Ay'ın sırları ortaya çıkıyor! NASA 800 gigabaytlık dev arşivi yayınladı
NASA, Artemis II görevi kapsamında elde edilen 800 gigabaytı aşan Ay bilimi verilerini Antalya'da düzenlenen 77'nci Uluslararası Uzay Kongresi'nde dünya bilim topluluğunun erişimine açtı; arşivde 12 bin fotoğrafın yanı sıra daha önce yayımlanmamış astronot ses kayıtları, bilimsel gözlem notları, raporlar ve veri ürünleri yer aldı. NASA Yönetici Yardımcısı Matt Anderson, dev arşivin Ay araştırmalarında yeni bir dönemin kapısını araladığını belirterek, “Bu yayın, Artemis II Ay biliminin sonunu değil, yeni bir başlangıcı temsil ediyor” dedi.
Antalya'da düzenlenen 77'nci Uluslararası Uzay Kongresi kapsamında, NEST Kongre ve Sergi Merkezi'nde gerçekleştirilen 'NASA'nın Artemis II Ay Araştırmaları Ön Veri Bülteni' toplantısına, kongreye katılan uluslararası katılımcılar yoğun ilgi gösterdi. Toplantıda NASA Yönetici Yardımcısı Matt Anderson, İnsanlı Uzay Uçuşu Misyon Direktörlüğü'nden Sorumlu Yönetici Yardımcısı Lori Glaze, Bilim Misyonu Direktörlüğü'nden Sorumlu Yönetici Yardımcısı Nicola J. Fox ile Artemis II Ay Bilimi Lideri ve Artemis Bilim Uçuş Operasyonları Lideri Kelsey Young konuştu. Artemis II'nin bilimsel sonuçları ve gelecek görevlerin hedeflerinin anlatıldığı toplantıda, astronotların Ay yakın uçuşu sırasında kaydettiği görüntüler, sesler ve gözlem notları da katılımcılarla paylaşıldı.
"AY BİLİMİNİN SONU DEĞİL, YENİ BİR BAŞLANGIÇ"
NASA Yönetici Yardımcısı Matt Anderson, Artemis II mürettebatının tarihteki tüm insanlardan daha uzağa seyahat ettiğini, Orion uzay aracını derin uzayda test ederek gelecek görevler için önemli bilimsel çalışmalar gerçekleştirdiğini söyledi. Ay yakın uçuşundan yaklaşık 6 ay sonra bilimsel veri arşivini ve raporları dünyayla paylaştıklarını belirten Anderson, "Bu yayın, Artemis II Ay biliminin sonunu değil, yeni bir başlangıcı temsil ediyor. Bugün sizler, daha önce duyulmamış saatlerce süren ses kayıtları ve mürettebatın yeni yayımlanan bilimsel notlarını da içeren 800 gigabaytın üzerindeki Ay bilimi verilerini derinlemesine inceleyebilirsiniz" dedi.
Matt Anderson (Fotoğraf: DHA)
AY VE DÜNYA'NIN 4 MİLYAR YILLIK EVRİMİ
Verilerin Ay'ın ve Dünya'nın son 4 milyar yılda birlikte nasıl evrim geçirdiğinin anlaşılmasına katkı sağlamasını beklediklerini anlatan Anderson, mürettebat gözlemleri, görüntüler, deneyler ve derin uzayda çalışma deneyiminin bilimsel açıdan benzersiz fırsat sunduğunu kaydetti. Artemis III için 2027'ye yönelik çalışmaların başladığını belirten Anderson, her görevin uçuş sıklığını artırmak, riskleri azaltmak ve Ay yüzeyinde kalıcı bir varlığa yaklaşmak amacıyla tasarlandığını söyledi. Anderson, "NASA tam olarak bunu yapar; keşfederiz, öğreniriz ve keşfettiklerimizi şeffaf şekilde paylaşırız, böylece bir sonraki görev daha uzağa gidebilir, daha akıllıca çalışabilir ve daha fazlasını başarabilir" diye konuştu.
