvenlik standartlarına uygun olarak operasyonların devamlılığını sağlamak için tüm ilgili taraflarla koordinasyon içinde çalışmaların süreceği vurgulandı.

Kuveyt Hava Yolu Şirketi'nden yapılan açıklamada da uçuşların askıya alınması nedeniyle ertelenen uçuşların programının yeniden düzenleneceği ve ilan edileceği belirtildi.

Açıklamada, rezervasyonlarını iptal etmek veya değiştirmek isteyen yolcuların, yalnızca bugünkü uçuşlar için herhangi bir ücret ödemeyecekleri ifade edildi.

KUVEYT İRAN SALDIRILARINDA BİR KİŞİNİN HAYATINI KAYBETTİĞİNİ AÇIKLADI

Kuveyt, İran'ın Uluslararası Kuveyt Havalimanı'nı da hedef aldığı saldırılarda bir kişinin öldüğünü ve yaralılar olduğunu, diplomatik misyonlar dahil bazı "hayati önem taşıyan" tesislerin hasar gördüğünü duyurdu.

Kuveyt Dışişleri Bakanlığından İran'dan düzenlenen füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarıyla ilgili açıklama yapıldı.

Saldırıların şiddetli bir dille kınandığı açıklamada, sonuncusu havalimanına yönelik olmak üzere İran'dan yapılan saldırılarda 1 kişinin hayatını kaybettiği, bazı kişilerin yaralandığı belirtildi.

İRAN'DA BİR POLİSİ ÖLDÜRMEKLE SUÇLANAN KİŞİ İDAM EDİLDİ

 İran'da bir polisi kasten öldürmek suçlamasıyla idama mahkum edilen bir kişinin cezasının infaz edildiği bildirildi.

İran'ın Tesnim Haber Ajansına göre, ocak ayındaki şiddet olayları sırasında Hemedan kentindeki saldırıda hayatını kaybeden Binbaşı rütbeli polis Muhammed Cevad Bahşiyan'ı kasten öldürmekle suçlanarak ölüm cezasına mahkum edilen Fethullah Averi adlı bir kişi idam edildi.

Averi'nin, Bahşiyan'ı ocak ayındaki gösteriler sırasında bıçaklayarak öldürdüğüne dair kamera kayıtları olduğu ve sanığın mahkeme sürecinde Bahşiyan'ı bıçaklayarak öldürdüğünü itiraf ettiği aktarıldı.

Devrim Mahkemesi tarafından verilen kararın Yüksek Mahkeme'de de onaylanması üzerine mahkumun bu sabah idam edildiği belirtildi.

İRAN: "HER ATIŞ VE SALDIRIYA, FÜZE YAĞMURUYLA KARŞILIK VERİLECEK"

İran lideri Mücteba Hamaney'in Danışmanı ve eski Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı Tümgeneral Muhsin Rızai, ABD'nin her türlü saldırısına füze saldırılarıyla karşılık verileceğini bildirdi.

Rızai, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından paylaştığı mesajında, ABD ile müzakere ve çatışmalara dair gelişmelerle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Muhsin Rızai, "Ne müzakere ne de ateşkes sürecinde ABD'nin aşırı taleplerine izin vermeyeceğiz. Her bir atış ve saldırıya, füze ve dron yağmuruyla karşılık verilecektir. Tarih geriye sarılamaz ve saldırgan hızla cezalandırılacaktır." ifadelerini kullandı.

İRAN: ABD'NİN SALDIRILARI KUVEYT VE BAHREYN ÜZERİNDEN GERÇEKLEŞTİRİLDİ

İran Dışişleri Bakanlığı, ABD güçlerinin Hürmüz Boğazı'nda bir İran petrol tankerine ve Keşm Adası'ndaki bir iletişim kulesine saldırılarının, "Kuveyt ve Bahreyn topraklarından gerçekleştirildiğini" savunarak, bu iki ülkenin yöneticilerinin "İran'a saldırıların doğrudan sorumlusu" olduğu suçlamasında bulundu.

İran Dışişleri Bakanlığı yaptığı yazılı açıklamayla, gece ve sabaha karşı ABD ordusu tarafından Hürmüz Boğazı'nda bir İran petrol tankerine ve Keşm Adası'ndaki bir telekomünikasyon kulesine düzenlenen saldırıları kınadı.

Saldırıların ABD ile geçici ateşkesin ihlali olduğu ifade edilerek, "Bu saldırgan eylemler, yalnızca 8 Nisan'da ilan edilen ateşkesin ihlali değil, aynı zamanda Birleşmiş Milletler Şartı'nın 2. maddesinin 4. fıkrası ile uluslararası hukukun ağır ihlalidir." denildi.

ABD'nin "bölgesel ülkelerin topraklarını ve tesislerini İran'a karşı saldırılar için kullandığına" yer verilen açıklamada, Kuveyt ve Bahreyn'in bu saldırılarda "doğrudan ve açık sorumluluğu" bulunduğu savunuldu.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Herhangi bir ülke, İran'a karşı askeri saldırıların gerçekleştirilmesi amacıyla kendi kara, deniz ve hava sahasını veya tesislerini kullanmasına izin verirse, uluslararası hukuku ve iyi komşuluk ilişkilerini ihlal etmiş olur. Bu durum, BM Genel Kurulu'nun 3314 sayılı kararına göre saldırı eylemi anlamına gelir. Bu durumun sonuçlarının sorumluluğu, Amerikan-Siyonist saldırganlara ve topraklarını ve tesislerini sağlayarak İran'a karşı saldırganlık eylemlerinde onlara yardım eden taraflara aittir."

KUVEYT HAVALİMANI'NDAKİ YIKIM GÖRÜNTÜLENDİ

İran'ın dün gece kamikaze İHA saldırısı düzenlediği Kuveyt Uluslararası Havalimanı'nda meydana gelen yıkım görüntülendi.
Ahaber

İRAN'DAN TRUMP'A SUİKAST İDDİALARINA RET

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun bir İranlının ABD Başkanı Donald Trump'a suikast planladığı yönündeki iddiasını reddetti.

Bekayi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından paylaştığı mesajında, ABD Dışişleri Bakanı Rubio'nun, Kongre'deki konuşmasında bir İran ajanının, Trump dahil üst düzey Amerikalı siyasilere suikast planlamaktan mahkum edildiğine dair ifadelerine tepki gösterdi.

ABD'nin İran ile savaş sırasında Minab ve Lamerd kentlerinde sivillere karşı düzenlediği saldırıları hatırlatan Bekayi, "Mağdur rolü oynamak, İran milletine karşı işlediğiniz korkunç savaş suçlarını ve insanlığa karşı suçlarınızı aklamaz. Her suçlama bir itiraftır." değerlendirmesinde bulundu.

ÇİN'DEN ABD-İRAN GERİLİMİNE İLİŞKİN AÇIKLAMA: "DERİN ENDİŞE DUYUYORUZ"

Çin, ABD ile İran arasında yeniden tırmanan çatışmalardan dolayı "derin endişe" duyduğunu açıkladı. Pekin yönetimi, taraflara ateşkes taahhütlerine bağlı kalmaları ve gerilimi daha fazla artıracak adımlardan kaçınmaları çağrısında bulundu.

BAHREYN: SİVİLLERİ HEDEF ALAN 3 İRAN FÜZESİ VE ÇOK SAYIDA İHA İMHA EDİLDİ

Bahreyn Savunma Kuvvetleri, İran tarafından sivil noktaları hedef aldığı belirtilen 3 füze ile çok sayıda insansız hava aracının (İHA) hava savunma sistemlerince önlenerek etkisiz hale getirildiğini duyurdu.

İSRAİL-LÜBNAN 4. TUR GÖRÜŞMELERİ, ABD'NİN EV SAHİPLİĞİNDE YAPILDI

ABD Dışişleri Bakanlığı, İsrail ile Lübnan heyetleri arasında doğrudan müzakerelerin dördüncü turuna ev sahipliği yaptıklarını bildirdi.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tommy Pigott, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, iki ülke heyetlerinin salı günü bakanlıkta bir araya geldiğini belirtti.

Görüşmelerde ilerleme kaydedildiğini dile getiren Pigott, "Son 20 yılın başarısızlıklarından sıyrılarak Lübnan'ın egemenliğini yeniden tesis etmeyi ve İsrail'in güvenliğini sağlamayı amaçlayan kapsamlı anlaşmaya doğru ilerlerken, siyasi ve güvenlik kulvarlarında ilerleme devam ediyor." ifadesini kullandı.

Pigott, ABD'nin bu tarihi müzakerelerde arabuluculuk yapma kararlılığını da yineleyerek, bir sonraki turun çarşamba günü yapılmasının planlandığını kaydetti.

İRAN SALDIRISINDA ÇOK SAYIDA YARALI! KUVEYT DUYURDU

İran'ın insansız hava araçları ve füzelerle düzenlediği saldırı Kuveyt Uluslararası Havalimanı'nı hedef aldı. Kuveyt Sivil Havacılık Genel İdaresi, saldırının ardından acil durum planının devreye sokulduğunu, havalimanındaki bazı tesislerde ciddi hasar meydana geldiğini ve yaralanmalar yaşandığını açıkladı.

ACİL DURUM PLANI DEVREYE ALINDI

Kuveyt Sivil Havacılık Genel İdaresi tarafından yapılan açıklamada, İran'a ait İHA ve füzelerin hedef aldığı Kuveyt Uluslararası Havalimanı'nda acil durum planının aktif hale getirildiği bildirildi.