DERİN UZAYIN İNSAN VÜCUDUNA ETKİLERİ
Lori Glaze, Artemis programında insanlı keşiflerle yanıtlanabilecek öncelikli bilimsel sorulara odaklandıklarını söyledi. Yüzeyde ve yörüngede görev yapan robotik sistemlerin desteğiyle, Ay'ın çevresinde ve yüzeyinde gerçekleştirilecek insanlı araştırmaların derin uzayın insan vücudu üzerindeki etkilerini anlamaya yardımcı olacağını belirten Glaze, bu çalışmaların Dünya'dan uzakta yaşama ve çalışma konusunda bilgi sağlayacağını kaydetti. Artemis II'de çip üzerinde organ değerlendirmelerinden kemik iliği örneklerine, insan davranışlarının incelenmesinden Ay yüzeyinin gerçek zamanlı jeolojik gözlemlerine kadar farklı çalışmalar yapıldığını aktaran Glaze, elde edilen bulguların gelecekteki derin uzay görevlerinin planlanmasında kritik önem taşıdığını söyledi.
Lori Glaze (Fotoğraf: DHA)
SLS VE ORION'UN KABİLİYETLERİ TEST EDİLDİ
Artemis II'nin donanım, görev mimarisi ve teknolojiye ilişkin test uçuşu hedeflerinin tamamını gerçekleştirdiğini belirten Glaze, Uzay Fırlatma Sistemi (SLS) roketinin kabiliyetlerinin doğrulandığını, Orion mürettebat modülünün dayanıklılığı, güvenliği ve insanlı operasyonlara uygunluğunun ortaya konulduğunu anlattı. Görevdeki gözlem ve deneylerin insanlığın Ay yüzeyine dönüşünün yolunu açtığını vurgulayan Glaze, insanlı araştırmaların robotik görevlerle elde edilemeyecek bilgiler sunduğunu söyledi. Glaze, "Mürettebatımız ve bilim ekiplerimiz, Ay'da güvenle yaşamak, çalışmak ve keşif yapmak için ihtiyacımız olan temel verileri bize sundu" dedi.
ARTEMIS III'TE BULUŞMA VE KENETLENME TESTLERİ
Artemis II'den elde edilen bulguların, 2027'deki Artemis III fırlatılışına hazırlık çalışmalarında kullanılmaya başlandığını açıklayan Glaze, yeni görevde alçak Dünya yörüngesinde bir dizi teknik hedefin gerçekleştirileceğini söyledi. İnsanlı İniş Sistemi (HLS) prototiplerinden biri veya her ikisiyle buluşma, yakınlaşma ve kenetlenme operasyonlarının hedeflendiğini belirten Glaze, Orion ve iniş araçlarının gelecekteki Ay'a inişler için gerekli kritik sistemlerinin de test edileceğini kaydetti. Mürettebatın Dünya, Güneş ve uzay ortamına ilişkin bilimsel gözlemlerini, Görev Kontrol Merkezi'ndeki bilim ekibinin desteğiyle sürdüreceğini anlatan Glaze, bu çalışmaların ileride insanları Mars'a gönderme yolunda kritik bir adım olduğunu söyledi.
7 SAATLİK GÖZLEM, 40 DAKİKALIK İLETİŞİM KESİNTİSİ
Nicola J. Fox, Artemis II mürettebatının yaklaşık 7 saatlik Ay gözlemleri sırasında, Dünya'daki Kelsey Young ve ekibiyle birlikte önceden planlanan bilimsel hedefler üzerinde çalıştığını anlattı. Orion'un Ay'ın uzak tarafına geçmesiyle yaklaşık 40 dakika iletişim kurulamadığını, ardından mürettebatın tam güneş tutulmasını gözlemlediğini belirten Fox, karadaki bilim ekibiyle eşzamanlı yürütülen bu Ay yakın uçuşunun Apollo ve Uluslararası Uzay İstasyonu görevlerinde daha önce gerçekleştirilmediğini söyledi. Astronotlar Reid, Victor, Christina ve Jeremy'nin kraterler, gündüz ve geceyi ayıran sınır, çarpma parlamaları ve tutulmaya ilişkin gözlemler yaptığını aktaran Fox, Artemis II'nin bilimin insanlı uzay uçuşlarına gerçek zamanlı entegre edilebileceğini gösterdiğini kaydetti.