Açıklamaya göre saldırıda havalimanının "T1" olarak bilinen ana terminal binası hedef alındı.

HAVALİMANINDA CİDDİ HASAR OLUŞTU

Yetkililer, saldırının havalimanındaki çok sayıda tesiste ağır hasara yol açtığını belirtti. Açıklamada ayrıca saldırı sonucu insan yaralanmalarının da kayda geçtiği ifade edildi.

Yaralıların sayısına ve durumlarına ilişkin ise henüz ayrıntılı bilgi paylaşılmadı.

UÇUŞLAR ASKIYA ALINDI

Kuveyt Sivil Havacılık Genel İdaresi, güvenlik gerekçesiyle Kuveyt Uluslararası Havalimanı'ndaki tüm uçuş operasyonlarının ikinci bir duyuruya kadar durdurulduğunu açıkladı.

Yetkililer, planlanan uçuşların alternatif havalimanlarına yönlendirildiğini ve gelişmelerin yakından takip edildiğini bildirdi.

Saldırının ardından havalimanındaki hasarın boyutunun belirlenmesi ve güvenlik değerlendirmelerinin tamamlanması için çalışmaların sürdüğü kaydedildi.

İRAN'DAN KÖRFEZ'E FÜZE SALDIRISI! ABD HAREKETE GEÇTİ

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'ın bölgedeki hedeflere yönelik gerçekleştirdiği füze ve insansız hava aracı saldırılarının büyük bölümünün etkisiz hale getirildiğini açıkladı. Washington yönetimi aynı zamanda İran'ın Hürmüz Boğazı yakınındaki Keşm Adası'nda bulunan askeri unsurlara yönelik operasyon düzenlediğini duyurdu.

KUVEYT VE BAHREYN HEDEFTEYDİ

CENTCOM'un açıklamasına göre İran, bölgedeki komşu ülkelere doğru çok sayıda balistik füze fırlattı. Kuveyt'e gönderilen iki füze hedeflerine ulaşamadan düştü ya da havada parçalandı. Bahreyn'e yönlendirilen üç füze ise ABD ve Bahreyn hava savunma sistemleri tarafından havada imha edildi.

İran'ın saldırıları yalnızca füzelerle sınırlı kalmadı. Bölgesel sularda seyreden sivil gemileri hedef aldığı belirtilen üç kamikaze İHA da ABD güçleri tarafından düşürüldü.

ABD'DEN KEŞM ADASI'NA KARŞILIK

Washington yönetimi, İran saldırılarına karşılık olarak Hürmüz Boğazı'nın girişinde bulunan stratejik Keşm Adası'ndaki bir İran askeri yer kontrol istasyonunu vurduğunu açıkladı.

CENTCOM, operasyonun "meşru müdafaa" kapsamında gerçekleştirildiğini belirtirken, saldırılarda hiçbir Amerikan askerinin zarar görmediğini duyurdu.

DEVRİM MUHAFIZLARI VURDUK DEDİ ABD REDDETTİ

İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC), Bahreyn'deki ABD 5'inci Filo Karargâhı ile bölgedeki bazı Amerikan üslerinin füze ve İHA saldırılarıyla vurulduğunu öne sürdü.

Ancak CENTCOM bu açıklamaları reddederek Amerikan kuvvetlerine yönelik tüm İran saldırılarının başarısız olduğunu savundu. ABD ordusu, bölgedeki güçlerinin yüksek alarm seviyesinde görev yapmaya devam ettiğini bildirdi.

İRAN'DAN İKİNCİ DALGA HAMLESİ

Gerilim bununla da sınırlı kalmadı. CENTCOM daha sonra yaptığı ikinci açıklamada, Kuveyt'teki Amerikan güçlerini hedef alan yeni bir İran İHA dalgasının da etkisiz hale getirildiğini duyurdu.

Açıklamada, hava savunma sistemlerinin çok sayıda İHA'yı düşürdüğü ve hiçbir Amerikan personeli ya da askeri unsurunun zarar görmediği belirtildi.

GÖZLER TAHRAN'IN SONRAKİ ADIMINDA

Son gelişmeler, zaten kırılgan durumda olan İran-ABD görüşmelerini daha da çıkmaza sokarken, Hürmüz Boğazı çevresindeki askeri hareketlilik dikkat çekiyor. İran'ın yeni bir misilleme yapıp yapmayacağı, ABD'nin ise saldırılarını genişletip genişletmeyeceği bölgedeki dengeler açısından kritik önem taşıyor. Uzmanlar, Körfez'de yaşanacak yeni bir tırmanmanın yalnızca İran ve ABD'yi değil, İsrail başta olmak üzere tüm bölgeyi etkileyebilecek sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunuyor.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin